Hukuk Bölümü
2013/1617 E. , 2013/1830 K.2918 SAYILI YASADAN KAYNAKLANAN SORUMLULUK DAVASININ ADLİ YARGI YERİNDE ÇÖZÜMLENMESI GEREKTIĞIUYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN (2247) Madde 14"İçtihat Metni"Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca hazırlanmıştır. İzinsiz olarak kopyalanması ve dağıtılması hukukisorumluluk gerektirir.Davacılar : 1- B.E.2- R.E.3- M.E. 4- R.E.Vekilleri : Av. D.Ö. & Av. E.G.Davalı
: Malatya Belediye BaşkanlığıVekilleri : Av. Z.K. & Av. G.Z. (Adli Yargıda)
O L A Y : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların babaları İ.E.’nin 18/08/2011 günü 44...... plakalı aracı ileMalatya/Namık Kemal Caddesi Asker Hastanesi istikametinde seyrederken Yeşil Kaynak camii önüne geldiğinde MalatyaBelediyesi tarafından yürütülen yol ve kaldırım çalışması için yolun gidiş istikametini kapatacak şekilde, yola bırakılan taş, kum veçakıl yığınlarına çarpmak suretiyle tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, trafik kazasının oluşumuna; hiç bir işaret levhasıkoyulmadan, hiçbir emniyet tedbiri alınmadan yola bırakılan kum ve çakıl yığınlarının neden olduğunu, bu nedenle MalatyaBelediyesinin asli kusurlu olduğunu, kaza sonrasında müteveffa İ.E.’nin çevrede bulunan ve olaya tanık olanlar tarafından ağıryaralı olarak çıkarılarak derhal Turgut Özal Tıp Merkezi Araştırma Hastanesinde kaldırıldığını ve yoğun bakımda tedavi altınaalındığını, ancak kazadan 14 gün sonra 31/08/2011 tarihinde tedavi gördüğü hastanede vefat ettiğini, müteveffanın Milli EğitimMüdürlüğünde memur olarak çalıştığını, ortaya çıkan mağduriyetlerinin giderilebilmesi için 04/04/2012 tarihli dilekçe ile MalatyaBelediye Başkanlığına yaptıkları başvurunun yanıtsız bırakılmak suretiyle zımnen reddedildiğini, davacıların şahsında oluşan maddive manevi mağduriyetlerin giderilmediğini, kazanın tek taraflı olması nedeniyle davacıların sigorta şirketinden herhangi birtazminat alamadıklarını belirterek, müteveffanın eşi B.E.için 120.000-TL, çocukları R.E.için 1.000-TL, M.E.için 5.000-TL veR.E.için 24.000-TL olmak üzere toplam 150.000-TL destekten yoksun kalma tazminatı ile B.E.için 20.000-TL, Ramazan, Mikail veR.E.için ayrı ayrı 10.000-TL olmak üzere toplam 50.000-TL manevi tazminatın 04.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasalfaiziyle birlikte ödenmesi istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.Malatya İdare Mahkemesi; 24.07.2012 gün ve E:2012/959, K:2012/2733 sayılı kararı ile özetle; “…2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu'nun "Belediye trafik birimleri, görev ve yetkileri" başlıklı 10. maddesinin (b) bendinin 1. fıkrasında, belediyelerin yapım vebakımından sorumlu olduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla görevli olduğu, anılan Yasanın6099 sayılı Yasanın 14. maddesi ile Değişik 110. maddesinin 1. fıkrasında ise, işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşlarıolan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davalarının, adli yargıda görüleceği,zarar görenin kamu görevlisi olmasının, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemeyeceği, hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümlerinin uygulanacağı kuralına yer verilmiştir.Dava dosyasının incelenmesinden, davacıların murisi İ.E.'nin 18.08.2011 günü 44...... tescil plakalı aracı ile Namık Kemal CaddesiAsker Hastanesi istikametinde seyir halinde iken Yeşil Kaynak Camii önüne bakım ve onarım çalışması nedeniyle yolun gidişistikametine dökülen taş, kum ve çakıl yığınlarına çarpması nedeniyle ölmesi sonucu uğranılan maddi ve manevi zararlarınıntazmini istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Belediyelerin, belediye sınırları ve mücavir alanı içinde bulunan sorumluluğu altındaki karayollarının bakım, onarımın veişaretlemesinden sorumlu olup bu yolları sürekli olarak can ve mal güvenliğine uygun bulundurmakla yükümlü olduğu, busorumluluğun