T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS
NO
: 2014 / 638
KARAR NO
: 2014 / 731
KARAR TR
: 14.7.2014
ÖZET : İdarenin dava konusu taşınmazakamulaştırmasız el atmasından doğan zararıntazmini istemiyle açılan davada, davanınhaksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerinegöre ADLİ YARGI YERİNDE, çözümlenmesigerektiği hk.
K A R A R Davacı
: M.O.
Vekilleri
: Av.M.E.A.& Av.C. A.
Davalılar
: 1.Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili
: Av.A.K.
2.TEDAŞ Genel Müdürlüğü
Av.Ş.Ç.Y.İhbar Olunan: TEİAŞ Genel MüdürlüğüVekili
: Av.S.B. O L A Y
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Ankara ili, Yenimahalle ilçesi,Susuz-imar Mahallesi 44744 Ada, 1 Parsel sayılı taşınmazın hisseli maliki olduğunu, taşınmazın imarplanında “Kentsel Rekreasyon Alanı” olarak ayrıldığını ve tapu kaydı üzerine kamulaştırılacak şerhikoyulmuş olduğunu, bu taşınmazın 40.000.00 m² si üzerinden TEDAŞ Genel Müdürlüğü tarafından EnerjiNakil Hattı geçirilmek suretiyle fiilen kamulaştırmasız el atıldığını, davacının bu şekilde zarara uğradığınıbelirterek; dava konusu taşınmazın toplam bedelinden, fazlaya ilişkin ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıylaşimdilik 1.000,00 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek kamu alacaklarına uygulanan en yüksekfaizi ile birlikte, davalı idarelerden el attıkları payları oranında alınarak davacıya ödenmesine ve davakonusu taşınmazın tapu kaydının el attıkları payları oranında davalı idareler adına tescil ettirilmesine kararverilmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.Davacı vekili 13.12.2013 tarihli dilekçesi ile özetle; bilirkişi raporu doğrultusunda davadilekçesinin 4.848.682,80 TL olarak ıslahı ile tespit edilen tazminat alacağının fazlaya ilişkin hakları saklıkalmak kaydıyla dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıidarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili 16.12.2013 tarihli cevap dilekçesi ile; görevitirazında bulunmuştur.Ankara 13.Asliye Hukuk Mahkemesi: 24.12.2013 tarih ve 2012/692 Esas nolu kararı ile; davalıAnkara Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin görev itirazının reddine karar vermiştir.Davalılardan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekilinin, idari yargı yararına olumlu görevuyuşmazlığı çıkartılması yolunda süresi içinde verdiği dilekçesi üzerine, dava dosyasının onaylı bir örneğiDanıştay Başsavcılığı’na gönderilmiştir.Danıştay Başsavcısı; İdarelerin 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 8'inci maddesi uyarınca tek yanlı iradeaçıklamaları ile tesis ettikleri, genel ve düzenleyici imar planları ile bu planlara dayanılarak tesis edilenparselasyon, kamulaştırma, ruhsat gibi bireysel işlemler, "idari işlem, bu imar planı uyarınca yapmakzorunda oldukları program ve uygulamaları bunun için gerekli zamanda gerçekleştirmemeleri yani, bukonudaki hareketsizliklerin de, idari eylem niteliği taşıdığını belirterek, davanın 2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 2'nci maddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendinde yer alan "idari eylem ve işlemlerdendolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları," hükmü gereğince idariyargı yerinde görülmesinin gerektiği belirtilerek, 2247 sayılı Yasa'nın 10'uncu maddesi uyarınca, olumlugörev uyuşmazlığı çıkarılmasına ve dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine karar vermiştir.İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında, Üyeler: EyüpSabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU, Mehmet AKBULUT’un katılımlarıyla yapılan 14.7.2014 günlü toplantısında:Başvuru yazısı ve dava dosyası örneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın 27. maddesi gereğinceyapılan incelemeye göre, davalılar Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili ile davalı TEDAŞ GenelMüdürlüğü vekilinin anılan Yasanın 10/2 maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığı görevitirazının reddedilmesi ve dahi davalılardan Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı vekilinin 12/1.maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerine Danıştay Başsavcısı'nca, davalılardanAnkara Büyükşehir Belediye Başkanlığı açısından 10.maddede öngörülen biçimde, olumlu görev
uyuşmazlığı çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.Her ne kadar Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı vekili tarafından yapılan görev itirazı,Mahkemenin 09.05.2013 tarihli ilk duruşmasından sonra sunulan 13.12.2013 tarihli cevap dilekçesi ileyapıldığından ilk etapta süresinde görülmüyor ise de; dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde,davalı Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı hakkında ön inceleme duruşmasının yapılmadığı,durumun Mahkemenin 24.12.2013 tarihli celsesinde ortaya konulduğu ve davalı Ankara BüyükşehirBelediyesi Başkanlığı’na dava dilekçesinin 06.12.2013 tarihinde tebliğ edildiği; bu nedenlerle davadilekçesinin tebliğinden itibaren cevap süresi içinde ve mahkemenin bir sonraki duruşma tarihi olan24.12.2013 tarihinden önce yapılan görev itirazının, süresinde olduğu sonucuna varılmıştır.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in, davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN’ın davada adli yargının, Danıştay Savcısı Mehmet AliGÜMÜŞ’ün davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonraGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, davacının hisseli şekilde maliki olduğu taşınmazın imar planında “Kentsel Rekreasyon Alanı”nda kaldığı belirtilmek suretiyle kamulaştırmasız el atıldığından bahisle; dava konusu taşınmazın toplambedelinden, fazlaya ilişkin ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL bedelin davatarihinden itibaren işleyecek kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte, davalı idarelerden elattıkları payları oranında alınarak davacıya ödenmesine ve dava konusu taşınmazın tapu kaydının elattıkları payları oranında davalı idareler adına tescil ettirilmesine karar verilmesi istemi ile açılmıştır.a)
Dava konusu taşınmaza fiilen el atılıp atılmadığına dair değerlendirme:Mahkememizce yapılan inceleme neticesinde, dava konusu taşınmaz üzerinde 26.09.2013tarihinde keşif icra edildiği, yapılan keşif sonrası alınan Harita ve Kadastro Mühendisi M. Hilmi Ertan’aait 08.11.2013 tarihli bilirkişi raporunda; davada konusu Yenimahalle İlçesi, Susuz Mahallesi 44744ada 1 parselin; Belediye Meclisimizin 17.11.1999 gün ve 320 sayılı karan ile uygun görülüp, AnkaraBüyükşehir Belediyesi Başkanlığının 20.01.2000 gün ve 06BBB.08.04 İM. 1.2/OP.659/7346/99( 1957-1958)311 sayılı yazısı ile onaylanan 1/1000 ölçekli Susuz II-Etimesgut Kuzeyi Uygulama İmar Planıkapsamında ve bu planın uygulaması Belediye Encümenimizin 20.04.2000 gün ve 1047 sayılı karan ileonaylanan 84184 nolu parselasyon planı kapsamında, KAKS:0.10 yapılaşma koşulu ile "RekreasyonAlanı" kullanımında kaldığını, 5 yıl içerisinde imar programının yapılmadığını, dava konusu edilen parselinüzerinde davacıya ait herhangi bir muhdesat bulunmadığını, parsel üzerinde Türk Telekomünikasyon A.