Hukuk Bölümü
2013/1620 E. , 2013/1833 K.ECZANE IŞLETEN VE KENDISIYLE ILAÇLARIN INDIRIMLI ALINMASI HUSUSUNDA ÜÇ YIL SÜRELI SÖZLEŞMEIMZALANMIŞ OLAN DAVACIYA, TÜRK ECZACILARI BIRLIĞI ILE SOSYAL GÜVENLIK KURUMU ARASINDA 2009 YILINDAIMZALANAN "SOSYAL GÜVENLIK KURUMU KAPSAMINDAKI KIŞILERIN TÜRK ECZACILARI BIRLIĞI ÜYESIECZANELERDEN İLAÇ TEMININE İLIŞKIN PROTOKOL"ÜN 6.3.12 MADDESINE AYKIRI HAREKET ETTIĞINDEN BAHISLE,ADLİ YARGI YERİNDE GÖRÜLMESIUYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN (2247) Madde 19"İçtihat Metni"Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca hazırlanmıştır. İzinsiz olarak kopyalanması ve dağıtılması hukukisorumluluk gerektirir.Davacı
: G.M.Vekili
: Av. M.A.Davalı
: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
O L A Y : 2009 yılına ilişkin, Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaçTeminine İlişkin Protokol kapsamında, serbest eczacılık yapan davacı ile davalı Kurum arasında 2009 yılında sözleşmeimzalanmıştır.Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü 08.11.2012 gün B.13.2.SGK.4.06.20.03/ SÖZLEŞME-18370180/911971 sayılı yazı ile; davacıya ait işyeri hakkında davalı Kurum tarafından anılan Protokol çerçevesinde yapılan teftişsonucunda, Sosyal Güvenlik kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerin İlaç Teminine İlişkinProtokol’ün: reçete karşılığında ödenmesi gereken ilaç katılım payı ücretlerinin ödememesi sebebiyle 2009 yılı EczaneProtokolü’nün 6.3.12. maddesi ile aynı Protokol’ün 5.1.maddesi gereği toplam 8,52 TL bedelin ödeme tarihi itibariylehesaplanacak yasal faizi ile birlikte tahsil edileceğinin uygun olduğunu, söz konusu olan 250 TL cezai şart bedeli ve Protokol’ün4.3.6. maddesi gereğince cezaya sebep olan reçete bedelleri ödeme tarihi itibariyle hesaplanacak yasal faizi ile birlikteProtokol’ün 5.5 maddesine göre tahsil edileceği bildirilmiştir.Davacı vekili itiraz dilekçesinde özetle; davacı hakkında düzenlenen idari para cezası ve uyarı cezasının yasaya aykırı olduğunu,hastanın ödemesi gereken katkı paylarını almadığından bahisle açılan soruşturmada eksik inceleme ile karar verildiğini, soruşturmasırasında ilaçları alan kişilerin değil adına reçete düzenlenen kişilerin ifadelerine başvurularak ceza tayini yoluna gidildiğini ilerisürerek yasalara aykırı olarak düzenlenen idari para cezası ve uyarı cezasının iptali istemiyle adli yargıda dava açmıştır.TAŞKÖPRÜ SULH CEZA MAHKEMESİ: 26.03.2013 gün ve Değişik İş No: 2012/211 sayılı kararında “…2009 yılı Sosyal GüvenlikKurumu kapsamındaki kişilerin Türk Eczacıları Birliği üyesi eczacılardan ilaç teminine ilişkin protokolün 6.3.12 maddesinin ihlaledildiğinden bahisle verilen 250,00TL para ve uyarı cezasının cezai şart niteliğinde olduğu…” gerekçe gösterilerek, başvurununreddi ile bahse konu idari yaptırım kararlarına karşı yapılan itirazı bakmaya Kastamonu İdare Mahkemesinin görevli ve yetkiliolduğuna dair verilen karar Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi’nin 24.05.2013 gün ve Değişik İş No: 2013/335 sayılı itirazın reddineilişkin karar ile kesinleşmiştir.
