Hukuk Bölümü
2013/1413 E. , 2013/1781 K.2247 SAYILI YASA’NIN 14. MADDESINDE BELIRTILEN BIÇIMDE OLUMSUZ GÖREV UYUŞMAZLIĞININ VE 19. MADDEDEBELIRTILEN KOŞULLARIN DA OLUŞMADIĞI ANLAŞILDIĞINDAN, AYNI YASA’NIN 27. MADDESI UYARINCA YÖNTEMINEUYGUN BULUNMAYAN BAŞVURUNUN REDDİ GEREKTIĞIUYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN (2247) Madde 27UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN (2247) Madde 14"İçtihat Metni"Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca hazırlanmıştır. İzinsiz olarak kopyalanması ve dağıtılması hukukisorumluluk gerektirir.Davacı
: İ.Ü.Vekilleri : Av. M.Y.B., Av. A.A.Davalı
: Beykoz Belediye Başkanlığı
O L A Y : Beykoz Belediyesi Encümeninin 26.10.2010 tarih ve 2010/345 sayılı kararı ile, Beykoz İlçesi, Çavuşbaşı,Çengeldere Mahallesi,Çamlık Caddesi, Tevhit Sokakta bulunan F.Ü. arazisine, kaçak hafriyat döküldüğünden bahisle, arazikullanıcısı davacı İ.Ü. adına, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 40.maddesi uyarınca 10.000,00 TL. para cezası verilmesine, aynıBelediyenin 24.8.2010 tarih ve 2010/285 sayılı kararı ile de, Beykoz İlçesi, Çavuşbaşı, Yavuzselim Mahallesi, KestanelikCaddesi,Övgü Sokak No.6 adresinde bulunan taşınmaza kaçak hafriyat döküldüğünden bahisle, arazi kullanıcısı İsrafil Cebiradına,aynı Kanun’un aynı maddesi uyarınca 15.000,00 TL. para cezası verilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekili, 24.8.2010 tarih ve 2010/285 sayılı encümen kararının iptali istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
İSTANBUL 4. İDARE MAHKEMESİ: 31.12.2010 gün ve E:2010/2573, K:2010/2682 sayı ile, davada idari yargının görevliolması için 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27/8. maddesine göre idari para cezası yanında idari yargının görev alanına girenkararın da verilmiş olması ve birlikte dava edilmiş olması gerektiği açıklanarak, olayda idari yargının görev alanına giren, idaridavaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken nitelikte bir kararın bulunmadığı belirtilerek 3194 sayılı Kanun uyarınca verilenidari yaptırım niteliğindeki para cezalarına karşı açılacak davaların görüm ve çözümünün adli yargı yerine ait olduğu gerekçesiyledavanın görev yönünden reddine karar vermiştir.
Davacı vekili, bu kez 26.10.2010 tarih ve 2010/345 sayılı encümen kararının iptali istemiyle adli yargı yerine itirazdabulunmuştur.BEYKOZ 1. SULH CEZA MAHKEMESİ: 20.4.2011 gün ve D.İş:2011/356 sayıyla, 3194 sayılı Kanun uyarınca verilen para cezalarınakarşı açılacak davaların görüm ve çözümünün idari yargı yerine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, ayrıca idaremahkemesi ile Mahkemeleri arasında görev uyuşmazlığı oluştuğunu ileri sürerek,dosyanın görev uyuşmazlığının çözümlenmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine de karar vermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında, Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, SıddıkYILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’un katılımlarıyla yapılan 30.12.2013 günlü toplantısında; Raportör-Hakim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in, 2247 sayılı Yasa’da öngörülen koşulları taşımayan başvurunun reddi gerektiği yolundakiraporu ve dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ileDanıştay Savcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada başvurunun reddi gerektiğine ilişkin sözlü açıklamaları da dinlendikten sonraGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında, “2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyle incelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanmasıyönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli cezamahkemeleri arasında çıkan görev ve hüküm uyuşmazlıklarının anlaşılması, bunun dışında kalan tüm görev uyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlara bırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından,bunlar hakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar ‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdari niteliklerinden dolayı budavalara ilişkin görev ve hüküm uyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenip çözümlenmesigerektiği...” açıkça belirtilmiştir. Bu durum gözetildiğinde, olay bölümünde yazılı başvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.2247 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde, “Olumsuz görev uyuşmazlığının bulunduğunun ileri sürülebilmesi için adli, idari veya askeriyargı mercilerinden en az ikisinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdiklerikararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir.Bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanın taraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgili makamlarca ileri sürülebilir”,19.maddesinde, “Adli, idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelen birdavayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğukanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işinincelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler.
