T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO
: 2015 / 792
KARAR NO
: 2015 / 807
KARAR TR : 30.11.2015ÖZET: İcra takibine yapılan itirazın iptali, durantakibinin devamı ve davalının % 20 icra inkartazminatına mahkum edilmesi istemiyle açılandavanın, ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesigerektiği hk.K A R A R
Davacı
: Türk Telekomünikasyon A.Ş.Vekilleri
: Av. R.Z. & Av. Ö.S.Ö. & Av. B.G.Davalı
: Çayırova Belediye BaşkanlığıVekili
: Av. A.A. & Av. E.Ş.Y. (Adli Yargıda) O L A Y
: Davacı vekili dava dilekçesinde; “Davalı belediye (müteahhidi A. inşaat) tarafından 22.09.2008tarihinde, Atatürk mah.40.sk.N:20 karşısı Şekerpınar adresinde yapılan yol genişletme kazı çalışmaları esnasında,müvekkil şirkete ait tesisata, direk ve kablolara hasar verilmiş, hasarı müteakip kurum personelince kolluk nezaretindehasar tespit tutanağı düzenlenmiştir. Müvekkil şirketin bu olay nedeniyle zararı 993,75.TL.dir.Tarafımızdan, zararın tazmini için, hasar tespit Tutanağında hasar veren olarak gözüken iş sahibi KocaeliBüyükşehir Belediye Başkanlığı ve yüklenici A. İnş.Haf.Tur.Mad.San.ve Tic.Ltd.Şti. hakkında Gebze l. Sulh HukukMahkemesinin 2009/494 esas sayılı dosyası ile alacak davası açılmıştır.Ancak Gebze l. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/494 esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama safahatındadosyaya sunulan sözleşme ve idari şartname örneklerinden iş sahibinin (İDARE) Şekerpınar Belediye Başkanlığı-şimdikiadı ile Çayırova Belediye Başkanlığı, yüklenicinin ise A. İnş.Tic.TId.Şti. olduğu görülmüştür. Bu durum bilirkişiraporlarıyla da sabittir. Bu nedenle davamız, davalı Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı yönünden reddedilmiştir.Davalı iş sahibi-idare Çayırova Belediye Başkanlığı, meydana gelen zararın tamamından B.K.nun 66.maddesiuyarınca yüklenici ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Yargıtay 11.Hukuk Dairesi 2005/6080 esas,2006/6374 karar sayılı 29.05.2006 tarihli kararında da bu husus açıkça tespit edilmiştir. "Dava konusu zarar, İSKİ ilediğer davalı yüklenici arasında imzalanan sözleşme gereğince yapılan kanal kazı işlemleri nedeniyle oluşmuştur. DavalıİSKİ'nin zarardan sorumlu tutulabilmesi için işçi-işveren arasındaki tabiiyet ilişkisi oluşturacak şekilde davalı İSKİ'yegözetim ve denetim yetkisi verilmiş olması gerekir. Mahkemece, davalı İSKİ ile müteahhit firma arasındaki sözleşme veşartnamenin getirtilip içeriğinde tabiiyet ilişkisi bulunup bulunmadığı saptanıp sonucuna göre karar vermek gerekir."Bu nedenle alacağımızın tahsilini sağlamak amacıyla Gebze l. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/494 esas sayılıdosyası, hasar tespit tutanakları, hasar keşif formlarına istinaden tarafımızdan, davalı belediye hakkında Kocaeli 5.İcraMüdürlüğünün 2013/3681 E.sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapılmıştır. Bu takibe ilişkin ödeme emri davalıya,24.05.2013 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davalı vekili vasıtasıyla 30.05.2013 havale tarihli dilekçesi ile borcun tamamına(aslına ve ferilerine) ve yetkiye itiraz etmiş, bu nedenle de İcra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına kararverilmiştir.Oysa yukarıda belirttiğimiz ve icra takip dosyasına takip dayanağı olarak bildirdiğimiz ve davalı tarafa tebliğettiğimiz belge ve kayıtlardan (Gebze l. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/494 esas sayılı dosya münderecatı, sözleşme,idari şartname, hasar tespit tutanakları, hasar keşif formları) davalının meydana gelen hasardan sorumlu olduğu sübutbulmaktadır. Hasar miktarı da Gebze l. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/494 esas, 2013/63 karar sayılı 22.01.2013tarihli kararı ile sabittir. Bu nedenle davalının alacağın aslına ve ferilerine yönelik tüm itirazları haksız, mesnetsiz ve hukukidayanaktan yoksun olup, davalının İTİRAZLARININ İPTALİ gerekir.Davalı belediye vekilinin Yetki itirazı da yerinde değildir. 6100. sayılı HMK. MADDE 16- ya göre (1) Haksızfiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya dazarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Haksız fiilden zarar gören müvekkil şirketin yerleşim yeri adresiKemalpaşa Mah. Gümrükçüler Cad. D:7 Saraybahçe, İzmit, Kocaeli' dir. Bu nedenle itiraza konu icra takibi ve davaaçısından Kocaeli mahkemeleri ve icra daireleri yetkilidir. Davalı belediye vekilinin yetki itirazı da yerinde olmayıp,davalının Yetki İtirazının da reddine karar verilmesini talep ederiz.Borçlunun mevcut itirazlarının kaldırılması ve takibin devamına karar verilmesi için iş bu davayı açma zaruretihasıl olmuştur.
