T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO
: 2015 / 830
KARAR NO
: 2015 / 838
KARAR TR : 30.11.2015ÖZET: 2918 sayılı Yasadan kaynaklanansorumluluk davasının ADLİ YARGI YERİNDEçözümlenmesi gerektiği hk.K A R A RDavacı
: G. Sigorta A.Ş.Vekili
: Av. B.E. & Av. A.T.BDavalı
: Karayolları Genel MüdürlüğüVekili
: Av. C.S.
(Adli Yargıda)
Av. D.Ç.I.
(İdari Yargıda)
O L A Y
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından sigortalı bulunan A.İ. sevk veidaresindeki 06 DH 6121 plakalı araç ile 19.06.2013 tarihinde Ağrı İli, Diyadin İlçesi istikametinden Taşlıçayistikametine seyir halinde iken yolun yağıştan dolayı çamurlu olması nedeniyle aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesisonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kazanın oluşumunda tespit tutanağına göre yolun bakım veonarımından sorumlu olan davalı idarenin asli ve tek kusurlu olduğunun belirtildiğini, kaza sonrası sigortalı araçta3.265,32 TL maddi hasarın oluştuğunu ve bu zararın 12.08.2013 tarihinde sigortalıya ödendiğini belirterek, fazlaya ilişkinhakları saklı kalmak kaydı ile 3.265,32 TL maddi zararın ödeme tarihi olan 12.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek faiziile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi: 04.11.2014 gün ve E:2014/204, K:2014/430 sayı ile özetle; davada idariyargı yerinin görevli olduğundan bahisle davanın görev yönünden reddine karar vermiş, tarafların kararı temyiz etmemesiüzerine karar kesinleşmiştir.Davacı vekili aynı istemle bu kez idari yargı yerinde dava açmıştır.Ankara 5.İdare Mahkemesi: 13.01.2015 gün ve E:2014/2236, K:2015/13 sayılı kararı ile özetle; “2577 sayılıKanun’un 36. maddesinin (b) bendi gereği davanın görüm ve çözümünde hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yerolan Ağrı ilinin idari yargı yetkisi yönünden bağlı olduğu mahkeme olan Erzurum İdare Mahkemesi yetkili bulunmaktadır.Açıklanan nedenlerle 2577 sayılı Kanunun 14 ve 15/1-a maddesi uyarınca davanın yetki yönünden reddine,anılan maddenin 4.fıkrası uyarınca bu karara karşı temyiz/itiraz yolu kapalı olduğundan dava dosyasının bekletilmeksizinyetkili Erzurum İdare Mahkemesine gönderilmesine” şeklinde karar vermiştir.Bu aşamadan sonra söz konusu dava dosyası Erzurum 1.İdare Mahkemesinin 2015/127 Esas sırasınakaydedilmiştir.Erzurum 1.İdare Mahkemesi: 20.02.2015 gün ve E:2015/127, K:2015/186 sayılı kararı ile özetle; davada adliyargının görevli olduğundan bahisle davanın görev yönünden reddine karar vermiştir.İşbu karara karşı yapılan itiraz başvurusu üzerine Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 28.05.2015 gün veE:2015/429, K:2015/454 sayılı ilamı ile; “Dava dosyasının incelenmesinden, davacı sigorta şirketi tarafından, KarayollarıGenel Müdürlüğü'nün hizmet kusuru sonucu oluştuğunu ileri sürdükleri trafik kazasında meydana gelen zararlara karşılıkolarak sigortalısına ödediği 3.265,32-TL rücuen tazmini istemiyle ilkönce 14.04.2014 tarihinde Ankara 4. Asliye HukukMahkemesi'nin E:2014/204 sayılı dosyasında dava açıldığı, anılan Mahkemenin 18.11.2014 gün ve K:2014/430 sayılıkararı ile davanın görevsizlik nedeniyle reddedilmesi üzerine de Erzurum 1. İdare Mahkemesi'nin 2015/127 Esas sayılıdosyasında bakılan davanın açıldığı ve anılan Mahkemenin 20.02.2015 gün ve K:2015/186 sayılı kararı ile davanın adliyargının görevinde olduğu gerekçesiyle görev yönünden reddine karar verdiği anlaşılmaktadır.Yukarıda açıklanan, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesiuyarınca, adli yargı merciinin verdiği görevsizlik kararı üzerine idare mahkemesinde açılan davada, mahkemeceuyuşmazlığı çözmekle adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna ulaşılmış bulunduğundan, görevli mahkemeninbelirlenmesi için dava dosyasının Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir.Bu durumda, İdare Mahkemesi’nce, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanuna göre görevsizlik kararı ile birlikte dava dosyasının Uyuşmazlık Mahkemesine olumsuz görev uyuşmazlığınınçözümü için başvurulması gerekirken anılan şekilde hüküm kurulmasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucunavarılmıştır.Açıklanan nedenlerle itirazın kabulüne, Erzurum 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 20/02/2015 gün veE:2015/127, K:2015/186 sayılı kararının bozulmasına, yukarıda belirtilen hususlar doğrultusunda yeniden bir kararverilmek üzere dosyanın mahkemesine geri gönderilmesine, bozma kararı üzerine mahkemesince yeni verilecek karardahüküm altına alınacağı cihetle yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, tebliğ tarihini izleyengünden itibaren 15 (onbeş) gün içinde Erzurum Bölge İdare Mahkemesi'ne karar düzeltme yolu açık olmak üzere,28/05/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.” demek suretiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.Erzurum 1. İdare Mahkemesi: Erzurum Bölge İdare Mahkemesinin bozma ilamına uyduktan sonra 03.11.2015gün ve E:2015/1011 sayı ile özetle; davada adli yargı yerinin görevli olduğunu belirterek, 2247 sayılı Kanun’un19.maddesi gereğince görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine ve
dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK,Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 30.11.2015 günlü toplantısında:l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde yapılan incelemeye göre; 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanan sorumlulukdavasında adli ve idari yargı yerleri arasında 2247 sayılı Kanunun 19.maddesinde öngörülen biçimde görev uyuşmazlığıdoğduğu, idari yargı dosyasının mahkemece, adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesineoy birliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Selim Şamil KAYNAK’ın, davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN’un davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise davada idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davanın, trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen maddi zararın rücuen tazmini istemiyle açıldığıanlaşılmaktadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu;“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasınıve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsadığı vebu kanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri, işaret levhalarıkoymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğu belirtilmiştir.Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmış bulunandavalara uygulanmaz” denilmiştir.2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şugerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli veidari yargı ayrımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkilikılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı, özel hukuk alanına giren konulardaadli yargı görevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanına giren bir uyuşmazlığın çözümünde adli yargınıngörevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığın çözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarar göreninasker kişi ya da memur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçitte meydana gelmesidurumlarına göre farklı yargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarınınadli yargıda görüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusudavalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesinin hızlandırıldığı, bu suretle kısa sürede sonuç alınmasının olanaklı kılındığı ve bununsöz konusu davaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden,bu nedenle aynı tür risk üreten araçlar arasında özel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any.Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıdagerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adli yargının görevineverebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememiz olmaküzere diğer yargı organları bakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliği
yönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşlarıve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile, çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla meydana gelen zararın tazminiistemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle davanın görüm ve çözümü adli yargı yerinin görevine girdiğinden, Erzurum 1. İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararının kaldırılmasıgerekmiştir.SONUÇ: Davanın çözümünde ADLİ YARGI YERİNİN görevli olduğuna, bu nedenle Erzurum 1. İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.11.2014 günve E:2014/204, K:2014/430 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 30.11.2015 gününde ÜyeSüleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. BaşkanSerdarÖZGÜLDÜR ÜyeAliÇOLAK
ÜyeSüleyman HilmiAYDINÜyeYusuf ZiyaattinCENİK
ÜyeMehmetAKBULUTÜyeAlaittin AliÖĞÜŞ
ÜyeYükselDOĞAN
KARŞI OY
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.09.2015 gün ve E:2015/580, K:2015/592 sayılı kararında belirtmiş olduğumdüşünce doğrultusunda sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
ÜYE
Süleyman Hilmi AYDIN