(Değişik ikinci fıkra: 23/7/2008 – 5791/9 md.) Yargı merciince, önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da teminedilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir” denilmiştir. Aynı Yasanın 27.maddesinde ise, Uyuşmazlık Mahkemesinin, uyuşmazlık çıkarmaya veya görev uyuşmazlıklarına ilişkin istemleri önce şekil ve süreaçısından inceleyeceği; yöntemine uymayan veya süresi içinde ileri sürülmemiş istemleri reddedeceği kuralına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacı vekilinin, idari para cezasının iptal edilmesi istemiyle adli yargı yerine yaptığı itirazsonucunda, Mahkemece görevsizlik kararı verilmekle birlikte, bununla yetinilmeyerek, yukarıda sözü edilen görevsizlik kararlarıarasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğu ileri sürülerek, görevli merciin belirtilmesi için dosyanın re’sen UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine de karar verildiği ve önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası temin edilmeden adli yargı
dosyasının Mahkememize gönderildiği görülmüştür.
Uyuşmazlık Mahkemesi bu durumlarda, her ne kadar 2247 sayılı Yasada öngörülen yönteme uymamakta ise de, davanıntaraflarınca başvuruda bulunulmadığı gözetilerek, mahkemelerce re’sen yapılan başvuruların 2247 sayılı Yasanın 19. maddesikapsamında olduğunun kabul edilerek Uyuşmazlık Mahkemesinin önüne gelmiş bulunan görev uyuşmazlıklarının çözümekavuşturulmasının, gerek dava ekonomisine gerek Uyuşmazlık Mahkemesinin kuruluş amacına uygun olacağı düşüncesiyle görevuyuşmazlıklarının esasını inceleyerek esasa ilişkin karar vermektedir.
Ancak, somut olayda, adli yargı yerince önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası temin edilmeden dosyanınMahkememize gönderilmiş olması nedeniyle, Başkanlık yazısıyla idari yargı dava dosyasının istenmesi üzerine, İstanbul 4. İdareMahkemesi’nce verilen görevsizlik kararının davacı tarafından temyiz edildiği, Danıştay 14. Dairesi’nce hükmün bozulmasına kararverilmesi üzerine, yeni bir esasa kaydedildiği ve halen derdest olduğunun ilgili Mahkemece, Mahkememize bildirildiği ve bahsedilenkararın dosya içinde bulunan onaylı örneğinin incelenmesinden de, davacı vekilinin 24.8.2010 tarih ve 2010/285 sayılı encümenkararının iptali istemiyle idari yargı yerinde dava açtığı ve Mahkemece davanın görev yönünden reddine karar verildiği, bu işlemile ilgili olarak davacının adli yargı yerine dava açıp açmadığı konusunda bir bilgi olmadığı gibi, adli yargı yerince bu işlem hakkındaverilmiş bir görevsizlik kararı da olmadığı, davacı vekilinin 26.10.2010 tarih ve 2010/345 sayılı encümen kararının iptali istemiyleadli yargı yerine itirazda bulunduğu, Mahkemece görevsizlik kararı verildiği, davacının idari yargı yerine bu işlem ile ilgili olarakdava açıp açmadığı konusunda bir bilgi olmadığı gibi, idari yargı yerince bu işlem hakkında verilmiş bir görevsizlik kararı dabulunmadığı, ancak Beykoz 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nce, İstanbul 4. İdare Mahkemesi ile aralarında bahsedilen kararlaryönünden olumsuz görev uyuşmazlığı meydana geldiğinden bahisle dosyanın Mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, adli ve idari yargı yerlerince, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan dava sebebiyle verilmiş iki ayrıgörevsizlik kararı bulunmadığı gibi, idari yargı yerince verilen görevsizlik kararının da kesinleşmediği, bu nedenle 2247 sayılıYasa’nın 14. maddesinde belirtilen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığının ve 19. maddede belirtilen koşulların da oluşmadığıanlaşıldığından, aynı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yöntemine uygun bulunmayan başvurunun reddine karar verilmesigerekmiştir. SONUÇ : 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde belirtilen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığının ve 19. maddede belirtilen koşullarında oluşmadığı anlaşıldığından, aynı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yöntemine uygun bulunmayan BAŞVURUNUN REDDİNE30.12.2013 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.