Alacağımız likit alacak olduğundan haksız itirazı ile takibin durmasına neden olan davalıdan ayrıca % 20 oranındainkar tazminatının tahsilini de Sayın Mahkemenizden talep etmekteyiz.NETİCE VE TALEP: Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, davalının haksız itirazının iptali ile takip miktarıüzerinden takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak müvekkile verilmesine, yargılama giderleri veücreti vekaletin karsı tarafa tahmiline karar verilmesini arz ile talep ederim.” demek suretiyle adli yargı yerinde davaaçmıştır.Kocaeli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi: 02.10.2013 gün ve E:2013/97, K:2013/99 sayı ile özetle; “Açılan dava,davalı belediye tarafından 22.09.2008 tarihinde yapılan yol genişletme kazı çalışmaları esnasında, davacı şirkete aittesisata, direk ve kablolara hasar verilmesi nedeni ile doğan alacak miktarının tahsili için Kocaeli 5. İcra Müdürlüğü’nün
2013/3681 Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe davalı vekilince yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Bu haliyleaçılan dava; hizmet kusurundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, hizmet kusurundan doğan zararlardan dolayıİdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesi gereğince idareye karşı idari yargı yerinde tam yargı davası açılmasıgerekir. (Y.4.H.D. 11.04.2013 T.2013/2542-6767 E.K. sayılı ilamı). Bu durumda anılan hükümler doğrultusundadavanın yargı yolu bakımından reddine karar vermek gerekmiştir.” şeklindeki gerekçesiyle davanın görev yönündenreddine karar vermiştir.İşbu karara karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 01.12.2014 gün veE:2014/12296, K:2014/16417 sayılı ilamı ile özetle; hükmün onanmasına karar vermiş, davacı vekili tarafından karardüzeltme talebinde bulunulması üzerine aynı yer 08.04.2015 gün ve E:2015/1540, K:2015/4374 sayılı ilamı ile de davacıvekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar vermiş ve karar kesinleşmiştir.Davacı vekili aynı istemle bu kez idari yargı yerinde dava açmıştır.Kocaeli 1. İdare Mahkemesi: 10.06.2015 gün ve E:2015/731, K:2015/717 sayı ile özetle; “2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinde de, idari dava türleri düzenlenmiş bunlardan iptal davaları idari işlemlerhakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri içinmenfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır. Aynı kanunun 14. maddesinin 3/a bendindedilekçelerin “görev ve yetki” yönünden inceleneceği, aynı kanunun 15. maddesinin l/a bendinde ise adli yargının görevliolduğu konularda açılan davanın reddine karar verileceği öngörülmüştür.İdare Hukukunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar İdari Yargının görev alanını oluşturmaktadır. İdareHukuku kuralları içinde, kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla kamu gücü kullanılarak tesis edilen idari işlemler, idarieylemler ve idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların görüm ve çözümü idari yargının görev alanına girmektedir.Öte yandan, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun “İtirazın İptali” başlıklı 67. maddesinde, “Takip talebine itirazedilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesindealacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirseborçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın vehükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun birtazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetinsübutuna bağlıdır. Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını davaetmek hakkı saklıdır.” hükmüne, 68. maddesinde de, itirazın kaldırılmasına icra mahkemesi tarafından karar verileceği,hüküm altına alınmıştır.Uyuşmazlık konusu olayda, davacı şirket tarafından, Kocaeli 5. İcra Müdürlüğü'nün 2013/3681 esas sayılıdosyası üzerinden davalıya karşı başlatılan ve davalının itirazıyla duran ilamsız icra takibinde, itirazın iptali, davalınınitirazının haksız olduğundan bahisle % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi ve icra takibinin devamına karar verilmesiistemiyle bakılan davanın açıldığı görülmekte ise de, yukarıda yer alan yasa hükümleri uyarınca davanın görüm veçözümü idari yargının görev alanında olmayıp, adli yargının (İcra Mahkemesi) görev alanı içinde bulunmaktadır.Açıklanan nedenlerle davanın görev yönünden