T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO
: 2014 / 1134
KARAR NO : 2014 / 1176
KARAR TR : 29.12.2014ÖZET: Davacı belediyede Belediye Başkanıolarak görev yapmakta olan kişinin,emekliliğini talep etmesi üzerine, BelediyeEncümeni’nin kararı ile emekliye sevk onayıalındığı ve bu karara istinaden davalıkurumca (SGK’ca) kendisine emekli aylığıbağlanıp, emekli ikramiyesinin ödendiği,akabinde de davalı Belediyeden, ödenenikramiyenin SGK’ya yatırılmasının istendiği,davacı Belediye tarafından, ödenen emekliikramiyesinin ilgili kişinin bir önce görevyaptığı Belediye’ye fatura edilmesi şeklindekitalebin davalı kurumca reddi üzerine, anılanişlemin iptaline karar verilmesi istemiyleaçılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDEçözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı
: Gökçeyazı Belediye Başkanlığı
Vekili
: Av. U.T.
Davalı
: Sosyal Güvenlik Kurumu BaşkanlığıVekilleri
: Av. G.T.
(Adli Yargıda) Av. M.Ö.
(İdari Yargıda) O L A Y
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Gökçeyazı Beldesi Belediye Başkanı Y. Y.'ın12.04.2010 tarihli dilekçesi ile emekliliğini talep etmesi üzerine, davalı kurumun Belediye Encümeni’ndenemekliye sevk onayı alınmasını istediğini, bunun üzerine Gökçeyazı Belediye Encümeni’nce 12.05.2010tarih ve 2010/17 sayılı kararla emekliye sevk onayı alındığını ve alınan bu karara istinaden davalı kurumcaBelediye Başkanına emekli aylığı bağlanıp, 55.199.27 TL de emeklilik ikramiyesi ödenerek ödenenemeklilik İkramiyesinin davacı Gökçeyazı Belediyesi'ne fatura edildiğini, bunun üzerine davacı tarafındansöz konusu emekli ikramiyesinin Y. Y.’ın Belediye Başkanı seçilmeden önceki görev yaptığı GebzeBelediyesi’nden tahsil edilmesinin talep edildiğini, bu talebin davalı kurumca 21.03.2011 tarih veB.13.2.SGK.0.10.02.15/55.232.048 sayılı yazı ile reddedildiği belirtilerek, talebin reddine ilişkin işleminiptaline karar verilmesi istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.Ankara 2.İdare Mahkemesi: 04.10.2012 gün, E:2011/741, K:2012/1828 sayılı kararında özetle;“…5510 sayılı Kanun’un 101.maddesinde,aksine hüküm bulunmayan hallerde bu Kanun’un uygulanmasıile ilgili uyuşmazlıkların İş Mahkemesinde görüleceği belirtildiğinden, uyuşmazlığın çözümüne ilişkinmaddelerde idare mahkemelerinin görevli olduğuna ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığından, budavanın görüm ve çözümünde İş Mahkemelerinin görevli olduğu sonucuna varılmaktadır...” demeksuretiyle davanın görev yönünden reddine karar vermiş ve karar kesinleşmiştir.Davacı vekili aynı istemle bu kez adli yargı yerinde dava açmıştır.Ankara 8.İş Mahkemesi: 01.11.2013 gün ve E:2012/1127, K:2013/1162 sayı ile özetle;“...davacının 5434 SY kapsamında 28 yıl 2 aylık hizmeti olduğu ve bu hizmetin 5434 SY’nın yürürlük tarihiiçerisinde geçtiği bu döneme ilişkin hizmetlerine dayalı olarak emekli ikramiyesi isteminde bulunduğuanlaşılmakla,uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargının görev alanına girdiği gözetilerek 6100 sayılıHMK’nun 114/1-b maddesine göre dava şartı olan yargı yolu uyuşmazlığının giderilmesi için kararınkesinleşmesinden sonra dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine dair mahkememize yeterlikanaat gelerek mahkememizin yargı yolu nedeniyle görevsizliğine” demek suretiyle davanın görev
yönünden reddine karar vermiş ve karar kesinleşmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında, Üyeler: EyüpSabri BAYDAR, Ali ÇOLAK, Nurdane Topuz, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Ayhan AKARSU ve MehmetAKBULUT’un katılımlarıyla yapılan 29.12.2014 günlü toplantısında:l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasanın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeyegöre, olay kısmında belirtildiği üzere, tarafları, konusu ve nedeni aynı olan davada; idari yargı yerince adliyargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle verilmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup,bunun üzerinekendine gelen davayı inceleyen adli yargı yerinin sahip olduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından birdeğerlendirme yapılması gerekmektedir. 