Hukuk Bölümü Hüküm Uyuşmazlığı Olduğuna Dair
2012/328 E. , 2013/1752 K.ADLI VE IDARI YARGI YERLERI ARASINDA DOĞAN HÜKÜM UYUŞMAZLIĞININ, KESINLEŞEN ADLI YARGI KARARININKALDIRILMASI VE IDARI YARGI KARARININ BENIMSENMESI SURETIYLE GIDERILMESI GEREKTIĞIUYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN (2247) Madde 24"İçtihat Metni"Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca hazırlanmıştır. İzinsiz olarak kopyalanması ve dağıtılması hukukisorumluluk gerektirir.Hüküm UyuşmazlığınınGiderilmesi İstemindeBulunan(Davalı)
: Aydın İl Özel İdaresiVekili
: Av. A.Ş.L.Karşı Taraf (Davacı)
: K. Turizm İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına H.K.Vekilleri
: Av. E.Y., Av. A.Ç.Y.O L A Y
: I- K. Turizm İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına H.K.'nun vekilleri, dava dilekçelerinde; müvekkilişirketin halen mülkiyeti davalı tarafa ait Didim İlçesi, Altınkum Plaj Sitesi, Yalı Caddesi, tapunun 11265 parseli üzerinde bulunandükkan ve pansiyonun kiracısı olduğunu; şirketin söz konusu taşınmazı ilk olarak 29.6.1994 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli olarakbelirlenen akit ile, sözkonusu yeri daha sonra 05.06.2005-04.06.2006 tarihleri arasında 1 yıl süre ile kiraladığını; İl Encümeni’nin4.4.1997 tarih ve 202 sayılı kararı gereğince kira süresinin 04.06.2007 tarihine kadar, daha sonra da 04.06.2008 tarihinekadar yeniden uzatıldığını; ancak şirkete gönderilen 28.4.2008 tarihli ve 3182 sayılı yazıda; İl Encümeni’nin 5.3.2008 tarih ve 104sayılı kararı ile 04.06.2008 tarihinde sona erecek kira süresinin uzatılmayacağının, bu tarihte kira süresi biteceğinden, bu tarihitibariyle kiralananın boşaltılarak teslim edilmesi gerektiğinin bildirildiğini; anılan Encümen Kararının
iptali amacıyla İdareMahkemesinde iptal davası açıIdığını; davalı idarenin isteminin yasal koşullarının oluşmadığını; çünkü, mülkiyeti davalı Aydın İlÖzel İdaresine ait olan yerin kiralanması aşamasında, önce 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca ihalesinin yapıldığını,akabinde ihale üzerinde kalan kiracı müvekkili şirket ile davalı arasında tamamen özel hukuk hükümlerine tabi bir kira sözleşmesidüzenlendiğini; 2886 Sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 1.maddesi uyarınca davalı idarenin kira işlerinin, anılan Kanuna göreyapılmasının zorunlu olduğunu, ancak özellikle hazine ve belediye dışındaki diğer kamu kuruluşlarının 2886 sayılı Kanunhükümlerine göre yaptıkları kira akitlerine, yine bu kanun hükümlerine göre son vereceklerine ilişkin adı geçen kanunda birdüzenleme bulunmadığını; 2886 sayılı Kanunun 75.maddesi hükmünden, sadece hazine, belediyeler ve vakıfların yararlanabileceğini; bunlar dışındaki diğer kamu kuruluşlarının, taşınmazlarını 2886 sayılı yasa uyarınca kiraya vermiş olsalar bile, kanunun 75.maddesine dayanarak kiralananın tahliyesini sağlayamayacaklarını; zira kiralananın 2886 sayılı kanun hükümlerinegöre ihale sonucu kiralanmasının, 6570 sayılı Yasanın uygulanmasına engel teşkil etmediğini; gayrimenkul kiraları hakkındaki 6570sayılı Yasanın, belediye hudutları dahilindeki musakkaf nitelikteki taşınmazlar hakkındaki kira sözleşmelerine uygulanmaktaolduğunu, 2886 sayılı yasa yönünden ayrık bir hüküm taşımadığını; esasen 6570 sayılı Yasanın 14.maddesinin, “2490 sayılı İhaleKanunu’na tabi olarak kiraya verilen gayrimenkuller hakkında da bu kanun hükümleri tatbik olunur” hükmünü taşıdığını; 2490 sayılıyasanın 1.1.1984 tarihinde yürürlükten kaldırıldığını, yerine 2886 sayılı yasanın konulduğunu; 2886 sayılı yasanın 75.maddesihükmünden ancak hazine ve belediyelerin yararlandığını, zira hazine ve belediyelerin; bu yasa uyarınca kiraya verdikleritaşınmazların süre bitimi sebebiyle 2886 sayılı kanunun 75.maddesine göre mülki amirden tahliyesini isteyebilecekleri gibi, 6570sayılı kanunun 12.maddesine dayanarak süre bitimi sebebiyle fuzuli şagil durumuna düşen kiracının sulh hukuk mahkemesinebaşvurarak tahliyesini isteyebileceklerini; hazine ve belediyeler dışında diğer kamu kuruluşlarının, taşınmazlarını 2886 sayılı yasauyarınca kiraya vermiş olsalar bile, bu kanunun 75.maddesine dayanarak kiralananın tahliyesini sağlayamayacaklarını; hazine vebelediyeler dışındaki diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazların, 6570 sayılı yasa kapsamında ise yazılı tahliye taahhüdüdışında süre bitimi sebebiyle tahliye edilemeyeceğini; bu durumda müvekkili şirketin, söz konusu kiralanandan tahliyesinin 6570sayılı kanun hükümlerine göre yapılmasının gerektiğini; şirketin tahliyesinin, ancak 6570 sayılı kanunda belirtilen tahliyesebeplerinin gerçekleşmiş olmasına ve bu nedenlere dayanılarak adli yargıda açılmış bir tahliye davası sonucunda mahkemetarafından verilmiş tahliye kararı doğrultusunda mümkün olacağını, ancak davalı tarafından, müvekkili şirket aleyhine, adliyargıda açılmış bir tahliye davası bulunmadığını; bununla birlikte 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkındaki Kanun’un11.maddesine göre ''kiracı, kira müddetinin bitiminden en az 15 gün evvel mecuru tahliye edeceğini yazı ile bildirmediği takdirdesözleşme aynı şartlarla 1 yıl uzamış sayılır” denildiğini; Yargıtay kararları ile 2886 sayılı kanunun 75. ve 6570 sayılı kanunun11.maddesi ile; müvekkilinin 4.6..2008 tarihinde bitecek kira süresinin 1 yıl daha uzamış olduğu, kiracılık sıfatının, kiracılıksüresinin devam ettiği, 2886 Sayılı Devlet İhale kanunu hükümlerine göre tahliyesinin yapılamayacağı
sonucunun ortayaçıktığını ifade ederek; taraflar arasındaki kira ilişkisinin 4.6.2008 tarihinde sona ermediği, kiracılık durumunun devam ettiği,müvekkili, şirketin kiralanandan 2886 sayılı yasa uyarınca tahliye edilmesinin mümkün olmadığı, 6570 sayılı yasanın 11.maddesiuyarınca 4.6.2008 tarihînde sona eren kira sözleşmesinin 1 yıl daha uzamış olduğunun tespiti ile taraflar arasında bu konudaoluşan muarazanın giderilmesi; Aydın İl Özel İdaresi’nin 28.4.2008 tarihli ve 3182 sayılı yazılarında taşınmazın tahliyesiistendiğinden, dava sonuna kadar tahliyenin durdurulması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemiyle Aydın İl Özelİdaresine karşı 13.5.2008 tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır.