Ş.ne ait RL istasyonunun A=3536 m2 lik bölümü ile parselin bir bölümünde de ağaçlandırma yapıldığınıngörüldüğünü, dava konusu 44744 ada 1 numaralı parsel üzerinde 380 kV Kayabaşı-Ankara II SincanEnerji iletişim hattına ait 702 nolu direği (kadastro Susuz 3637 parsel- imar 44744 ada 2 parsel) ile 154kv Ankara II.(Sincan) Sanayi Bölgesi Enerji hattına ait 20 nolu direği (kadastro Susuz 3633 parsel-imar44744 ada 3 parsel) bulunduğunu, 702 nolu direk alanı (kadastro Susuz 3637 parsel- imar 44744 ada 2parsel) 81m2, 20 nolu direk alanının (kadastro Susuz 3633 parsel-imar 44744 ada 3 parsel) 49 m2olduğunu; irtifak hakkına konu olan bölümde ise 380kV Kayabaşı-Ankara II Sincan Enerji iletişim hattınaait irtifak alanı İRT1=12070,71 m2, 154 kv Ankara Il.(Sincan) Sanayi Bölgesi Enerji hattına ait irtifak alanıÎRT2=5398,27 m2 olarak hesaplandığını, dava konusu 44744 ada 1 parsel üzerinde bulunan Enerji nakilhatlarının ve pilon yerlerinin imardan önce kadastro parseli halinde iken geçirildiğini, dava konusuparselin üzere kadastro Susuz 3638 numaralı parselde tesis edilen irtifak haklarının imar 44744 ada 1numaralı parsele taşındığını, dava konusu parsele, şüyulandınldığı kadastro parsellerinden taşınan irtifakhaklan yüzölçümlerinin kendisi tarafından hesaplanan yüzölçümleri ile uyumlu olmadığını, davalı idaretarafından hazırlanacak proje ile tapu kütüğündeki irtifak haklarının yüzölçümlerinin düzeltilmesigerektiğini, davacı Murat OZAN'a ait dava konusu hisse (361842/6611650)x 264466m2= 14.473,68 m2ye tekabül ettiğini, davacıya ait bu hissenin 16.11.2012 tarih ve 48454 yevmiye numaralı satış işlemiylesatın alındığını, dava dışı Türk Telekomünikasyon A.Ş. nin kullanımında olan A=3.536m2 lik bölümdendavacı hissesine düşen miktarın (361842/6611650)x 3.536m2=193,52 m2 olarak hesaplandığınıbelirtmiş; 03.03.2014 tarihli ek raporunda ise kısaca; dava konusu edilen parselin üzerinde davacıya aitherhangi bir muhdesat bulunmadığını, parsel üzerinde Türk Telekomünikasyon A.Ş. ne ait RListasyonunun A=3536 m2 lik bölümü ile parselin bir bölümünde de ağaçlandırma yapıldığını, dava konusu44744 ada 1 numaralı parsel üzerinde 380 kv Kayabaşı-Ankara II Sincan Enerji iletişim hattına ait 702nolu direğinin (kadastro Susuz 3637 parsel- imar 44744 ada 2 parsel) ile 154 kV Ankara II. (Sincan)Sanayi Bölgesi Enerji hattına ait 20 nolu direğinin (kadastro Susuz 3633 parsel-imar 44744 ada 3parsel) bulunduğunu, Ankara Büyükşehir Belediyesi yönünden el atılan miktarın 264466m2-3536m=260930m2 olarak hesaplandığını belirtmiştir.Yine yapılan keşif sonrasında alınan, inşaat mühendisi Hasan Işıldak, mimar Burhan Tüvan,Elektrik Mühendisi Mustafa Dincel ile mülk bilirkişileri Hasan Pirinçi ve Metin Sağdıçoğlu’nunmüştereken hazırladığı raporda; davaya konu olan taşınmazın bazı bölümlerinde Ankara BüyükşehirBelediye Başkanlığı'nca ağaçlandırma çalışmalarının yapılmış olduğunu, taşınmazın daha üst kotunda TürkTelekomünikasyon A.Ş'ne ait tesislerin bulunduğunu, bu tesisin etrafının telle çevrilmesi, "GirmekYasaktır" levhasının konulması suretiyle taşınmazın maliklerinin tasarruf haklarının ortadan kaldırıldığını,ayrıca tesise çıkan yolun halen kullanılmakta olduğunu, taşınmaz üzerinden 2 adet de yüksek gerilimhattının geçtiğini, bu haliyle davalı taşınmaza davalı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Türk
