T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS
NO
: 2015 / 482
KARAR NO : 2015 / 500
KARAR TR
: 6.7.2015
ÖZET : Davalı kurum nezdinde Bahçıvan olarakyardımcı hizmetler sınıfında göreve başlayan davacının,ziraat meslek lisesi mezunu olması nedeniyle“teknisyen” unvanının dikkate alınarak sınıfının“yardımcı hizmetler sınıfı” yerine “teknik hizmetler sınıfı”olarak değiştirilmesi talebinin reddine ilişkin işleminiptali ve parasal haklarının kendisine verilmesi istemiyleaçılan davanın; olayda asker kişiyi ve askeri hizmeteilişkin olma koşullarının birlikte gerçekleştiğianlaşıldığından 1602 sayılı Kanun’un 20.maddesigereğince, ASKERİ İDARİ YARGI YERİNDEçözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı
:F.Y.Vekili
:Av. C.Ç.& Av.A.Ç.Davalı
:Milli Savunma BakanlığıVekili
:Av.H.Ç. O L A Y
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı Devlet MezarlığıMüdürlüğü’nde Yardımcı Hizmetler Sınıfında sivil memur statüsünde görev yapan davacının, Ziraat Meslek Lisesimezunu ve teknisyen ünvanına sahip olduğunu belirterek, Teknik Hizmetler Sınıfına geçirilmesi için 29.07.2013 tarihindeyaptığı başvurunun reddine ilişkin Milli Savunma Bakanlığı’nın 01.08.2013 gün ve MİY: 73717828-1300-4817-13/Per.D.Svl.Me.Ş. sayılı davacının sınıf ve unvan değişikliğinin yapılmamasına dair işlemin iptaline, yardımcı hizmetlersınıfındaki Bahçıvan kadrosu ile davacının teknik hizmetler sınıfına geçirilmesi halinde, aradaki maaş farklarının hak ediştarihinden ödeme tarihine kadar yasal faizi ile birlikte davalı kurum tarafından ödenmesine karar verilmesi istemi ile idariyargı yerinde dava açmıştır.Ankara 1.İdare Mahkemesi: 14.11.2013 gün ve 2013/1570 Esas, 2013/2278 Karar sayılı kararı ile;“Anayasa’nın 157. maddesinde; Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nin askeri olmayan makamlarca kurulmuş olsa bile,asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin yönetsel işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetiminiyapan ilk ve son derece mahkemesi olduğu, ancak askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişiolması koşulunun aranmayacağı belirtilmiş; 20.7.1972 tarih ve 1602 sayılı Yasanın 25.12.1981 tarih ve 2568 sayılı Yasaile değişik 20. maddesinde de, aynı hüküm yer almıştır. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nin bir davaya bakabilmesi içindava konusu yönetsel işlemin “asker kişiyi ilgilendirmesi” ve “askeri hizmete ilişkin bulunması” koşullarının birliktegerçekleşmesi gerekmektedir.1602 sayılı Yasanın değişik 20. maddesinde; Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan ya da hizmettenayrılmış olan, subay, askeri memur, astsubay, askeri öğrenci, uzman çavuş, uzman jandarma çavuş, erbaş ve erler ile sivilmemurlar asker kişi sayılmakta; aynı Yasanın “Birinci Dairenin görevleri” başlıklı değişik 22. maddesinde; atanma, yerdeğiştirme, nasıp, sicil, kademe ilerletilmesi, terfi, emeklilik, maluliyet, aylık ve yolluklara ilişkin iptal ve tam yargıdavalarının Birinci Dairece çözümleneceğine işaret edilmektedir.Yönetsel işlemin, görevli yargı yerinin belirlenmesi yönünden “askeri hizmete ilişkin” olup olmadığınınsaptanabilmesi için işlemin konusuna bakılması gerekmektedir. Eğer yönetsel işlem askeri gereklere, askeri usul veyönteme ve askeri hizmete göre kurulmuş ise, bu işlemin askeri hizmete ilişkin olduğu kabul edilmelidir. Daha açık biranlatımla, askeri hizmete ilişkin yönetsel işlemler: yönetimin bir asker kişinin askeri yeterlik ve yeteneklerinin, tutum vedavranışlarının, askeri geçmişinin, asker kişi olmaktan kaynaklanan hak ve ödevlerinin; askerlik hizmetinin amacı, askerigörev yerlerinin özellikleri, askeri kural ve gerekler gözönünde tutularak değerlendirilmesi