T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİHUKUK BÖLÜMÜESAS
NO : 2016/521KARAR NO : 2016/631KARAR TR : 26.12.2016 ÖZET : 2981 sayılı Yasa kapsamında tapu tahsisbelgesinin tanıdığı hak sahipliği nedeniyle, davalıbelediye adına kayıtlı taşınmazın tapusunun iptaledilerek davacı adına tescili istemiyle açılan davanınİDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı
: Y.P.Vekili
: Av. C.Ü.Davalı
: Gebze Belediye Başkanlığı
Vekilleri
: Av. M.T., Av. T.D., Av. K.T. O L A Y
: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, mülkiyeti davalı Belediye’ye ait bulunan Gebze,Mustafa Paşa Mah. 81 pafta, 321 ada 64 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tek katlı yığma konut inşa ederek ikametetmekte iken, 24.02.1984 tarihinde yürürlüğe giren 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı YapılaraUygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun gereğincetapu veya tapu tahsis belgesi almak için gerekli başvurularda bulunduğunu, kendisine Tapu Tahsis Belgesi verildiğini, müracaat masrafı ve taşınmazın vergilerini de ödediğini; bu taşınmazın, daha sonra imar uygulamasına tabi tutularakGebze, Mustafa Paşa Mahallesi 3166 ada, 9 parsel sayılı taşınmaz olarak sınırlandırıldığını; müvekkilinin, 2981 sayılıkanunla kurulan yeminli özel teknik büroya başvurarak dosya tanzim ettirdiğini ve dosyanın davalı Belediyeyesunulduğunu; Tahsis Belgesi’nde belirtildiği üzere tasarrufundaki taşınmaz kısmının, 23.06.1987 tarih ve 2135 sayılı yazıile müvekkilinin adına tahsis edildiğini; bu yapının, 2981 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince “muhafaza edilecek”yapılardan olduğunu; Tespit Formunda da belirtildiği üzere 1981 yılından önce yapıldığını; 2981 sayılı yasanın 10/amaddesinden bahisle; taşınmazın bulunduğu Gebze, Mustafa Paşa mahallesinde kadastro çalışmalarının 1960'lı yıllardayapılıp tamamlandığını, 2981 sayılı yasanın yürürlük tarihinden itibaren Belediyece sayısız imar uygulaması yapıldığını,buna rağmen müvekkiline tapu verilmesi gerekirken, bugüne kadar tapu verilmemiş olmasının, yasa hükmüne aykırılıkoluşturduğunu; 2981 sayılı yasanın 7. maddesinin 9. paragrafında, “(Ek fıkra: 3366 - 18.5.1987) 2981 sayılı Kanun'agöre kurulan yeminli özel teknik bürolar, kendilerine intikal eden müracaatlara ilişkin tespit ve değerlendirme işlemlerineait dosyaları en geç 7 Eylül 1987 tarihine kadar tamamlayarak sonuçlandırması için belediye, hazine, özel idare veyavakıflar idaresine teslim etmekle ve bu idareler de, kendilerine intikal eden dosyaları, intikal tarihinden itibaren en geç 3ay içinde sonuçlandırmakla görevli ve sorumludurlar ” hükmüne yer verilmiş olmasına rağmen, aradan geçen 26 yıllıksüre boyunca bu işlemin tamamlanmamış olması ve müvekkilinin yasa ile tanınan mülkiyet hakkını elde edememesinin,davalı kurumun görev ihmalini gösterdiğini; 23.07.1986 tarihinde yürürlüğe giren 3290 sayılı Kanun İle Bazı MaddeleriDeğiştirilen ve Bazı Maddeler Eklenen 2981 sayılı Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 25. maddesinde, “Islahimar planı hazırlanıp onaylandıktan ve Kanunun 10. madde (c) bendi gereğince, kesin parselasyon durumu belirleniptapuya tescil edildikten sonra, durum, belediye veya valilikçe gecekondu sahiplerine duyurulur. Gecekondu sahibi taputahsis belgesi ile birlikte, arsa tahsis eden kuruluşa müracaat ederek satın alma işlemini sonuçlandırır ve tapu idaresindentapusunu alır” hükmüne yer verilmiş ise de, müvekkiline dava tarihine kadar ıslah imar planı yapıldığı şeklinde birbildirimde bulunulmadığını, bu nedenle tapu alınması için başvuru yapılamadığını; davalı kurum nezdinde yapılanbaşvurularda ise, davalı kurumun ısrarla tapu vermeye yanaşmadığını, rayiç bedel adı altında keyfi olarak belirlenenyüksek maliyetlerle müvekkilini