Davalı İdare vekili savunma dilekçesinde; söz konusu encümen kararının idarelerini teftiş eden Mülkiye Başmüfettişinindüzenlemiş olduğu Teftiş Raporu, mevcut Kira Kontratının 7, 27 ve 28. maddeleri kapsamında alındığını; anılan teftiş raporunda,Sayıştay Genel Kurulunun 21.1.1993 gün ve 4761/1 nolu kararına göre, 2886 sayılı kanuna istinaden ihale yolu ile kiraya verilenyerler için 6570 sayılı kanunun uygulanamayacağını, ihale ile kiraya verilmiş olar gayrimenkulün kiralama süresinin bitimindeyeniden ihale yapılmaksızın kira süresinin uzatılmasının mümkün olmadığının hükme bağlandığı, Danıştay 10.Dairesinin 1991 yılınaait aynı yönde kararının bulunduğunu, bu nedenle kiralama süreleri dolan gayrimenkullerin kiralama sürelerinin uzatılmayarakyeniden 2886 sayılı kanuna göre ihaleye verilmesine dikkat edilmesi gerektiğinin belirtilmesi üzerine, Rapor doğrultusunda işlemtesis edildiğini; 2490 sayılı Kanunun 1.1.1984 tarihinde yürürlüğe giren 2886 sayılı kanunla yürürlükten kalktığını, 2886 sayılıkanunun 94.maddesi ile 6570 sayılı kanunun 14.maddesi hükmünün uygulanması imkanının kalmadığını; kamu taşınmazlarınınkiralanması konusunda 2886 sayılı yasa ile özel düzenleme getirildiğini, bu nedenle kira süresinin bitiminde sözleşmelerin bir yıldaha uzatılmış sayılacağına ilişkin 6570 sayılı yasanın 11.maddesinin uygulanabilirliğinin ortadan kalktığını; 5302 sayılı İl Özelİdaresi Kanununun 7/g maddesinde, 2886 sayılı kanunun 75.maddesi hükümlerinin, il özel idaresinin taşınmazları hakkında dauygulanacağını hükme bağladığını; kira kontratının 7,27 ve 28.maddelerinde de idarelerinin yetkilerine ve 2886 sayılı kanunailişkin hüküm bulunduğunu; buna göre, kira süresinin bitiminde idarenin akdi uzatmaması halinde, kiracının o andan itibaren fuzulişagil sayılacağını ve mülkiye amirince, zabıta marifetiyle tahliye edilebileceğini; yine 2886 sayılı yasanın 64.maddesiyle
kiralamaya genel olarak süre sınırı konulduğunu, idarelerin bu konuda yükümlülük altında bırakıldığını, kiracının, 6570 sayılıkanunun 11.maddesine göre sözleşmesinin yenilenmediğini, sözleşme yenilenmediği için fuzuli şagil durumuna düştüğünü, idareninmevzuatı ve kira kontratı hükümlerini uyguladığını; ayrıca 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu kapsamında,idarelerinin hizmetin amacına uygun olarak verimlilik ve tutumluluk ilkeleri çerçevesinde işlem yapmak zorunda olduklarını ifadeederek, davanın reddinin gerektiğini savunmuştur.AYDIN 2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ:27.3.2009 gün ve E:2008/273, K:2009/227 sayı ile, “...Taraf dilekçeleri, delil listeleri,çekişme konusu kira sözleşmesi ve ekleri, İl Daimi Encümen kararı, Noterlik onaylı kira kontratı ve ekleri, İl Özel İdare yazısı,emsal kararlar, Mahkememizin 2008/221 Esas sayılı dava dosyası incelenip değerlendirilmiş, Mevzuat ve tarafların ilişkileri ile ilgilisözleşme, kayıt ve belgelerin niteliği ve geçerliliği hususunda bilirkişi incelemesi yapılıp 15.12.2008 günlü bilirkişi raporu alınmış,taraf iddia ve savunmaları kapsamında yanlar arasındaki ilişki ve çekişmenin hukuksal niteliği ve değerlendirilmesi ile yorumuhâkimliğimizce yapılmıştır.Buna göre; mülkiyeti davalıya ait taşınmazın 29.06.1994 başlangıç tarihli ve aynı gün İl Daimi Encümen 443 sayılı kararına dayalıkira sözleşmesinin kapsamında Noterlik onayı ile yanlar arasında kira sözleşmesi düzenlendiği ve uygulana geldiği görülmektedir.Kira sözleşmesinin uzatılmasına rağmen, 2008 yılı içindeki İl Encümen kararı ile sürenin uzatılmayacağının bildirilmesi üzerinedavacı tarafça sözleşmenin 6570 sayılı kanun hükümlerine göre son bulması gerektiğinden tek tarafı kararla son bulmanınmümkün olmadığı öne sürülmüş, davalı idari ise 2886 sayılı kanuna göre kiraya verildiğinden yeniden ihaleye çıkarılarakkiralanabileceğinden kira süresinin sona erdiği savunulmuş, taraflar arasındaki çekişmenin giderilmesi istenmiştir.Yanlar arasındaki kiralama işlemi, başlangıçta 2886 sayılı kanun hükümlerine göre ihale sonucu yapılmış ise de sözleşmehükümlerinde olsun, İl Özel İdare Kanunu’nda olsun kira süresinin bitiminde yeniden bir ihale sureti ile kiralamanınkararlaştırılmadığı, özel şartlar ve hükümler gereğince taşınmazın tahliyesi unsurlarının 6570 sayılı kanun hükümlerine dayanmasıgerektiği, davalı tarafın savunmasına konu tahliye nedenlerinin oluşmaması sonucu tahliye isteminin yerinde bulunmadığı,davacının kiracılığının sürmekte olduğu görüş ve sonucuna varılmakla davalı itiraz ve savunmaları somut olaya uygun görülmemiş,davacı iddiaları yerinde bulunmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davalı tarafça Aydın idare Mahkemesi karar sureti ibraz edilip sonucu itibarıyla savunmalarına dayanak olarak uygulanmasıistenmiş ise de, yargılama aşamasında görev ve derdesttik itirazlarının reddedildiği de gözetildiğinde her iki davanın taraf vearalarındaki ilişki aynı olsa bile iddia ve talep sonuçları birbirinden farklı bulunduğundan değerlendirmeler buna göre yapılmış,gerekçe oluşumunda göz önüne alınmıştır.HÜKÜM:Davanın Kabulüne,Taraflar arasındaki kira ilişkisinin 04.06.2008 tarihinde sona ermediğinin,Davacının kiracılık sıfatının devam ettiğinin,Davacının kiralanandan 2886 sayılı yasa hükümlerine göre tahliye edilmesinin mümkün olmadığının, 6570 sayılı yasanın 11.maddesine göre 04.06.2008 tarihinde sona eren kira yılının sözleşmesinin bir yıl daha uzamış olduğunun tespiti ile taraflararasındaki bu konuda oluşan muraazanın bu şekilde giderilmesine,İhtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına (14.05.2008 günlü ek karardaki)...” karar vermiş; bu karar Yargıtay13. Hukuk Dairesinin 28.6.2010 gün ve E:2010/2636, K:2010/9564 sayılı kararı ile onanmış, karar düzeltme istemi aynı Dairenin7.12.2010 gün ve E:2010/12896, K:2010/16407 sayılı kararı ile reddedilmiş ve anılan karar kesinleşmiştir.II-Davacı K. Turizm İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına H.K.'nun vekilleri;
Aydın İl Özel İdaresine karşı; Aydın-Didim İlçesi AltınkumPlaj Sitesi Yalı Caddesi tapunun 11265 parseli üzerinde kayıtlı mülkiyeti davalı idareye ait dükkan ve pansiyonun kirasözleşmesinin sona ereceği 04.06.2008 tarihinden itibaren sözleşmenin yenilenmemesine ilişkin 05.03.2008 tarih ve 104 sayılıAydın İli İl Encümeni Kararı ile bunun uygulanmasına yönelik olarak gönderilen idari ve adli yaptırımlar içeren 28.04.2008 tarih ve3182 sayılı davalı idare işleminin; 5302 sayılı Yasada İl Encümeninin görev ve yetkileri arasında üç yılı geçmemek üzeretaşınmazların kiralanmasına karar vermek yetkisi bulunmasına rağmen, taşınmazları kiraya vermeme ve/veya tahliye işlemlerininbaşlatılıp başlatılmamasına yönelik karar alma konusunda bir görev ve yetki verilmediğini, İl Encümeni Kararında yeniden ihaleyeçıkılacak olması nedeniyle tahliye işlemlerinin başlatılması gerektiği belirtilmiş ise de, bu yasal bir gerekçe olmayıp 6570 sayılıYasa’da tahliye iş ve işlemlerinin başlatılabilmesi şartları arasında yeniden ihaleye çıkarılması şartının yer almadığını, 2886 sayılıYasadan hazine, belediyeler ve vakıfların yararlanabileceğini, bunun dışındaki kamu kuruluşlarının taşınmazlarını 2886 sayılı yasauyarınca kiraya vermiş olsalar dahi bu kanunun 75. maddesine dayanarak kiralananın tahliyesini sağlayamayacaklarından, davakonusu taşınmazların tahliyesinin başlatılmasına ve/veya tahliyesine yönelik olarak 6570 sayılı yasada sayılan şartlar mevcutolmamasına rağmen hiç bir yasal gerekçe gösterilmeksizin kamu gücü kullanılmak suretiyle tek taraflı olarak alınmış bulunan kirasözleşmesinin yenilenmemesine, kira süresinin uzatılmamasına ve dolayısıyla sözleşmenin feshedilmesine ilişkin İl EncümeniKararının yasal dayanaktan yoksun bulunduğunu ifade ederek; Aydın İli İl Encümeninin 5.3.2008 tarihli ve 104 sayılı kararı ileidari yaptırım içeren 28.4.2008 tarihli ve 228-3182 sayılı davalı idare işleminin iptali istemiyle aynı tarihte(13.5.2008) İdari yargıyerinde dava açmıştır.Davalı İdare vekili, cevap dilekçesinde, adli yargı yerindekine benzer doneleri ileri sürerek, davanın reddinin gerektiğinisavunmuştur.AYDIN 1.İDARE MAHKEMESİ:22.1.2010 gün ve E:2008/659, K: 2010/101 sayı ile, “...Dava; Aydın-Didim İlçesi Altınkum Plaj SitesiYalı Caddesi, tapunun 11265T parseli üzerinde kayıtlı mülkiyeti davalı idareye ait dükkan ve pansiyonun kira sözleşmesinin sonaereceği 4.6.2008 tarihinden itibaren sözleşmenin yenilenmemesine ilişkin 05.03.2008 tarih ve 104 sayılı Aydın İli İl EncümeniKararı ile bunun uygulanmasına yönelik olarak gönderilen idari ve adli yaptırımlar içeren 28.04.2008 tarih ve 3182 sayılı davalıidare işleminin iptali istemiyle açılmıştır.01.01.1984 tarihinde yürürlüğe giren 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 1. maddesi birinci fıkrasında; genel bütçeye dahildairelerle katma bütçeli idarelerin, özel idare ve belediyelerin alım, satım, hizmet yapım kira, trampa, mülkiyetin gayri ayni haktesisi ve taşıma işlerinin bu Kanunda yazılı hükümlere göre yürütüleceği, 51. maddesinin (g) bendinde; (…)Devletin özelmülkiyetindeki taşınır ve taşınmaz malların kiralanması, trampası ve mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ile Devletin hüküm vetasarrufu altındaki yerlerin kiralanması ve mülkiyetin gayri ayni hak tesisinin, pazarlık usulünde ihale edilebileceği belirtilmiş, 64.maddesinde ise, Kiraya verilecek taşınır ve taşınmaz malların kira süresinin on yıldan çok olamayacağı, (...) Üç yıldan fazla süreile kiraya verme işlerinde, önceden Maliye Bakanlığından izin alınmasının şart olduğu, üç yıldan fazla süre ile kiraya vermeişlerinde, kira bedelinin her yıl şartname ve sözleşmesindeki esaslara göre yeniden tespit edileceğine ilişkin hükümlere yerverilmiştir.
