T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO
: 2018 / 260
KARAR NO : 2018 / 294
KARAR TR
: 28.5.2018ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigorta şirketinin, zararın idarece giderilmesiistemiyle açtığı davanın, 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesigözetildiğinde, ADLİ YARGI YERİNDEçözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı
: A.Sigorta A.Ş.Vekilleri
: Av. Dr. H. M.D.Davalı
: Başakşehir Belediye BaşkanlığıVekili
: Av. E.K. O L A Y
: Davacı vekili; müvekkili şirkete sigortalı 34 U... plakalı aracın, 01.03.2015 günü Başakşehirİlçesi, Ziya Gökalp Mahallesi, Yaşar Doğu Caddesi İstoç istikametinden Başakşehir-Metrokent istikametine seyirhalindeyken Uno Ekmek Fabrikası önünde yol üzerinde İSKİ’ye ait rögar kapağının açık olmasından dolayı bu kapağaçarptığını, aracın sağ alt kısımlarında hasar oluştuğunu, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini; ekspertizincelemesinde 6.979,00 TL zarar tespit edildiğini; aracın tamir ettirildiğini, ilgili firmaya 6.979,00 TL ödendiğini, buödeme ile sigortalının haklarına yasal halef olunduğunu; trafik kaza tutanağında davalı Belediye’ye kusur izafesi yapılmasıüzerine Başakşehir Belediye Başkanlığı’ndan zararın tazmini talep edilmiş ise de davalının herhangi bir ödemedebulunmadığını; olayda davalı Başakşehir Belediye Başkanlığının yolun yapımından ve bakımından sorumlu olduğunu,Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 16/e maddesine aykırı olarak rögar kapağını açık unuttuğunu, gerekli tedbirlerialmadığını, aldırmadığını ve çalışmaları denetlemediğini, bu ihmali hareketi sebebiyle meydana gelen zarardan KarayollarıTrafik Yönetmeliğinin 16/e ve TBK md.49 maddeleri gereğince sorumlu olduğunu ifade ederek; meydana gelen zarardandavalı Başakşehir Belediye Başkanlığı’nın 6098 sayılı Yasa’nın 49.maddesi ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 16/emaddesi gereğince sorumlu olduğunun tespitine, asıl alacak olan 6.979,00 TL’nin davalı Başakşehir BelediyeBaşkanlığından tahsili ile davacı A.Sigorta A.Ş.’ne ödenmesine, asıl alacağa haksız fiil tarihi olan 01.03.2015 tarihindenitibaren en yüksek avans oranında ticari faiz işletilmesine karar verilmesi istemiyle 20.11.2015 tarihinde adli yargı yerindedava açmıştır.BAKIRKÖY 5.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 18.1.2016 gün ve E:2015/538, K:2016/35 sayı ile “(…)Dava konusu kazanın Belediye tarafından yapılan yol çalışması nedeniyle gerekli uyarı levhalarının kullanılmamasındankaynaklandığı, idarenin hizmet kusuruna dayalı açılan tazminat davalarının özel hukuk hükümlerine tabi olmadığı, idarikarar ve eylemlerden doğan zararların tam yargı davası niteliğinde olduğu ve 2577 sayılı İYUK 2. maddesi gereğinceidari yargı yerinde açılması gerektiği anlaşıldığından (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2013/8112 E- 2014/7458 K sayılıilamı, 2014/12292 E- 2014/10407 K sayılı ilamı) dava dilekçesinin yargı yolu nedeniyle reddine karar vermek gerekmişve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarda açıklanan nedenlerle;Davanın mahiyeti itibariyle İdare Mahkemesinin Yargı alanına girmiş olduğu kanaatine varıldığından ve yargıyolu dava şartı olmakla, davacının davasının dava şartı yokluğundan REDDİNE…” karar vermiş, temyiz edilmesi üzerineYargıtay 17.Hukuk Dairesince, 3.5.2017 gün ve E:2016/11373, K:2017/4978 sayı ile onanan karar kesinleşmiştir. Davacı vekili bu defa aynı istemle, 19.9.2017 tarihinde idari yargı yerinde dava açmıştır.İSTANBUL 6.İDARE MAHKEMESİ: 29.9.2017 gün ve E:2017/1768, K:2017/1590 sayı ile “(…) 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110.maddesinde "İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olanaraçların sebebiyet yerdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür.Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir." hükmüne yer verilmiştir.(…)2918 sayılı Yasa'nın 110. maddesinde yer alan hüküm nedeniyle öncelikle görevli yargı yerinin belirlenmesigerekmektedir. 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 1.maddesiyle TürkiyeCumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş, adli, idari ve askeri yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm
uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkili ve bu kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksek mahkeme olanUyuşmazlık Mahkemesinin bu konudaki kararlarının irdelenmesi de yararlı olacaktır.18.06.2012 gün ve 28327 sayılı Mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarınabakıldığında, köprüde trafik kazası yaparak yaşamını yitiren şahsın yakınları tarafından, yolun ve köprünün yol bakım,onarım ve yapımının uygun olmadığı, hiçbir işaretlemenin bulunmadığı, bu eksiklerin oluşan kazaya büyük ölçüdesebebiyet verdiği, kazanın hizmet kusuru nedeniyle meydana geldiği ileri sürülerek açılan tazminat davasında çıkan görevuyuşmazlığı sonucu Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 04.06.2012 gün ve E:2012/107, K:2012/134 sayılı kararı ile "2918sayılı Yasanın 110.maddesinin 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe girdiği gözetildiğinde, göreve ilişkin hükmün bu tarihtenönce idari yargı yerinde açılmış olan davalara uygulanmayacağı açıktır. Bu durumda, görev maddesinin yürürlük tarihiolan 19.1.2011 tarihinden önce (14.5.2010 tarihinde) idari yargı yerinde