T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS
NO
: 2014 / 1131
KARAR NO
: 2014 / 1173
KARAR TR
: 29.12.2014
ÖZET: 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, BitkiSağlığı, Gıda ve Yem Kanunu uyarınca verilenidari para cezasının iptali istemiyle açılandavanın ADLİ YARGI YERİNDEçözümlenmesinin gerektiği hk.
K A R A R
Davacı
: K. Ticareti adına N.K.Vekili
: Av. U.N.
Davalı
: Aydın Valiliği İl Gıda Tarım Hayvancılık Müdürlüğü
O L A Y
: Aydın Valiliği İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nün 30.1.2014 gün ve …..-305-04.02/271-1648 sayılı kararı ile, İzmir İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü Kontrol Görevlileritarafından, 2013 Yılı Kontrol Programı kapsamında 5.11.2013 tarihinde ……Yenişehir Konak/İzmiradresinde faaliyet gösteren Ü. Şti. unvanlı satış yerinde yapılan resmi kontrol sırasında, davacı firmaya aitürünlerden alınan numunenin analizinde, davacı firmanın 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı,Gıda ve Yem Kanunu’nun 21/5. maddesine aykırı olarak faaliyetini sürdürdüğünün tespit edildiğindenbahisle, davacı adına 5996 sayılı Kanun’un 40. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca 12.801 TL.idari para cezası verilmiş, aynı gün ve …./213-1646 sayılı kararı ile, 5996 sayılı Kanun’un 22. maddesininbirinci fıkrası uyarınca davacı firmaya ait söz konusu ürünlerin piyasada bulunup bulunmadığının yazınıntebliğ tarihinden itibaren yedi (7) gün içerisinde il müdürlüğüne bildirilmesi, eğer bulunuyorsa aynımaddenin ikinci fıkrası uyarınca toplatılması, aksi takdirde aynı Kanun’un Gıda ve Yem ile İlgili Yaptırımlarbaşlığı altında 40. maddesinin birinci fıkrası (f) bendine göre yasal işlem uygulanacağı davacıyabildirilmiştir.
Davacı vekili, Aydın Valiliği İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nün 30.1.2014 gün ve …..-305-04.02/271-1648 sayılı kararı ile davacı adına verilen idari para cezasının iptali istemiyle adli yargı yerineitirazda bulunmuştur.
NAZİLLİ 1. SULH CEZA MAHKEMESİ: 14.3.2014 gün ve Değ. İş. No:2014/144 sayı ile, davacıadına Aydın Valiliği İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nün 30.1.2014 gün ve 271/1648 sayılı kararıile idari para cezası, aynı gün 273/1646 karar ile ürünlerin toplatılması kararı verilmiş olup, 5326 sayılıKabahatler Kanunu’nun 27/8. maddesi uyarınca davanın çözümünün idari yargı yerine ait olduğugerekçesiyle başvurunun görev yönünden reddine karar vermiş, yapılan itirazın Nazilli 2. Asliye CezaMahkemesi’nce kesin olarak reddedilmesi üzerine, davacı vekili kanun yararına bozma yolunagidilmesini talep etmiş, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 4.9.2014 gün ve …./56972sayılı yazısı ile, dosya kapsamına, dayandığı gerekçeye ve mahkemenin takdirine nazaran Nazilli 2. AsliyeCeza Mahkemesinin 15.4.2014 tarihli ve 2014/203 değişik iş sayılı kararı aleyhine kanun yararına bozmayoluna gidilmediği bildirilmiştir.Davacı vekili, bu kez, aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.AYDIN 1. İDARE MAHKEMESİ; 31.10.2014 gün ve E: 2014/902 sayı ile, davacı adına verilenpara cezasının 5996 sayılı Kanun’un 21/5. maddesine aykırılık nedeniyle aynı Kanun’un 40/d maddesiuyarınca