T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO
: 2016 / 560
KARAR NO : 2016 / 566
KARAR TR
: 28.11.2016ÖZET : Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü’nde ustaöğretici olarak görev yapan davacının, emekli olmasınedeniyle talep ettiği kıdem tazminatının ödenmesiistemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGI YERİNDEçözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı
: A.A.K.Vekili
: Av. İ.E.Davalı
: Milli Eğitim BakanlığıVekili
: Av. D.Ç. (Adli Yargıda) O L A Y
: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeTrabzon ve Araklı Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde 1982-2011 tarihleri arasında hizmet akdi ile kadrosuz mevsimlikişçi statüsünde usta öğretici olarak çalıştığını, tatil dönemleri hariç belirtilen tarihlerde sigortasının ödendiğini, SGK’danemekli olmasına rağmen fiilen çalıştığı günler için kıdem tazminatı alamadığını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla3.000 TL kıdem tazminatının emeklilik tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle22.01.2015 tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır.Davalı vekilince, cevap dilekçesinde; Yargı yolu yönünden davanın usulden, mahkeme aksi kanaatte ise hukukave kanuna aykırı açılan davanın esastan reddini talep etmiştir.Trabzon 2.İş Mahkemesi: 11.08.2015 gün ve 2015/57 E. 2015/374 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne ve10.346,58 TL kıdem tazminatının dava tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı taraftanalınarak davacı tarafa ödenmesine karar vermiş, verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Yargıtay 9.Hukuk Dairesi: 09.12.2015 gün ve 2015/39868 E. 2015/24746 K. sayılı kararında; “… davacınındışarıdan ücretli usta öğretici olarak İlçe Milli eğitim Müdürlüğü istemi ve Kaymakamlığın onayıyla görevlendirildiği,davacının ücretinin 657 sayılı kanunun 89.maddesine uygun olarak Bakanlar Kurulu Kararları uyarınca MaliyeBakanlığınca belirlenen saat ücreti ile ödendiği, davacı ile davalı arasında iş sözleşmesi bulunmadığı, Uyuşmazlık statühukukunu ilgilendirdiğinden davaya bakma görevinin idari yargıya ait olduğu, Mahkemece dava dilekçesinin yargı yoluyanlışlığı nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek isteğin kabulüne dair hüküm kurulmasıgerektiği” görüşüyle temyiz olunan kararın bozulmasına hükmetmiştir.Trabzon 2. İş Mahkemesi: 02.06.2016 gün ve 2016/361 E. 2016/222 K. sayılı kararı ile bozma ilamıdoğrultusunda davaya bakmaya idari yargının görevli olduğunu belirterek, dava dilekçesinin yargı yolu yanlışlığı nedeniylereddine karar vermiş, verilen karar taraflarca temyiz edilmeyerek 25.08.2016 tarihinde kesinleşmiştir.Davacı vekili bu kez; aynı sebepten davalarının kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1000 TLtazminatı dava tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemi ile idariyargı yerinde dava açmıştır.Trabzon İdare Mahkemesi: 22.09.2016 gün ve 2016/1094 Esas sayılı gönderme kararı ile özetle; davacının 506sayılı Yasa yürürlükteyken mahalli mülki amirin tasarrufu ile çalıştığı, idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talepedilen kıdem tazminatının İş Kanunundan kaynaklanan haklardan olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlığın özel hukukhükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu gerekçesiyle 2247 sayılı UyuşmazlıkMahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un 19. maddesi uyarınca görevli merciin belirtilmesi için UyuşmazlıkMahkemesi'ne başvurulmasına, dava dosyasının ve Trabzon 2. İş Mahkemesi'nin E:2016/361 sayılı dosyasınınUyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine, dosyanın incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesi'nin karar vermesine değinertelenmesine karar vererek başvuruda bulunmuştur.İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’ nun Başkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK,Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ ınkatılımlarıyla yapılan 28.11.2016 günlü toplantısında:l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli veidari yargı yerleri arasında 2247 sayılı yasa’nın 19.maddesinde öngörülen biçimde görev uyuşmazlığı doğduğu, songörevsizlik kararını veren mahkemece, adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyle idari yargı dosyasının UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU’ nun, davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’ nin davada adli yargı, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idari yargının
görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde 1982-2011 tarihleri arasında hizmet akdi ile kadrosuz mevsimlik işçistatüsünde usta öğretici olarak çalıştığını, tatil dönemleri hariç belirtilen tarihlerde sigortasının ödendiğini, SGK’danemekli olmasına rağmen fiilen çalıştığı günler için kıdem tazminatı alamadığını ileri süren davacının fazlaya ilişkin haklarsaklı kalmak kaydıyla 3.000 TL kıdem tazminatının emeklilik tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilinekarar verilmesi istemiyle açılmıştır.506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2. Maddesinde “Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işverentarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar…” denilmiş, aynı Yasanın “Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri”Başlıklı 134. maddesinde, “Bu kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya budavalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür” hükmüne yer verilmiş; 506 sayılı yasa hükümleri 01.10.2008tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 106. maddesi ile yürürlüktenkaldırılmıştır. 5510 sayılı Kanunun 3.maddesinde; kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımından adına primödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gereken kişi sigortalı olarak tanımlanmış; 79.madde ile başlayanDördüncü Kısmında, primlere ilişkin hükümlere yer verilmiş; 101. maddesinde “Bu kanunda aksine hüküm bulunmayanhallerde, bu kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerinde görülür” denilmiştir.Öte yandan, 4857 sayılı İş Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının, işverenler ile bir iş sözleşmesinedayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemek olduğubelirtilmiş; aynı zamanda, bakılan davanın da konusunu oluşturan “İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi” hususuna Kanunun8.maddesi ve devamında; kıdem tazminatı, ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklanan yükümlülük ve haklara ilişkinhususlara ise, Kanunun değişik maddelerinde yer verilmiştir.Diğer taraftan;5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesinde, “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle(o kanunun değiştirilen ikinci maddesinin Ç, D ve E fıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlar hariç) işveren veya işverenvekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarınınçözülmesi ile görevli olarak lüzum görülen yerlerde iş mahkemeleri kurulur.Bu mahkemeler:A) (Mülga: 18/10/2012-6356/81 md.)B) İşçi Sigortaları Kurumu ile sigortalılar veya yerine kaim olan hak sahipleri arasındaki uyuşmazlıklardan doğanitiraz ve davalara da bakarlar.İş mahkemesi kurulmamış olan yerlerdeki bu davalara o yerde görevlendirilecek mahkeme tarafından, temsilciüyeler alınmaksızın, bu kanundaki esas ve usullere göre bakılır.Fiili ve hukuki imkansızlıklar dolayısıyla iş mahkemesinin toplu olarak görevini yapamadığı hallerde de yukarıdakifıkra hükmü uygulanır.(Ek fıkra: 2/7/2012-6352/39 md.) Birden fazla iş mahkemesi bulunan yerlerde, sosyal güvenlik hukukundankaynaklanan davaların görüleceği iş mahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenebilir.”denilmiştir.Dosyanın incelenmesinden; davacının 03.11.1983-30.04.2011 yılları arasında Ortahisar Halk Eğitim MerkeziMüdürlüğü’nde usta öğretici olarak çalıştığı; davanın, fiilen çalışmış olduğu günler için kıdem tazminatının ödenmesiistemiyle açıldığı anlaşılmıştır.Davacının, 506 sayılı Yasa yürürlükte iken mahalli mülkü amirin tasarrufu ile çalıştığı, idareyle arasında bir hizmetilişkisi kurulduğu, talep edilen ihbar ve kıdem tazminatının iş kanunundan kaynaklanan haklardan olduğu dikkatealındığında, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır.Açıklanan nedenlerle, Trabzon İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Trabzon 2. İş Mahkemesi’nin02.06.2016 gün ve 2016/361 E, 2016/222 K sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. SONUÇ
: Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Trabzon İdare MahkemesininBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Trabzon 2. İş Mahkemesinin 02.06.2016 gün ve E:2016/361, K:2016/222 sayılıGÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 28.11.2016 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAKkarar verildi. BaşkanNuriNECİPOĞLU
ÜyeAliÇOLAK
ÜyeSüleyman HilmiAYDINÜyeYusuf ZiyaattinCENİK
ÜyeMehmetAKBULUTÜyeAlaittin AliÖĞÜŞ
ÜyeYükselDOĞAN