taşınmazı satın almaya zorladığını ifade ederek; Gebze, Mustafa Paşa Mah. 3166 ada, 9parsel sayılı taşınmazın davalı Belediye adına olan tapusunun iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesi istemiyle,20.11.2013 tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır.Davalı vekili süresi içerisinde sunduğu cevap dilekçesinde; davanın idari yargı yerinde çözülmesi gerektiğindenbahisle görev itirazında bulunmuştur.Gebze 4.Asliye Hukuk Mahkemesi: 28.2.2014 gün ve E:2013/538, K:2014/64 sayı ile, “ (…) Davacı 2981sayılı İmar Affı Kanunu çerçevesinde davalı İdare'den aldığı 23/06/1987 tarihli tapu tahsis belgesi çerçevesinde01/04/2013 tarihli tapu talebini havi dilekçesinin yanıtlanması üzerine mahkememize tapu tahsis belgesine dayalı olaraktapu iptali ve tescil davası açmıştır.Davacı vekili dava dilekçesinde 2981 sayılı Yasa'nın aradığı tüm koşulların oluştuğunu, buna karşın tapuverilmesi gerektiği halde davalı idare'nin tapu vermek için para istediğini belirterek, davacı Y.P.'e tahsis edilen yerintapusunun verilmesini talep ettiğinden taşınmaz üzerinde mülkiyet iktisap yollarına ilişkin TMK hükümlerine değil 2981sayılı Yasa'da öngörülün hak sahipliği esasına dayanmakta olup, hak sahibi olduğunun tespiti, davalı taraf ise haksahipliğinin geçersiz duruma geldiğini ileri sürdüğü eldeki davada uyuşmazlığın çözümü 2981 sayılı İmar ve Gecekondu
Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin DeğiştirilmesiHakkında Kanuna dayanılarak açılan tapu iptali ve tescil davasında, tapu tahsis belgesinin geçerliği araştırılarak, İdare'nindavacının talebine cevap vermeyerek örtülü şekilde talebini red işlemi sorgulanması zorunlu olarak ele alınmasıgerektiğinden, davanın görüm ve çözüm yerinin idari yargı yolu olduğu…” gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş; temyizedilmesi üzerine Yargıtay 14.Hukuk Dairesi: 23.10.2015 gün ve E:2014/14528, K:2015/9437 sayı ile, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanununun “idari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı” başlıklı 2. maddesinde idari dava türleri veidari yargı yetkisinin düzenlendiği; somut olaya bakıldığında; davacının, tapu tahsis belgesine dayanarak tapu iptali vetescil talebinde bulunmuş olduğu; davada, idari bir işlem ve kararın iptali istenmediğinden uyuşmazlığın adli yargıdaçözümlenmesi gerektiğinden bahisle; temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasına karar vermiştir.GEBZE 4.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 18.3.2016 gün ve E:2015/714 sayı ile, “Davacı tarafın görevitirazı mahkemece 28.02.2014 tarihinde kabul edilerek görevsizlik kararı verilmiş, kararın Yargıtay 14.Hukuk Dairesi’nin23.10.2015 tarihli bozma kararı üzerine mahkememizce 18.03.2016 tarihinde uyulma kararı vererek, dava konusuuyuşmazlıkta Adli Yargı'nın görevli olduğu benimsendiğinden, davalı vekilinin idari yargının görevli olduğu yönündekitalebinin reddine,” demek suretiyle, görevli olduğunu kabul etmiştir.Davalı vekilinin idari yargı yararına olumlu görev uyuşmazlığı çıkartılması yolunda süresi içinde verdiği dilekçeüzerine; dilekçe, 12.4.2016 tarihli, E:2015/714 sayılı ara kararı ve dava dosyasının onaylı bir örneği ile birlikte DanıştayBaşsavcılığı'na gönderilmiştir.DANIŞTAY BAŞSAVCISI: “Gebze İlçesi, Mustafa Paşa Mahallesi, 3166 ada, 9 parsel (eski, GazilerMahallesi 81 pafta, 321 ada, 64 parsel) sayılı taşınmaz üzerindeki tapu tahsis belgesi bulunan gecekondu nedeniyletaşınmazın davalı belediye adına olan tapu kaydının iptal edilerek davacı adına tescili istemiyle adli yargıda açılan davada,davalı idare tarafından davanın görüm ve çözümünün idari yargının görevine girdiği ileri sürülerek görev itirazındabulunulmuş, itirazın kabulü ile davanın görev yönünden reddine ilişkin kararın