sonucunda kurulan işlemlerdir,işlem, askeri olmayan bir makam tarafından kurulmuş olsa bile durum değinmemekte, menfaati ihlal edilen asker kişininaçtığı davanın Askeri Yüksek idare Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.Sivil memur olarak görev yapan davacının, 1602 sayılı Yasanın 20. maddesinde sayılan asker kişilerdenolduğu ve bu nedenle dava konusu işlemin asker kişiyi ilgilendirdiği tartışmasızdır. Dava konusu işlemin askeri hizmeteilişkin olup olmadığına gelince:926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun “Kapsam” başlıklı 1. maddesinin ikinci fıkrasına göre,sivil memurlar kendi özel kanununa tabi bulunmakta olup; bakılan dava, Milli Savunma Bakanlığı'na bağlı DevletMezarlığı Müdürlüğünde Yardımcı Hizmetler Sınıfında sivil memur statüsünde görev yapan davacının, Ziraat MeslekLisesi mezunu ve teknisyen ünvanına sahip olduğundan bahisle, Yardımcı Hizmetler Sınıfından, Teknik Hizmetler Sınıfına
geçirilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddedilmesine yönelik işlemden doğmuş bulunmaktadır.657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Bir sınıftan başka bir sınıfa geçme" başlıklı 71 .maddesinde,"Memurların eşit dereceler arasında veya derece yükselmesi suretiyle sınıf değiştirmeleri caizdir. Bu şekilde sınıfdeğiştireceklerin geçecekleri sınıf ve görev için bu Kanunda veya kuruluş kanunlarında belirtilen niteliklere sahip olmalarışarttır. Bu durumda sınıfları değişenlerin eski sınıflarının derecesinde elde ettikleri kademelerde geçirdikleri süreler yenisınıflardaki derecelerinde dikkate alınır." hükmünde işaret edilen sınıf değiştirmenin, 1602 sayılı Yasanın değişik 22.maddesinde Birinci Dairenin görevleri arasında sayılan konulardan olduğu açıktır.Bu durumda; 1602 sayılı Yasaya göre asker kişi sayılan davacının, Yardımcı Hizmetler Sınıfından, TeknikHizmetler Sınıfına geçirilmesinin idarece askeri ihtiyaçlar dikkate alınarak gerçekleştirilebileceğinden, davacının hizmetsınıfının değiştirilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin bu davada “askeri hizmete ilişkin bulunma” koşulununda gerçekleşmiş bulunması karşısında, uyuşmazlığa konu edilen davanın görüm ve çözümünde Askeri Yüksek İdareMahkemesi görevli olup, bu davanın görev yönünden Mahkememizce incelenme olanağı bulunmamaktadır.” şeklindekigerekçesi ile 2577 sayılı Kanunun 15.maddesinin (l/a) bendi uyarınca davanın görev yönünden reddine karar vermiş,verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Danıştay Beşinci Daire’si: 25.11.2014 gün ve 2014/843 Esas, 2014/8407 Karar sayılı kararı ile kararınonanmasına hükmetmiş, verilen karar davacı vekiline 12.01.2015 tarihinde, davalı vekiline 09.01.2015 tarihinde tebliğedilmiş olup, süresi içerisinde karar düzeltme yoluna başvurulmadığından kesinleşmiştir.Davacı vekili bu kez aynı istemlerle Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nde dava açmıştır.Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Daire’si: 11.02.2015 gün ve 2015/417 Gensek, 2015/239 Esas,2015/250 Karar sayılı kararı ile: “Davaya konu uyuşmazlık, davacının “bahçıvan” kadrosunda yardımcı hizmetlersınıfından teknik hizmetler sınıfına geçirilmeme işleminin iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili devletin diğer kurumlarındaziraat meslek lisesi veya ziraat meslek yüksek okulu mezunları teknisyen veya tekniker kadrolarında ve teknik hizmetlersınıfında istihdam edilmekte iken, sadece Milli Savunma Bakanlığı bağlılarında “bahçıvan” kadrosunda ve yardımcıhizmetler sınıfında istihdam edilmeleri ve fiilen teknisyen veya tekniker görevlerini de yaptıkları halde diğer kurumlardakiemsallerinden aylık 700 TL. civarında eksik maaş almaları Anayasa'nın 10 ve 55 ile