T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO
: 2014 / 62
KARAR NO : 2014 / 713
KARAR TR
: 14.7.2014 ÖZET : Davacının, hakkında karşılıksız çek keşideetmek suçundan verilen ve hukuka aykırı olancezanın infazı kapsamında haksız olarak 4 ay 7gün cezaevinde tutuklu kalması nedeni ile uğradığımaddi ve manevi zararın davalıdan tazminedilmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGIYERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı
:A.Y.
Davalı
:Adalet Bakanlığı’na İzafeten Muhakemat Müdürlüğü
O L A Y
:Davacı, Kadıköy Ağır Ceza Mahkemesi’ne verdiği 06.08.2012 günlü davadilekçesinde özetle; dava dışı sanık Şükrü Gündüz isimli kişinin kendisine ait nüfus cüzdanına resminiyapıştırmak sureti ile sahte nüfus cüzdanı düzenlediğini ve İmamoğlu İnş. Nak. Harf. San. ve Tic. Şti. isimlisahte şirket kurduğunu, yine sahte nüfus cüzdanı ile çek hesabı açtığını ve bunları keşide ederek üçüncükişilere dağıttığını, bu çeklerin karşılıksız çıkması nedeni ile pek çok mahkemece karşılıksız çek keşideetmek suçundan verilen cezaların İstanbul 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2005/66 Değişik İş Esas,2005/84 Değişik İş Karar sayılı kararı ile içtima ettirildiğini ve kendisinin haksız olarak 14.07.2005tarihinde Bayrampaşa Cezaevine alındığını, sonrasında yapılan araştırmalarla durumun anlaşılmasıüzerine 21.11.2005 tarihinde serbest bırakıldığını, ancak arada geçen 4 ay 7 günlük tutukluluk süresincegerek maddi ve gerekse manevi yönden zarar gördüğünü belirterek; 20.000 TL maddi ve 30.000 TLmanevi tazminatın 14.07.2005 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline kararverilmesi istemi ile adli yargı yerinde dava açmıştır.İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi (HSYK Birinci Dairesi’nin 30 Kasım 2012 tarih ve 2890sayılı kararnamesi ile birleştirilip 07/11/2012 gün ve 606 sayılı kararı ile yetki çevresi düzenlenen eskiKadıköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi): 28.03.2013 gün ve 2012/355 Esas, 2013/61 Karar sayılı kararı ile;“Mahkememizce yapılan yargılama, davacının dilekçesi, getirtilen incelenen İstanbul 5. Asliye CezaMahkemesi’ne ait 2003/854 Esas sayılı dosya içeriği, toplanan belgelere göre davacının CMK'nun141.maddesinde ‘suç soruşturması ve kovuşturması sırasında gerçekleşen hukuka aykırılıklar yönündentazminat taleplerinin Adli Mahkemelerde görüleceği ancak infaz aşamasında meydana gelen hukukaaykırılıkların bu kapsamda kalmadığı, idari yargı görevi alanına girdiği’, davacının maruz kaldığı hukukaaykırılığın infaz aşamasında olduğu, mahkememizin görevli ve yetkili olmadığı anlaşılmakla görevsizlikkararı verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” şeklindeki gerekçesi ile davanın görevyönünden reddine karar vermiş, verilen karar davacıya 28.03.2013 günü tefhim, davalıya 11.04.2013günü tebliğ edilmiş, yasal süresi içinden temyiz edilmediğinden kesinleşmiştir.Davacı bu kez aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.İstanbul 9. İdare Mahkemesi: 20.09.2013 gün ve 2013/1558 Esas, 2013/1443 Karar sayılı kararıile; “Dosyanın incelenmesinden bakılan davaya ait dosyanın adli yargı merciinin görevsizlik kararı üzerinedoğrudan mahkememize gönderildiği ve usulüne uygun açılmadığı gerekçesiyle, söz konusu dosyadamahkememizce dilekçenin reddine karar verildiği ve yenilenen davada davacının, kimlik bilgilerininbaşkaları tarafından kullanılarak karşılıksız çek düzenlenmesi sonucu haksız yere tutuklandığından bahisleuğradığını öne sürdüğü zarara karşılık 30.000 TL maddi ve 20.000 TL manevi zarar olmak üzere toplam50.000 TL zararın tazminini talep ettiği görülmüştür.Bu durumda dava dilekçesinden de açıkça görüleceği üzere, davacının talebi, haksız tutuklandığıgerekçesiyle uğranıldığı öne sürülen