T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO
: 2020 / 53
KARAR NO : 2020 / 124
KARAR TR
: 24.2.2020 ÖZET: Karayolunda meydana gelen trafik kazasındasigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigortaşirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığıdavanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİYARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı
: A. A.T.Sigorta ŞirketiVekilleri
: Av.A.K. ve diğ.Davalılar
: 1-Antalya Büyükşehir Belediye BaşkanlığıVekilleri
: Av.İ. K. ve diğ.İdari Yargıda(Ek olarak) : 2- Karayolları Genel Müdürlüğü O L A Y : Davacı vekili dilekçesinde özetle, müvekkili şirkete sigortalı 07 … 909 plaka nolu çekicininmazot deposunun, 28.05.2014 tarihinde dava dışı R.T.’nin sevk ve idaresinde iken, Antalya İli, Konyaaltı İlçesi,Akdeniz Bulvarı, Serbest Bölge Liman Caddesi ile Shell benzinlik yanındaki bağlantı yolunun ortasında bulunan yağmursuyu drenaj kapağına çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini; tutulan kaza tespit tutanağınagöre kazanın oluşumunda yağmur suyu drenaj hattının bakımından sorumlu olan Konyaaltı Belediye Başkanlığının kusurluolduğunun, sigortalı aracın sürücüsünün ise kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini; Konyaaltı Belediyesi Başkanlığıaleyhine açılan dava ile bu davanın konusunun aynı olduğunu ve söz konusu iki dava arasında hukuki ve fiili bağlantıbulunması nedeniyle iş bu davanın Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/73 E. sayılı dosyası ile birleştirilmesigerektiğini ifade ederek; sigortalı araç için ödenen 10.576,00 TL hasar tazminatının ödeme tarihi olan 23.07.2014tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte rücuen tazmini istemiyle Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı Su veAtıksu İdaresi Genel Müdürlüğü (ASAT Genel Müdürlüğü)ne karşı adli yargı yerinde dava açmıştır.Antalya 10.Asliye Hukuk Mahkemesi: 24.10.2017 gün ve E: 2016/132 sayılı duruşmasında, Antalya 6.AsliyeHukuk Mahkemesinin 2017/173 Esas sayılı dosyası ile Mahkemelerinin dosyasının birleştirilmesine muvafakat edildiği vebunun üzerine Antalya 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.06.2017 gün ve 2017/173-176 esas-karar sayılı kararı ilebirleştirme kararı verilerek dosya aslının mahkemelerine gönderildiği belirtmiştir.Antalya 10.Asliye Hukuk Mahkemesi: 22.2.2018 gün ve E:2016/132 sayı ile, “(…) Dosya incelendi.Araştırılması gereken başka husus kalmadığından açık duruşmaya son verildi.G.D: Gerekçesi gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;1-Davalı ASAT Genel Müdürlüğü aleyhine açılan dava yönünden mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2-HMK'nun 20. maddesi gereğince kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde taraflarınmahkememizden talep etmeleri halinde dosyanın görevli ve yetkili Antalya Nöbetçi Asliye Ticaret MahkemesineGÖNDERİLMESİNE,3-Davalı Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı aleyhine açılan dava yönünden dosyanın tefrik edilerek ayrıbir esasa KAYDEDİLMESİNE…” karar vermiştir.ANTALYA 10.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 5.3.2018 gün ve E:2018//80, K:2018/84 sayı ile, “(…)Dava, davacıya sigortalı aracın mazot deposunun davalının sorumluluğunda olan yağmur suyu drenaj kapağına çarpmasınedeniyle davacının sigortalısına ödediği tazminatın davalıdan rücuen tahsili istemine yöneliktir.Yargı yolu kavramı, bir hukuk sisteminde herhangi bir davanın o hukuk sistemine dahil yargı kollarındanhangisinde bakılacağını ifade eder. Uyuşmazlığa hangi yargı kolunda bakılacağı hususu, davanın genel koşullarından olupmahkemece re'sen dikkate alınması gereklidir. Kamu hizmeti görmekle yükümlü olan Antalya Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı, kamu hizmeti sırasında verdiği zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildir. Hizmet kusurundandolayı açılan davaların İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun'un 2.maddesi uyarınca tam yargı davası olarak ikameedilmesi gerekmektedir. Görev kuralları, kamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınmasızorunludur. Esasen 2918 Sayılı KTK'nun hukuki sorumluluğa ilişkin 85. ve devamı maddelerinde araç işleteninsorumluluğu düzenlenmiş olup, idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan sorumluluğu bu yasa kapsamı dışındatutulmuştur. Bu itibarla mahkememize açılan davada yargı yolunun caiz olmaması, idari yargının görevli, olması nedeniyleHMK 114/b maddesi gereğince yargı yolu caiz olmadığından, HMK., 115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan
davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan nedenlerle;1-Dava konusu uyuşmazlığın 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'un 2/1-b maddesi gereğince İdari Yargıyerinde görülmesi(çözümlenmesi) gerektiğinden, 6100 sayılı HMK'nun 114/1-b maddesinde düzenlenen (yargı yerinincaiz olmaması) dava şartının yokluğu nedeniyle, 6100 Sayılı HMK'nın 115/2 maddesi gereğince, DAVANINUSULDEN REDDİNE,2-) Görevli mahkemenin Antalya İdare Mahkemesi olduğunun tespitine…” karar vermiş, istinaf yolunabaşvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Dördüncü Hukuk Dairesi: 1.10.2019 gün ve E:2019/221,K:2019/1157 sayı ile, “(…) 1-Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTANREDDİNE…” kesin olarak karar vermiş ve Mahkeme kararı kesinleşmiştir.Davacı vekili bu kez aynı istemle 1-Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile 2- Karayolları GenelMüdürlüğüne karşı idari yargı yerinde dava açmıştır.ANTALYA 2. İDARE MAHKEMESİ: 9.12.2019 gün ve E:2019/1139 sayı ile, 2918 sayılı Karayolları TrafikKanununun 1., 2., 10., 19.1.2011 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik 110. ve geçici 21. maddesi hükmüne; ayrıca 2918 sayılı Kanunun 110. maddesinin birinci fıkrasınıniptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvurularıüzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesinin, anılan kuralı Anayasaya aykırı görmeyerek iptal istemini oy birliğiylereddettiği 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararına yer verdikten sonra; “(…) Bu durumda, 2918sayılı Yasanın 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi'nin işaret edilen kararıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hakve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumlulukları ileçalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluştuğu iddia edilen zarar dolayısıyla davacı sigorta şirketinin ödemiş olduğusigorta bedelinin rücuuna ilişkin tazminatın ödenmesi istemiyle açılan bu davanın görüm ve çözümünde adli yargınıngörevli olduğu sonucuna varılmıştır.Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 01.06.2015 tarih E:2015/445, K:2015/451 sayılı kararı da bu yöndedir.Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın görüm ve çözümünün adli yargı merciilerinin görev alanına girdiği sonucunavarıldığından, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesi'nin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesi uyarıncagörevli yargı yerinin belirlenmesi için ilk görevsizlik kararını veren Antalya 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:2018/80esasına kayıtlı dava dosyasının ilgili mahkemeden getirtilmek suretiyle işbu dosya ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesinegönderilmesine ve dosya incelemesinin bu konuda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilinceye kadar ertelenmesine…”karar vermiştir.İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’un Başkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER, Mehmet AKSU,Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 24.2.2020 günlütoplantısında:I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, adli ve idari yargı yerleriarasında görev uyuşmazlığının doğduğu ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Taşkın ÇELİK’in, davanın çözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, karayolunda seyir halindeyken meydana gelen trafik kazası sonucu hasara uğrayan sigortalı aracınuğradığı hasar bedelini karşılayan sigorta şirketinin, zararın davalı idarece/idarelerce giderilmesi isteminden ibaret bulunanbir rücuen tazminat davasıdır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleribelirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleribunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun, “Karayolları GenelMüdürlüğünün görev ve yetkileri” başlıklı 7. maddesinde; “ Karayolları Genel Müdürlüğünün bu Kanunla ilgili görev veyetkileri şunlardır:a) Yapım ve bakımdan sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme veişaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak,b) Tüm karayollarındaki işaretleme standartlarını tespit etmek, yayınlamak ve kontrol etmek,c) (Mülga: 17/10/1996-4199/47 md.)d) Trafik ve araç tekniğine ait görüş bildirmek, karayolu güvenliğini ilgilendiren konulardaki projeleri incelemekve onaylamak,e) Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında, İçişleri Bakanlığının uygun görüşü alınmak suretiyle,yönetmelikte belirlenen hız sınırlarının üstünde veya altında hız sınırları belirlemek ve işaretlemek,f) Trafik kazalarının oluş nedenlerine göre verileri hazırlamak ve karayollarında, gerekli önleyici teknik tedbirlerialmak veya aldırmak,g) Yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında trafik güvenliğini ilgilendiren kavşak, durak yeri,
