Hukuk Bölümü
2012/273 E. , 2012/289 K.VAKIF ÜNIVERSITESINDE ÖĞRETIM ÜYESI OLAN DAVACININ IŞ AKDININ FESHINE ILIŞKIN IŞLEMIN IPTALI ISTEMIYLEAÇILAN DAVAUYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN (2247) Madde 10İŞ KANUNU (4857) Madde 25"İçtihat Metni"Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca hazırlanmıştır. İzinsiz olarak kopyalanması ve dağıtılması hukukisorumluluk gerektirir.Davacı
: E.G.Vekili
: Av. N.S.Davalı
: Yeditepe Üniversitesi RektörlüğüVekili
: Av. O.C.B. O L A Y : Davacı, Yeditepe Üniversitesi, Mühendislik Mimarlık Fakültesi, İnşaat Mühendisliği Bölümünde Yardımcı Doçent olarakgörev yapmakta iken, iş sözleşmesinin yenilenmeyeceğine ilişkin 30.6.2011 gün ve 4763 sayılı Rektörlük işlemi tesis edilmiştir.Davacı, iş akdinin feshedileceğine yönelik işlemin iptali istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.Davalı idare vekilince, davacının iş akdinin feshedilmesinin idari bir işlem olmadığı, dolayısıyla uyuşmazlığın çözümünün işmahkemelerinin görev alanında kaldığı öne sürülerek görev itirazında bulunulmuştur.İSTANBUL 2. İDARE MAHKEMESİ: 14.10.2011 gün ve E:2011/1540 sayı ile, Vakıf Üniversitesi statüsünde olan davalı idarebünyesinde 4857 sayılı İş Kanunu Hükümlerine göre istihdam olunan davacının sözleşmesinin anılan Kanun’un 25/II maddesindekihaklı nedenlere dayalı olarak feshi üzerine iş bu davanın açıldığının anlaşıldığı, Vakıf Yükseköğretim kurumlarında istihdam edilenakademik personel ile vakıf yükseköğretim kurumu arasında akdedilen sözleşme, üstlenilen kamu hizmetinin yürütümüne ilişkinolduğundan “idari hizmet sözleşmesi” niteliğinde olduğu ve uyuşmazlığın anılan sözleşme hükümlerinin uygulanmasındankaynaklandığı anlaşıldığından, davanın görüm ve çözümünde idare mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davalı idareningörev itirazının reddine karar vermiştir.Davalı idare vekilinin süresi içerisinde verdiği olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması yolundaki dilekçesi üzerine dava dosyasıYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI; Uyuşmazlığın, bir Vakıf Üniversitesi olan davalı Üniversite bünyesinde sözleşmeli olarakgörev yapan öğretim üyesi davacının sözleşmesinin feshine ilişkin işlemin, idare hukuku kurallarına göre idari yargı yerinde mi,yoksa özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinde mi görüm ve çözüme kavuşturulması noktasında toplandığı; davaya konuişlemin hukuki niteliğinin ve davalı ile davacının hukuki statülerinin belirlenmesi bakımından ilgili mevzuatın incelenmesiningerektiği, buna göre; davalı Üniversitenin T.C. Anayasasının 130. maddesi ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun Ek-2 ve Ek- 18maddelerine göre kurulmuş bir Vakıf Üniversitesi olduğu, kuruluş ve faaliyetlerinde anılan yasal mevzuat ile birlikte faaliyetlerine2547 sayılı yasa ile 31/12/2005 gün ve 26040 sayılı R.G.'de yayımlanan "Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği" ileÜniversitenin iç yönetmelik ve yönergelerinin esas alındığı; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun ek 2. maddesi uyarınca"Vakıflar; kazanç amacına yönelik olmamak şartıyla ve mali ve idari hususlar dışında, akademik çalışmalar, öğretim elemanlarınınsağlanması ve güvenlik yönlerinden bu Kanunda gösterilen esas ve usullere uymak