T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO
: 2013 / 1842
KARAR NO : 2014 / 150
KARAR TR : 3.3.2014
ÖZET : Araştırma Görevlisi olarak çalışmaktaiken, 2547 sayılı Yasanın 35. maddesi uyarıncabaşka bir üniversitede görevlendirilen vetaahhütname ve kefaletname imzalayan davacıtarafından, mecburi hizmet yükümlüsüolmadığının tespiti ve kefalet senedinin iadeedilmesi isteminin reddine ilişkin Rektörlükişleminin iptali istemiyle açılan davanın, ADLİYARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı
: S.K.A.Vekili
: Av. M.A.Davalı
: Erzurum Teknik Üniversitesi RektörlüğüVekili
: Av.F.S. O L A Y
: Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde araştırma görevlisi iken,2547 sayılı kanunun 35. maddesi uyarınca doktora eğitimi yapmak üzere Hacettepe Üniversite’negörevlendirilen; doktora eğitimini bitirdikten sonra YÖK tarafından kadro naklinin yapılması veYükseköğretim Kurulu’nun kararı ile Erzurum Teknik Üniversite’ne devredilen hizmet yükümlülüğü ilegöreve başlayan davacı; doktora eğitimine başladıktan sonra; idareye karşı taahhütname ve kefaletsenedi düzenlemiştirDavacı, 25.03.2013 tarihli dilekçesi ile davalı idareye müracaat ederek 657 sayılı DMK’nun ek 35.Maddesi hükmüne nazaran kendisinin davalı idareye karşı mecburi hizmet yükümlülüğününbulunmadığının tarafına bildirilmesini ve taahhütname ve kefalet senedinin tarafına iadesini talep etmiştir.Davalı idare, 29.03.2013 gün ve 523-662 sayılı yazı ile; Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdariBilimler Fakültesi’nde Araştırma Görevlisi olarak çalışmakta iken, 2547 sayılı Kanun’un 35 inci maddesigereğince, “Bir Üniversite Adına Bir Diğer Üniversitede Lisansüstü Eğitim Gören Araştırma GörevlileriHakkında Yönetmelik”e göre 09.05.2000 yılından itibaren Hacettepe Üniversitesi Sosyal BilimlerEnstitüsü’nde yüksek lisans ve doktora eğitimi almak üzere görevlendirilmesi sebebiyle, AtatürkÜniversitesi’ne karşı mecburi hizmetini yerine getireceğine dair taahhütname ve kefaletname ile vermişolduğu mecburi hizmet yükümlülüğünün, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın 19.03.2012 tarih ve 3098-12943 sayılı yazısı ile Üniversitelerine devredilmiş olduğunu ifade ederek; istemiş olduğu mecburi hizmetyükümlülüğünü, belirten taahhütname ve kefalet senetlerinin, Üniversitelerine karşı hizmet yükümlülüğünütamamlaması karşılığında iade edilebileceğinden bahisle davacının talebini reddetmiştir.Davacı vekili; müvekkilinin mecburi hizmet yükümlüsü olmadığının tespiti ve kefalet senedinin iadeedilmesi talebinin reddine dair Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörlüğü’nün 29.03.2013 tarih ve 523-662sayılı işleminin iptali istemiyle, idari yargı yerinde dava açmıştır.Davalı İdare vekili birinci savunma dilekçesinde, Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarından bahisle, uyuşmazlığın çözümünde adli yargının görevli olduğunu ileri sürerek, görev itirazında bulunmuştur.ERZURUM 1.İDARE MAHKEMESİ:28.5.2013 gün ve E:2013/456 sayı ile, 2577 sayılı idariYargılama Usulü Kanunu’nun 2.maddesinin (a) bendinde idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konuve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenlertarafından açılan iptal davaları, (c) bendinde de, tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma vesözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlüidari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davaların, idari dava türleriarasında sayıldığı; 2577 sayılı Kanun ve genel idare hukuku ilkeleri ile Danıştay içtihatları dikkate alınarakbir değerlendirme yapıldığında ise, idari işlemin, bir idari makam veya mercii tarafından, idari usulleruygulanarak tesis olunan, tek taraflı, doğrudan uygulanabilen kesin ve yürütülmesi zorunlu hukuki tasarrufolduğunun ifade edilebildiği; idari işlemler, icrai nitelik taşıyan, idare tarafından idari usuller uygulanarakve de kamu gücü kullanılarak tek taraflı olarak tesis edilen işlemler olduğundan, bu nitelikteki işlemlerekarşı açılan davaların çözüm yerinin genel kural olarak idari yargı olduğu ve uyuşmazlığın da bu durumiçinde değerlendirilmesinin gerektiği; nitekim dava konusu uyuşmazlığın, taraflarca imzalanansözleşmeye ve buna dayalı olarak imzalanan kefalet senedinin iadesine ilişkin olduğu, söz konusu kefaletsenedinin ve dayanak sözleşmenin, davalı idarenin tek taraflı tasarrufuyla tesis edildiği, kamu gücünükullanmak suretiyle icra etme yetkisinin olduğu sonuç ve kanaatine varılmış bulunduğundan, uyuşmazlığıngörüm ve çözümünün Mahkemelerinin görevinde olduğu, davalı idarenin uyuşmazlığın adli yargıdaçözümlenmesi yolundaki iddiasında isabet bulunmadığı gerekçesiyle;
davalı idarenin görev itirazınınreddine ve mahkemelerinin görevli olduğuna karar vermiştir.Davalı vekilinin olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması yolunda süresi içerisinde verdiği dilekçesiüzerine dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmiştir.
YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI; Konunun çözümü için uyuşmazlığın temelini oluşturanişlemin incelenmesinin gerektiği; dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasındaki sözleşmeden diğer birifadeyle yüklenme ve kefalet senedinde yer alan borçtan kaynaklandığı; 2547 sayılı YükseköğretimKanunu'nun öğretim elemanı yetiştirmeye ilişkin 35. maddesinde: Yükseköğretim kurumları; kendilerininve yeni kurulmuş ve kurulacak diğer yükseköğretim kurumlarının ihtiyacı için yurt içinde ve dışında,kalkınma planı ilke ve hedeflerine ve Yükseköğretim Kurulunun belirteceği ihtiyaca ve esaslara göreöğretim elemanı yetiştirirler. (Ek fıkra: 17/08/1983 -2880/18 md.) Öğretim elemanı yetiştirilmesi amacıylaüniversitelerin araştırma görevlisi kadroları, araştırma veya doktora çalışmaları yaptırmak üzere başka birüniversiteye, Yükseköğretim Kurulunca geçici olarak tahsis edilebilir. Bu şekilde doktora veya tıptauzmanlık veya sanatta yeterlik payesi alanlar, bu eğitimin sonunda kadrolarıyla birlikte kendiüniversitelerine dönerler. / (Ek fıkra: 17/08/1983 - 2880/18 md.) Yurt içi veya yurt dışında yetiştirilenöğretim elemanları, genel hükümlere göre bağlı oldukları yükseköğretim kurumlarında mecburihizmetlerini yerine getirmek zorundadırlar. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyenlere, yükseköğretimkurumlarında görev verilmez. Özel kanunlarla getirilen mecburi hizmet çalışmaları bu hüküm dışındadır.”hükmünün yer aldığı; olayda, davacının H.U. si İİBF'de görevlendirilmeden önce Erzurum 2. Noterliğinin01/11/2002 tarihli 20179 yevmiye nolu yüklenme senedi ve kefalet senedi ile, mecburi hizmet süresidolmadan hizmetinde bulunduğu Yüksek Öğretim Kurumu ve mecburi hizmetinin devredildiği kurumtarafından görevden çekilmiş sayıldığında mecburi hizmetine tekabül eden ödemelerin tamamının ve %50 fazlası ile ayrıca bu ödemelere ilişkin sarf tarihinden itibaren hesaplanacak yasal vs. vergi ve kanuniödemelerle birlikte davalı Üniversitesi emrine nakden ve defaten ödemeyi kabul ve taahhüt etmiş olduğu; söz konusu yüklenme ve kefalet senedi ile, Üniversiteye karşı mecburi hizmet yükümlülüğü ya da parasalkarşılığı taahhüt edilmek suretiyle Üniversite ile araştırma görevlisi arasında, tarafların karşılıklı hak veyükümlülüklerini içeren bir sözleşme ilişkisi kurulduğunun açık olduğu; dolayısıyla, uyuşmazlığın taraflararasındaki sözleşmeden diğer bir ifadeyle yüklenme ve kefalet senedinde yer alan borçtankaynaklandığı, sözleşmede yer alan borçtan kaynaklanan uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göregörüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli bulunduğu gerekçesiyle; 2247 sayılı Kanun'un 10. ve 13.maddeleri gereğince, olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına, dosyanın Uyuşmazlık MahkemesiBaşkanlığına gönderilmesine karar vermiştir.Başkanlıkça, 2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesine göre Danıştay Başsavcısının da yazılı düşüncesiistenilmiştir.DANIŞTAY BAŞSAVCISI; İdari Yargı Düzeninin, hukuk devletlerinde, hukuka bağlı olması gerekenkamu idaresinin işlem ve eylemlerinin hukuka uygunluğunun yargısal yöntemlerle denetlenmesininsağlanması amacıyla var olan yargı düzeni olduğu; bu yargı düzenine mensup mahkemelerde açılacakiptal davalarının konusunun ise, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2'nci maddesinin 1'incifıkrasının (a) bendinde, idari işlemler olarak gösterildiği; gerek Uygulama, gerekse Öğreti'de, idariişlemin tanımının, idarenin kamu hizmetinin yürütümü amacıyla ve tek