Anılan Kanunun 75. maddesiyle; "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların, gerçekve tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9. maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, 13 üncü maddesindegösterilen komisyonca takdir ve tespit edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hâzinenin işgalden dolayı birzarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz. Ecrimisil fuzuli şagil tarafından rızaen ödenmez ise, 6183 sayılıAmme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.Kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren, işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm varsa ona göre hareket edilir. Aksihalde ecrimisil alınır, işgal edilen taşınmaz mal, idarenin talebi üzerine, bulunduğu yer mülkiye amirince en geç 15 gün içindetahliye ettirilerek idareye teslim edilir." düzenlemesi yer almaktadır.Hazine Taşınmazlarının idaresi Hakkında Yönetmeliğin 68. maddesinde, Kiraya verilecek taşınmazların kira süresi on yıldan çokolamayacağı,(...) Üç yıldan fazla süreyle kiraya verme işlerinde önceden Bakanlıktan izin alınacağı, 74. maddesinde, Kirasözleşmesi, sürenin bitimiyle sona ereceği, 89. maddesinde ise, kiraya verilen, irtifak hakkı kurulan veya kullanma izni verilentaşınmazlardan süresi dolduğu hâlde tahliye edilmeyen, sözleşmesi feshedilen veya herhangi bir sözleşmeye dayanmaksızın fuzuliolarak işgal edilen Hazine taşınmazlarının tahliyesinin(...) defterdarlık veya malmüdürlüğünün talebi üzerine, bulunduğu yer mülkiamirince en geç onbeş gün içinde sağlanarak, taşınmaz İdarece görevlendirilecek memurlara boş olarak teslim edileceği hükmüneyer verilmiştir.5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 7. maddesinin 3. fıkrasında, (...) 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75 inci maddesihükümleri il özel idaresi taşınmazları hakkında da uygulanacağı belirtildikten sonra, aynı kanunun 26. maddesinde, Taşınmaz malsatımına, trampa edilmesine ve tahsisine ilişkin kararları uygulamak, süresi üç yılı geçmemek üzere kiralanmasına karar vermek ilözel idaresi encümenin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.Aktarılan Kanun ve Yönetmelik hükümleri ile Devlet İhale Kanunu’nun hangi idarelerin hangi işleri için hangi yönteminuygulanacağına ilişkin koşullar belirlendiği, bu kapsamda idarelerin taşınır ve taşınmaz mallarını kiraya verme süreleri belirlenmiş,kira süresinin bitimi üzerine, sözleşmede hüküm varsa ona göre hareket edileceği, sözleşmede herhangi bir hüküm yoksataşınmazın kiracı tarafından kendiliğinden tahliye edileceği, aksi halde ecrimisil alınacağı, süresi dolduğu halde tahliye edilmeyentaşınmazların tahliyesinin defterdarlık veya malmüdürlüğünün talebi üzerine bulunduğu yer mülki amirince en geç onbeş güniçinde sağlanacağı, 2886 sayılı Yasa ve bu Yasa’ya dayanılarak çıkarılan Yönetmeliğin kiralamaya genel olarak süre sınırıkoyduğu, taşınmazlardan yararlanmak isteyenler arasında haksız rekabeti önleme amacıyla kira süresi sonunda taşınmaz malınyeniden kiraya verilebilmesinin ancak yeniden ihale yapılması halinde mümkün bulunduğu, kira sözleşmesinin süresi sonaerdiğinde taşınmazı kullananların kiracı konumunda olmayıp fuzuli şagil durumunda bulunduğu, çünkü ortada halihazırda ihale ilekiracı durumunda olduklarını ortaya koyan bir sözleşmenin kalmayacağı, bu yüzden de tahliyelerinin 5302 sayılı Yasa’nın yaptığıatıf gereği 2886 sayılı Yasa uyarınca mülki amirlikçe sağlanacağı sonucuna varılmaktadır.Dava dosyasının incelenmesinden; Aydın-Didim İlçesi Altınkum Plaj Sitesi Yalı Caddesi tapunun 11265 parseli üzerinde kayıtlımülkiyeti davalı idareye ait dükkan ve pansiyonun, yapılan ihale sonucu davacı şirkete ihale edilmesine ilişkin 08/07/1994 tarihliİl Özel İdare Müdürlüğü kararına istinaden aynı tarihli sözleşme ile 29/06/1994 tarihinden geçerli olmak üzere 3 yıl süreyledavacıya kiralandığı, 22/12/2004 tarih ve 606 sayılı Aydın Valiliği İl Daimi Encümeni kararı ile sözleşmenin yeniden düzenlenerek06/04/2005 tarih ve 243 sayılı Encümen kararı uyarınca, 15/06/2005 tarihli taahhüt alınarak 05/06/2005 tarihinden geçerli olmaküzere 22/07/2005 tarihli sözleşmeyle davacıya kiralandığı, İl Encümeninin 04/04/2007 tarih ve 202 sayılı kararlarıyla kirabedelinin pazarlık suretiyle yeniden belirlenerek kira süresinin bir (1) yıl süre ile uzatıldığı, İl Özel idaresini 2007 yılında teftişeden müfettiş raporunda, kira süresi dolan taşınmazların yeniden ihale edilmesi yerine kira sürelerinin İl Daimi Encümeni kararı ileuzatıldığı, uygulamanın genel olduğunun belirtildiği, bunun üzerine 05/03/2008 tarih ve 104 sayılı II Encümen kararı ile aralarındadavacı tarafından kullanılan taşınmazın da bulunduğu 2008 yılı 4-5 ve 6. aylarında kira süreleri sona erecek olan kiracıların kirasürelerinin uzatılmamasına, sözleşmelerin yenilenmemesine, İl Özel idaresi tarafından tahliye işlemlerinin başlatılmasına, yeniden2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümleri uyarınca ihale edilerek kiraya verilmesi şeklindeki kararın alındığı ve bu kararın28/04/2008 tarih ve 3182 sayılı yazı ile davacıya bildirilerek, kira sözleşmesinin son günü olan 04/06/2008 tarihi itibariyleuyuşmazlık konusu gayrimenkulleri boşaltılmasının istendiği, bunun üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Davacı vekilinin, müvekkilinin 2886 sayılı Yasa hükümleri uyarınca ihale edilerek kiraya verilmiş olan taşınmazların, sözleşmeninimzalanmasından sonra ancak 6570 sayılı Yasa hükümleri uyarınca tahliyesinin sağlanabileceğini ileri sürmekte ise de; 6570 SayılıKanunun 14. Maddesinde, 2490 Sayılı Artırma-Eksiltme ve İhale Kanununa tabi olarak kiraya verilen taşınmazlar hakkında da6570 sayılı kanun hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmak suretiyle 2490 Sayılı Kanuna göre kiraya verilen taşınmazlarla ilgiliuyuşmazlıklar için de 6570 Sayılı Kanun hükümleri uygulanacağının belirtildiği, ancak 1984 tarihinde yürürlüğe giren 2886 SayılıDevlet İhale Kanunu ile devlet ve kamu kurumlarının ihale esaslarının yeniden düzenlenerek 2490 Sayılı Kanun ile bu kanunda ekve değişiklikler yapan kanunlar ve diğer kanunların 2886 sayılı kanuna uymayan hükümlerinin kaldırılmış olması nedeniyle, 2886Sayılı Devlet ihale Kanunu’na göre kiraya verilen taşınmazlar hakkında 6570 sayılı kanuna gönderme yapılmasına imkankalmamasıyla birlikte, 2886 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra ihale yapma sorumluluğu yönünden taşınmaz malınmusakkaf olup olmaması da bir önem arz etmemektedir. Musakkaf yapıların kiralanması konusunu düzenleyen 6570 sayılı Yasanın,davalı idarenin 2886 sayılı Yasadan kaynaklanan ihale yapma zorunluluğunu ortadan kaldırmadığı da açıktır.Olayda, Aydın İli İl Encümeni kararının, davacının İl Özel İdare Müdürlüğünden kira sözleşmesiyle kiraladığı ve kira süresi 1(bir) yılsüre ile uzatılarak faaliyette bulunduğu Aydın-Didim İlçesi, Altınkum Plaj Sitesi Yalı Caddesi tapunun 11265 parseli üzerindekayıtlı mülkiyeti davalı idareye ait dükkan ve pansiyonun kira süresinin uzatılmamasına, sözleşmenin yenilenmemesine, İl Özelİdaresi tarafından tahliye işlemlerinin başlatılmasına ve yeniden 2886 sayılı Yasa hükümleri uyarınca ihale edilerek kirayaverilmesine yönelik işlemin davanın konusunu oluşturduğu, uyuşmazlığın, sorunun 6570 sayılı Kanun uyarınca mı yoksa 2886 sayılıKanun uyarınca mı çözüleceği noktasından kaynaklandığı görülmüştür.6570 sayılı Kanunun özel şahıslara ait taşınmaz malların kiralanmasında uygulanacak kanun olduğu, anılan Kanun’un 14. maddesiile de devlete ait taşınmaz malların 2490 sayılı Kanun’a göre kiraya verilmesi halinde de bu Kanun’un uygulanacağının belirtildiği,ancak 2490 sayılı Kanun’un 01/01/1984 tarihinden itibaren 2886 sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırılmış olması nedeniyle 6570 sayılıKanun’un 11. maddesi, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamına giren yerler hakkında uygulanmayacaktır.Zira 2886 sayılı Yasa, genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin, özel idare ve belediyelerin özel mülkiyetine tabiolan taşınmazların kiralanmasında uygulanacak kanun olup anılan idarelerin özel mülkiyetine tabi taşınmazların kiralanması yasakoyucu tarafından 2886 sayılı kanun kapsamına sokularak 6570 sayılı Kanun kapsamından çıkarılmıştır.Uyuşmazlığın hallinde uygulanacak mevzuattaki önceliğin, özel kanun niteliğindeki 2886 sayılı Kanunda olması gerektiğidüşünüldüğünde, anılan Kanunla il özel idarelerine ait taşınmazların kiralanmasına ilişkin sözleşmelerin sona ermesi konusundaözel bir düzenleme getirilmiş olduğu, bu özel düzenlemeyle, genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin, özel idare vebelediyelerin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazların kira sözleşmelerinin süre bitiminde aynı koşullarla bir yıl dahauzatılmış sayılacağına ilişkin 6570 sayılı Kanunun 11. maddesinin uygulanabilirliğinin ortadan kalktığı, çünkü 2886 sayılı Yasanın
kiralamaya genel olarak süre sınırı koyarak bu noktada idareleri yükümlülük altında bıraktığı, bu durumda ilk yapılan ihalesonrasında kira süresinin uzatılmış olmasının bu kira sözleşmesinin 6570 sayılı Yasa’nın uygulanmasını gerektirmeyeceği gibi kirasözleşmesinin bitiş tarihi itibariyle ortada kiracılık ilişkisinin varlığını ortaya koyan bir sözleşmenin bulunduğundan söz edilmesi demümkün bulunmamaktadır.Bu durumda, taraflar arasında ilk kira sözleşmesinde öngörülen kira süresinin sona ermesinden sonra 2886 sayılı Yasa’ya uygunolarak ve yeniden ihale yapılmak suretiyle yeni bir kira ilişkisi kurulmadığından ve taraflar arasında halihazırda kiracılık ilişkisiiçinde olduklarını gösteren bir sözleşme de bulunmadığından, davacının tahliyesinin 5302 sayılı Yasa’nın yaptığı atıf gereği 2886sayılı yasa uyarınca gerçekleştirileceği tabii olup, geçerliliğini yitirmiş fiili sözleşmenin sözde yenilenme süresi dolmadan artık kirasüresinin uzatılmayacağının, sözleşmenin yenilenmeyeceğinin, tahliye işlemlerine başlanacağının ve taşınmazların 2886 sayılıYasa hükümleri uyarınca ihale edilerek kiraya verileceğine ilişkin olarak alınan 05/03/2008 tarih ve 104 sayılı Aydın İl Encümenkararı ve bu kararın uygulanmasına yönelik 28/04/2008 tarih ve 3182 sayılı davalı idare işleminde mevzuata aykırılıkgörülmemiştir.Nitekim benzer bir konuda mahkememizce verilen "dava ret" kararı Danıştay 8. Dairesinin 17/11/2009 gün ve 2009/6790 sayılıkararıyla onanmıştır.Açıklanan nedenlerle, davanın reddine…” karar vermiş, bu karar Danıştay 8. Dairesinin 6.5.2011 gün ve E:2010/2150,K:2011/2555 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir.
