T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO
: 2016 / 720
KARAR NO : 2017 / 68
KARAR TR
: 20.2.2017ÖZET : Vergi borçlusuna ait menkul malın satışı içindüzenlenen ihalenin iptaline karar verilmesi istemiyleaçılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDEçözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı
: N.K.Davalı
: İstanbul Nakil Vasıtaları Vergi Dairesi Müdürlüğü O L A Y
: Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı İstanbul Nakil Vasıtaları Vergi Dairesi Müdürlüğü’nünsatış ilamında 34 NAG 89 plaka sayılı aracın satışa çıkarıldığını, satış günü ihaleye gidildiğinde söz konusu aracın yerindeolmadığını, satışın hayali olduğunu, ihaleye fesat karıştırıldığını belirterek ihalenin feshine ve yargılama giderlerinin karşıtarafa yükletilmesine karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.İSTANBUL ANADOLU 15. İCRA HUKUK MAHKEMESİ: 31/05/2016 tarih ve 2016/333 Esas, 2016/317Karar sayı ile, ‘‘…2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu veGörevleri Hakkında Kanun'un ö.maddesinde; genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim veharçlar ile benzeri mali yükümlerle, bu konularda 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanununuygulanmasına ilişkin davaların görüm ve çözümü vergi mahkemelerinin görevleri arasında sayılmış; 5.maddesinde iseidare mahkemelerinin görev alanı, vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecede Danıştay’da çözümlenecekolanlar dışındaki idari davaların görüm ve çözümü olarak saptanmıştır.Dava konusu işlemin, vergi dairesi tarafından yapılmış bir işlem olup, vergi ile ilgili uyuşmazlık sonucunda ortayaçıkan hukuki duruma bağlılığı karşısında, bu uyuşmazlığın mahkememizin görevi kapsamında kalmayıp 2576 sayılıYasanın 6. maddesi uyarınca Vergi Mahkemesince çözümlenmesi gerekmektedir…’’ şeklindeki gerekçesiyle davanıngörüm ve çözümünde vergi mahkemelerinin görevli olduğunu belirterek görevsizlik kararı vermiş, karar taraflarca temyizedilmeksizin 05/07/2016 tarihinde kesinleşmiştir.Davacı, aynı istemle bu kez vergi mahkemesinde dava açmıştır.İSTANBUL 12. VERGİ MAHKEMESİ: 25/08/2016 tarih ve 2016/1978 Esas, 2016/1746 Karar sayı ile ‘‘…2576 sayılı Kanun'un 6. maddesinde "Vergi Mahkemeleri;a)Genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait, vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler vebunların zam ve cezalan ile tarifelere ilişkin davaları,b)(a) bendindeki konularda 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanunun uygulamasınailişkin davaları,c)Diğer kanunla verilen işleri çözümler" hükmü yer almaktadır.Aynı yasanın 5. maddesinin 1. bendinde de; İdare Mahkemelerinin, Vergi Mahkemelerinin görevine girendavalar ile Danıştay da çözümlenecek olanlar dışındaki iptal davaları ile tam yargı davaları, tahkim yolu öngörülen imtiyazşartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinin birinin yürütülmesi için yapılan idarisözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar ve kanunlarla verilen diğer işleriçözümleyeceği hükme bağlanmıştır.Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, davalı idarece ihalesi ilan edilerek satışa çıkarılan 34 NAG 89plaka no’lu aracı satın almak amacıyla ilanda belirtilen adrese gittiği ancak gidilen adreste ihalesi ilan edilen aracınbulunmadığı, bunun üzerine davacı tarafından söz konusu aracın satışının vergi dairesi elemanlarınca ihaleye fesatkarıştırılıp hayali olarak yapıldığı iddiası ile İstanbul Anadolu İcra Mahkemesine ihalenin feshi davası açıldığı, mahkemecedavanın çözümünde vergi mahkemesinin görevli olduğu kararma varıldığı ve bu kararın kesinleşerek bakılan iş budosyanın mahkememize gönderildiği anlaşılmaktadır.Bu durumda, dava konusu ihalenin feshi işleminin vergi mahkemesi görevine giren vergi, resim, harç ve benzerimali yükümler ile bunların zam ve cezaları/ile tarifelere ilişkin bulunmadığı, idare mahkemesinin görevine giren bir işlemolduğu anlaşılmaktır.Açıklanan nedenlerle davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarıncadavanın görev yönünden reddine, dosyanın İstanbul İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine…’’ karar vermiştir.