Telekomünikasyon A.Ş. ve TEİAŞ tarafından fiilen el atılmış olduğunu; davalı Yenimahalle BelediyeBaşkanlığı’na ait herhangi bir tesis veya yapının bulunmadığını belirttikleri görülmüştür.Buradan hareketle dava konusu taşınmaza, imar planı kapsamında ağaç dikilmek, yol ve sosyaltesis yapılmak sureti ile fiilen el atıldığı sonucuna varılmıştır.Belediyelerin 3194 sayılı imar Kanunu 8. maddesi ve 18. maddesinin verdiği yetki ile arazi vearsalar üzerinde imar planlarının hazırlanması ve yürürlüğe konulması, arazi ve arsa düzenlemesi gibifaaliyetleri kapsamında yaptıkları imar planlarından kaynaklanan işlemlerin tek yanlı ve kamu gücünedayanan irade açıklamaları ile tesis edilen genel ve düzenleyici işlemler olduğu bu yönü ile de idari eylemve işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların idari yargı yerlerinde çözümlenmesi gerektiği tartışmasızdır.Buna karşılık, Belediyece, Kamulaştırma Kanunu’nda öngörülen usul ve yöntemlere uygun idari nitelikteuygulama işlemleri yapılmaksızın, dava konusu taşınmazlardan bir tanesine fiilen el atılması karşısında,idarenin bu eyleminin kamulaştırmasız el atma niteliğini taşıdığı açıktır.Öte yandan, İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamayakoyduğu plan ve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibi tesislerinkurulması, işletilmesi ve bakımı sırasında kişilere verdiği zararların tazmini istemiyle açılacak davalarıngörüm ve çözümünün, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılacaktam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerine ait olduğu; idarece herhangi birayni hakka müdahalede bulunulduğu, özel mülkiyete konu taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı veya planve projeye aykırı iş görüldüğü iddiasıyla açılacak müdahalenin men’i ve meydana gelen zararın tazminidavalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesine ve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göre adliyargı yerinde çözümleneceği, yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.Nitekim, yukarıda belirtilen genel kabul doğrultusundaki Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun11.2.1959 günlü, E:1958/17, K:1959/15 sayılı kararının III. bölümünde, “İstimlaksiz el atma halinde ammeteşekkülü İstimlak Kanunu’na uygun hareket etmeden ferdin malını elinden almış olması sebebiylekanunsuz bir harekette bulunmuş durumdadır. Ve bu bakımdan dava Medeni Kanun hükümlerine girenmülkiyete tecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararın tazmini davasıdır. Vebu bakımdan adliye mahkemesinin vazifesi içindedir.” görüşüne yer verilmiştir.İdarenin dava konusu 44744 Ada 1 Parsel numaralı taşınmaza kamulaştırmasız el atmasıkarşısında, bu taşınmaz bakımından el atmadan doğan zararın tazminine yönelik olan davanın, haksızfiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümü adli yargı yerinin görevine girmektedir.b)Davalı TEİAŞ vekilinin, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan elektrik direklerininkamulaştırıldığına dair iddia yönünden değerlendirme:Dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde; davalı TEİAŞ vekili tarafından dosyaya26.09.2013 