kaydıyla, yükseköğretim kurumları veyabunlara bağlı birimlerden birini veya birden fazlasını ya da bir üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsüne bağlı olmaksızın,ekonominin ihtiyaç duyduğu alanlarda yüksek nitelikli işgücü yetiştirmek amacıyla, bu Kanun hükümleri çerçevesinde kalmakşartıyla meslek yüksekokulu kurabilir. Bu meslek yüksekokulu kamu tüzel kişiliğini haiz olup, Yükseköğretim Kurulu'nun görüşüalınarak Bakanlar Kurulu kararı ile kurulur. Kurulacak meslek yüksekokullarına, meslek ve teknik eğitim bölgesinde gereksinimduyulması esastır"; aynı Kanun'un ek 5. maddesine göre "Vakıflarca kurulacak yükseköğretim kurumlarının, vakıf yönetim organıdışında en az yedi kişiden oluşan bir mütevelli heyeti bulunur. Mütevelli heyet üyeleri, vakıf yönetim organı tarafından dört yıliçin seçilir, süresi biten üyeler yeniden seçilebilir. Mütevelli heyet üyelerinin yaş sınırlaması hariç devlet memuru olma niteliklerinesahip bulunmaları ve en az üçte ikisinin lisans düzeyinde yükseköğrenim görmüş olması gerekir. Mütevelli heyet üyeleri kendiaralarından bir başkan seçer. Mütevelli heyet vakıf yükseköğretim kurumunun tüzelkişiliğini temsil eder. Vakıf yükseköğretimkurumlarının yöneticileri Yükseköğretim Kurulu'nun olumlu görüşü alınarak mutevelli heyet tarafından atanır. Mütevelli heyet;vakıf yükseköğretim kurumu yöneticilerine uygun gördüğü ölçüde yetkilerini devredebilir. Yükseköğretim kurumundagörevlendirilecek yöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerini yapar, atamalarını ve görevden alınmalarınıonaylar, yükseköğretim kurumunun bütçesini onaylar ve uygulamaları izler, ayrıca vakıfça hazırlanan yönetmelik hükümlerinegöre diğer görevleri yürütür"; öğretim görevlilerinin görevlendirilme şekillerinin ise 2547 sayılı kanunun 31. maddesinde belirlenmişolduğu, bu düzenlemeye göre; "Öğretim görevlileri; üniversitelerde ve bağlı birimlerinde bu Kanun uyarınca atanmış öğretim üyesibulunmayan dersler veya herhangi bir dersin özel bilgi ve uzmanlık isteyen konularının eğitim-öğretim ve uygulamaları için, kendiuzmanlık alanlarındaki çalışma ve eserleri ile tanınmış kişiler, süreli veya ders saati ücreti ile görevlendirilebilirler. Öğretimgörevlileri, ilgili yönetim kurullarının görüşleri alınarak fakültelerde dekanların, rektörlüğe bağlı bölümlerde bölüm başkanlarınınönerileri üzerine ve rektörün onayı ile öğretim üyesi, öğretim üye yardımcısı ve öğretim görevlisi kadrolarına atanabilirler veyakadro şartı aranmaksızın ders saati ücreti veya sözleşmeli olarak istihdam edilebilirler. Öğretim üyesi kadrolarına öğretimgörevlileri en çok iki yıl süre ile atanabilirler; bu süre sonunda işgal ettikleri kadroya başvuran öğretim üyesi bulunmadığı vegörevlerine devamda yarar görüldüğü takdirde aynı usulle yeniden atanabilirler. Atanma süresi sonunda görevleri kendiliğindensona erer. Bunların yeniden atanmaları mümkündür" denildiği;