Davacı vekili, bu kez aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.KASTAMONU İDARE MAHKEMESİ: 26.09.2013 gün ve E: 2013/466 sayılı kararında“…2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı” başlıklı 2.maddesinin1.fıkrasında idari dava türleri; idari işlemler hakkında yetki, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerinden dolayı kişisel haklarımuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasındaçıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar olarak sayılmıştır.Yukarıda anılan yasa hükmünden de anlaşılacağı üzere, idari yargının görev alanı; idare hukuku kuralları içinde, kamu hizmetininyürütülmesi amacıyla, kamu gücü kullanılarak tesis edilen idari işlemler, idari eylemler ve idari sözleşmelerden doğanuyuşmazlıklar nedeniyle açılan davaların görüm ve çözümüyle sınırlıdır.Bir davanın idare mahkemesinde görülebilmesi için sözleşmenin idari sözleşme olması gereklidir.Bir sözleşmenin idari sözleşmesayılabilmesi için sürekli bir kamu hizmetinin görülmesi amacını taşıması, taraflardan birinin idare olması ve kamu hukukuna özgü,kamu hukukundan doğan şart ve hükümlerin sözleşmede yer alması zorunludur. Bu tür sözleşmeler, idarenin tek taraflı olarakayrıcalıklı üstün hak ve yetkilerini içerirler. Bu nitelikte olmayan sözleşmeler ise, idarenin özel hukuk kurallarına göre akdettiğisözleşmelerdir. Bunlardan doğan uyuşmazlıklar adliye mahkemelerince görülür ve çözümlenir.Bakılan davada, davacı ile davalı idare arasında imzalanan ilaç teminine ilişkin protokolün, kamu gücü ve usulleri uygulanarakyapılmış bir idari sözleşme olmadığı, tarafların serbest iradesine dayalı ticari nitelikte özel hukuk hükümlerine göre yapılmış birsözleşme olduğu ve bu nitelikteki sözleşmenin kamu hukuku çerçevesinde yapılmadığı gibi kamu gücüne de yer verilmediğigörülmektedir.Bu itibarla, davacı hakkında uygulanan ceza ve uyarı kararının söz konusu sözleşme hükümlerinin tatbikinden kaynaklanmasıkarşısında, özel hukuk hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gereken uyuşmazlığın görüm ve çözümünde adli yargı yerleriningörevli bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır...” gerekçesiyle 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve işleyişi HakkındaKanunun 19.maddesi uyarınca, görevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi'ne başvurulmasına, dosya incelemesinin bukonuda karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında, Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, SıddıkYILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan Akarsu ve Mehmet AKBULUT’un katılımlarıyla yapılan 30.12.2013 günlü toplantısında:l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, idariyargı dosyası ile birlikte adli yargı dosyasının onaylı bir örneği de gönderilmek suretiyle 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesinde
öngörülen şekilde başvurulduğu ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, adli ve idari yargı yerleriarasında doğan görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Filiz BUDAK’ın, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, eczane işleten ve kendisiyle ilaçların indirimli alınması hususunda üç yıl süreli sözleşme imzalanmış olan davacıya, TürkEczacıları Birliği ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında 2009 yılında imzalanan "Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin TürkEczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol"ün 6.3.12 maddesine aykırı hareket ettiğinden bahisle, 250 TLcezai şart bedeli ve Protokol’ün 4.3.6. maddesi gereğince cezaya sebep olan reçete bedelleri ödeme tarihi itibariylehesaplanacak yasal faizi ile birlikte Protokol’ün 5.5 maddesine göre tahsil edileceğine ilişkin, idari para cezası ve uyarı cezasınıniptali istemiyle açılmıştır.Bir kamu hizmetinin yürütülmesi için ihtiyaç duyulan mal veya hizmet temini sırasında, "idarede kanunilik" ilkesi gereğince idareninbelirli usul ve esaslara uyması zorunlu olup; işin sözleşmeye bağlanmasından önce geçen bu süreçte tesis edilen işlemlerin, kamugücüne dayalı, re'sen ve tek yanlı olması nedeniyle idari işlem niteliğini taşıması karşısında, yargısal denetiminin idare hukukuilkelerine göre idari yargı yerlerince yapılacağı tartışmasızdır. Ancak, işin sözleşmeye bağlanmasından sonraki işlemlerin hangihukuki rejime tabi olacağının tespiti için, yapılan sözleşmenin konusu ile içerdiği hüküm ve koşulların niteliğinin ayrıcaincelenmesi gerekecektir.