T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS
NO : 2016/398
KARAR NO : 2016/610
KARAR TR : 26.12.2016 ÖZET : Milli Savunma Bakanlığı, GenelkurmayBaşkanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarında GörevliDevlet Memurlarının Görevde Yükselme ve UnvanDeğişikliği Yönetmeliğinde Değişiklik YapılmasınaDair Yönetmeliğin bazı hükümlerinin iptali istemiyleaçılan davanın GENEL İDARİ YARGI YERİNDEçözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R Davacı
: Askeri İş Yerlerinde Görevli Kamu Çalışanları Sendikası (ASİM-SEN)Vekili
: Av. A.K.Davalı
: Milli Savunma BakanlığıVekili
: Av.Y.Ç. O L A Y
: Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili Sendikanın, 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikalarıyasası uyarınca kurulu ve ülke genelinde örgütlü bulunduğunu; ‘Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı veKuvvet Komutanlıklarında Görevli Devlet Memurlarının Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği'ndeDeğişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 12.11.2014 tarih ve 29173 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğegirdiğini; Yönetmeliğin 6. maddesiyle getirilen; "İlan edilen görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarına her kurumunsadece kendi personeli başvurabilir,” hükmü ile Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde yer alan tüm memurların, farklıkuvvet Komutanlıkları ve Milli Savunma Bakanlığınca yapılacak olan görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarınakatılmasının engellendiğini; Genelkurmay Başkanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı veHava Kuvvetleri Komutanlığının Tüzel kişiliklerinin bulunmadığını, bunların tamamen Milli Savunma Bakanlığına bağlıkurum ve kuruluşlar olduğunu; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 3. maddesinde, bu kanunun dayandığı temelilkeler olarak sınıflandırma, kariyer, liyakat olmak üzere üç temel ilke belirlendiğini, bunlardan liyakatın; ''kamu hizmetlerigörevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve busistemin eşit imkanlarla uygulanmasında Devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmaktır." şeklinde tanımlandığını; anılanYönetmeliğin 4. maddesinde Kurum’un: "Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, Kara KuvvetleriKomutanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Hava Kuvvetleri Komutanlığından her biri" olarak tanımlandığını; MilliSavunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarının Karargâhları ile bağlı birlik, kurum vekuruluşlarında görevli Devlet memurlarının yer değiştirme suretiyle bu kurumlara atanmaları mümkün iken, KaraKuvvetleri Komutanlığı'nda çalışan bir memurun Deniz ve Kara Kuvvetleri ile Milli Savunma Bakanlığına görevdeyükselme veya unvan değişikliği suretiyle atanamamasının kendi içerisinde çelişkili olduğunu, bunun 657 sayılı Kanununtemel ilkeleri olan kariyer ve liyakat ilkesine, genel yönetmeliğin amacına, dolayısıyla hukuka aykırı olduğunu;Yönetmeliğin 5. maddesinin 2. fıkrasının (d) bendindeki; "... bu hizmetin 3 yılının İdari Hizmetler Grubunda yer alanunvanlarda geçmiş olmak" ibaresi ile 5, maddesinin 3. fıkrasının (a) bendindeki; "... bu hizmetin 2 yılının İdari HizmetlerGrubunda yer alan unvanlarda geçmiş olmak" hükmü ile Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde “DestekHizmetleri Grubu” olarak sayılan unvanların uzman kadrosuna atanabilmesi için önce “idari hizmetler Grubu” olaraksayılan unvanlarda 2-3 yıl çalışmış olmak şartı getirilerek "Uzmanlık” görevde yükselme sınavına katılmasınınengellendiğini; Yönetmelikte ''uzmanlık” fakülte veya en az 4 yıllık yüksek öğrenim mezunu olmak ve asgari 6 yıllık hizmetsüresi bulunması öngörüldükten sonra "bu hizmetin 3 yılının (engelliler için 2) İdari Hizmetler Grubunda yer alanunvanlarda geçmiş olması" şartı getirilmesinin, Anayasanın "Eşitlik" ilkesine, 657 sayılı Kanunun temel ilkeleri olarakbelirlenmiş olan kariyer ve liyakat ilkesine