İSTANBUL 10. İDARE MAHKEMESİ: 23/11/2016 gün ve 2016/2077 Esas sayı ile ‘‘…2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesinin 3. bendinde, dava dilekçelerinin görev ve yetki, idari merci tecavüzü,ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve 3 ve5.maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla incelenerek, aynı Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (a)bendinde ise adli yargının görevli olduğu konularda, açılan davanın görev yönünden reddine karar verileceği belirtilmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'un 77 ila 87'inci maddelerinde menkul mallarınhaczi ve satışı ile ilgili usuller düzenlenmiş, 84'üncü maddesinin 1.fıkrasında; menkul malların tahsil dairesinde, köylerdeihtiyar kurullarınca haciz yapıldığı tarihin üçüncü gününden itibaren üç ay içerisinde satışa çıkarılacağı, 85. maddesinde;menkul malların, tahsil dairelerinin satış mahallinde açık artırma ve peşin para ile satılacağı, gerekli hallerde artırmanınyapılacağı yer gün ve saatin, satılacak malların nevi ve evsafının önceden ilan olunacağı, ilanın şekli, artırmanın tarzı, yerive gününün amme idaresinin ve borçlunun menfaatine uygun gelen şekil göz önünde tutularak alacaklı amme idaresincetespit olunacağı kurala bağlanmıştır. Anılan Kanun'un 88 ve 89.maddelerinde de gayrimenkul malların haczi ve satışıdüzenlenmiş, ‘İhalenin neticesi, fesih ve tescil’ başlıklı 99.maddesinde; "satış komisyonu tarafından gayrimenkul kendisineihale edilen alıcı o gayrimenkulün mülkiyetini iktisap etmiş olur. İhalenin feshi gayrimenkulün bulunduğu yerin icra tetkikmerciinden şikayet yoluyla istenebilir. İhalenin ilgililere tebliği tarihi şikayet için muayyen olan 7 günlük müddete başlangıçsayılır. Tetkik merciinin vereceği karar 10 gün içinde temyiz olunabilir. Temyiz talebini Temyiz İcra ve İflas Dairesi tetkikeder. İhale edilen malın değeri 50.000 Yeni Türk Lirasını aştığı takdirde murafaa istenebilir. İhalenin feshi veya kaydıntashihi hakkında başkaca mahkemeye veya idari kaza mercilerine müracaat olunamaz. Tescil için tapu dairesineyapılacak tebligat şikayet için muayyen müddetin geçmesinden ve eğer şikayet edilmişse şikayetin intacından sonrayapılır" hükmüne yer verilmiştir.Dava dosyasının incelenmesinden; dava konusu işlemin iptali istemiyle önce adli yargıda dava açıldığı, bu davanınİstanbul Anadolu 15. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 31.05.2016 tarih ve E:20I6/333, K:2016/317 sayılı kararıylauyuşmazlığın çözümünün idari yargının görevinde bulunduğu gerekçesiyle görev yönünden reddine hükmedildiği, kararınkesinleşmesi ve anılan mahkemece dosyanın gönderilmesi üzerine idari yargıda davanın açıldığı anlaşılmaktadır.6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun'da satış, bir paraya çevirme yöntemi olaraköngörülmüştür. Bu yöntemin bütün hükümleri; satım akdinin bir türü olarak Borçlar Kanunu'nda düzenlenmiştir.Artırmaya çıkarılan malın taliplerinden en yüksek pey sürene ihale edilmesiyle tamamlanan muamelenin, kamu alacağınıntahsili için vergi dairesince yapılması satışa, idari işlem niteliği kazandırmayan; sadece cebri icra yoluyla malın mülkiyethakkının, ihale yapılan kimseye intikalini sağlayan bir muameledir. İhalenin yapılmasından sonra feshi istenerek açılandavanın gerçek muhatabı da ihale olunandır. Cebri artırmanın 6183 sayılı Yasaya dayanılarak yapılması nedeniyle vesözü edilen yasada menkul malları konu edinen ihalenin feshine ilişkin davaların hangi yargı yerinde görüleceğinindüzenlenmemiş olmasına dayanılarak, idari yargı yerinde çözümleneceği kabul edilemez. Bu yüzden davanın bir idaridava olarak incelenmesine de olanak bulunmamaktadır.Yargı sistemimizde adli yargı yerleri genel görevli; idari yargı yerleri ise özel görevli yargı yerleri olarakdüzenlenmiştir. İdari davaların görüm ve çözümüyle görevlendirilen özel görevli idari yargı yerlerini, salt 6183 sayılıYasa'da menkul mal ihalesinin feshi davalarının adli yargı yerinde görülmesini içeren bir düzenleme yapılmamasınadayanarak görevli saymaya imkan yoktur. Yasa yapıcının görevli yargı yerini göstermediği durumlarda özel görevli yargıyerinin görevli sayılması için özel görevinin gerektirdiği bütün ölçütlerin varlığı gerekir. Bu nedenle olayda idari yargınıngörevli olması için gerekli olan ölçütlerin mevcut olmadığı, davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğusonucuna varıldığından, davaya bakmakla görevli merciin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi'ne başvurulmasıgerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.Ayrıca, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 12.02.2010 tarihli ve E:2007/523, K:2010/58 sayılı kararı da buyöndedir…’’ şeklindeki gerekçesiyle şeklindeki gerekçesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 15/1-amaddesi uyarınca davanın görev yönünden reddine, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanun’un 19. maddesi uyarınca görev uyuşmazlığı çıkarılmak üzere Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine,Uyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilinceye kadar davanın ertelenmesine karar vermiş ve dosya mahkememizegönderilmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK,Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 20.2.2017 günlü toplantısında:l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinden 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; idarive adli yargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesinde öngörülen biçimde görev uyuşmazlığı doğduğu, idariyargı dosyasının, son görevsizlik kararını veren mahkemece, adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyle UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Sinem USTA’nın, davanın çözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, vergi borçlusuna ait menkul malın satışı için düzenlenen ihalenin iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un, amme alacağının cebren tahsiline ilişkin ikincikısım, ikinci bölüm altında “menkul malların haczi ve satışı”, üçüncü bölüm altında ise “gayrımenkul malların haczi vesatışı” hakkında düzenlemelere yer verilmiş olup; üçüncü bölümün sonunda yer alan 99. maddede, ihalenin feshiningayrımenkulün bulunduğu yerin icra tetkik merciinden şikayet yoluyla istenebileceğine ve ihalenin feshi hakkında başkacamahkemeye veya idari yargı mercilerine müracaat olunamayacağına işaret edilmek suretiyle, görevli yargı yeri açıkça belliedilmiş olmasına karşılık, menkul mallar hakkındaki ikinci bölümde göreve ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır.Kamu alacağının tahsili için idarece kamu gücüne dayalı, re’sen ve tek yanlı olarak tesis edilen 6183 sayılı Yasauygulamalarının, idari işlem niteliğini taşıdığında ve yasada başka bir yargı merciinin görevlendirilmediği hallerde, kuralolarak, yargısal denetiminin idari yargı yerince yapılacağında kuşkuya yer bulunmamaktadır.
Dava dosyalarının incelenmesinden; vergi borçlusuna ait 34 NAG 89 plaka sayılı aracın davalı İstanbul NakilVasıtaları Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından haczedildiği, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’ndan verilen satış ilanındamahcuz menkul vasıtanın satış yeri, saati ve usulünün gösterildiği; davacı tarafından, davalı İstanbul Nakil VasıtalarıVergi Dairesi Müdürlüğü’nün ihale günü aracı satış yerine getirmeyerek ihaleye fesat karıştırdığı ileri sürülerek menkulmal ihalesinin iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.Her ne kadar idarece yapılan menkul mal haczi ve satışı işlemleri hakkında 6183 sayılı Yasada göreve ilişkin birdüzenlemeye yer verilmemesine karşın; 6183 sayılı Yasa hükümlerine göre başlatılan takibe ilişkin, kamu tüzel kişiliğinihaiz Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından kamu alacağının (vergi borcunun) tahsili amacıyla kamu gücüne dayalı, re’sen vetek yanlı olarak düzenlenmiş bir idarî işlem olduğu gözetildiğinde ve göreve ilişkin genel kurallar uyarınca, anılan işleminiptali isteminden doğan uyuşmazlığın görüm ve çözümünde idari yargının vergi mahkemesinin görevli olduğu sonucunavarılmıştır.Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümü idari yargı yerinin görevine girdiğinden İstanbul 10. İdareMahkemesi’nin başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir. S O N U Ç : Davanın çözümünde İDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul 10. İdareMahkemesi’nin BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 20.2.2017 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi. BaşkanNuriNECİPOĞLU
ÜyeAliÇOLAK
ÜyeSüleyman HilmiAYDINÜyeYusuf ZiyaattinCENİK
ÜyeMehmetAKBULUTÜyeAlaittin AliÖĞÜŞ
ÜyeYükselDOĞAN