Hukuk Bölümü
2012/580 E. , 2012/473 K.TAŞINMAZ IÇERISINDE BULUNAN DIKILI AĞAÇLARIN DAVALI ŞIRKETIN BARAJ YAPIMI SIRASINDA KULLANDIĞIDINAMITLER NEDENIYLE ZARARA UĞRADIĞINDAN BAHISLE AÇILAN DAVANIN ADLİ YARGI YERİNDE ÇÖZÜMLENMESIGEREKTIĞI.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN (2247) Madde 14"İçtihat Metni"Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca hazırlanmıştır. İzinsiz olarak kopyalanması ve dağıtılması hukukisorumluluk gerektirir. Davacı
: İ.Ç. Davalı
: B. Yapı Şirketi
(Adli Yargı ve İdari Yargıda) DSİ Bölge Müdürlüğü (Adli Yargıda) O L A Y : Davacı dilekçesinde özetle; Kahramanmaraş İli, Çağlayancerit İlçesi, Engizek Mahallesi,230 ada, 16 parsel sayılıtaşınmazın içerisinde bulunan dikili ağaçların davalı şirketin baraj yapımı sırasında kullandığı dinamitler nedeniyle zararauğradığından bahisle 7.401,89 TL zararın davalı B. Yapı Şirketi tarafından ödenmesi istemiyle davalı B. Yapı Şirketine karşı İdariYargı'da dava açmıştır.GAZİANTEP 1.İDARE MAHKEMESİ; 12.07.2011 gün, E:2011/1108, K:2011/1158 sayı ile özetle; özel bir firmanın eylemindendolayı uğranıldığı ileri sürülen zararın uyuşmazlık konusu edildiği davada özel hukuk hükümlerine göre adli yargının görevliolduğundan bahisle, 2577 sk.nun 15/1-a maddesi uyarınca davanın görev yönünden reddine karar vermiş ve karar kesinleşmiştir.Davacı, bu kez aynı taleple davalılar B. Yapı Şirketi, ve DSİ Bölge Müdürlüğüne karşı 10.08.2011 tarihinde Adli Yargı'da davaaçmıştır.PAZARCIK SULH HUKUK MAHKEMESİ; 20.12.2011 gün, E:2011/494, K:2011/780 sayı ile özetle; 6100 s.HMK.nın 3.maddesinegöre idarenin eylem ve işlemleri ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı ölüm veya vücut bütünlüğününyitirilmesinden doğan zararların tazmini davalarında hukuk mahkemelerinin görevli olduğu, bunun dışındaki diğer sorumlulukhallerinde idare mahkemelerinin görevli olduğu belirtilerek, DSİ tarafından baraj inşaatının yapımı sırasında kullanılan patlayıcımaddelerin patlaması sonucunda etrafa fırlayan büyük taş ve kaya parçalarının davacının taşınmazı ile bu taşınmazda bulunanbitkilere zarar verilmesi sonucunda tazminat talebinde bulunulması sebebiyle Gaziantep İdare Mahkemesi'nin görevli olduğundanbahisle görevsizlik kararı vermiş, ve karar kesinleşmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında, Üyeler: Mustafa AYSAL, Eyüp Sabri BAYDAR,Sıddık YILDIZ, Nurdane TOPUZ, Sedat ÇELENLİOĞLU ve Ayhan AKARSU’nun katılımlarıyla yapılan 24.12.2012 günlü toplantısında:l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 14. maddesine göre; olumsuz görev uyuşmazlığınınbulunduğunun ileri sürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargı mercilerinden en az ikisinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olandavada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekmekte, bu uyuşmazlığıngiderilmesi istemi ise, hukuk uyuşmazlıklarında ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilmektedir. Aynı Yasanın 27. maddesindeise, Uyuşmazlık Mahkemesinin, uyuşmazlık çıkarmaya veya görev uyuşmazlıklarına ilişkin istemleri önce şekil ve süre açısındaninceleyeceği, yöntemine uymayan veya süresi içinde ileri sürülmemiş istemleri reddedeceği kuralına yer verilmektedir.Dosyanın incelenmesinden; Davacı tarafından, zarar tazmini talebiyle, davalı B. Yapı Şirketine karşı ilk önce İdari Yargı'da davaaçılmış olup, İdare Mahkemesi ''özel bir firmanın eyleminden dolayı uğranıldığı ileri sürülen zararın uyuşmazlık konusu edildiğidavada özel hukuk hükümlerine göre adli yargının görevli olduğundan bahisle'' görevsizlik kararı vermiş, sonrasında ise, davacıtarafından, aynı taleple bu kez B. Yapı Şirketi ve dahi kamu kurumu niteliğindeki DSİ Bölge Müdürlüğü davalı olarak gösterilmeksuretiyle Adli Yargı'da dava açılmış olup, Sulh Hukuk Mahkeme'si ''6100 sayılı HKM.nun 3.maddesine atfen davaya konu olayınidare konumundaki DSİ.nin eyleminden doğan zararın tazmini kaynaklı olduğunu belirterek, idari yargının görevli olduğundanbahisle'' görevsizlik kararı vermiştir. Davacı tarafından, adli yargı yerinde dava açılırken hem B. Yapı Şirketinin, hem de idare konumundaki DSİ Bölge Müdürlüğü'nündavalı