yerine getirilmemesi sonucu oluşan trafik kazaları nedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümündeise 2918 sayılı Yasanın 110/1. maddesi uyarınca adli yargının görevli olduğu açıktırBu durumda, davalı Belediyenin sorumluluğunda bulunan karayolunun bakımını gereği gibi yapmaması nedeniyle meydana gelentrafik kazası sonucu oluşan zararın tazminine ilişkin olan 2918 sayılı Yasanın 110 maddesi kapsamındaki iş bu sorumlulukdavasının görüm ve çözümünde adli yargının görevli olması nedeniyle idari yargının görevsiz olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı Kanun’un 15. maddesinin l/a bendi uyarınca davanın görev yönünden reddine” karar vermiş vekarar kesinleşmiştir.Davacı vekili aynı istemle bu kez adli yargı yerinde dava açmıştır.Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi; 26.03.2013 gün ve E:2012/488, K:2013/171 sayı ile özetle; “…davalı belediyeye yöneltilmişdavanın temelini hizmet kusuru oluşturmaktadır. Hizmet kusuruna dayanan tazminat davalarının, davalının idari bir birim olmasınedeniyle İdari Yargı Mahkemeleri görev alanında kalmasından dolayı dava dilekçesinin görev yönünden reddine.’’ karar verilmişolup, bu karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 24/06/2013 gün ve E:2013/9257,K:2013/12120 sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar vermiştir ve karar bu şekilde kesinleşmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında, Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, SıddıkYILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’un katılımlarıyla yapılan 30.12.2013 günlü toplantısında:l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; 2918 sayılı Yasa’dankaynaklanan sorumluluk davasında idari ve adli yargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14.maddesinde öngörülen biçimdeolumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, idari yargı dosyasının son görevsizlik kararını veren mahkemece, adli yargı dosyası da teminedilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Selim Şamil KAYNAK’ın, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundakiraporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ileDanıştay Savcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonraGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, davacıların babalarının 18/08/2011 günü 44...... plakalı aracı ile seyrederken, yolda Malatya Belediyesi tarafından
yürütülen yol ve kaldırım çalışması için yolun gidiş istikametini kapatacak şekilde, yola bırakılan taş, kum ve çakıl yığınlarınaçarpmak suretiyle tek taraflı ve ölümlü trafik kazasının meydana geldiğini ileri sürerek toplamda 150.000 TL destekten yoksunkalma tazminatı, 50.000 TL manevi tazminat bedelinin faizi ile birlikte davalı idareden tazminine karar verilmesi istemiyleaçılmıştır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı 2.maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgilikuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarındauygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumdabulundurmanın gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanınBelediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğu belirtilmiştir.Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiğizararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması,bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleriuygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesiniyapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir”;Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkin hükmü, yürürlüğe girdiği tarihtenönce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz” denilmiştir.Belediye aleyhine idare mahkemesinde açılan başka bir tazminat talepli tam yargı davasında, İdare Mahkemesi 2918 sayılıYasanın 110.maddesinin 1.fıkrasının birinci ve ikinci cümlelerinin Anayasaya aykırı olduğu kanısına varmış, İdare Mahkemesinin buiki cümlenin