T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO
: 2014 / 1087
KARAR NO : 2014 / 1136
KARAR TR : 29.12.2014
ÖZET
: Araştırma görevlisi olarak görevyaparken, 2547 sayılı Yasanın 35. maddesikapsamında doktora eğitimi alması amacıylabir başka Üniversitesinde görevlendirilen, buesnada taahhüt ve kefalet senedi imzalayandavacının; mecburi hizmet yükümlülüğününkaldırıl-ması, taahhütname ve kefaletsenedinin iptali istemiyle yaptığı başvurununreddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığıdavanın, ADLİ YARGI YERİNDEçözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı
: A.T.Vekili
: Av. H. D.Davalı
: Dicle Üniversitesi RektörlüğüVekili
: Av. R. A. O L A Y
: Davacı vekili dilekçesinde müvekkilinin, 21.12.2006 tarihinde Dicle ÜniversitesiMühendislik Fakültesi Maden Mühendisliği Bölümüne 2547 sayılı Yasanın 50/d maddesine görearaştırma görevlisi olarak atandığını; Üniversite tarafından 21.05.2007 tarihinde 2547 sayılı Yasanın 35.maddesi kapsamında Doktora eğitimini tamamlamak üzere gönderildiği Dokuz Eylül Üniversitesi FenBilimleri Enstitüsü Maden Mühendisliği Anabilim Dalında 15.11.2013 tarihinde doktora eğitiminitamamlayarak mezun olduğunu; Dicle Üniversitesinin, bu eğitim programı sonunda, doktora öğrenimisüresi kadar olmak üzere kendi üniversitelerinde hizmet ifa etmesi konusunda müvekkiline taahhüt vekefalet senedi imzalattığını; imzalatılan taahhüt ve kefalet senedine göre müvekkilinin, doktora öğrenimisonunda, bu süre kadar olmak üzere Dicle Üniversitesi’nin göstereceği Mühendislik MimarlıkFakültesinde göreve başlamak zorunda olacağını; buna riayet etmemesi durumunda doktora sırasındaaldığı maaş ve diğer gelirlerin toplamının 10 katı kadar bedeli yasal faiziyle olmak üzere ve ayrıca 560,00-TL ödemek zorunda olduğuna dair şart konulduğunu; Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının websayfasında ilan edilen Dokuz Eylül Üniversitesi Bergama Meslek Yüksekokulu öğretim görevlisikadrosuna başvurarak 18.12.2013 tarihinde yapılan sınavda başarılı olduğunu ancak Dicle ÜniversitesiMühendislik Fakültesi Maden Mühendisliği Bölümünde mecburi hizmet bulunmasından dolayı kazandığıkadroya başlayamadığını ifade ederek; müvekkilinin, mecburi hizmet yükümlülüğünün kaldırılmasıistemiyle davalı kuruma 04.03.2014 tarihinde yaptığı başvurusunun reddine ilişkin 21/03/2014 tarih44647515-202.05-1721 sayılı işlemin iptali istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.Davalı idare vekilince birinci savunma dilekçesinde, Uyuşmazlık Mahkemesinin kararlarıdoğrultusunda, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu ileri sürülerek, görev itirazındabulunulmuştur.DİYARBAKIR 3.İDARE MAHKEMESİ: 22.5.2014 gün ve E:2014/327 sayı ile, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve işleyişi Hakkında Kanun'un 10. ve müteakip maddelerine yerverdikten sonra; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde; "İdari dava türleri, idariişlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı açılan iptal davaları; idari işlem ve eylemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlartarafından açılan tam yargı davaları; kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idarisözleşmelerden dolayı açılan davalar olarak sayılmış; idari yargının idari eylem ve işlemlerin hukukauygunluğunun denetimini yapmakla görevli olduğunun kurala bağlandığı; dosyanın incelenmesinden,davacının Dicle Üniversitesi'nde 2006 yılında araştırma görevlisi statüsünde göreve başladığı, 2547 sayılıKanun'un 35. maddesi uyarınca eğitim harcamalarına yönelik kefalet senedi ve mecburi hizmete yöneliktaahhütname alındıktan sonra kadrosunun Dokuzeylül Üniversitesi'ne aktarıldığı, anılan Üniversitenin FenBilimleri Enstitüsünde doktora eğitimi gördükten sonra Dicle Üniversitesi'ndeki görevine geri döndüğü,davalı idareye sunduğu dilekçesiyle, taahhütname ve kefalet senedinin iadesi ve mecburi hizmetyükümlüğünün kaldırılması yolundaki başvurusunun, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın işlemi ilereddedildiği; bu işlemin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemi ile bakılan davanın açıldığınınanlaşıldığı; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davalarının; idari davatürlerinden biri olduğu; idarenin, idare hukuku alanında kamu gücüne dayalı olarak re-sen ve tek yanlıirade açıklaması sonucu tesis etmiş olduğu işlemlere, hukuk alanında yeni durumlar oluşturmasıyla idariişlem kimliği kazandırmakta ve kural olarak bu işlemlerin özel yasal düzenlemeler dışında, idari yargıdenetimine tabi bulunmakta olduğu; nitekim, benzer bir uyuşmazlıkla ilgili olarak Danıştay idari DavaDaireleri Kurulu'nun 15.11.2002 günlü, E: 2002/557, K:2002/809 sayılı kararında da uyuşmazlığın idari
yargının görev alanına girdiğinin belirtildiği gerekçesiyle; davalı idarenin görev itirazının reddine, davayabakmakla Mahkemelerinin görevli olduğuna karar vermiştir.Davalı idare vekilinin olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması yolunda süresi içerisinde verdiğidilekçesi üzerine dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmiştir.YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI; konunun çözümü için uyuşmazlığın temelini oluşturanişlemin incelenmesinin gerektiği; dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasındaki sözleşmeden diğer birifadeyle yüklenme ve kefalet senedinde yer alan borçtan kaynaklandığı; 2547 sayılı YükseköğretimKanunu'nun öğretim elemanı yetiştirmeye ilişkin 35. maddesinde; “Yükseköğretim kurumları; kendilerininve yeni kurulmuş ve kurulacak diğer yükseköğretim kurumlarının ihtiyacı için yurt içinde ve dışında,kalkınma planı ilke ve hedeflerine ve Yükseköğretim Kurulunun belirteceği ihtiyaca ve esaslara göreöğretim elemanı yetiştirirler. / Ek fıkra: 17/08/1983 - 2880/18 md.) Öğretim elemanı yetiştirilmesiamacıyla üniversitelerin araştırma görevlisi kadroları, araştırma veya doktora çalışmaları yaptırmak üzerebaşka bir üniversiteye, Yükseköğretim Kurulunca geçici olarak tahsis edilebilir. Bu şekilde doktora veyatıpta uzmanlık veya sanatta yeterlik payesi alanlar, bu eğitimin sonunda kadrolarıyla birlikte kendiüniversitelerine dönerler. / (Ek fıkra: 17/08/1983 - 2880/18 md.) Yurt içi veya yurt dışında yetiştirilenöğretim elemanları, genel hükümlere göre bağlı oldukları yükseköğretim kurumlarında mecburihizmetlerini yerine getirmek zorundadırlar. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyenlere, yükseköğretimkurumlarında görev verilmez. Özel kanunlarla getirilen mecburi hizmet çalışmaları bu hüküm dışındadır.”hükmünün yer aldığı; olayda, davacının, Dokuz Eylül Üniversitesi FBE'de görevlendirilmeden önce Aliağa2. Noterliğinin 11/05/2007 tarihli 4179 yevmiye nolu yüklenme senedi ve kefalet senedi ile, mecburihizmet süresi dolmadan hizmetinde bulunduğu Yüksek Öğretim Kurumu ve mecburi hizmetinindevredildiği kurum tarafından görevden çekilmiş sayıldığında mecburi hizmetine tekabül eden ödemelerintamamının ve % 50 fazlası ile ayrıca bu ödemelere ilişkin sarf tarihinden itibaren hesaplanacak yasal vs.vergi ve kanuni ödemelerle birlikte Dicle Üniversitesi emrine ödemeyi kabul ve taahhüt etmiş olduğu; sözkonu yüklenme ve kefalet senedi ile, Üniversiteye karşı mecburi hizmet yükümlülüğü ya da parasalkarşılığı taahhüt edilmek suretiyle Üniversite ile araştırma görevlisi arasında, tarafların karşılıklı hak veyükümlülüklerini içeren bir sözleşme ilişkisi kurulduğunun açık olduğu; dolayısıyla, uyuşmazlığın, taraflararasındaki sözleşmeden diğer bir ifadeyle yüklenme ve kefalet senedinde yer alan borçtankaynaklandığı; sözleşmede yer alan borçtan kaynaklanan uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göregörüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli bulunduğu gerekçesiyle; 2247 sayılı Kanun'un 10. ve 13.maddeleri gereğince, olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına, dosyanın Uyuşmazlık MahkemesiBaşkanlığına gönderilmesine karar vermiştir.