tarihli beyan dilekçesinde aynen “Müvekkil kurumun Enerji nakil hattının tesis edildiği tarihte1957 parsel için; 380 kV Kayabaşı Ankara II Sincan Enerji iletim Hattının tesisi ile oluşan kamulaştırmabedelleri 28/06/1988 tarih ve 021075 numaralı makbuz ile. 154 kV Ankara II (Sincan) Sanayi BölgesiEnerji İletim Hattının tesisi ile oluşan kamulaştırma bedelleri ise 30/03/1984 tarih ve 05237 numaralımakbuz ile 1957 parselin malikleri adına Etibank Kızılay Şubesine yatırılmıştır. Her iki hatlımıza ait 26007ve 26526 m2lik irtifak haklarımızın tescilleri sağlanmış olup. 1957 numaralı kadastro parselininkamulaştırma evrakları dilekçemiz ekinde gönderilmektedir. Tapu kavdı üzerindeki şerhler kadastroparsellerinden dağıtımla imar parsellerine aktarılmıştır, Enerji İletim Hattımız Tesis edildiği tarihte 1957parsel üzerinden kamulaştırma işlemleri tamamlanmıştır” şeklindeki beyanı ile kamulaştırmasız el atmayakonu iddia yönünden dava konusu taşınmaz üzerinde kamulaştırma işlemlerinin tamamlandığı iddiasındabulunmuştur.Davalı TEİAŞ Genel Müdürlüğü’ne müzekkere yazılarak; dava konusu taşınmaz üzerinde şerhedilmiş olan kamulaştırma işlemlerine ilişkin bilgi ve belgeler istenmiştir. Gelen yazı cevabında; davakonusu taşınmazın teşekküllerine ait 380 kV Kayabaşı Ankara II Sincan Enerji İletim Hattının 703, 702 ve701 numaralı direkleri arasına isabet ettiğinin, 154 kV Ankara II (Sincan) Sanayi Bölgesi Enerji İletimHattının ise 19, 20 ve 21 numaralı direkleri arasına isabet ettiğinin, söz konusu parselin teşekküllerine aithatların tesisi sırasında 1957 numaralı kadastro parseliyken ilgili belediyenin 06.09.2000 tarih ve 6358yevmiye numaralı imar uygulaması sonucu 44744 ada 1 parsel olduğunun, 380 kV Kayabaşı Ankara IISincan Enerji İletim Hattının tesisi ile oluşan kamulaştırma bedellerinin 28.06.1988 tarih ve 021075numaralı makbuz ile 154 kV Ankara II (Sincan) Sanayi Bölgesi Enerji İletim Hattının tesisi ile oluşankamulaştırma bedellerinin ise 30.03.1984 tarih ve 05237 numaralı makbuz ile 1957 parselin malikleriadına Etibank Kızılay Şubesine yatırıldığının, her iki hatlarına ait 26007 ve 26526 m² lik irtifak haklarınıntescillerinin sağlandığının, teşekkülerine ait olan 26007 ve 26526 m² lik irtifak haklarının da imardüzenlemesi ile 44744 ada 1 parsel üzerine aktarıldığının bildirildiği görülmüştür.Davacı vekilinin iddiasına konu kamulaştırma işlemleri tarihi itibari ile 2942 sayılı Kanun’un 4560sayılı Kanun ile değişiklik yapılmadan önceki hali yürürlükte bulunmaktadır. Bu nedenle yapılacakdeğerlendirmelerde 2942 sayılı Yasa’nın ilk hali dikkate alınacaktır.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 3. maddesinde; “İdareler, kanunlarla yapmakyükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olantaşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilenhallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler.” denilmek sureti ile devletinkamulaştırma yetkisinin sınırları çizilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 4650 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile mülga 8. maddesinde;“Kamulaştırmayı yapacak İdare, kamulaştırma kararının alınmasından sonra kamulaştırma işleminin hersafhasında kendi ihale komisyonu, yoksa bu amaçla kuracağı komisyon marifetiyle tespit ettireceği bedel
üzerinden mal sahibi ile anlaşarak taşınmaz malı, kaynağı veya bunlar üzerindeki irtifak haklarını satınalabilir.
