T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO
: 2014 / 781
KARAR NO : 2014 / 894
KARAR TR
: 13.10.2014ÖZET : Evvelce SSK’lı olarak çalışmakta iken5754 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihtensonra T.C. Emekli Sandığına tabi statüyegiren ve halen Diş Hekimliği Fakültesi'nderöntgen teknisyeni olarak görev yapandavacının, fiili hizmet süresi zammındanyararlanması istemiyle açtığı davanın, ADLİYARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı
: R.B.Vekilleri
: Av. İ.A. & Av.S.B.
Davalılar
: 1.Ege Üniversitesi Rektörlüğü (Adli ve İdari Yargıda)
Vekili
: Av. S.A.B.
2.Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (İdari Yargıda)
Vekili
: Av.Z.Ö.
O L A Y
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Ege Üniversitesi Diş HekimliğiFakültesi’nde Radyoloji Teknikeri olarak Röntgen ünitesinde görev yaptığını, radyoaktif ve radyoiyonizanmaddelerle bilfiil iştigal eden davacının fiili hizmet süresi zammından yararlandırılmayıp bu kapsamdakiçalışmalarının ilgili kuruma bildirilmediğini, davacının davalı idareye 27.01.2012 tarih ve 2690 sayılıdilekçeyle müracaat ederek 5510 sayılı Kanun’un 40.maddesi kapsamında fiili hizmet süresi zammındanyararlandırılması talebinde bulunduğunu, ancak davacının talebine herhangi bir cevap verilmediğinibelirterek, davacının fiili hizmet zammından faydalanması gerektiğinin tespitine, dava tarihinden geriyedoğru beş yıl için davacının ilgili birimde çalışmaya başladığı tarihten itibaren ödenmeyen fiili hizmetsüresi zammından yararlandırılmasına karar verilmesi istemi ile adli yargı yerinde dava açmıştır. İzmir 8.İş Mahkemesi: 24.01.2013 tarih ve 2012/185 Esas, 2013/12 Karar sayılı kararı ile: “5521sayılı İş Mahkemeleri Kanunun 1.maddesine göre İş Mahkemeleri İş Kanununa göre işçi sayılankimselerle işveren veya işveren vekilleri arasından iş akdinden veya iş kanununa dayanan her türlü hak veiddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeridir. Somut olayda dosyaya örneği sunulandavacının iş yeri dosyası kapsamına nazaran 02.03.2005 tarihinde davacının çalışmaya başladığı, 657sayılı devlet memurları kanununun 4.maddesi kapsamında memur kadrosunda çalışmasını sürdürdüğü,tarafların sıfatları itibarı ile doğan uyuşmazlık konusu davanın görüm ve çözümünde idari yargı yeriningörevli olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine karar verilmiş olup aşağıdaki hüküm fıkrasıtesis olunmuştur.” şeklindeki gerekçesi ile görevsizlik kararı vermiş, karar tarafların temyiz etmemesiüzerine karara şerh edildiği üzere 01.02.2013 tarihinde kesinleşmiştir.Davacı vekili bu kez aynı gerekçelerle, davalı idarenin zımni ret işleminin iptaline karar verilmesiistemi ile idari yargıda dava açmıştır. İzmir 4.İdare Mahkemesi: 04.04.2013 gün ve 2013/265 Esas nolu hasım düzeltme kararı ile;davanın doğru hasım olan Ege Üniversitesi Rektörlüğü yanında Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığıhusumetiyle incelenmesi gerektiğinden bahisle, dava dilekçesinin 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun 15.maddesinin ( c ) fıkrası gereğince ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na da bukararın birlikte tebliğ edilmek suretiyle dava dosyasının bu şekilde tekemmül ettirilmesine ve kararın birörneğinin davacıya tebliğine karar vermiştir.İzmir 4.İdare Mahkemesi: 17.04.2014 gün ve 2013/265 Esas sayılı kararı ile; “5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri” başlıklı 101.maddesinde“Bu kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar iş mahkemesinde görülür.” Hükmüne yer verildiğinden ve dava konusu uyuşmazlıkdavacının fiili hizmet zammından yararlanması talebinin reddine ilişkin işlemden, yani 5510 sayılı Yasa’nınuygulanmasından kaynaklandığı, dolayısıyla anılan kanunun uygulanmasıyla ilgili olduğundan, uyuşmazlığınçözümü adli yargı yerine ait bulunmaktadır.” şeklindeki gerekçesi ile 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesi’nin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunu’nun 19.maddesi uyarınca görevli yargı yerininbelirlenmesi amacıyla dava dosyasının Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine karar vermiştir. İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında, Üyeler: EyüpSabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU, Mehmet AKBULUT’un katılımlarıyla yapılan 13.10.2014 günlü toplantısında:l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idariyargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği
ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Birgül Yiğit’in, davanın çözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nde röntgen teknisyeni olarak görev yapandavacının fiili hizmet süresi zammından yararlanma istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin işleminiptali istemiyle açılmıştır.Olayda; Sağlık Bakanlığı personeli olarak görev yapan davacının, çalışırken radyoaktif veradyoiyonizan maddelerle bilfiil iştigal ettiğinden bahisle fiili hizmet süresi zammından yararlanmaistemiyle yaptığı başvurunun reddedilmesi üzerine açılan davada; davalılardan Sosyal Güvenlik KurumuBaşkanlığı’nca davacının durumuyla ilgili olarak mahkemeye verilen yazıda; davalı kurumca, SağlıkBakanlığı’nın 23.04.1981 tarihli ve T.K.I-5340-MÜT-5527 sayılı yazısında, şua izni kullanabilmek içinhizmetin, röntgen teşhis, röntgen tedavi, nükleer tıp laboratuarları gibi radyasyon kaynakları ile çalışan vebu işe münhasır olarak kurulmuş laboratuarda geçmesi ve kişinin bu işlerde daimi olarak 5 saat bilfiilçalışması gerektiği, diş hekimlerinin çalışmalarının ise bu koşullara uymadığı, bu nedenle fiili hizmet süresizammı gibi haklardan yararlanamayacakları belirtildiğinden, davalı kurumca Sağlık Kuruluşlarının DişHekimliği bölümünde ( Diş Hekimi, Sağlık Teknisyeni, Röntgen Teknisyeni dahil) çalışan personelin fiilihizmet süresi zammından yararlandırılmadığını, buna göre 18.07.2011 tarihinde Ege Üniversitesi DişHekimliği Fakültesinde sağlık teknisyeni olarak göreve başlayan davacının diş bölümünde geçençalışmalarında direkt olarak radyoaktif ve radyoiyonizanla çalışması mümkün olmadığından 5510 sayılıKanun’un 40.maddesinin ikinci fıkrasının 11.bendi uyarınca fiili hizmet süresi zammındanyararlandırılmasına imkan bulunmadığı ifade edilmiştir.Dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde, davacının Ege Üniversitesi Döner Sermayeİşletme Müdürlüğü’ne verdiği 09.06.2011 günlü dilekçesi ile 4924 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarakmemur kadrosuna atamasının yapılmasını istediği görülmüştür
10.07.2003 gün ve 4924 sayılı Eleman Temininde Güçlük Çekilen Yerlerde Sözleşmeli SağlıkPersoneli Çalıştırılması İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik YapılmasıHakkında Kanun’un ‘Çeşitli hükümler’ başlıklı 9. Maddesinde “Sözleşmeli personel, istekleri üzerineTürkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı ile ilişkilendirilir. Diğer sosyal güvenlik kurumlarıyla ilişkilendirilensözleşmeli personel hakkında 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 40 ıncımaddesi hükmü uygulanır. Sözleşmeli personel, emsali Devlet memuru dikkate alınarak 6245 sayılıHarcırah Kanunu hükümlerinden yararlandırılır.
Sözleşmeli personel hakkında uygulanacak disiplin cezaları ile sicil hususunda bu Kanun ile ilgilidüzenlemeler dışında, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili maddelerine göre işlem yapılır. Aylıktankesme cezası, sözleşmeli personelin brüt ücretinin 1/30-1/8 arasında kesinti yapılması; kademeilerlemesinin durdurulması cezası, sözleşmeli personelin ücretinin belirlenmesinde esas alınan kıdemsüresinde indirim yapılması; Devlet memurluğundan çıkarma cezası ise sözleşmenin feshedilmesisuretiyle uygulanır. Sözleşmeli personele disiplin cezalarının uygulanması ile sicil verilmesine ilişkin usulve esaslar Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Bakanlık tarafından çıkarılacak yönetmeliklebelirlenir.
(Değişik üçüncü fıkra: 20/10/2005-5413/4 md.) Devlet memuru olarak çalışmaktayken bu Kanunçerçevesinde sözleşmeli personel statüsüne geçenler, sözleşmelerinin bitiminde istekleri halinde 657sayılı Kanunun ilgili hükümlerine göre söz konusu statüye geçerken çalıştığı il emrindeki Bakanlığa ait boşDevlet memurluğu kadrolarına naklen atanırlar. Ancak, durumlarına uygun kadronun bulunmaması veilgilinin talebi halinde Bakanlığın uygun göreceği il emrindeki Bakanlığa ait boş Devlet memurluğukadrolarına naklen atanırlar.
Sözleşmeli personel hakkında; 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu, 3628 sayılı Mal BildirimindeBulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer KamuGörevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun ile 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunuhükümleri de uygulanır.