zararların tazminine ilişkin olup, yenilenen dava dilekçesinde buhusus açıkça belirtildiğine göre ve mahkememizce de davacının isteminin başkaca bir şekildeyorumlanmasına ve değiştirilmesine imkân bulunmadığına göre, uyuşmazlığın görüm ve çözümünün adliyargı merciine ait olduğu sonucuna varılmıştır.” şeklindeki gerekçesi ile davanın görev yönünden reddinekarar vermiş, karar davacıya 09.10.2013 tarihinde, davalıya 09.10.2013 tarihinde tebliğ edilmekle yasalsüresi içinde temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.Davacı vekili, adli ve idari yargı yerlerince verilen görevsizlik kararları nedeniyle oluşan olumsuzgörev uyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvuruda bulunmuştur.Mahkememizce, 2247 sayılı Kanun ‘un 16. maddesi uyarınca davaya konu uyuşmazlık hakkındaYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ve Danıştay Başsavcılığı’ndan yazılı görüş istenmiştir.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı; 31.03.2014 gün ve 2014/70292 sayılı düşünce yazısında aynen;“Yapılan incelemede, davacının kaybettiği kimlik belgesinin ele geçirilerek çek hesabı açılması vedavacının kimliği kullanılarak kedide edilen çeklerin karşılıksız kalması sonucu suç tarihinde yürürlüktebulunan 3163 sayılı Yasanın 16/1 maddesi uyarınca çeşitli mahkemelerden verilen adli para cezalarının
ödenmemesi nedeniyle hapis cezasına çevrilerek infazı sırasında, davacının suçsuz olduğunun ortayaçıkması sonucu, hakkında ceza hükmolunan mahkemelerde yargılamanın yenilenmesi suretiyle yenidenyapılan yargılamanın sonucu 5271 sayılı CMK'nun 323/1 vd. maddeleri uyarınca beraat kararları verildiği,infazın durdurulduğu ve davacının serbest bırakıldığı anlaşılmaktadır.5271 sayılı CMK'nın 141. maddesinde "suç soruşturması ve kovuşturması sırasında" gerçekleşenkoruma tedbirlerindeki hukuka aykırılıklar yönünden bu kanun hükümlerine göre tazminat istenebileceğive madde metninde bu aykırılıkların tahdidi şekilde sıralandığı, infaz aşamasında meydana gelen hukukaaykırılıkların madde kapsamında bulunmadığı ve Yargıtay 12. CD dairesinin 2013/4566 E, 2013/10022 Ksayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere, bu aşamadaki haksız hürriyeti tahdit eylemi nedeni iledoğan zararın idare mahkemelerinin görev alanında olduğu anlaşılmakta ise de, Yargılamanınyenilenmesini düzenleyen 5271 sayılı CMK’nun "Yeniden Duruşma Sonucu Verilecek Hüküm " başlıklı323. Maddesinin 3. Fıkrası hükmü "Yargılamanın yenilenmesi sonucunda beraat veya ceza verilmesineyer olmadığı kararının verilmesi halinde, önceki mahkûmiyet kararının tamamen veya kısmen infazedilmesi dolayısıyla kişinin uğradığı maddî ve manevî zararlar bu Kanunun 141 ilâ 144 üncü Maddelerihükümlerine göre tazmin edilir." şeklindeki düzenleme ile, yargılamanın yenilenmesi suretiyle beraatkurarı verilenler hakkında haksız yere infaz edilen süreler bakımından aynı yasanın 141 ve 142.Maddelerine atıfta bulunmaktadır. CMK.nun 142. maddesi 2. fıkrasında "İstem, zarara uğrayanınoturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemleilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde kararabağlanır." şeklindeki düzenleme ile, yetkili ve görevli mahkemenin adli yargı yerinde ağır cezamahkemeleri olduğunu açıkça göstermektedir.Açıklanan nedenle, İstanbul 9. İdare Mahkemesi’nin 20/09/2013 gün ve 2013/1558 E, 2013/1443K sayılı görevsizlik kararı ile, İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 28/03/2013 gün ve 2012/355E, 2013/61 K. sayılı görevsizlik kararları arasında doğan olumsuz görev uyuşmazlığının, İstanbul Anadolu3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 28/03/2013 gün ve 2012/355 E, 2013/61 K sayılı görevsizlik kararıkaldırılmak suretiyle giderilmesi gerektiği düşünülmektedir.” denilmek sureti