yanlı irade açıklamasıyla tesis etmişolduğu kesin ve yürütülmesi gerekli işlemler olarak yapıldığı; bu tanıma göre, idari yargı yerlerinde iptaldavasına konu edilecek hukuksal işlemlerin; öncelikle, kamu idaresinin işlemi olması, kamu hizmetininyürütülmesi amacıyla tesis edilmiş bulunması, kamu idaresinin tek yanlı irade açıklamasının ürünü olmasıve nihayet kesin ve icrai (yürütülmesinin gerekli) olmasının zorunlu bulunduğu; oysa; olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılan davada; dava konusu edilen taahhüt ve yüklenme senedinin, kamu idaresinin iradeaçıklamasıyla hukuk düzeninde varlık kazanan bir işlem olmadığı, söz konusu senedin, İdare Hukukundakiadıyla "idare edilen" statüsünde bulunan özel hukuk gerçek kişisinin, irade açıklamasıyla, kendisiniyükümlülük altına sokan bir özel hukuk işlemi olduğu; olayda, taahhüt ve kefalet senedinin, davacı vekefilleri tarafından tek taraflı olarak imzalanması suretiyle idareye karşı taahhütte bulunulduğu; budurumda, Özel Hukuk (Borçlar Hukuku) kurallarına göre; bu işleme varlık kazandıran kişi iradesindekisakatlıklar (iradeyi ifsat eden haller) sebebiyle işlemin iptaline ya da hükümsüzlüğüne karar verme görevve yetkisi, bu Hukuktan kaynaklanan uyuşmazlıkları çözmekle görevli Adli Yargı düzenine mensupmahkemelere ait olduğundan, davacı tarafından mecburi hizmet yükümlülüğü ve tazminat borcu içerenkefalet senedinin iadesi ve mecburi hizmet yükümlülüğünün kaldırılması istemiyle yaptığı başvurununreddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın görüm ve çözümünde Adli Yargı yerinin görevliolduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle; 2247 sayılı Kanunun 13' üncü maddesi uyarınca yapılanbaşvurunun kabulünün uygun olacağı yolunda düşünce vermiştir.İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ünBaşkanlığında, Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ, Nurdane TOPUZ, AyhanAKARSU ve Mehmet AKBULUT’un katılımlarıyla yapılan 3.3.2014 günlü toplantısında;l-İLK İNCELEME: Başvuru yazısı ve dosya örneği üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, davalı idare vekilinin anılan Yasanın 10/2 maddesinde öngörülenyönteme uygun olarak yaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içindebaşvuruda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nca, 10. maddede öngörülen biçimdeolumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığındangörev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile Danıştay Savcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:Dava, Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde Araştırma Görevlisi olarak
çalışmakta iken, 2547 sayılı Kanun’un 35. maddesi kapsamında Hacettepe Üniversitesi Sosyal BilimlerEnstitüsü’nde yüksek lisans ve doktora eğitimi almak üzere görevlendirilmesi sebebiyle, AtatürkÜniversitesi’ne karşı mecburi hizmetini yerine getireceğine dair taahhütname ve kefaletname imzalayandavacının; mecburi hizmet yükümlüsü olmadığının tespiti ve kefalet senedinin iade edilmesi istemininreddine ilişkin Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörlüğü’nün 29.03.2013 tarih ve 523-662 sayılı işlemininiptali istemiyle açılmıştır.2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun, “Öğretim elemanı yetiştirme” başlıklı 35. maddesinde“Yükseköğretim kurumları; kendilerinin ve yeni kurulmuş ve kurulacak diğer yükseköğretim kurumlarınınihtiyacı için yurt içinde ve dışında, kalkınma planı ilke ve hedeflerine ve Yükseköğretim Kurulununbelirteceği ihtiyaca ve esaslara göre öğretim elemanı yetiştirirler.
