T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜESAS
NO : 2016/490KARAR NO : 2016/622KARAR TR : 26.12.2016 ÖZET : Davacının Emekli Sandığına tabi olarakçalıştığı 1.8.1971 ile 18.9.1973 tarihleri arasındaki 2yıl 1 ay 17 günlük çalışmasının sigortalı çalışmaolduğunun tespiti ile kurum kayıtlarının düzeltilmesiistemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDEçözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı
: T.Ö.
Vekili
: Av. S.S.Ç.
Davalı
:
Adli Yargıda
İdari Yargıda
Tarım Bakanlığı
Tarım Bakanlığıİhbar olunan
: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
Vekili
: Av. M.S.A. O L A Y
: Davacı vekili dilekçesinde özetle, müvekkilinin Tarım Bakanlığı Ev Ekonomisi Diplomasına sahipolduğunu, Ev Ekonomisi Okulu Müdürlüğü'nde Ev Ekonomisi Teknisyeni olarak okutma masraflarının karşılığı olarakçalışmaya başladığını, müvekkilinin bu çalışmasının 1970'li yıllarda mecburi hizmet olarak nitelendirilen devletin okuttuğuyılların karşılığı olan beş senelik zorunlu çalışmanın karşılığı olduğunu, müvekkilinin bu kurumda toplam çalışma süresinin2 sene 1 ay 17 gün olduğunu, müvekkilinin Almanya vatandaşlığına geçmek üzere 2 sene 1 ay 17 gün çalıştıktan sonrabu kurumdan istifa ettiğini, hatta müvekkilinin zorunlu çalışma süresi olan beş seneden bakiye kalan süre için; çalışamadığıdönem ücretini (2.283,22 TL yi) kefili ve kardeşi Y.K. aracılığı ile ilgili kuruma ödediğini, müvekkilinin çalıştığı dönemdeEmekli Sandığına tabi olduğunu, müvekkilinin 2 yıl 1 ay 17 gün çalışmasının her türlü ispata yarar delili olmasına rağmenhizmet birleştirilmesi esasının uygulanmadığını ileri sürerek, davacının 1.8.1971 ile 18.09.1973 tarihleri arasındakiçalışmasının sigortalı çalışma olduğunun tespitine karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.ELAZIĞ İŞ MAHKEMESİ : 31.5.2016 gün ve E:2016/54, K:2016/263 sayı ile, davacının emekli sandığınatabi olduğu, bu nedenle iş bu davaya bakmakla görevli mahkemenin İdare Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla davanıngörevsizlik nedeniyle reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir. Davacı vekili aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.ELAZIĞ 2. İDARE MAHKEMESİ: 7.9.2016 gün ve E:2016/748 sayı ile, 5510 sayılı Yasa’nın 101. maddesiuyarınca bu kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili olarak ortaya çıkanuyuşmazlıkların İş Mahkemelerinde görüleceğinin hüküm altına alındığı bu nedenle uyuşmazlığın çözümünde adli yargımercilerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine, dosyanın incelenmesininertelenmesine karar vermiştir.İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK,Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 26.12.2016 günlü toplantısında:l-İLK İNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasınınMahkemece, ekinde adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığın esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, Emekli Sandığına tabi olarak çalıştığı 1.8.1971 ile 18.9.1973 tarihleri arasındaki 2 yıl 1 ay 17 günlükçalışmasının sigortalı çalışma olduğunun tespiti ile kurum kayıtlarının düzeltilmesi istemiyle açılmıştır.31.5.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve5434 sayılı Kanunlar kapsamındaki hizmet akdine göre ücretle çalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabına çalışanlar(Bağ-Kur’lular), tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar (Tarım Bağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretle çalışanlar,(Tarım sigortalıları), devlet memurları ve diğer kamu görevlilerini (Emekli Sandığı İştirakçileri), geçici maddelerle korunanhaklar dışında, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabi tutmuş, beş farklı emeklilik rejiminiaktüeryal olarak hak ve hükümlülükler yönünden tek bir sosyal güvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510 sayılı Kanununiptali amacıyla açılan davada Anayasa Mahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılı kararıyla,anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, bu Kanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C. Emekli SandığıKanunu hükümlerine tabi olarak görev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerini diğer sigortalılarla aynısisteme tabi kılan (başta 4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonra kabul edilen 17.04.2008 tarihve 5754 sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış ve anılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci ve Geçici 4ncü maddelerle, 5754 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4 ncümaddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar (memurlar ile diğer kamu görevlileri) ile bunların dul veyetimleri hakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılacağı hüküm altına alınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimi hükümlerinin iptali istemiyle açılan dava AnayasaMahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
5510 sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan “…bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerinde görülür.” bölümünün iptali istemiyle yapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi,22.12.2011 tarih ve E: 2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı: 28184) davayı redlesonuçlandırmakla birlikte; söz konusu kararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığa ışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmaktaolanlar, evvelce olduğu gibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar ve bunların emeklileri bakımından da aynıKanun hükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlileri olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanun hükümlerine tabisigortalı sayılacak ve haklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754 sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte, artık Sosyal Sigortacılıkesasına göre faaliyet gösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem ve muameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır. 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce iştirakçisisıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göre emekli, dul veyetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesis edeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlem niteliğini korumayadevam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir, Bubakımdan 5510 sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra, prim esasına dayalı yani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki işve işlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda, itiraz konusu kuralla, yargılamanın bütünlüğü ve uzman mahkemeolması nedeniyle Kanun hükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümünde iş mahkemeleriningörevlendirilmesinde Anayasa’ya aykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıda açıklandığı üzere 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden önce statüde bulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyal güvenlik mevzuatınınuygulanmasından doğan idari işlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idari yargının görevinin devam edeceğiaçıktır…”Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesinden,5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından da aynı Kanunhükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmaya başlayanların ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanun hükümlerine tabisigortalı sayılacağı ve haklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılı Kanunun öngördüğü kural ve esaslarınuygulanacağı dolayısıyla ihtilafların da adli yargı yerinde çözümleneceği açıktır.Kaldı ki; T.C. Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır ” hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesi kararının buuyuşmazlığın çözümünde esas alınacağı tartışmasızdır.Bu durumda, 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce iştirakçi sıfatıyla çalışmakta olan memurlar vediğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanuna göre emekli, dul ve yetim aylığı almakta olanlar ve ayrıcamemurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklar yönünden Sosyal Güvenlik Kurumunca tesisedilen işlem ve yapacağı muamelelerin “idari işlem” ve “idari eylem” niteliğini korumaya devam edeceği, dolayısıyla, 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-a maddesinde belirtilen idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu vemaksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları kapsamında bulunan, davacı vekilinin iddiasına göre 5754 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce emeklisandığı iştirakçisi iken istifaen memuriyet statüsünden ayrılan ve yine 1.8.1971 ile 18.9.1973 tarihleri arasındakiçalışmalarının sigortalı çalışma olduğu nedeniyle aksi yönde tesis edilen işlemlerin iptali istemiyle açılan davanın, görüm veçözümünün idari yargı yerinde görüleceği sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle davanın görüm ve çözümünde idari yargının görevli olduğu dolayısıyla, Elazığ 2. İdareMahkemesinin başvurusunun reddi gerekmiştir. S O N U Ç : Davanın çözümünde İDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Elazığ 2. İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 26.12.2016 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi. BaşkanNuri NECİPOĞLU
ÜyeAliÇOLAK
ÜyeSüleyman HilmiAYDINÜyeYusuf ZiyaattinCENİK
ÜyeMehmetAKBULUTÜyeAlaittin AliÖĞÜŞ
Üye Yüksel DOĞAN