ile davaya adli yargıdabakılması gerektiği şeklinde görüş bildirilmiştir.Danıştay Başsavcılığı 21.01.2014 gün ve 2014/29 Esas sayılı yazısında aynen; “5271 sayılı CezaMahkemesi Kanunun Tazminat İstemi Başlıklı 141. maddesinde; "Suç soruşturması veya kovuşturmasısırasında; kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına kararverilen, kanunî gözaltı süresi içinde hakim önüne çıkarılmayan, kanunî hakları hatırlatılmadan veyahatırlatılan haklarından yararlandırılma isteği yerine getirilmeden tutuklanan, kanuna uygun olaraktutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkındahüküm verilmeyen, kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarındakovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen. Mahkûm olup da gözaltı ve tutukluluktageçirdiği süreleri, hükümlülük sürelerinden fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanınsadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan, Yakalama veya tutuklamanedenleri ve haklarındaki suçlamalar kendilerine, yazıyla veya bunun hemen olanaklı bulunmadığıhallerde sözle açıklanmayan, yakalanmaları veya tutuklanmaları yakınlarına bildirilmeyen, hakkındakiarama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen, eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşullarıoluşmadığı halde el konulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğermalvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen, yakalama veya tutuklamaişlemine karşı Kanunda öngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmayan kişilerin maddî ve manevîher türlü zararlarını, Devletten isteyebilecekleri" belirtilmiş olup, aynı Yasanın 142 nci maddesinde ise;"1-Karar ve hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veyahükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir. 2-İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır cezamahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakınyer ağır ceza mahkemesinde karar bağlanır. 3-Tazminat isteminde bulunan kişinin dilekçesine, açık kimlik ve adresini, zarara uğradığı işleminve zararın nitelik ve niceliğini kaydetmesi ve bunların belgelerini eklemesi gereklidir. 4-Dilekçesindeki bilgi ve belgelerin yetersizliği durumunda mahkeme, eksikliğin bir ay içindegiderilmesini, aksi hâlde istemin reddedileceğini ilgiliye duyurur. Süresinde eksiği tamamlanmayandilekçe, mahkemece, itiraz yolu açık olmak üzere reddolunur. 5-Mahkeme, dosyayı inceledikten sonra yeterliliğini belirlediği dilekçe ve eki belgelerin birörneğini Devlet Hazinesinin kendi yargı çevresindeki temsilcisine tebliğ ederek, varsa beyan veitirazlarını onbeş gün içinde yazılı olarak bildirilmesini ister.6-İstemin ve ispat belgelerinin değerlendirilmesinde ve tazminat hukukunun genel prensiplerinegöre verilecek tazminat miktarının saptanmasında mahkeme gerekli gördüğü her türlü araştırmayıyapmaya veya hâkimlerinden birine yaptırmaya yetkilidir.7-Mahkeme, kararını duruşmalı olarak verir. İstemde bulunan ile Hazine temsilcisi, açıklamalı çağrıkâğıdı tebliğine rağmen gelmezlerse, yokluklarında karar verilebilir.8-Karara karşı, istemde bulunan, Cumhuriyet savcısı veya Hazine temsilcisi, istinaf yolunabaşvurabilir; inceleme öncelikle ve ivedilikle yapılır." Hükmüne yer verilmiştir.Aktarılan bu hükümlerin incelenmesinden, haksız tutuklama nedeniyle uğranıldığı öne sürülenmaddi ve manevi(her türlü) zararın tazmini istemiyle açılan davaların adli yargı merciine kararabağlanacağı anlaşılmaktadır. Bunun dışında tutuklu olarak yargılanan kişinin tutuklanmasıyla ilgili olmayıpda, hükmün infazı sırasında haksız olarak cezaevine alındığına ya da tutukluluk sırasında infaz
