Hukuk Bölümü
2013/1861 E. , 2013/2047 K.2247 SAYILI YASA’DA UYUŞMAZLIK MAHKEMESI KARARLARINA KARŞI KANUN YOLLARI ÖNGÖRÜLMEDIĞINDEN,INCELENME YETENEĞI BULUNMAYAN YARGILAMANIN YENILENMESI YOLUNDAKI BAŞVURUNUN REDDİ GEREKTIĞIUYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN (2247) Madde 18"İçtihat Metni"Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca hazırlanmıştır. İzinsiz olarak kopyalanması ve dağıtılması hukukisorumluluk gerektirir.
Yargılamanın Yenilenmesini İsteyen
: H.T.
Vekili
: Av. H.S.
Davalı
: Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı
Vekili
: Av. Ö.Ö. 1.TALEPLER:Davacı vekili mahkememize hitaben yazdığı, 13.12.2013 tarihli yargılamanın yenilenmesi talepli dilekçesinde özetle,Mahkememizin 07.10.2013 gün ve 2013/1341 Esas, 2013/1502 Karar sayılı kararı ile, 27793 Ada 7 Parsel sayılı taşınmaza davalıidare tarafından fiilen el atılmaması nedeni ile, davada idari yargının görevli olduğuna karar verilerek, Ankara 8. Asliye HukukMahkemesi’nin 17.04.2013 gün ve 2013/74 Esas sayılı görev itirazının reddine ilişkin kararının kaldırılmasına karar verildiğini;ancak mahkemece, dosyanın görev uyuşmazlığı çıkarılması istemi ile Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesinden sonra, Ankara 8.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce yargılamaya devam edildiğini, mahallinde keşif yapıldığını ve rapor alındığını, dilekçe ekinde sunulan26.06.2013 gün ve 2013/74 Esas sayılı Bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza fiilen el atıldığının belirlendiğini, DanıştayBaşsavcılığı’nca, mahallinde keşif yapılıp, durum tespit edilemeden olumlu görev uyuşmazlığı çıkartıldığını ve UyuşmazlıkMahkemesi’nce bu kapsamda değerlendirme yapıldığını belirterek; 24.06.2013 gün ve 2013/74 Esas sayılı bilirkişi raporunun,2577 sayılı İYUK’nun 53/1-a maddesi kapsamında yeni delil kabul edilerek, yargılamanın yenilenmesi ve davada adli yargınıngörevli olduğuna karar verilmesi istemi ile mahkememize müracaat ettiği anlaşılmıştır.Davalı vekili mahkememize sunduğu 17.12.2013 tarihli cevap dilekçesinde özetle; yargılamanın yenilenmesi istenilen kararınkesinleşmiş bir karar olması gerektiğini, oysa iadesi istenilen kararın henüz kesinleşmediğini belirterek, yargılamanın yenilenmesitalebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.2.YARGILAMANIN YENİLENMESİ TALEBİNE KONU KARAR:Mahkememizin 07.10.2013 gün ve 2013 / 1341 Esas, 2013 / 1502 Karar sayılı kararı.Anılan Mahkeme Kararı ile buna esas dosyada yapılan inceleme neticesinde; davacı H.T.vekili tarafından, hisseli şekilde malikibulunduğu 27793 ada, 7 parsel sayılı taşınmaza fiilen el atıldığı iddiası ile davalı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı aleyhinetazminat davası açıldığı; dosyanın, Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/74 Esasına kaydedildiği, davalı AnkaraBüyükşehir Belediyesi Başkanlığı vekilinin süresinde sunduğu dilekçesi ile görev itirazında bulunduğu; itirazın mahkemenin17.04.2013 gün ve E:2013/74 sayılı kararı ile reddine karar verildiği, bunun üzerine davalı vekilinin talebi üzerine DanıştayBaşsavcılığı tarafından olumlu görev uyuşmazlığı çıkartılmasına ve görevli yargı yerinin belirlenmesi istemi ile dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderilmesine karar verildiği, bu başvurunun 17.6.2013 tarihinde Mahkememiz kayıtlarına geçtiği, davacı vekilininMahkememiz kayıtlarına 20.8.2013 ve 26.9.2013 tarihlerinde geçen dilekçelerle dava konusu 7 nolu parsele ilişkin fiili el atmanınsöz konusu olduğunu, sunduğu bilirkişi raporunun da bunu teyit ettiğini belirterek, bu durumun dikkate alınması istemindebulunduğu, dosyanın mahkememiz kayıtlarına girmesi tarihinden sonraki bir tarihte alınan ve mahkemesince Mahkememizeiletilmeyen bilirkişi raporuna itibar edilmeyerek,Mahkememizin; “…olayda, imar planının uygulaması sonucu, uyuşmazlığa konu parselin