T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS
NO
: 2017 / 508
KARAR NO
: 2017 / 549
KARAR TR
: 25.09.2017ÖZET: 2942 sayılı Yasanın 12. maddesi gereğincemücavir alan kamulaştırması kapsamındaki taşınmaziçin tazminat istemine ilişkin davanın ADLİ YARGIYERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı : M. R. G.Vekili : Av. T.H.Davalı : Enerji ve Tabii Kaynaklar BakanlığıVekili : Av. C.Ç.(Adli Yargıda)
O L A Y
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Şanlıurfa İli, Halfeti İlçesi, Çekem Mahallesi, 82 ada, 33parsel sayılı taşınmazın; Birecik Baraj Gölü mutlak koruma alanında bulunması sebebiyle taşınmazdan yararlanmaolanağının kalmadığından bahisle taşınmazın tam bedelinin belirlenerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla1.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tarafına ödenmesine hükmedilmesi istemiyle adli yargıyerinde dava açmıştır.HALFETİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 26.06.2014 gün ve E:2013/314, K:2014/574 sayılı kararı ile“…Dava, davacılara ait taşınmazın, mutlak koruma alanı içinde kalması suretiyle kamulaştırmasız el atıldığından bahisle,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla uğranılan zarara karşılık şimdilik 1.000,00 TL'nin faiziyle birlikte tazminiistemiyle açılmıştır.Yukarıdaki bilgiler karşısında; davanın, davacıların taşınmazının, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.12.2010günlü, E:2010/5-662, K:2010/651 sayılı kararında hukuki el atma" olarak nitelendirilen, İSKİ İçme suyu HavzalarıYönetmeliği uyarınca imar planındaki belirleme sebebiyle mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamadan kaynaklanan tazminattalebiyle açıldığı sonucuna ulaşılmıştır.Dava dilekçesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında, mülkiyet hakkına getirildiği söylenen kısıtlamanın,taşınmazın malikleri yönünden zarar doğurucu sonuçlarının olabileceğinde kuşku yoktur. Ancak bu sonuç ya da sonuçlar,genel ve düzenleyici nitelikte bir idari işlem olan imar planında taşınmaza yönelik belirlemeden, bu planda öngörülenkamulaştırma programlarının zamanında yapılmamasından ve imar uygulamalarından, başka anlatımla da, idariişlemlerden ve davalı idarelerin imar planı gereği yapılması gereken kamulaştırmalar konusundaki hareketsizliği şeklindeortaya çıkan idari eylemlerden kaynaklanmaktadır.İdari işlem ve eylemlerden doğan zararların tazmini taleplerinin ise, 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu'nun12 ve 13'üncü maddeleri uyarınca, İdari Yargı yerlerinde açılacak tam yargı davalarına konu edilmeleri, anılan yasahükümlerinin gereğidir.Bu bakımdan, hukuka uygunluklarının denetimi ve zarar doğurucu sonuçlarının giderilmesi İdari Yargı'nın görevalanında bulunan idari işlem ve eylemlerin hukuk düzeninde yaratmış oldukları etki ve sonuçların, "hukuki el atma olaraknitelendirilmesine ve bu olumsuz sonuçlarla ilgili tazminat taleplerinin adli yargı yerlerinde açılacak tazminat davalarınakonu edilmelerine, hukuken olanak bulunmamaktadır.Dolayısıyla, davanın taşınmazın bedelinin tazminat olarak hüküm altına alınması istemine ilişkin kısmının, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2nci maddesinin l'inci fıkrasının (b) bendinde yer alan "İdari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları," hükmü gereğince idariyargı yerinde görülmesi gerekmektedir.Nitekim 11.06.2013 günlü, 28674 sayılı Resmi Gazete' de yayımlanan 6487 sayılı Kanun’un 2942 sayılıKamulaştırma Kanunu'nun geçici 6'ncı maddesinde değişiklik yapan 21'inci maddesinde "Uygulama imar planlarındaumumi hizmetlere ve resmi kuramlara ayrılmak suretiyle veya ilgili kanunların uygulanmasıyla tasarrufu kısıtlanantaşınmazlar hakkında, 03.05.1985 tarihli