ve genel yönetmeliğin amacına dolayısıyla hukuka aykırı olduğunu; ayrıcaKamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmeliğin 15.maddesinde, kamu kurumların bu yönetmeliğe aykırı olmamak üzere yönetmelik çıkaracaklarının düzenlendiğini, işbudava ile iptalini istedikleri düzenlemelerin, genel yönetmeliğe de aykırı olduğunu; açıklanan sınavlara girmede liyakat ilkesiesas alınmadığından, Anayasanın 2. maddesinde yer verilen hukuk devleti ve 10. maddesinde yer alan eşitlik ilkeleriniihlal edecek mahiyette uygulamalar gerçekleştirilmesine neden olunduğunu ifade ederek; anılan Yönetmeliğin; 5’incimaddesinin ikinci fıkrasının d bendindeki; "uzman kadrosuna atanabilmek için asgari 6 yıl hizmet süresi bulunmak"ibaresinden sonra gelen "bu hizmetin 3 yılının idari hizmetler grubunda yer alan unvanlarda geçmiş olmak” ibaresinin;5'inci maddesinin üçüncü fıkrasının a bendindeki; "engelli personel için birinci fıkradaki özel şartların yanında aşağıdabelirtilen hizmet süreleri de aranır, a) Uzman kadrosuna atanabilmek için; asgari 4 yıl hizmet süresi bulunmak" ibaresindensonra gelen "bu hizmetin 2 yılının idari hizmetler grubunda yer alan unvanlarda geçmiş olmak" ibaresinin; yine, 6'ncımaddesine eklenen; "ilan edilen görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarına her kurumun sadece kendi personelibaşvurabilir”’ ibaresinin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle 8.1.2015 tarihinde genel idari yargı yerinde davaaçmıştır.Davalı idare vekilince, birinci savunma dilekçesinde, davanın çözümünde Askeri Yüksek İdare Mahkemesiningörevli olduğu ileri sürülerek, görev itirazında bulunulmuştur.
DANIŞTAY ONALTINCI DAİRESİ; 1.7.2015 gün ve E:2015/87 sayı ile, “(…) Anayasanın 157/1.maddesinde "Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileriilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve sonderece mahkemesidir. Ancak, askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması şartı aranmaz."hükmü, 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 20. maddesinde ise "Askeri Yüksek İdare MahkemesiTürk Milleti adına; askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkinidari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların ilk ve son derece mahkemesi olarak yargı denetimini ve diğerkanunlarda gösterilen, görevleri yapar. Ancak, askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda; ilgilinin asker kişiolması şartı aranmaz. Bu Kanunun uygulanmasında asker kişiden maksat; Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunanveya hizmetten ayrılmış olan subay, askeri memur, astsubay, askeri öğrenci, uzman jandarma, uzman erbaş, sözleşmelierbaş ve er, erbaş ve erler ile sivil memurlardır." hükmü yer almaktadır.Bu düzenlemelere göre, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin bir davaya bakabilmesi için dava konusu idariişlem veya eylemin, askeri hizmete ilişkin bulunmasının yanında asker kişiyi ilgilendirmesi veya askerlik yükümlülüğüyleilgili olması da gerekmektedir.Bakılmakta olan davada; dava konusu edilen Yönetmeliğin Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan sivilmemurları kapsadığı ve 1602 sayılı Kanun uyarınca asker kişiyi ilgilendirdiği açık olmakla beraber; TSK'daki sivilpersonelin görevde yükselme ve ünvan değişikliğini düzenleyen Yönetmeliğin konusunun askeri hizmete ilişkin olmadığıgörülmektedirBu durumda, Anayasa ve 1602 sayılı Kanun gereğince Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nin bir davayabakabilmesi için gerekli olan, idari işlemin askeri hizmete ilişkin olması ve işlemin asker kişiyi ilgilendirmesi şartlarının birarada bulunmadığı anlaşıldığından, davanın görüm ve çözümü genel idari yargının görevine girmektedir.