imar planında “Park ve Spor Alanı”ndakaldığı, taşınmaza idarece fiilen el atılmadığı, kamulaştırmasız el atma nedeniyle taşınmazın bedelinin ödenilmesi gerektiğinin iddiaedildiği; davanın konusunun, davalı idarece 3194 sayılı Kanunu uyarınca kamu gücü kullanılarak tek yanlı irade ile yapılan imarplanlarında yer alan davacının hissedarı olduğu taşınmazın bedelinin tazminine ve taşınmazın davalı adına tesciline ilişkinbulunduğu anlaşılmış olup, belirtilen duruma göre, imar planı ve buna dayalı imar uygulaması sonucunda uğranılan zararıntazminine yönelik kısmı yönünden davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan "İdari eylemve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları" kapsamında idari yargı yerinceçözümlenmesi gerektiği…” şeklindeki gerekçesi ile Danıştay Başsavcısı’nın başvurusunun kabulü ile davalı Ankara BüyükşehirBelediyesi Başkanlığı vekilinin görev itirazının Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce reddine ilişkin kararın tazminata ilişkin kısımyönünden kaldırılmasına karar verdiği anlaşılmıştır.İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında, Üyeler: Eyüp SabriBAYDAR, Ali ÇOLAK, Sıddık YILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU, Mehmet AKBULUT ’un katılımlarıyla yapılan 30.12.2013günlü toplantısında: Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü gerektiği yolundaki raporu vedosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Mehmet BAYHAN ile DanıştaySavcısı Mehmet Ali GÜMÜŞ’ün davada başvurunun reddi gerektiğine ilişkin sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Başvuru yazısı ve dava dosyası örneği üzerinde 2247 sayılı Yasa gereğince yapılan incelemeye göre; davacının talebininYargılamanın Yenilenmesine ilişkin olduğu, davacının mahkememize sunduğu 2013/74 sayılı esas numaralı rapor ile yargılamanın2577 sayılı Yasa’nın 53. Maddesi gereğince yenilenmesine ve mahkememizin 07.10.2013 Gün ve 2013 / 1341 Esas, 2013 / 1502 Karar sayılı kararının kaldırılması ile sunulan belge dikkate alınarak davada adli yargının görevli olduğuna hükmedilmesini talepettiği anlaşılmıştır.
2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 18. Maddesinde; “Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulduğu resmi yazı ile kendisine bildirilen yargı mercii, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesince bir karar verilinceyekadar davanın görülmesini geri bırakır. Bu takdirde zamanaşımı süreleriyle öbür kanuni veya hakim tarafından verilen süreler,işin yeniden incelenmesine başlanacağı güne kadar durur./Şu kadar ki, Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulduğunu bildirenyazının alındığı günden başlamak üzere altı ay içinde bu Mahkemenin kararı gelmezse yargı mercii davayı görmeye devameder. Ancak, esas hakkında son kararı vermeden Uyuşmazlık Mahkemesinin kararı gelirse yargı mercii bu karara uymak
zorundadır./Uyuşmazlık çıkarılacağı bildirilerek yargı merciinden davaya bakmanın ertelenmesi istenemez.” şeklindekidüzenleme ile hakkında Danıştay Başsavcılığı’nca olumlu görev uyuşmazlığı çıkartılmasına karar verilen dosya hakkında yargılamayapan ilk derece mahkemesinin, görev uyuşmazlığı sorunu çözülünceye kadar davanın görülmesini geri bırakması zorunluluğudüzenlenmiştir.
Dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde; davalı vekilinin görev itirazının reddedilmesi üzerine 18.04.2013 tarihindegörev uyuşmazlığı çıkartılması talebinde bulunduğu, Danıştay Başsavcılığı’nca 04.06.2013 tarihinde olumlu görev uyuşmazlığıçıkartılmasına karar verildiği ve 17.06.2013 tarihinde mahkememize geldiği 2247 Sayılı Kanunun işaret edilen 18. maddesinin amirhükmü uyarınca işten el çekmesi ve yargısal faaliyette bulunmaması gerekirken, bu tarihten sonra mahkemece 24.06.2013 tarihliraporun alındığı; ancak, mahkemesince dosyamıza intikal ettirilen herhangi bir belge bulunmadığı anlaşılmıştır.