verildiği, adli yargı kararında bahsedilen kararın ise 5996 sayılı Kanun’un 22/2. maddesineaykırılık nedeniyle aynı Kanun’un 40/f maddesi uyarınca verildiği, dava konusu para cezası ile toplatmakararı arasında 5326 sayılı Kanun’un 27/8. maddesinde tarif edilen bağın bulunmadığı, bu durumda 5996sayılı Kanun’da idari yaptırımlara karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği ve idari paracezası yanında idari yargının görev alanına giren herhangi bir kararın da verilmemiş olması nedeniyle5326 sayılı Kanun’un 27/1.maddesi uyarınca davanın çözümünün adli yargı yerine ait olduğu gerekçesiylegörevli yargı yerinin belirlenmesi için 2247 sayılı Yasanın 19.maddesi uyarınca Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulmasına, dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ve uyuşmazlığın incelenmesininUyuşmazlık Mahkemesinin kararına kadar ertelenmesine karar vermiştir.İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında, Üyeler: EyüpSabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane TOPUZ, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve MehmetAKBULUT’un katılımlarıyla yapılan 29.12.2014 günlü toplantısında:l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre;Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulunun 11.7.1988 günlü, E:1988/1, K:1988/1 sayılı İlke
Kararında, “2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun bütünüyleincelenip değerlendirilmesinden, bu Kanunun uygulanması yönünden 2 nci maddesinin ikinci fıkrasındayer alan, ‘ceza uyuşmazlıkları’ ibaresinden, savcının ya da şahsi davacının talebi ile başlayan yargılamasısonunda sanığın mahkumiyetine ya da beraatine hükmedilebilecek davalarda, askeri ve adli cezamahkemeleri arasında çıkan görev ve hüküm uyuşmazlıklarının anlaşılması, bunun dışında kalan tüm görevuyuşmazlıklarının ‘hukuk uyuşmazlığı’ sayılması gerektiği sonucuna varılmaktadır. Uygulanması idariorganlara bırakılan cezalar, adli nitelikte olmadığından, bunlar hakkında yapılan itirazlar ya da açılandavalar ‘ceza davası’ olarak nitelendirilemezler. İdari niteliklerinden dolayı bu davalara ilişkin görev vehüküm uyuşmazlıklarının Uyuşmazlık Mahkemesinin Hukuk Bölümünde incelenip çözümlenmesigerektiği…” açıkça belirtilmiştir. Bu durum göz önüne alındığında, olay bölümünde yazılı başvuru konusugörev uyuşmazlığının Hukuk Bölümünde incelenmesi gerektiği kuşkusuzdur.İdare mahkemesince, 2247 sayılı Yasanın 19. maddesinde öngörülen biçimde Mahkemelerinindosya aslıyla birlikte, adli yargı dosyası da temin edilerek Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurulduğu vesonuçta usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, idari para cezasınıniptali istemiyle açılan dava yönünden oluşan görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ilekarar verildi. II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülten Fatma BÜYÜKEREN’in, davanın çözümündeadli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın adliyargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:Dava, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun 40.maddesininbirinci fıkrası (d) bendi uyarınca verilen 12.801 TL. idari para cezasının iptali istemiyle açılmıştır.
