T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO
: 2016 / 273
KARAR NO : 2016 / 311
KARAR TR : 9.5.2016ÖZET: Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü’nde ustaöğretici olarak görev yapan davacının, emekliolması nedeniyle talep ettiği kıdem tazminatınınödenmesi istemiyle açtığı davanın, ADLİ YARGIYERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı
: F. T.
Vekili
: Av. İ. E.
Davalı
: Milli Eğitim BakanlığıVekilleri
: Av. D. K. & Av. E. G. & Av. E. S.
O L A Y
: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı bakanlık bünyesindeki TrabzonHalk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde 1986-2014 tarihleri arasında hizmet akdi ile kadrosuz mevsimlik işçi statüsünde ustaöğretici olarak çalıştığını ve sigortasının ödendiğini, tatil dönemlerinde usta öğreticilerin sigortaları ödenmediğinden davacıda dışarıdan sigorta primi ödeyerek emekli olduğunu, SGK dan emekli olmasına rağmen fiilen çalışmış olduğu günler içinkıdem tazminatı alamadığını belirterek; davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.000,00TL kıdem tazminatının işten ayrılarak emekli olduğu tarihten itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birliktetahsiline karar verilmesi istemi ile adli yargı yerinde dava açmıştır.Trabzon 2.İş Mahkemesi: 13.10.2015 gün ve 2015/58 Esas, 2015/436 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulüile; 12.845,43 TL brüt kıdem tazminatının dava tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıtaraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar vermiş, verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Yargıtay 7.Hukuk Dairesi: 9.12.2015 gün ve E:2015/41131, K:2015/24825 sayılı kararında aynen; “…somutolayda davacının Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde dışarıdan ücretli usta öğreticiolarak görevlendirildiği, davacıya ücretlerinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 89. maddesine uygun olarakBakanlar Kurulunca çıkarılan kararlar uyarınca Maliye Bakanlığınca belirlenen ders ücretleriyle ödendiği anlaşılmaktadır.Davacının sosyal güvenlik hukuku yönünden Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamında gösterilmesi iş sözleşmesi ileçalıştığını göstermez. Davacı 657 sayılı Yasanın 89.maddesinde belirtilen statü içinde ve Valilik veya Kaymakamlık onayıile görevlendirilmiştir. Davacı ile davalı arasında iş sözleşmesi bulunmamaktadır. Statü hukukuna tabi olduğunun kabulügerekir. Aradaki hukuki ilişki iş sözleşmesi, bir başka anlatımla işçi-işveren ilişkisi olarak nitelenemez. Bu hukuki olguyagöre uyuşmazlığın çözüm yeri idari yargı olmalıdır.Mahkemece dava dilekçesinin yargı yolu yanlışlığı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken hatalıdeğerlendirme ile işin esasına girilerek bir karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.” denilmek suretiyle temyiz olunankararın bozulmasına hükmetmiştir.Trabzon 2.İş Mahkemesi: Yargıtay’ın bozma ilamına uyduktan sonra 10.3.2016 gün ve E:2016/91, K:2016/83sayılı kararı ile özetle; davada idari yargı yerinin görevli olduğundan bahisle davanın görev yönünden reddine kararvermiş, tarafların kararı temyiz etmemesi üzerine söz konusu karar kesinleşmiştir.Davacı vekili aynı istemle bu kez idari yargı yerinde dava açmıştır.Trabzon İdare Mahkemesi: 11.4.2016 gün ve E:2016/439 sayı ile özetle; “Davacının, 506 sayılı yasa yürürlükteiken mahalli mülki amirin tasarrufu ile çalıştığı, idareyle arasında bir hizmet ilişkisi kurulduğu, talep edilen kıdemtazminatının iş kanunundan kaynaklanan haklardan olduğu dikkate alındığında, uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göregörüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.” demek suretiyle 2247 sayılı Kanun’un19.maddesi gereğince görevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine vedosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine karar vermiştir.İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK,Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 9.5.2016 günlü toplantısında:l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli veidari yargı yerleri arasında 2247 sayılı yasa’nın 19.maddesinde öngörülen biçimde görev uyuşmazlığı doğduğu, idari yargıdosyasının, adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyle, Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangibir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Selim Şamil KAYNAK’ın, davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, Trabzon Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü’nde usta öğretici olarak görev yaparak 2014 yılında emekliolan davacı tarafından, 1986-2014 tarihleri arasında fiilen çalıştığı günler karşılığı kıdem tazminatının 2014 tarihindenitibaren en yüksek mevduat faizi uygulanmak suretiyle ödenmesi istemiyle açılmıştır.506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2. Maddesinde “Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işverentarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar…” denilmiş, aynı Yasanın “Uyuşmazlıkların Çözüm Yeri”Başlıklı 134. maddesinde, “Bu kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya budavalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür” hükmüne yer verilmiş; 506 sayılı yasa hükümleri 01.10.2008tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 106. maddesi ile yürürlüktenkaldırılmıştır. 5510 sayılı Kanunun 3.maddesinde; kısa ve/veya uzun vadeli sigorta kolları bakımından adına primödenmesi gereken veya kendi adına prim ödemesi gereken kişi sigortalı olarak tanımlanmış; 79.madde ile başlayan Dördüncü Kısmında, primlere ilişkin hükümlere yer verilmiş; 101. maddesinde “Bu kanunda aksine hüküm bulunmayanhallerde, bu kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar İş Mahkemelerinde görülür” denilmiştir.Öte yandan, 4857 sayılı İş Kanununun 1.maddesinde, Kanunun amacının, işverenler ile bir iş sözleşmesine
dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemek olduğubelirtilmiş; aynı zamanda, bakılan davanın da konusunu oluşturan “İş Sözleşmesi, Türleri ve Feshi” hususuna Kanunun8.maddesi ve devamında, kıdem tazminatı, ücretli izin, bildirim süresinden kaynaklanan yükümlülük ve haklara ilişkinhususlara ise Kanunun değişik maddelerinde yer verilmiştir.Diğer taraftan; 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesinde, “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle(o kanunun değiştirilen ikinci maddesinin Ç, D ve E fıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlar hariç) işveren veya işverenvekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarınınçözülmesi ile görevli olarak lüzum görülen yerlerde iş mahkemeleri kurulur.Bu mahkemeler:A) (Mülga: 18/10/2012-6356/81 md.)B) İşçi Sigortaları Kurumu ile sigortalılar veya yerine kaim olan hak sahipleri arasındaki uyuşmazlıklardan doğanitiraz ve davalara da bakarlar.İş mahkemesi kurulmamış olan yerlerdeki bu davalara o yerde görevlendirilecek mahkeme tarafından, temsilciüyeler alınmaksızın, bu kanundaki esas ve usullere göre bakılır.Fiili ve hukuki imkânsızlıklar dolayısıyla iş mahkemesinin toplu olarak görevini yapamadığı hallerde de yukarıdakifıkra hükmü uygulanır.(Ek fıkra: 2/7/2012-6352/39 md.) Birden fazla iş mahkemesi bulunan yerlerde, sosyal güvenlik hukukundankaynaklanan davaların görüleceği iş mahkemeleri, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenebilir.”denilmiştir.Dosya kapsamında yapılan incelemede; davacı F. T.’ın 17.11.1986 - 28.02.2014 yılları arasında Trabzon HalkEğitim Merkezi Müdürlüğü’nde usta öğretici olarak çalıştığı; davanın, fiilen çalışmış olduğu günler için kıdem tazminatınınödenmesi istemiyle açıldığı anlaşılmıştır. Davacının, 506 sayılı Yasa yürürlükte iken mahalli mülkü amirin tasarrufu ile çalıştığı, idareyle arasında bir hizmetilişkisi kurulduğu, talep edilen kıdem tazminatının iş kanunundan kaynaklanan haklardan olduğu dikkate alındığında,uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, Trabzon İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Trabzon 2. İş Mahkemesinceverilen görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.SONUÇ: Davanın çözümünde ADLİ YARGI YERİNİN görevli olduğuna, bu nedenle Trabzon İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Trabzon 2. İş Mahkemesince verilen 10.3.2016 gün ve E:2016/91,K:2016/83 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 9.5.2016 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİNOLARAK karar verildi. BaşkanNuriNECİPOĞLU ÜyeAliÇOLAK
ÜyeSüleyman HilmiAYDINÜyeYusuf ZiyaattinCENİK
ÜyeMehmetAKBULUTÜyeAlaittin AliÖĞÜŞ
ÜyeYükselDOĞAN