36. maddede profesörlerin üniversitede devamlı veya kısmistatüde çalışacaklarının belirtildiği, Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 23/2. maddesi uyarınca "Vakıf yükseköğretimkurumlarında görev alacak olan akademik ve idari personelin çalışma esasları 2547 sayılı Kanun'da devlet üniversiteleri içinöngörülen hükümlere tabidir. Bu personelin aylık ve diğer özlük hakları bakımından ise, 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri uygulanır"hükmünün yer aldığı; davalı vakıf üniversitesinin, kamu hizmeti gören ve kanunla kurulmuş bir üniversite olduğu, davacının isebu kurumda özel hukuk hükümlerine tabi bir sözleşmeye dayanarak, istihdam edilmekte olduğu; davanın konusu işlemin ise,sözleşmenin feshine ilişkin bulunduğu; anılan sözleşmenin, 2547 sayılı Yasa ve Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliğine göreyapılmış bulunduğu; Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliğinin 23. maddesine göre iş sözleşmesi ile istihdam edilen davacı iledavalı arasındaki ilişkinin; özel hukuk kurallarına göre belirlenen özel hukuk ilişkisi olduğu; davalı vakıf üniversitesinin, mali ve idarikonuları dışındaki akademik çalışmaları, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden, Devlet eliyle kurulanyükseköğretim kurumları için Anayasa'da belirtilen hükümlere tabi olmasının, özel hukuk hükümlerine göre istihdam edilendavacının talebinin de özel hukuk hükümlerine göre değerlendirilmesinin gerektirdiği, Uyuşmazlık Mahkemesinin emsal olabilecek
ve sorunun çözümünde davacı üniversite öğretim üyesinin kamu görevi niteliğinde olan üniversite öğretim üyeliği görevindekiistihdam şeklinin sözleşmeye dayalı olması nedeniyle üniversite ile olan ilişkisinin özel hukuk kurallarına tabi olması gerektiğine,dolayısıyla uyuşmazlıkların adli yargı yerinde görülmesi gerektiğine dair, 18.03.1985 gün ve 1985/2 E., 1985/8 K. sayılı kararınında bu yönde olduğu anlaşıldığından, davanın adli yargı yerinde görülmesinin gerekmekte olduğu gerekçesiyle; 2247 sayılıkanunun 10 ve 13. maddeleri gereğince olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına, dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığınagönderilmesine karar vermiştir.Başkanlıkça, 2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesine göre Danıştay Başsavcısı’nın da yazılı düşüncesi istenilmiştir.DANIŞTAY BAŞSAVCISI; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2'nci maddesinin 1'inci fıkrasının (a) bendinde, idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlaledilenler tarafından açılan iptal davalarının, idari dava türleri arasında sayıldığı; dava konusu işlemin davacının sözleşmeninfeshine ilişkin olduğu, Anayasa koyucunun, Anayasanın 130'uncu maddesiyle, üniversiteleri, anayasal kuruluş olarak kabul ettiği;üniversitelerle ilgili başlıca kuralları belirttiği; üniversitelerin, "kamu tüzel kişiliğine ve bilimsel özerkliğe" sahip olmalarınıöngördüğü; Vakıf Yüksek Öğretim Kurumları Yönetmeliğinin 23'üncü maddesinin 2'inci fıkrasında, Vakıf Yüksek ÖğretimKurumlarında görev alacak olan akademik ve idari personelin çalışma esasları 2547 sayılı Kanun'da Devlet üniversiteleri içinöngörülen hükümlere tabi kılınarak, bu personelin aylık ve diğer özlük hakları bakımından 4857 sayılı İş Kanunu hükümleriuygulanması esasının kabul edildiği; Anayasanın 130'uncu maddesinde belirtilen vakıf yüksek öğretim kurumlarının mali ve idarikonular yönünden Devlet eliyle kurulan Yükseköğretim kurumundan farklı olması, bu kurumlarda istihdam edilen akademikpersonelin mesleki güvenceden yoksun kılınması sonucuna yol açamayacağı gibi; bilimsel özerlik ilkesinin gereği olarak, herhangibir ayırım yapılmaksızın tüm yükseköğretim kurumlarında, bilimsel özgürlük, serbestçe araştırma