5996 sayılı “Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu”nun, “Gıda ve yemgüvenilirliği” başlığı altında düzenlenen 21. maddesinde, “Gıda güvenilirliği şartları aşağıda belirtilmiştir:a) Güvenilir olmayan gıda, gıda ile temas eden madde ve malzeme piyasaya arz edilemez. İnsansağlığı için tehlike oluşturan ve tüketime uygun olmayan gıda, güvenilir olmayan gıda kabul edilir.b) Gıdanın güvenilir olup olmadığının belirlenmesinde, üretim, işleme ve dağıtım aşamaları, etiketbilgileri ve sağlıkla ilgili uyarı niteliğindeki bilgiler ile insanlar tarafından günlük normal kullanım koşullarıdikkate alınır.c) Gıdanın insan sağlığına zararlı olup olmadığının belirlenmesinde; tüketenin sağlığı üzerinde ani,kısa veya uzun vadede oluşturabileceği muhtemel etkileri yanında, gelecek nesiller üzerindeki etkileri,birikerek artan muhtemel toksik etkileri ve belirli tüketici gruplarının özel sağlık hassasiyetleri de dikkatealınır.ç) Herhangi bir gıdanın insan tüketimi için uygun olmadığının belirlenmesinde, gıdanın yabancımadde karışması da dâhil olmak üzere her tür bulaşıklığı veya çürüme, bozulma veya kokuşma nedeniylekullanım amacına uygun olmaması dikkate alınır.d) Bir seri, parti veya sevkiyattaki aynı sınıf veya çeşit gıdanın bir bölümünün güvenilir olmadığınıntespiti durumunda, geri kalanı ile ilgili daha kapsamlı yapılan değerlendirme sonucunda güvenilir olduğuispat edilemez ise, o seri, parti veya sevkiyattaki aynı sınıf veya çeşidin tamamının güvenilir olmadığıkabul edilir.e) Gıda, Bakanlıkça belirlenen şartlara uygun olsa bile, gıdanın güvenilir olmadığına dair yeterlişüphe veya sebebin oluşması durumunda, Bakanlık söz konusu gıdanın piyasaya arzını kısıtlayabilir veyapiyasaya arz edilen gıdayı toplatabilir.(2) Yem güvenilirliği şartları aşağıda belirtilmiştir:a) Güvenilir olmayan yem, piyasaya arz edilemez ve hayvanlara yedirilemez.b) Yemin, kullanım amacına göre, insan ve hayvan sağlığına olumsuz etkilerinin bulunması veyahayvanlardan elde edilen gıdaların insan tüketimi için güvenilir olmamasına neden olması durumunda,güvenilir olmadığı kabul edilir.c) Bozulmuş ve çürümüş yem, tüketime uygun olmayan yem olarak değerlendirilir.ç) Bir seri, parti veya sevkiyattaki aynı sınıf veya çeşit yemin bir bölümünün güvenilir olmadığının tespiti durumunda, geri kalanı ile ilgili daha kapsamlı
yapılan değerlendirme sonucunda güvenilirolduğu ispat edilemez ise, o seri, parti veya sevkiyattaki aynı sınıf veya çeşidin tamamının güvenilirolmadığı kabul edilir.d) Yem, Bakanlıkça belirlenen şartlara uygun olsa bile, yemin güvenilir olmadığına dair yeterlişüphe veya sebebin oluşması durumunda, Bakanlık söz konusu yemin piyasaya arzını kısıtlayabilir veyapiyasaya arz edilen yemi toplatabilir.(3) Yem katkıları, karma yemler, yem maddeleri, yemlerde istenmeyen maddeler, özel beslenmeamaçlı yemler, ilaçlı yemler, hayvan beslemede kullanılan belirli ürünler, hayvan beslemede kullanılmasıveya yemlere katılması yasak olan maddeler ile yemlere ilişkin diğer hususlar Bakanlıkça belirlenir.(4) Yeni gıdalar ile yemlere ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça belirlenir.(5) Gıda kodeksine aykırı gıda ve gıda ile temas eden madde ve malzeme üretilemez, işleme tâbitutulamaz ve piyasaya arz edilemez.(6) Bakanlık, insan sağlığını göz önünde bulundurarak bazı madde ve ürünlerin, gıda olarak veyagıda üretiminde kullanılmalarını kısıtlayabilir, yasaklayabilir ya da kullanımını belirli esaslara bağlayabilir.(7) Gıda ve yem mevzuatındaki gıda ve yem güvenilirliğine ilişkin hükümlerine uygun olan ürün, bumevzuat hükümlerinin kapsadığı ölçüde güvenilir kabul edilir” ; “Sorumluluklar” başlığı altında düzenlenen