AİHS'in 14. maddelerine açıkçaaykırı olduğunu belirterek, işbu davayı açmış bulunmaktadır.Bu yönüyle sorun sadece TSK.da görevli ve durumları davacı gibi olan personelle sınırlı olmayıp Kanunda 657sayılı Kanun kapsamında görev yapan ve davacıyla aynı durumda olan personelin tamamını ilgilendirmektedir.Bu açıklamalara göre dava konusu işlem incelendiğinde;MİIIİ Savunma Bakanlığına bağlı Devlet MezarlığıMüdürlüğü’nde yardımcı hizmetler sınıfında “bahçıvan” kadrosunda sivil memur olarak görev yapan davacının asker kişiolduğu, ancak davacının ziraat meslek lisesinden “teknisyen” unvanı ile mezun olmasına rağmen, bu öğrenim durumudikkate alınmaksızın Devlet Mezarlığı Müdürlüğü’nde yardımcı hizmetler sınıfında “bahçıvan” kadrosunda memuriyetealındığı, oysa öğrenim durumu ve fiilen yaptığı iş dolayısıyla 657 sayılı yasanın 36’ncı maddesinde düzenlenen “teknikhizmetler sınıfı” için belirtilen şartları taşıdığını öne sürerek, memuriyete giriş tarihi itibariyle teknik hizmetler sınıfınageçirilmemesi işlemini dava konusu yaptığı, bu haliyle “bahçıvan” kadrosunda görev yapan davacının yardımcı hizmetlersınıfından teknik hizmetler sınıfına geçirilmemesi işleminin, bir kamu kurum veya kuruluşunda “bahçıvan” olarak görevyapan ve davacı gibi ziraat meslek lisesi veya ziraat meslek yüksek okulundan teknisyen ya da tekniker unvanı ile mezunolanların teknik hizmetler sınıfına geçirilmemesi işleminden herhangi bir farkı bulunmadığı, işlemin yargısal denetimdeaskerlik mesleğinin gereklerini yakından bilmenin önem taşımadığı gibi, “bahçıvan” kadrosunun yardımcı hizmetlersınıfında ya da teknik hizmetler sınıfında yer almasının askeri ihtiyaçlarla da bir ilgisinin bulunmadığı, bu uyuşmazlığın 657sayılı yasanın 36’ncı maddesinde kapsamında çözüme kavuşturulacak bir işlem olduğu, dolayısıyla davacı hakkında tesisedilen işlem ve onun çözümünde varılacak sonuç ile, aynı durumdaki sivil kişi hakkında aynı işlemden doğan dava veonun çözümünde varılacak sonucun farklı olmadığı, dolayısıyla tesis edilen işlemin Askeri hizmete ilişkin olmadığı,Anayasanın 157 ve 1602 sayılı Kanunun 20’nci maddeleri uyarınca “asker kişiyi ilgilendirme” ve “askeri hizmete ilişkinbulunma” koşullarının birlikte gerçekleşmediği, bu nedenle davanın görüm ve çözüm yerinin AYİM değil Genel İdariYargı yeri olduğu kanaat ve sonucuna varılmıştır.” denilmek suretiyle davanın görev yönünden reddine karar vermiş,verilen karar1602 sayılı Kanun’un 21. Maddesi gereğince kesinleşmiştir.Davacı vekili İdare Mahkemesi ile Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nce verilen görevsizlik kararları nedeniyleoluşan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvuruda bulunmuştur.İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında, Üyeler: Eyüp SabriBAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’unkatılımlarıyla yapılan 6.7.2015 günlü toplantısında:l-İLK İNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; Adli ve idari yargı yerleriarasında 2247 sayılı Yasa'nın 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, İdare ve AskeriYüksek İdare Mahkemesi dosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacının istemi üzerine songörevsizlik kararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in, davanın çözümünde askeri idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Danıştay SavcısıYakup BAL ile AYİM Savcısı Hüsnü ERCAN’ın davada askeri idari yargı yerinin görevli olduğu yolundaki yazılı vesözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, 18.08.2010 tarihinde Devlet Mezarlığı Müdürlüğü’nde bahçıvan olarak yardımcı hizmetler sınıfındagöreve başlayan davacının, ziraat meslek lisesi mezunu olması nedeniyle “teknisyen” unvanının dikkate alınarak sınıfının