olarak gösterilmiş olmasına karşın, idari yargı yerinde dava açılırken sadece B. Yapı Şirketinin davalı olarak gösterilmişoluşu birlikte değerlendirildiğinde, adli yargı yeri ile idari yargı yeri arasında davalı B. Yapı Şirketi açısından 2247 sk.nun14.maddesi kapsamında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğu anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliğiile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Selim Şamil KAYNAK’ın, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundakiraporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ileDanıştay Savcısı Tuncay DÜNDAR’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonraGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı tarafından; Kahramanmaraş İli, Çağlayancerit İlçesi, Engizek Mahallesi, 230 ada, 16 parsel sayılı taşınmazına, barajyapımı sırasında kullanılan dinamitlerin patlaması sonucu fırlayan kaya parçalarının düşmesi sebebiyle zarar verildiğinden bahisle,bu zararın giderilmesi için dava açıldığı anlaşılmıştır.2257 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun ‘’İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı’’ başlıklı 2.maddesinin 1.fıkrasındaidari dava türleri; İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayıiptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasındaçıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar olarak sayılmıştır.
İdari yargı yerlerinde görülen idari dava türlerinden biri olan tam yargı davasının açılabilmesi için, idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel bir hakkın muhtel olması gerekmekte olup, idari eylem ve işlemlerden kaynaklanmayan özel hukuk hükümlerine tabi
tüzel kişiler tarafından verilen zararlar nedeniyle idari yargı yerinde dava açılması ise mümkün değildir.İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projenin hukuka aykırı olduğunedeniyle iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacak davalar ile idarenin aynı plan ve projeye göre meydanagetirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımı sırasında kişilere verdiği zararlarıntazmini istemiyle idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılacak davaların görüm veçözümünün, iptal ve tam yargı davaları kapsamında yargısal denetimi yapan idari yargı yerine ait olduğu, idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu, özel mülkiyete konu taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı veya plan ve projeye aykırı işgörüldüğü iddiasıyla açılacak müdahalenin men’i ve meydana gelen zararın tazmini davalarının ise, mülkiyete tecavüzünönlenmesine ve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinde çözümleneceği, yerleşik yargısal içtihatlarlakabul edilmiş bulunmaktadır.Somut olayda; davacı tarafından idari yargı yerinde açılan davada sadece özel hukuk hükümlerine tabi olan B. Yapı Şirketi davalıolarak gösterilmiş olup, yukarıda izah edildiği üzere, özel hukuk hükümlerine tabi olan şirketin eyleminden doğan zarar nedeniyleidari yargı yerinde dava açılamayacağı anlaşılmıştır.Dava dilekçesinde, baraj yapım çalışmaları sırasında kullanılan dinamitlerin patlaması sonucu fırlayan kaya parçalarının taşınmazınüzerine düştüğü, böylece taşınmazın zarar gördüğü ileri sürülmüştür. Bu bağlamda, davacı tarafından adli yargı yerinde davaaçılırken hem B. Yapı Şirketi, hem de DSİ Bölge Müdürlüğü’nün davalı olarak gösterilmiş olmasına karşın, olumsuz görevuyuşmazlığının sadece davalı B. Yapı Şirketi açısından doğduğu kabul edilmiş olmakla, bu kabul çerçevesinde,özel hukukhükümlerine tabi olan davalı şirketin eyleminden kaynaklandığı öne sürülen zararın tazmini bakımından açılan davanın özel hukukhükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, davalı B. Yapı Şirketi bakımından, Pazarcık Sulh Hukuk Mahkemesin’ce verilen görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir. SONUÇ : Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle davalı B. Yapı Şirketi bakımından Pazarcık SulhHukuk Mahkemesi’nin 20.12.2011 gün, E:2011/494, K:2011/780 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 24.12.2012gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.