22. maddesinde, “(1) Gıda, gıda ile temas eden madde ve malzeme ve yem ile ilgili faaliyet gösterenişletmeciler, kendi faaliyet alanının her aşamasında bu Kanunda belirtilen şartları sağlamak ve bunudoğrulamakla yükümlüdür.(2) Gıda ve yem işletmecisi ürettiği, işlediği, ithal ettiği, satışını veya dağıtımını yaptığı bir ürününün,gıda ve yem güvenilirliği şartlarına uymadığını değerlendirmesi veya buna ilişkin makul gerekçelerininolması durumunda, söz konusu ürünü kendi kontrolünden çıktığı aşamadan başlamak üzere, toplanmasıiçin gerekli işlemleri derhal başlatmak ve konu ile ilgili Bakanlığı bilgilendirmek zorundadır. Gıda ve yemişletmecisi, ürünün toplanması gerektiğinde, toplanma nedeni hakkında tüketiciyi veya kullanıcıyı doğru veetkin olarak bilgilendirmek ve gerekli hâllerde, insan sağlığını korumaya yönelik alınacak tedbirlerin yeterliolmaması durumunda, tüketiciye veya kullanıcıya ürünün iadesi için çağrıda bulunmak zorundadır.(3) Gıda ve yem işletmecisi, faaliyeti ile ilgili istenen kayıtları güncel tutmak, istendiğinde Bakanlığasunmak zorundadır.(4) Piyasaya arz edilecek gıda ve yemlerden onay alınması zorunlu olanlar Bakanlıkça belirlenir.Ürün sahibi, onay için Bakanlıkça talep edilen bilgi ve belgeleri sunmak zorundadır. Bu ürünlerin, onayalınmadan üretimi, ithalatı ve piyasaya arzı yasaktır.(5) Bakanlık, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasını sağlamak için, gıda ve yem işletmecilerininüretim, işleme ve dağıtımın tüm aşamalarında resmî kontrolleri yapar, gıda ve yem işletmeleri ile ilgilikayıtları tutar.(6) Gıda ve yem işletmecisi, ürünle ilgili riskin önlenmesi, azaltılması veya ortadan kaldırılmasındansorumlu olup, bu gibi tedbirlerin alınmasında Bakanlıkla işbirliği yapar. İlgililer, Bakanlıkça alınanönlemlerin uygulanması sırasında hiçbir şekilde engelleme yapamaz.(7) Ek-1’de belirlenen gıda ve yem işletmeleri, işin nevine göre, konu ile ilgili lisans eğitimi almışen az bir personel çalıştırmak zorundadır. Bilimsel gelişmeler ve günün koşullarına göre, Ek-1’deBakanlıkça değişiklik yapılabilir. Bu değişiklikler Bakanlıkça çıkarılacak bir tebliğ ile ilan edilir.(8) Bu maddenin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelik ilebelirlenir” denilmiş; “Gıda ve yem ile ilgili yaptırımlar” başlığı altında düzenlenen 40. maddesinde ise,“Gıda ve yem ile ilgili yaptırımlar aşağıda belirtilmiştir:a) İnsan tüketimine uygun olmayan gıdalar, masrafları sorumlusuna ait olmak üzere piyasadantoplatılır ve mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir. Bu ürünleri üreten veya piyasaya arz edenlerhakkında kamunun sağlığına karşı suçlar kapsamında Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulur.b) Hayvan sağlığı için tehlike oluşturan ve tüketime uygun olmayan yemler, masrafları sorumlusunaait olmak üzere piyasadan toplatılır ve mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir. Bu ürünleri üretenveya piyasaya arz edenlere beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.c) 21 inci maddenin üçüncü fıkrası gereğince Bakanlık tarafından belirlenen esaslara aykırı hareketedenlere beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ürünlere el konarak mülkiyetinin kamuyageçirilmesine karar verilir.ç) 21 inci maddenin dördüncü fıkrasına yönelik Bakanlıkça belirlenen düzenlemelere aykırı hareketedenlere beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ürünler masrafları sorumlusuna ait olmak üzerepiyasadan toplatılır ve mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.d) 21 inci maddenin beşinci fıkrasına aykırı hareket edenlere onbin Türk Lirası idarî para cezasıverilir. Ürünlerin, insan sağlığı için risk oluşturması durumunda ürünler masrafları sorumlusuna ait olmaküzere piyasadan toplatılır ve mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir. Aykırılık sadece etiketbilgilerinden kaynaklanıyor ise idarî para cezası beşbin Türk Lirası olarak uygulanır.e) 21 inci maddenin altıncı fıkrası gereği Bakanlıkça belirlenen kısıtlama veya yasaklamalara aykırıhareket edenlere onbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.f) 22 nci maddenin ikinci fıkrasına aykırı hareket edenlere beşbin Türk Lirası idarî para cezasıverilir.g) 22 nci maddenin üçüncü fıkrası gereği tutulması zorunlu kayıtları tutmayanlar ve Bakanlığabildirimi zorunlu olan bilgileri vermeyenler hakkında beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.