T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO
: 2014 / 1018
KARAR NO : 2014 / 1057
KARAR TR
: 17.11.2014 ÖZET :Asliye Hukuk Mahkemesi görevsizlikkararının kesinleşmediğinin anlaşılmasıkarşısında; 2247 sayılı Yasa’nın 19.maddesinde öngörülen; koşulları taşımayanBAŞVURUNUN, aynı Yasanın 27. maddesiuyarınca REDDİ gerektiği hk. K A R A R Davacılar
: 1-G. İ.
2-R. İ.
3-Kendi Adına Asaleten Çocukları B. İ., B. İ., S.
İ.’a velayeten anneleri S. İ.
4-Kendi adına asaleten çocuğu Z. İ. adına velayeten annesi
H. İ.
5- K. İ.
6-Y. P.
7-M. İ.
8-E. İ.
Vekili
: Av. O. A.
Davalılar
: 1-Muş Valiliği İl Özel İdare Genel Müdürlüğü
2- Karayolları Genel Müdürlüğü
O L A Y
: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi R.İ.’ın 29.08.2011tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası neticesinde hayatını kaybettiğini, R.İ.’ın ölümüne yol açan kazanınsebebi olarak kazanın gerçekleştiği yolun bakım ve onarımının yapılmamış olmasının, asfalt yolun mıcır vetorakla yama yapılmış olmasının ve yolda uyarıca herhangi bir işaret veya levha bulunmamasının tespitedildiğini; Muş Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2012/179 Esas sayılı dosyasında ilgili idarenin ihmal ve hizmetkusuru sebebiyle kazanın oluşumunda kusurlu olduğunun belirlendiğini açıklayarak Muş Valiliği İl Özelİdaresi ile Karayolları Genel Müdürlüğü’nün aleyhine maddi ve manevi tazminat davası istemi ile adliyargıda dava açmıştır.MALAZGİRT ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 03.09.2012 gün ve E:2012/245, K:2012/182 sayılıkararında; “…6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 3 maddesinde yer alan "Her türlü idari eylemve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veyatamamen yitirilmesine yahut kışının ol umun e bağlı maddi ve manevi zararların tazminine ilişkin davalaraasliye hukuk mahkemeleri bakar " hükmü Anayasa Mahkemesi’nin 16/02/2012 tarihli ve 2011/35 Esasile 2012/23 Kararı sayılı ilamıyla iptal edilmiştir Anayasa Mahkemesi 3 maddenin iptali sonrasındaerteleme yönünde bir karar almadığından iptal kararı derhal yürürlüğe girmiştir2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2 maddesinin l fıkrasının b bendine göre, “idari eylemve işlemlerden dolayı kişisel haklan doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları” idaridava türleri arasında sayılmıştır. Tazminat talebi içeren bu davalarda görevli yargı yolu idari yargı olmaklabirlikte, bu davalara idare mahkemeleri bakmakla görevlidir Bunun yanında, Anayasanın 125 maddesininbirinci fıkrasında, "idarenin her turlu eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır”. 155 maddesinin birincifıkrasında ise "Danıştay, idari mahkemelerce verilen kanunun başka bir idari yargı merciine bakmadığıkarar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Kanunda gösterilen belli davalara da ilk ve son derecemahkemesi olarak bakar" hükmü yer almaktadır.Anayasa Mahkemesi'nin 16/02/2012 tarihli ve 2011/35 Esas de 2012/23 Karar sayılı iptalkararının gerekçesinde, idare hukukunda var olan hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk kavramlarınınkişilerin gördüğü zararlasın tazmininde kullanılan ve kişilerin idare karşısında korunma kapsamım
genişleten kavramlar olduğu, idare hukukunda, idarenin hiçbir kusuru olmasa da sosyal risk, teröreylemleri, fedakârlığın denkleştirilmesi gibi kusursuz sorumluluğa ilişkin kavramlara dayanılarak kişilerinuğradığı zararların tanzim edilmesinin mümkün olduğu, özel hukuk alanındaki kusursuz sorumlulukhallerinin ise belirli konular için düzenlenmiş olup sınırlı olduğu, idarenin idare hukuku esaslarınadayanarak ak tesis ettiği tartışmasız bulunan eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğersebeplerden kaynaklanan zararlara ilişkin davaların idari yargı yerlerinde görülmesinin gerektiği, bunedenle aynı idari eylem, işlem veya sorumluluk sebebinden kaynaklanan zararların tazminine ilişkindavaların farklı yargı yerlerinde görülmesinde kamu yaran ve haklı neden olduğu söylenemeyeceğinden6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 3.maddesi hükmü iptal edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114 maddesinde dava şartları sayılmış ve madde114/I-b'de yargı yolunun caiz olması dr/a şartı olarak kabul edilmiştir. 