T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS
NO
: 2017 / 262
KARAR NO
: 2017 / 306
KARAR TR
: 08.05.2017ÖZET : Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü’nde ustaöğretici olarak görev yapan davacının, emekli olmasınedeniyle talep ettiği kıdem tazminatının ödenmesiistemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDEçözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı
: G.Y.Vekili
: Av. İ.E.Davalı
: Milli Eğitim BakanlığıVekili
: Av. E.S. (Adli Yargıda) O L A Y
: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeVakfıkebir ve Trabzon Halk Eğitim Merkezi Müdürlüklerinde 1986-2014 tarihleri arasında hizmet akdi ile kadrosuzmevsimlik işçi statüsünde usta öğretici olarak çalıştığını, geriye kalan günleri de dışarıdan prim ödeyerek, SGK’ danemekli olmasına rağmen fiilen çalıştığı günler için kıdem tazminatı alamadığını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla3.000 TL kıdem tazminatının emeklilik tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle22.01.2015 tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır.Davalı vekilince, cevap dilekçesinde; Yargı yolu yönünden davanın usulden, mahkeme aksi kanaatte ise hukukave kanuna aykırı açılan davanın esastan reddini talep etmiştir.Trabzon 1.İş Mahkemesi: 31.12.2015 gün ve 2015/47 E. 2015/502 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne ve7.496,52 TL kıdem tazminatının dava tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı taraftanalınarak davacı tarafa ödenmesine karar vermiş, verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Yargıtay 7.Hukuk Dairesi: 06.06.2016 gün ve 2016/9371 E. 2016/12239 K. sayılı kararında; “… davacınınMilli Eğitim Bakanlığı bünyesinde Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde dışarıdan ücretli usta öğretici olarakgörevlendirildiği, davacıya ücretlerinin 657 sayılı kanunun 89.maddesine uygun olarak Bakanlar Kurulu Kararlarıuyarınca Maliye Bakanlığınca belirlenen saat ücreti ile ödendiği anlaşılmaktadır. Davacının sosyal güvenlik hukukuyönünden Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamında gösterilmesi iş sözleşmesiyle çalıştığını göstermez. Davacı 657 sayılıYasanın 89. maddesinde belirtilen statü içinde Valilik ve Kaymakamlık onayıyla görevlendirilmiştir. Davacı ile davalıarasında iş sözleşmesi bulunmamaktadır. Statü hukukuna tabi olduğunun kabulü gerekir. Bu hukuki olguya göreuyuşmazlığın çözüm yeri idari yargıya olmalıdır. Mahkemece dava dilekçesinin yargı yolu yanlışlığı nedeni ile reddinekarar verilmesi gerektiği” görüşüyle temyiz olunan kararın bozulmasına hükmetmiştir.TRABZON 1. İŞ MAHKEMESİ: 29.12.2016 gün ve 2016/488 E. 2016/333 K. sayılı kararı ile bozmailamında belirtilen gerekçelerle davaya bakmaya idari yargının görevli olduğunu belirterek, dava dilekçesinin yargı yoluyanlışlığı nedeniyle reddine karar vermiş, verilen karar taraflarca temyiz edilmeyerek 22.01.2017 tarihinde kesinleşmiştir.Davacı vekili bu kez; aynı sebepten davalarının kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1000 TLtazminatı dava tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemi ile idariyargı yerinde dava açmıştır.TRABZON İDARE MAHKEMESİ: 28.02.2017 gün ve 2017/251 Esas sayılı gönderme kararında özetle;“davacının 506 sayılı Yasa yürürlükteyken mahalli mülki amirin tasarrufu ile çalıştığı, idareyle arasında bir hizmet ilişkisikurulduğu, talep edilen kıdem tazminatının İş Kanunundan kaynaklanan haklardan olduğu dikkate alındığında,uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli merciin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesi'ne başvurulmasına, dava dosyasının ve Trabzon 1. İş Mahkemesi'nin E:2016/488 sayılıdosyasının Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine, dosyanın incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesi'nin kararvermesine değin ertelenmesine” karar vererek başvuruda bulunmuştur.İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’ nun Başkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK,Yusuf Ziyaattin CENİK, Ahmet Tevfik ERGİNBAY, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Birgül KURT’ unkatılımlarıyla yapılan 8.5.2017 günlü toplantısında:l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli veidari yargı yerleri arasında 2247 sayılı yasa’nın 19.maddesinde öngörülen biçimde görev uyuşmazlığı doğduğu, songörevsizlik kararını veren mahkemece, adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyle idari yargı dosyasının UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU’ nun, davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’ nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ ın ise idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde 1986-2014 tarihleri arasında hizmet akdi ile kadrosuz mevsimlik işçistatüsünde usta öğretici olarak çalıştığını, tatil dönemleri hariç belirtilen tarihlerde sigortasının ödendiğini, dışarıdan daprim ödeyerek SGK’ dan emekli olmasına rağmen fiilen çalıştığı günler için kıdem tazminatı alamadığını ileri sürendavacının fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 3.000 TL kıdem tazminatının emeklilik tarihinden itibaren işleyecekyasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2. Maddesinde “Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işverentarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar…” denilmiş, aynı Yasanın “Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri”Başlıklı 134. maddesinde, “Bu kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya budavalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür” hükmüne yer verilmiş; 506 sayılı yasa hükümleri 01.10.2008tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 106. maddesi ile yürürlüktenkaldırılmıştır. 5510 sayılı Kanunun 3.maddesinde; kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımından adına primödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gereken kişi sigortalı olarak tanımlanmış; 79.madde ile başlayanDördüncü Kısmında, primlere ilişkin hükümlere yer verilmiş; 101. maddesinde “Bu kanunda aksine hüküm bulunmayanhallerde, bu kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerinde görülür” denilmiştir.Öte yandan, 4857 sayılı İş Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının, işverenler ile bir iş sözleşmesinedayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemek olduğubelirtilmiş; aynı zamanda, bakılan davanın da konusunu oluşturan “İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi” hususuna Kanunun8.maddesi ve devamında; kıdem tazminatı, ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklanan yükümlülük ve haklara ilişkinhususlara ise, Kanunun değişik maddelerinde yer verilmiştir.Diğer taraftan;5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesinde, “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle(o kanunun değiştirilen ikinci maddesinin Ç, D ve E fıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlar hariç) işveren veya işverenvekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarınınçözülmesi ile görevli olarak lüzum görülen yerlerde iş mahkemeleri kurulur.Bu mahkemeler:A) (Mülga: 18/10/2012-6356/81 md.)B) İşçi Sigortaları Kurumu ile sigortalılar veya yerine kaim olan hak sahipleri arasındaki uyuşmazlıklardan doğanitiraz ve davalara da bakarlar.İş mahkemesi kurulmamış olan yerlerdeki bu davalara o yerde görevlendirilecek mahkeme tarafından, temsilciüyeler alınmaksızın, bu kanundaki esas ve usullere göre bakılır.Fiili ve hukuki imkansızlıklar dolayısıyla iş mahkemesinin toplu olarak görevini yapamadığı hallerde de yukarıdakifıkra hükmü uygulanır.(Ek fıkra: 2/7/2012-6352/39 md.) Birden fazla iş mahkemesi bulunan yerlerde, sosyal güvenlik hukukundankaynaklanan davaların görüleceği iş mahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenebilir.”denilmiştir.Dosyanın incelenmesinden; davacının 1986 ila 1989 yılları arasında Vakfıkebir Halk eğitim MerkeziMüdürlüğünde, 13.12.1993-30.06.2011 yılları arasında Ortahisar Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü’nde usta öğreticiolarak çalıştığı; davanın fiilen çalışmış olduğu günler için kıdem tazminatının ödenmesi istemiyle açıldığı anlaşılmıştır.Davacının, 506 sayılı Yasa yürürlükte iken mahalli mülkü amirin tasarrufu ile çalıştığı, idareyle arasında bir hizmetilişkisi kurulduğu, talep edilen kıdem tazminatının İş Kanunundan kaynaklanan haklardan olduğu ve Mahkememizinbenzer durumlarda verdiği istikrar kazanmış emsal kararları dikkate alındığında, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerinegöre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, Trabzon İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Trabzon 1. İş Mahkemesi’nin29.12.2016 gün ve E:2016/488 K:2016/333 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Trabzon İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Trabzon 1. İş Mahkemesi’nin 29.12.2016 gün ve E:2016/488K:2016/333 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 08.05.2017 gününde Üye Birgül KURT’unKARŞI OYU VE OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
BaşkanNuriNECİPOĞLU
ÜyeAliÇOLAK
ÜyeAlaittin AliÖĞÜŞÜyeYusuf ZiyaattinCENİK
ÜyeSüleyman HilmiAYDINÜyeAhmet TevfikERGİNBAY
ÜyeBirgülKURT