Bu suretle satın alman taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkı, sahibinden kamulaştırma yolu ilealınmış sayılır. Ancak, kamulaştırmaya ve bedeline itiraz davaları açılamaz.” Şeklindeki düzenleme ilesatın alma usulü düzenlenmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 4650 sayılı Kanunun 5. maddesi ile mülga 10. maddesinde;“İI ve ilçe dahilinde görev yapmak üzere beş asıl ve beş yedek üyeden oluşacak kıymet takdirikomisyonları, her yıl Ocak ayının ilk haftasında;
a) İI kıymet takdiri komisyonu:
1. İI idare kurulunca; defterdarlık memurlarından, resmi kuruluşların ziraat mühendislerinden, yoksaziraat teknisyenlerinden, o ildeki fen adamları arasından birer asıl ve birer yedek olmak üzere üç asıl veüç yedek üye,
2. 11 belediye encümenince taşınmaz mal sahipleri arasından iki asıl ve iki yedek üye;
b) ilçe kıymet takdiri komisyonu:
1. İlçe idare kurulunca; mal müdürlüğü memurlarından, resmî kuruluşların ziraat mühendislerinden,yoksa ziraat teknisyenlerinden, ilçedeki fen adamları, temin edilememesi halinde o ilçenin bağlıbulunduğu ildeki fen adamları arasından birer asıl ve birer yedek olmak üzere üç asıl ve üç yedek üye,
2. İlçe belediye encümenince taşınmaz mal sahipleri arasından iki asıl ve iki yedek üye;
Olmak üzere seçilir.
Belediye sınırları içindeki nüfusu, son nüfus sayımına göre yüz bini geçen şehirler için aynı sınırlariçerisinde yapılacak kamulaştırmalarda kıymet takdiri komisyonu, seçilen ziraat mühendisi veya ziraatteknisyeni yerine il veya ilçe idare kurulunca Bayındırlık Bakanlığı kuruluşuna dahil teknik elemanlararasından seçilecek bir üyenin katılmasıyla oluşur.
Seçilen komisyon üyelerine en yakın sulh mahkemesinde yemin ettirilir.
Komisyon üyelerinin hizmet süresi bir yıldır. Süresi biten üye tekrar seçilebilir.
Kıymet takdiri komisyonları uzmanlıkları dışında kalan konularda, kamulaştırılan malın cinsine göreuzman kimselerden danışma niteliğinde görüş alır ve bu hususu gerekçesiyle raporlarında bildirirler.
Kamulaştırılan taşınmaz malın sahipleri, bunların usul ve füruu, karı – koca veya üçüncü derecedahil kan ve sıhrî hısımları komisyonlara katılamaz ve görüş bildiremez.
Komisyon, kamulaştırmayı yapan idarenin daveti üzerine eksiksiz toplanır. Hukukîveya fiilî nedenlerle komisyona katılamayan asıl üyenin yerine, yedeği çağrılır. Komisyon başkanını kendiarasından seçer.
Komisyonda kararlar çoğunlukla verilir. Azınlıkta kalan üye, karara katılmama nedenlerini yazıpimzalamak zorundadır.” kamulaştırma bedelinin tespitinde oluşacak komisyonun yapısı belirlenmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 4650 sayılı Kanun’un 21. maddesi ile mülga13.maddesinde; Kamulaştırılması kararlaştırılan taşınmaz malın, 7 nci maddedekiusule göre tespit edilen sahibi, zilyet ve diğer ilgililerden adresi tespit olunanlara tebliğ edilmek üzere;kamulaştırılacak taşınmaz malın kamulaştırılmasına uygun ölçekli bir plan veya ölçekli krokisi,kamulaştırma kararı, takdir olunan kıymeti, kamulaştırma karşılığının veya ilk taksitinin milli bankalardanbirine hak sahibi adına yatırıldığına dair belge, kamulaştırmanın hangi idare yararına yapıldığı ve açılacakdavalarda husumetin kime yöneltileceği bedelin bankaya yatırıldığı tarihten başlayarak otuz gün içindenotere verilir. Noter onbeş gün içinde belgeleri tebliğe çıkarır. Noterler tarafından tebligat giderlerindenbaşka noterlik ücret tarifesinin 8 inci maddesi uyarınca ücret alınır.