iptali istemiyle yaptığı başvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi 08.12.2011 gün ve E:2011/124, K:2011/160 sayı,08.11.2012 gün ve E:2012/118, K:2012/170 sayı ve 28.05.2013 gün ve E:2013/59, K:2013/68 sayılı aynı içerikli kararları ile;“2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanun’dan doğan sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceği öngörülmektedir. İtiraz başvurusunda bulunan mahkeme ise idare mahkemesi olup davaya bakmakta görevlive yetkili mahkeme değildir.Başvurunun Mahkeme’nin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.” Kararına varmıştır. Nihayet, aynı konuda Asliye HukukMahkemesi’nce yapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi 26.12.2013 tarih ve E:2013/68, K:2013/165 sayılı kararıyla;yasakoyucunun “haklı neden” ve “kamu yararı” gerekçesiyle idari yargının görevine giren bir konuyu adli yargı organınabırakabileceği, davanın somutunda da 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ile bu görevin adli yargıyabırakılmasında Anayasa’ya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, maddenin iptal isteminin oy birliğiyle reddine karar vermiştir.Anayasa’nın 158. inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında,Anayasa Mahkemesinin kararı esas alınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin 26.12.2013 tarih ve E:2013/68, K:2013/165sayılı kararı, yasakoyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adli yargının görevine verebileceğine, 2918 Sayılı Kanunun110 uncu maddesinin bu nedenle Anayasa’ya aykırı olmadığına dair olup, esası itibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır veAnayasanın 158 inci maddesi uyarınca başta Mahkememiz olmak üzere diğer yargı organları bakımından da uyulması zorunlu birkarar mesabesindedir.Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin işaret edilenkararları gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak veyükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile, çalışmausullerini kapsadığı, dolayısıyla meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesigerektiği sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle davanın görüm ve çözümü adli yargı yerinin görevine girdiğinden Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nceverilen görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. SONUÇ
: Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.03.2013gün ve E:2012/488, K:2013/171 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 30.12.2013 gününde Üye Eyüp SabriBAYDAR’ın KARŞI OYU ve OYÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. AZLIK OYU Davalı Belediyenin karayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki ihmali sonucu meydana gelen kazada, davacının uğradığı maddizararın tazmini istemi ile İdari Yargı da dava açılmış,İdare Mahkemesince yargılama sonucunda "uyuşmazlığın 2918 Sayılı Yasa'nın 110. maddesi gereğince Adli Yargıda çözümlenmesigerektiği" gerekçesi ile yargı yolu yönünden davanın reddine karar verilmiş,Kararın kesinleşmesi üzerine bu kez davacı vekili aynı istekle Adli Yargıda davaikame etmiş,Adli Yargıda Yargılama sonucunda "idarenin hizmet kusuruna dayalı açılan davaların tam yargı davası niteliğinde bulunduğu, İdariYargıda açılması gerektiği" gerekçesi ile dava dilekçesi yargı yolu yönünden reddedilmiş,2247 Sayılı Yasa'nın 19.maddesi gereğince görevli yargı kolunun belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığı'nagönderilmiş karar vermiş,Yüksek Mahkemece yapılan inceleme sonucunda "2918 Sayılı Yasa'nın 110.maddesi hükümleri gözetildiğinde davanın Adli Yargıdaçözümlenmesi gerektiği" düşüncesi ile Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılmasına, Adli Yargının görevliolduğuna oyçokluğuyla kesin olarak karar verilmiştir.Sayın çoğunluğun uyuşmazlıkta Adli Yargıyı görevli kabul eden düşüncesine iştirak edilmesi mümkün değildir.Zira;Davada, davalı Belediyenin karayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki ihmali sonucu zarara neden olan kazanın meydana
geldiği iddia edilmektedir.2918 Sayılı KTK'nın 10.md. "Belediyelerin yapım ve bakımından sorumlu olduğu yolları, trafik düzen ve güvenliğini sağlayacakdurumda bulundurmak, karayolu yapısında ve üzerinde yapılacak çalışmalarda gerekli tedbirleri almakla görevli" olduğuna işaretedilmiş,TC Anayasası'nın 125/son md. "idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu" kurala bağlanmış,2577 Sayılı İYUK 2/1-b md. "idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklan ihlal edilenler tarafından açılan tam yargı davaları,idari dava çeşitleri arasında" sayılmıştır.Bu durumda belediye sınırları içindeki yolun yapım, bakım ve onarımının yapılmadığı nedeniyle doğan zararın tazminininamaçlanmış olması karşısında, idarenin görevinde olan kamu hizmetini yürüttüğü esnada kişilere verdiği zararın ödetilmesineyönelik bulunan uyuşmazlık konusu davanın, olayda kamu hizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin,hizmet kusuru veya idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığının tespitinde esas alman idare hukuku kurallarınave 2577 Sayılı İYUK 2/1-b md. sayılan tam yargı davasında görüm ve çözümünde idari yargı yerleri görevli bulunmaktadır.Sayın çoğunluk, karayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki ihmalden doğan zararda Adli Yargıyı görevli kabul eden görüşündehukuki dayanak olarak 2918 Sayılı KTK 110/1 md. hükümlerini esas almıştır.11.01.2011 gün 6099 Sayılı Yasa'nın 14. maddesi ile 2918 Sayılı KTK 110. maddesine eklenen 1.fıkra ile "işleteni veya sahibidevlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil bu kanundan doğan sorumlulukdavaları Adli Yargıda görülür..." hükmü getirilmiştir.Sayın çoğunluk görüşünün aksine eldeki uyuşmazlık anılan yasa hükmü kapsamında kalmamaktadır.Çünkü, 2918 Sayılı KTK 85.maddesinde açıkça belirtildiği gibi yasa motorlu araçların işletilmesinden doğan zararlar nedeniyleişletenin hukuki sorumluluğunu düzenlemektedir.Yasa hükmünde geçen bu kanundan ve Adli Yargıda görülmesi gereken sorumluluk davaları, 2918 Sayılı Yasa'nın 85.maddesindedüzenlenen motorlu araçların işletilmesi nedeniyle verilen zararlardan dolayı araç işletenin hukuki sorumluluğuna ilişkin davalardır.Yasa değişikliğinden önce kamu araçlarının işletilmesi nedeniyle verilen zararlardan dolayı kamu idaresinin sorumluluğunun hangiyargı kolunda görüm ve çözümü konusunda yasada bir düzenleme bulunmadığından İdari ve Adli Yargı organları arasında çıkangörev uyuşmazlıklarını sonlandırmak üzere sözü geçen yasa hükmü getirilmek suretiyle kamu araçlarının verdiği zararlar nedeniyleişletenin sorumluluğunda 2918 Sayılı Yasa'nın amacına uygun olarak Adli Yargıda görüm ve çözüm esası benimsenmiştir.Açıklanan gerekçelerle uyuşmazlıkta idari yargı görevli olup, benzer ihtilaflarda da idari yargının görevli olduğu Yargıtay 4, 11, 17Hukuk Dairelerinin istikrarlı kararlarıyla Içtihad edildiği gibi Danıştay kararlarında da uyuşmazlıkta İdari Yargının görevli olduğubenimsenmiştir. (Danıştay 10. Daire E 2011/11522, K 2012/5347 sayı, E.2011/10856 K.2013/670 sayı, vs.)Somut uyuşmazlıkta davanın karayolunun yapım, bakım ve korunmasındaki idarenin hizmet kusuruna dayanmasına,2918 Sayılı Yasa'nın 110/1 md. motorlu araçların işletilmesinden doğan zararlardan dolayı işletenini hukuki sorumluluğunun AdliYargıda görüm ve çözümünü düzenleme altına almasına,Somut uyuşmazlığın anılan yasa hükmü kapsamında bulunmamasına,Kamu hizmetinin usulüne ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin hizmet kusuru veya idarenin sorumluluğunugerektiren bir husus olup olmadığının tespitinde, 2577 Sayılı İYUK 2/1-b md. sayılan tam yargı davasında görüm ve çözümündeİdari Yargının görevli olmasına göre,Uyuşmazlıkta Adli Yargıyı görevli kabul eden sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyorum. Karşı OyEyüp Sabri BAYDAR