Sözleşmeli personele karşı görevi ile ilgili veya görevi başında işlenen suçlar Devlet memurunakarşı işlenmiş sayılır.
Sözleşmeli personelin çalışma usul ve esasları ile bu Kanunun uygulanmasına ilişkin diğerhususlar Sağlık Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir.” şeklindeki düzenleme ile kamukurum ve kuruluşlarında çalışan sözleşmeli personelin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamındaemekli sandığı ile ilişkilendirilmelerine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir.
Söz konusu tespitler ışığında davalı Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na müzekkere yazılarakdavacı hakkında 4924 sayılı Kanun’un 9. maddesi kapsamında Emekli Sandığı ile ilişkilendirilipilişkilendirilmediği sorulmuş, gelen yazı cevabında; “Bilindiği üzere. Devlet Memurları Kanununun 4 üncümaddesinin (B) fıkrası ile 4924 sayılı Eleman Temininde Güçlük Çekilen Yerlerde Sözleşmeli SağlıkPersoneli Çalıştırılması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması HakkındaKanun uyarınca Sözleşmeli Personel Pozisyonlarında Çalışanların Memur Kadrolarına Atanması AmacıylaDevlet Memurları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair 632 sayılı Kanun Hükmünde Kararname4/6/2011 tarihli ve 27954 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
Buna göre, 632 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 1 inci maddesi ile 657 sayılı Kanununaeklenen geçici 37 nci madde uyarınca kamu kurum ve kuruluşlarının merkez ve taşra teşkilatı ile bunlara
bağlı döner sermayeli kuruluşlarda vizelenmiş veya kadro ihdas edilmiş sözleşmeli personelpozisyonlarında bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte çalışmakta olan ve 657 sayılı Kanunun 48 incimaddesinde belirtilen genel şartları taşıyanlardan Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuzgün içinde yazılı olarak başvuranların, pozisyonlarının vizeli olduğu teşkilat ve birimde, bulunduğu pozisyonunvanıyla aynı unvanlı 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye eklicetvellerde yer alan memur kadrolarına, bulunduğu pozisyon unvanıyla aynı unvanlı memur kadrosuolmaması halinde. 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli cetvellerde yer alan kadro unvanlarıylasınırlı olmak ve sözleşmeli personel pozisyonlarına ilişkin vize cetvellerindeki nitelikler dikkate alınmaksuretiyle Maliye Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığınca müştereken belirlenen memur kadrolarına,bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altmış gün içinde Kurumlarınca atanacakları hükmebağlanmıştır.” denilmek sureti ile 4924 sayılı Kanun’da değişiklik yapan 04.06.2011 tarih ve 632 sayılıKanun Hükmünde Kararname ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na eklenen 37. Maddesi gereğince,bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1 ay içinde yapılan başvurular üzerine, ilgilisinin memurkadrosuna atamasının yapılacağı ve atmış gün içinde de atamalarının yapılacağı belirtilmiştir.
31.5.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 506, 1479,2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlar kapsamındaki hizmet akdine göre ücretle çalışanlar (SosyalSigortalılar), kendi hesabına çalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar (TarımBağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretle çalışanlar, (Tarım sigortalıları), devlet memurları ve diğer kamugörevlilerini (Emekli Sandığı İştirakçileri), geçici maddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabi tutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyal güvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510 sayılı Kanunun iptaliamacıyla açılan davada Anayasa Mahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, bu Kanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarak görev yapmakta olan memurlar ve diğer kamugörevlilerini diğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta 4/c maddesi) hükümlerin iptaline kararvermiş; bu karardan sonra kabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanundadüzenlemeler yapılmış ve anılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci ve Geçici 4 ncü maddelerle, 5754 sayılıKanunun yürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4 ncü maddesinin birincifıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar (memurlar ile diğer kamu görevlileri) ile bunların dul ve yetimlerihakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılacağı hüküm altına alınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimi hükümlerinin iptali istemiyle açılan davaAnayasa Mahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve
E: 2008/56, K:2011/58 sayılı kararı ile reddedilmiştir.5510 sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan “…bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerinde görülür.” bölümünün iptali istemiyle yapılan itirazbaşvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E: 2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG.25.1.2012, Sayı: 28184) davayı redle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusu kararın Mahkememizönündeki uyuşmazlığa ışık tutacak şekilde şu gerekçeye dayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğu gibi 5434sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar ve bunların emeklileri bakımından da aynı Kanun hükümleriuygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlileri olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacak ve haklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun’unöngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754 sayılıKanunun yürürlüğüyle birlikte, artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyet gösteren ve yaptığı, tesisettiği işlem ve muameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlik kurumunun varlığından sözetmek gerekli bulunmaktadır. 