temyizen bozulmasından sonra adli yargıyerince, 2247 sayılı Yasanın 10. maddesinin 3. fıkrası uyarınca açıkça görevli olduğu yolunda karar verilmemişse de,Yargıtay'ın bozma ilamına uyulduğu belirtilerek yargılamaya devam olunduğu, bunun üzerine davalı idarece olumlu görevuyuşmazlığı çıkarılmasının istenilmiş olduğu anlaşılmakla, 2247 sayılı Yasanın 10. maddesine aykırılık bulunmadığısonucuna varılarak gereği düşünüldü.2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmarKanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanunun tespit ve değerlendirme işlemleri başlıklı 8. maddesindetespit kapsamına, temel inşaatı tamamlanmış veya sömel betonları dökülmüş olmak kaydı ile hazine, belediye, il özelidarelerine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare etmekte olduğu arsa veya arazilerdeki inşaatına Kanunun 14.maddesinin (f) fıkrasındaki tarihlerden önce başlanmış mesken, kısmen işyeri ve konut olarak kullanılan veya evvelcekonut olarak kullanılıp sonra işyerine çevrilen gecekondular ile imar mevzuatına, ruhsat ve eklerine aykırı tüm yapılarındahil olduğu hükme bağlanmıştır. Aynı Yasanın 10. maddesinde, bu Kanun hükümlerine göre, hazine, belediye, il özelidarelerine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa veya araziler üzerinde, gecekondu sahiplerinceyapılmış yapıların, 12. madde hükümlerine göre tespit ettirildikten sonra, kayıt maliki kamu kuruluşunca bu yerin haksahibine tahsis edileceği ve bu tahsisin yapıldığının tapu sicilinin beyanlar hanesinde gösterilerek ilgilisine "Tapu TahsisBelgesi" verileceği; tapu tahsis belgesinin, ıslah imar planı veya kadastro planları yapıldıktan sonra hak sahiplerineverilecek tapuya esas teşkil edeceği, hak sahibi olmadığı halde tapu verilen kişilerin tapularının resen iptal edileceği; aynıYasanın 13. maddesinin 1. fıkrası (b) bendinde; hazine, belediye, il özel idarelerine ait veya Vakıflar GenelMüdürlüğünün idaresinde olan veya bu Kanun uyarınca mülkiyetlerine geçen arsa veya araziler üzerinde ıslah imarplanları ile meydana getirilen imar parselleri içinde hak sahiplerine, yapılarının işgal ettiği arazi de dikkate alınarak ıslahimar planında getirilen ölçülere uygun şekilde arsa veya hisse tahsis edileceği; gecekondusu muhafaza edilemeyen haksahiplerine aynı bölgede veya diğer gecekondu ıslah veya önleme bölgesinden başka bir arsa veya hisse verileceği; aynımaddenin 2. fıkrasında da, bulundukları yerde korunamayan gecekondu sahiplerinden hak sahibi sıfatı taşıyanlara, birgecekondu önleme veya ıslah bölgesinde veya yakın bölgelerde yapılmış ıslah imar planı içinde meydana gelen boş imarparsellerinin müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esasına göre verileceği hükme bağlanmış; 14. maddesinde ise bu kanunhükümlerinden yararlanamayacak olan yapılar ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.Dosyanın incelenmesinden, Gebze Belediye Başkanlığına ait taşınmaz üzerinde davacıya ait gecekondunedeniyle 2981 sayılı Yasadan yararlanmak amacıyla yapılan başvurunun kabul edilerek davacıya tapu tahsis belgesiverildiği, davacı tarafından davalı belediyeye yapılan başvuruların zımnen reddedilerek tapu verilmemesi üzerinetaşınmazın belediye adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescili istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.2981 sayılı Yasa hükümlerine göre, idarenin, hak sahibi olduğu saptanan kişilere tapu vermek, şartlarıtaşımayanların tapularını resen iptal etmek konusundaki yetkisinin idari nitelik taşıyan uygulama işlemlerinin doğrudan birsonucu olarak kullanılması ve bu yolla kurulan mülkiyetin de Medeni Kanun hükümleri dışında idari bir işlemin icrasıniteliğini taşıması karşısında, uyuşmazlığın bu uygulama işlemlerinin dayanağı olan 2981 sayılı Yasal düzenlemeçerçevesinde