T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS
NO : 2016/505
KARAR
NO : 2016/624
KARAR
TR : 26.12.2016ÖZET : Sigortalı aracın uğradığı hasarı ödeyensigorta şirketinin, zararın sorumluluğu oranındakikısmının idarece giderilmesi istemiyle açtığı rücuentazminat davasının, 2918 sayılı Yasanın 110.maddesi gözetildiğinde ADLİ YARGI YERİNDEçözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı
: A. Sigorta A.Ş.Vekili
: Av. Ş.A.T.Davalı
: Denizli Büyükşehir Belediye Başkanlığı O L A Y
: Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan bir şirkete ait 20 ALA 77plakalı aracın, 16/03/2015 tarihinde Y.Ö. sevk ve idaresinde, Denizli Pamukkale İlçesi, Kayhan Mahallesi, 2040 sokaküzerinde seyrederken çok sayıda çukurun bulunduğu, rögar kapaklarının yüksekte kaldığı yolda, aracının alt kısımlarıylademir rögar kapağına çarpması neticesinde araçta hasar meydana geldiğini; müvekkilinin ekspertiz raporunda tespitedilen şekilde 25.05.2015 tarihinde 12.905,76-TL ve 24.07.2015 tarihinde 8.300,00 TL olmak üzere toplam21.205,76-TL ödediğini; müvekkili sigorta şirketinin TTK Kanunu gereğince sigortalısının haklarına halef olarak işbudavayı açmaya hak kazandığını; maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında; bu kazanın oluşumunda yolun bakım veonarımından sorumlu kurum veya kuruluşun kusurlu olduğu, sürücünün ise aracın hızını aracının teknik özellikleriyle yol vetrafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak kuralını ihlal ettiği kanaatine varılmış olduğunun; ekspertiz raporundada "kazada belediye kusurlu olduğundan müvekkil şirketin belediyeye rücu hakkı bulunduğu"nun belirtildiği; müvekkilşirketçe ödenen toplam 21.205,76-TL’sının asli kusuruna göre %75 (2/8) lik kısmı olan 15.904,32-TL.sının, ödemetarihinden işleyecek faizi ile birlikte davalı belediyeden talep edildiğini ancak Davalının ödeme yapmadığını ifade ederek;fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak rücu tazminatları olan 15.904,32-TL.nın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecekavans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle 27.11.2015 tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır.DENİZLİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ: 8.12.2015 gün ve E:2015/1412, K:2015/978 sayı ile, “(…)Davanın, davalının hizmet kusuruna dayalı olarak açıldığı, bu şekli ile davalı aleyhine ancak idari yargı yerinde tam yargıdavası ikame edilebileceği anlaşılmakla adli yargının yargı yolu bakımından görevsiz bulunması nedeniyle davadilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davanın, davalının hizmet kusuruna dayalı olarak açıldığı, bu şekli ile davalı aleyhine ancak idari yargı yerindetam yargı davası ikame edilebileceği anlaşılmakla adli yargının yargı yolu bakımından görevsiz bulunması nedeniyle davadilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine…” karar vermiş, bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.Davacı vekili bu defa, aynı istemle, 15.3.2016 tarihinde idari yargı yerinde dava açmıştır.DENİZLİ İDARE MAHKEMESİ: 28.3.2016 gün ve E:2016/318, K:2016/203 sayı ile, “(…) 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu'nun 1.maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirtmek olduğu; "Kapsam"başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiştir.Öte yandan, Aynı Kanunun 19.01.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasa'nın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde " İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanlar dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birindeaçılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." hükmüne, Geçici 21. maddesinde de; "BuKanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkin hükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önce idari yargıda veAskeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmaz” hükmüne yer verilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden; davacı şirkete ait Yeliz ÖZDEMİR'in sevk ve idaresindeki 20 ALA 77plakalı aracın 16.03.2015 tarihinde Denizli İli, Pamukkale İlçesi, Kayhan Mahallesi, 2040 sokak üzerinde seyir halindeiken yol üzerindeki logar kapağının yüksekte kalması sebebiyle uğranıldığı ileri sürülen 15.904,32.-TL zararın tazmininekarar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Yukarıda anılan mevzuat hükümleri ve dava dosyasının birlikte değerlendirilmesinden, 2918 sayılı Kanun'un110. maddesinde yapılan söz konusu değişiklik sonrasında, trafik kazası nedeniyle açılacak sorumluk davalarında Kanundeğişikliğinin yürürlüğe girdiği 19.01.2011 tarihi sonrasında açılan davalarda adli yargı mercilerinin görevli olduğu
