T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO
: 2016 / 601
KARAR NO : 2016 / 637
KARAR TR
: 26.12.2016ÖZET : İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesinegöre açılan itirazın iptali davasının, ADLİ YARGIYERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı
: M. Genel Sigorta A.ŞVekili
: Av.S.K.Davalı
: İstanbul Büyükşehir Belediye BaşkanlığıVekili
: Av.A. A.
(Adli Yargıda)
O L A Y
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket nezdinde teminat altında bulunan sigortalı34 BU 5014 plakalı vasıtanın Çatalca’dan Ova Yeniceköy istikametine seyir halindeyken 5. Bölge Yol bakım veOnarım Müdürlüğü ekiplerince herhangi bir uyarıcı levha ve görevli bulundurmaksızın yol çalışması yapıldığı esnadaçukurdan geçmesi sebebiyle tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, oluşan 590 TL hasarın davacı tarafındanödendiğini, kusuru nedeniyle davalı idare aleyhine ilamsız takip başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterekitirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesi:26.05.2016 gün ve E:2015/42 K:2016/208 sayılı kararı ile “Kaza ile ilgiliÇatalca Jandarma Komutanlığı kayıtları gözetilerek kazanın idarenin hizmet kusuru sonucu oluştuğu, davanın davalınınhizmet kusuruna dayandığı” gerekçesiyle dava dilekçesinin yargı yolu uyuşmazlığı nedeniyle reddine karar vermiş, karartaraflarca temyiz edilmeyerek 18.07.2016 tarihinde kesinleşmiştir.Davacı vekili bu kez davacı şirketin ödediği 590 TL’nin hizmet kusuru nedeniyle rücuan tazmini talebiyle; idariyargı yerinde dava açmıştır.İstanbul 12. İdare Mahkemesi:17.08.2016 gün ve E:2016/1157 sayılı kararı ile “…2577 sayılı İdari YargılamaUsulü Kanunu'nun 14/3. maddesinde, dava dilekçelerinin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konuolacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve 3 ve 5. maddelere uygun olupolmadıkları, yönlerinden sırasıyla inceleneceği, 15/1-a maddesinde ise, adli ve askeri yargının görevli olduğu konulardaaçılan davaların reddine karar verileceği belirtilmiştir.2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’nin 26.12.2013tarih ve E:2013/68 K2013/165 sayılı kararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve malgüvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığıve Kanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgilikuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazasınedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu; meydana gelen zararıntazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır” şeklindekigerekçesi ile davanın adli yargının görev alanına girdiğini belirterek, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş veİşleyişi Hakkında Kanun’un 19.maddesi hükümleri uyarınca görevli yargı merciinin belirlenmesi için dosyanın UyuşmazlıkMahkemesi’ne gönderilmesine karar vermiş, dosya Mahkememize gönderilmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’ nun Başkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK,Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ ınkatılımlarıyla yapılan 26.12.2016 günlü toplantısında:l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27.maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; 2004sayılı İcra ve İflas Kanunu uyarınca yapılan ilamsız takibe yapılan itirazın kaldırılması ve 2918 sayılı Kanun’dankaynaklanan sorumluluk davalarında adli ve idari yargı yerleri arasında 2247 sayılı Kanunun 19.maddesinde öngörülenbiçimde görev uyuşmazlığı doğduğu, idari yargı dosyasının son görevsizlik kararını veren mahkemece, adli yargı dosyasıda temin edilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU’nun, davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ve Raportör-Hâkim Sinem USTA’nın sözlü açıklamaları ile dosyadaki belgelerokunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay SavcısıYakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİGÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, davacı şirket tarafından sigortası yapılan 34 BU 5014 plakalı aracın 31.01.2014 tarihinde, Çatalca’dan