ve yayın yapabilme, eğitim veöğretimi özgürlük içinde sürdürebilme hak ve yetkilerinin, akademik personele tanınmış bulunduğu; bu akademik personelceyürütülen söz konusu hizmetlerin, Devlet ya da diğer kamu tüzel kişileri tarafından, ortak gereksinimleri karşılamak ve kamuyararını sağlamak için topluma sunulan sürekli ve düzenli hizmetler olarak tanımlanan ve toplumsal yaşamın zorunlugereksinimlerinden olan birer kamu hizmeti olduğu; sürekli ve düzenli nitelikteki bu hizmetlerde çalıştırılan akademik personelin de,statüleri, göreve alınmaları, hak ve yetkileri, İdare Hukuku esaslarına göre belirlenen birer kamu personeli olduğu; bu bakımdan;Üniversitenin anılan personel hakkında, proje ile ilgili sözleşme yapılıncaya kadar, idarenin tek yanlı iradesiyle, kamu gücükullanarak tesis etmiş bulunduğu görevlendirmeme ya da bu konudaki isteklerinin reddi yolundaki işlemlerin, 2577 sayılı Kanunun2'inci maddesinin 1'inci fıkrasının (a) bendinde tanımı yapılan iptal davasına konu edilebilecek nitelikte birer idari işlem olduğu vebu işlemlerin hukuka uygunluklarının denetimi, Anayasayla bu denetim için oluşturulan idari yargının görev alanında bulunduğu, sözleşme yapıldıktan sonra taraflar arasında sözleşmenin uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların çözümleneceği yargı yerinibelirleyen sözleşme hükmünün, idari yargının bu görev alanını sınırlaması veya değiştirmesinin, anayasal olarak mümkün olmadığı;dolayısıyla, kamu hizmeti görevi yapan davacının, görev yaptığı üniversite tarafından sözleşmenin feshine ilişkin olan ve idaridavaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi gerekli nitelikte bulunan işlemin iptali isteminden doğan uyuşmazlığın çözümündeidari yargının görevli olduğu konusunda hukuksal olarak, duraksama bulunmadığı gerekçesiyle; 2247 sayılı Kanunun 13 üncümaddesi uyarınca yapılan başvurunun kabulüne olanak bulunmadığı yolunda yazılı düşünce vermiştir.İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında, Üyeler: Mustafa AYSAL, Eyüp Sabri BAYDAR,Sıddık YILDIZ, Nurdane TOPUZ, Sedat ÇELENLİOĞLU ve Ayhan AKARSU’nun katılımlarıyla yapılan 24.12.2012 günlü toplantısında:l-İLK İNCELEME: Başvuru yazısı ve dava dosyası üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre,davalı vekilinin anılan Yasanın 10/2 maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1.maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nca, 10. maddede öngörülen biçimdeolumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundakiraporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN’ındavada adli yargının, Danıştay Savcısı Tuncay DÜNDAR’ın ise idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları dadinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, davalı Üniversitede Yardımcı Doçent olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin yenilenmeyeceğine ilişkin 30.6.2011 günve 4763 sayılı Rektörlük işleminin iptali istemiyle açılmıştır.Anayasanın “Yükseköğretim Kurumları” başlıklı 130. maddesinin birinci fıkrasında, “Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan birdüzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerdeeğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerdenoluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafından kanunla kurulur.”; 2. fıkrasında, “Kanundagösterilen