Aynı parsele ilişkin bir başka hissedarın davasında görev ihtilafı ile ilgili olarak Mahkememizin 30.09.2013 gün ve 2013/1226Esas, 2013/1354 Karar sayılı kararında, dava konusu taşınmaza fiilen el atıldığı gerekçesi ile adli yargının görevli olduğuna kararverilmiş ise de; söz konusu karara dayanak olarak 3 raporun gösterildiği, bunlardan ilkinin Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi'ninE:2008/182 sayılı dosyasına gönderilen 27793 ada 5 (eski 2) parsele ilişkin bilirkişi raporu olduğu ve bu raporda, davaya konu27793 ada 5 (eski 2) parsel sayılı taşınmazın değişik yerlerinden yol geçirilerek asfalt döküldüğünün belirtildiği; ikinci raporunAnkara 4.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:2009/45 sayılı dosyasına gönderilen 27793 ada 5 (eski 2) parsele ilişkin rapor olduğu ve bilirkişi raporunda, davaya konu 27793 ada 5 (eski 2) parsel sayılı taşınmazın bir kısmında futbol ve basketbol sahalarıoluşturulduğunun belirtildiği; son raporun ise Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:2008/189 sayılı dosyasına gönderilen27793 ada 5 (eski 2) parsele ilişkin rapor olduğu ve raporda taşınmazın üzerinde tesviye çalışmalarının yapıldığı, yeşil alançalışmalarına başlanıldığı, yağmur suyu ve kanalizasyon büzlerinin döşenmekte olduğu, bir kısmında futbol ve basketbolsahalarının oluşturulduğunun belirtildiği, söz konusu raporlarda 27793 Ada 5 parselin bir bütün olduğu ve henüz imar çalışmasıneticesinde bir ifrazın gerçekleşmediği; mahkememize yeni delil olarak sunulan bilirkişi raporunun ise, 2013/74 Esas sayılıdosyada Ankara 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce yapılan keşif sonrası alınan 24.06.2013 tarihli rapor olduğu, bu raporda 27793Ada 5 parselden ifrazen oluşan 27793 Ada 6 parsele fiilen müdahale edildiği, 27793 Ada 7 ve 8 parsellere ise taşınmaz üzerinehafriyat dökülmek sureti ile iş makinelerinin çalışmasının devam ettiğinin, bu şekilde taşınmaz malikinin tasarruf imkanınınkalmadığının belirtildiği; ancak, rapora ekli dava konusu taşınmaza ilişkin fotoğraflardan taşınmaz üzerinde imar planı amacınauygun bir yapı ve tesisin bulunmadığı, üzerinde park ve spor alanı bulunan parselin 27793 Ada 6 parsel olduğu; sonuç olarak heriki dosyada dayanılan belgelerin farklı olduğu tespit edilmiştir.
Nitekim, davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilen yargılamanın yenilenmesi dilekçesine ekli, Ankara 19. AsliyeHukuk Mahkemesi’nin 2013/72 Esas sayılı dosyasında alınan 01.12.2013 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu alan üzerindeherhangi bir tesis veya park vb bulunmadığının bildirildiği, dava konusu taşınmazın henüz düzenlemeye alınmamış olsa dadüzenlemenin devamı niteliğinde olduğunun belirtildiği; görüldüğü üzere, pek çok hissedarı olan aynı parsele ilişkin birbiri ileçelişkili bir çok raporun bulunması karşısında, her bir dosyada dayanılan raporun niteliği itibari ile farklı sonuca varılmasınınkaçınılmaz olduğu, raporlar arasında oluşan çelişkinin giderilmesi ve raporların dosyanın esasına uygunluğunun denetlenmesigörevlerinin, temyiz incelemesinin konusunu oluşturduğu ve bu görevin 2247 sayılı Kanun’un 1. maddesinde belirtilenMahkememiz görevleri arasında sayılmadığı anlaşılmaktadır.
Yargılamanın yenilenmesi istemine gelince;
2247 sayılı Yasa’nın 29. maddesinde, Uyuşmazlık Mahkemesi Bölümlerinin ve Genel Kurulun kararlarının kesin olduğuhükme bağlanmış; Yasa’da bu kararlara karşı kanun yolları öngörülmemiştir.Hukukumuzda yargılamanın yenilenmesi; maddi anlamda kesin hükmün ortadan kaldırılmasını ve daha önce esası kesin hükmebağlanmış olan bir dava hakkında yeniden yargılama ve inceleme yapılmasını sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur.Yargılamanın yenilenmesi, davanın esasını hükme bağlayan mahkemeden istenilebilmekte ve bir dava olarak kabul edilmektedir.
2247 sayılı Yasa’da kanun yolları öngörülmediği gibi, görev uyuşmazlıkları bir dava olmadığına göre yargılamanınyenilenmesi müessesesinin olayımızda yorum yoluyla kıyasen uygulanmasına da hukuki olanak bulunmamaktadır.
Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümünün 1.3.2004 tarih ve E:2003/78-2, K:2003/74-2 sayılı kararında dabu hususa işaret edilerek, ilgililerince yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin incelenme yeteneğinin bulunmadığı gerekçesiylereddi yoluna gidilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, incelenme yeteneği bulunmayan başvurunun reddi gerekmektedir. SONUÇ
: Davacı vekilinin YARGILAMANIN YENİLENMESİ TALEBİNİN REDDİNE, 30.12.2013 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi.