T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO
: 2014 / 1107
KARAR NO : 2014 / 1154
KARAR TR : 29.12.2014ÖZET: 2247 sayılı Kanunun 10 uncumaddesi kapsamında Uyuşmazlığa konuedilen idare mahkemesinin görevlilikkararından önce adli yargı yerince tarafları,konusu ve sebebi aynı olan davada verilmişve kesinleşmiş bir görevsizlik kararının varlığıkarşısında; İdari yargı yerince adli yargınıngörev alanına müdahalede bulunulduğundansöz etmenin olanaksız olduğu gözetilerek,2247 sayılı Yasa’nın 10. maddesindeöngörülen koşulları taşımayanBAŞVURUNUN, aynı Yasanın 27. maddesiuyarınca REDDİ gerektiği hk. K A R A R Davacı
: P. Apartmanı Yönetimi Adına Yönetici İ.Y.
Vekili
: Av.M. Ş.
Davalı
: Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekilleri
: Av.G. A.
O L A Y : Davacı vekili; davalı idarenin, Ankara İli, Yenimahalle İlçesi, Güzelyaka Mahallesi, 553.Sokak.No:40-61422 ada, 1 parselde bulunan P. Apt. yönetimine, elektrik bağlantısı yapılarak ruhsatsızasfalt kesim işlemi yapıldığının iddia edilmesi üzerine Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Fen İşleriDairesi AYKOME Şube Müdürlüğünce 18.12.2012 tarih, M.06.1.ABB.0.11.01-5139-17644 sayılı tespittutanağı ile 11.162,10 TL cezai bedel kesildiğini ileri sürerek bu cezanın iptali istemiyle adli yargı yerindedava açmıştır.ANKARA 5.SULH CEZA MAHKEMESİ; 5.2.2013 gün ve Değişik İş No:2012/1324 sayı ile; itirazakonu Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Fen İşleri Dairesi AYKOME Şube Müdürlüğünün18.12.2012 tarihli kararının, idari para cezası niteliğinde olmayıp, yapılan tahribatın AYKOMEYönetmeliğinin 5. maddesi gereğince belirlenen cezai bedel olduğu; bu bedelin tazmini niteliğinde olduğugerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş ve dosyanın yetkili ve görevli İdare Mahkemesine gönderilmesinekarar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.Davalı idare vekili, savunma dilekçesinde, davada adli yargının görevli olduğunu ileri sürerek görevitirazında bulunmuştur.ANKARA 6.İDARE MAHKEMESİ: 21.4.2014 gün ve E:2013/1026 sayı ile, 2577 sayılı Yasanın 2.maddesinde; İdari dava türlerinin, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerindenbiri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı açılan iptal davalarının; idari işlem ve eylemlerden dolayı kişiselhakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları; kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı açılan davalar olarak sayıldığı; idari yargınınidari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimini yapmakla görevli olduğunun kurala bağlandığı,İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarındandolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davalarının; idari dava türlerinden birive idare hukukunun bilinen ilkelerinden olduğu, İdarenin, idare hukuku alanında kamu gücüne dayalıolarak re’sen ve tek yanlı irade açıklaması sonucu tesis etmiş olduğu işlemlere, hukuk alanında yenidurumlar oluşturmasıyla idari işlem kimliği kazandırdığı ve kural olarak bu işlemlerin özel yasaldüzenlemeler dışında, idari yargı denetimine tabi bulunduğu; dosyanın incelenmesinden, AnkaraBüyükşehir Belediye Başkanlığı Fen İşleri Daire Başkanlığı AYKOME Şube Müdürlüğü tarafından yapılan
denetimde davacı tarafın ruhsatsız elektrik bağlantısı yaparak asfalt zemini tahrip ettiği, yapılan çalışmadaasfalt kesme makinası kullanılmadığı gerekçesi ile 11.162,10 TL para cezası verilmesine ilişkin18.12.2012 tarih ve 17644 sayılı işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, buna göre; davakonusu işlemin idarenin kamu gücüne dayalı olarak re'sen ve tek yanlı irade açıklaması sonucu tesisedilmiş olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu sonucunavarıldığı gerekçesiyle davalı idarenin görev itirazının reddine, 2247 sayılı Uyuşmazlık MahkemesininKuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 12.maddesi görev itirazında bulunan davalı idarenin kararın tebliğtarihinden itibaren onbeş gün içinde uyuşmazlık çıkarılmasını istemeye yetkili makama sunulmak üzere ikinüsha dilekçenin ibrazı gerektiğinin bildirilmesine karar vermiştir.Davalı idare vekilinin, adli yargı yararına olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması yönündeki dilekçesiüzerine dava dosyaları Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmiştir.YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI:Aykome Yönetmeliğinin Ruhsatsız Kazı başlıklı, 5.maddesinde, 2. Ve 3. Fıkrada, "2) AYKOME Şube Müdürlüğü'nce kazı sezonu dışında ruhsatsızçalışmanın tespiti halinde çalışma yapılan mevcut zeminin yürürlükteki cezai bedelinin 2 (iki) katı kadar,Modifiye asfalt olan yerlerde çalışma yapılması halinde ise çalışma yapılan mevcut zeminin yürürlüktekicezai bedelinin 5 (beş) katı kadar cezai bedel tahsil edilir. Ayrıca altyapı tesisi açım ruhsatlandırılması dayapılır. /(3) Zemin kaplaması yapılırken AYKOME Şube Müdürlüğü ’ne bildirim yapılarak ön ruhsatlandırmayapılabilir. On ruhsat 15 iş günü içinde asıl ruhsata çevrilir. Aksi takdirde mevcut zemin cinsindenyürürlükteki cezalı bedel uygulanır." hükmü bulunduğu, davalı idare tarafından davaya karşı verilencevapta, idari para cezasının Encümen kararına dayanmadığı, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesikanunu'nun 14. ve 15. maddelerine dayanarak çıkarılan AYKOME Yönetmeliğinin cezai hükümlerinedayanılarak idari para cezasının verildiği, Yönetmeliğin 2. maddesine göre, bu Yönetmelik 5216 sayılıBüyükşehir Belediyesi Kanununun 8. maddesi, 5393 sayılı Belediye kanununun 14. Maddesi,15.maddesinin b bendi, 18. Maddesinin f bendi, 34. Maddesinin e bendi, 2464 sayılı Belediye GelirleriKanununun 97. Maddesine dayanılarak hazırlandığı, 06.12.2006 günlü, 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesiile değişik, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 3. maddesinde "(1) Bu Kanunun; a) İdari yaptırımkararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b)Diğer genel hükümleri, idari para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütünfiiller hakkında uygulanır" denildiği, Uyuşmazlık Mahkemesinin 06/07/2009 gün ve 2008/205 E, 2009/170K sayılı emsal kararında olduğu gibi; 5326 sayılı Yasanın 27. Maddesinde ise "(1) idari para cezası vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihindenitibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir." hükmünün bulunduğu, bunagöre, Aykome Yönetmeliği’ne göre verilen idari para cezasına karşı yapılan itirazın görüm ve çözümüneilişkin ilgili yasalarda hüküm bulunmaması nedeniyle 30.3.2005 tarihli ve 5326 sayılı KabahatlerKanunu'nun 3. maddesinin değişik 1. bendi uyarınca 27. maddeye göre adli yargının görevli olduğunakarar verildiği; başvurunun idari para cezasına ilişkin bölümü bakımından, 2247 sayılı Kanun'un 10. ve 13.maddeleri gereğince, olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına ve dosyanın Uyuşmazlık MahkemesiBaşkanlığına gönderilmesine karar vermiştir.İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ünBaşkanlığında, Üyeler: Eyüp Sabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, AyhanAKARSU ve Mehmet AKBULUT’un katılımlarıyla yapılan 29.12.2014 günlü toplantısında; Raportör-HakimGülşen AKAR PEHLİVAN’ın, 2247 sayılı Yasa’da öngörülen koşulları taşımayan başvurunun reddigerektiği yolundaki raporu ve dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın başvurunun reddi gerektiğiyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 10. maddesininbirinci fıkrasında, “Görev uyuşmazlığı çıkarma; adli, idari ve askeri bir yargı merciinde açılmış olan davadaileri sürülen görev itirazının reddi üzerine ilgili Başsavcı tarafından görev konusunun incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesinden istenmesidir” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Yasa hükmü ile, belirtilen yargı mercilerinden birinde açılmış olan bir davanın görülmesisırasında yapılan görev itirazının reddi üzerine, ilgili Başsavcı tarafından, görevli bulunduğu kendi yargıdüzeninin görev alanına vaki müdahalenin önlenebilmesini sağlamak için konunun UyuşmazlıkMahkemesi’ne götürülmesi suretiyle davanın henüz başlangıç safhasında iken görev sorununun çözümekavuşturulması amaçlanmıştır.