aydınlatma, yol dışı park yerleri ve benzeri tesisleri yapmak, yaptırmak veya diğer kuruluşlarca hazırlanan projeleri tetkikve uygun olanları tasdik etmek,h) Yetkili birimlerce veya trafik zabıtasınca tespit edilen trafik kaza analizi sonucu, altyapı ve yolun fiziki yapısıile işaretlemeye dayalı kaza sebepleri göz önünde bulundurularak önerilen gerekli önlemleri almak veya aldırmak,i) (Mülga: 3/5/2006 – 5495/4 md.)j) (Değişik: 17/10/1996-4199/5 md.) Trafik zabıtasının görev ve yetkileri saklı kalmak üzere Bu Kanunun13,14,16,17,18,47/a ve 65 inci maddeleri hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında suç veya ceza tutanağıdüzenlemek; 47 nci maddenin (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen kural ihlallerinin tespiti halinde, durumu bir tutanaklabelirlemek ve gerekli işlemin yapılması için en yakın trafik kuruluşuna teslim etmek,k) (Ek:18/10/2018-7148/14 md.) Bu Kanunun 31 ve 49 uncu maddeleri kapsamında takoğraf ve çalışma-dinlenme süreleri yönünden karayolları denetim istasyonlarında denetim yapmak ve trafik idari para cezası karar tutanağıdüzenlemek,l) (Ek:29/11/2018-7153/9 md.)(5) Otoyolların habitatları böldüğü yerlerde Doğa Koruma ve Milli ParklarGenel Müdürlüğünün görüşünü alarak yaban hayvanlarının geçişlerine izin verecek menfez, ekolojik köprü ve benzeritesisleri yapmak,m) (Ek:29/11/2018-7153/9 md.)(5) Otoyollarda yaban hayvanlarından kaynaklanacak trafik kazalarınıönlemek maksadı ile kafes tel çit yapmak,n) (Ek:29/11/2018-7153/9 md.)(5) Yaban hayvanlarının muhtemel yaşam alanlarının bulunduğu bölgelerdekikarayollarında uyarıcı levhalara yer vermek,o) Bu Kanunla ve bu Kanuna göre çıkarılmış olan yönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmaktır.(Son fıkra Mülga : 28/3/1985 - 3176/16 md.) hükmüne yer verilmiş; Kanun’un 10. maddesinde, yapım vebakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülenkavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafikbirimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğu belirtilmiştir.Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmış bulunandavalara uygulanmaz” denilmiştir.Dava dosyasının incelenmesinden, davacı şirket tarafından sigortalı 07 … 909 plakalı aracın, sürücüsünün sevkve idaresinde iken, Antalya İli, Konyaaltı İlçesi, Akdeniz Bulvarı, Serbest Bölge Liman Caddesi ile Shell benzinlikyanındaki bağlantı yolunun ortasında bulunan yağmur suyu drenaj kapağına çarpması sonucunda maddi hasarlı trafikkazası meydana geldiği; bu kazada davalı idare/idarelerin hizmet kusuru olduğundan bahisle; araç için ödenen10.576,00 TL hasar tazminatının ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte rücuen tazmini istemiyle davaaçıldığı anlaşılmıştır. 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesive Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şugerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli veidari yargı ayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkilikılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı, özel hukuk alanına giren konulardaadli yargı görevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanına giren bir uyuşmazlığın çözümünde adli yargınıngörevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığın çözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarar göreninasker kişi ya da memur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçitte meydana gelmesidurumlarına göre farklı yargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarınınadli yargıda görüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusudavalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesinin hızlandırıldığı, bu suretle kısa sürede sonuç alınmasının olanaklı kılındığı ve bununsöz konusu davaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden,bu nedenle aynı tür risk üreten araçlar arasında özel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any.Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda
gerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adli yargının görevineverebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememiz olmaküzere diğer yargı organları bakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşlarıve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile, çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazminiistemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, Antalya 2. İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile Antalya 10.Asliye HukukMahkemesinin 5.3.2018 gün ve E:2018//80, K:2018/84 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç
: Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Antalya 2. İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Antalya 10.Asliye Hukuk Mahkemesinin 5.3.2018 gün veE:2018//80, K:2018/84 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 24.2.2020 gününde Üye AhmetARSLAN'ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Hicabi
Şükrü
Mehmet
Birol
DURSUN
BOZER
AKSU
SONER
Üye
Üye
Üye
Aydemir
Nurdane
Ahmet
TUNÇ
TOPUZ
ARSLAN
KARŞI OY İdarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım,bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlama şeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukuki sorumluluğununidare hukuku ilke ve kurallarına göre belirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araç işletenin hukuki sorumluluğundandeğil, davalı idare tarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği, dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğu iddiasından kaynaklanması karşısında uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevinde bulunduğu sonucuna ulaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde adli yargıyı görevlikabul eden çoğunluğun kararına katılmıyorum.24.2.2020
ÜYE
Ahmet ARSLAN