Hukuk Bölümü
2013/1795 E. , 2013/2003 K.İDARI PARA CEZASINDAN KAYNAKLANAN ÖDEME EMRININ IPTALI ISTEMIYLE AÇILAN DAVANIN, 5510 SAYILIYASA’NIN 88. MADDESI GÖZETILDIĞINDE ADLİ YARGI YERİNDE ÇÖZÜMLENMESI GEREKTIĞIUYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN (2247) Madde 19"İçtihat Metni"Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca hazırlanmıştır. İzinsiz olarak kopyalanması ve dağıtılması hukukisorumluluk gerektirir.Davacı
: C.Y.Vekili
: Av. C.G.Davalı
: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (Gaziantep Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü)Vekili
: Av. A.K.
O L A Y : Davacı vekili, müvekkilinin çatı işlerinde çalışan bir ustabaşı olduğunu; müvekkili hakkında, davalı kurumtarafından, Takip Kartı No:00017707, 26.3.2012 düzenleme tarihli 5.163,42 TL. (5.022 TL, Asıl alacak 141,42 TL.Gecikmezammı) lık 2012/16597 Takip nolu ödeme emri; yine aynı takip kart no ve düzenleme tarihli, 1.721,14 TL.lık (1.674,00 TL.Asılalacak 47.14 TL.Gecikme zammı) 2012/16598 Takip nolu ödeme emri; yine aynı takip kart no ve düzenleme tarihli toplam5.163,42 TL.lık (2.511,00 TL.Asıl alacak 70,71 TL.Gecikme zammı, 2.511,00 TL.Asıl alacak 70,71 TL.Gecikme zammı)2012/16599 Takip nolu ödeme emirleri gönderildiğini; davalı kurum tarafından müvekkili hakkında icra takibi başlatılması vemüvekkiline ödeme emri gönderilmesinin hukuka aykırı olduğunu ifade ederek; söz konusu ödeme emirlerinin ve icra takiplerininiptali istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.GAZİANTEP 3.İŞ MAHKEMESİ: 19.12.2012 gün ve E:2012/172, K:2012/532 sayı ile, tüm dosya kapsamı, belge ve delillerincelendiğinde; davanın niteliği itibariyle davalı kurum tarafından uygulanan idari para cezalarına ilişkin yürütülen icra takiplerininve gönderilen ödeme emirlerinin iptali İstemine ilişkin olduğu; 5510 sayılı yasanın 102. Maddesi uyarınca, davanın türü itibariyleuyuşmazlığın çözümünde idare mahkemesinin görevli, mahkemelerinin görevsiz bulunduğu gerekçesiyle; dava dilekçesinin görevyönünden reddine karar vermiş; bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.Davacı vekili aynı istemle idari yargı yerinde dava açmış, ancak Gaziantep 2.İdare Mahkemesi, 29.1.2013 gün ve E:2013/90,K:2013/108 sayı ile, her bir ödeme emrine karşı ayrı ayrı dava açılması gerektiğinden bahisle dava dilekçesinin reddine kararvermiş; bu karar üzerine davacı vekili; müvekkiline 5510 sayılı Yasa uyarınca verilen para cezasının tahsili amacıyla düzenleniptebliğ edilen 5.163,42 TL tutarlı 26.3.2012 tarih ve 2012/16599 takip numaralı ödeme emrinin iptali istemiyle yeniden idari yargıyerinde dava açmıştır.GAZİANTEP 2.İDARE MAHKEMESİ;8.10.2013 gün ve E:2013/484 sayı ile, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık SigortasıKanununun 88. Maddesinin sondan 4. fıkrasında; "Kurumun prim ve diğer alacakların tahsilinde, 6183 sayılı Amme AlacaklarınınTahsil Usûlü Hakkında Kanunun uygulamasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun alacaklı biriminin bulunduğuyer iş mahkemesi yetkilidir. Yetkili iş mahkemesine başvurulması alacakların takip ve tahsilini durdurmaz" hükmü ile 101.maddesinde "Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür" hükmüne yer verildiği; dava dosyasının incelenmesinden, davacıya 5510 sayılı Yasa'nın102. Maddesi uyarınca 5.022,00 TL para cezası verildiği ve anılan para cezasının tahsili amacıyla dava konusu 26.3.2012 tarihve 2012/16599 takip numaralı ödeme emrinin düzenlenip tebliğ edildiği, anılan ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada,Gaziantep 3. İş Mahkemesinin 19.12.2012 tarih ve E.2012/172, K2012/532 sayılı kararı ile idari yargı yerinin görevli olduğundanbahisle görev yönünden davanın reddine karar verildiği ve anılan kararın 28.12.2012 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği,görevsizlik kararı üzerine Mahkemelerinin kaydına 24.1.2013 tarihinde giren dava dilekçesiyle bakılmakta olan davanın açıldığı;yukarıda aktarıldığı üzere, 5510 sayılı Yasanın 88.maddesi uyarınca dava konusu ödeme emrine karşı açılan davada, Mahkemelerigörevli olmayıp adli yargı (iş mahkemesi) yerinin görevli olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle; Mahkemelerinin görevinegirmeyen ve Gaziantep 3. İş Mahkemesi tarafından da görevsizlik kararı verilen bu davada, görevli mahkemenin belirlenmesi içiniş bu dava dosyasının ve Gaziantep 3. İş Mahkemesince Mahkemelerine gönderilip dava dosyaları içerisinde yer alan Gaziantep3. İş Mahkemesinin E.2012/172, K2012/532 sayılı dava dosyasının, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi'nin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun'un 19. maddesi uyarınca Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine ve Uyuşmazlık Mahkemesince bir kararverilinceye kadar yargılamanın ertelenmesine karar vermiştir.İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında, Üyeler: Eyüp SabriBAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Mehmet AKBULUT’un katılımlarıyla yapılan 30.12.2013günlü toplantısında;l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, adli ve idari yargı yerleri arasında “5.163,42 TL tutarlı26.3.2012 tarih ve 2012/16599 takip numaralı ödeme emrinin iptali istemi yönünden” olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, idariyargı dosyasının Mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangibir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu iledosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu uyarınca verilen idari para cezasından kaynaklanan5.163,42 TL tutarlı 26.3.2012 tarih ve 2012/16599 takip numaralı ödeme emrinin iptali isteminden ibarettir.506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 140. maddesinin 9.5.2007 gün ve 5655 sayılı Kanun’un 2. maddesi ile Değişik 4.fıkrasında, “İdarî para cezaları ilgiliye tebliğ edilmekle tahakkuk eder ve tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ödenirveya aynı süre içinde Kurumun ilgili ünitesine itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler, kararınkendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde idarî para cezası kesinleşir. Mahkemeye başvurulması cezanın takip ve tahsilini durdurmaz. Tebliğtarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ödenmeyen idarî para cezaları, bu Kanunun 80 inci maddesi hükmü gereğince
hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir. İdarî para cezalarının, Kuruma itiraz ve yargı yolunabaşvurulmaksızın tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde ödenmesi halinde, bunun dörtte üçü tahsil edilir. Peşin ödeme, idarîpara cezalarına karşı Kuruma itiraz etme veya yargı yoluna başvurma hakkını etkilemez. Ancak, Kurumca itirazın reddedilmesiveya mahkemece Kurum lehine karar verilmesi halinde, daha önce tahsil edilmemiş olan dörtte birlik ceza tutarı, 80 inci maddehükmü de dikkate alınarak tahsil edilir” denilmiş; 80. maddesinin yedinci fıkrasında ise, "Kurum alacaklarının tahsilinde 21.7.1953tarih ve 6183 sayılı Kanunun uygulanmasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde, alacaklı Sigorta Müdürlüğününbulunduğu yer İş Mahkemesi yetkilidir" hükmüne yer verilmiştir.Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü, bu düzenlemelere göre, idarî para cezalarının ilgiliye tebliğ edilmekle tahakkuk edeceği vetebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ödeneceği veya aynı süre içinde Kurumun ilgili ünitesine itiraz edilebileceği,itirazın takibi durduracağı, Kurumca itirazı reddedilenlerin, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkiliidare mahkemesine başvurabilecekleri nedeniyle tahakkuk aşamasında idare mahkemelerinin görevli oldukları, kurum alacaklarınıntahsilinde ise, 6183 sayılı Yasa hükümleri uygulanmak suretiyle düzenlenecek ödeme emrine karşı açılacak davalara bakmagörevinin, 80. maddenin yedinci fıkrasında açıkça belirtildiği gibi Sigorta Müdürlüğünün bulunduğu yer iş mahkemesine ait olduğusonucuna varmıştır.Ancak, 506 sayılı Kanun’un yukarıda sözü edilen maddeleri 31.5.2006 gün ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SağlıkSigortası Kanunu’nun 106. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.5510 sayılı Kanun’un 102. maddesinde, “…İdarî para cezaları ilgiliye tebliğ ile tahakkuk eder. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş güniçinde Kuruma ya da Kurumun ilgili hesaplarına yatırılır veya aynı süre içinde Kuruma itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur.Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesinebaşvurabilirler. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde, idari para cezası kesinleşir.