1- 2247 sayılı Yasanın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görev uyuşmazlığının bulunduğunun ilerisürülebilmesi için adli, idari veya askeri yargı mercilerinden en az ikisinin tarafları konusu ve sebebi aynıolan davada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yolda verdikleri kararların kesin veya kesinleşmişolması gerekir.Bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi,ancak davanın taraflarınca ve ceza davalarında ise ayrıca ilgilimakamlarca ileri sürülebilir.” hükmüne göre, asliye hukuk mahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararıüzerine idari yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi halinde, olumsuzgörev uyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanında doğmuş bulunan bu uyuşmazlığın giderilmesi istemiise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir.2- 2247 sayılı Yasanın 19. maddesindeki “Adli, idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesinveya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendine gelen bir davayı incelemeye başlayan veyaincelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısınavarırsa,gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur veelindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler.” hükmüne göre ise,idari yargı yeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlik kararı veren adli yargı yerine ait olduğunubelirten gerekçeli bir karar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurma olanağına sahiptir. Şukadar ki, başvuru kararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilmesine değin işinincelenmesinin ertelenmesi hususunu da içermesi gerekir.Yasa koyucu, 14. maddeye göre olumsuz görev uyuşmazlığı doğması durumunda her iki yargımerciince işten el çekilmiş olduğundan başvurma istemini davanın taraflarına bırakmış iken, bu yöntemeoranla daha kısa zamanda çözüme ulaşılmasını amaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlik kararıveren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargı merciine, işten el çekmeden doğrudan UyuşmazlıkMahkemesine başvurma olanağını tanımıştır.Olayda, idari yargı yerince, davada adli yargının görevli olduğu belirtilerek görevsizlik kararıverilmiş ve kesinleşmiştir. Bu aşamadan sonra,. Adli yargı merciince davada idari yargının görevli olduğubelirtilerek, “yargı yolu uyuşmazlığının giderilmesi için kararın kesinleşmesinden sonra dosyanınUyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine” şeklinde karar vermiş olup, bunun üzerine Ankara 8.İşMahkemesi idari ve adli yargı dava dosyalarını Uyuşmazlık Mahkemesine göndermiştir.Bu haliyle, her ne kadar Ankara 8.İş Mahkemesi’nce re’sen Mahkememize yapılan başvuru, 2247sayılı Yasa’nın 14.maddesine uygun olmasa da neticeten idari ve adli yargı yerleri arasında olumsuzgörev uyuşmazlığı doğduğu, ve dosyanın meydana gelen olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü içinmahkememize gönderildiği anlaşılmakla, usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından,adli ve idari yargı yerleri arasında doğan görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile kararverildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Selim Şamil KAYNAK’ın, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarcagörevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davadaidari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜPDÜŞÜNÜLDÜ:Gökçeyazı Belediye Başkanı olarak görev yapmakta olan Y.Y., 12.04.2010 tarihli dilekçesi ileemekliliğini talep etmesi üzerine,Gökçeyazı Belediye Encümeni’nin 12.05.2010 gün, 2010/17 sayılı kararıile emekliye sevk onayı alınmış ve bu karara istinaden davalı kurumca kendisine emekli aylığı bağlanıp,emekli ikramiyesinin de davalı Gökçeyazı Belediye Başkanlığı tarafından ödenmesi istenilmiştir. Bunun
üzerine, davacı Belediye Başkanlığı tarafından, ödenen emekli ikramiyesinin Y.Y.’ın bir önceki görevyaptığı Gebze Belediyesi’ne fatura edilmesi talep edilmiş olup, bu talebin davalı kurumca reddi üzerine,ret işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle uyuşmazlığa konu dava açılmıştır.Dosya kapsamında yapılan incelemede; 01.11.1978 tarihinde öğretmen olarak görevebaşlayan,sonrasında 17.02.1984 tarihinde Gebze Belediyesinde görev alan, akabinde 29.03.2009tarihinde Balıkesir İli, İvrindi İlçesi, Gökçeyazı Belediye Başkanı olarak seçilen Y.Y.’ın 12.04.2010 tarihlidilekçe ile emekliliğini talep ettiği, bunun üzerine Gökçeyazı Belediye Encümeni’nce 12.05.2010 gün,2010/17 sayı ile adı geçen hakkında Emekliye Sevk Kararı alındığı, akabinde kendisine emekli aylığıbağlanarak 55.199,27 TL emeklilik ikramiyesi tahakkuk ettirilip belirtilen bedelin GökçeyazıBelediyesi’nce ödenmesinin istenildiği, davacı Belediye Başkanlığı tarafından, tahakkuk ettirilen ikramiyebedelinin Y. Y.’