açılmış olan iş bu davanın idari yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği"ne karar verilmiş, yine resmi bir aracın yolda bulunan rögar kapağına çarpması nedeniyle hasarauğraması sonucu açılan dava sonucunda çıkarılan görev uyuşmazlığı sonucu Mahkemenin, 04.06.2012 gün veE:2012/101, K:2012/133 sayılı kararı ile "2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesigözetildiğinde meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan davanın adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği"ne kararverilmiştir.Bu durumda, yukarıda aktarılan ve kesin olan Uyuşmazlık Mahkemesi kararları ve 2918 sayılı Yasanın19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan iş budavanın adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 15/1-a maddesi hükmü uyarıncagörev yönünden reddine…” karar vermiş; istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge İdare MahkemesiDokuzuncu İdare Dava Dairesince, 11.1.2018 gün ve E:2018/92, K:2018/81 sayı ile başvurunun kesin olarakreddedilmesiyle, görevsizlik kararı kesinleşmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Turgay Tuncay VARLI’nın katılımlarıylayapılan 28.5.2018 günlü toplantısında:I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, adlive idari yargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu, idari yargı dosyasının onaylı örneğinin 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacı vekilinin istemiüzerine son görevsizlik kararını veren mahkemece, ekinde adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Taşkın ÇELİK’in, davanın çözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, karayolunda meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedeliniödeyen sigorta şirketinin, zararın davalı idarece giderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuen tazminat davasıdır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleribelirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumlu olduğuyolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasındaolduğu belirtilmiştir.Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmış bulunandavalara uygulanmaz” denilmiştir.Dosyanın incelenmesinden; davacı şirkete sigortalı 34 U... plakalı aracın, 01.03.2015 günü Başakşehir İlçesi,Ziya Gökalp Mahallesi, Yaşar Doğu Caddesi İstoç istikametinden Başakşehir-Metrokent istikametine seyir halindeykenUno Ekmek Fabrikası önünde yol üzerinde İSKİ’ye ait açık olan rögar kapağına çarptığı, aracın sağ alt kısımlarındahasar oluştuğu, araçta tespit edilen 6.979,00 TL hasar bedelinin tamiratı yapan firmaya ödendiği; olayda KarayollarıTrafik Yönetmeliğine aykırı olarak gerekli tedbirleri almayan, aldırmayan, çalışmaları denetlemeyen davalı İdareninmeydana gelen zarardan sorumlu olduğu iddia edilerek; 6.979,00 TL’nin, olay tarihinden itibaren işleyecek ticari avansfaizi ile birlikte davalı idareden rücuen tazmini istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi
ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şugerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli veidari yargı ayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkilikılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı, özel hukuk alanına giren konulardaadli yargı görevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanına giren bir uyuşmazlığın çözümünde adli yargınıngörevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığın çözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarar göreninasker kişi ya da memur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçitte meydana gelmesidurumlarına göre farklı yargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarınınadli yargıda görüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusudavalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesinin hızlandırıldığı, bu suretle kısa sürede sonuç alınmasının olanaklı kılındığı ve bununsöz konusu davaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden,bu nedenle aynı tür risk üreten araçlar arasında özel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any.Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıdagerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adli yargının görevineverebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememiz olmaküzere diğer yargı organları bakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşlarıve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile, çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazminiistemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, Bakırköy 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.1.2016 gün ve E:2015/538, K:2016/35sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç
: Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Bakırköy 5.AsliyeHukuk Mahkemesinin 18.1.2016 gün ve E:2015/538, K:2016/35 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 28.5.2018 gününde Üye Turgay Tuncay VARLI’nın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi.
BaşkanNuriNECİPOĞLUÜyeŞükrüBOZER
ÜyeMehmetAKSU ÜyeSunaTÜRE
ÜyeAlaittin AliÖĞÜŞÜyeSüleyman HilmiAYDIN ÜyeTurgay Tuncay Varlı
KARŞI OY 03.11.2015 tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün veE:2015/670, K:2015/671 sayılı kararında belirtilmiş olan düşünce doğrultusunda sayın çoğunluğun görüşünekatılamıyorum. 28.5.2018
ÜYE
Turgay Tuncay VARLI