115 maddede ise. Mahkemenindava şartlarının mevcut olup olmadığını dar,'anın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı belirtilmiştir6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 3 maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptaledildiğinden ve davalı idareler aleyhine mahkememize açılan bu dava ıhma] ve hizmet kusuruna dayalımaddi ve manevi tazminat istemim içeren tam yargı davası niteliğinde olduğundan yargı yolu olarak idariyargı görevli olmakla birlikte, idari eylem neticesinde ortaya çıkan zararın giderilmesi için açılacakdavalara idare mahkemeleri bakmakla görevlendirilmiştir.Dosya kapsamı İncelenmekle, dava dilekçesi ekinde adı yardım talebi hususunda herhangi birbelge sunulmadığı gibi davarım vekille açıldığı göz emine alındığında adlı yardım talebinin reddine, usulekonomisi gereğince ve davanın sürüncemede bırakılmaması amacıyla 6100 sayılı Hukuk MuhakemeleriKanunu’ nun 114/I-b ve 115 maddeleri gereğince yağı yolunun caiz olmaması sebebiyle dava şartıyokluğundan davanın usulden reddine tensiben karar vermek gerekmiştir…” şeklindeki gerekçe ileUyuşmazlığın idari yargının görev alanı kapsamında kaldığı anlaşıldığından dava şartı yokluğu nedeniyledavanın usulden reddine karar vermiştir.Davacı vekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.VAN 1. İDARE MAHKEMESİ:26.02.2014 gün ve E:2013/1747 sayılı gönderme kararında ; “…2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi’nin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un yargı mercilerinin“Uyuşmazlık Mahkemesine Başvurmaları” başlıklı 19. maddesinde, "Adli, idari, askeri yargı mercilerindenbirisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeyebaşlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvururve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler.Yargı merciince, önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da temin edilerek, gerekçelibaşvuru kararı ile birlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir" hükmüne yer verilmiştir.2576 sayılı Kanunun İdare Mahkemelerinin Görevleri başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasında, idareMahkemelerinin, Vergi Mahkemelerinin görevine giren davalar ile ilk derece Danıştay'da çözümlenecekolanlar dışındaki iptal davaları ile tam yargı davalarını, tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinin birinin yürütülmesi için yapılan idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar ve diğer kanunlarla verilenişleri çözümleyeceği hükme bağlanmıştır.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesinin 3/a bendinde; dava dilekçeleriningörev ve yetki yönünden ilk incelemeye tabi tutulacağı; aynı Kanununun 15 nci maddesinin l/a bendindeise; adli ve askeri yargının görevli olduğu konularda açılan davaların görev yönünden reddine kararverileceği belirtilmiştir.Öte yandan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacınınkarayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendirentüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu, "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, bu Kanununtrafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri bunların uygulanmasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ve diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı; 101. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafikdüzeni ve güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev veyetkileri arasında olduğu belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumlulukdavaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasınıönlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veyaşubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birindeaçılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir"; Geçici 21. maddesinde de "BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkin hükmü, yürürlüğe girdiği uygulanmaz"hükümleri yer almaktadır.Belediye aleyhine idare mahkemesinde açılan başka bir tazminat talepli tam yargı davasındaİdare Mahkemesi 2918 sayılı Yasanın 110. maddesinin 1. fıkrasının birinci ve ikinci cümlelerininAnayasaya aykırı olduğu kanısına varmış, İdare Mahkemesinin bu iki cümlenin iptali istemiyle yaptığıbaşvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi 08.12.2011 gün ve E:2011/124, K:2011/160 sayı, 08.11.2012gün ve E:2012/118, K:2012/170 sayı ve 28.05.2013 gün ve E:2013/59, 2013/68 sayılı aynı içeriklikararları ile; "2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanun'dandoğan sorumluluk davalarının adli yargıda görüleceği öngörülmektedir. İtiraz başvurusunda bulunanmahkeme ise idari mahkemesi olup davaya bakmakta görevli ve yetkili mahkeme değildir.Başvurunun Mahkeme'nin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir" kararına varmıştır.Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ileAnayasa Mahkemesi’nin benzer bir konuda İdare Mahkemesi’nin davaya bakmakla görevli bulunmadığıyolundaki kararları gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemlerikapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları,şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını vedenetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev ve yetki sorumlulukları ile çalışma usullerini kapsadığı,dolayısıyla meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.” değerlendirmesinde bulunularak davanın görüm ve çözümü adli yargıyerinin görevine girdiğinden Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen görevsizlik kararınınkaldırılmasına karar vermiştir. Dava dilekçesinin incelenmesinden, davacıların murisi olan R.