III-UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNDEN İSTEK: Aydın İl Özel İdaresi vekili, davacı K. Turizm İnşaat Sanayi ve TicaretLimited Şirketi tarafından, müvekkili idare aleyhine, mülkiyeti idarelerine ait Altınkum Plaj Sitesi 11265 parsel üzerindeki dükkanve pansiyonda, Aydın 3.Noterliğinin 22/07/2005 tarih ve 09514 sayılı kira kontratı ile 05/06/2005 başlangıç tarihli kira kontratı ilekiracı olarak bulunan kiracının, 04/06/2008 tarihinde dolacak olan kira süresinin ise Aydın İl Daimi Encümeni’nin 05/03/2008 tarihve 104 sayılı kararı ile kira sürelerinin uzatılmamasına, sözleşmelerinin yenilenmemesine, yeniden 2886 sayılı Devlet İhaleKanunu’nun hükümleri uyarınca ihale edilerek kiraya verilmesine karar verilmesi ve söz konusu kararın, idarelerinin 28/04/2008tarih 3182 sayılı yazıları ile davacıya bildirilmesi üzerine, anılan Encümen kararının ve bildirime dair idari işlemin iptali istemiyle idari yargı yerinde açılan davada; Aydın 1. İdare Mahkemesi’nin kesinleşen 22/01/2010 gün ve E:2008/659, K:2010/101 K. sayılıkararıyla; taraflar arasında ilk kira sözleşmesinde öngörülen kira süresinin sona ermesinden sonra 2886 sayılı Yasa'ya uygunolarak ve yeniden ihale yapılmak suretiyle yeni bir kira ilişkisi kurulmadığından ortada halihazırda ihale ile kiracı durumundaolduklarını gösteren bir sözleşme de bulunmadığından, davacının tahliyesinin 5302 sayılı Yasa'nın yaptığı atıf gereği 2886 sayılıyasa uyarınca gerçekleştirileceğinden, geçerliliğini yitirmiş fiili sözleşmenin sözde yenilenme süresi dolmadan artık kira süresininuzatılmayacağının, sözleşmenin yenilenmeyeceğinin, tahliye işlemlerine başlanacağının ve taşınmazların 2886 sayılı Yasahükümleri uyarınca ihale edilerek kiraya verileceğine ilişkin olarak alınan dava konusu Encümen kararında mevzuata aykırılıkgörülmediği ve davanın reddine karar vermiş olduğu; yine aynı yerde; kiracının 04/06/2008 tarihinde kira süresinin sona ermesinedeniyle boşaltılmasına kiralananın teslimine aksi takdirde Devlet İhale Kanunu’nun 75.maddesi gereğince işlem yapılacağına dair05/03/2008 gün ve 104 sayılı Aydın İl Encümeni kararı gereğince, Taraflar Arasında Kira Sözleşmesinden kaynaklananmuarazanın giderilmesi ve kiralanandan tahliyesine ilişkin ihtiyati tedbir talebi ile durdurulması talebiyle açılan davada, Aydın2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kesinleşen 27/03/2009 tarihli, E:2008/273, K:2009/227 sayılı kararıyla; davanın kabulüne, taraflararasındaki kira ilişkisinin 04.06.2008 tarihinde sona ermediğinin, davacının kiracılık sıfatının devam ettiğinin, davacınınkiralanandan 2886 sayılı yasa hükümlerine göre tahliye edilmesinin mümkün olmadığının, 6570 sayılı yasanın 11. maddesine göre04.06.2008 tarihinde sona eren kira yılının sözleşmesinin bir yıl daha uzamış olduğunun tespiti ile taraflar arasındaki bu konudaoluşan muarazanın bu şekilde giderilmesine, ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına karar verildiğinedeniyle; anılan taşınmazlara uygulanacak Yasa hükümlerinde çelişki doğduğu öne sürülerek, hüküm uyuşmazlığının 2247 sayılıYasanın 24.maddesi uyarınca çözümlenmesi istemiyle Uyuşmazlık Mahkemesine başvuruda bulunmuştur.
Başkanlıkça, 2247 sayılı Yasanın 24. ve 16. maddelerine göre ilgili Başsavcıların yazılı düşünceleri istenilmiştir.DANIŞTAY BAŞSAVCISI; “…1-Aydın İli, Didim İlçesi Altınkum, Plaj Sitesi, Yalı Caddesi tapunun 11265 parseli üzerine kayıtlıbulunan ve mülkiyeti Aydın İl Özel İdaresine ait olan dükkan ile pansiyonun kira sözleşmesinin sona ereceği 4.6.2008 günündenitibaren sözleşmenin yenilenmemesine ve yeniden 2886 sayılı Yasa hükümleri uyarınca ihale edilerek kiraya verilmesine ilişkin5.3.2008 tarih ve 104 sayılı Aydın İli İl Encümeni kararı ile bunun uygulanmasına yönelik 28.4.2008 tarih ve 3182 sayılı davalıidare işleminin iptali istemiyle açılan davada; taraflar arasında ilk kira sözleşmesinde öngörülen kira süresinin sona ermesindensonra 2886 sayılı Yasa'ya uygun olarak ve yeniden ihale yapılmak suretiyle yeni bir kira ilişkisi kurulmadığından, taraflar arasındahalihazırda kiracılık ilişkisi içinde olduklarını gösteren bir sözleşme bulunmadığı, davacının tahliyesinin 5302 sayılı Yasa'nın yaptığıatıf gereği 2886 sayılı Yasa uyarınca gerçekleştirileceğinden, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyledavayı reddeden Aydın 1. İdare Mahkemesinin 22.01.2010 gün ve E:2008/659, K:2010/101 sayılı kararın temyiz incelemesisonucu; Danıştay Sekizinci Dairesinin 6.5.2011 günlü E:2010/2150, K:2011/2555 sayılı kararıyla onanmış olup kararkesinleşmiştir.2-Anılan taşınmaz hakkında K. Turizm İnş. San. ve Tic. Ltd. Şirketi tarafından, 5.3.2008 gün ve 104 sayılı Aydın İl Encümenikararı eklenerek, taşınmazın boşaltılması, İl özel idaresine teslim edilmesi yolunda tebligatta bulunulması üzerine, Şirket, "kirasözleşmesinden kaynaklanan murazaanın giderilmesi ve tahliyenin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi" istemiyle Aydınİkinci Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmış ve Mahkemenin 27.3.2009 gün ve E:2008/273, K:2009/227 sayılı kararı ile olayda2886 sayılı Yasanın uygulanamayacağı, 6570 sayılı Yasanın 11 inci maddesine göre kira süresinin bir yıl daha uzamış olduğugerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; bu karar Yargıtay 13'üncü Hukuk Dairesinin 28.6.2010 gün ve E:2010/2636K:2010/9564 sayılı kararı ile onanmış ve karar kesinleşmiştir.3-Yukarıda anılan farklı yargı yerlerinde açılan davaların tarafı olan Aydın il özel İdaresi, kararlar arasında çelişki bulunduğunu vehakkın yerine getirilmesinin olanaksız hale geldiğini belirterek hüküm uyuşmazlığının giderilmesi talebinde bulunmuştur.USULE İLİŞKİN İNCELEME :İdari ve adli yargı kararları arasında oluştuğu ileri sürülen hüküm uyuşmazlığının çözümü için; öncelikle hüküm uyuşmazlığınınoluşup oluşmadığının belirlenmesi gerekmektedir.2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 2592 sayılı Kanun ile değişik 24'üncü maddesininbirinci fıkrasında, “1 nci maddede gösterilen yargı mercilerinden en az ikisi tarafından, görevle ilgili olmaksızın kesin olarak verilmişveya kesinleşmiş aynı konuya ve sebebe ilişkin, taraflarından en az biri aynı olan ve kararlar arasındaki çelişki yüzünden hakkınyerine getirilmesi olanaksız bulunan hallerde hüküm uyuşmazlığının varlığı kabul edilir.” hükmü yer almaktadır.Anılan hükme göre, hüküm uyuşmazlığının varlığı için:a-Uyuşmazlık yaratan hükümlerin, adli, idari veya askeri yargı mercilerinden en az ikisi tarafından verilmesi,
