Hukuk Bölümü
2013/1595 E. , 2013/1817 K.2918 SAYILI KANUN’UN 36. MADDESINE AYKIRILIK NEDENIYLE CUMHURIYET SAVCISI TARAFINDAN VERILEN IDARIPARA CEZASININ KALDIRILMASI ISTEMIYLE AÇILAN DAVANIN, ADLİ YARGI YERİNDE ÇÖZÜMLENMESI GE-REKTIĞIUYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN (2247) Madde 19"İçtihat Metni"Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca hazırlanmıştır. İzinsiz olarak kopyalanması ve dağıtılması hukukisorumluluk gerektirir.
Davacı
: A.Ö.
Davalı
: Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı Kabahatler Bürosu
O L A Y : Kayseri Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünün, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 36. maddesini ikincikez ihlal ettiği nedeniyle davacı hakkında düzenlediği 11.3.2008 gün ve 624032 sayılı Trafik Suç Tutanağının gönderilmesiüzerine, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı Kayseri Kabahatler Bürosunun 22.1.2009 gün ve Kabahat DefteriNo:2008/805,K:2008/491 sayılı kararı ile, davacıya, 2918 sayılı Yasanın 36.maddesi uyarınca ikinci kez ehliyetsiz araç kullanmaksuçundan hakkında yürütülen soruşturma sonucunda, maddede öngörülen hafif hapis ve hafif para cezalarının Yasada yapılandeğişiklik nedeniyle idari para cezasına dönüştürüldüğü açıklanarak, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama ŞekliHakkında Kanun’un “Hafif hapis ve hafif para cezalarının idari para cezasına dönüştürülmesi” başlığını taşıyan 7. maddesiuyarınca sonuçta 1.522,00 YTL. idari para cezası verilmiştir.Davacı, idari yaptırım kararının iptal edilmesi istemiyle adli yargı yerine başvuruda bulunmuştur.KAYSERİ 5. SULH CEZA MAHKEMESİ: 26.6.2013 gün ve Değişik İş No:2013/386 sayı ile, idari yaptırım kararında kararkesinleştiğinde 6183 sayılı Kanun gereğince tahsili için kararın Kayseri Defterdarlığı Muhasebe Müdürlüğüne gönderilmesine kararverildiği, 6183 sayılı Kanun’un 58.maddesinde de para cezalarına ilişkin ödeme emirlerine karşı yapılacak itirazlarda Vergi UsulKanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtildiğinden, davanın çözümün-de idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlikkararı vermiş, verilen karar itiraz edilmeden kesinleşmiştir.Davacı bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.KAYSERİ 2. İDARE MAHKEMESİ: 2.10.2013 gün ve E:2013/741 sayı ile, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu uyarınca uyuşmazlığın adliyargıda çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle adli yargının görev alanına giren davada Mahkemelerinin görevli olmadığına, 2247sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi içindosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında, Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, SıddıkYILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’un katılımlarıyla yapılan 30.12.2013 günlü toplantısında:l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre;Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu’nun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke Kararında, “2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyle incelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanmasıyönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ilebaşlayan yargılaması sonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli cezamahkemeleri arasında çıkan görev ve hüküm uyuşmazlıklarının anlaşılması, bunun dışında kalan tüm görev uyuşmazlıklarının ‘hukukuyuşmazlığı’ sayılması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Uygulanması idari organlara bırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından,bunlar hakkında yapılan itirazlar ya da açılan davalar ‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdari niteliklerinden dolayı budavalara ilişkin görev ve hüküm uyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenip çözümlenmesigerektiği...” açıkça belirtilmiştir. Bu durum gözetildiğinde, olay bölümünde yazılı başvuru konusu görev uyuşmazlığının HukukBölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.