T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO
: 2016 / 600
KARAR NO : 2016 / 636
KARAR TR
: 26.12.2016ÖZET: Davalı kurum bünyesinde 11.05.1987-11.07.2011 tarihleri arasında mevsimlik işçi,11.07.2011-01.03.2013 tarihleri arasında 657 sayılıKanun'un 4/C maddesi kapsamında geçicisözleşmeli personel olarak çalışan davacının, emekliolduğu tarih itibarıyla hizmet akdine dayalı işçistatüsünde çalıştığı döneme ilişkin hak ve alacaklarıdikkate alınmadan eksik ödenen kıdem tazminatınınfaizi ile birlikte ödenmesi istemiyle açılan davanın,ADLİ YARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiğihk.
K A R A R
Davacı
: R.D.Vekili
: Av. M.K.Davalı
:Orman Genel Müdürlüğüne İzafeten Tavşanlı Orman İşletme Müdürlüğü
Vekili
: Av. B.Ö. B. O L A Y
: Davacı vekili; Tavşanlı Orman İşletme Müdürlüğü'nde çalışmakta iken emekli olan müvekkilidavacının, emeklilik nedeniyle iş sonu tazminatı ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Orman GenelMüdürlüğü Kütahya Orman Bölge Müdürlüğü Personel Şube Müdürlüğü'nün 09/07/2014 tarih ve 986 sayılı işlemininiptali ile 21.693,77 TL iş sonu tazminatının emeklilik tarihinden itibaren Merkez Bankası tarafından belirlenen bir yıllıkmevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tahsili istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.Eskişehir 2.İdare Mahkemesi: 20.08.2014 gün ve E:2014/771, K:2014/692 sayılı kararı ile: “2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konuve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan"iptal davaları" idari dava türleri arasında sayılmıştır.Anılan Yasanın 14. maddesinde; dava dilekçelerinin görev ve yetki yönünden inceleneceği, 15/1-a fıkrasında;adli ve askeri yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine karar verileceği hükmü öngörülmüştür.İdari işlemler, idari makam ve mercileri tarafından bir kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla ve kamusal usul veyönetmeler izlenerek (gerektiğinde kamu gücü kullanılarak) tesis edilen, tek yanlı (ilgilisinin iradesinden bağımsız) ve icrai(doğrudan uygulanabilir) nitelikte hukuki tasarruflardır.Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden, davacının davalı kurum bünyesinde 11.05.1987 - 11.07.2011tarihleri arasında mevsimlik işçi olarak, 11.07.2011 tarihi ile emekli olduğu tarih arasında 657 sayılı Kanun'un 4/Cmaddesi kapsamında geçici sözleşmeli personel olarak çalıştığı, mevsimlik işçi kapsamındaki hizmetleri ile 4/Cmaddesindeki hizmetlerinin birleştirilmesi talebinde bulunduğu, birleştirilme neticesinde emeklilik talebi kabul edilerek01.03.2013 tarihinden itibaren emekli maaşı bağlandığı, iş sonu tazminatı talebiyle başvuruda bulunduğu, başvurununreddine ilişkin Kütahya Orman Bölge Müdürlüğü Personel Şube Müdürlüğü'nün 09/07/2014 tarih ve 986 sayılı işlemininiptali ile 21.693,77 TL iş sonu tazminatının emeklilik tarihinden itibaren Merkez Bankası tarafından belirlenen bir yıllıkmevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte tarafına ödenmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.Davacı ile davalı arasındaki ilişki İş Kanunu'ndan kaynaklandığı anlaşılmakla, taraflar arasındaki İş Kanunuilişkisinden kaynaklanan işleme yönelik davanın görüm ve çözümünün adli yargı mercilerinin görev alanına girdiğisonucuna ulaşılmıştır”Şeklindeki gerekçeyle, davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 15/1-a. maddesi hükmü uyarıncagörev yönünden reddine karar vermiş, yasa yoluna başvurulmaması sebebiyle karar 16/10/2014 tarihinde kesinleşmiştir.Davacı vekili bu kez benzer vakıaları ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 21.693,77 TLkıdem tazminatı alacağının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talebiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.Tavşanlı İş Mahkemesi: 21.07.2016 gün ve E:2015/344, K:2016/405 sayılı kararı ile:“Dava, işçilik alacağının tahsili istemine ilişkindir.5620 sayılı Kamuda Geçici İş Pozisyonlarında Çalışanların Sürekli İşçi Kadrolarına veya Sözleşmeli PersonelStatüsüne Geçirilmeleri, Geçici İşçi Çalıştırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunincelendiğinde; madde 1/a-b-c bentlerinde sayılı kamu kurum ve kuruluşlarında 2006 yılı içerisinde usulüne uygun olarakvizesi yapılmış geçici iş pozisyonlarında toplam 6 ay veya daha fazla süreyle çalışmış olan geçici işçileri kapsadığı