İdari sözleşme, idarenin kamusal yetkisine dayanarak, kamu hizmeti gerekleri ve kamu yararı nedeniyle yaptıkları sözleşmelerdir.Bunlar idarenin ayrıcalıklı ve üstün hak ve yetkilerini içerirler. İdare, bu sözleşme hükümlerinde tek yanlı değişiklik yapabilir ya dasözleşmenin feshine gidebilir, Bu nitelikte olmayan diğer sözleşmeler ise, genelde özel hukuk alanında, özel hukuk kurallarına göredüzenlenir.Olayda, Taşköprü ilçesinde eczane işleten davacı ile davalı idare arasında 3 yıl süreli 2009 yılı Eczane Protokolü kapsamındasözleşme imzalandığı, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü 08.11.2012 günB.13.2.SGK.4.06.20.03/ SÖZLEŞME-18370180/911971 sayılı yazı ile; Sosyal Güvenlik kurumu Kapsamındaki Kişilerin TürkEczacıları Birliği Üyesi Eczanelerin İlaç Teminine İlişkin Protokol’ün: reçete karşılığında ödenmesi gereken ilaç katılım payıücretlerinin ödememesi sebebiyle 2009 yılı Eczane Protokolü’nün 6.3.12. maddesi ile aynı Protokol’ün 5.1.maddesi gereği toplam8,52 TL bedelin ödeme tarihi itibariyle hesaplanacak yasal faizi ile birlikte tahsil edileceğinin uygun olduğunu, söz konusu olan250 TL cezai şart bedeli ve Protokol’ün 4.3.6. maddesi gereğince cezaya sebep olan reçete bedelleri ödeme tarihi itibariylehesaplanacak yasal faizi ile birlikte Protokol’ün 5.5 maddesine göre tahsil edileceğinin bildirilmesi üzerine, idari para cezası veuyarı cezasının iptali istemiyle dava açıldığı
anlaşılmıştır.Diğer taraftan, 2009 yılına ilişkin “SOSYAL GÜVENLİK KURUMU KAPSAMINDAKİ KİŞİLERİN TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ ÜYESİECZANELERDEN İLAÇ TEMİNİNE İLİŞKİN PROTOKOL” hükümleri incelendiğinde; Protokolün taraflarının Sosyal Güvenlik Kurumu veTürk Eczacıları Birliği olduğu; konusunun, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından sağlık yardımları karşılanan ve bu protokolün (2)numaralı maddesinde belirtilen kişiler için temin edilecek ilaçlarla ilgili olarak eczanelerle yapılacak sözleşmeye ilişkin usul veesaslar ile karşılıklı hak ve yükümlülüklerin belirlenmesi olarak belirtildiği; dayanak olarak, protokolün; 5510 sayılı Kanunun 73.maddesi (Değişik:17/4/2008-5754/45 md.), 5502 sayılı Kanun ile 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanununun 39 uncumaddesinin (j) fıkrası hükümlerinin gösterildiği; protokolün (2) numaralı maddesinde, protokole göre hizmet alacak kişilerinsayıldığı; 3.maddede, hastalara düzenlenen reçetelerin, sözleşmeli eczaneler tarafından bu protokol çerçevesinde ve protokolünimzalandığı tarihte yürürlükte olan SUT(Protokolün geçerli olduğu dönemde Kurum tarafından uygulanan Sosyal Güvenlik KurumuSağlık Uygulama Tebliği) hükümleri (Kamu kurum iskontosu ve eczacı iskontosu hariç) doğrultusunda karşılanacağının belirtildiği,aynı maddede; reçete muhteviyatı ilaç bedellerinin eczaneye ödenebilmesi için; reçetelerin özelliklerinin ve reçete ekindebulunması gereken belgelerin neler olduğunun; endikasyon uyumuna bakılacak durumların; reçete iadesinin ve usule ilişkin olarakriayet edilmesi gereken hususların gösterildiği; 4.maddede, Ödeme Şartları ve Zamanı üst başlığı altında, faturalarındüzenlenmesi, teslimi, fatura inceleme ve ödeme hususlarına; ( dava konusunu oluşturan) 4.3.6. kısmında “Protokolün (6.3)numaralı maddesindeki fiillerin tespit edildiği reçetede fiili ilgilendiren reçete veya ilaç bedelleri ödenmez. Kurumca yapılan yersizödemeler