ın daha önce görev yaptığı Gebze Belediye Başkanlığı’ndan tahsilinin talep edildiği, davalıkurumca 21.03.2011 gün, B.13.2.SGK.0.10.02.15/55.232.048 sayılı işlem ile bu talebin reddi üzerine buret işleminin iptalinin talep edildiği anlaşılmıştır.5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun “İkramiye” başlıklı 89 uncu maddesininbirinci fıkrasında “Hizmet sürelerinin tamamı bu Kanun ve/veya 31/05/2006 tarihli ve 5510 sayılı SosyalSigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 4 üncü maddesi kapsamında geçenlerden emekli,adi malullük veya vazife malullüğü aylığı bağlanan veyahut toptan ödeme yapılan asker ve sivil tümiştirakçilere, her tam fiili hizmet yılı için aylık bağlamaya esas tutarın bir aylığı emekli ikramiyesi olarakverilir.” denilmekte; aynı maddenin onbirinci fıkrasında ise “Bu madde gereğince Sosyal GüvenlikKurumunca ödenen emekli ikramiyeleri, düzenlenecek fatura üzerine Sayıştay ve Danıştay Başkanları içinkendi kurumları, diğerleri için emekliye sevk onayını veren kurum tarafından karşılanır. Özelleştirilen,faaliyeti durdurulan, kapatılan veya tasfiye edilen kamu idareleri tarafından karşılanması gereken emekliikramiyesi tutarları ise, emekliye sevk onayı aranmaksızın ve faturası karşılığında Hazine tarafındankarşılanır. Bu fıkraya göre Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılacak ödemelerin, fatura düzenlenmesinimüteakip iki ay içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılması zorunludur.” hükmü yer almaktadır.Dava konusu ihtilaf, 5434 sayılı Kanunun bu hükmü uyarınca ilgiliye (Gökçeyazı BelediyeBaşkanına) Sosyal Güvenlik Kurumu’nca ödenen emekli ikramiyesinin, faturası karşılığında davalı SGK’yayatırılması amacıyla davacı Gökçeyazı Belediye Başkanlığına yapılan bildirim üzerine, davacının bu bedeliyatırmak istememesi ve ilgilinin önceki görev yeri olan Gebze Belediyesinden talep edilmesi yolundakiistemin davalı SGK’ca kabul edilmemesinden kaynaklanmaktadır. Diğer bir deyişle, davalı Kurumcaödenen ikramiye tutarının SGK’ya yatırılmasında malen sorumlu kurumun, ilgilinin son görev yeri olanGökçeyazı Belediyesi mi yoksa bir önceki görev yeri Gebze Belediyesi mi olduğu hususu davanınkonusunu teşkil etmektedir.
31.5.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 506, 1479,2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlar kapsamındaki hizmet akdine göre ücretle çalışanlar (SosyalSigortalılar), kendi hesabına çalışanlar (Bağ-Kur’lular), tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar (TarımBağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretle çalışanlar, (Tarım sigortalıları), devlet memurları ve diğer kamugörevlilerini (Emekli Sandığı İştirakçileri), geçici maddelerle korunan haklar dışında, sosyal güvenlik vesağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabi tutmuş, beş farklı emeklilik rejimini aktüeryal olarak hakve hükümlülükler yönünden tek bir sosyal güvenlik sistemi altında toplamıştır.5510 sayılı Kanunun iptaliamacıyla açılan davada Anayasa Mahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılıkararıyla, anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, bu Kanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabi olarak görev yapmakta olan memurlar ve diğer kamugörevlilerini diğer sigortalılarla aynı sisteme tabi kılan (başta 4/c maddesi) hükümlerin iptaline kararvermiş; bu karardan sonra kabul edilen 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanundadüzenlemeler yapılmış ve anılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci ve Geçici 4 ncü maddelerle, 5754 sayılıKanunun yürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4 ncü maddesinin birincifıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar (memurlar ile diğer kamu görevlileri) ile bunların dul ve yetimlerihakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılacağı hüküm altına alınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimi hükümlerinin iptali istemiyle açılan davaAnayasa Mahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve
E: 2008/56, K:2011/58 sayılı kararı ile reddedilmiştir.5510 sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan “…bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgiliortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerinde görülür.” bölümünün iptali istemiyle yapılan itirazbaşvurusunda Anayasa Mahkemesi, 22.12.2011 tarih ve E: 2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG.