usul ve esaslara göre, kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafından, Devletin gözetim ve denetiminetabi yükseköğretim kurumları kurulabilir.”; 10. fıkrasında “Vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumları, mali ve idarikonuları dışındaki akademik çalışmaları, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden, Devlet eliyle kurulanyükseköğretim kurumları için Anayasada belirtilen hükümlere tabidir.” hükmüne yer verilmiş;2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na 5772 sayılı Kanun ile eklenen ve vakıflarca kurulacak yükseköğretim kurumları ile ilgilidüzenlemeler getiren Ek Madde 2'de, “Vakıflar; kazanç amacına yönelik olmamak şartıyla ve mali ve idari hususlar dışında,akademik çalışmalar, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden bu Kanunda gösterilen esas ve usullere uymakkaydıyla, Yükseköğretim kurumları veya bunlara bağlı birimlerden birini veya birden fazlasını ya da bir üniversite veya yüksekteknoloji enstitüsüne bağlı olmaksızın, ekonominin ihtiyaç duyduğu alanlarda yüksek nitelikli işgücü yetiştirmek amacıyla, buKanun hükümleri çerçevesinde kalmak şartıyla meslek yüksekokulu kurabilir. Bu meslek yüksekokulu, kamu tüzel kişiliğini haizolup, Yükseköğretim Kurulunun görüşü alınarak Bakanlar Kurulu kararı ile kurulur. Kurulacak meslek yüksekokullarına, meslek veteknik eğitim bölgesinde gereksinim duyulması esastır.” denilmiş;
Ek Madde 5'de, “(Ek madde: 17/08/1983 - 2880/32md.) (Değişik fıkra: 28/12/1999 - 4498/1 md.) Vakıflarca kurulacak yükseköğretim kurumlarının, vakıf yönetim organı dışında enaz yedi kişiden oluşan bir mütevelli heyeti bulunur. Mütevelli heyet üyeleri, vakıf yönetim organı tarafından dört yıl için seçilir,süresi biten üyeler yeniden seçilebilir. Mütevelli heyet üyelerinin yaş sınırlaması hariç Devlet memuru olma niteliklerine sahipbulunmaları ve en az üçte ikisinin lisans düzeyinde yükseköğrenim görmüş olması gerekir. Mütevelli heyet üyeleri kendiaralarından bir başkan seçer.
Mütevelli heyet vakıf yükseköğretim kurumunun tüzelkişiliğini temsil eder. Vakıf yükseköğretim kurumlarınınyöneticileri Yükseköğretim Kurulunun olumlu görüşü alınarak mütevelli heyet tarafından atanır. Mütevelli heyet; vakıf yükseköğretim kurumu yöneticilerine uygun gördüğü ölçüde yetkilerini devredebilir. Yükseköğretim kurumunda görevlendirilecekyöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerini yapar, atamalarını ve görevden alınmalarını onaylar,
yükseköğretim kurumunun bütçesini onaylar ve uygulamaları izler, ayrıca vakıfça hazırlanan yönetmelik hükümlerine göre diğergörevleri yürütür.
Mütevelli heyetin toplantı nisabı ve karar alınması ile ilgili hususlarda bu Kanunun 61 inci maddesi hükmüuygulanır.”kuralına; aynı Yasadaki Ek Madde 8'de ise, “(Ek madde: 17/08/1983-2880/32 md.) Vakıfça kurulacak yükseköğretimkurumlarındaki akademik organlar, Devlet yükseköğretim kurumlarındaki akademik organlar gibi düzenlenir ve onların görevleriniyerine getirir. Öğretim elemanlarının nitelikleri Devlet yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanlarının niteliklerinin aynıdır.Devlet Yükseköğretim kurumlarında çalışmaları yasaklanmış veya disiplin yoluyla bu kurumlardan çıkarılmış kişiler, vakıfyükseköğretim kurumlarında görev alamazlar.” kuralına yer verilmiştir.