“yardımcı hizmetler sınıfı” yerine “teknik hizmetler sınıfı” olarak değiştirilmesi talebinin reddine ilişkin Milli SavunmaBakanlığı’nın 01.08.2013 gün ve MİY:73717828-1300-4817-13/Per.D.Svl.Me.Ş.sayılı işlemin iptali ve parasal haklaristemiyle açılmıştır.657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ‘Tespit Edilen Sınıflar’ başlıklı 36. maddesinde; “Bu Kanuna tabikurumlarda çalıştırılan memurların sınıfları aşağıda gösterilmiştir… II-TEKNİK HİZMETLER SINIFI: Bu Kanununkapsamına giren kurumlarda meslekleriyle ilgili görevleri fiilen ifa eden ve meri hükümlere göre yüksek mühendis,mühendis, yüksek mimar, mimar, jeolog, hidrojeolog, hidrolog, jeofizikçi, fizikçi, kimyager, matematikçi, istatikçi,yöneylemci (Hareket araştırmacısı), matematiksel iktisatçı, ekonomici ve benzeri ile teknik öğretmen okullarından mezunolup da, öğretmenlik mesleği dışında teknik hizmetlerde çalışanlar, Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi veyabölümlerinden mezun şehir plancısı, yüksek şehir plancısı, yüksek Bölge Plancısı, 3437 ve 09/05/1969 tarih 1177 sayılıKanunlara göre tütün eksperi yetiştirilenler ile müskirat ve çay eksperleri, fen memuru, yüksek tekniker, teknikerteknisyen ve emsali teknik unvanlara sahip olup, en az orta derecede mesleki tahsil görmüş bulunanlar, Teknik Hizmetlersınıfını teşkil eder.…VIII-YARDIMCI HİZMETLER SINIFI: Yardımcı hizmetler sınıfı, kurumlarda her türlü yazı ve dosyadağıtmak ve toplamak, müracaat sahiplerini karşılamak ve yol göstermek; hizmet yerlerini temizleme, aydınlatma veısıtma işlerinde çalışmak veya basit iklim rasatlarını yapmak; ilaçlama yapmak veya yaptırmak veya tedavi kurumlarındahastaların ve hastanelerin temizliği ve basit bakımı ile ilgili hizmetleri yapmak veya kurumlarda koruma ve muhafazahizmetleri gibi ana hizmetlere yardımcı mahiyetteki görevlerde her kurumun özel bünyesine göre ve yine bu mahiyetteolmak üzere ihdasına lüzum gördüğü yardımcı hizmetleri ifa ile görevli bulunanlardan 4 üncü maddenin (D) bendindetanımlananların dışında kalanları kapsar.(Ek: 28/03/1988 - KHK - 318/1 md.) Bu sınıfa dahil personel tarafından yerine getirilmesi gereken hizmetlerdenhizmet yerlerinin ve tedavi kurumlarının temizlenmesi, tesisatın bakım ve işletilmesi ve benzeri
nitelikteki hizmetlerinüçüncü şahıslara ihale yoluyla gördürülmesi mümkündür…” şeklindeki düzenleme ile devlet memurluğunun sınıflarıaçıklanmış, davacının içinde bulunduğu sınıfın maddenin 8.bendinde düzenlenen “Yardımcı Hizmetler” sınıfı olduğu,geçmek istediği sınıfı ise maddenin 2.bendinde düzenlenen “Teknik Hizmetler” sınıfı olduğu anlaşılmıştır.657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ‘Bir Sınıftan Başka Sınıfa Geçme’ başlıklı 71. maddesinde; “(Değişikmadde: 30/05/1974 - KHK/12; Aynen kabul: 15/05/1975 - 1897/1 md.)(Değişik fıkra: 29/11/1984 - KHK 243/12 md.) Memurların eşit dereceler arasında veya derece yükselmesisuretiyle sınıf değiştirmeleri caizdir. Bu şekilde sınıf değiştireceklerin geçecekleri sınıf ve görev için bu Kanunda veyakuruluş kanunlarında belirtilen niteliklere sahip olmaları şarttır. Bu durumda sınıfları değişenlerin eski sınıflarınınderecesinde elde ettikleri kademelerde geçirdikleri süreler yeni sınıflardaki derecelerinde dikkate alınır.Kurumlar, memurlarını meslekleri ile ilgili sınıftan genel idare hizmetleri sınıfına veya genel idare hizmetlerisınıfından meslekleri ile ilgili sınıfa, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle atayabilirler.Eski sınıflarında, görev alacakları yeni sınıfa göre memurluğa daha yüksek bir derece ve kademeden başlamışolup da sınıf değiştirenlerin yeni görevlerindeki ilk ilerleme süreleri eski sınıflarında kazandıkları derece ve kademeleretekabül eden süre kadar uzatılır ve bu süre tamamlanıncaya kadar kendilerine sınıf değiştirmeleri sırasında bulunduklarıderecede kademe ilerlemesi verilmez.” şeklindeki belirleme ile devlet memurlarının eşit dereceler arasında veya sınavagirmek sureti ile sınıf değiştirmesinin mümkün olduğu, kurumların genel idare hizmetleri sınıfındaki bir memuru mesleki birsınıfa veya mesleki sınıftaki bir memuru genel idare hizmetleri sınıfına atayabilecekleri düzenlenmiştir.Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarında Görevli Devlet MemurlarınınGörevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği’nin 2. Bölümünün ‘Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliğineİlişkin Esaslar’ başlıklı 5. maddesinde; Görevde yükselme ve unvan değişikliğine tabi hizmet grupları, aynı yönetmeliğin‘Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Suretiyle Atanacaklarda Aranacak Genel Şartlar’ başlıklı 6. maddesi ile‘görevde yükselme talebinde bulunacaklara ilişkin nitelikler belirlenmiş; ‘Görevde Yükselme ve Unvan DeğişikliğiSuretiyle Atanacaklarda Aranacak Özel Şartlar’ başlıklı 7. maddesinde de özel ve ayrıksı durumlar ayrıca kalemealınmıştır.Anayasa’nın 157. maddesinde, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin, askeri olmayan makamlarca tesis edilmişolsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargıdenetimini yapan ilk ve son derece mahkemesi olduğu; ancak, askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilininasker kişi olması şartının aranmayacağı belirtilmiş; 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun25.12.1981 tarih ve 2568 sayılı Yasa ile değişik 20. maddesinin birinci fıkrasında, “Askeri Yüksek İdare MahkemesiTürk Milleti adına; askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkinidari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların ilk ve son derece mahkemesi olarak yargı denetimini ve diğerkanunlarda gösterilen, görevleri yapar. Ancak, askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda; ilgilinin asker kişiolması şartı aranmaz” denilmiştir.Buna göre, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin bir davaya bakabilmesi için dava konusu idari işlem veyaeylemin “asker kişiyi ilgilendirmesi” ve “askeri hizmete ilişkin bulunması” koşullarının birlikte gerçekleşmesigerekmektedir.1602 sayılı Yasa’nın değişik 20. maddesinde, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmetten ayrılmışolan subay, askeri memur, astsubay, askeri öğrenci, uzman çavuş, uzman jandarma çavuş, erbaş ve erler ile sivilmemurlar asker kişi sayılmaktadır.Davacının 1602 sayılı Yasa’nın 20. maddesinde sayılan asker kişilerden olduğu ve bu nedenle dava konusueylemin asker kişiyi ilgilendirdiği tartışmasızdır.Dava konusu işlemin askeri hizmete ilişkin olup olmadığına gelince:
İdari işlemin, görevli yargı yerinin tespiti yönünden “askeri hizmete ilişkin” olup olmadığının saptanabilmesi içinişlemin konusuna bakılması gerekmektedir. Eğer idari işlem askeri gereklere, askeri usul ve yönteme ve askeri hizmetegöre tesis edilmiş ise, bu işlemin askeri hizmete ilişkin olduğu kabul edilmelidir. Daha açık bir ifadeyle, askeri hizmeteilişkin idari işlemler; idarenin bir asker kişinin askeri yeterlik ve yeteneklerinin, tutum ve davranışlarının, askeri geçmişinin,asker kişi olmaktan kaynaklanan hak ve ödevlerinin; askerlik hizmetinin amacı, askeri görev yerlerinin özellikleri, askerikural ve gerekler göz önünde tutularak değerlendirilmesi sonucunda tesis edilen işlemlerdir. İşlem, askeri olmayan birmakam tarafından tesis edilmiş olsa bile durum değişmemekte menfaati ihlal edilen asker kişinin açtığı davanın AskeriYüksek İdare Mahkemesi’nde görülmesi