b-Konu, dava sebebi ve taraflardan en az birinin aynı olması,c-Her iki kararın da kesinleşmiş olması,d-Kararlarda davanın esasının hükme bağlanması,e-Kararlar arasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerine getirilmesinin olanaksız bulunması,Koşullarının birlikte gerçekleşmesi aranmaktadır.Hüküm uyuşmazlığı bulunduğu ileri sürülen kararların incelenmesinden ortada, adli ve idari yargı yerlerince verilmiş ve yasayollarına başvurularak kesinleşmiş kararlar oldukları; her iki kararda da davanın esasının hükme bağlandığı anlaşılmıştır.Anılan taşınmaz üzerinde kiracılık süresinin sona erdiği ve yeniden ihale yoluyla taşınmazın kiracısının belirleneceğine ilişkin işleminhukuka uygun olduğunu belirten idari yargıda verilen karara karşılık; adli yargı da taşınmaz üzerinde kiracılık ilişkisinin devamettiği yönünde karar verildiği anlaşılmakla; anılan kararlar arasındaki çelişki nedeniyle taşınmazın üzerindeki hakkının yerinegetirilmesinin olanaksız hale geldiği; bu duruma göre, söz konusu adli ve idari yargı kararları arasında hüküm uyuşmazlığıbulunduğunun kabulü gerekmektedir.HÜKÜM UYUŞMAZLIĞININ ESASININ İNCELENMESİ5302 Sayılı İl Özel idaresi Kanununun il özel idaresinin yetkileri ve imtiyazları başlıklı 7. maddesinde "İl özel idaresinin mallarınakarşı suç işleyenler Devlet Malına karşı suç işlemiş sayılır.(Ek cümle: 1/7/2006-5538/26. md.) 2886 sayılı Devlet ihale Kanununun75 inci maddesi hükümleri il özel idaresi taşınmazları hakkında da uygulanır." kuralı yer almıştır.Bir anlaşmazlığın çözümünde genel ve özel yasalarda anlaşmazlığı doğuran olay aynı anda uygulanması gereken farklı düzenleyicihükümlerin bulunması halinde özel yasa hükmünün uygulanması, ya da bir yasada doğrudan doğruya konuya yönelik özel birhüküm bulunması halinde bu özel hükmün uygulanması veya olaya yönelik düzenleyici hükümler taşıyan iki genel ya da özelyasadan, daha sonraki tarihte yürürlüğe girenin uygulanması hukukun genel ilkelerindendir.1955 tarihinde kabul edilen dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun özelhukuk alanında kiracı kiralayan ilişkilerini düzenleyen genel Kanun niteliğindedir. 1.1.1984 tarihinde yürürlüğe giren 2886 sayılıihale Yasası ise, hem 6570 sayılı Yasa’dan sonra yürürlüğe girmiş bir yasa olup 75. maddesiyle de Hazineye ait taşınmazlarınfuzulen işgaliyle ve kira sözleşmeleriyle ilgili hükümler içermesi yönünden özel yasa niteliğindedir. Söz konusu düzenleme ileyasakoyucunun Devlete ait taşınmazların kiralanmasıyla ilgili 2886 sayılı Kanunda yer verdiği hükümlerle özel hukuk alanındançıkartmayı amaçladığı anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtilen 5302 sayılı Yasa'nın anılan kuralı ile de il Özel İdarelerinintaşınmazlarında 2886 sayılı Yasa'nın uygulanacağı anlaşılmaktadır.Dava konusu taşınmazla ilgili olarak davalı idare tarafından kira kontratı bitiminde 2886 sayılı Yasa uyarınca taşınmazın yenidenihaleye çıkmasına yönelik tesis edilen işlemde bu nedenle mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.SONUÇ:1-Aydın İkinci Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.3.2009 gün ve E:2008/273, K:2009/227 sayılı kararı ile Aydın Birinci İdareMahkemesinin 22.1.2010 gün ve E:2008/659 K:2010/101 sayılı kararları arasında hüküm uyuşmazlığı bulunduğuna;2-Aydın ikinci Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.3.2009 gün ve E:2008/273, K:2009/227 sayılı kararının kaldırılmasına;3-Aydın Birinci İdare Mahkemesinin 22.1.2010 gün ve E:2008/659 K:2010/101 sayılı kararının kabulüne;Bu suretle hüküm uyuşmazlığının giderilmesine karar verilmesi gerekeceği …” yolunda düşünce vermiştir.YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI; “…Aydın 1. İdare Mahkemesinin 22/01/2010 gün ve 2008/659 E, 2010/101 K sayılı davadosyasının incelenmesinde; Davacı K. Turizm İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. Aydın İli İl Encümeninin 22/1/2004 gün ve 606 sayılıkararı mülkiyeti İl Özel İdaresine ait olan Didim ilçesi Altınkum Plaj sitesi Yalı caddesinde tapunun 11265 parseli üzerinde bulunandükkan ve pansiyonu Devlet İhale Kanunu kapsamında kiralamış, kira süresinin sonunda sözleşmeyi yenilemek istemeyen Aydın İliİl Encümeninin, 05/03/2008 gün ve 104 sayılı karar ile kira süresinin yeniden uzatılmamasına ve işyerinin 2886 sayılı yasauyarınca yeniden ihaleye çıkarılarak kiraya verilmesine karar verilmiştir. Davacı şirket vekili tarafından Aydın 1. İdareMahkemesinde İl Encümeninin, 05/03/2008 gün ve 104 sayılı kararının iptali istemi ile açılan davada, İdare Mahkemesi, taraflararasındaki kira sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle yeni kira ilişkisinin 2886 sayılı sayılı Devlet ihale Kanunu hükümlerine uygunolarak yapılacak ihale sonrası yeniden kurulabileceğini, özel idare mülkiyetine tabi taşınmazın kiralanmasında da 2886 sayılıYasanın uygulanması gerektiğini, 6570 sayılı Gayrimenkul kiraları Hakkında Kanunun uygulama yeri olmadığı, işlemin hukuka uygunolduğu gerekçesi ile davanın reddine karar vermiş, bu karar Danıştay 8. Dairesinin 06/05/2011 gün ve 2010/2150 E, 2011/2555 Ksayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir.Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27/03/2009 gün ve 2008/273 E., 2009/227 K. sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı K.Turizm İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. Aydın İli İl Encümeninin 22/1/2004 gün ve 606 sayılı kararı mülkiyeti İl Özel İdaresine ait olanDidim ilçesi Altınkum Plaj Sitesi Yalı caddesinde tapunun 11265 parseli üzerinde bulunan dükkan ve pansiyonu Devlet İhaleKanunu kapsamında kiralamış, kira süresinin sonunda sözleşmeyi yenilemek istemeyen Aydın İli İl Encümeninin, 05/03/2008 günve 104 sayılı kararı ile kira süresinin yeniden uzatılmamasına ve işyerinin 2886 sayılı yasa uyarınca yeniden ihaleye çıkarılarakkiraya verilmesine karar verilmiştir. Bu karar karşısında K. şirketi vekili tarafından İdari yargıda açılan davanın yanısıra, Aydın 2.Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı Aydın İl Özel İdaresi aleyhine, taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesinden kaynaklananmuarazanın giderilmesi ve kiralananın tahliyesinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebi ile açılan davanın yargılamasısonucunda, mahkeme tarafından, kiralanın tahliyesi hakkında 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları hakkında kanun hükümlerininuygulanması gerektiği, bu Yasa gereği idarenin tahliye isteminin yerinde bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne ve davacışirketin kiracılık sıfatının devam ettiğine, davacının 2886 sayılı yasa hükümlerine göre tahliyesinin mümkün olmadığına, kirasözleşmesinin 6570 sayılı yasa gereği bir yıl daha uzamış olduğunun tespitine, ihtiyati tedbir kararının devamına karar vermiş, bukarar Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 28/06/2010 gün ve 2010/2636 E., 2010/9564 K. sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir.Usule Ait İnceleme;2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 24. maddesinde(Değişik birinci fıkra: 21.1.1982-2592/7 md.), “1 inci maddede gösterilen yargı mercilerinden en az ikisi tarafından, görevle ilgili olmaksızın kesin olarak verilmişveya kesinleşmiş, aynı konuya ve sebebe ilişkin, taraflarından en az biri aynı olan ve kararlar arasındaki çelişki yüzünden hakkınyerine getirilmesi olanaksız bulunan hallerde hüküm uyuşmazlığının varlığı kabul edilir.
Buna göre, hüküm uyuşmazlığının varlığı için:a-Uyuşmazlık yaratan hükümlerin, adli, idari veya askeri yargı mercilerinden en az ikisi tarafından verilmesi,b-Konu, dava sebebi ve taraflardan en az birinin aynı olması,c-Her iki kararın da kesinleşmiş olması,d-Kararlarda davanın esasının hükme bağlanması,e-Kararlar arasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerine getirilmesinin olanaksız bulunması koşullarının birlikte gerçekleşmesiaranmaktadır.Hüküm uyuşmazlığı bulunduğu ileri sürülen adli ve idari yargı kararlarının incelenmesinden: ortada adli ve idari yargı yerlerinceverilmiş ve kesinleşmiş kararlar bulunduğu; her iki kararda işin esasının hükme bağlandığı; taraflardan en az birinin (Aydın II Özelidare Müdürlüğü ve davacı taraf yönünden) aynı olduğu anlaşılmaktadır.