reddine” şeklindeki gerekçesiyle davanın görev yönünden reddinekarar vermiş ve karar kesinleşmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK,Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 30.11.2015 günlü toplantısında:l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli veidari yargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu,idari yargı dosyasının, son görevsizlik kararını veren mahkemece adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi'negönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasınınincelenmesine oy birliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Selim Şamil KAYNAK’ın, davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğu yolundakisözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, davalı belediye tarafından yapılan yol genişletme çalışmaları esnasında, davacı şirkete ait tesisata, direk vekablolara hasar verildiği iddiası ile meydana geldiği belirtilen zararın tazmini için davacı tarafından, Kocaeli 5. İcraMüdürlüğü’nün E:2013/3681 sayılı takip dosyası üzerinden davalı idareye karşı başlatılan ve davalının itirazıyla duranilamsız takibe yapılan itirazın iptaline, duran takibinin devamı ve davalının % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesinekarar verilmesi istemiyle açılmıştır.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “İlamsız takip” başlıklı Üçüncü Bap, 42-49. maddelerinde takip yöntemlerigösterilmiş; değişik 58. maddesinde, takip talebinin icra dairesine yazı ile veya sözlü olarak veya elektronik ortamdayapılacağına işaret edilmiş; değişik 60. maddesine göre, takip talebi üzerine icra müdürünce ödeme emri düzenleneceğive 62-65. maddelerde itiraza ilişkin hükümlere yer verilmiş olup, değişik 66. maddede, süresi içinde yapılan itirazın takibidurduracağı kurala bağlanmıştır.
İtiraz nedeniyle takibin durması üzerine alacaklıya, itirazın iptali için Yasada iki yola başvurma olanağı tanınmışolup, bunlardan birincisi, 67. maddeye göre mahkemeye başvurmak, ikincisi ise 68, ek 68/a ve ek 68/b maddelerinegöre tetkik merciinden itirazın kaldırılmasını istemektir.
İncelenen uyuşmazlıkta alacaklı konumundaki davacı tarafından, değişik 67. maddeye göre mahkemeyebaşvurmak suretiyle itirazın iptali davası açılmıştır.Söz konusu 67. Madde (Değişik: 18/2/1965 - 538/37 md.), “(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.)
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genelhükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.(Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibindehaksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyintahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkumedilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.(Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmekhakkı saklıdır” hükümlerini taşımaktadır.Anılan Yasanın değişik 1. maddesinin birinci fıkrasında, “Her asliye mahkemesinin yargı çevresinde yeteri kadaricra dairesi bulunur” denilmekte olup, yukarıda hükmü yazılı 67. maddede sözü edilen “mahkeme” ile, icra dairesininbulunduğu yargı çevresi bakımından bağlı olduğu asliye mahkemesinin anlaşılması ve takip hukukuna özgü bulunan itirazıniptali davasının asliye mahkemesinde görülmesi gerektiği açıktır.Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı”başlıklı 2. maddesinde, idari dava türleri: a)İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, b)İdari eylemve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c)Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi içinyapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar olarak sayılmıştır.Bu duruma göre, İcra ve İflas Kanunu’nun değişik 67. maddesine göre açılan itirazın iptali davasının görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle davanın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu dolayısıyla, Kocaeli 5.AsliyeHukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.SONUÇ: Davanın çözümünde ADLİ YARGI YERİNİN görevli olduğuna, bu nedenle Kocaeli 5.Asliye HukukMahkemesince verilen 02.10.2013 gün ve E:2013/97, K:2013/99 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 30.11.2015 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. BaşkanSerdarÖZGÜLDÜR ÜyeAliÇOLAK
ÜyeSüleyman HilmiAYDINÜyeYusuf ZiyaattinCENİK
ÜyeMehmetAKBULUTÜyeAlaittin AliÖĞÜŞ
ÜyeYükselDOĞAN