25.1.2012, Sayı: 28184) davayı retle sonuçlandırmakla birlikte; söz konusu kararın Mahkememizönündeki uyuşmazlığa ışık tutacak şekilde şu gerekçeye dayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanunun yürürlüğegirmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, evvelce olduğu gibi 5434sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar ve bunların emeklileri bakımından da aynı Kanun hükümleriuygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlileri olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanunhükümlerine tabi sigortalı sayılacak ve haklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun’unöngördüğü kural ve esaslar uygulanacak; ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754 sayılıKanunun yürürlüğüyle birlikte, artık Sosyal Sigortacılık esasına göre faaliyet gösteren ve yaptığı, tesisettiği işlem ve muameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlik kurumunun varlığından sözetmek gerekli bulunmaktadır. 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce iştirakçisi sıfatıylaçalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göre emekli,dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hakkazanacaklar yönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesis edeceği işlem ve yapacağı muameleleridari işlem niteliğini korumaya devam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğu gibi idari yargıgörevli olmaya devam edecektir, Bu bakımdan 5510 sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra, prim esasınadayalı yani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki iş ve işlemlerin niteliği göz önündebulundurulduğunda, itiraz konusu kuralla, yargılamanın bütünlüğü ve uzman mahkeme olması nedeniyleKanun hükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümünde iş mahkemeleriningörevlendirilmesinde Anayasa’ya aykırılık görülmemiştir.
Ancak, yukarıda açıklandığı üzere 5754 sayılıKanun’un yürürlüğe girmesinden önce statüde bulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyalgüvenlik mevzuatının uygulanmasından doğan idari işlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklardaidari yargının görevinin devam edeceği açıktır…”Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararının birliktedeğerlendirilmesinden, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisiolarak çalışmakta olanlar, daha önce olduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacakları gibibunların emeklilikleri bakımından da aynı Kanun hükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak, buKanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmaya başlayanların ise5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacağı ve haklarında5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılı Kanunun öngördüğü kural ve esasların uygulanacağı dolayısıylaihtilafların da adli yargı yerinde çözümleneceği açıktır.Kaldı ki; T.C. Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesiarasındaki görev uyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır ” hükmü uyarınca AnayasaMahkemesi kararının bu uyuşmazlığın çözümünde esas alınacağı tartışmasızdır.Bu durumda,5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce iştirakçi sıfatıyla çalışmakta olanmemurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli,dul ve yetim aylığıalmakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesis edilen işlem ve yapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idarieylem” niteliğini korumaya devam edeceği, dolayısıyla, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-amaddesinde belirtilen idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ilehukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davalarıkapsamında bulunan, 5754 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun kapsamındaiştirakçi olarak kamu görevi yapmakta olan davacı tarafından açılan davanın, görüm ve çözümünün idariyargı yerinde görüleceği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde idari yargı görevli olduğundan, Ankara 8.İşMahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Ankara 2. İdare Mahkemesi’nce verilen görevsizlik kararınınkaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.S O N U Ç
: Davanın çözümünde İDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara 8.İşMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Ankara 2.İdare Mahkemesince verilen 04.10.2012 gün,E:2011/741, K:2012/1828 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 29.12.2014 günündeOY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
BaşkanSerdarÖZGÜLDÜR
ÜyeEyüp SabriBAYDAR
ÜyeAlaittin AliÖĞÜŞÜyeAliÇOLAK
ÜyeAyhanAKARSUÜyeNurdaneTOPUZ
ÜyeMehmetAKBULUT