varsa, ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte eczacının Kurumda tahakkuk etmiş alacağındanmahsup edilir. Eczacının alacağının yersiz ödeme tutarını karşılamaması veya alacağının olmaması halinde, genel hükümlere göretahsil edilir.” “Cezai Şart Tahsili” başlıklı 5.maddenin 1.fıkrasında ( dava konusunu oluşturan) ; Protokolün (6.3) numaralımaddesinde (6.3.19) numaralı maddesi hariç olmak üzere belirtilen fiiller için Kurumca uygulanacak cezai şart tutarının her fiil için250 TL’den az olması halinde, alınacak cezai şart bedelinin 250 TL’ye tamamlanacağı, Protokolün (6.3) numaralı maddesinde(6.3.19) numaralı maddesi hariç olmak üzere belirtilen aynı fiilin/fiillerin son bir yıl içinde tekrarlandığının tespit edilmesi halindeuygulanacak cezai şart bedelinin her fiil için 500 TL’den az olması halinde, alınacak cezai şart bedelinin 500 TL’ye tamamlanacağıhususuna yer verildiği; “SÖZLEŞMENİN FESHİ VE CEZAİ ŞARTLAR” başlığını taşıyan 6.maddesinde; tarafların bir ay öncedenyazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi her zaman feshedebilecekleri; Eczanenin kapanması halinde; kapanma tarihindesözleşmenin kendiliğinden sona ereceğinin belirtildiği; Cezai şart uygulanacak fiiller, fesih nedeni fiiller ve sözleşme yapılmayacaksürelerin neler olduğunun sayıldığı alt başlığın, (dava konusunu oluşturan) 6.3.12.kısmında, “ Kurumun mahsup suretiyle tahsiliniyaptığı haller hariç olmak üzere, alınması gereken ilaç katılım payları ve/veya poliklinik muayene katılım payı tahsil etmeyen veyahastaya iade eden eczacılara, ilk tespitte tahsil edilmeyen katılım paylarının 5 katı tutarında cezai şart uygulanarak eczane yazılıolarak uyarılır, yazılı uyarıya rağmen tekrarı halinde sözleşme feshedilir ve 6 (altı) ay süre ile sözleşme yapılmaz. (Tespit işlemiKurumca yapılabileceği gibi ilgili eczacı odası tarafından da yapılabilir. Tespit işleminin, ilgili eczacı odası tarafından yapılması veTürk Eczacıları Birliği Merkez Heyetince onaylanarak Kuruma yazılı olarak bildirilmesi halinde Kurum tarafından madde hükümleriuygulanır. Eczacı odası tespiti ve TEB Merkez Heyeti onayına istinaden yapılan işlemlerin yargı kararı ile haksız yapıldığına kararverilmesi durumunda, eczacının uğradığı her türlü maddi ve manevi zarar, tespiti yapan eczacı odası ile Türk Eczacıları Birliğincemüteselsilen karşılanır. Ancak Kurum aleyhine dava açılması halinde, açılan dava Türk Eczacıları Birliğine ihbar edilir. Eczacıtarafından, poliklinik muayene katılım payı tahsil edilmemesi veya iade edilmesi halinde uygulanacak cezai şart tutarınınhesaplanmasında (5.1) numaralı madde hükmü uygulanmaz. Provizyon sisteminde, eşdeğer ilaç uygulaması nedeniyle oluşanfiyat farklarının eczane tarafından tahsil edilmediğinin tespiti halinde, bu madde hükümlerinin uygulanacağı;; Protokolün“PROTOKOLE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR” başlıklı 7.maddesinde; (7.1.)Kurumlaeczaneler arasında bu protokol esaslarına göre heryılın Şubat ayında sözleşme yenileneceği, Kurum ile Türk Eczacıları Birliği arasında yapılacak Ek Protokol veya Protokollerledüzenleme yapılması halinde, sözleşmelieczanelerin bu düzenlemelere uymakla yükümlü oldukları; Kurumun, protokol hükümlerinikabul eden ve başvuru formunu getiren hereczane ile (feshi gerektirecek hususlar nedeniyle sözleşmeleri feshedilenlerin fesihsüreleri boyunca ve muvazaalı olarak açıldığı kanıtlananeczaneler hariç) sözleşme yapacağı; (7.9.) Eczanelerin, sözleşmeyaparken 6643 sayılı Türk Eczacıları Birliği Kanununun 39 uncu maddesine dayanılarak TEB tarafından bastırılmış, bu protokoleuygun “Tip Sözleşmeleri” (EK-1) kullanacakları, eczanenin yapacağı indirim oranının tespiti amacıyla SUT eki EK-3/B formunun birörneğinin Kurum taşra teşkilatına ibraz edileceği; “YETKİLİ MAHKEME” başlıklı 8.maddesinde; protokolün uygulanmasında Kurum
