T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO
: 2014 / 1098
KARAR NO : 2014 / 1146
KARAR TR : 29.12.2014ÖZET: 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu’nun24/a maddesine muhalefet etme eyleminedeniyle aynı Kanunun 36. maddesi “i”bendi uyarınca hakkında idari para cezasıverilmesi ve avlanmakta kullanılan tekne ileüzerindeki makinenin tutanakla adli yargıyerinde Cumhuriyet Savcısı talimatı ilemüsadereye konu edilmek üzere zaptedilmesi üzerine, zapt etme (el koyma)işleminin yürütmesinin durdurulmasına,müteakiben davanın kabulü ile işleminiptaline karar verilmesi istemiyle açılandavanın, ADLİ YARGI YERİNDEçözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı
: İ.T.
Davalı
: Sahil Güvenlik Komutanlığı
Vekili
: Av. B. Y. Z.
OLAY
: Davacı dava dilekçesinde özetle; donatanı ve kaptanı olduğu 12,8 mt’lik ahşapbaşlıklı teknesi ve üzerindeki 220 Hp ford marka makine ile İstanbul Boğazı Tarabya önlerinde trol ilebalık avladığının Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından tespit edilerek yakalanması sonucunda, 1380 sayılıSu Ürünleri Kanunu’nun 24/a maddesine muhalefet etme eylemi nedeniyle aynı Kanunun 36. maddesi “i”bendi uyarınca hakkında idari para cezasına ilişkin yaptırım uygulandığını ve avlanmakta kullandığı tekneile üzerindeki makinenin 29/11/2013 gün ve 21126 sayılı tutanakla adli yargı yerinde Cumhuriyet Savcısıtalimatı ile müsadereye konu edilmek üzere zapt edildiğini belirterek, öncelikle dava konusu zapt etme (elkoyma) işleminin yürütmesinin durdurulmasına, müteakiben davanın kabulü ile işlemin iptaline kararverilmesi istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.
Davalı Sahil Güvenlik Komutanlığı vekili süresi içerisinde sunduğu cevap dilekçesinde özetle;görev itirazında bulunmuştur.İstanbul 6.İdare Mahkemesi: 28.02.2014 gün ve E:2013/2521 sayı ile özetle, “...olayda,uyuşmazlığın davacı ile davalı idare arasındaki özel hukuk hükümlerine göre tesis edilmiş bir işlemdenkaynaklanmayıp, kamu hukuku kuralları çerçevesinde tek taraflı ve kamu gücüne dayalı işlemdenkaynaklandığından, uyuşmazlığın görüm ve çözümünün idari yargı mercilerinin görevinde olduğu sonucunavarılmıştır.” demek suretiyle davalı idare vekilinin görev itirazının reddine karar vermiştir.Davalı Sahil Güvenlik Komutanlığı vekilinin, adli yargı yararına olumlu görev uyuşmazlığı çıkartılmasıyolunda süresi içinde verdiği dilekçe üzerine, dava dosyasının onaylı bir örneği Yargıtay CumhuriyetBaşsavcılığı'na gönderilmiştir.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı: “…1380 sayılı Kanunun 24/a maddesinde "İçsular, MarmaraDenizi, İstanbul ve Çanakkale boğazlarında her çeşit trol ile su ürünleri istihsali yasaktır.” hükmü ileİstanbul Boğazında trolle balık avcılığı yasaklanmış, aynı Kanunun 36/i bendinde "24 üncü maddenin (a)bendinde belirtilen alanlarda trol ile su ürünleri istihsalinde bulunanlar üç milyar lira idari para cezası ilecezalandırılır ve istihsal olunan su ürünleri ile istihsal vasıtaları zapt ve mahkemece müsadere edilir.''şeklindeki düzenleme ile, yasağa uymama idari para cezasına ve müsadere yaptırımına tabi tutulmuştur.1380 sayılı Kanunun 22/07/2003 - 4950 S.K./4. md.ile değişik 32. Maddesinde "Bu Kanunda yer alanmahkemece yerine getirilecek görevler zaruret görülmeyen hallerde sulh ceza mahkemelerince onbeş
gün içerisinde evrak üzerinden inceleme yapılarak karara bağlanır." hükmü ile üretim vasıtalarınınmüsaderesine sulh ceza mahkemesinde karar verileceği açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır. Budüzenleme karşısında, müsadere işlemine esas olan ve Cumhuriyet Savcısı kararı ile icra edilen zaptişlemine karşıda itirazın adli yargı yerinde yapılması gerektiği tartışmasızdır. Yargıtay Ceza GenelKurulu'nun Esas: 2009/7-183, Karar: 2009/257 sayılı kararında da 1380 sayılı Kanun kapsamındamüsadere davasının sulh ceza mahkemesinde duruşmalı olarak görülmesi gerektiği kararı verilmiştir.1412 sayılı CMUK’nun 392/2. maddesinde gerekse 5271 sayılı CMK’nun 259. maddesinde, suç konusuolmayıp sadece müsadereye tabi bulunan eşyanın