Konu ve dava sebebinin aynı olup olmadığına gelince:İdare Mahkemesinde ve Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davalar, Aydın ili İl Encümeninin önceki bir kararına dayanarak ve2886 sayılı ihale yasası hükümlerini uygulayarak kiraya verdiği Didim ilçesinde bulunan taşınmazlar hakkında 2008 yılı içintaşınmazları kiralayanlar bakımından kira sözleşmelerini yenilememe ve 2886 sayılı yasa hükümleri uyarınca yeniden kiralama içinihale yapma iradesine yönelik 05/03/2008 gün ve 104 sayılı kararından kaynaklanmaktadır, davaların konu ve sebeplerininde aynıolduğu anlaşılmaktadır.Olayda, davacıları farklı olan kimseler hakkında verilen kararlar arasındaki çelişki nedeniyle ’’hakkın yerine getirilmesinin olanaksızbulunması” koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediğine gelince: Tarafların aynı olduğu İdari yargı ve adli yargı yerinde görülendavalar sonucu kesinleşen hükümlerde, idari yargı yerinde verilen karar bakımından, taşınmazın 2886 sayılı Yasa hükümleriuygulanarak, kira süresi sonunda yeniden ihaleye çıkarılarak kiralanması gerektiği, 2886 sayılı Yasa hükümlerine göre kirailişkisinin sona erdiği ve taşınmazın tahliyesi gerektiği halde; adli yargı yerinde verilen kararda ise, 6570 sayılı Gayrimenkul KiralarıHakkındaki Yasa hükümlerine atfen, davacı şirketin kiracılık sıfatının devam ettiğine, davacının 2886 sayılı yasa hükümlerine göretahliyesinin mümkün olmadığına, kira sözleşmesinin 6570 sayılı yasa gereği bir yıl daha uzamış olduğunun tespitine, ihtiyati tedbirkararının devamına karar verilmiş olup, kararlar arasında çelişki doğduğu gibi, bu çelişki nedeniyle bir hakkın yerinegetirilmesininde başvuran bakımından olanaksızlaştığı anlaşılmakla, hüküm uyuşmazlığının varlığının kabulü gerekmektedir.Hüküm Uyuşmazlığının Esasının incelenmesi;Adli ve idari yargıda davanın taraflarından olan İl özel İdaresinin mülkiyetinde bulunan taşınmazların hukuki niteliği ve butaşınmazların kiralama usulü ile ilgili mevzuat, konunun çözümü bakımından incelenmelidir.Öncelikle her iki yargı yerindeki davalara konu olan kira sözleşmesinin süresinin dolduğu, ancak süresi sona eren sözleşmesonrası kiralananın yeniden 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu gereği ihale prosedürü sonucu kiraya verilip verilmeyeceği ile kirasözleşmenin 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları hakkındaki Yasa gereği kendiliğinden uzamış sayılıp sayılmayacağı hususu önemlidir.5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunun 3. maddesine göre, İl Özel İdareleri, İl halkının mahallî müşterek nitelikteki ihtiyaçlarınıkarşılamak üzere kurulan ve karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan, İdarî ve malî özerkliğe sahip kamu tüzelkişisidir. Aynı Yasanın 7. maddesinde ise, İl Özel İdarelerinin malları devlet malı sayılmış ve 01/07/2006 günlü 5538 sayılı Yasanın26/b maddesi ile eklenen "2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75 inci maddesi hükümleri il özel idaresi taşınmazlar hakkında dauygulanır." hükmü ile de, devlet malı sayılan bu malların kiralanması ve kira süresinin sona ermesi halinde tahliyesi konusunda2886 sayılı ihale mevzuatı hükümleri uygulanacağı belirlenmiştir.Davacı şirketin 29/06/1994 tarihinden bu yana davalı idare ile aralarındaki kira sözleşmesi birden fazla yenilenerek, kiralanantaşınmazla ilgili son olarak İl Encümeni ile pazarlık usulü ile 02/05/2007 tarihinde kiralama işlemi yapılmış, ve sözleşme imzalanmışise de, davalara konu Aydın İl Özel İdaresinin 28/04/2008 gün ve 3182 sayılı işlemi ile kira sözleşmesinin yenilenmeyeceğibelirtilerek tahliye kararı alınmıştır.10/09/1983 tarihinde yürürlüğe giren 2886 sayılı DİK'nun 1. maddesine göre Genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeliidarelerin, özel idare ve belediyelerin alım, satım, hizmet, yapım, kira, trampa, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve taşıma işleri buKanunda yazılı hükümlere göre yürütülür. 5302 sayılı Yasanın 7. maddesine 01/07/2006 günü 5538 sayılı Yasa ile eklenen "2886sayılı Devlet İhale Kanununun 75 inci maddesi hükümleri il özel idaresi taşınmazları hakkında da uygulanır." hükmü ile detereddütsüz olarak davalı idarenin taşınmazlarının kiralanması konusunda 2886 sayılı yasanın uygulanacağı belirlenmiştir. 2886sayılı Yasanın 75. maddesi de, kira sözleşmesinin sona ermesinden sonra kiralananın fuzuli işgal edilmiş sayılacağını belirterekzorla tahliyesini düzenlemektedir.
Yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerinden anlaşılmaktadır ki, davalı idarenin taşınmazları, devlet malı hükmünde olup,kiralanması 2886 sayılı DİK hükümlerine göre yapılır ve sözleşme süresinin sona ermesi ve yenilenmemesi halinde de 2886 sayılıYasanın 75. maddesi hükümleri uygulanır. 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları hakkındaki kanunun uyuşmazlıkta uygulama yeribulunmamaktadır.Uyuşmazlık Mahkemesinin, 04/04/1994 gün ve 1993/51 E, 1994/5 K sayılı kararında da 2886 sayılı Yasanın 6570 sayılı yasayagöre özel yasa hükmünde olduğu ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75 inci maddesi hükümleri il özel idaresi taşınmazlarıhakkında da uygulanacağı belirlenmiştir.Açıklanan nedenlerle;1-Hüküm uyuşmazlığının varlığına,2-Aydın 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 27/03/2009 gün ve 2008/273 E., 2009/227 K. sayılı kararının kaldırılması ile Aydın 1. İdareMahkemesinin 22/01/2010 gün ve 2008/659 E, 2010/101 K.nın kabulü suretiyle hüküm uyuşmazlığının giderilmesine kararverilmesi gerekeceği …” yolunda düşünce vermiştir.İNCELEME VE GEREKÇE:l-İLK İNCELEME: Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, 30.9.2013 günlü toplantısında, dosyanın usul yönünden incelenmesisonunda;
2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un “Mahkemenin görevi” başlığını taşıyan 1. maddesinde,“Uyuşmazlık Mahkemesi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş, adli, idari ve askeri yargı mercileri arasındaki görevve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkili ve bu kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksek mahkemedir”denilmiş; 24. maddesinde (Değişik birinci fıkra: 21/1/1982 - 2592/7 md.) ise, 1 nci maddede gösterilen yargı mercilerinden en azikisi tarafından, görevle ilgili olmaksızın kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş, aynı konuya ve sebebe ilişkin, taraflarından en azbiri aynı olan ve kararlar arasındaki çelişki yüzünden hakkın yerine getirilmesi olanaksız bulunan hallerde hüküm uyuşmazlığınınvarlığının kabul edileceği belirtilmiştir.Anılan hükme göre, hüküm uyuşmazlığının varlığı için:a) Uyuşmazlık yaratan hükümlerin, adli, idari veya askeri yargı mercilerinden en az ikisi tarafından verilmesi,b) Konu, dava sebebi ve taraflardan en az birinin aynı olması,c) Her iki kararın da kesinleşmiş olması,d) Kararlarda davanın esasının hükme bağlanması,e) Kararlar arasındaki çelişki nedeniyle hakkın yerine getirilmesinin olanaksız bulunması koşullarının birlikte gerçekleşmesiaranmaktadır.Hüküm uyuşmazlığı bulunduğu ileri sürülen adli ve idari yargı kararlarının incelenmesinden ortada adli ve idari yargı yerlerinceverilmiş ve kesinleşmiş kararlar bulunduğu, kararlarda da işin esasının hükme bağlandığı ve davaların taraflarının aynı olduğuanlaşılmaktadır.Konu ve dava sebebinin aynı olup olmamasının incelenmesi:İdare Mahkemesi ve Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davaların, İdarece, 2886 sayılı Yasa hükümleri uygulanmak suretiylekiraya verilen taşınmazın, 2008 yılı itibariyle; kiralayan davacı bakımından, kiracılık süresinin sona ermesi, kira sözleşmesininyenilenmemesi, kiralama için 2886 sayılı yasa hükümleri uyarınca yeniden ihale yapılmasına ilişkin 05.03.2008 tarih ve 104 sayılıAydın İli İl Encümeni Kararı ile bunun uygulanmasına yönelik olarak gönderilen idari ve adli yaptırımlar içeren 28.04.2008 tarih ve3182 sayılı davalı idare işleminden kaynaklandığı, dolayısıyla davaların konu ve sebeplerinin aynı olduğu görülmektedir.Diğer taraftan, İdare Mahkemesince, dava konusu taşınmaz üzerinde kiracılık süresinin sona erdiği ve yeniden ihale yoluylataşınmazın kiracısının belirleneceğinden bahisle işlemin hukuka uygun olduğu yolunda karar verilmesine karşılık; Asliye HukukMahkemesince, davacının taşınmaz üzerindeki kiracılık ilişkisinin devam ettiği yönünde karar verildiği görüldüğünden; söz konusukararlar arasında çelişki doğduğu, bu çelişki nedeniyle bir hakkın yerine getirilmesinin ise, başvuran bakımından olanaksız halegeldiği açıktır.
