T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO
: 2017 / 33
KARAR NO : 2017 / 93
KARAR TR
: 20.02.2017ÖZET : TCK'nun 188. maddesinden hüküm giymesinedeniyle, 2918 sayılı Karayolları TrafikKanununun 41-e maddesine istinaden SürücüBelgesinin daimi olarak geri alınmasına ilişkinişleminin iptali ve el konulan sürücü belgesinin iadesiistemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDEçözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı
: H.K.
Vekili
: Av. U.B.
Davalı
: Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü O L A Y
: Davacı vekili, müvekkilinin Ankara (kapatılan) 11. Ağır Ceza Mahkemesince uyuşturucu veyauyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 1.500 TL adli para cezasına mahkumedildiğini, bu mahkumiyet gerekçe gösterilerek Diyarbakır Emniyet Müdürlüğünün 25/01/2016 tarih ve 004207 sayılıişlemi ile müvekkiline ait sürücü belgesine el konulduğunu ve belgenin iptal edildiğini belirterek, hukuka ve mevzuataaykırı işlemin iptaliyle, sürücü belgesinin müvekkiline iadesine karar verilmesi için 15.02.2016 tarihinde adli yargı yerindedava açmıştır.DİYARBAKIR 2.SULH CEZA HÂKİMLİĞİ:23.02.2016 gün ve Değ. İş No:2016/538 sayılı kararı ile “İtirazdilekçesi, cevap dilekçesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 2918 Sayılı yasanın "Sürücü Belgeleriningeri alınmasında ve iptalinde yetki" başlıklı 112. Maddesinde "Bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılan görevlilerin ve trafiktescil kuruluşlarının yetkilendirildiği haller hariç olmak üzere, sürücü belgelerinin geri alınmasına ve iptaline sulh cezamahkemeleri karar verir," şeklinde olduğu, 5326 Sayılı yasanın 27/8 maddesinin" İdari yaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırımkararına ilişkin hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görülür" şeklinde olduğu,açıklanan nedenlerle görevli yargı yolunun İdare Mahkemeleri olduğu, nitekim Adli Yargıda Yüksek Görevli Mahkemeolan Yargıtay'ın ( Yargıtay 7. Ceza dairesinin 18.03.2013 tarih 2012/28552 esas 2013/5943 karar, 18/03/2013 tarih2013/2033 esas 2013/5947 karar, 28.12.2012 tarih 2012/21877 esas 2013/6 karar) yerleşmiş içtihatlarında sözkonusu uyuşmazlıklarda idare mahkemelerinin görevli olduğunun belirtildiği, İdari Yargıda Yüksek Görevli Mahkemeolan Danıştay 15. Dairesinin 3.4.2015 tarih 2015/1707 Esas 2015/1891 karar sayılı içtihadında " Trafik İdari Paracezalarından doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkemeler 5326 sayılı Kanunun 27/1 maddesi hükmü uyarınca sulh cezamahkemeleri olmakla birlikte, bir idari işlem olan sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin işlemden doğan uyuşmazlıklardagörevli mahkemelerin belirtilmesi hususunda gerek 5326, gerekse 2918 sayılı Kanunda herhangi bir hükme yerverilmediği, bu nedenle sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin işlemlerden doğan uyuşmazlıkların idari yargının görevalanına girdiği açık olup, 5326 sayılı kanunun 27/8 maddesinde yer alan " İdari yaptırım kararının verildiği işlemkapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların verilmiş olması halinde, idari yargı idariyaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının bu işlemin iptal talebi ile birlikte idari yargı merciinde görüleceği"düzenlemesi uyarınca da dava konusu işlemlerden doğan uyuşmazlıkta İdare Mahkemesince işin esası incelenerek birkarar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde sulh ceza mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyledavanın görev yönünden reddine karar verilmesinde hukuka uyarlık görülmediği" belirtilerek söz konusu uyuşmazlıklardaİdare Mahkemelerinin görevli olduğunun kabul edildiği, iki yüksek mahkemenin kararları 2918 ve 5326 sayılı yasalarauygun ve aynı doğrultuda olduğu, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca düzenlenen