Başkanlıkça, 2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesine göre Danıştay Başsavcısının yazılı düşüncesiistenilmemiştir.İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ünBaşkanlığında, Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, AyhanAKARSU ve Mehmet AKBULUT’un katılımlarıyla yapılan 29.12.2014 günlü toplantısında;l-İLK İNCELEME: Başvuru yazısı ve dava dosyası üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, davalı idare vekilinin anılan Yasanın 10/2 maddesinde öngörülenyönteme uygun olarak yaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içindebaşvuruda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nca, 10. maddede öngörülen biçimdeolumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığındangörev uyuşmazlığının incelenmesine oybirliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilenYargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, Dicle Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Maden Mühendisliği Bölümünde araştırmagörevlisi olarak görev yaparken, 2547 sayılı Yasanın 35. maddesi kapsamında doktora eğitimi almasıamacıyla Dokuzeylül Üniversitesinde görevlendirilen, bu esnada taahhüt ve kefalet senedi imzalayandavacının; mecburi hizmet yükümlülüğünün kaldırılması ve taahhütname ve kefalet senedinin iptaliistemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Dicle Üniversitesi Rektörlüğünün 21/03/2014 tarih 44647515-202.05-1721 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun, “Öğretim elemanı yetiştirme” başlıklı 35. maddesinde“Yükseköğretim kurumları; kendilerinin ve yeni kurulmuş ve kurulacak diğer yükseköğretim kurumlarınınihtiyacı için yurt içinde ve dışında, kalkınma planı ilke ve hedeflerine ve Yükseköğretim Kurulununbelirteceği ihtiyaca ve esaslara göre öğretim elemanı yetiştirirler.
(Ek fıkralar: 17/8/1983-2880/18 md.) Öğretim elemanı yetiştirilmesi amacıyla üniversitelerinaraştırma görevlisi kadroları, araştırma veya doktora çalışmaları yaptırmak üzere başka bir üniversiteye,Yükseköğretim Kurulunca geçici olarak tahsis edilebilir. Bu şekilde doktora veya tıpta uzmanlık veyasanatta yeterlik payesi alanlar, bu eğitimin sonunda kadrolarıyla birlikte kendi üniversitelerine dönerler.
Yurt içi veya yurt dışında yetiştirilen öğretim elemanları, genel hükümlere göre bağlı olduklarıyükseköğretim kurumlarında mecburi hizmetlerini yerine getirmek zorundadırlar. Bu yükümlülüğü yerinegetirmeyenlere, yükseköğretim kurumlarında görev verilmez. Özel kanunlarla getirilen mecburi hizmetçalışmaları bu hüküm dışındadır.” hükmüne yer verilmiştir.Dosyanın incelenmesinden, davacının Dicle Üniversitesi Mühendislik Fakültesi MadenMühendisliği Bölümünde araştırma görevlisi olarak görev yapmakta iken, 2547 sayılı YükseköğretimKanunu'nun 35.maddesi uyarınca Dokuzeylül Üniversitesi’nde görevlendirildiği; bu esnada taahhüt ve
kefalet senedi imzalayan davacının Fen Bilimleri Enstitüsü, Maden Mühendisliği anabilim dalında doktoraeğitimini tamamladığı; mecburi hizmet yükümlülüğünün kaldırılması ve taahhütname ve kefalet senedininiptali istemiyle yaptığı 4.3.2014 tarihli başvurusunun reddine ilişkin Dicle Üniversitesi Rektörlüğünün21/03/2014 tarih 44647515-202.05-1721 sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan davayı açtığıanlaşılmaktadır.Söz konusu yüklenme ve kefalet senedi ile üniversiteye karşı mecburi hizmet yükümlülüğü ya daparasal karşılığı taahhüt edilmek suretiyle, üniversite ile araştırma görevlisi arasında, tarafların karşılıklıhak ve yükümlülüklerini içeren bir sözleşme ilişkisi kurulduğu açıktır.Bu duruma göre, taahhüt ve kefalet senedinin davacı ve kefilleri tarafından tek taraflı olarakimzalanarak idareye karşı taahhütte bulunulması karşısında, davacı tarafından mecburi hizmetyükümlülüğünün kaldırılması ve taahhütname ve kefalet senedinin iptali istemiyle açılan davanın görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın başvurusunun kabulü ile davalı Rektörlükvekilinin görev itirazının reddine ilişkin Diyarbakır 3. İdare Mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç
: Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle YargıtayCumhuriyet Başsavcısı’nın BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile davalı Rektörlük vekilinin GÖREV İTİRAZININREDDİNE İLİŞKİN Diyarbakır 3. İdare Mahkemesinin 22.5.2014 gün ve E:2014/327 sayılı KARARININKALDIRILMASINA, 29.12.2014 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. BaşkanSerdar ÖZGÜLDÜR
ÜyeEyüp SabriBAYDAR
ÜyeAlaittin AliÖĞÜŞÜyeAliÇOLAK
ÜyeAyhanAKARSUÜyeNurdaneTOPUZ
ÜyeMehmetAKBULUT