İdarî para cezalarının, Kuruma itiraz edilmeden veya yargı yoluna başvurulmadan önce tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içindepeşin ödenmesi halinde, bunun dörtte üçü tahsil edilir. Peşin ödeme idari para cezasına karşı yargı yoluna başvurma hakkınıetkilemez. Ancak Kurumca veya mahkemece Kurum lehine karar verilmesi halinde, daha önce tahsil edilmemiş olan dörttebirlikceza tutarı, 89 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü de dikkate alınarak tahsil edilir.Mahkemeye başvurulması idari para cezasının takip ve tahsilini durdurmaz. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içindeödenmeyen idari para cezaları, 89 uncu madde hükmü gereğince hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı ile birliktetahsil edilir…” denilmiş; 88. maddesinde ise, “…Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır.Kurum, 6183 sayılı Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkilerikullanır.Kurum, 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen alacakları hariç olmak üzere her türlü alacağın teminatını teşkil etmek üzereYeni Türk Lirası ve/veya yabancı para birimi üzerinden ticari işletme, taşınır ve/veya taşınmaz rehni dahil olmak üzere her türlüteminat almaya yetkilidir.Kurumun 6183 sayılı Kanun kapsamında takip edilen prim ve diğer alacakları amme alacağı niteliğinde olup, imtiyazlı alacaktır.Kurumun taraf olduğu her türlü dava ve icra takiplerinin kısmen veya tamamen aleyhe neticelenmesi halinde 2004 sayılı İcra veİflas Kanununda yazılı tazminat ve cezalar Kurum hakkında uygulanmaz.Kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun uygulamasındandoğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesi yetkilidir. Yetkili işmahkemesine başvurulması alacakların takip ve tahsilini durdurmaz…” hükmü yer almıştır.Öte yandan, 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu’nun 37. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Süresi içinde ödenmeyen sosyalsigorta ve genel sağlık sigortası primleri, işsizlik sigortası primleri, idarî para cezaları, gecikme zamları, katılım payları Kurumalacağına dönüşür ve bu alacakların tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve106 ncı maddeleri hariç diğer maddeleri uygulanır” denilmiştir.Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesep hak doğmayacağı; bu nedenle, yenibir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişe de etkili olacağı, bilinen bir genel hukuk ilkesidir.Davanın açıldığı andaki kurallara göre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmiş ise, (davanın açıldığı andagörevli olan ve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeniyasadaki görev kuralının, değişikliğin yürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dair intikal hükümlerininvarlığı halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır.
Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, bu sırada yapılan bir kanun değişikliği ile görevsiz mahkeme odava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlik kararı veremeyip (yeni kanuna göre görevli hale geldiği için) davayabakmaya devam etmesi gerekir.Olayda, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı, Gaziantep Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından; 5510 sayılı kanunun8.maddesinde öngörülen sigortalı işe giriş bildirgesini süresinde davalı kuruma vermediğinden bahisle kesilen idari para cezasınıntahsili amacıyla 6183 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesi uyarınca davacı adına 5.163,42 TL tutarlı 26.3.2012 tarihve 2012/16599 takip numaralı ödeme emri üzerine, söz konusu ödeme emrinin iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmıştır.Bu durumda, söz konusu ödeme emrine karşı açılan davada, 5510 sayılı Yasa’nın 88. maddesi gözetildiğinde İş Mahkemesiningörevli olduğu kuşkusuzdur.Açıklanan nedenlerle, Gaziantep 2.İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Gaziantep 3.İş Mahkemesi’nin 19.12.2012 günve E:2012/172, K:2012/532 sayılı görevsizlik kararının, 5.163,42 TL tutarlı 26.3.2012 tarih ve 2012/16599 takip numaralı ödemeemrine ilişkin kısmının kaldırılması gerekmiştir. SONUÇ : Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Gaziantep 2.İdare Mahkemesinin başvurusununkabulü ile Gaziantep 3.İş Mahkemesi’nin 19.12.2012 gün ve E:2012/172, K:2012/532 sayılı görevsizlik kararının, 5.163,42 TLtutarlı 26.3.2012 tarih ve 2012/16599 takip numaralı ödeme emrine ilişkin KISMININ KALDIRILMASINA, 30.12.2013 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.