İdare Mahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesinde öngörülen biçimde önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası da temin edilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahke-mesine başvurulduğu ve usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleri arasında doğan görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundakiraporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ileDanıştay Savcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, 2918 sayılı Kanun’un 36. maddesine aykırılık nedeniyle Cumhuriyet Savcısı tarafından verilen idari para cezasınınkaldırılması istemiyle açılmıştır.13.10.1983 tarih ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Sürücü belgesi alma zorunluluğu” başlığı altında düzenlenen 36.maddesinde, “Motorlu araçların, sürücü belgesi sahibi olmayan kişiler tarafından karayollarında sürülmesi ve sürülmesine izinverilmesi yasaktır.Araçlar, bu Kanunda sınıfları belirtilen sürücü belgelerine sahip sürücüler ile iki veya çok taraflı anlaşmalara göre sürücü belgesibulunan veya geçerli uluslararası sürücü belgesi olan kişilerce sürülebilir.(Yeniden Düzenleme: 21/5/1997 – 4262/4 md.) Sürücü belgesi sahibi olmadan trafiğe çıkanlara ilk tespitte bir aydan iki ayakadar, tekrarı halinde iki aydan üç aya kadar hafif hapis cezası verilir. Ayrıca bu kişiler her defasında 7 200 000 lira hafif paracezasıyla da cezalandırılırlar. Bu kişilerin kazaya neden olması halinde bu cezaların uygulanması diğer cezaların uygulanmasınaengel teşkil etmez. Sürücü aynı zamanda araç sahibi değilse, ayrıca tescil plakasına da aynı miktar için ceza tutanağıdüzenlenir” denilmekte iken; 24/5/2013 gün ve 6487 sayılı Kanun’un 18. maddesi ile, madde “Motorlu araçların, sürücü belgesisahibi olmayan kişiler tarafından karayollarında sürülmesi ve sürülmesine izin verilmesi yasaktır.Araçlar, Yönetmelikte sınıfları belirtilen sürücü belgelerine sahip sürücüler ile çok taraflı anlaşmalara göre sürücü belgesi bulunan
veya geçerli uluslararası sürücü belgesi olan kişilerce sürülebilir.Buna göre;a) Sürücü belgesi olmayanların,b) Mahkemelerce veya Cumhuriyet savcılıklarınca ya da bu Kanunda belirtilen yetkililerce sürücü belgesi geçici olarak ya datedbiren geri alınanların,c) Sürücü belgesi iptal edilenlerin,araç kullanarak trafiğe çıktıklarının tespiti hâlinde, bu kişilere 1.407 Türk Lirası idari para cezası verilir. Ayrıca, aracın sürücübelgesiz kişilerce sürülmesine izin veren araç sahibine de tescil plakası üzerinden aynı miktarda idari para cezası verilir ” şeklindeyeniden düzenlenmiş; 12.7.2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20.maddesi ile yapılan değişiklikten önceki hali ile, bu Yasadagösterilen adli cezalara hükmetmekle görevli mahkemeye işaret eden 112. maddesinde de(Değişik birinci fıkra: 8/3/2000 -4550/2 md.), sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınması hariç olmak üzere bu Kanundaki; hafif para cezasını veya bununlabirlikte hafif hapis cezasını, belgelerin geri alınması ve iptali veya işyerlerinin kapatılması cezasını gerektiren suçlarla ilgilidavalara trafik mahkemelerinde, bunların bulunmadığı yerlerde yetki verilen sulh ceza mahkemelerinde bakılacağı belirtilmiştir.4.11.2004 gün ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un “Hafif hapis ve hafif paracezalarının idari para cezasına dönüştürülmesi” başlığını taşıyan 7. maddesinde(Değişik: 11/5/2005 – 5349/3 md.),“(1) Kanunlarda, “hafif hapis” veya “hafif para” cezası olarak öngörülen yaptırımlar, idari para cezasına dönüştürülmüştür. İdaripara cezasının hesaplanmasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesi hükümleri uygulanır. İlgili kanunda “hafif hapis”cezasının üst sınırının belirtilmediği hallerde, idari para cezasının hesaplanmasında esas alınacak gün sayısının üst sınırı,yediyüzotuzdur.(2) Kanunlarda, “hafif hapis cezası” ile “hafif para cezası”nın seçimlik olarak veya birlikte öngörüldüğü hallerde, idari para cezasıyaptırımının belirlenmesinde “hafif hapis cezası” esas alınır.