anlaşıldığından görülmekte olan bu davanın adli yargı mercilerinin görevine girmesi nedeniyle görev yönünden reddinekarar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 05.11.2012 tarih ve E:2012/144, K:2012/224 sayılı kararı da buyöndedir.Açıklanan nedenlerle, 2577 sayılı Kanun’un 14/3-a ve 15/1-a maddeleri uyarınca davanın Görev YönündenReddine…” karar vermiş; itiraz edilmesi üzerine Denizli Bölge İdare Mahkemesince, 10.6.2016 gün ve E:2016/812,K:2016/744 sayı ile, itiraz istemi reddedilerek anılan karar onanmış ve kesinleşmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, YusufZiyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 26.12.2016 günlü toplantısında:l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, adli veidari yargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu,idari yargı dosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlik kararınıveren mahkemece, adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkinherhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.I-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in, davanın çözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, karayolunda meydana gelen trafik kazasında sigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigortaşirketinin, zararın sorumluluğu oranındaki kısmının davalı idarece giderilmesi isteminden ibaret bulunan bir rücuentazminat davasıdır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleribelirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumlu olduğuyolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasındaolduğu belirtilmiştir.Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmış bulunandavalara uygulanmaz” denilmiştir.Dosyanın incelenmesinden; davacı şirket tarafından sigortalanan 20 ALA 77 plakalı aracın, 16/03/2015tarihinde Y.Ö. sevk ve idaresinde, Denizli Pamukkale İlçesi, Kayhan Mahallesi, 2040 sokak üzerinde seyrederken çoksayıda çukurun bulunduğu, rögar kapaklarının yüksekte kaldığı yolda, aracın alt kısımlarının demir rögar kapağınaçarpması neticesinde araçta hasar meydana geldiği, kazanın oluşumunda yolun bakım ve onanırımdan sorumlu kurumveya kuruluşun kusurlu olduğu, hasar bedelinin davacı şirket tarafından ödendiği, bu zararın, sorumluluğu oranındakikısmının davalı idarece tazminine karar verilmesi istemiyle dava açıldığı anlaşılmıştır.2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesive Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şugerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli veidari yargı ayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkilikılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı, özel hukuk alanına giren konulardaadli yargı görevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanına giren bir uyuşmazlığın çözümünde adli yargınıngörevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığın çözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarar göreninasker kişi ya da memur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçitte meydana gelmesidurumlarına göre farklı yargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarınınadli yargıda görüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusudavalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesinin hızlandırıldığı, bu suretle kısa sürede sonuç alınmasının olanaklı kılındığı ve bununsöz konusu davaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanan
sorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden,bu nedenle aynı tür risk üreten araçlar arasında özel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any.Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıdagerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adli yargının görevineverebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememiz olmaküzere diğer yargı organları bakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşlarıve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile, çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazminiistemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin 8.12.2015 gün ve E:2015/1412, K:2015/978 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.S O N U Ç
: Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Denizli Asliye TicaretMahkemesinin 8.12.2015 gün ve E:2015/1412, K:2015/978 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 26.12.2016 gününde Üye Süleyman Hilmi AYDIN’ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLEKESİN OLARAK karar verildi. BaşkanNuriNECİPOĞLU
ÜyeAliÇOLAK
ÜyeSüleyman HilmiAYDINÜyeYusuf ZiyaattinCENİK
ÜyeMehmetAKBULUTÜyeAlaittin AliÖĞÜŞ
ÜyeYükselDOĞAN
KARŞI OY 3.11.2015 tarih ve 29521 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 28.9.2015 gün veE:2015/670, K:2015/671 sayılı kararında belirtmiş olduğum düşünce doğrultusunda sayın çoğunluğun görüşünekatılamıyorum.26.12.2016
ÜYE
Süleyman Hilmi AYDIN