ve 3194 sayılı imar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemlertamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir." hükmüne yer verilmek suretiyle "hukuki el atma" olarak nitelendirilen,imar planındaki belirleme sebebiyle mülkiyet hakkına getirilen kısıtlamadan kaynaklanan tazminat davalarının görüm veçözümünde idari Yargı yerinin görevli olduğu belirtilmiştir.Tüm bunlar dışında Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığının 03.02.2014 tarihli 2013/1880 Esas-2014/85 Kararsayılı ilamında yine aynı tarihli 2013/1885 Esas -2014/89 Karar sayılı ilamında ve buna benzer birçok kararında davakonusu uyuşmazlıkla ilgili görevli yargı yerinin idari yargı olduğu belirtilmiştir.Tüm dosya kapsamından dava konusu taşınmazın kısmen Su Kirliliği Koruma Yönetmeliğinin 17 maddesiuyarınca mutlak koruma alanında kısmen de yine aynı yönetmeliğin 18 maddesi uyarınca kısa mesafeli koruma alanındakaldığı, ancak taşınmaza davalı idarece fiilen el atılmadığı, davacılar tarafından aynı taşınmazlara ilişkin daha önce
Kamulaştırma Kanununun 12/5 maddesine dayanan^ mücavir alanda kamulaştırma davası açıldığı ve mahkememiztarafından taşınmazda değer düşüklüğü olduğu kabul emlere tazminata hükmedildiği ve bu kararın kesinleştiği, davacınınmevcut açtığı davanın mücavir alanda kamulaştırma davası olmadığı Su Kirliliği Yönetmeliğinden kaynaklı kısıtlamalaradayanan hukuki el atmadan kaynaklı tazminat davası olduğu anlaşılmış, yukarıda izah edilen gerekçelerle buna ilişkinyargılamayı yapmakla görevli yargı yerinin idari yargı olduğu” görüşüyle HMK 114/1-b, 115/2 maddeleri uyarınca yargıyolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden Reddine karar vermiş, temyiz edilen karar Yargıtay 5. HukukDairesinin 10/06/2015 tarih, 2015/1470 E. 2015/13208 sayılı ilamı ile düzeltilerek onanmış, 09/09/2015 tarihindekesinleşmiştir.Davacı vekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.ŞANLIURFA 1.İDARE MAHKEMESİ: 16.2.2017 gün ve E:2015/1226 sayılı kararı ile “…Dava dosyasınınincelenmesinden; davacı vekili tarafından, Şanlıurfa İli, Halfeti İlçesi, Çekem Mahallesi, 82 ada, 33 parsel sayılıtaşınmazın; Birecik Baraj Gölü mutlak koruma alanında bulunması sebebiyle taşınmazdan yararlanma olanağınınkalmadığından bahisle taşınmazın tam bedelinin belirlenerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tarafına ödenmesine hükmedilmesi istemiyle ilk olarak HalfetiAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/314 esas sayılı dosyasında dava açıldığı, anılan Mahkeme tarafından dava konusutaşınmaza idarece fiilen el atılmadığı gerekçesiyle 12.04.2013 tarih ve K:2014/574 sayılı kararıyla davanın görevyönünden reddedildiği, bu kararın Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 10.06.2015 tarih E:2015/1470, K:2015/13208 sayılıkararıyla onanarak kesinleştiği, davacı tarafından bu kez yukarıda belirtilen istemle Mahkememizde görülmekte olandavanın açıldığı anlaşılmaktadır.Olayda, her ne kadar Halfeti Asliye Hukuk Mahkemesi'nce dava, hukuki el atmadan kaynaklanan tazminatdavası olarak nitelendirilmiş ise de; dava dilekçesinde belirtildiği gibi davacı talebinin, Birecik Barajı'ndan dolayı yapılankamulaştırma sonrasında çevresindeki pek çok taşınmazın kamulaştırılması nedeniyle ekonomik değeri kalmayan davakonusu 33 parsel sayılı taşınmazın tam bedelinin belirlenerek taraflına ödenmesine yönelik olduğu, davacı isteminin 2942sayılı Kanun'un 12. maddesi kapsamında dava konusu taşınmazın kamulaştırılması talebi olarak değerlendirilmesigerektiği, uyuşmazlığın anılan Kanun maddesinin son fıkrasının açık hükmü gereğince adli yargı yerinin görevine girdiğisonucuna varıldığından, görevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi'ne başvurma