gerekmektedir.Dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde; davacının 2000-2001 öğretim yılında “Ziraat TeknisyeniUnvanı” ile Ziraat Meslek Lisesi’nden diploma aldığı, 18.08.2010 tarihinde Devlet Mezarlığı Müdürlüğü’nde yardımcıhizmetler sınıfında “bahçıvan” kadrosunda göreve başladığı, diplomasındaki teknisyen unvanı dikkate alınarak, sınıfınınyardımcı hizmetler yerine teknik hizmetler sınıfı olarak değiştirilmesi talebinde bulunduğu, davalı idare tarafından01.08.2013 tarihinde verilen cevabi yazıda; “ Milli Savunma Bakanlığı ve bağlı birimlerdeki bahçıvan kadroları, yardımcıhizmetler sınıfında istihdam edilmektedir. Adı geçen personelin teknik hizmetler sınıfına geçebilmeleri için, kadrosınıflarının teknik hizmetler sınıfına ve kadro unvanlarının da teknisyen unvanına dönüştürülmüş olması gerekmektedir.Ayrıca, Milli Savunma Bakanlığı Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarında Görevli devlet memurlarınınGörevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği gereğince, sınıf ve unvan değişikliği için açılacak sınava girmelerizorunludur.” denilerek davacının talebinin reddine karar verildiği; davacı vekili tarafından söz konusu işlemin iptali vemahrum kaldığı parasal hakların tahsili için dava açıldığı anlaşılmıştır.Tüm bu tespitler ve yukarıda ayrıntısı ile açıklanan yasal mevzuat hükümleri hep birlikte değerlendirildiğinde;657 sayılı Kanunu’nun 36. maddesinin 8. bendinde düzenlenen yardımcı hizmetler sınıfında yer alan davacının,aynı maddenin 2. bendinde düzenlenen teknik hizmetler sınıfına geçmek istediği, talebinin konusu itibari ile 657 sayılıYasa’nın 71. maddesi kapsamında görevde yükselme talebi olduğu anlaşılmış olup; davacının asker kişi olması nedeni ilekonunun 657 sayılı Kanun gereğince çıkartılan Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve KuvvetKomutanlıklarında Görevli Devlet Memurlarının Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği’nin 2. Bölümünün‘Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliğine İlişkin Esaslar’ başlıklı 5. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğive bu itibarla askeri görev yerlerinin özellikleri, askeri kural ve gerekler göz önünde tutularak tesis edilen iptal isteminekonu işlemin, askeri hizmete ilişkin olduğu kanaatine ulaşılmıştır.Buradan hareketle dava konusu eylemin, asker kişinin askeri yeterlik ve yetenekleri, icra ettiği askeri görevlerkapsamındaki tutum ve davranışları, askeri geçmişi, asker kişi olmaktan kaynaklanan hak ve yükümlülükleri, askerihizmetten kaynaklanan durumları, askeri görevlerin icra ediliş biçimleri, askeri kural ve gerekleri göz önünde tutularakdeğerlendirilmesinde “askeri hizmete” ilişkinlik unsurunun gerçekleştiğinin kabulü gerekir.Belirtilen durumlara göre ve olayda Anayasa’nın 157. ve 1602 sayılı Yasa’nın 20. maddelerinde öngörülen, idarieylemin asker kişiyi ilgilendirmesi ve askeri hizmete ilişkin bulunması koşulları birlikte gerçekleştiğinden, davanın görümve çözümü Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin görevine girmektedir.Açıklanan nedenlerle, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesi’nin 11.02.2015 gün ve E:2015/239K:2015/250 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.S O N U Ç
: Davanın çözümünde ASKERİ İDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle AskeriYüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesi’nin 11.02.2015 gün ve 2015/417 Gensek, 2015/239 Esas, 2015/250 Kararsayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 6.7.2015 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. BaşkanSerdarÖZGÜLDÜR
ÜyeEyüp SabriBAYDAR
ÜyeAlaittin AliÖĞÜŞÜyeAliÇOLAK
ÜyeAyhanAKARSUÜyeNurdaneTOPUZ
ÜyeMehmetAKBULUT