anlaşılmaktadır.Madde 2/1’de, belirtilen şartlara haiz geçici işçilerin istekleri halinde 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı DevletMemurları Kanunu'nun 4 üncü maddesinin (b) fıkrası hükümleri uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarına geçirileceğihüküm altına alınmıştır.Madde 2/3'de, "İlgili idare, kurum ve kuruluşlarca yapılan tespitler sonucunda, sözleşmeli personel statüsünegeçirilmeleri öngörülen geçici işçilere ilgili idare, kurum ve kuruluşların kararları tebliğ edilir. Tebliğ yapılan geçici işçi,sözleşmeli statüye geçirilmeye veya mevcut statüsünde çalışmaya devam etmesine ilişkin tercihini tebliğ tarihinden itibaren15 gün içerisinde yazılı olarak ilgili idare, kurum veya kuruluşa bildirir. Söz konusu süre içerisinde tercihini bildirmeyengeçici işçiler için ilgili idare, kurum ve kuruluşların kararları uygulanır."Madde 2/10'da, "Sözleşmeli personel statüsüne geçirilenlere iş mevzuatına göre herhangi bir tazminatödenmez. Bu personelin önceden kıdem tazminatı ödenmiş süreleri hariç, kıdem tazminatına esas olan toplanı hizmetsüreleri, 657 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin (b) fıkrasında belirtilen iş sonu tazminatına hak kazanmada ve hesabındadikkate alınır."657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun geçici 37/4 maddesinde, "Bu madde hükümlerine göre memurkadrolarına atananların, 4 üncü maddenin (b) fıkrası ve 4924 sayılı Kanun uyarınca sözleşmeli personel pozisyonlarındageçirdikleri hizmet süreleri, öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri dereceleri aşmamak kaydıyla kazanılmış hakaylık derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilir. Bunlar, atandıkları kadronun mali ve sosyal haklarına görevebaşladığı tarihi takip eden aybaşından itibaren hak kazanır ve önceki pozisyonlarında aldıkları mali ve sosyal haklarhakkında herhangi bir mahsuplaşma yapılmaz."Geçici 37/5 maddesinde, "Bu madde kapsamında memur kadrolarına atananlara iş sonu tazminatı ödenmez.Bu personelin önceden iş sonu tazminatı ödenmiş süreleri hariç, iş sonu tazminatına esas olan toplam hizmet süreleri,08/06/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu uyarınca ödenecek emekli ikramiyesineesas toplam hizmet süresinin hesabında dikkate alınır." hükümleri yer almaktadır.Yukarıda zikredilen mevzuat hükümlerine göre davacı 01/11/2007 tarihinde isteği ile 657 sayılı DevletMemurları Kanunu'nun 4 üncü maddesinin (b) fıkrası hükümleri uyarınca: sözleşmeli personel pozisyonuna geçmiş,11/07/2011 tarihinde de 632 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4 üncü maddesinin (b) fıkrası ile 4924 sayılı Kanunuyarınca Sözleşmeli Personel Pozisyonlarında Çalışanların Memur Kadrolarına Atanması Amacıyla Devlet MemurlarıKanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'naeklenen geçici madde 37'ye göre yazılı olarak başvurması ile kadrolu memur olarak atanmıştır.5620 sayılı Kanunu'nun 2/10. maddesinde, mevsimlik işçi statüsünden sözleşmeli personel statüsüne geçiştetazminat ödenmeyeceği, mevsimlik işçi statüsünde çalışılan sürenin iş sonu tazminatına hak kazanmada ve hesabındadikkate alınacağı belirtilmiştir.657 sayılı Kanunu'nun geçici 37/5 maddesinde, sözleşmeli personel statüsünden kadrolu memur statüsünegeçişte iş sonu tazminatı ödenmeyeceği, toplam hizmet sürelerinin emekli ikramiyesine esas toplam hizmet süresininhesabında dikkate alınacağı belirtilmiştir.Tüm bu açıklamalar ışığında ilgili mevzuat hükümlerine göre davacının Orman Genel Müdürlüğündeki tümhizmet süresinin 4857 sayılı İş Kanunu'na göre değil, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre değerlendirilmesigerektiği anlaşılmaktadır.