(…)”gerekçesiyle, davalı idarenin görev itirazını reddederek görevlilik kararı vermiştir.Davalı idare vekilinin başvurusu üzerine dava dosyasının onaylı bir örneği AYİM Başsavcılığına gönderilmiştir..ASKERİ YÜKSEK İDARE MAHKEMESİ BAŞSAVCISI; “(…)1602 sayılı Askeri Yüksek İdareMahkemesi Kanununun 20'nci maddesinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nin görevleri hükme bağlanmıştır. Anılanhükme göre; “Askeri Yüksek İdare Mahkemesince Askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileriilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların ilk ve son derece mahkemesi olarakyargı denetimi yapar. Ancak, askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda; ilgilinin asker kişi olması şartı aranmaz. ”denilmiştir. Asker kişinin tanımının yapıldığı aynı hükmün 2'nci fıkrası ise; “Bu kanunun uygulanmasında asker kişidenmaksat; Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmetten ayrılmış olan subay, askeri memur, astsubay, askeriöğrenci, uzman jandarma, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve er, erbaş ve erler ile sivil memurlardır" hükmünütaşımaktadır.1602 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin ilk fıkrasında; “20'nci maddede belirtilen kişileri ilgilendiren ve askerihizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden dolayı; yetki, sebep, şekil, konu, maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından bahisle menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacak iptal davaları, aynı idari işlem ve eylemlerin haklarınıihlal etmesi halinde açılacak tam yargı davaları, doğrudan doğruya ve kesin olarak Askeri Yüksek İdari Mahkemesindeçözümlenir ve karar bağlanır” denilmektedir.Anayasanın, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi başlıklı 157'nci maddesinde yer alan göreve ilişkin hükümleriniyukarıda açıklandığı gibi benzer bir biçimde tekrarlayan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu'nun 20'nci ve 21 'incimaddelerine göre uyuşmazlık konusunun Askeri İdari Yargı yerinde görülebilmesi için; davanın konusunu teşkil edenişlem ve eylemin “asker kişiyi ilgilendirme ve askeri hizmete ilişkin olma" şartlarının bir arada gerçekleşmesigerekmektedir.“Asker kişiyi ilgilendirme” şartından davacının, hizmette veya görevden ayrılmış ve 1602 sayılı Kanunun 20'ncimaddesinde sayılan asker kişilerden veya bu asker kişinin yakınlarından birisi olması gerektiği açıktır.Diğer şart ise; davaya konu işlemin “askeri hizmete ilişkin” olmasıdır. Uyuşmazlık Mahkemesinin birçokkararında belirtildiği üzere idari işlemin veya eylemin, görevli yargı yerinin tespiti yönünden “askeri hizmete ilişkin” olupolmadığının saptanabilmesi için işlemin ve eylemin konusuna ve gerçekleştirilme tarzına bakılması gerekmektedir. Eğeridari işlem ve eylem askeri gereklere, askeri usul ve yönteme ve askeri hizmete göre tesis edilmiş ya da askeri hizmetgörülürken veya askeri bir vazifenin ifası esnasında vuku bulmuş ise bu işlem ve eylemin askeri hizmete ilişkin bulunduğukabul edilmelidir. Daha açık bir ifadeyle, işlemin ve eylemin “askeri hizmete ilişkin” olup olmadığının anlaşılabilmesi için,somut olayda, idarece ya da kamu görevlilerince, bir asker kişinin askeri yeterlik ve yetenekleri, tutum ve davranışları,askeri geçmişi, asker kişi olmaktan kaynaklanan hak ve ödevleri, askerlik hizmetinin amacı, askeri görev yerlerininözellikleri, askeri kural, gerek ve gelenekler, askeri vazifeler ve hizmetler göz önünde tutularak hareket edilip edilmediğigözetilecek ve işlemin ya da eylemin “askeri hizmete ilişkin” olup olmadığının anlaşılması bu esaslar dahilinde mümkünolabilecektir.Davacının asker kişi olduğu hususunda bir şüphe yoktur. Bu nedenle dava konusu olayda askeri hizmete ilişkinolma unsurunun tartışılması gerekmektedir.Açılmış olan işbu davada, Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet KomutanlıklarındaGörevli Devlet Memurlarının Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına DairYönetmeliğin bazı hükümlerinin iptali istenmektedir. Anılan Yönetmelik, liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde hizmetgerekleri ve personel planlaması esas alınarak Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve KuvvetKomutanlıkları Karargahı ile Bağlı Birlik ve Kurumlarında (Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığıhariç) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi olarak görev yapan Devlet Memurlarının, görevde yükselme ve unvandeğişikliklerine ilişkin usul ve esasları belirlemek üzere yürürlüğe konulmuş olup, Yönetmeliğin kapsam başlıklı 2'ncimaddesinde de söz konusu Yönetmelik hükümlerinin, Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet
Komutanlıkları Karargahı ile Bağlı Birlik ve Kurumlarında (Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığıhariç) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi olarak görev yapan Devlet Memurlarını kapsadığı düzenlenmiştir.Anılan Yönetmeliğin amacı ve kapsamı göz önüne alındığında, işbu davanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nin görevikapsamında olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.Yukarıda açıklanan gerekçeler ışığında; 2247 sayılı Yasanın 10, 12 ve 13 üncü maddeleri gereği Danıştay16'ncı Dairesi'nin 01.07.2015 tarih ve 2015/87 E. sayılı GÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASI ve ASKERİYÜKSEK İDARE MAHKEMESİNİN GÖREVLİ OLDUĞUNA karar verilmesinin gerektiği …”düşüncesiyle görevkonusunun incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesi’nden istemiştir.Başkanlıkça, 2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesine göre, Danıştay Başsavcılığından yazılı düşüncesi istenilmiştir.DANIŞTAY BAŞSAVCISI; “(…)Anayasanın 157 nci maddesine göre, Askeri Yüksek İdare Mahkemesiaskeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem veeylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesidir.1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 20. maddesinin 1. fıkrasında, "Askeri Yüksek İdareMahkemesi Türk Milleti adına; askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askerihizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların ilk ve son derece mahkemesi olarak yargı denetimini vediğer kanunlarda gösterilen görevleri yapar." aynı maddenin 2. fıkrasında da, "Ancak, askerlik yükümlülüğünden doğanuyuşmazlıklarda; ilgilinin asker kişi olması şartı aranmaz. Bu Kanunun uygulanmasında asker kişiden maksat; Türk SilahlıKuvvetlerinde görevli bulunan veya hizmetten ayrılmış olan subay, askeri memur, astsubay, askeri öğrenci, uzmanjandarma, uzman, sözleşmeli er, erbaş ve erler ile sivil memurlardır.” hükmü yer almaktadır.Anılan yasa hükmüne göre, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin bir davaya bakabilmesi için dava konusu idariişlemde veya eylemde “asker kişiyi ilgilendirme” ve “askeri hizmete ilişkin bulunma” koşullarının birlikte gerçekleşmesizorunludur.Dava konusu Yönetmeliğin, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan sivil memurları kapsadığı ve 1602 sayılıYasa’nın 20. maddesine göre asker kişiyi ilgilendirdiği tartışmasızdır.Dava konusu Yönetmeliğin, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapan sivil memurların görevde yükselme veunvan değişikliğine ilişkin usul ve esasları düzenlediği, askeri usul ve yönteme ve askeri hizmete göre tesis edilmediğianlaşılmıştır.Bu durumda, olayda, idari işlemin asker kişiyi ilgilendirmesi ve askeri hizmete ilişkin bulunması koşullarınınbirlikte gerçekleşmediği dikkate alındığında, davanın görüm ve çözümünün genel idari yargı yerinin görevinde bulunduğusonucuna ulaşılmaktadır.SONUÇ : Açıklanan nedenle, 2247 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi uyarınca yapılan başvurunun reddigerektiği …” yolunda yazılı düşünce vermiştir.İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK,Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 26.12.2016 günlü toplantısında:l-İLK İNCELEME: Başvuru yazısı ve dava dosyası üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi gereğinceyapılan incelemeye göre, davalı idarenin anılan Yasa’nın 10/2 maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığı görevitirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerine AYİM Başsavcılığınca, 10.maddede öngörülen biçimde olumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlıkbulunmadığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanın çözümünde genel idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada genel idari yargının, AYİM Savcısı Oğuz PÜRTAŞ’ın davada askeri idari yargının görevli olduğuyolundaki yazılı ve sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarında Görevli DevletMemurlarının Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin bazıhükümlerinin iptali istemiyle açılmıştır. Anayasa’nın 157. maddesinde, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin, askeri olmayan makamlarca tesisedilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargıdenetimini yapan ilk ve son derece mahkemesi olduğu; ancak, askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilininasker kişi olması şartının aranmayacağı belirtilmiş; 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun25.12.1981 tarih ve 2568 sayılı Yasa ile değişik 20. maddesinin birinci fıkrasında, “Askeri Yüksek İdare MahkemesiTürk Milleti adına; askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkinidari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların ilk ve son derece mahkemesi olarak yargı denetimini ve diğerkanunlarda gösterilen, görevleri yapar. Ancak, askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda; ilgilinin asker kişiolması şartı aranmaz”; 21. maddesinin birinci fıkrasında ise, “20 nci maddede belirtilen kişileri ilgilendiren ve askerihizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden dolayı; yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından bahisle menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacak iptal davaları, aynı idari işlem ve eylemlerin haklarınıihlal etmesi halinde açılacak tam yargı davaları, doğrudan doğruya ve kesin olarak Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeçözümlenir ve karara bağlanır” denilmiştir.Bu düzenlemelere göre, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin bir davaya bakabilmesi için dava konusu idariişlem veya eylemin “asker kişiyi ilgilendirmesi” ve “askeri hizmete ilişkin bulunması” koşullarının birlikte gerçekleşmesigerekmektedir.
1602 sayılı Yasa’nın değişik 20. maddesinin ikinci fıkrasında, Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli bulunan veyahizmetten ayrılmış olan subay, askeri memur, astsubay, askeri öğrenci, uzman çavuş, uzman jandarma çavuş, erbaş veerler ile sivil memurlar asker kişi sayılmaktadır.İdari işlemin, görevli yargı yerinin tespiti yönünden “askeri hizmete ilişkin” olup olmadığının saptanabilmesi içinişlemin konusuna bakılması gerekmektedir. Eğer idari işlem askeri gereklere, askeri usul ve yönteme ve askeri hizmetegöre tesis edilmiş ise, bu işlemin askeri hizmete ilişkin olduğu kabul edilmelidir. Daha açık bir ifadeyle, askeri hizmeteilişkin idari işlemler; idarenin bir asker kişinin askeri yeterlik ve yeteneklerinin, tutum ve davranışlarının, askeri geçmişinin,asker kişi olmaktan kaynaklanan hak ve ödevlerinin; askerlik hizmetinin amacı, askeri görev yerlerinin özellikleri, askerikural ve gerekler gözönünde tutularak değerlendirilmesi sonucunda tesis edilen işlemlerdir. İşlem, askeri olmayan birmakam tarafından tesis edilmiş olsa bile durum değişmemekte menfaati ihlal edilen asker kişinin açtığı davanın AskeriYüksek İdare Mahkemesi’nde görülmesi gerekmektedir.Dava konusu Yönetmeliğin, Millî Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet KomutanlıklarıKarargâhı (Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı hariç) ile bağlı Birlik ve Kurumlarında 657 sayılıDevlet Memurları Kanununa tabi olarak görev yapan sivil memurları kapsadığı ve 1602 sayılı Yasa’nın 20. maddesinegöre asker kişiyi ilgilendirdiği tartışmasızdır.Dava konusu Yönetmeliğin iptalinin istenilmesi nedeniyle anılan Yönetmeliğin askeri hizmete ilişkindüzenlemeleri içerip içermediğine gelince:Millî Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı Ve Kuvvet Komutanlıklarında Görevli Devlet MemurlarınınGörevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği’nin “Amaç” başlıklı 1.maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı;liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde hizmet gerekleri ve personel planlaması esas alınarak Millî Savunma Bakanlığı,Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıkları Karargâhı ile Bağlı Birlik ve Kurumlarında (Jandarma GenelKomutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı hariç) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak görev yapan Devletmemurlarının, görevde yükselme ve unvan değişikliklerine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.” denilmiş;“Kapsam” başlıklı 2.maddesinde; “Bu Yönetmelik, Millî Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı veKuvvet Komutanlıkları Karargâhı (Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı hariç) ile bağlı Birlik veKurumlarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak görev yapan personeli kapsar.(Ek fıkra:RG-21/3/2014-28948) (Değişik ikinci fıkra:RG-12/11/2014-29173) Avukat kadrolarından hukukmüşaviri kadrolarına ve istisnai memurluklara yapılacak atamalarda bu Yönetmelik hükümleri uygulanmaz.” hükmüne;“Dayanak” başlıklı 3.maddesinde, “ (Değişik:RG-12/11/2014-29173)Bu Yönetmelik; 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 15/3/1999 tarihli ve 99/12647sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme ve UnvanDeğişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır.” hükmüne yer verilmiştir.Yönetmeliğin İkinci Bölümünde “Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliğine İlişkin Esaslar”, ÜçüncüBölümünde “Duyuru ve Başvuru”; Dördüncü Bölümünde “Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavına İlişkinEsaslar”a yer verilmiş, “Çeşitli ve Son Hükümler” ise Yönetmeliğin Beşinci Bölümünde yer almıştır.Millî Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıklarında Görevli Devlet MemurlarınınGörevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği ile, davacı Sendikanın iptalini istediği bu Yönetmelikte DeğişiklikYapılmasına Dair Yönetmelik maddeleri irdelendiğinde; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile 15/3/1999 tarihli ve99/12647 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Görevde Yükselme veUnvan Değişikliği Esaslarına Dair Genel Yönetmelik hükümlerine dayanılarak hazırlanmış olan Yönetmeliğin, MillîSavunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıkları Karargâhı (Jandarma Genel Komutanlığı veSahil Güvenlik Komutanlığı hariç) ile bağlı Birlik ve Kurumlarında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarakgörev yapan personeli kapsadığı; bu Yönetmeliğin yargısal denetimi sırasında, asker kişinin askeri yeterlik veyetenekleri, tutum ve davranışları, askeri geçmişi, asker kişi olmaktan kaynaklanan hak ve ödevleri; askerlik hizmetininamacı, askeri görev yerlerinin özellikleri, askeri kural ve gerekler yönünden bir değerlendirme yapılmasının gerekmediği,dolayısıyla Yönetmeliğin askeri hizmete ilişkin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Belirtilen durum karşısında, olayda Anayasa’nın 157. ve 1602 sayılı Yasa’nın 20. maddelerinde öngörülen,idari işlemin asker kişiyi ilgilendirmesi ve askeri hizmete ilişkin bulunması koşulları birlikte gerçekleşmediğinden, davanıngörüm ve çözümü genel idari yargı yerinin görevine girmektedir.Açıklanan nedenlerle, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başsavcısının başvurusunun reddi gerekmiştir.S O N U Ç : Davanın çözümünde GENEL İDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Askeri Yüksekİdare Mahkemesi Başsavcısınca yapılan BAŞVURUNUN REDDİNE, 26.12.2016 gününde Üye Mehmet AKBULUTve Üye Yüksel DOĞAN’ın KARŞI OYLARI ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. BaşkanNuriNECİPOĞLU ÜyeAliÇOLAK
ÜyeSüleyman HilmiAYDINÜyeYusuf ZiyaattinCENİK
ÜyeMehmetAKBULUTÜyeAlaittin AliÖĞÜŞ
ÜyeYükselDOĞAN