Hukuki Müzakere Toplantılarında(21-24 Kasım Tarihlerinde Samsun'da yapılan 2013 yılanda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda YapılanDeğişikliklerin Değerlendirilmesine ilişkin toplantı) söz konusu uyuşmazlıklarda İdari Yargının görevli olduğunundeğerlendirildiği, İdare Mahkemesinin görevsizlik kararının dosyanın taraflarınca temyiz edilmesi halinde YüksekDanıştay'ın İdare Mahkemesinin görevsizlik kararlarını bozduğu, böylelikle aynı uyuşmazlık yönünden İdareMahkemesine başvurup verilen görevsizlik kararını temyiz eden tarafın dosyalan Danıştay tarafından bozulması nedeniyleİdari Yargıda çözüldüğü, İdare Mahkemesinin görevsizlik kararını temyiz etmeden Sulh Ceza Hâkimliklerine başvurantarafların uyuşmazlıklarının ise Uyuşmazlık Mahkemesinin kararları nedeniyle Sulh Ceza Hâkimliklerince Çözümlenmesigerektiği, temyize başvurma durumuna göre aynı uyuşmazlık iki yargı yoluna ait mahkemelerce çözümlenmekzorunluluğunun ortaya çıktığı, Yargıtay tarafından verilen kararların Adli Yargıyı, Danıştay tarafından verilen kararların iseİdari Yargıyı bağlayıcı ve yol gösterici özelliğinin bulunduğu, her iki yüksek mahkeme uyuşmazlık konusunda İdareMahkemelerin görevli olduğunu kabul etmeleri karşısında hâkimliğimizin görevsizliği sonuç ve kanaate varılarak”şeklindeki gerekçesiyle; 5326 Sayılı Yasanın 28/1- maddesi gereğince Görevsizlik kararı vermiş, bu karar itirazedilmeksizin 10/03/2016 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı vekili bu kez, aynı istekle 17.03.2016 tarihinde idari yargı yerinde dava açmıştır.DİYARBAKIR 3. İDARE MAHKEMESİ: 13.12.2016 gün ve E:2016/401 sayı ile “2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde; idari dava türleri; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu vemaksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları vetahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar olaraktanımlanmış, aynı Kanun'un 15/1-a maddesinde; idari yargının görev alanına gitmeyip adli veya askeri yargının görevalanına giren davaların reddedileceği hükme bağlanmıştır.5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. maddesinde; "Bu Kanunun; a) İdari yaptırım kararlarına karşı kanunyoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idari para cezasıveya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır." hükmüne, 16. maddesinde; "(1) Kabahatler karşılığında uygulanacak olan idari yaptırımlar, idari para cezası ve idari tedbirlerden ibarettir..."hükmüne, "Saklı tutulan hükümler" başlığını taşıyan 19. maddesinde; "Diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülenbelirli bir süre için; a) Bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi, b) İşyerinin kapatılması, c) Ruhsat veya ehliyetin gerialınması, d) Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veya seyrüseferden alıkonulması, gibi yaptırımlara ilişkinhükümler, ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır." hükmüne, 27. maddesinin1. bendinde; "İdari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliğiveya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir..." hükmüne, aynımaddenin 8. fıkrasında da; "İdarî yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak İdarî yargınıngörev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; İdarî yaptırım kararma ilişkin hukuka aykırılık iddiaları buişlemin iptali talebiyle birlikte İdarî yargı merciinde görülür." hükmüne yer verilmiş, bu maddenin gerekçesinde de buhükümle, Kabahatler Kanunu'ndaki düzenlemelerin ortaya çıkardığı bağlantı sorununa çözüm getirilmesinin amaçlandığıifade edilmiştir.Buna göre, Kabahatler Kanunu'nun; idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, Kanun’un19. maddesinde sayılan yaptırımlar saklı tutulmak kaydıyla, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacağı diğer kanunlarda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı anlaşılmaktadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun'un "Bu Kanundaki suçlarla ilgili davalara bakacak mahkemeler ve yetkileri"başlıklı 112. maddesinin ilk paragrafında; sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınması hariç olmak üzere bu Kanundakihafif para cezasını veya bu kanundaki hafif hapis cezasını, belgelerin geri alınması ve iptali veya iş yerlerinin kapatılmasıcezasını gerektiren suçlarla ilgili davalara trafik mahkemelerinde, bunların bulunmadığı yerlerde yetki verilen sulh cezamahkemelerinde bakılacağı ifade edilmiş, böylelikle sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınmasına ilişkin uygulamalar,trafik ve sulh ceza mahkemelerinin görevi dışında tutulmuş iken 12/07/2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun'un 20.maddesiyle yapılan değişiklik ile maddenin başlığı, "Sürücü belgelerinin geri alınmasında ve iptalinde yetki" şeklinde,madde ise; "Bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılan görevlilerin ve trafik tescil kuruluşlarının yetkilendirildiği haller hariçolmak üzere, sürücü belgelerinin geri alınmasına ve iptaline sulh ceza mahkemeleri karar verir..." ifadesiyle yenidendüzenlenmiş ve aynı Kanun'un 48. maddesinin 12. fıkrasında da; sürücü belgelerinin geçici geri alma işlemlerinin buKanun'un 6. maddesinde sayılan görevliler tarafından yapılacağı kuralına yer verilmiştir.Yine aynı sayılı Kanun'un 41. maddesinde; "Sürücü belgesi alacakların;...e) Adli sicilinde, 26/9/2004 tarihli ve5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 188, 190 ve 191 inci maddeleri, 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı KaçakçılıklaMücadele Kanununun 4 üncü maddesinin yedinci fıkrası, 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ileDiğer Aletler Hakkında Kanunun 12 nci maddesinin ikinci ve takip eden fıkralarında belirtilen suçlardan hüküm giydiğinedair kayıt bulunmaması,...zorunludur...Sürücü belgesi alındıktan sonra bu maddenin birinci fıkrasının (e) bendindebelirtilen suçlardan biri ile mahkumiyet halinde bu kişilerin sürücü belgeleri, bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılangörevliler tarafından bu maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen şartlar sağlanıncaya kadar geri alınır..."hükmüne yer verilmiştir.Uyuşmazlıkta; dava konusu sürücü belgesinin 2918 sayılı Kanun'un 4 l/e maddesi uyarınca geri alınması üzerine,Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin "karar verilmesine yer olmadığına" dair kararma istinaden anılan sürücü belgesinintarafına verilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlem ile ilgili olarak; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun"Saklı tutulan hükümler" başlığını taşıyan 19. maddesi uyarınca ilgili kanununda, bu Kanun hükümlerine uygun değişiklikyapılıncaya kadar saklı tutulan, başka bir deyişle, anılan maddede belirtilen istisnalar içinde sayılan yaptırımlardan biriolan "ehliyetin geri alınmasına” ilişkin hükmün, 12/07/2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu'nun 112. maddesinde yapılan değişiklik ile yukarıda belirtilen şekilde yeniden düzenlendiği vebu karara karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmaktadır.Bu durumda, sürücü belgesi geri alma işleminin, 5326 sayılı Kanun'un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırımtürlerinden biri olduğu, 12/07/2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle 2918 sayılı Karayolları TrafikKanunu'nun 112. maddesinde yapılan değişiklik ile maddenin yeniden düzenlendiği ve bu karara karşı kanun yolunailişkin bir düzenlemeye yer verilmediği görülmekte olup, Kabahatler Kanunu'nun 3. maddesinde belirtildiği üzere, idariyaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halindeuygulanacak olması nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınacağından,davacıya ait sürücü belgesinin 2918 sayılı Kanun'un 41/e maddesi uyarınca geri alınması üzerine, Ankara 12. Ağır CezaMahkemesinin "karar verilmesine yer olmadığına" dair kararına istinaden anılan sürücü belgesinin tarafına verilmesitalebiyle yapılan 13/01/2016 tarihli başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın görüm ve çözümünde,anılan Kanun'un 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümünün 02/03/2015 tarihinde vermiş olduğu; E:2015/88,