Nitekim, 2247 sayılı Yasa’nın 10. madde gerekçesinde, “Uyuşmazlık çıkarma, yürürlükte bulunankanunun getirdiği bir yeniliktir. Görülmekte olan bir davanın görev uyuşmazlığını, bu safhada halletmekimkânını verir. Bu madde ile uyuşmazlık çıkarma adli, idari ve askeri yargıya teşmil edilmiştir.
Bu yetki, yargı merciince görev itirazının reddi üzerine, kanun yararına olarak, uyuşmazlığınkonusuna göre ilgili Başsavcı veya Başkanunsözcüsü tarafından kullanılacaktır. Bu suretle TürkiyeCumhuriyeti Anayasasının kabul ettiği adli, idari ve askeri yargı mercilerinin ayrılığı prensibinin ihlâli veayrı tanzimlere tabi tutulan adli, idari ve askeri yargı mercilerinin yekdiğerinin görev hudutlarına tecavüzleriönlenmiş olacaktır” denilmiştir.
Buna göre, ortada henüz açılmış bir dava ve bu davada bir yargı merciince verilmiş görevlilikkararı bulunması; diğer bir ifadeyle, yararına görev itirazında bulunulan yargı merciince aynı davadagörevsizlik kararı verilmemiş olması gerekeceği açıktır.
Olayda, uyuşmazlığa konu edilen Ankara 6. İdare Mahkemesinin görevlilik kararından önce,Ankara 5.Sulh Ceza Mahkemesi’nce tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada verilmiş ve kesinleşmişbir görevsizlik kararının bulunması karşısında, idari yargı yerince adli yargının görev alanına müdahaledebulunulduğundan söz etmek olanaksızdır.
Öte yandan, 2247 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülen olumsuz görev uyuşmazlığınınoluşabilmesi için tarafları, sebebi ve konusu aynı olan davada en az iki yargı merciince kendilerinigörevsiz görerek verilmiş ve kesinleşmiş görevsizlik kararlarının bulunması; 17. maddesinde öngörülenolumlu görev uyuşmazlığının doğabilmesi için ise, yine tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada en aziki yargı merciince kendilerini görevli sayan kararlar verilmesi; 19. maddeye göre yargı mercilerinceUyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurulabilmesi için de, daha önce diğer yargı mercilerinden birisinin kesinveya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine aynı davada kendisinin de görevsiz bulunduğu ve görevsizlikkararı veren yargı merciinin görevli olduğu kanısına varılması; 20. madde uyarınca görev uyuşmazlığıçıkarılmasında, temyiz incelemesi yapan yüksek mahkeme tarafından Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulması gerekmekte olup, incelemeye konu olan adli yargı yerinin görevsizlik kararı üzerine idariyargı yerince aynı davada verilen görevlilik kararı nedeniyle, anılan maddelerde düzenlenen görevuyuşmazlığı türlerinden biri de oluşmamıştır.Açıklanan nedenlerle, 2247 sayılı Yasa’nın 10. maddesinde öngörülen yönteme uygun bulunmayanbaşvurunun, aynı Yasanın 27. maddesinde yer alan “Uyuşmazlık Mahkemesi, uyuşmazlık çıkarmaya veyagörev uyuşmazlıklarına ilişkin istemleri önce şekil ve süre açısından inceler; yöntemine uymayan veyasüresi içinde ileri sürülmemiş istemleri reddeder” kuralı uyarınca reddi gerekmiştir. SONUÇ : 2247 sayılı Yasa’nın 10. maddesinde öngörülen koşulları taşımayan BAŞVURUNUN,aynı Yasanın 27. maddesi uyarınca REDDİNE, 29.12.2014 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. BaşkanSerdar ÖZGÜLDÜR
ÜyeEyüp SabriBAYDAR
ÜyeAlaittin AliÖĞÜŞÜyeAliÇOLAK
ÜyeAyhanAKARSUÜyeNurdaneTOPUZ
ÜyeMehmetAKBULUT