ğ) 22 nci maddenin dördüncü fıkrasına aykırı hareket edenlere onbin Türk Lirası idarî para cezasıverilir. Ürünlere el konarak mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.h) 22 nci maddenin altıncı fıkrası gereği işbirliği yapmayanlara üçbin Türk Lirası idarî para cezasıve Bakanlığın aldığı önlemlerin uygulanması sırasında engelleme yapanlara beşbin Türk Lirası idarî paracezası verilir.ı) 22 nci maddenin yedinci fıkrasında belirtilen personeli çalıştırmayanlara üçbin Türk Lirası idarîpara cezası verilir.i) 24 üncü maddenin birinci fıkrasında Bakanlık tarafından istenen bilgileri vermeyenlere ikibin TürkLirası idarî para cezası verilir.j) 24 üncü maddenin ikinci fıkrasına aykırı hareket edenlere ikibin Türk Lirası idarî para cezasıverilir. Fiilin aynı üründe bir yıl içerisinde tekrarı hâlinde ceza onbin Türk Lirası olarak uygulanır. Etiketbilgileri mevzuata uygun hale getirilinceye kadar ürünlerin satışına izin verilmez.k) 24 üncü maddenin üçüncü fıkrasına aykırı hareket eden üretim yerlerine onbin Türk Lirası,perakende işyerlerine bin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Fiilin, ticarî reklâm, ilân veya etiket yoluylagerçekleşmesi hâlinde 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Etikettekibeyan bilgileri ile içeriğinin ve analitik değerlerinin uymaması hâlinde beşbin Türk Lirası idarî para cezasıverilir.l) 24 üncü maddenin dördüncü fıkrasına aykırı olarak taklit ve tağşiş yapanlara onbin Türk Lirasıidarî para cezası verilir, taklit ve tağşiş edilmiş ürünlere el konulur ve mülkiyetinin kamuya geçirilmesine
karar verilir.m) 25 inci maddenin ikinci fıkrası gereği alınan hızlı uyarı bildirimine istinaden Bakanlık tarafındanuygulamaya konulan tedbirlere uymayanlara beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Hızlı uyarıya konuolan ürün veya bu üründen elde edilen ürün mevcut ve bitki, hayvan ve insan sağlığı açısından risk teşkilediyorsa, ürünlere el konulur ve mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir. Piyasaya dağıtımı yapılmışise sahibi tarafından piyasadan toplatılır. Ürünün piyasadan toplatılmaması hâlinde ürün sahibine beşbinTürk Lirası idarî para cezası verilir.n) 25 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarında belirtilen acil durumlar ve kriz yönetimisırasında Bakanlık tarafından alınan tedbirlere uymayanlara beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.o) 26 ncı maddenin beşinci fıkrası gereği Bakanlık tarafından getirilen ihtiyatî tedbirlereuymayanlara beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.ö) 27 nci maddenin birinci fıkrasında belirtilen ürünlerle ilgili hükümlere aykırı hareket edenişyerlerine onbin Türk Lirası idarî para cezası verilir, Bakanlıkça veya Sağlık Bakanlığınca belirlenenşartları yerine getirinceye kadar işyerleri faaliyetten men edilir.p) 28 inci maddenin birinci fıkrasında belirtilen ürünlerle ilgili hükümlere aykırı hareket edenişyerlerine onbin Türk Lirası idarî para cezası verilir; ürünlere el konulur ve mülkiyetinin kamuyageçirilmesine karar verilir” hükmü yer almıştır.Somut olayda, adli yargı yerince idari para cezasına konu işlem kapsamında aynı kişi ile ilgiliolarak idari yargı yerinin görev alanına giren kararın da verildiği, bu nedenle davanın çözümünün idariyargı yerine ait olduğu ileri sürülmüş, Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nce, idari para cezasıyönünden oluşan olumsuz görev uyuşmazlıklarının çözümünde, idari para cezasına konu işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararın da verilmiş olması ve dosyaiçeriğinden bu kararın