K:2015/107 sayılı, E:2015/79, K:2015/98 sayılı, E:2015/78, K:2015/97 sayılı, E:2015/80, K:2015/99 sayılı,E:2015/131, K:2015/148 sayılı, E:2015/95, K:2015/l 12 sayılı, E:2015/82, K:2015/101 sayılı, E:2015/136,K:2015/153 sayılı, E:2015/153, K:2015/168 sayılı ve E:2015/156, K:2015/171 sayılı kararları da bu yöndedir”gerekçesiyle 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevliyargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Diyarbakır 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin dosyası ile birlikte UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine, incelemenin Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine kararvermiştir.İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK,Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 20.02.2017 günlü toplantısında:l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasınınMahkemece, ekinde adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU’nun, davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, davacının TCK'nun 188. maddesinden hüküm giymesi nedeniyle, 2918 sayılı Karayolları TrafikKanununun 41-e maddesine istinaden Sürücü Belgesinin daimi olarak geri alınmasına ilişkin işleminin iptali ve el konulansürücü belgesinin iadesi istemiyle açılmıştır.13.10.1983 tarih ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, ”Bu kanununamacı, karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzenini sağlamak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tümkonularda alınacak önlemleri belirlemektir” denilmiş; 36. maddede, motorlu araçların, sürücü belgesi sahibi olmayankişiler tarafından karayollarında sürülmesi ve sürülmesine izin verilmesinin yasak olduğu, 38. ve 39. maddelerde sürücübelgesi sınıfları ve belgelere ait esasların belirlendiği, İçişleri Bakanlığınca, trafik güvenliği nedeniyle gerekli görüldüğündedeğiştirilmesinin zorunlu olduğu, zorunluluğa uymayan sürücülerin araç kullanmaktan men edileceği, bunun usul veesaslarının Bakanlıkça çıkarılacak Yönetmelikte belirleneceği öngörülmüştür.Yasa’nın “Sürücü Adaylarında Aranacak Şartlar” başlıklı 41. maddesinde; “ Sürücü belgesi alacaklardaaşağıdaki şartlar aranır…e) Adli sicilinde, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 188, 190 ve 191 inci maddeleri,21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 4 üncü maddesinin yedinci fıkrası, 10/7/1953 tarihlive 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 12 nci maddesinin ikinci ve takip edenfıkralarında belirtilen suçlardan hüküm giydiğine dair kayıt bulunmaması…Zorunludur…
Sürücü belgesi alındıktan sonra bu maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen suçlardan biri ilemahkûmiyet hâlinde bu kişilerin sürücü belgeleri, bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılan görevliler tarafından bu maddeninbirinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen şartlar sağlanıncaya kadar geri alınır. Bu Kanunun 48 inci madde hükümlerisaklıdır” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın “Adli kovuşturma ve Cezaların Uygulaması” başlıklı 112. maddesi: “Bu Kanunun 6 ncı maddesindesayılan görevlilerin ve trafik tescil kuruluşlarının yetkilendirildiği hâller hariç olmak üzere, sürücü belgelerinin gerialınmasına ve iptaline sulh ceza mahkemeleri karar verir.Bu Kanunun 51 inci maddesinin ihlali ve 118 