kurumlarında kendisine hukuka aykırı muamele edildiğine gibi hizmet kusuru nedeniyle açılan tazminatdavalarının görüm ve çözümü ise idari yargı merciince çözümleneceği de açıktır.Dosyanın incelenmesinden, davacının, kimlik bilgilerinin başkaları tarafından kullanılarak karşılıksızçek düzenlenmesi sonucu haksız yere tutuklandığından bahisle uğradığını öne sürdüğü zarara karşılık30.000 TL maddi ve 20.000 TL manevi zarar olmak üzere toplam 50.000 TL zararın tazminini talep ettiğigörülmüştür.Bu durumda, dava dilekçesinden de açıkça görüleceği üzere, davacının talebi, haksız tutuklandığıgerekçesiyle uğranıldığı öne sürülen zararların tazminine ilişkin olması ve yukarıda belirtilen türde birhizmet kusurundan bahsedilmemesi nedeniyle uyuşmazlığın görüm ve çözümünün adli yargı merciine aitolduğu sonucuna varılmıştır.” denilmek sureti ile davaya adli yargıda bakılması gerektiği yönünde görüşbildirilmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında, Üyeler: EyüpSabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU, Mehmet AKBULUT’un katılımlarıyla yapılan 14.7.2014 günlü toplantısında:l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre; Adli ve idari yargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuzgörev uyuşmazlığı doğduğu, idari ve adli yargı dosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarakdavacının istemi üzerine son görevsizlik kararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi'negönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Birgül Yiğit’in, davanın çözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, davacının İstanbul 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2004/28 Esas, 2004/1806 Karar sayılıdosyasında karşılıksız çek keşide etmek suçundan aldığı ceza kapsamında haksız olarak 4 ay 7 güncezaevinde kalması nedeni ile uğradığı maddi ve manevi zararın davalıdan tazmin edilmesi istemi ileaçılmıştır.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Koruma Tedbirleri nedeni ile Tazminat Bölümü’ başlıklı7. Bölümünün ‘Tazminat İstemi’ başlıklı 141. maddesinde;“Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına kararverilen,b) Kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan,c) Kanunî hakları hatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarından yararlandırılma isteği yerinegetirilmeden tutuklanan,d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan vebu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yerolmadığına veya beraatlerine karar verilen,f) Mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük sürelerinden fazla olan veyaişlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bucezayla cezalandırılan,g) Yakalama veya tutuklama nedenleri ve haklarındaki suçlamalar kendilerine, yazıyla veya bununhemen olanaklı bulunmadığı hâllerde sözle açıklanmayan,h) Yakalanmaları veya tutuklanmaları yakınlarına bildirilmeyen,i) Hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen,j) Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunmasıiçin gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veyazamanında geri verilmeyen,k) (Ek bent: 11/04/2013-6459 S.K./17. md) Yakalama veya tutuklama işlemine karşı Kanundaöngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmayan,Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.(2) Birinci fıkranın (e) ve (f) bentlerinde belirtilen kararları veren merciler, ilgiliye tazminat haklarıbulunduğunu bildirirler ve bu husus verilen karara geçirilir.” şeklindeki düzenleme ile hangi hallerdehaksız tutuklama nedeni ile tazminat talebinde bulunacağı belirtilmiş, tutuklama kararından sonrahaklarında beraat kararı verilenlerin de bu madde kapsamında tazminat talep edebilecekleri açıkçadüzenlenmiştirAynı Kanunun ‘Tazminat İsteminin Koşulları’ başlıklı 142. maddesinde; “Karar veya hükümlerinkesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihiniizleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir. İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır cezamahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakınyer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır.Tazminat isteminde bulunan kişinin dilekçesine, açık kimlik ve adresini, zarara uğradığı işlemin vezararın nitelik ve niceliğini kaydetmesi ve bunların belgelerini eklemesi gereklidir.Dilekçesindeki bilgi ve belgelerin yetersizliği durumunda mahkeme, eksikliğin bir ay içinde