ile TEB arasında doğan uzlaşmazlıklarda Ankara mahkemeleri ve icra dairelerinin; taşra teşkilatı ile eczaneler arasında imzalanansözleşmelerin uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda sözleşmeyi yapan taşra teşkilatının bulunduğu yer mahkemeleri ve icradairelerinin yetkili bulunduğu; 9.maddesinde, bu protokolün 01/02/2009 tarihinde yürürlüğe gireceği, süresinin 3 (üç) yılolduğu; “YÜRÜTME” başlıklı 10.maddesinde; bu protokolün yürütümünün Sosyal Güvenlik Kurumu ve Türk Eczacıları Birliğitarafından yapılacağı; Kurum ve TEB arasında 3’er kişilik yetkililerden oluşan bir komisyon kurulacağı, Komisyonun 3 ayda bir,müteakip ayın ilk haftasında toplanacağı ve protokol/sözleşmenin yürütülmesindeki aksaklıkları değerlendireceği, tarafların bir ayönceden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla, bu protokolü feshetme hakkına sahip oldukları; bu protokol gereği yapılansözleşmenin yürütümünün Kurumun taşra teşkilatı tarafından yapılacağı imza altına alınmış; Protokol eki “TİP SÖZLEŞME”de iseSosyal Güvenlik Kurumu ile Eczane sahibi ve mesul müdürü arasında, Sosyal Güvenlik Kurumu ile Türk Eczacıları Birliğininortaklaşa imzaladıkları protokol esaslarına uygun olarak hizmet sunulması amacıyla iş bu sözleşmenin yapılmış olduğu; busözleşmenin; Sosyal Güvenlik Kurumu sağlık yardımlarından yararlandırılanların tabi oldukları mevzuat hükümleri çerçevesindemuayene ve tedavileri sonucunda düzenlenecek reçetelerdeki muhteviyatın (sözleşme yapılan) eczaneden protokolde belirlenenhükümlere göre, belirlenen oranda indirim uygulanmak suretiyle alınmasını kapsadığı; Kurum ile Türk Eczacıları Birliği arasındayapılacak Ek Protokol/Protokollerle düzenleme yapılması halinde, sözleşmelieczanelerin bu düzenlemelere uymakla yükümlüoldukları hususlarına yer verildiği görülmüştür.Serbest meslek erbabı olan eczacıların, mesleklerini icra edebilmeleri için Kurum ile sözleşme imzalaması gibi bir zorunlulukbulunmadığı; ancak olayda olduğu gibi, davalılardan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının sigortalılarına, ücretini daha sonraKurumdan tahsil etmek şartı ile ilaç satışına aracılık etmesi için bağlı oldukları meslek örgütü olan Türk Eczacılar Birliği ile yapılmışolan ve ekinde Tip sözleşmeyi içeren protokol kurallarına ve sözleşme hükümlerine uymayı kendi rızaları ile kurumla karşılıklısözleşme imzalayarak kabul edebilecekleri de açıktır.Gerek protokolün gerekse de sözleşmenin, taraflara karşılıklı olarak çeşitli hak ve yükümlülükler getirdiği, tarafların serbestiradelerine dayandığı, ticari nitelikli olduğu, Kamu Hukukunun ve dolayısıyla kamu gücünün bu sözleşmede yerinin bulunmadığı;Protokolde, tarafların karşılıklı fesih yetkilerinin bulunduğu, belirlenen oranda indirim yapan her eczane ile anlaşma yapılacağı gibihususlara yer verildiği görülmektedirBu durum karşısında, sözleşme kamu hukuku ağırlıklı değil, tarafların serbest iradesi ile oluşmaktadır. İdarenin sözleşmedeki fesihve diğer yetkilerinin karşı taraftan fazla bulunması, bu sözleşmenin özel sözleşme niteliğini etkilemediği gibi; kamu hizmetineilişkin bulunsa da idarenin üstün yetkilerle donatıldığı sonucunu doğurmamaktadır. Yapılan protokol, Sosyal Güvenlik Kurumutarafından sağlık yardımları karşılanan kişilere eczaneden indirimi ilaç alınması koşullarını belirlediğine göre; taraflar arasındakisözleşmenin/protokolün uygulanmasından doğan uyuşmazlığın anılan sözleşme hükümleri ve özel hukuk kuralları uyarınca adliyargı yerinde çözümlenmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, Kastamonu İdare Mahkemesi’nin başvurusunun kabulü ile Taşköprü Sulh Ceza Mahkemesi’nce verilengörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. SONUÇ : Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Kastamonu İdare Mahkemesi’nin BAŞVURUSUNUNKABULÜ ile, Taşköprü Sulh Ceza Mahkemesi’nin 26.03.2013 gün ve Değişik İş No:2012/211 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 30.12.2013 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.