Belirtilen nedenlerle,
1- Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ile Aydın 1. İdare Mahkemesi kararları arasında, 2247 sayılı Yasanın 24.maddesinde öngörülen koşulların gerçekleştiği anlaşıldığından hüküm uyuşmazlığı bulunduğu,2- 2247 sayılı Yasanın 25. maddesi hükümleri uyarınca
a) İdari Yargılama Usulü Yasası gözetilerek Uyuşmazlık Mahkemesine yapılan başvuruya ait dilekçe ve eklerinin 30 güniçinde yanıt verilmek üzere K. Turizm İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne bildirilmesi, anılan Şirketçe verilen yanıtın karşı tarafa tebliğisuretiyle dosyanın tekemmülünün sağlanması,
b) Usulü işlemler tamamlandıktan ve esas hakkındaki rapor yazıldıktan sonra Başkanlıkça belirlenecek günde işinesasının görüşülmesine OY BİRLİĞİ İLE KARAR VERİLMİŞTİR.
Bunun üzerine Uyuşmazlık Mahkemesine yapılan başvuruya ait dilekçe karşı tarafa (K. Turizm İnş. San. ve Tic. Ltd.Şti.ne) tebliğ edilmiş; anılan Şirket vekili tarafından yasal süresi içerisinde verilen cevap dilekçesinde, başvurunun reddine kararverilmesi talep edilmiştir.II-ESASIN İNCELENMESİUyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında, Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, SıddıkYILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’un katılımlarıyla yapılan ve 2247 sayılı Yasa’nın 25. maddesininverdiği yetkiye dayanılarak sözlü açıklama için önceden belirlenen 30.12.2013 günlü toplantısında;İstemde bulunan Aydın İl Özel İdaresi vekilinin mazeret bildirerek; karşı taraf olan K. Turizm İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.vekili/vekillerinin ise mazeret bildirmeden toplantıya katılmadıkları görüldüğünden tarafların dinlenilmediği ve taraflara sözlüaçıklama için yeni bir gün de verilmediğinden; başvuru dilekçesi ve ekleri, uyuşmazlığa konu edilen kararlara ilişkin davadosyaları, ilgili Başsavcıların düşünce yazıları, dayanılan Yasa ve Yönetmelik kuralları, taraflarca verilen dilekçe ve ekleri veRaportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in hazırladığı rapor okunup incelendikten; Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet SavcısıMehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün yazılı düşünceleri doğrultusundaki açıklamaları da alındıktan sonraGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Uyuşmazlık, mülkiyeti Aydın İl Özel İdaresine ait olan ve İdarece, 2886 sayılı Yasa hükümleri uygulanmak suretiyle K. Turizmİnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.ne kiraya verilen ve üzerinde dükkan ve pansiyon bulunan taşınmazın, 2008 yılı itibariyle; kiralayanbakımından, kiracılık süresinin sona ermesi, kira sözleşmesinin yenilenmemesi, kiralama için 2886 sayılı yasa hükümleri uyarıncayeniden ihale yapılmasına ilişkin 05.03.2008 tarih ve 104 sayılı Aydın İli İl Encümeni Kararı ile bunun uygulanmasına yönelik olarakgönderilen idari ve adli yaptırımlar içeren 28.04.2008 tarih ve 3182 sayılı davalı idare işleminden kaynaklanmıştır.01.01.1984 tarihinde yürürlüğe giren 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 1. maddesinde; “ Genel bütçeye dahil dairelerle katmabütçeli idarelerin, özel idare ve belediyelerin alım, satım, hizmet, yapım, kira, trampa, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve taşımaişleri bu Kanunda yazılı hükümlere göre yürütülür.
Birinci fıkrada sayılan daire ve idarelere bağlı döner sermayeli kuruluşlar ile özel kanunlarla veya özel kanunların vermişolduğu yetkiyle kurulmuş bulunan fonların yukarıda belirtilen işlerinin nasıl yapılacağı Maliye Bakanlığınca hazırlanarak BakanlarKurulunca çıkarılacak yönetmelikte belirtilir.” Hükmüne;“Kiralarda sözleşme süresi” başlıklı 64.maddesinde; “ Kiraya verilecek taşınır ve taşınmaz malların kira süresi, on yıldan çok
olamaz. Turistik tesis kurulacak yerlerin ve turistik tesislerin (Ek ibare: 20/2/2001 - 4628/17 md.) ve enerji üretimi tesisleri ileiletim ve dağıtım tesis ve şebekelerinin ihtiyacı olan arazilerin (Ek ibare: 18/4/2001 - 4646/13 md.) ve doğal gaz iletim, dağıtımve depolama tesis ve şebekelerinin ihtiyacı olan arazilerin on yıldan fazla süre ile kiraya verilmesi mümkündür.
Üç yıldan fazla süre ile kiraya verme işlerinde, önceden Maliye Bakanlığından izin alınması şarttır. Katma bütçeliidarelerde bu izin, idarelerin bağlı bulundukları bakanlıktan alınır. Özel İdare ve belediyeler için kendi özel kanunları uygulanır.
Üç yıldan fazla süre ile kiraya verme işlerinde, kira bedeli her yıl şartname ve sözleşmesindeki esaslara göre yenidentespit edilir.” Hükmüne;“Tarihi ve bedii değeri olmayan taşınmaz mallarla ilgili işlemler” başlıklı 74.maddesinde; “ Tarihi ve bedii değeri olanlar hariçHazinenin özel mülkiyetindeki yerlerin satışı, kiraya verilmesi, trampası ve mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ile Devletin hüküm vetasarrufu altındaki yerlerin kiraya verilmesi, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi esasları Maliye Bakanlığınca çıkarılacak yönetmeliktebelirlenir.” Hükmüne;
“Ecrimisil ve tahliye” başlıklı 75.maddesinde; “Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunantaşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz(1) malların, gerçek vetüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz vedeğerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzeretespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olmasıgerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz.
(Ek cümle: 23/7/2010-6009/24 md.) Ecrimisile itiraz edilmemesi halinde yüzde yirmi, peşin ödenmesi halinde ise ayrıcayüzde onbeş indirim uygulanır. Ecrimisil fuzuli şagil tarafından rızaen ödenmez ise, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil UsulüHakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur.
Kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren, işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm varsa ona göre hareketedilir. Aksi halde ecrimisil alınır.
İşgal edilen taşınmaz mal, idarenin talebi üzerine, bulunduğu yer mülkiye amirince en geç 15 gün içinde tahliyeettirilerek, idareye teslim edilir.
(Ek fıkra: 23/7/2010-6009/24 md.)Köy sınırları içerisinde yer alan Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm vetasarrufu altında bulunan taşınmazların işgalcilerinden tahsil edilen ecrimisil gelirlerinin yüzde beşi, 442 sayılı Köy Kanunundabelirlenen görevlerde kullanılmak kaydıyla, tahsilatı izleyen ay içinde bu gelirlerin elde edildiği köy tüzel kişiliği hesabına aktarılmaküzere emanet nitelikli hesaplara kaydedilir. Maliye Bakanlığı bu oranı iki katına kadar artırmaya yetkilidir.” Hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Yasanın 74.maddesi de dayanak alınarak çıkarılan “Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin” 68.maddesinde, kiraya verilecek taşınmazların kira süresinin on yıldan çok olamayacağı, üç yıldan fazla süreyle kiraya vermeişlerinde önceden Bakanlıktan izin alınacağı; 74. maddesinde, kira sözleşmesinin, sürenin bitimiyle sona ereceği: 89.maddesinde ise, kiraya verilen, irtifak hakkı kurulan veya kullanma izni verilen taşınmazlardan süresi dolduğu hâlde tahliyeedilmeyen, sözleşmesi feshedilen veya herhangi bir sözleşmeye dayanmaksızın fuzuli olarak işgal edilen Hazine taşınmazlarınıntahliyesinin… defterdarlık veya malmüdürlüğünün talebi üzerine, bulunduğu yer mülki amirince en geç onbeş gün içindesağlanarak, taşınmazın İdarece görevlendirilecek memurlara boş olarak teslim edileceği hükümlerine yer verilmiştir.Öte yandan; 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun 3. maddesinde, İl Özel İdareleri, İl halkının mahallî müşterek niteliktekiihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan ve karar organı seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan, İdarî ve malî özerkliğe sahipkamu tüzel kişisi olarak tanımlanmış; Kanunun 7. maddesinde, İl özel idaresinin mallarına karşı suç işleyenlerin Devlet malına karşısuç işlemiş sayılacağı, 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 75 inci maddesi hükümlerinin, il özel idaresi taşınmazları hakkında dauygulanacağı belirtilmiş; Kanunun 26.maddesinde ise, taşınmaz mal satımına, trampa edilmesine ve tahsisine ilişkin kararlarıuygulamak, süresi üç yılı geçmemek üzere kiralanmasına karar vermek, il özel idaresi encümenin görev ve yetkileri arasındasayılmıştır.Diğer taraftan; 18.05.1955 tarihinde kabul edilen 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanunun 11.maddesinde; “Kiracı kiramüddetinin bitmesinden en az on beş gün evvel mecuru tahliye edeceğini yazı ile bildirmediği takdirde sözleşme aynı şartlarla biryıl uzatılmış sayılır.”; hükmüne, 14. maddesinde “2490 sayılı Artırma, Eksiltme ve İhale Kanununa tabi olarak kiraya verilengayrimenkuller hakkında da bu kanun hükümleri tatbik olunur.” hükmüne yer verilmiş; bu hükümde atıf yapılan 02.06.1934 tarihve 2490 sayılı Artırma, Eksiltme ve İhale Kanunu, sonradan 08.09.1983 tarih ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 94.maddesiyle yürürlükten kaldırılmış, ancak, 6570 sayılı Kanunun 14. maddesinde bu yönden bir değişiklik yapılmaması nedeniyle, anılan 14. madde, yürürlükte olmayan bir kanuna atıf yapan içeriğiyle varlığını sürdürmüş; nihayet, 04/02/2011 tarih ve27836 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli HakkındaKanun'un 10. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.Dava konusu olayda; Aydın-Didim İlçesi Altınkum Plaj Sitesi Yalı Caddesi tapunun 11265 parseli üzerinde kayıtlı, mülkiyeti Aydınİl Özel İdaresine ait dükkan ve pansiyonun, yapılan ihale sonucu K. Turizm İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.ne ihale edilmesine ilişkin08/07/1994 tarihli İl Özel İdare Müdürlüğü kararına istinaden, aynı tarihli sözleşme ile 29/06/1994 tarihinden geçerli olmak üzere3 yıl süreyle anılan Şirkete kiralandığı; 22/12/2004 tarih ve 606 sayılı Aydın Valiliği İl Daimi Encümeni kararı ile sözleşmeninyeniden düzenlendiği, 06/04/2005 tarih ve 243 sayılı Encümen kararı uyarınca, 15/06/2005 tarihli taahhütname alınarak05/06/2005 tarihinden geçerli olmak üzere 22/07/2005 tarihli sözleşmeyle şirkete kiralandığı; İl Encümeninin 04/04/2007 tarih ve202 sayılı kararıyla, kira bedelinin pazarlık suretiyle yeniden belirlendiği, kira süresinin bir (1) yıl süre ile uzatıldığı; İl Özel İdaresini 2007 yılında teftiş eden müfettiş raporunda, kira süresi dolan taşınmazların yeniden ihale edilmesi yerine, kirasürelerinin İl Daimi Encümeni kararı ile uzatıldığı, uygulamanın genel olduğunun belirtilmesi üzerine, 05/03/2008 tarih ve 104 sayılıİI Encümen kararı ile, aralarında anılan Şirket tarafından kullanılan taşınmazın da bulunduğu, 2008 yılı 4-5 ve 6. aylarında kirasüreleri sona erecek olan kiracıların kira sürelerinin uzatılmaması, sözleşmelerin yenilenmemesi, İl Özel idaresi tarafından tahliyeişlemlerinin başlatılması ve yeniden 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümleri uyarınca ihale edilerek kiraya verilmesine yönelikkararın alındığı ve bu kararın 28/04/2008 tarih ve 3182 sayılı yazı ile davacıya bildirilerek, kira sözleşmesinin son günü olan04/06/2008 tarihi itibariyle uyuşmazlık konusu gayrimenkulleri boşaltılmasının istendiği, bunun üzerine anılan Şirket vekilitarafından; taraflar arasındaki kira ilişkisinin 4.6.2008 tarihinde sona ermediği, kiracılık durumunun devam ettiği, müvekkili,şirketin kiralanandan 2886 sayılı yasa uyarınca tahliye edilmesinin mümkün olmadığı, 6570 sayılı yasanın 11.maddesi uyarınca4.6.2008 tarihinde sona eren kira sözleşmesinin 1 yıl daha uzamış olduğunun tespiti ile taraflar arasında bu konuda oluşanmuarazanın giderilmesi istemiyle adli yargı yerinde; 2886 sayılı Yasadan hazine, belediyeler ve vakıfların yararlanabileceğini,bunun dışındaki kamu kuruluşlarının taşınmazlarını 2886 sayılı yasa uyarınca kiraya vermiş olsalar dahi bu kanunun 75. maddesinedayanarak kiralananın tahliyesini sağlayamayacaklarından, dava konusu taşınmazların tahliyesinin başlatılmasına ve/veya
tahliyesine yönelik olarak 6570 sayılı yasada sayılan şartlar mevcut olmamasına rağmen hiç bir yasal gerekçe gösterilmeksizinkamu gücü kullanılmak suretiyle tek taraflı olarak alınmış bulunan kira sözleşmesinin yenilenmemesine, kira süresininuzatılmamasına ve dolayısıyla sözleşmenin feshedilmesine ilişkin İl Encümeni Kararının yasal dayanaktan yoksun bulunduğuiddiasıyla; Aydın İli İl Encümeninin 5.3.2008 tarihli ve 104 sayılı kararı ile idari yaptırım içeren 28.4.2008 tarihli ve 228-3182sayılı davalı idare işleminin iptali istemiyle idari yargı yerinde dava açıldığı anlaşılmıştır.Öncelikle, aralarında hüküm uyuşmazlığı bulunan yargı yerlerindeki davalara konu olan kira sözleşmesinin süresinin sona erdiği,ancak süresi sona eren sözleşme sonrası, kiralananın yeniden 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu gereği ihale prosedürü sonucu mukiraya verileceği, yoksa kira sözleşmenin 6570 sayılı Gayrimenkul Kiralan hakkındaki Yasa gereği kendiliğinden mi uzamışsayılacağı hususunun çözüme kavuşturulması gerekmektedir.Buna göre, 6570 sayılı Kanunun özel şahıslara ait taşınmaz malların kiralanmasında uygulanacak kanun olduğu, anılan Kanun’un14. maddesi ile de devlete ait taşınmaz malların 2490 sayılı Kanun’a göre kiraya verilmesi halinde de bu Kanun’unuygulanacağının belirtildiği, ancak 2490 sayılı Kanun’un 01/01/1984 tarihinden itibaren 2886 sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırılmışolması nedeniyle, 6570 sayılı Kanun’un 11. maddesinin, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamına giren yerler hakkındauygulanmayacağı; çünkü, 2886 sayılı Yasanın, genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin, özel idare ve belediyelerinözel mülkiyetine tabi olan taşınmazların kiralanmasında uygulanacak kanun olduğu, sayılan idarelerin mülkiyetindeki taşınmazlarınkiralanmasının, yasa koyucu tarafından 2886 sayılı kanun kapsamına dahil edildiği ve 6570 sayılı Kanun kapsamından çıkarıldığıaçıktır.Bu bağlamda, uyuşmazlığın çözümünde uygulanacak mevzuattaki önceliğin, özel kanun niteliğindeki 2886 sayılı Kanunda olmasıgerektiği düşünüldüğünde, anılan Kanunla il özel idarelerine ait taşınmazların kiralanmasına ilişkin sözleşmelerin sona ermesikonusunda özel bir düzenleme getirilmiş olduğu; bu özel düzenlemeyle, genel bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin,özel idare ve belediyelerin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazların kira sözleşmelerinin süre bitiminde aynı koşullarla biryıl daha uzatılmış sayılacağına ilişkin 6570 sayılı Kanunun 11. maddesinin uygulanabilirliğinin ortadan kalktığı, çünkü 2886 sayılıYasanın kiralamaya genel olarak süre sınırı koyarak bu noktada idareleri yükümlülük altında bıraktığı, bu durumda ilk yapılan ihalesonrasında kira süresinin uzatılmış olmasının bu kira sözleşmesinin 6570 sayılı Yasa’nın uygulanmasını gerektirmeyeceği gibi kirasözleşmesinin bitiş tarihi itibariyle ortada kiracılık ilişkisinin varlığını ortaya koyan bir sözleşmenin bulunduğundan söz edilmesi demümkün bulunmamaktadır.Bu durumda, taraflar arasında ilk kira sözleşmesinde öngörülen kira süresinin sona ermesinden sonra 2886 sayılı Yasa’ya uygunolarak ve yeniden ihale yapılmak suretiyle yeni bir kira ilişkisi kurulmadığından ve taraflar arasında halihazırda kiracılık ilişkisiiçinde olduklarını gösteren bir sözleşme de bulunmadığından, davacının tahliyesinin 5302 sayılı Yasa’nın yaptığı atıf gereği 2886sayılı yasa uyarınca gerçekleştirileceği tabii olup, geçerliliğini yitirmiş fiili sözleşmenin sözde yenilenme süresi dolmadan artık kirasüresinin uzatılmayacağının, sözleşmenin yenilenmeyeceğinin, tahliye işlemlerine başlanacağının ve taşınmazların 2886 sayılıYasa hükümleri uyarınca ihale edilerek kiraya verileceğine ilişkin olarak alınan 05/03/2008 tarih ve 104 sayılı Aydın İl Encümenkararı ve bu kararın uygulanmasına yönelik 28/04/2008 tarih ve 3182 sayılı davalı idare işleminde mevzuata aykırılıkgörülmediğinden; “davanın kabulüne, taraflar arasındaki kira ilişkisinin 04.06.2008 tarihinde sona ermediğinin, davacının kiracılıksıfatının devam ettiğinin, davacının kiralanandan 2886 sayılı yasa hükümlerine göre tahliye edilmesinin mümkün olmadığının, 6570sayılı yasanın 11. maddesine göre 04.06.2008 tarihinde sona eren kira yılının sözleşmesinin bir yıl daha uzamış olduğunun tespitiile taraflar arasındaki bu konuda oluşan muraazanın bu şekilde giderilmesine” yönelik Aydın 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin;27.3.2009 gün ve E:2008/273, K:2009/227 sayılı kararının kaldırılması; hukuk ve usule uygun bulunan ve davalı idare işlemindemevzuata aykırılık görülmediğinden davayı reddeden Aydın 1.İdare Mahkemesinin, 22.1.2010 gün ve E:2008/659, K:2010/101sayılı kararının kabulü ve bu suretle hüküm uyuşmazlığının giderilmesi gerekmiştir.SONUÇ
:1-Aydın 2.Asliye Mahkemesi’nin 27.3.2009 gün ve E:2008/273, K:2009/227 sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,2-Hukuk ve usule uygun bulunan Aydın 1.İdare Mahkemesi’nin 22.1.2010 gün ve E:2008/659, K:2010/101 sayılı KARARIN KABULÜve bu surette HÜKÜM UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE, 30.12.2013 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.