Hukuk Bölümü
2012/370 E. , 2012/324 K.İMAR PLANINDAN KAYNAKLANAN TAZMINAT DAVASININ, İDARİ YARGI YERİNDE ÇÖZÜMLENMESI GEREKTIĞIUYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN (2247) Madde 10"İçtihat Metni"Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca hazırlanmıştır. İzinsiz olarak kopyalanması ve dağıtılması hukukisorumluluk gerektirir.Davacı
: M.Y.
Vekili
: Av. S.K.Davalılar : 1-Kayseri Büyükşehir Belediye BaşkanlığıVekili
: Av. B.Ç.
2-Melikgazi Belediye BaşkanlığıVekili
: Av.T.B.
3-Spor Genel MüdürlüğüVekili
: Av. F.M.D. O L A Y : Davacı vekili 19.08.2011 tarihli dava dilekçesinde Melikgazi Belediye Başkanlığını davalı olarak göstermek suretiyleözetle; Davacının Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, Esentepe Mahallesi, 10196 ada, 1 parselde bulunan taşınmazın hisseli malikiolduğunu, söz konusu taşınmazın imar planında park, yol ve spor tesisi olarak düzenlendiğini, bu taşınmazın bir kısmına her hangibir kamulaştırma işlemi yapılmaksızın asfalt yol, spor tesisi yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını, kalan alanın büyük bir kısmının daimar planına göre kamu hizmetine tahsis edilecek alan (yol ve park gibi) içinde kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklıkalmak kaydı ile şimdilik 10.000 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu davalı idareden tahsilinekarar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmış olup, iş bu dava Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/179 Esassayılı dosyasında görülmüş olup,Davacı vekili 23.02.2012 tarihli dava dilekçesinde Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığını ve Spor Genel Müdürlüğüne davalıolarak göstermek suretiyle özetle; Davacının Kayseri İli, Melikgazi İlçesi, Esentepe Mahallesi, 10196 ada, 1 parselde bulunantaşınmazın hisseli maliki olduğunu, söz konusu taşınmazın imar planında park, yol ve spor tesisi olarak düzenlendiğini belirterek,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumludavalı idareden tahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmış olup, iş bu dava Kayseri 2. Asliye HukukMahkemesinin 2012/150 Esas sayılı dosyasında görülmüş ve mahkemece iş bu dosyanın, Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin2011/179 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.Davalı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili birleştirme kararının tebliğinden sonra süresi içerisinde verdiği dilekçedeözetle; taşınmazın FİİLEN EL ATILMAMIŞ KISIMLARI YÖNÜNDEN davada idari yargının görevli olduğunu belirterek görev itirazındabulunmuştur.KAYSERİ 5.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 21.05.2012 gün ve E:2011/179 sayı ile, davalı vekilinin görev itirazının reddine kararvermiştir.Davalı idare vekilinin, idari yargı yararına olumlu görev uyuşmazlığı çıkartılması yolunda süresi içinde verdiği dilekçesi üzerine,dava dosyasının onaylı bir örneği Danıştay Başsavcılığı'na gönderilmiştir.DANIŞTAY BAŞSAVCISI; Uygulama ve Öğreti'de, kamu idarelerinin, kamu hizmetinin yürütümü sırasında, kamu gücü kullanaraktek yanlı irade açıklamalarıyla yapmış oldukları işlemlerin, "idari işlem"; herhangi bir işlem ya da karara dayanmaksızıngerçekleştirdikleri maddi faaliyetleriyle, görevleriyle ilgili hareketsizliklerinin de, "idari eylem" olarak tanımlandığı; bu tanıma göre;idarelerin 3194 sayılı İmar Kanununun 8'inci maddesi uyarınca tek yanlı irade açıklamaları ile tesis ettikleri, genel ve düzenleyiciimar planları ile bu planlara dayanılarak tesis edilen parselasyon, kamulaştırma, ruhsat gibi bireysel işlemler, "idari işlem"; bu imarplanı uyarınca yapmak zorunda oldukları program ve uygulamaları bunun için gerekli zamanda gerçekleştirmemeleri; yani, bukonudaki hareketsizlikleri de, idari eylem niteliği taşıdığı; dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, dava dilekçesinde,Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.12.2010 günlü kararında, mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamaların fiili el atma olmadan dakamulaştırmasız el atma olarak nitelendirildiği ileri sürülmek suretiyle, imar planında ‘’park, yol ve spor alanı’’ olarak ayrılantaşınmazın bedelinin ödenmesine hükmedilmesinin istenildiği, bu bilgiler karşısında; davanın, davacının taşınmazının, YargıtayHukuk Genel Kurulu kararında ‘’hukuki el atma’’ olarak nitelendirilen, imar planında park, yol ve spor tesisi olarak ayrılması hadisesisebebiyle mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamadan kaynaklanan tazminat talebiyle açıldığı sonucuna ulaşılmış olup, Yargıtay HukukGenel Kurulunun kararında mülkiyet hakkına getirildiği söylenilen kısıtlamanın, taşınmazın maliki yönünden zarar doğurucusonuçlarının olabileceğinde kuşku bulunmadığı, ancak; bu sonuç ya da sonuçlar, yukarıda da söylenildiği üzere, genel vedüzenleyici nitelikte bir idari işlem olan imar planında taşınmazın park, yol ve spor alanı olarak gösterilmesinden; bu plandaöngörülen kamulaştırma programlarının zamanında yapılmamasından ve imar uygulamalarından; başka anlatımla da, idariişlemlerden ve davalı idarenin imar planı gereği yapılması gereken kamulaştırmalar konusundaki hareketsizliği şeklinde ortayaçıkan idari eylemlerden kaynaklandığı; idari işlem ve eylemlerden doğan zararların tazmini taleplerinin ise; 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 12 ve 13'üncü maddeleri uyarınca, idari yargı yerlerinde açılacak tam yargı davalarına konuedilmelerinin, anılan yasa hükümlerinin gereği olduğu; bu bakımdan, hukuka uygunluklarının denetimi ve zarar doğurucusonuçlarının giderilmesi İdari Yargı'nın görev alanında bulunan idari işlem ve eylemlerin hukuk düzeninde yaratmış oldukları etki vesonuçların, "hukuki el atma" olarak nitelendirilmesine ve bu olumsuz sonuçlarla ilgili tazminat taleplerinin adli yargı yerlerindeaçılacak tazminat davalarına konu edilmelerine hukuken olanak bulunmadığı; dolayısıyla, davanın 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 2'nci maddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları," hükmü gereğince idari yargı yerinde görülmesinin gerektiği; açıklanannedenle, 2247 sayılı Yasa'nın 10'uncu maddesi uyarınca olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına ve dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında, Üyeler: Mustafa AYSAL, Eyüp Sabri BAYDAR,