idari yargı yerinde dava konusu edildiğinin anlaşılması halinde; idari para cezasınailişkin kararın hukuka aykırılığı iddiasının da, idari yargı yerinde görüleceği sonucuna varılarak, idari yargıyerince verilen görevsizlik kararlarının kaldırılmasına karar verilmiştir. Ancak, dava dilekçesininincelenmesinden, davacının sadece idari para cezasına karşı dava açtığı anlaşılmış, böylece davanınidari para cezasının kaldırılması istemiyle açılan bir dava olduğu, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, BitkiSağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nda da idari para cezası verilecek hususların düzenlendiği, ancak, idaripara cezasına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği görülmüştür.Öte yandan; 30.3.2005 gün ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 6.12.2006 gün ve 5560 sayılıYasa’nın 31. maddesiyle değiştirilen 3. maddesinde, “ (1) Bu Kanunun;
a) İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hükümbulunmaması halinde,
b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımınıgerektiren bütün fiiller hakkında,
uygulanır”; Kanunun “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında ise “idari para cezası vemülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihindenitibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurununyapılmamış olması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir” düzenlemeleri yer almıştır.
Bu düzenlemelere göre; Kabahatler Kanunu’nun, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkinhükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer kanunlardagörevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan, görev konusunda taraflar için bir müktesep hakdoğmayacağı; bu nedenle, yeni bir yasayla kabul edilen görev kurallarının, geçmişe de etkili olacağı,bilinen bir genel hukuk ilkesidir.Davanın açıldığı andaki kurallara göre görevli olan mahkeme, yeni bir yasa ile görevsiz hale gelmişise, (davanın açıldığı anda görevli olan ve fakat yeni yasaya göre görevsiz hale gelen) mahkemeningörevsizlik kararı vermesi gerekeceği; ancak, yeni yasadaki görev kuralının, değişikliğin yürürlüğegirmesinden sonra açılacak davalarda uygulanacağına dair intikal hükümlerinin varlığı halinde,mahkemece görevsizlik kararı verilemeyeceği açıktır.Diğer taraftan, dava görevsiz mahkemede açılmış, bu sırada yapılan bir kanun değişikliği ilegörevsiz mahkeme o dava için görevli hale gelmiş ise, mahkeme, artık görevsizlik kararı veremeyip (yenikanuna göre görevli hale geldiği için) davaya bakmaya devam etmesi gerekir.İncelenen uyuşmazlıkta, öngörülen ve dava konusu edilen idari para cezasının 5326 sayılı Kanun’un16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, BitkiSağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nda da idari para cezasına itiraz konusunda görevli mahkemeningösterilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 3. maddesinde belirtildiği üzere, idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmamasıhalinde uygulanacak olması nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Yasa hükümleridikkate alınacağından, idari para cezasına karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, anılan Kanunun 27.maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, Aydın 1. İdare Mahkemesi’nce yapılan başvurunun kabulü ile, Nazilli 1. SulhCeza Mahkemesi’nce verilen görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç
: Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Aydın 1. İdareMahkemesince yapılan BAŞVURUNUN KABULÜ ile, Nazilli 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.3.2014 günve Değ. İş. No:2014/144 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 29.12.2014 günündeOYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
BaşkanSerdar ÖZGÜLDÜR
ÜyeEyüp SabriBAYDAR
ÜyeAlaittin AliÖĞÜŞÜyeAliÇOLAK
ÜyeAyhanAKARSUÜyeNurdaneTOPUZ
ÜyeMehmetAKBULUT