T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS
NO : 2016/476
KARAR
NO : 2016/616
KARAR
TR : 26.12.2016ÖZET: PTT Genel Müdürlüğünce davacınınparasına bloke konulmaması nedeniyle uğranıldığıileri sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın,ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiğihk.
K A R A R
Davacı
: B.Ç.
Vekili
: Av. C.G.
Davalı
: Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş.Vekili
: Av. Ü.K. O L A Y
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilini arayan şahısların kendilerini polis olarak tanıtması ve para istemesi neticesinde davacının bankadan çektiği 52.990,00 TL'yi Fevzi Demirli adına 8770087posta çeki hesabına aktardığını; sonrasında dolandırıldığını anlayıp polise başvurduğunu; ayrıca KüçükçekmeceCumhuriyet Başsavcılığı ve PTT Genel Müdürlüğüne paranın tamamına bloke konulması için dilekçe verdiğini; paranın30.000,00 TL'sinin dolandırıcılık sonucu elde edilmesi üzerine müvekkiline iade edildiğini ancak bakiye 21.990,00TL'nın elden teslim edilen yazılara rağmen davalı kurumun sorumsuzluğu neticesinde dolandırıcılar tarafından çekildiğini;davalı kurumun gerekli dikkat ve özeni göstermediğini müvekkilini ciddi şekilde mağdur ettiğini ileri sürerek, 21.990,00TL tutarındaki zararın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsili istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.
KÜÇÜKÇEKMECE 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 24.10.2014 gün ve E:2012/632, K:2014/379sayı ile, davanın, davalı çalışanlarının gerekli özen ve dikkati göstermediklerinden, hesaba tedbir konulmasına rağmen21.990,00TL'nin çekilmesine ve bu sebeple davacının zarara uğraması hukuksal nedenine dayandırıldığı; postagönderilerinin doğru ve güvenli bir şekilde ve zamanında adrese tesliminin ve bu kapsamdaki işlemlerin denetlenmesinin,PTT Genel Müdürlüğünün kamu hizmeti kapsamındaki görevleri arasında olduğu; bu görevin hiç veya gereği gibi yerinegetirilmemesinin hizmet kusuru niteliğinde olduğu; İdarenin işlem yada eylemi nedeniyle doğan zararlardan dolayı İdariYargılama Usulü Yasası’nın 2/1-b maddesi gereğince idareye karşı, idari yargı yerinde tam yargı davası açılmasıgerektiği, görev sorunu hiç ileri sürülmese dahi, kendiliğinden dikkate alınacağından HMK 114 ve 115.maddeleriuyarınca yargı yolu bakımından mahkemelerinin görevsizliğine, dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddine kararvermiş, bu karar kesinleşmiştir.Davacı vekili bu kez aynı istem ile idari yargı yerinde dava açmıştır.İSTANBUL 5. İDARE MAHKEMESİ: 27.4.2016 gün ve E:2015/419, K:2016/785 sayı ile, her ne kadaridarenin hizmet kusuru savına dayanılarak uğranılan zararın tazmini istenilmekteyse de, mevzuat hükümlerinden PTTGenel Müdürlüğü'nün 9.5.2013 tarih ve 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu ile Posta ve Telgraf Teşkilatı AnonimŞirketi unvanını alarak özel hukuk hükümlerine tabi bir kuruluş haline büründüğü, uyuşmazlığın da esasen, "para yatırmave bloke koyma" işlemleri bakımından davacı ile PTT Anonim Şirketi arasında husule gelen özel hukuka tabi bir akdinyerine getirilmesinde PTT A.Ş.'nin kusurlu olduğu iddiasından kaynaklandığı sonucuna varıldığı, olayda bir idari işlem yada eylemden bahsetmeye olanak bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın özel hukuk hükümleri kapsamında adliyargı merciilerinde görülecek işlerden olduğu; davacının, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi'nin Kuruluş ve İşleyişiHakkında Kanun hükümleri uyarınca olumsuz görev uyuşmazlığı çıkarabileceğinin açık olduğu gerekçesiyle, davanın2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarınca görev yönünden reddine karar vermiş, bukarar kesinleşmiştir.Davacı vekili adli ve idari yargı yerlerince verilmiş olan görevsizlik kararları nedeniyle oluştuğu önesürülen görevuyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvuruda bulunmuştur.İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 26.12.2016 günlü toplantısında:l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli veidari yargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu,adli ve idari yargı dosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacı vekilinin istemi üzerine songörevsizlik kararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümünde adli
yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, 03/04/2012 günü davacıyı telefonla arayarak kendisini polis memuru olarak tanıtan şahısların hile ilekendisinden para istemeleri üzerine bankadan çektiği 52.990,00-TL'yi Fevzi Demirli adına kayıtlı posta çeki hesabınayatıran davacının, dolandırıldığını farkederek 05/04/2012 günü PTT Genel Müdürlüğü'ne verdiği dilekçe ile hesaptakiparaya bloke konulmasını istemesine rağmen hesaptaki paranın dolandırıcılar tarafından Şanlıurfa şubesinden çekilmesinedeniyle uğradığını ileri sürdüğü maddi zararın tazmini istemiyle açılmıştır.17.07.1953 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6145 sayılı Kanun ile “Türkiye CumhuriyetiPosta, Telgraf ve Telefon İşletmesi” kurulmuş; 1924 tarih ve 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 10.6.1994 tarihve 4000 sayılı Kanun’la değiştirilen 1. maddesi ile, posta ve telgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetler Posta İşletmesiGenel Müdürlüğü’nce (P.İ), telekomünikasyon hizmetleri ise Türk Telekomünikasyon A.Ş. tarafından yürütülecekşekilde yeniden yapılandırılmış; 27.1.2000 tarih ve 4502 sayılı Kanun ile de “Türkiye Cumhuriyeti Posta ve TelgrafTeşkilatı Genel Müdürlüğü” adını almış olup, 22.2.2000 tarih ve 23972 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan AnaStatü’nün “Hukuki Bünye” başlıklı 3. maddesinin 1 numaralı bendinde, bu Ana Statü ile teşkil olunan TürkiyeCumhuriyeti Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü’nün, tüzel kişiliğe sahip, faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğusermayesiyle sınırlı bir Kamu İktisadi Kuruluşu olduğu belirtilmiş ve aynı maddenin 2 numaralı bendinde de, 233 sayılıKHK ve bu Ana Statü hükümleri saklı kalmak üzere özel hukuk hükümlerine tabi bulunduğuna işaret edilmiştir.Buna göre, Posta ve Telgraf Teşkilatı, tekel kapsamında kamu hizmeti yürüten, tüzel kişiliğe sahip bir kamukuruluşu ise de, 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve Ana Statü ile, özerkbir tarzda ve ekonomik gereklere uygun olarak kârlılık ve verimlilik ilkeleri doğrultusunda yönetilmesi amacıyla, iktisadifaaliyetleri bakımından özel hukuk hükümlerine tabi kılındığı açıktır.Bu durumda, posta hizmetini yürüten Kuruluş ile bu hizmetten yararlananlar arasındaki hukuki ilişkinin, Kuruluşungünlük iktisadi faaliyetlerinden doğan bir özel hukuk ilişkisi niteliğini taşıdığında kuşkuya yer yoktur.Öte yandan, 2.3.1950 tarih ve 5584 sayılı Posta Kanununun yerini alan 9.5.2013 tarih ve 6475 sayılı PostaHizmetleri Kanunu ile Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi kurulmuş olup, Kanun’un ‘’ Kuruluş ‘’ başlıklı21.maddesinde; ‘’ (1) Bu Kanun ile kuruluş ve tescile ilişkin hükümleri hariç olmak üzere 6102 sayılı Kanun ve özelhukuk hükümlerine tabi Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi unvanı altında bir anonim şirket kurulmuştur.(2) PTT'nin sermayesinin tamamı Hazineye aittir. Hazine Müsteşarlığının mülkiyet hakkı ile kâr payı hakkı saklıkalmak üzere ve kamunun pay sahipliğinden kaynaklanan bütün mali hakları Hazine Müsteşarlığında kalmak kaydıylaHazine Müsteşarlığının PTT'deki pay sahipliğine dayanan oy, yönetim, temsil, denetim gibi hak ve yetkileri Bakanlıktarafından kullanılır. Bu hak ve yetkilerin kullanımına ilişkin her türlü mali ve hukuki sorumluluk Bakanlığa aittir.(3) PTT, bu Kanun ve 6102 sayılı Kanunun bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerine göre Kalkınma Bakanlığınıngörüşü ve Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanın uygun görüşü alınarak hazırlanan esas sözleşmesinin Genel Kurultarafından onaylanmasını müteakip yapılacak tescil ve ilan ile faaliyete geçer. Esas sözleşmede yapılacak değişikliklerdeKalkınma Bakanlığının görüşü ve Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanın uygun görüşü aranır. 6102 sayılı Kanununayni ve nakdî sermayesinin vaz'ına müteallik hükümleri ile 414 üncü madde hükmü PTT hakkında uygulanmaz.(4) 16/7/1965 tarihli ve 697 sayılı Ulaştırma ve Haberleşme Hizmetlerinin Olağanüstü Hallerde ve Savaşta NeSuretle Yürütüleceğine Dair Kanun ile millî güvenlik ve kamu düzeni gerekleri ve sıkıyönetim ve seferberlik hâllerindeposta hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin özel kanunların hükümleri saklıdır.