Vakıf Yüksek Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nin “Öğretim elemanları” başlıklı 23. maddesinde ise, “Öğretimelemanlarının seçimi, değerlendirilmesi, seçilenlerin uygun görülen akademik unvanlarla görevlendirilmeleri ve yükseltilmeleriyürürlükteki kanun ve yönetmelik hükümlerine uyularak vakıf yükseköğretim kurumunun yetkili akademik organlarınca yapılır.Öğretim elemanlarının atamalarında, devlet yükseköğretim kurumlarındaki atamalarda aranan şartlara ilaveten vakıfyükseköğretim kurumunun akademik yönden gerekli gördüğü şartlar da aranabilir. Vakıf meslek yüksekokullarında özellikleuygulamalı derslerde görevlendirilecek öğretim elemanlarının atanmasında çalışma deneyimine sahip olması gözetilir.Vakıf yükseköğretim kurumlarında görev alacak olan akademik ve idari personelin çalışma esasları 2547 sayılı Kanunda devletüniversiteleri için öngörülen hükümlere tabidir. Bu personelin aylık ve diğer özlük hakları bakımından ise 4857 sayılı İş Kanunuhükümleri uygulanır.” kuralı yer almıştır.
Davalı Yeditepe Üniversitesi de anılan mevzuat hükümleri çerçevesinde 2809 sayılı “Yükseköğretim KurumlarıTeşkilatı Kanunu”nun Ek 39.maddesi ile vakıf yükseköğretim kurumlarına ilişkin hükümlere tabi olmak üzere kamu tüzel kişiliğinesahip olarak kurulmuştur.
İdari rejime dayalı olarak düzenlenmiş bulunan Türkiye'nin idari yapısında, kamu tüzel kişiliği idari yargının görevalanının belirlenmesinde kullanılan ölçütlerden birisidir. Kamu tüzel kişilerinin kuruluş amacı kamu yararı, faaliyet konuları ise kamuhizmetidir. Bu bağlamda, Kamu Tüzel Kişileri, özel hukuk tüzel kişilerine nazaran üstün ve ayrıcalıklı kamu gücüne sahiptirler vetek taraflı işlemlerle yeni hukuki durum yaratabilirler. Bu nedenle de personeli kamu hukukuna tabidir.
Kanunla kurulma ve kamu tüzel kişiliğine sahip olmanın yanı sıra, Devlet Üniversitelerinde olduğu gibi VakıfÜniversitelerinin de Anayasal güvence altına alınmış olan "Bilimsel Özerkliğe sahip olmaları” bir diğer ayrıcalığıdır. Üniversitelerdebilimsel özerklik ilkesi benimsenirken güdülen amaç, yükseköğretimin çeşitli siyasal çevre ve baskı grupları ile düşünce kümelerininetkisinin dışında tutarak, bilimsel amaç, hedefler ve gereksinimlerine bağlı olmalarını sağlamaktır. Bu nedenle de, bilimselfaaliyetin asli unsurları olan yükseköğretim elemanlarının, görevleri, unvanları, atama, yükselme ve emeklilikleri gibi özlükhaklarının kanunla düzenleneceği konusu, anayasal teminat altına alınmıştır.
Somut olay ve mevzuat hükümleri birlikte irdelendiğinde; davalı Üniversitenin, sürekli ve düzenli nitelikteki kamuhizmetinde çalıştırdığı davacının; statüsü, göreve alınması, hak ve yetkileri gözetildiğinde, İdare Hukuku kapsamında bir kamupersoneli olduğu açıktır. Bu açıdan davacının, sözleşmesinin feshine ilişkin işlemin de 2577 sayılı Kanunun 2'inci maddesinin 1'incifıkrasının (a) bendinde tanımı yapılan iptal davasına konu edilebilecek nitelikte birer idari işlem niteliği taşıdığı; bu işlemin hukukauygunluğunun denetiminin de, Anayasayla bu denetim için oluşturulan idari yargının görev alanında bulunduğu sonucunavarılmıştır.Açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın başvurusunun reddi gerekmiştir. SONUÇ : Davanın çözümünde İDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın BAŞVURUSUNUNREDDİNE, 24.12.2012 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.