3) Kanunlarda, sadece “hafif para cezası”nın öngörüldüğü ve cezanın alt veya üst sınırının belirtilmediği hallerde,idari para cezası, yüzyirmimilyon Türk Lirasından az, onsekizmilyar Türk Lirasından fazla olamaz.
4) Bu madde hükmüne göre idari para cezasına karar vermeye Cumhuriyet savcısı yetkilidir” denilmekte iken;maddenin dördüncü fıkrasında yer alan “Cumhuriyet savcısı” ibaresi 2.7.2012 gün ve 6352 sayılı Kanun’u 94. maddesiyle “mülkiamir ”olarak değiştiril-miştir.30.3.2005 gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Cumhuriyet savcısının karar verme yetkisi” başlığını taşıyan 23.maddesinde, “(1) Cumhuriyet savcısı, kanunda açıkça hüküm bulunan hallerde bir kabahat dolayısıyla idarî yaptırım kararıvermeye yetkilidir.
(2) Bir suç dolayısıyla başlatılan soruşturma kapsamında bir kabahatin işlendiğini öğrenmesi halinde Cumhuriyetsavcısı durumu ilgili kamu kurum ve kuruluşuna bildirebileceği gibi, kendisi de idarî yaptırım kararı verebilir.
(3) Soruşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde Cumhuriyet savcısı bu nedenle idarî yaptırımkararı verir. Ancak, bunun için ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından idarî yaptırım kararı verilmemiş olması gerekir” denilmiştir.Dosyanın incelenmesinden, olay tarihinde yürürlükte bulunan 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca,Cumhuriyet Savcısı tarafından, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı Kayseri Kabahatler Bürosunun 22.1.2009 gün ve Kabahat DefteriNo:2008/805,K:2008/491 sayılı kararı ile, sürücü belgesiz araç kullanırken yakalanan ve hakkında suç tutanağı düzenlenendavacının eyleminin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanu-nu’nun 36. maddesine aykırılık oluşturduğu anlaşıldığından, ilgili Kanunlaruyarınca 1.522,00 YTL idari para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiyle değiştirilen 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun;
a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde,
b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiillerhakkında,
uygulanır”; Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise, “İdari para cezası ve mülkiyetin kamuyageçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulhceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir”düzenlemeleri yer almıştır.
Bu düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin,diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumundaise uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişe de etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.
Davanın açıldığı andaki kurallara göre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise, (davanınaçıldığı anda görevli olan ve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekeceği;ancak, yeni yasadaki görev kuralının, değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dair intikalhükümlerinin varlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır.Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, bu sırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme o dava için görevlihale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiği için) davaya bakmaya devametmesi gerekir. İncelenen uyuşmazlıkta, davacının, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na aykırı hareket ettiğinden bahisle, olay tarihindeyürürlükte bulunan Kanun hükümleri uyarınca eylemine uyan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 36. maddesinde öngörülenşekilde 1.522,00 YTL. idari para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.Bu durumda, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 36. maddesine muhalefet nedeniyle Savcı tarafından davacıya verilen
idari para cezasının, 5326 sayılı Kanun’un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu ve KabahatlerKanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la Değişik3. maddesinde belirtildiği üzere, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde5326 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınacağından, davanın görüm ve çözümünde, anılan Kanunun 27. maddesinin (1) numaralıbendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, Kayseri 2. İdare Mahkemesinin yapmış olduğu başvurunun kabulü ile, Kayseri 5. Sulh Ceza Mahkemesinceverilen görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. SONUÇ
: Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Kayseri 2. İdare Mahkemesinin yapmış olduğuBAŞVURUNUN KABULÜ ile, Kayseri 5. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 26.6.2013 gün ve Değişik İş No:2013/386 sayılı GÖREVSİZLİKKARARININ KALDIRILMASINA, 30.12.2013 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.