(5) (Ek:10/9/2014-6552/139 md.) T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi işyerleri hakkında; 14/6/1989tarihli ve 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin9 DeğiştirilerekKabulüne Dair Kanunun 3 üncü maddesi ve 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 81 incimaddesi hükümleri uygulanmaz. ‘’ hükümleri, Faaliyet Konuları ve Nitelikleri ‘’ başlıklı 22.maddesinde; (1) PTT; yurt içinde ve yurt dışında her türlütaşımacılık hizmetlerini de içerecek şekilde posta, koli, kargo ve lojistik hizmetleri, pul basımı ve satımı, denetlemeyeilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla, 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununa tabi olmaksızın, anılanKanun kapsamında belirtilen faaliyet konuları ile ilgili olarak bankalarla yapacağı sözleşmeler doğrultusunda bankalaradestek hizmeti, parasal posta hizmeti, ödeme hizmeti sunma, adres bilgi kayıt sistemi ve elektronik sertifika hizmetsağlayıcılığı, elektronik ortam dâhil her türlü tebligat ve telgraf hizmetine ilişkin faaliyetler ile esas sözleşmesinde belirlenendiğer faaliyetleri yürütür.(2) PTT, 2/4/1987 tarihli ve 3346 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri ile Fonların Türkiye Büyük MilletMeclisince Denetlenmesinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun hükümlerine tabidir.(3) PTT'nin teşkilatı, sermaye miktarı, hisseleri, hesapları ve kârın dağıtımına ilişkin esaslar esas sözleşmesindegösterilir.(4) PTT'nin yurt içinde ve yurt dışında şirket kurma veya kurulu bulunan şirketlere ortak olmasına ilişkin usul veesaslar Bakanlar Kurulu tarafından belirlenir.(5) PTT, uluslararası birlik ve kuruluşların çalışmalarında, işletmeci olarak posta sektörünü temsil etmeye veprotokol yapmaya yetkilidir. ‘’ hükümleri yer almakta olup,‘’ Sorumluluk, Başvuru Hakkı ve Zamanaşımı ‘’ başlıklı 29.maddesinde de; ‘’ (1) Hizmet akdiyle görev yapanişçiler hariç diğer PTT çalışanları ve acenteleri, PTT'nin paralarına ve para hükmündeki evrak ve senetlerine ve diğermevcutlarına karşı işledikleri suçlar ile bilanço, tutanak, rapor ve benzeri her türlü belge ve defterleri üzerinde işlediklerisuçlar ve ifa ettikleri görevlerinden doğan suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılır.(2) PTT hizmetleri ile ilgili olarak herhangi bir talepte bulunmak ve PTT'nin sorumlu olduğu hâllerde dava etmehakkı o hizmetten yararlanana aittir.
(3) PTT hizmetleri ile ilgili olarak talepte bulunma ve dava açma hakkı faaliyet konusu işlemin tesisi tarihindenitibaren bir yılın sonunda zamanaşımına uğrar. Bu süre, PTT'ye başvuru ile kesilir ve yapılan inceleme ve araştırmalarınsonucunun ilgililere bildirildiği tarihte kesildiği yerden yeniden başlar. Bu süre yeni bir başvuru ile tekrar kesilmez.(4) PTT anlaşmazlık konusu olmayan posta hizmetine ait evrakı iki yıl saklamak zorundadır. Ancak mahkemeye,icra dairesine ve kanunla yetkili kılınmış mercilere başvurulduğunun tebliğ edilmesi hâlinde, anlaşmazlık konusu evrakihtilaf sonuçlanıncaya kadar saklanır.(5) Mahkemeye, icraya ve kanunla yetkili kılınmış mercilere başvurulması hâlinde zamanaşımı süresi hariç genelhükümler uygulanır.‘’ hükümleri yer almaktadır. Benzer düzenlemeler, olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5584 sayılıPosta Kanununun 46 – 55 inci maddelerinde de yer almaktadır.Belirtilen yasal düzenlemeler karşısında, olayda bir idari işlem ya da eylemden doğmuş bir zarar söz konusuolmayıp, davalı idare vasıtasıyla para havalesi gönderen kişinin uğradığı zarardan dolayı davalı kuruluşun tazminyükümlülüğünün saptanmasına ilişkin bulunan davanın, özel hukuk hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerigörevli bulunmaktadır.Açıklanan nedenlerle davanın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu dolayısıyla, Küçükçekmece 5.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 24.10.2014 gün ve E:2012/632, K:2014/379 sayılı görevsizlik kararınınkaldırılması gerekmiştir.S O N U Ç
: Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, Küçükçekmece 5. Asliye HukukMahkemesince verilen 24.10.2014 gün ve E:2012/632, K:2014/379 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 26.12.2016 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.. BaşkanNuriNECİPOĞLU
ÜyeAliÇOLAK
ÜyeSüleyman HilmiAYDINÜyeYusuf ZiyaattinCENİK
ÜyeMehmetAKBULUTÜyeAlaittin AliÖĞÜŞ
ÜyeYükselDOĞAN