çözümlenmesi gerekmektedir.Bu durumda, davacı adli yargı yerinde tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmış ve idari bir işlemin iptaliniistememişse de, davacının dava açmaktaki asıl amacı, taşınmazın Medeni Kanun hükümleri uyarınca adına tescilinisağlamak değil, 2981 sayılı Yasa uyarınca verilen tapu tahsis belgesine dayalı olarak idari tescil yoluyla tapu almak içinyaptığı başvuruların davalı idarece yanıt verilmeyerek reddi üzerine tescilin gerçekleştirilmesi olup, uyuşmazlığa konuzımni ret işleminin dayanağı olan 2981 sayılı Yasada öngörülen hak sahipliği esaslarının uygulanmasından kaynaklananuyuşmazlığın çözümünde idari yargı yerleri görevli bulunmaktadır.Nitekim Gebze İlçesi, Mustafa Paşa Mahallesi, 3132 ada, 2 parselle ilgili olarak davacısı Şeref Karataştarafından Gebze 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde aynı nitelikte açılan davada verilen 27.05.2015 gün ve E:2015/193sayılı görevlilik kararına yapılan itiraz sonrasında Başsavcılığımıza gelen ve E:2015/86 esasına kayıt olan dosyada verilen
18.9.2015 günlü olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına ve dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine ilişkinkarar sonrasında Uyuşmazlık Mahkemesinin 30.11.2015 gün ve E:2015/758, K:2015/775 sayılı kararıyla da davanınçözümünde İdari Yargı yerinin görevli olduğuna karar verilmiştir.SONUÇ: Açıklanan nedenle, 2247 sayılı Yasa'nın 10'uncu maddesi uyarınca, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına ve dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine …”karar vermiştir.Başkanlıkça, 2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesine göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın yazılı düşüncesiistenilmemiştir.İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK,Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 26.12.2016 günlü toplantısında:l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, davalıvekilince anılan Yasanın 10. maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak görev itirazında bulunulduğu, bunun üzerineadli yargı yerince, dava dilekçesinin görev-yargı yolu yönünden reddine karar verildiği, ancak bu kararın temyizenbozulmasından sonra, 2247 sayılı Yasanın 10. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Mahkemece, Yargıtay'ın bozma ilamınauyulduğu belirtilerek davalı vekilinin görev itirazın reddedildiği, bu aşamadan sonra, davalı vekilince 12. maddedebelirtilen süre içinde başvuruda bulunulması üzerine, Danıştay Başsavcısınca 10.maddede öngörülen biçimde, olumlugörev uyuşmazlığı çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Taşkın ÇELİK’in davanın çözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, üzerinde gecekondu bulunan Gebze İlçesi, Mustafa Paşa Mahallesi, 81 pafta, 321 ada 64 parsel(3166ada, 9 parsel) sayılı taşınmazın, tapu tahsis belgesine dayanılarak Belediye adına olan tapusunun iptal edilerek davacıadına tescili istemiyle açılmıştır.Uyuşmazlığa konu işlemin tesis edildiği ve davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 2981 sayılı İmar veGecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir MaddesininDeğiştirilmesi Hakkında Kanun, imar ve gecekondu mevzuatına aykırı olarak inşa edilmiş ve inşa halindeki bütün yapılarhakkında uygulanacak işlemleri düzenlemek ve bu işlemlere dair müracaat, tespit, değerlendirme, uygulama ve duyuruesaslarını ve ilgili diğer hususları belirlemek amacını taşımakta olup, valilik veya belediyelerce yetki ve sorumlulukalanlarında ıslah imar düzenlemeleri yapılmak suretiyle, yeniden gecekondu yapılmasının önlenmesi için temin edilecekarsaların ve muhafazası mümkün görülen gecekonduların Yasa’da öngörülen usul ve esaslara göre hak sahipliği belirlenenkişilere verilmesine olanak sağlamıştır.