Köy yararına kamulaştırmalarda tebligat, ihtiyar kurulundan en az üç üyenin önünde yapılır vedüzenlenen tutanak birlikte imzalanır. Belgelenen tebliğ geçerlidir.
Doğrudan tebligat ile beraber yukarıda yazılı kararlar ayrıca ilan olunur.” denilmek sureti ilekamulaştırma kararlarının tapu maliklerine tebliği ve tapu maliklerine yapılacak tebligat usulüdüzenlenmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 4650 sayılı Kanun’un 7. maddesi ile mülga 14. maddesindede; “Kamulaştırılacak taşınmaz malın sahibi, zilyedi ve diğer ilgililer noter veya köy ihtiyar kuruluaracılığıyla yapılan tebligat gününden, kendilerine tebligat yapılamayanlara tebligat yerine geçmek üzeregazete ile yapılan ilan tarihinden veya köy odasına asılmak suretiyle yapılan ilan süresinin bitimindenitibaren otuz gün içinde, kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda ve takdir olunan bedel ile maddîhatalara karşı da adlî yargıda dava açabilirler.
İdari yargıda açılan davalar öncelikle görülür.
İdarî yargıya başvurulduğu takdirde, adlî yargıya başvuru süresi, idari yargı kararının kesinleştiğitarihten, bu kararlara karşı temyiz veya karar düzeltilmesi isteminde bulunulmuş ise, buna ilişkin kararlarıntebliği tarihinden itibaren işlemeye başlar.
İştirak veya müşterek mülkiyette paydaşların tek başına dava hakları vardır.
İdare, kamulaştırma belgelerinin tebliği için notere verildiği günden veya köy yararınakamulaştırmalarda aleyhine dava açılacak kişi yönünden geçerli tebliğ tarihinden itibaren altmış güniçinde takdir olunan bedel ile maddi hatalara karşı taşınmaz malın bulunduğu yer mahkemesinde davaaçabilir.
İdare tarafından bu Kanun hükümlerine göre tespit olunan malik, zilyet ve diğer ilgililere karşı açılandavaların görülmesi sırasında, taşınmaz maun gerçek malikinin başka bir şahıs olduğu anlaşıldığıtakdirde, davaya bu gerçek malik, tapu malikinin daha önce öldüğü sabit olursa mirasçıları da dahiledilmek suretiyle devam olunur.
Açılan davaların sonuçlan dava açmayanları etkilemez.” şeklindeki düzenleme ile de, tapu
maliklerinin kamulaştırma işlemine karşı dava hakkı düzenlenmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 4650 sayılı Kanun’un 14.maddesi ile mülga 25. maddesindede; Hakların kullanılması ve borçların yerine getirilmesi bakımından kamulaştırma işlemi mal sahibi için13 üncü madde uyarınca yapılan tebligatla, idare için tebligata çıkarmakla başlar. Mülkiyetin idareyegeçmesi, bu Kanundaki özel hükümler dışında kamulaştırma işleminin idari yargı yönünden kesinleşmesiile olur. Dava açabilmek için idarenin tebligat yapması veya tebligata çıkarması şarttır.
Tebliğ tarihinden itibaren taşınmaz mal sahibinin kamulaştırılması kararlaştırılan taşınmaz maldayeni inşaat veya ekim yapmak veya mevcut inşaatta esaslı değişiklikler meydana getirmek gibi kullanmahaklan kalkar. Bundan sonra yapılanların değeri dikkate alınmaz.” denilmek sureti ile taşınmazın ne zamanidarenin mülkiyetine geçme zamanı açıkça belirtilmiş ve tapu maliki tarafından tebligat tarihinden itibaren30 günlük yasal sürede dava açılmamış olması ile idarenin taşınmaz mülkiyetini kazanacağı ortayakonulmuştur.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 37. maddesinde; “Bu Kanundan doğan tüm anlaşmazlıklarınadli yargıda çözümlenmesi gerekenleri, taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemelerinde basityargılama usulü ile görülür.”
denilmek sureti ile kamulaştırma davalarında adli yargının yetki ve görevalanı belirlenmiştir.