müsaderesine Sulh Ceza Hakimi tarafından duruşmayapılmaksızın karar verileceğinin benzer düzenlemelerle hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır.Açıklanan nedenlerle, müsadere işlemine esas teşkil eden, dava konusu su ürünleri üretimvasıtalarının zaptına yönelik işlemin iptali davasının adli yargı yerinde görülmesi gerektiğidüşünülmektedir.” demek suretiyle, 2247 sayılı Yasa'nın 10. ve 13. maddeleri uyarınca olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasına ve dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında, Üyeler: EyüpSabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane Topuz, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve MehmetAKBULUT’un katılımlarıyla yapılan 29.12.2014 günlü toplantısında:l-İLK İNCELEME: Başvuru yazısı ve dava dosyası örneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın 27.maddesi gereğince yapılan incelemeye göre,davalı Sahil Güvenlik Komutanlığı vekilinin anılan Yasanın10/2.maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığı görev itirazının reddedilmesi ve dahi12/1.maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nca,davalı Sahil Güvenlik Komutanlığı açısından 2247 sayılı Yasa’nın 10. ve 13. maddelerinde öngörülenbiçimde, olumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığı anlaşılmaktadır.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Selim Şamil KAYNAK’ın, davanın çözümünde adliyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davadaadli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:Dava, davacının donatanı ve kaptanı olduğu 12,8 mt’lik ahşap başlıklı teknesi ve üzerindeki 220 Hpford marka makine ile İstanbul Boğazı Trabya önlerinde trol ile balık avladığının Sahil Güvenlik Komutanlığıtarafından tespit edilerek yakalanması sonucu, 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu’nun 24/a maddesinemuhalefet etme eylemi nedeniyle aynı Kanunun 36. maddesi “i” bendi uyarınca hakkında idari para cezasıverilmesi ve avlanmakta kullanılan tekne ile üzerindeki makinenin 29/11/2013 gün ve 21126 sayılıtutanakla adli yargı yerinde Cumhuriyet Savcısı talimatı ile müsadereye konu edilmek üzere zapt edilmesiüzerine, zapt etme (el koyma) işleminin yürütmesinin durdurulmasına, müteakiben davanın kabulü ileişlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.1380 sayılı Su Ürünler Kanunu’nun ‘’ Trol ‘’ başlıklı 24.maddesinin a bendinde;
‘’ İçsular,Marmara Denizi, İstanbul ve Çanakkale boğazlarında her çeşit trol ile su ürünleri istihsali yasaktır.İlmi maksatlarla yapılacak incelemelerde trol kullanılabilir. ‘’ hükmü yer almakta olup, davacıhakkında bu maddeye aykırı hareket ettiğinden bahisle idari yaptırım kararı uygulanmıştır. Aynı Kanunun‘’Cezalar ‘’ başlıklı 36.maddesinin i bendinde; " 24 üncü maddenin (a) bendinde belirtilen alanlarda trolile su ürünleri istihsalinde bulunanlar üç milyar lira idari para cezası ile cezalandırılır ve istihsal olunan suürünleri ile istihsal vasıtaları zapt ve mahkemece müsadere edilir. '' hükmü yer almakta olup, budüzenleme ile, yasağa uymamanın neticesi idari para cezasına ve müsadere yaptırımına tabi tutulmuştur.Kanun’un ‘’ Usul Hükümleri ‘’ başlıklı 32.maddesinde; ‘’ Bu Kanunda yer alan mahkemece yerinegetirilecek görevler zaruret görülmeyen hallerde sulh ceza mahkemelerince onbeş gün içerisinde evraküzerinden inceleme yapılarak karara bağlanır. ‘’ hükmü yer almakta ve böylece istihsal vasıtaların sulhceza mahkemeleri tarafından müsadere edilebileceği hüküm altına alınmış bulunmaktadır.Ayrıca gerek mülga 1412 sayılı CMUK’nun ‘’ Müsadere Talebinin Mercii ‘’ başlıklı392.maddesinde; ‘’ Ceza Kanununun 36 ncı maddesi ile diğer maddelerine ve hususi kanunlar hükmünegöre belirli eşyanın müsaderesi veya imhası yahut kullanımdan kaldırılması gerekli olan hallerde, kamudavası açılmamış veya kamu davası açılmış olup da esasla beraber bu hususta bir karar verilmemişse butedbirlerin her türlü takiplerden ayrı olarak alınması için Cumhuriyet savcısı veya davacı tarafındanyapılacak talep esas davayı görmekle yetkili mahkemeye verilir.