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göre emekli,dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesis edeceği işlem ve yapacağı muameleleridari işlem niteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğu gibi idari yargıgörevli olmaya devam edecektir… Bu bakımdan 5510 sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra, prim esasınadayalı yani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş ve işlemlerin niteliği göz önündebulundurulduğunda, itiraz konusu kuralla, yargılamanın bütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyleKanun hükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümünde iş mahkemeleriningörevlendirilmesinde Anayasa’ya aykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıda açıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüde bulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idari işlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklardaidari yargının görevinin devam edeceği açıktır…”Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararının birliktedeğerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisiolarak çalışmakta olanlar, daha önce olduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacakları gibibunların emeklilikleri bakımından da aynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak, buKanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanların ise5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacağı ve haklarında5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılı Kanunun öngördüğü kural ve esasların uygulanacağı dolayısıylaihtilafların da adli yargı yerinde çözümleneceği açıktır.Kaldı ki; T.C. Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır ” hükmü uyarınca Anayasa
Mahkemesi kararının bu uyuşmazlığın çözümünde esas alınacağı tartışmasızdır.Bu noktada üzerinde durulması gereken sorun, davacının 4924 sayılı Kanun ve 632 sayılı KanunHükmünde Kararname gereğince memur kadrosuna atamasının 5510 sayılı Kanun’un yürürlüğegirmesinden önce mi yoksa sonra mı yapıldığı hususudur. Zira yukarıda da ayrıntılı ile açıklandığı üzere,5510 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girmesinden önce iştirakçi sıfatı ile çalışmakta olan memurlar hakkında5434 sayılı Kanun uygulanacak ve uyuşmazlığın çözümünde idari yargı görevli olacaktır. Ancak 5510 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur olarak atması yapılan memurlar hakkında açılacakdavalarda aynı kanunun 101. maddesi gereğince adli yargı mahkemeleri görevli olacaktır. Davalı SosyalGüvenlik Kurumu Başkanlığı’na yazılan müzekkere üzerine gönderilen 05.08.2014 tarihli yazı cevabınaekli hizmet çizelgesinden davacının memur olarak 18.07.2011 tarihinde göreve başladığı görülmektedir.
5510 sayılı Yasa’nın Kanun’un yürürlük tarihini belirleyen 108. maddesinde;
“Bu Kanunun;
a) Geçici 20 nci maddesinin son fıkrası 1/1/2008 tarihinde,
b) 72 nci ve 73 üncü maddeleri, geçici 6 ncı maddesinin yedinci fıkrasının (b) bendi, geçici 7 ncimaddesinin son fıkrası, geçici 9 uncu maddesinin bir ilâ dördüncü fıkraları ile geçici 17 nci maddesi,geçici 20 nci maddesinin onikinci fıkrası 30/4/2008 tarihinde,
c) 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin (3) ilâ (8) ve (10) numaralı alt bentleri ile (f)bendinde sayılanlar için genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanmasına ilişkin olarak; 3 üncümaddesinin birinci fıkrasının (1), (2), (8), (9), (10), (16), (17), (20), (22), (23), (24), (25), (26) ve (27)numaralı bentleri, 63, 64, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 74, 75, 77, 78, 79 uncu maddeleri, 80 incimaddesinin dördüncü fıkrası, 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve ikinci fıkrası, 82 ncimaddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 87 ilâ 89 uncu maddeleri, 97 nci maddesinin son fıkrası,geçici 1 inci maddesinin son fıkrası, geçici 3 üncü maddesi, geçici 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrası,geçici 11 inci maddesinin ikinci fıkrası, geçici 12 inci maddesi hükümleri 1/7/2008 tarihinde,
d) Diğer hükümleri 2008 yılı Ekim ayı başında, yürürlüğe girer.” şeklinde düzenlenen, Kanun’un hükümlerinin yürürlüktarihlerinin ayrı ayrı belirlendiği ve nihayetinde kanunun 01.10.2008 tarihinde bütünü ile yürürlüğe girdiğianlaşılmaktadır.Tüm bu yasal mevzuat ile dosya kapsamındaki bilgi belgelerden, davacının memur olarakatamasının yapıldığı 18.07.2011 tarihinde 5510 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girmiş olduğu, bu itibarla açılandavaya 5510 sayılı Kanun’un 101. maddesindeki açık düzenleme gereğince İş Mahkemesi’nde bakılmasıgerektiği anlaşılmıştır.Açıklanan bu nedenlerle İzmir 8.İş Mahkemesi’nin görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. SONUÇ
: Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İzmir 8.İşMahkemesi’nin 24.01.2013 tarih ve 2012/185 Esas, 2013/12 Karar sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 13.10.2014 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜRÜyeEyüp Sabri BAYDAR
ÜyeAlaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Ali
ÇOLAK
ÜyeAyhanAKARSU
ÜyeNurdaneTOPUZ
ÜyeMehmetAKBULUT