Ova Yeniceköy istikametine seyir halindeyken 5. Bölge Yol bakım ve Onarım Müdürlüğü ekiplerince herhangi bir uyarıcılevha ve görevli bulundurmaksızın yol çalışması yapıldığı esnada çukurdan geçmesi sebebiyle tek taraflı trafik kazasımeydana geldiği, oluşan hasar sebebiyle davacı tarafından ödenen 590 TL’nin tahsili amacıyla İstanbul 32. İcraMüdürlüğünün 2014/16672 esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, davalının ödeme emrine itiraz etmesi üzerineicra takibinin durdurulduğu belirtilerek, davalı idarenin yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesiistemiyle açılmıştır.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “İlamsız takip” başlıklı Üçüncü Bap, 42-49. maddelerinde takip yöntemlerigösterilmiş; değişik 58. maddesinde, takip talebinin icra dairesine yazı ile veya sözlü olarak veya elektronik ortamdayapılacağına işaret edilmiş, değişik 60. maddesine göre, takip talebi üzerine icra müdürünce ödeme emri düzenleneceğive 62-65. maddelerde itiraza ilişkin hükümlere yer verilmiş olup, değişik 66. maddede, süresi içinde yapılan itirazın takibidurduracağı kurala bağlanmıştır.İtiraz nedeniyle takibin durması üzerine alacaklıya, itirazın iptali için Yasada iki yola başvurma olanağı tanınmışolup, bunlardan birincisi, 67. maddeye göre mahkemeye başvurmak, ikincisi ise 68, ek 68/a ve ek 68/b maddelerinegöre tetkik merciinden itirazın kaldırılmasını istemektir.İncelenen uyuşmazlıkta alacaklı konumundaki davacı tarafından, değişik 67. maddeye göre mahkemeyebaşvurmak suretiyle itirazın iptali davası açılmıştır.Söz konusu 67. Madde (Değişik: 18/2/1965 - 538/37 md.), “(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genelhükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.(Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu, takibindehaksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyintahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkumedilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.(Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmekhakkı saklıdır” hükümlerini taşımaktadır.Anılan Yasanın değişik 1. maddesinin birinci fıkrasında, “Her asliye mahkemesinin yargı çevresinde yeteri kadaricra dairesi bulunur” denilmekte olup, yukarıda hükmü yazılı 67. maddede sözü edilen “mahkeme” ile icra dairesininbulunduğu yargı çevresi bakımından bağlı olduğu asliye mahkemesinin anlaşılması ve takip hukukuna özgü bulunan itirazıniptali davasının asliye mahkemesinde görülmesi gerektiği açıktır.Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı”başlıklı 2. maddesinde, idari dava türleri: a)İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, b)İdari eylemve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c)Tahkim yoluöngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi içinyapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar olarak sayılmıştır.Bu duruma göre, İcra ve İflas Kanunu’nun değişik 67. maddesine göre açılan itirazın iptali davasının görüm veçözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Ayrıca, her ne kadar davacı vekili davacı şirketin ödediği 590 TL’nin hizmet kusuru nedeniyle rücuan tazminitalebiyle idari yargı yerinde dava açmış ise de, dava dilekçesinin içeriği ile netice-i talep kısmı bir bütün olup birliktedeğerlendirildiğinde, davacının idari davayı, İstanbul 15.Asliye Hukuk Mahkemesi’nde verilen görevsizlik kararı üzerineve davalı hakkında başlatılan takibin sonuçsuz kalmaması amacı ile açtığı anlaşılmakla, davanın 2004 sayılı İİK’ nun ilgilihükümleri gereğince adli yargıda görülmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Kaldı ki davanın idarenin hizmet kusurusonucu oluşan trafik kazasından kaynaklanan rücuan tazminat davası olarak kabulü halinde de, Mahkememizin yerleşikiçtihatları gereği 2918 sayılı Yasa uyarınca açılan her türlü sorumluluk davalarında adli yargı görevlidir. Açıklanan nedenlerle davanın görüm ve çözümü adli yargı yerinin görevine girdiğinden İstanbul 12. İdareMahkemesi’nin başvurusunun kabulü ile İstanbul 15.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 26.05.2016 gün ve E:2015/42K:2016/208 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul 12. İdareMahkemesi’nin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile İstanbul 15.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 26.05.2016 gün veE:2015/42 K:2016/208 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 26.12.2016 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
BaşkanNuriNECİPOĞLU
ÜyeAliÇOLAK
ÜyeSüleyman HilmiAYDINÜyeYusuf ZiyaattinCENİK
ÜyeMehmetAKBULUTÜyeAlaittin AliÖĞÜŞ
ÜyeYükselDOĞAN