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında yazılı “100 cezapuanını doldurmak” eylemi nedeniyle sürücü belgelerinin geri alınmasına yine bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılangörevliler yetkilidir.Sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınması veya iptaline dair verilen kesinleşmiş mahkeme kararı örnekleri,sürücülerin sicillerine işlenmek üzere mahkemelerce ilgili trafik birimlerine gönderilir.Bu Kanuna göre görülen davalar, diğer kanunlara göre görülen davalarla birleştirilemez.Askeri araçları süren kişiler ile asker kişilerin bu Kanunda yazılı suçlarla ilgili davalarına da bu mahkemelerdebakılır.Askeri görev ve hizmetlerin yürütülmesi sırasında askeri araç sürücülerinin asker kişilere karşı işledikleri trafikkazalarıyla ilgili suçlarda 25/10/1963 tarihli ve 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunuhükümleri saklıdır” şeklinde düzenlenmiştir. “İşlenen Suçlar Nedeniyle Sürücü Belgelerinin Geri Alınması ve Yerine Getirilmesi” başlığını taşıyan 119.madde; “Diğer cürümlerden mahkûmiyeti halinde, mahkemece ceza süresini geçmemek üzere geçici olarak sürücübelgelerinin geri alınmasına da karar verilebilir.Geçici olarak sürücü belgesinin geri alınması hürriyeti bağlayıcı ceza hükümlerinin infazından sonra yerine getirilir”hükmünü içermektedir.Aynı Yasa’nın Geçici 22. Maddesinin birinci fıkrasında ise; Sürücü belgesi sınıfları, sürücü belgelerine ait esaslarve sürücü adaylarında aranacak şartlar yönetmelikte belirleninceye kadar bu Kanunun 38, 39 ve 41 inci maddelerinindeğişiklikten önceki halleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.Bu düzenlemelere göre; sürücü belgesi alma koşullarından olan, 41.maddedeki suçlardan mahkûmiyet halinde,idarece ilgiliye sürücü belgesi verilmeyeceği, 112. maddede belirtilen “sulh ceza mahkemesi”nin yetkili kılındığı davaların,Yasada öngörülen ve ehliyetin süresiz geri alınmasını gerektiren ceza davalarına ilişkin bulunduğu; 119. maddede ehliyetinsüresiz geri alınmasının, 41. maddenin (e) bendinde belirtilen ve Türk Ceza Kanununda yer alan suçlardan mahkûmiyet
halinde söz konusu olduğu; cürümlerden mahkûmiyet halinde ise, mahkemece ceza süresini geçmemek üzere sürücübelgesinin geçici olarak geri alınmasına karar verilebileceği açıktır.İncelenen olayda, E sınıfı sürücü belgesi sahibi olan davacının 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 188/3-4, 192/3maddeleri uyarınca cezalandırıldığı, mahkeme kararında sürücü belgesine ilişkin hüküm bulunmadığı, İdarece TCK'nun188/3 ve 2918 sayılı KTK'nun 41/e maddesi gerekçe gösterilerek, sürücü belgesinin daimi olarak iptal edildiği; buişlemin iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.Bu durumda; idarenin, görev alanına ilişkin düzenleme yetkisi kapsamında olmak üzere tesis ettiği işlem, kamugücüne dayalı, re'sen ve tek yanlı olarak tesis edilen idari işlem niteliğini taşıdığından, bu işlemin iptali istemiyle açılandavanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-a maddesinde sayılan "İdari işlemler hakkında yetki, şekil,sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenlertarafından açılan iptal davaları" kapsamında görüm ve çözümünde idari yargı yerleri görevli bulunmaktadır.Mahkememizin emsal nitelikteki 30.09.2013 gün ve E:2013/509, K:2013/1268 sayılı kararı da bu yöndedir.Açıklanan nedenlerle Diyarbakır 3.İdare Mahkemesinin 13/12/2016 gün ve 2016/401 sayılı başvurusunun reddigerekmiştir. S O N U Ç : Davanın çözümünde İDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Diyarbakır 3.İdareMahkemesinin 13/12/2016 gün ve 2016/401 sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 20.02.2017 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. BaşkanNuriNECİPOĞLU
ÜyeAliÇOLAK
ÜyeSüleyman HilmiAYDINÜyeYusuf ZiyaattinCENİK
ÜyeMehmetAKBULUTÜyeAlaittin AliÖĞÜŞ
ÜyeYükselDOĞAN