İş bu nedenle uyuşmazlığın çözüm yeri iş mahkemeleri değil, idare mahkemeleridir” gerekçeleriyle yargı yolunailişkin dava koşulu eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiş, taraflarca temyiz edilmeyen kararın01/09/2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Davacı vekili süresi içinde yargı yerleri arasındaki olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için davadosyalarının Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesi için müracaat etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK,Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ınkatılımlarıyla yapılan 26.12.2016 günlü toplantısında:l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli veidari yargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu,idari ve adli yargı dosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacının istemi üzerine son görevsizlikkararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlıkbulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Engin SELİMOĞLU’nun, davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ve Raportör-Hakim Sinem USTA’nın sözlü açıklamaları ile dosyadaki belgelerokunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, davalı kurum bünyesinde 11.05.1987 - 11.07.2011 tarihleri arasında mevsimlik işçi olarak, 11.07.2011tarihi ile emekli olduğu tarih arasında 657 sayılı Kanun'un 4/C maddesi kapsamında geçici sözleşmeli personel olarakçalışan davacının, hizmet akdine dayalı işçi statüsünde çalıştığı döneme ilişkin hak ve alacakları dikkate alınmadan eksiködenen kıdem tazminatının faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır. Buna göre davacının 11.05.1987 tarihinden11.07.2011 tarihleri arasında mevsimlik işçi olarak, 11.07.2011’den emeklilik talebiyle ayrıldığı 01.03.2013 tarihinekadar da 657 sayılı Yasanın 4/C maddesi geçici personel olarak davalı kurum bünyesinde çalıştığı anlaşılmaktadır.5510 sayılı Yasanın 4/a maddesi: “Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından;Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar… sigortalı sayılırlar”
657 sayılı Yasanın 4/C maddesi:” Geçici personel: Bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet olduğuna DevletPersonel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşlerine dayanılarak Bakanlar Kurulunca karar verilen görevlerde vebelirtilen ücret ve adet sınırları içinde sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kimselerdir.Özelleştirme uygulamaları sebebiyle iş akitleri kamu veya özel sektör işverenince feshedilen ve 24/11/1994 tarihlive 4046 sayılı Kanun kapsamında diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakil hakkı bulunmayan personel de bu fıkrakapsamında yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanıncaya kadar istihdam edilebilir. Bu kapsamda istihdamedileceklerin sayısı, öğrenim durumlarına göre çalışma şartları ve bunlara ödenecek ücretler ile diğer hususlar DevletPersonel Başkanlığı ve Maliye Bakanlığının görüşleri üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenir”4/D maddesi: “…(A), (B) ve (C) fıkralarında belirtilenler dışında kalan ve ilgili mevzuatı gereğince tahsis edilensürekli işçi kadrolarında belirsiz süreli iş sözleşmeleriyle çalıştırılan sürekli işçiler ile mevsimlik veya kampanya işlerinde yada orman yangınıyla mücadele hizmetlerinde ilgili mevzuatına göre geçici iş pozisyonlarında altı aydan az olmak üzerebelirli süreli iş sözleşmeleriyle çalıştırılan geçici işçilerdir. Bunlar hakkında bu Kanun hükümleri uygulanmaz.5510 sayılı Yasanın geçici 5. Maddesi: “Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerikapsamındaki sigortalılar için bu Kanuna göre yapılacak toptan ödemelerin, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten öncekihizmet sürelerine ait bölümü, bu Kanunla bazı maddeleri yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümlerine göre bu Kanununyürürlük tarihi itibarıyla hesaplanarak, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih ile toptan ödemenin yapılmasına ilişkin yazılıistek tarihine kadar geçen yıllar için her yılın güncelleme katsayısı ile çarpılarak bulunan tutar, bu Kanunun yürürlüğegirdiği tarihten sonraki süreler için bu Kanuna göre hesaplanan toptan ödeme tutarına ilâve edilerek ödenir”5434 sayılı Yasanın ek 81. Maddesi: “…Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından, 5510 sayılı Kanunun 3 üncümaddesinin birinci fıkrasının (21) numaralı bendinde belirtilen kamu idarelerinde aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birincifıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında geçen uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık süreleri esas alınarakemekli ikramiyesi; anılan