Görüldüğü üzere, 2942 sayılı Kanun’un 4650 sayılı Kanun ile değişiklik yapılamadan öncekihalinde, idarenin kamulaştırma işleminin kesinleşmesi için iki şart öngörülmüştü. Bunlardan 2942 sayılıYasa’nın 10 ve 11. maddeleri gereğince belirlenen kamulaştırma bedelinin tapu maliki adına bankayayatırılmış olması ve tapu malikine 13. Maddede belirtilen usule uygun olarak yapılan tebligata rağmen aynıkanunun 14. Maddesinde belirtilen süre içinde kamulaştırma işleminin iptali istemi ile idari yargıda ya dabedele ilişkin olarak adli yargıda dava açılmamış olması idi.2942 sayılı Yasa’da 4650 sayılı Yasa ileyapılan değişiklikten sonra idarenin kamulaştırma işlemine ilişkin karar alması tek başına yeterliolmamakta, konuya ilişkin Asliye Hukuk Mahkemesi’nce tescil kararı verilmesi gerekmektedir.
İddiaya konu 1987 ve1988 tarihli kamulaştırma işlemleri tarihinde yürürlükte bulunan 2942 sayılıKanun maddeleri dikkate alındığında, davalı TEİAŞ vekili tarafından,
tapu maliklerinin 2942 sayılıYasa’nın 8. Maddesi kapsamında uzlaşmaya çağrıldıkları ve uzlaşma sağlanması ile dava konusukamulaştırma işlemlerinin tamamlandığı iddia edildiğine göre; tapu malikleri ile 8. Maddede belirtilenşekilde uzlaşı gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmedi ise davalı idare tarafından alınankamulaştırma kararının tapu maliklerine 13. maddede belirtilen şekilde tebliğ edilip edilmediği , tebligatyapıldı ise usulüne uygun olup olmadığı, kamulaştırma kararına karşı tapu maliklerince açılan bir bedeltespiti ya da iptal davası olup olmadığı hususlarını araştırarak kamulaştırma işleminin
kesinleşipkesinleşmediğini ve bu itibarla bu davalı yönünden kamulaştırmasız el atma iddiasının haklılığını incelemeve değerlendirme görevinin 2942 sayılı Yasa’nın 37. Maddesi gereğince adli yargı mercilerine ait olduğusonucuna varılmıştır.c)Mahkememizin önceki kararları yönünden değerlendirme:Mahkememizce yapılan araştırmalar neticesinde daha önce aynı parsele ilişkin olarakMahkememizin 04.06.2010 gün ve 2013/426 Esas, 2013/887 Karar, 04.06.2013 gün ve 2013/862 Esas,2013/1000 Karar, 01.07.2013 gün ve 2013/752 Esas, 2013/1082 Karar, 30.09.2013 gün ve 2013/1141Esas, 2013/1317 Karar, 30.09.2013 gün ve 2013/1274 Esas, 2013/1382 Karar, 11.11.2013 gün ve2013/1461 Esas, 1646 Karar sayılı kararları ile davalarda idari yargının görevli olduğuna karar verilmişise de; iş bu dava dosyasına sunulan yukarıda bahsi geçen bilirkişi raporlarının 15.11.2013 tarihindedosyaya sunulduğu dikkate alındığında, bu tarihten önce verilen mahkememiz kararları arasında birçelişki bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcısı’nın başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir. S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle, DanıştayBaşsavcısı’nın BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 14.7.2014 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi. Başkan
Serdar
ÖZGÜLDÜRÜyeEyüp Sabri BAYDAR
ÜyeAlaittin AliÖĞÜŞ
Üye
Ali
ÇOLAK
ÜyeAyhanAKARSU
ÜyeNurdaneTOPUZ
ÜyeMehmetAKBULUT