İ.'ın 29/08/2011 tarihindemeydana gelen trafik kazasında hayatını kaybetmiş olduğu, bunun üzerine murislerinin adli yargıdatazminat davası açtığı, açılan bu davanın Malazgirt Asliye Hukuk Mahkemesi'nce idari yargının görevalanına girdiği gerekçesiyle görev yönünden reddedilmesi üzerine davacılar tarafından bu kezMahkememizde davalı idareler tarafından kazanın gerçekleştiği yolun bakım ve onanırımın yapılmadığı,asfalt yolun mıcır ve toprakla yama yapıldığı halde yolda uyarıcı işaret ve levha bulunmadığı iddiaları ilerisürülerek tazminat istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmakta olup, yukarıda ayrıntılı olarakaçıklandığı üzere uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargı yeri görevlidir.Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 11/11/2013 tarih ve 2013/1562 Esas, 2013/1725 sayılı kararıda bu yöndedir...” şeklindeki gerekçe ile 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun’un 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda karar verilinceye kadar ertelenmesinekarar vermiştir.İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında, Üyeler: EyüpSabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve MehmetAKBULUT’un katılımlarıyla yapılan 17.11.2014 günlü toplantısında: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın, 2247sayılı Yasa’da öngörülen koşulları taşımayan başvurunun reddi gerektiği yolundaki raporu ve dosyadakibelgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHANile Danıştay Savcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün 2247 sayılı Yasa’da öngörülen koşulları taşımayanbaşvurunun reddi gerektiği yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ: 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19. maddesinde“Adli, idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerinekendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davada
görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciinbelirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesini UyuşmazlıkMahkemesinin karar vermesine değin erteler.(Değişik ikinci fıkra: 23/7/2008 – 5791/9 md.) Yargı merciince, önceki görevsizlik kararına ilişkindava dosyası da temin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyaları UyuşmazlıkMahkemesine gönderilir.” hükme bağlanmış, aynı Yasanın 27. maddesinde ise, UyuşmazlıkMahkemesi’nin, uyuşmazlık çıkarmaya veya görev uyuşmazlıklarına ilişkin istemleri önce şekil ve süreaçısından inceleyeceği; yöntemine uymayan veya süresi içinde ileri sürülmemiş istemleri reddedeceğikuralına yer verilmiştir.İdare Mahkemesince, Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilen idari yargı dosyası içerisindeMalazgirt Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevsizlik kararı bulunmakta ise de, bu kararın kesinleşipkesinleşmediği anlaşılamadığından Başkanlığımızın 07.07.2014 gün ve 2014/860 sayılı yazısı ile,Malazgirt Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 03.09.2012 gün ve E:2012/245, K:2012/182 sayılı görevsizlikkararının kesinleşme durumunu gösteren onaylı bir örneği istenilmiş; bunun üzerine anılan mahkemeceistenilen dosyanın, Hukuk Muhakemeleri Kanunun Yönetmeliği’nin 58/1 maddesi gereğince tararlargerekçeli kararın tebliğini talep etmediğinden dosyanın henüz tebliğe çıkmadığından kesinleştirilemediğibelirtilmiştir. Olayda, Van 1.İdare Mahkemesince, görevli merciin belirlenmesi için Mahkememizebaşvurulmasına karşın, Malazgirt Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevsizlik kararı henüz tebliğ edilmemişolduğundan ortada adli yargı yerine ait kesinleşmiş bir görevsizlik kararı bulunmadığından, 2247 sayılıYasanın 19. maddesinde öngörülen “kesin ve kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine” koşulugeçekleşmemiştir.Açıklanan nedenlerle, 2247 sayılı Yasanın 19. maddesinde öngörülen koşulları taşımayan Van 1.İdare Mahkemesinin başvurusunun aynı Yasanın 27. maddesi uyarınca reddi gerekmiştir. S O N U Ç
: 2247 sayılı Yasanın 19. maddesinde öngörülen koşulları taşımayan Van 1. İdareMahkemesinin 26.02.2014 gün ve E:2013/1747 sayılı başvurusunun aynı Yasanın 27. maddesi uyarıncaREDDİNE, 17.11.2014 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. BaşkanSerdarÖZGÜLDÜR
ÜyeEyüp SabriBAYDAR
ÜyeAlaittin AliÖĞÜŞÜyeAliÇOLAK
ÜyeAyhanAKARSUÜyeNurdaneTOPUZ
ÜyeMehmetAKBULUT