Hukuk Bölümü
2012/620 E. , 2012/490 K.İMAR PLANINDAN KAYNAKLANAN TAZMINAT DAVASININ, İDARİ YARGI YERİNDE ÇÖZÜMLENMESI GEREKTIĞI HK.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN (2247) Madde 10İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU (İYUK) (2577) Madde 2İMAR KANUNU (3194) Madde 8"İçtihat Metni"Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca hazırlanmıştır. İzinsiz olarak kopyalanması ve dağıtılması hukukisorumluluk gerektirir.Davacı
: M.D.Vekili
: Av. M.E.A.Davalılar : 1- Yenimahalle Belediye BaşkanlığıVekili
: Av. E.N.C.
2- Ankara Büyükşehir Belediye BaşkanlığıVekili
: Av. A.K.
O L A Y : Davacı vekili özetle; Davacının Ankara İli, Yenimahalle İlçesi, İvedik Mahallesi, 60310 ada, 1 parsel sayılı taşınmazınhisseli maliki olduğunu, taşınmazın imar planında ağaçlandırılacak alanı olarak ayrıldığını belirterek, taşınmazın tapu kaydınındavalı idare adına tescili ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 500,00 TL nin faizi ile birlikte davalı idaredentahsiline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.Davalı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili 1.celseden önce, süresi içerisinde verdiği cevap dilekçesinde özetle; görevitirazında bulunmuştur.Davalı Yenimahalle Belediye Başkanlığı vekili 1.celseden önce, süresi içerisinde verdiği cevapdilekçesinde özetle; görev itirazındabulunmuştur.ANKARA 12.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 25.09.2012 gün, E:2012/199 sayı ile, davalıların görev itirazlarının reddine kararvermiştir.Davalı Yenimahalle Belediye Başkanlığı vekili ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin, idari yargı yararına olumlu görevuyuşmazlığı çıkartılması yolunda süresi içinde verdiği dilekçesi üzerine, dava dosyasının onaylı bir örneği Danıştay Başsavcılığı'nagönderilmiştir.DANIŞTAY BAŞSAVCISI; Uygulama ve Öğreti'de, kamu idarelerinin, kamu hizmetinin yürütümü sırasında, kamu gücü kullanaraktek yanlı irade açıklamalarıyla yapmış oldukları işlemlerin, "idari işlem"; herhangi bir işlem ya da karara dayanmaksızıngerçekleştirdikleri maddi faaliyetleriyle, görevleriyle ilgili hareketsizliklerinin de, "idari eylem" olarak tanımlandığı, bu tanıma göre;idarelerin 3194 sayılı İmar Kanununun 8'inci maddesi uyarınca tek yanlı irade açıklamaları ile tesis ettikleri, genel ve düzenleyiciimar planları ile bu planlara dayanılarak tesis edilen parselasyon, kamulaştırma, ruhsat gibi bireysel işlemler, "idari işlem"; bu imarplanı uyarınca yapmak zorunda oldukları program ve uygulamaları bunun için gerekli zamanda gerçekleştirmemeleri; yani, bukonudaki hareketsizlikleri de, idari eylem niteliği taşıdığı, dosyanın incelenmesinden; davacının hissedar olduğu taşınmazın imarplanında ağaçlandırılacak alan olarak ayrılması sebebiyle kamulaştırılmasız el atıldığı, davanın da mülkiyet hakkına getirilenkısıtlamadan kaynaklı tazminat talebiyle açıldığı, dava dilekçesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.12.2010 günlü,E:2010/5-662, K:2010/651 sayılı kararında, mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamaların, taşınmazın maliki yönünden zarar doğurucusonuçlarının olabileceği, bu sonuç ya da sonuçların genel ve düzenleyici nitelikte bir idari işlem olan imar planında taşınmazınağaçlandırılacak alan olarak gösterilmesinden, bu planda öngörülen kamulaştırma programlarının zamanında yapılmamasından veimar uygulamalarından, idari işlemlerden ve davalı idarenin imar planı gereği yapılması gereken kamulaştırmalar konusundakihareketsizliği şeklinde ortaya çıkan idari eylemlerden kaynaklandığı, idari işlem ve eylemlerden doğan zararların tazminitaleplerinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 12 ve 13'üncü maddeleri uyarınca, idari yargı yerlerinde açılacak tamyargı davalarına konu edilmelerinin anılan yasa hükmü olduğu, dolayısıyla, hukuka uygunluklarının denetimi ve zarar doğurucusonuçlarının giderilmesi İdari Yargının görev alanında bulunan idari eylem ve işlemlerin hukuk düzeninde yaratmış oldukları etki vesonuçların, ''hukuki el atma'' olarak nitelendirilmesine ve bu olumsuz sonuçlarla ilgili tazminat taleplerinin adli yargı yerlerindeaçılacak tazminat davalarına konu edilmelerine hukuken olanak bulunmadığı, bu bakımdan 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 2'nci maddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendinde yer alan "idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları," hükmü gereğince idari yargı yerinde görülmesinin gerektiği belirtilerek, 2247sayılı Yasa'nın 10'uncu maddesi uyarınca, olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına ve dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine karar vermiştir.İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında, Üyeler: Mustafa AYSAL, Eyüp Sabri BAYDAR,Sıddık YILDIZ, Nurdane TOPUZ, Sedat ÇELENLİOĞLU ve Ayhan AKARSU’nun katılımlarıyla yapılan 24.12.2012 günlü toplantısında:l-İLK İNCELEME: Başvuru yazısı ve dava dosyası örneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın 27. maddesi gereğince yapılan incelemeyegöre, davalı idarelerin anılan Yasanın 10/2 maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığı görev itirazının reddedilmesi ve12/1. maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunmaları üzerine Danıştay Başsavcısı'nca, 10. maddede öngörülen biçimde,olumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Selim Şamil KAYNAK’ın, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundakiraporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ileDanıştay Savcısı Tuncay DÜNDAR’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonraGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, Davacının taşınmazına, imar planında ağaçlandırılacak alan olarak ayrılmak suretiyle kamulaştırmasız el atıldığından bahisle,taşınmazın tapusunun davalı idareye terkini ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, dava tarihinden itibaren işleyecek
yasal faizi ile birlikte şimdilik 500,00 TL’nin davalı idareden tahsili istemiyle açılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesinde; “Planlarınhazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur.
a) Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini, yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri,faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımını belirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını, gerekli gördüğü hallerde Devlet PlanlamaTeşkilatı yapar veya yaptırır.
b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevredüzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgilibelediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. (Değişik dördüncü cümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internetsayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığıncabelediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.
Belediye ve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacak planlar valilik veya ilgilisince yapılır veya yaptırılır. Valilikçeuygun görüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğe girer. (Değişik üçüncü cümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Onay tarihindenitibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Biraylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilik itirazları ve planları onbeş gün içerisinde inceleyerekkesin karara bağlar.
Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir.
Kesinleşen imar planlarının bir kopyası, Bakanlığa gönderilir.
İmar planları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idarelerin görevidir. Belediye Başkanlığı ve mülki amirlikler, imarplanının tamamını veya bir kısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getirip çoğaltarak tespit edilecek ücret karşılığında isteyenlereverir.
c) (Ek: 3/7/2005 - 5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda belirtilen izinleralınmadan tarımsal amaç dışında kullanılmak üzere plânlanamaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Olayda, imar planının uygulaması sonucu, uyuşmazlığa konu parselin imar planında ağaçlandırılacak alanda kaldığı, taşınmazaidarece fiilen el atılmadığı, kamulaştırmasız el atma nedeniyle taşınmazın bedelinin ödenilmesi gerektiğinin iddia edildiği; davanınkonusunun, davalı idarece 3194 sayılı Kanunu uyarınca kamu gücü kullanılarak tek yanlı irade ile yapılan imar planlarında yer alandavacının hissedar olduğu taşınmazın bedelinin tazminine ilişkin bulunduğu anlaşılmış olup, belirtilen duruma göre, imar planı vebuna dayalı imar uygulaması sonucunda uğranılan zararın tazminine yönelik bulunan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafındanaçılan tam yargı davaları" kapsamında idari yargı yerince çözümlenmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcısı’nın taşınmazın bedelinin tahsiline hükmedilmesi istemine ilişkin kısmı yönündenbaşvurusunun kabulü ile davalılar vekillerinin görev itirazının Asliye Hukuk Mahkemesince reddine ilişkin kararın kaldırılmasıgerekmiştir. SONUÇ
: Davanın çözümünde İDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Danıştay Başsavcısı’nın taşınmazın bedelinintahsiline hükmedilmesi istemine ilişkin kısmı yönünden BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Davalılar vekillerinin GÖREV İTİRAZININREDDİNE İLİŞKİN Ankara 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 25.09.2012 gün, E:2012/199 sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,24.12.2012 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.