(Ek fıkralar: 17/8/1983-2880/18 md.) Öğretim elemanı yetiştirilmesi amacıyla üniversitelerinaraştırma görevlisi kadroları, araştırma veya doktora çalışmaları yaptırmak üzere başka bir üniversiteye,Yükseköğretim Kurulunca geçici olarak tahsis edilebilir. Bu şekilde doktora veya tıpta uzmanlık veyasanatta yeterlik payesi alanlar, bu eğitimin sonunda kadrolarıyla birlikte kendi üniversitelerine dönerler.
Yurt içi veya yurt dışında yetiştirilen öğretim elemanları, genel hükümlere göre bağlı olduklarıyükseköğretim kurumlarında mecburi hizmetlerini yerine getirmek zorundadırlar. Bu yükümlülüğü yerinegetirmeyenlere, yükseköğretim kurumlarında görev verilmez. Özel kanunlarla getirilen mecburi hizmetçalışmaları bu hüküm dışındadır.” hükmüne yer verilmiştir.Dosyanın incelenmesinden, Atatürk Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olarak görev yapmaktaiken, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 35.maddesi uyarınca anılan Üniversite adına HacettepeÜniversitesi’nde doktora eğitimi yapmak üzere görevlendirilen davacı tarafından, HacettepeÜniversitesi'ne gönderilmesinden önce düzenlenen taahhütname ve kefalet senedinin tarafına iadesini vemecburi hizmet yükümlülüğünün bulunmadığının tarafına bildirilmesini talep ettiği; isteminin davalı ErzurumTeknik Üniversitesi Rektörlüğü’nün 29.03.2013 tarih ve 523-662 sayılı işlemi ile reddi üzerine; anılanişlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Bu duruma göre, taahhüt ve kefalet senedinin davacı ve kefilleri tarafından tek taraflı olarakimzalanarak idareye karşı taahhütte bulunulması karşısında, davacı vekili tarafından taahhütname vekefalet senedinin iadesi ve mecburi hizmet yükümlülüğünün iptali istemiyle açılan davanın görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın başvurusunun kabulü ile davalı rektörlükvekilinin görev itirazının reddine ilişkin Erzurum 1.İdare Mahkemesinin görevlilik kararının kaldırılmasıgerekmiştir. S O N U Ç
: Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle YargıtayCumhuriyet Başsavcısı’nın BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile davalı vekilinin GÖREV İTİRAZININ REDDİNEİLİŞKİN Erzurum 1.İdare Mahkemesinin 28.5.2013 gün ve E:2013/456 sayılı GÖREVLİLİK KARARININKALDIRILMASINA, 3.3.2014 gününde Üye Sıddık YILDIZ’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİNOLARAK karar verildi. BaşkanSerdar ÖZGÜLDÜR
ÜyeEyüp SabriBAYDAR
ÜyeNurdaneTOPUZÜyeAliÇOLAK
ÜyeAyhanAKARSUÜyeSıddıkYILDIZ
ÜyeMehmetAKBULUT KARŞI OY YAZISI Dava, Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde Araştırma Görevlisi olarakçalışmakta iken, 2547 sayılı Kanun’un 35. maddesi kapsamında Hacettepe Üniversitesi Sosyal BilimlerEnstitüsü’nde yüksek lisans ve doktora eğitimi almak üzere görevlendirilmesi sebebiyle, AtatürkÜniversitesi’ne karşı mecburi hizmetini yerine getireceğine dair taahhütname ve kefaletname imzalayandavacının; mecburi hizmet yükümlüsü olmadığının tespiti ve kefalet senedinin iade edilmesi istemininreddine ilişkin Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörlüğü’nün 29.03.2013 tarih ve 523-662 sayılı işlemininiptali istemiyle açılmıştır.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-a maddesinde, idari işlemler hakkında yetki,şekil, sebep konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleriihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları idari dava türleri arasında sayılmıştır. 2547 sayılı Yasa uyarınca başka bir üniversitede öğretim üyesi yetiştirme programı kapsamındaeğitim yapmak üzere görevlendirilmesindeki amaç göz önünde bulundurulduğunda, davacının bu taahhütve kefalet senedini idare ile eşit düzeyde olarak, isteği ve özgür iradesi ile imzaladığından söz etmeye
olanak bulunmadığından, ortada özel hukuk alanını ilgilendiren bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.İdarece kamu gücüne dayanılarak ve tek taraflı irade ile kurulan taahhüt ve kefalet senedine ilişkinuyuşmazlığın 2577 sayılı Yasanın 2/1-a maddesinde sayılan iptal davaları kapsamında görüm veçözümünde idari yargı görevli bulunmaktadır.Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nca yapılan başvurunun reddi gerektiğigörüşüyle, aksi yöndeki karara karşıyım.
Üye
Sıddık YILDIZ