Nitekim, anılan Yasa’nın “Tapu Verme” başlıklı 3290 sayılı Yasa ile değişik 10. maddesinin (a) bendinde, “BuKanun hükümlerine göre hazine, belediye, il özel idaresine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa veyaaraziler üzerinde, gecekondu sahiplerince yapılmış yapılar, 12 nci madde hükümlerine göre tespit ettirildikten sonra, kayıtmaliki kamu kuruluşunca bu yer hak sahibine tahsis edilir ve bu tahsisin yapıldığı tapu sicilinin beyanlar hanesindegösterilerek ilgilisine “Tapu Tahsis Belgesi” verilir. Tapu tahsis belgesi, ıslah imar planı veya kadastro planları yapıldıktansonra hak sahiplerine verilecek tapuya esas teşkil eder. (Ek: 18/5/1987-3366/4 md.) Ancak ıslah imar planı veyakadastro planları ile belirlenen alanlarda tapu tahsis belgesi yerine hak sahiplerine doğrudan tapuları verilebilir” hükmüneyer verilmiştir.Buna göre, Yasa’da öngörülen usul ve koşullara uygunluğu saptananlara hak sahipliği ölçütüne dayalı olarakarsa veya hisse tahsis edilmekte ve gerekli düzenlemeler tamamlandıktan sonra da, yapılmış olan tahsis esas alınarakidarece hak sahiplerine tapu verilmektedir.2981 sayılı Yasa hükümlerine göre, idarenin hak sahiplerine "tapu vermek" ya da 10. maddesinin b bendindebelirtildiği gibi hak sahibi olmadıkları anlaşılanlara verilmiş olan "tapuları resen iptal etmek" şeklindeki bu yetkilerini idarinitelik taşıyan uygulama işlemlerinin doğrudan bir sonucu olarak kullanması ve ayrıca bu şekilde kurulan mülkiyet,Medeni Kanun hükümleri dışında ve özel bir kanun hükmü gereğince idari tescile dayandığı gibi tapuya yapılan tescilinde, bu idari işlemin icrası niteliğinde olması karşısında, uyuşmazlığın sözü edilen uygulama işlemlerinin dayanağı olan yasaldüzenleme çerçevesinde çözümlenmesi gerekeceği açıktır.Dava dosyasının incelenmesinden; davacı vekilinin, müvekkilinin üzerinde tek katlı yığma konut niteliğindekigecekondusunun bulunduğu taşınmaz için 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazıİşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun ile 2981 sayılı Kanunun bazıMaddelerinin Değiştirilmesi ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesi Hakkında 3290 sayılı Kanunun aradığı tümkoşulların yerine getirildiğini; anılan Yasa uyarınca tapu tahsis belgesi verilmesine karşın, adına tescil edilmemesinedeniyle taşınmazın Belediye adına olan tapusunun iptal edilerek müvekkili adına tescili istemiyle bakılan davayı açtığıanlaşılmıştır.Bu duruma göre, davacının taşınmaz üzerindeki iddiası, gayrimenkul mülkiyetinin iktisap yollarına ilişkinMedeni Kanun hükümlerine değil, 2981 sayılı Yasa’da öngörülen hak sahipliği esasına dayandığı, hak sahipliğinin tespitive geri alınmasının idari usul ve esaslar çerçevesinde belirlendiği göz önüne alındığında, uyuşmazlığa konu işlemin tesisedildiği ve davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 2981 sayılı Yasa’ya dayanılarak açılan tapu iptali ve tescildavasının görüm ve çözümü idari yargı yerinin görevine girmektedir.Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcısı’nca yapılan başvurunun kabulü ile davalı vekilinin görev itirazınınGebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesince reddine ilişkin 18.3.2016 gün ve E:2015/714 sayı kararın kaldırılması
gerekmiştir.S O N U Ç : Davanın çözümünde İDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Danıştay Başsavcısı’ncayapılan BAŞVURUNUN KABULÜ ile davalı vekilinin GÖREV İTİRAZININ REDDİNE İLİŞKİN Gebze 4. AsliyeHukuk Mahkemesinin 18.3.2016 gün ve E:2015/714 sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 26.12.2016 günündeOY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. BaşkanNuri NECİPOĞLU
ÜyeAliÇOLAK
ÜyeSüleyman HilmiAYDINÜyeYusuf ZiyaattinCENİK
ÜyeMehmetAKBULUTÜyeAlaittin AliÖĞÜŞ
ÜyeYükselDOĞAN