Suç mevzuu olmayıp münhasıran müsadereye tabi bulunan eşyanın müsaderesine sulh hakimitarafından duruşma yapılmaksızın, karar verilir. Bu karar aleyhine alakadarlar acele itiraz yoluna müracaatedebilirler. ‘’ hükmü, gerekse de 5271 sayılı CMK’nun ‘’ Suç Konusu Olmayan Eşyanın Müsaderesi ‘’başlıklı 259. maddesinde; ‘’ Suç konusu olmayıp sadece müsadereye tâbi bulunan eşyanınmüsaderesine sulh ceza hâkimi tarafından duruşma yapılmaksızın karar verilir. ‘’ hükmünün yer alıyoroluşu karşısında, somut olayda olduğu gibi suç konusu olmayıp sadece müsadereye tabi bulunan eşyanınmüsaderesine Sulh Ceza Hakimi tarafından duruşma yapılmaksızın karar verileceği anlaşılmıştır. Öteyandan Yargıtay Ceza Genel Kurulu önüne gelen bir dosyada, Kurulun 3.11.2009 gün ve E:2009/7-183,K:2009/257 sayılı kararında da, “……idari yaptırım gerektiren bir suç işlendiğinin ileri sürülmesikarşısında, bu suçun işlenmesine bağlı olarak kamu davası açılamaması nedeniyle, Yasadaki özeldüzenleme nazara alınarak zoralım kararı istendiği açıktır. Zoralımına karar verilen eşya ise, bizatihikendisi suç teşkil eden ve zoralıma tabi eşya niteliğinde değildir. Bu nedenle 1380 sayılı Yasanın 32.maddesindeki, “zaruret görülmemesi” koşulu ile zoralım konusundaki genel hükümler de gözetilerek,duruşma açılarak yargılama yapılmalı ve sonucuna göre hukuki durum belirlenmelidir. Yerel mahkemeceyasal düzenlemelerin hatalı yorumlanması suretiyle duruşma açılmadan, evrak üzerinde yapılan incelemeile zoralım kararı verilmesi isabetsiz ve yasaya aykırıdır. ” denilmekte olup; davada adli yargının görevliolduğuna işaret edilmektedir. Açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın başvurusunun kabulü ile, davalı SahilGüvenlik Komutanlığı vekilinin görev itirazının İstanbul 6. İdare Mahkemesince reddine ilişkin kararınkaldırılması gerekmiştir.S O N U Ç
: Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle YargıtayCumhuriyet Başsavcısı’nın BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, davalı Sahil Güvenlik Komutanlığı vekilininGÖREV İTİRAZININ REDDİNE İLİŞKİN İstanbul 6.İdare Mahkemesince verilen 28.02.2014 gün veE:2013/2521 sayılı KARARIN KALDIRILMASINA, 29.12.2014 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi.
BaşkanSerdarÖZGÜLDÜR
ÜyeEyüp SabriBAYDAR
ÜyeAlaittin AliÖĞÜŞÜyeAliÇOLAK
ÜyeAyhanAKARSUÜyeNurdaneTOPUZ
ÜyeMehmetAKBULUT