Sıddık YILDIZ, Nurdane TOPUZ, Sedat ÇELENLİOĞLU ve Ayhan AKARSU’nun katılımlarıyla yapılan 24.12.2012 günlü toplantısında:l-İLK İNCELEME: Başvuru yazısı ve dava dosyası örneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın 27. maddesi gereğince yapılan incelemeyegöre, davalı idarenin anılan Yasanın 10/2 maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığı görev itirazının reddedilmesi ve12/1. maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerine Danıştay Başsavcısı'nca, 10. maddede öngörülen biçimdeolumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Selim Şamil KAYNAK’ın, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundakiraporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ileDanıştay Savcısı Tuncay DÜNDAR’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonraGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, Davacının hissedar olduğu taşınmaza, imar planında park, yol ve spor alanı olarak ayrılmak suretiyle fiilen ve hukukenkamulaştırmasız el atıldığından bahisle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziile birlikte şimdilik 10.000 TL’nin davalı idareden tahsili istemiyle açılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesinde; “Planlarınhazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur.
a) Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini, yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri,faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımını belirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını, gerekli gördüğü hallerde Devlet PlanlamaTeşkilatı yapar veya yaptırır.
b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevredüzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgilibelediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. (Değişik dördüncü cümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internetsayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığıncabelediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.
Belediye ve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacak planlar valilik veya ilgilisince yapılır veya yaptırılır. Valilikçeuygun görüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğe girer. (Değişik üçüncü cümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Onay tarihindenitibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Biraylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilik itirazları ve planları onbeş gün içerisinde inceleyerekkesin karara bağlar.
Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir.
Kesinleşen imar planlarının bir kopyası, Bakanlığa gönderilir.
İmar planları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idarelerin görevidir. Belediye Başkanlığı ve mülki amirlikler, imarplanının tamamını veya bir kısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getirip çoğaltarak tespit edilecek ücret karşılığında isteyenlereverir.
c) (Ek: 3/7/2005 - 5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda belirtilen izinleralınmadan tarımsal amaç dışında kullanılmak üzere plânlanamaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Olayda, imar planının uygulaması sonucu, uyuşmazlığa konu parselin imar planında park, yol ve spor alanında kaldığı, davayakonu taşınmazın bir kısmına idarece fiilen el atıldığı, bir kısmına ise fiilen el atılmadığı, görev itirazında bulunup sonrasındauyuşmazlık çıkartılmasını talep eden davalı idare tarafından da fiilen el atılmayan kısım bakımından görev itirazında bulunulduğu,bununla birlikte Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı ile bu tür yerlerin de bedelinin ödeneceğine karar verildiği, kamulaştırmasız elatma nedeniyle taşınmazın bedelinin ödenilmesi gerektiğinin iddia edildiği; davanın konusunun, davalı idarece 3194 sayılı Kanunuuyarınca kamu gücü kullanılarak tek yanlı irade ile yapılan imar planlarında yer alan davacının hissedar olduğu taşınmazınbedelinin tazminine ilişkin bulunduğu anlaşılmış olup, belirtilen duruma göre, imar planı ve buna dayalı imar uygulaması sonucundauğranılan zararın tazminine yönelik bulunan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan"İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları" kapsamında idariyargı yerince çözümlenmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcısı’nın başvurusunun kabulü ile, davalı vekilinin davaya konu taşınmazın fiilen el atılmayankısmı bakımından yapmış olduğu görev itirazının, Asliye Hukuk Mahkemesince reddine ilişkin kararın kaldırılması gerekmiştir. SONUÇ : Davanın çözümünde İDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Danıştay Başsavcısı’nın BAŞVURUSUNUN KABULÜile, Davalı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin davaya konu taşınmazın fiilen el atılmayan kısmı bakımından yapmışolduğu GÖREV İTİRAZININ REDDİNE İLİŞKİN Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce 21.05.2012 gün ve E:2011/179 sayılıKARARININ KALDIRILMASINA, 24.12.2012 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.