giderilmesini, aksi hâlde istemin reddedileceğini ilgiliye duyurur. Süresinde eksiği tamamlanmayandilekçe, mahkemece, itiraz yolu açık olmak üzere reddolunur.Mahkeme, dosyayı inceledikten sonra yeterliliğini belirlediği dilekçe ve eki belgelerin bir örneğiniDevlet Hazinesinin kendi yargı çevresindeki temsilcisine tebliğ ederek, varsa beyan ve itirazlarını onbeşgün içinde yazılı olarak bildirmesini ister.İstemin ve ispat belgelerinin değerlendirilmesinde ve tazminat hukukunun genel prensiplerine göreverilecek tazminat miktarının saptanmasında mahkeme gerekli gördüğü her türlü araştırmayı yapmayaveya hâkimlerinden birine yaptırmaya yetkilidir.Değişik fıkra: 25/05/2005-5353 S.K./20.mad) Mahkeme, kararını duruşmalı olarak verir. İstemdebulunan ile Hazine temsilcisi, açıklamalı çağrı kâğıdı tebliğine rağmen gelmezlerse, yokluklarında kararverilebilir.Karara karşı, istemde bulunan, Cumhuriyet Savcısı veya Hazine Temsilcisi, istinaf yolunabaşvurabilir; inceleme öncelikle ve ivedilikle yapılır.” denilmek sureti ile haksız tutuklama nedeni iletazminat talebinde bulunmak isteyen kişinin, beraat kararının kesinleştiğinin kendisine bildirilmesindenitibaren 3 ay ve her halde kararın verilmesinden itibaren 1 yıl içinde, oturduğu yer ağır cezamahkemesine, madde metninde öngörülen şartları taşıyan dilekçe ile müracaat ederek davaaçabileceği düzenlenmiştir.Aynı kanunun ‘Tazminat İsteyemeyecekler’ başlıklı 144. maddesinde; “Kanuna uygun olarakyakalanan veya tutuklanan kişilerden aşağıda belirtilenler tazminat isteyemezler:a) (Mülga bent: 11/04/2013-6459 S.K./18. md)b)Tazminata hak kazanmadığı hâlde, sonradan yürürlüğe giren ve lehte düzenlemeler getirenkanun gereği, durumları tazminat istemeye uygun hâle dönüşenler.c)Genel veya özel af, şikâyetten vazgeçme, uzlaşma gibi nedenlerle hakkında kovuşturmaya yerolmadığına veya davanın düşmesine karar verilen veya kamu davası geçici olarak durdurulan veya kamudavası ertelenen veya düşürülenler.d)Kusur yeteneğinin bulunmaması nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına kararverilenler.e)Adlî makamlar huzurunda gerçek dışı beyanla suç işlediğini veya suça katıldığını bildirerekgözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olanlar.” denilmek suret ile hakkında açılan davanındüşmesine karar verilenlerin haksız tutuklama nedeni ile tazminat talebinde bulunamayacaklarıbelirtilmiştir.Aynı Kanunun ‘Yargılamanın Yenilenmesi’ başlıklı 3. bölümünün ‘Yeniden Duruşma SonucundaVerilen Hüküm” başlıklı 323. maddesinde; “Yeniden yapılacak duruşma sonucunda mahkeme, öncekihükmü onaylar veya hükmün iptali ile dava hakkında yeniden hüküm verir.Yargılamanın yenilenmesi istemi hükümlünün lehine olarak yapılmışsa, yeniden verilecek hükümönceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır bir cezayı içeremez. Yargılamanın yenilenmesi sonucunda beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararınınverilmesi halinde, önceki mahkûmiyet kararının tamamen veya kısmen infaz edilmesi dolayısıyla kişininuğradığı maddî ve manevî zararlar bu Kanunun 141 ilâ 144 üncü Maddeleri hükümlerine göre tazminedilir. “ şeklindeki düzenleme ile, hakkında yapılan yeniden yargılama neticesinde beraat kararı verilenkişinin cezanın kısmen de olsa infaz edilmesi durumunda 5271 sayılı CMK’nun 141 ile 144. Maddeleriarasında düzenlenen haksız tutuklama nedeni ile uğranılan zararın tazminine ilişkin hükümlerdenyararlanabileceği açıkça kaleme alınmıştırDosyanın incelenmesinden; davacının nüfus cüzdanında tahrifat yapılmak sureti ile dava dışı ŞükrüGündüz isimli kişi tarafından hukuka aykırı şekilde İmamoğlu İnş. Nak. Harf.San.ve Tic. Sti. isimli sahteşirketin kurulduğu ve yine sahte nüfus cüzdanı ile çek hesabı açıldığı, bu çeklerin keşide edilerek üçüncükişilere dağıtıldığı, bu çeklerin karşılıksız çıkması nedeni ile pek çok mahkemece karşılıksız çek keşideetmek suçundan davacı hakkında ağır para cezalarına hükmedildiği, verilen cezaların İstanbul 12. AsliyeCeza Mahkemesi’nin 2005/66 Değişik İş Esas, 2005/84 Değişik İş Karar sayılı ve aynı mahkemenin2005/70 Değişik İş Esas, 2005/99 Değişik İş Karar sayılı kararları ile içtima ettirildiği ve neticede171319,00 TL Ağır Para Cezasına hükmedildiği, bu cezanın karşılığı olarak 3 yıl hapis cezasıöngörülerek Keşan Cumhuriyet Savcılığı’nın 2005/1078 ilamat numaralı müddet namesinin düzenlendiği,davacının 14.07.2005’nde Bayrampaşa Cezaevine alındığı, sonrasında yapılan araştırmalarla durumunanlaşılması üzerine 21.11.2005 tarihinde serbest bırakıldığı ve nihayetinde davacı hakkında dolandırıcılıksuçundan yapılan yargılama sonucunda Ardahan Ağır Ceza Mahkemesi’nin 19.06.2009 gün ve 2003/39Esas, 2009/89 Karar sayılı kararı ile beraatine karar verildiği, UYAP ortamında yapılan sorgulamaneticesinde verilen bu kararın 10.10.2013 tarihinde onanarak kesinleştiği, davacının 06.08.2013tarihinde adli yargıda haksız tutuklama nedeni ile tazminat davası açtığı anlaşılmıştır.Davacının haksız olarak tutuklu kaldığı iddiasına dayanak teşkil eden, İstanbul 12. Asliye CezaMahkemesi’nin 2005/66 Değişik İş Esas, 2005/84 Değişik İş Karar sayılı ve aynı mahkemenin 2005/70Değişik İş Esas, 2005/99 Değişik İş Karar sayılı kararlarına konu infaz dosyası Keşan CumhuriyetBaşsavcılığı’ndan istenmiş, Keşan Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 14.05.2014 gün ve 2014/730 sayılı yazıcevabında, dava konusu dosyanın 25.11.2005 tarihinde bila infaz İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nagönderildiğinin bildirilmiş, bunun üzerine, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na müzekkere yazılarakdavaya konu dosya hakkında bilgi istenmiş, Mahkememize gönderilen 18.06.2014 gün ve 2014/19848esas sayılı yazı cevabında, davacının İstanbul 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2004/28 Esas, 2004/1806karar sayılı ilamı ile verilen 10500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması üzerine cezanın infazı içindavacının 13.07.2005 tarihinde İstanbul H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na alındığı, 10.08.2005
tarihinde de Keşan Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na sevk edildiği, Keşan Asliye Ceza Mahkemesi’nin2005/365 Değişik İş sayılı kararı ile 21.11.2005 tarihinde tahliye edildiği bildirilmiştir. Bunun üzerineKeşan Asliye Ceza Mahkemesi’nden bahse konu tahliye kararı istenmiş ve gelen 21.11.2005 gün2005/365 Değişik İş numaralı kararında, karşılıksız çek keşide etmek suçundan davacı hakkında verilencezanın infazı sırasında, davacının iyi hali nedeni ile şartlı tahliyesine karar verildiği tespit edilmiştir.Ayrıca Uyap ortamında infaza konu İstanbul 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2004/28 Esas,2004/1806 karar sayılı ilamı hakkında yapılan araştırma neticesinde, karar aleyhine davacı tarafındanyargılamanın yenilenmesi isteminde bulunulduğu, İstanbul 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2005/1000Esas, 2006/1043 Karar sayılı kararı ile istemi kabul ettiği ve sanığın beraatine karar verdiği tespitedilmiştir.
Dosya içinde bulunan mahkeme kararları ve İstanbul 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2005/66Değişik İş Esas, 2005/84 Değişik İş Karar sayılı ve aynı mahkemenin 2005/70 Değişik İş Esas, 2005/99Değişik İş Karar sayılı içtima kararları incelendiğinde; İstanbul 5.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 20.02.2005tarih, 2004/162 Esas, 2005/94 Karar sayılı kararı; Ümraniye 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 23.3.2005tarih, 2003/1517 Esas, 2005/533 Karar sayılı kararı; Kadıköy 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 12.5.2004tarih, 2004/54 Esas, 2004/405 Karar sayılı kararı; İstanbul 12.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 21.06.2004tarih, 2003/1075 Esas, 2004/1134 Karar sayılı kararı; İstanbul 12.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 17.6.2004tarih, 2003/983 Esas, 2004/1128 Karar sayılı kararı; İstanbul 12.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 1.11.2004tarih, 2004/18 Esas, 2004/1806 Karar sayılı kararı; İstanbul 8.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 26.5.2004tarih, 2003/851 Esas, 2004/861 Karar sayılı kararı; İstanbul 2.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 4.5.2004 tarih,2003/749 Esas, 2004/636 Karar sayılı kararı; İstanbul 9.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24.9.2004 tarih,2003/610 Esas, 2004/1112 Karar sayılı kararı; İstanbul 2.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 27.04.2004 tarih,2003/959 Esas, 2004/593 Karar sayılı kararı; İstanbul 5.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25.4.2004 tarih,2003/793 Esas, 2003/1050 Karar sayılı kararı; İstanbul 8.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2.6.2004 tarih,2003/1036 Esas, 2004/902 Karar sayılı kararı; İstanbul 8.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 3.11.2004 tarih,2003/1076 Esas, 2004/1661 Karar sayılı kararı; İstanbul 13.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 4.11.2004 tarih,2003/773 Esas, 2004/2114 Karar sayılı kararı; İstanbul 6.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 22.10.2004 tarih,2003/1285 Esas, 2004/1689 Karar sayılı kararı; İstanbul 6.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 14.10.2004 tarih,2004/182 Esas, 2004/1809 Karar sayılı kararı; İstanbul 8.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 22.4.2004 tarih,2001/642 Esas, 2004/640 Karar sayılı kararı; İstanbul 12.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 31.5.2004 tarih,2003/796 Esas, 2004/936 Karar sayılı kararı; İstanbul 2.Sulh Ceza Mahkemesi’nin 14.11.2003 tarih,2003/781 Esas, 2003/882 Karar sayılı kararı; Elmalı Asliye Ceza Mahkemesi’nin 3.3.2005 tarih,2003/122 Esas, 2005/45 Karar sayılı kararı; İzmir 14.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 21.10.2004 tarih,2003/484 Esas, 2004/896 Karar sayılı kararı; Denizli 3.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 8.9.2004 tarih,2004/267 Esas, 2004/485 Karar sayılı kararlarına karşı mahkemelerine yargılamanın iadesi istemi ilemüracaat edildiği ve Mahkemelerince yapılan inceleme neticesinde, davacının isteminin haklı bulunmasıüzerine davacının esas ve karar numaraları verilen bütün dosyalardaki suçlar itibariyle beraatine kararverildiği tespit edilmiştir. Görüldüğü üzere içtima kararına konu ilamlardan birisi de 14.07.2005 tarihinden21.11.2005 tarihine kadar davacının cezaevine alınması sureti ile infaz edilen İstanbul 12. Asliye CezaMahkemesi’nin 2004/18 Esas (İstanbul 12 Asliye Ceza Mahkemesi’nce karar üzerinde düzeltmeyapılarak Esas numarasının 2004/28 olduğu belirtilmiş, Uyap ortamında yapılan araştırmada da dosyanınesas numarasının 2004/28 olduğu, 2004/18 Esas sayılı dosyanın yaralama suçuna ilişkin başka birsanığa ilişkin olduğu tespit edilmiştir.) 2004/1806 Karar sayılı kararıdır.