Kanunun geçici 4 üncü maddesine göre aylığa veya toptan ödemeye hak kazanan sigortalılarınemeklilik ikramiyesine ilişkin azami süre, hesap yöntemi, emekli ikramiyesinin hesabında kullanılan ödeme unsurları ile buödeme unsurlarına hak kazanma şartlarına ilişkin esas ve usûller, ödeme unsurlarının ikramiye hesabına esas alınan oranve/veya miktarları dikkate alınarak ödenir. Ancak, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında geçen uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık süreleri esas alınarak emekli ikramiyesiödenebilmesi için; iş kanunlarına tabi olarak çalışmış olanların iş sözleşmelerinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecekşekilde sona ermiş olması, sözleşmeli personel statüsünde çalışmış olanların ise hizmet sözleşmelerinin ilgili mevzuatınagöre iş sonu tazminatı veya aynı mahiyette olmakla birlikte başka bir adla ödenen tazminata hak kazanılmasınıgerektirecek şekilde sona ermiş olması şarttır. Ayrıca, bu kişilerin, her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatıveya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreleri ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesiödenmiş olan süreleri, emekli ikramiyesinin hesabında dikkate alınmaz”Hükümlerini havidir.Yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri uyarınca, 11.05.1987 - 11.07.2011 tarihleri arasında “mevsimlik işçi”statüsünde davalı kurumda görev yapmaktayken, isteği üzerine 11.07.2011 tarihinde “geçici personel” (kamu görevlisi)statüsüne geçirilen davacının, “geçici personel” statüsüne geçirilmeyle birlikte 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı GenelMüdürlüğüyle ilişkilendirilmesi gerektiğinden; istekle emekliye ayrıldığı 01.03.2013 tarihinde “iş sonu tazminatı” nın(emekli ikramiyesinin) 657 ve 5434 sayılı Kanunlar uyarınca kendisine ödendiği, dolayısıyla emekli ikramiyesinin (iş sonutazminatının) önceki işçi statüsündeki hizmeti dikkate alınmadan noksan ödendiği yolundaki iddianın, anılan mevzuathükümleri dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.31.5.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 506, 1479, 2925, 2926 ve5434 sayılı Kanunlar kapsamındaki hizmet akdine göre ücretle çalışanlar (Sosyal Sigortalılar), kendi hesabına çalışanlar(Bağ-Kur’lular), tarımda kendi adına ve hesabına çalışanlar (Tarım Bağ-Kur’luları), tarım işlerinde ücretle çalışanlar,(Tarım sigortalıları), devlet memurları ve diğer kamu görevlilerini (Emekli Sandığı İştirakçileri), geçici maddelerle korunanhaklar dışında, sosyal güvenlik ve sağlık hizmetleri yönünden yeni bir sisteme tabi tutmuş, beş farklı emeklilik rejiminiaktüeryal olarak hak ve hükümlülükler yönünden tek bir sosyal güvenlik sistemi altında toplamıştır. 5510 sayılı Kanununiptali amacıyla açılan davada Anayasa Mahkemesi, 15.12.2006 tarih ve E: 2006/111, K: 2006/112 sayılı kararıyla,anılan Kanunun birçok maddesi ile birlikte, bu Kanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı T.C. Emekli SandığıKanunu hükümlerine tabi olarak görev yapmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlilerini diğer sigortalılarla aynısisteme tabi kılan (başta 4/c maddesi) hükümlerin iptaline karar vermiş; bu karardan sonra kabul edilen 17.04.2008 tarihve 5754 sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanunda düzenlemeler yapılmış ve anılan Kanuna eklenen Geçici 1 nci ve Geçici 4ncü maddelerle, 5754 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008 tarihinden önce 5510 sayılı Kanunun 4 ncümaddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanlar (memurlar ile diğer kamu görevlileri) ile bunların dul veyetimleri hakkında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlemyapılacağı hüküm altına alınmıştır. 