zarureti hâsıl olmuştur.Açıklanan nedenlerle; Halfeti Asliye Hukuk Mahkemesi’nden E:2013/314, K:2014/574 sayılı dava dosyasınınistenilmesine, görevli merciin belirlenmesi için bu dava dosyasının ve Halfeti Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E:2013/314,K:2014/574 sayılı dava dosyasının Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine” karar vermiş, dosya Mahkememizegönderilmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK,Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nınkatılımlarıyla yapılan 25.09.2017 günlü toplantısında:I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasınınMahkemece, ekinde adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU’nun, davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, davacının Birecik Barajı kıyısındaki taşınmazının adı geçen baraj ve HES inşaatı nedeniyle ekonomikdeğeri kalmadığından, 2942 sayılı yasanın 12. maddesi gereğince mücavir alan kamulaştırması kapsamında taşınmazbedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun "Kısmen kamulaştırma" başlıklı 12. maddesinin altıncı fıkrasında," Barajinşası için yapılan kamulaştırmalar sonunda kamulaştırma sahasına mücavir taşınmaz mallar, çevrenin sosyal, ekonomikveya yerleşme düzeninin bozulması, ekonomik veya sosyal yönden yararlanılmasının mümkün olmaması hallerinde,sahiplerinin yazılı başvurusu üzerine kamulaştırmaya tabi tutulur” aynı maddenin son fıkrasında "Bu maddeninuygulanmasından doğacak anlaşmazlıklar adli yargıda çözümlenir." hükümlerine yer verilmiştir.Halfeti Asliye Hukuk Mahkemesinin kararında değinilen 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılıyasanın 21. maddesi ile Kamulaştırma Kanununun geçici 6. maddesinde yapılan değişikliğin 20/08/2016 tarih ve 6745sayılı Yasanın 34. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı, söz konusu madde ile 2942 sayılı Yasanın 41 nci maddesindensonra gelen ek madde 1’ de yapılan düzenlemede “tasarrufu hukuken kısıtlanan” ibaresinin eklendiği “ilgili kanunlarınuygulamasıyla tasarrufu kısıtlanan” ibaresine ise yer verilmediği görülmüştür. Dava konusu taşınmazın uygulama imarplanı ile umumi hizmete veya resmi kuruma ayrıldığına dair bir iddia ve savunma da bulunmamaktadır. Bu sebeplerlegörev uyuşmazlığının 2942 sayılı Yasanın 12 nci maddesi göz önünde tutularak giderilmesi gerekmektedir.Dava dosyalarının incelenmesinden, yapımı tamamlanan Birecik Barajına mücavir davacıya ait taşınmazınekonomik değerini yitirdiği, taşınmazın kamulaştırılması için davalı kuruma müracaatta bulunulduğu halde kamulaştırmaişleminin gerçekleştirilmediği ileri sürülerek, taşınmaz değerinin 2942 sayılı Yasa 12 nci maddesi ve mücavir alanmevzuatı gereğince idareden tahsilinin dava konusu edildiği anlaşılmaktadır. Olayda 2942 sayılı KamulaştırmaKanununun 12 nci maddesinin son fıkrasının açık hükmü karşısında adli yargı yerinin görevli olduğu tartışmasızdır.Benzer olayda verilen Mahkememizin E:2005/18, K:2005/66 sayılı ilamı da bu yöndedir.Açıklanan nedenlerle, Şanlıurfa 1.İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Halfeti Asliye HukukMahkemesinin 07.09.2016 gün ve 26.06.2014 gün ve E:2013/314, K:2014/574 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması
gerekmiştir.S O N U Ç
: Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Şanlıurfa 1.İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Halfeti Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.09.2016 gün ve 26.06.2014gün ve E:2013/314, K:2014/574 sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 25.09.2017 gününde OY BİRLİĞİ İLEKESİN OLARAK karar verildi. BaşkanNuriNECİPOĞLU
ÜyeAliÇOLAK
ÜyeAlaittin AliÖĞÜŞÜyeAhmet TevfikERGİNBAY
ÜyeSüleyman HilmiAYDINÜyeSunaTÜRE
ÜyeTurgay TuncayVARLI