Sonuç olarak her ne kadar davacı tarafından dava dilekçesinde haksız tutuklama nedeni ileuğranılan zararın tazmini istenmiş ise de, bu bilgiler ışığında sanık hakkında üzerine atılı karşılıksız çekkeşide etmek suçundan yukarıda esas ve karar numaralı dosyalarda verilen ağır para cezası hükümlerikesinleştiği ve içtima edilerek infaz aşamasına geçildiği anlaşılmakla; davanın, işlemediği suçun infazınedeni ile cezaevinde kalan kişinin uğradığı zararın tazmini kapsamında değerlendirilmesi gerektiğikanaatine ulaşılmıştır.Bu itibarla, davacının Bayrampaşa Cezaevinde kaldığı süre zarfında tutuklu kalmadığı, hakkındakarşılıksız çek keşide etmek suçundan verilen cezaların infazı amacı ile cezaevine alındığı, davacınıngerek Adli Tıp ve Grafoloji Uzmanı S.Cahit Alkış’ın 18.01.2006 tarihli raporu ve gerekse de Ardahan AğırCeza Mahkemesi’nin 19.06.2009 gün ve 2003/39 Esas, 2009/89 Karar sayılı kararına dayanarakkarşılıksız çek keşide etmek suçundan hakkında yargılama yapılan mahkemelere yargılamanın iadesitalebinde bulunduğu ve bu başvuruların kabulü ile davacının beraatine karar verildiğine göre, davacınınisteminin 5271 sayılı CMK’nın 323. maddesindeki “Yargılamanın yenilenmesi sonucunda beraat veyaceza verilmesine yer olmadığı kararının verilmesi halinde, önceki mahkûmiyet kararının tamamen veyakısmen infaz edilmesi dolayısıyla kişinin uğradığı maddî ve manevî zararlar bu Kanunun 141 ilâ 144 üncümaddeleri hükümlerine göre tazmin edilir.” şeklindeki açık hükmü gereğince aynı kanunun 141 ve 144maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, 5271 sayılı Kanun’un 142. maddesinde de, tazminattalebinde bulunmak isteyen kişinin, beraat kararının kesinleştiğinin kendisine bildirilmesinden itibaren 3ay ve her halde kararın verilmesinden itibaren 1 yıl içinde, oturduğu yer Ağır Ceza Mahkemesi’nemüracaat etmesi gerektiğinin düzenlendiği anlaşılmakla; davanın adli yargının görev alanına girdiğianlaşılmıştır.Ayrıca her ne kadar İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi, görevsizlik kararı gerekçesinde Yargıtay 12.Ceza Dairesi içtihatlarında belirtildiği şekilde cezanın infazı sırasında oluştuğu ileri sürülen hukukaaykırılıklar nedeni ile açılan davaya idari yargıda bakılması gerektiği belirtilmiş ise de; Yargıtay 12. CezaDairesi’nin mahkeme kararına dayanak olarak gösterilen söz konusu içtihatları 5271 sayılı Kanun’un
141. maddesinin suçun soruşturulması ve kovuşturulması aşamasında gerçekleşen korumatedbirlerindeki hukuka aykırılıkları yönünden istenecek tazminat taleplerine ilişkin olduğunu, bu sebeplecezanın infazı sırasında meydana gelen hukuka aykırılıkların madde kapsamında değerlendirilmesininmümkün olmadığını, bu nedenle cezanın infazı sırasında meydana gelene hukuka aykırılıklar nedeni ileaçılacak davaların idari yargıda görülmesi gerektiğini belirtmişse de; dava dosyasının yukarıda ifadeedildiği üzere 5271 sayılı CMK’nın 323. maddesinde düzenlenen özel hüküm kapsamında kaldığıanlaşılmakla, yerel mahkeme kararında belirtilen gerekçeye itibar edilmemiştir.Açıklanan nedenlerle, İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle, İstanbul Anadolu3.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 28.03.2013 gün ve 2012/355 Esas, 2013/61 Karar sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 14.7.2014 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜRÜyeEyüp Sabri BAYDAR
ÜyeAlaittin Ali
ÖĞÜŞ
Üye
Ali
ÇOLAK
ÜyeAyhanAKARSU
ÜyeNurdaneTOPUZ
ÜyeMehmetAKBULUT