5754 sayılı Kanunun kimi hükümlerinin iptali istemiyle açılan dava AnayasaMahkemesi’nin 30.3.2011 tarih ve E: 2008/56, K:2011/58 sayılı kararı ile reddedilmiştir.5510 sayılı Kanunun 101 nci maddesinde yer alan “…bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkanuyuşmazlıklar İş Mahkemelerinde görülür.” bölümünün iptali istemiyle yapılan itiraz başvurusunda Anayasa Mahkemesi,22.12.2011 tarih ve E: 2010/65, K: 2011/169 sayılı kararıyla (RG. 25.1.2012, Sayı: 28184) davayı red ilesonuçlandırmakla birlikte; söz konusu kararın Mahkememiz önündeki uyuşmazlığa ışık tutacak şekilde şu gerekçeyedayandırmıştır: “…5754 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmaktaolanlar, evvelce olduğu gibi 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacaklar ve bunların emeklileri bakımından da aynıKanun hükümleri uygulanmaya devam edecek; ancak 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğerkamu görevlileri olarak çalışmaya başlayanlar ise 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi uyarınca, bu Kanun hükümlerine tabisigortalı sayılacak ve haklarında 5434 sayılı Kanun değil, 5510 sayılı Kanun’un öngördüğü kural ve esaslar uygulanacak;
ihtilaf halinde de adli yargı görevli bulunacaktır. 5754 sayılı Kanunun yürürlüğüyle birlikte, artık Sosyal Sigortacılıkesasına göre faaliyet gösteren ve yaptığı, tesis ettiği işlem ve muameleler idari işlem sayılamayacak bir sosyal güvenlikkurumunun varlığından söz etmek gerekli bulunmaktadır. 5754 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce iştirakçisisıfatıyla çalışmakta olan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile emekli sıfatıyla 5434 sayılı Kanun’a göre emekli, dul veyetim aylığı almakta olanlar ve ayrıca memurlar ve diğer kamu görevlilerinden ileride emekliliğe hak kazanacaklaryönünden ise Sosyal Güvenlik Kurumu’nun tesis edeceği işlem ve yapacağı muameleler idari işlem niteliğini korumayadevam edecek, bunlara ilişkin ihtilaflarda da evvelce olduğu gibi idari yargı görevli olmaya devam edecektir… Bubakımdan 5510 sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra, prim esasına dayalı yani sistemin içeriği ve Kanun kapsamındaki işve işlemlerin niteliği göz önünde bulundurulduğunda, itiraz konusu kuralla, yargılamanın bütünlüğü ve uzman mahkemeolması nedeniyle Kanun hükümlerinin uygulanması ile ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümünde iş mahkemeleriningörevlendirilmesinde Anayasa’ya aykırılık görülmemiştir. Ancak, yukarıda açıklandığı üzere 5754 sayılı Kanun’unyürürlüğe girmesinden önce statüde bulanan memurlar ve diğer kamu görevlileri ile ilgili sosyal güvenlik mevzuatınınuygulanmasından doğan idari işlem ve idari eylem niteliğindeki uyuşmazlıklarda idari yargının görevinin devam edeceğiaçıktır…” Yukarıda sözü edilen mevzuat hükümlerinin ve Anayasa Mahkemesi kararının birlikte değerlendirilmesinden,5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce memur ve diğer kamu görevlisi olarak çalışmakta olanlar, daha önceolduğu üzere 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olacakları gibi bunların emeklilikleri bakımından da aynı Kanunhükümlerinin uygulanmaya devam edileceği; ancak, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra memur ve diğer kamugörevlisi olarak çalışmaya başlayanların ise 5510 sayılı Kanun uyarınca ve bu Kanun hükümlerine tabi sigortalı sayılacağı,haklarında 5434 sayılı Kanunun değil 5510 sayılı Kanunun öngördüğü kural ve esasların uygulanacağı dolayısıylaihtilafların da adli yargı yerinde çözümleneceği açıktır.Kaldı ki; T.C. Anayasası’nın 158.maddesindeki “…diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır ” hükmü uyarınca Anayasa Mahkemesi kararının buuyuşmazlığın çözümünde esas alınacağı tartışmasızdır.Bu durumda, 5510 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra da 11/07/2011 tarihine kadar hizmet akdinedayalı işçi statüsünde çalışan davacının, hizmet akdine dayalı işçi statüsünde çalıştığı döneme ilişkin hak ve alacaklardikkate alınmadan eksik ödenen emekli ikramiyesinin ödenmesi istemiyle açtığı davanın; 5510, 5434, 5754 ve 657 sayılıKanun hükümleri dikkate alınarak çözüme kavuşturulacağı gözetildiğinde; adli yargı yerinde görüleceği sonucunavarılmıştırAçıklanan nedenlerle davanın görüm ve çözümü adli yargı yerinin görevine girdiğinden, Tavşanlı İş Mahkemesinin21.07.2016 gün ve E:2015/344 K:2016/405 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Tavşanlı İş Mahkemesinin21.07.2016 gün ve E:2015/344 K:2016/405 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA,26.12.2016 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. BaşkanNuriNECİPOĞLU
ÜyeAliÇOLAK
ÜyeSüleyman HilmiAYDINÜyeYusuf ZiyaattinCENİK
ÜyeMehmetAKBULUTÜyeAlaittin AliÖĞÜŞ
ÜyeYükselDOĞAN