T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS NO
: 2017 / 746
KARAR NO : 2017 / 824
KARAR TR
: 25.12.2017ÖZET : İller Bankası Genel Müdürlüğünde görevyapmakta iken emekliye ayrılan davacı tarafından,2011 yılına ait temettü tutarının ödenmesi talebiniiçerir başvurusunun reddine ilişkin İller Bankasıişleminin iptali davasının ADLİ YARGI YERİNDEgörülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı
: E.Y.Vekili
: Av. S.M.
Davalı
: İller Bankası A.Ş
Vekili
: Av. E.D.
O L A Y
: Davacı vekili; İller Bankası Genel Müdürlüğü bünyesinde çalışmakta iken emekli olan davacının,İller Bankası personeline 2011 yılı için ödenen temettü payının tarafına da ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddineilişkin 28/03/2016 tarih ve 7322 sayılı işlemin iptali istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.Davalı vekili süresi içinde verdiği savunma dilekçesinde; uyuşmazlığın çözüm ve görümünde Adli Yargının görevliolduğu görüşüyle davanın görev yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.ANKARA 16. İDARE MAHKEMESİ: 03.05.2017 tarih ve E:2017/1092 sayılı kararı ile “…2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idari dava türleri; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu vemaksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptaldavaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklan doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birininyürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar olaraksayılmış ve idari yargının yetkisinin idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu kuralabağlanmıştır.Buna göre, idarenin, kamu gücüne dayalı olarak idare hukuku alanında idari faaliyete ilişkin olarak resen ve tekyanlı irade açıklaması suretiyle tesis etmiş olduğu işlemlerin, kural olarak idari yargı yerlerince hukuki denetime tabitutulması gerekmektedir.Dosyanın incelenmesinden; İller Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü bünyesinde çalışmakta iken emekliye ayrılandavacının, İller Bankası personeline 2011 yılı için ödenen temettü payının tarafına da ödenmesi istemiyle yapmış olduğubaşvurunun reddedilmesi üzerine bakılan davayı açtığı anlaşılmaktadır.İptali istenilen işlemin tesis edildiği tarihte, İller Bankası Anonim Şirket statüsünde ve özel hukuk hükümlerinegöre faaliyet göstermekte ise de, il Özel İdareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşları ile münhasıran bunların üye olduklarımahalli idare birliklerinin finansman ihtiyacını karşılamak, bu idarelerin sınırları içinde yaşayan halkın mahalli müşterekhizmetlerine ilişkin projeler geliştirmek, teknik mahiyetteki kentsel projeler ile alt ve üst yapı işlerinin yapılmasına yardımcıolmak, her türlü kalkınma ve yatırım bankacılığı işlevlerini yerine getirmek üzere kurulduğu; ortaklarının tamamının kamutüzel kişileri olduğu ve sermayesinin tamamının kamu kaynağından karşılandığı dikkate alındığında, İller Bankası'nınanonim şirket statüsü altında yapılandırılmış olmasının, kuruluşun kamusal vasfını ortadan kaldırmayacağı, kuruluşbünyesinde görev yapan personelin de kamu personeli niteliğini kaybetmeyeceği açıktır. Bu itibarla, İller Bankası A.Ş. ilekurum personeli arasında doğacak uyuşmazlıklar, idare ve kamu personeli arasında, İdarenin tek taraflı olarak kullandığıkamu gücü neticesinde tesis ettiği idari işlemlerden kaynaklanmakta ve bu nedenle bu uyuşmazlıkların görüm ve çözümmercii idari yargı yeri olmak durumundadır” görüşüyle davalı idarenin görev itirazının reddine karar vermiştir.Davalı vekili tarafından, süresi içinde verilen dilekçe ile olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması istemiyle başvurudabulunulması üzerine dilekçe, dava dosyası ile birlikte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmiştir.YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI; “…6107 sayılı İller Bankası Anonim Şirketi HakkındaKanununun “Kuruluş” başlıklı 1. maddesinde; “(1) Bu Kanun ile düzenlenen hususlar dışında, özel hukuk hükümlerinetabi, tüzel kişiliğe sahip, anonim şirket statüsünde “İller Bankası Anonim Şirketi” unvanıyla bir kalkınma ve yatırımbankası kurulmuştur. Bankanın kısaltılmış unvanı “ILBANK”tır ve merkezi Ankara ’dadır. Bankanın ilgili olduğuBakanlık, Bayındırlık ve İskân Bakanlığıdır“, Banka Personeli başlıklı 11. maddesinde ; “ (1) Banka hizmetleriningerektirdiği görevler, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa ve diğer kanunların sözleşmeli personelhakkındaki hükümlerine tabi olmayan sözleşmeli personel eli ile yürütülür. / (2) Banka personelinin hizmete alınması,nitelikleri, atanma, ilerleme, yükselme, görevden alınma şekilleri, görev ve yetkileri, disiplin esasları, yükümlülükleri,unvan ve sayıları Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Yönetim Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan yönetmelikile düzenlenir.'1', “Mali ve sosyal haklar’’’ başlıklı 12. maddesinde “... / (2) Banka personelinin aylık ücret, ikramiye vediğer mali ve sosyal hakları ile sözleşme esasları, Genel Müdürün teklifi ve Yönetim Kurulunun kararı ile belirlenir.
Ancak, aylık ücret, her türlü sosyal yardım, zam, tazminat, ödenek veya diğer adlar altında yapılan bütün ödemelerinaylık ortalaması, Yüksek Planlama Kurulunca Banka için tespit edilecek üst sınırı aşamaz. / (3) Bankada sözleşmelipersonel olarak istihdam edilecekler, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındasigortalı sayılır. Yönetim Kurulu üyeliği görevi, 5510 sayılı Kanuna göre sosyal sigorta veya genel sağlık sigortasıyönünden sigortalı olmayı gerektirmez. Yönetim Kurulu Başkanı ve üyelerine birinci fıkra uyarınca yapılacak ödemelersigorta primine esas kazanca dâhil edilmez. / (4) Bankada sözleşmeli statüde çalışan personele, 657 sayılı Kanunun 4üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında istihdam edilenlere ilişkin esas ve usuller çerçevesinde iş sonu tazminatı ödenir.",“Çeşitli hükümler” başlıklı 134. maddesinde “(1) Banka, bu Kanunda yer alan hükümler dışında, 5411 sayılı Kanun,6762 sayılı Kanun ve diğer kanunların ilgili hükümlerine tabidir ”, “Yürürlükten kaldırılan hükümler” başlıklı 14.maddesinde; “(1) 13/6/1945 tarihli ve 4759 sayılı İller Bankası Kanunu ile 8/12/1987 tarihli ve 298 sayılı 190 sayılıGenel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Eki Cetvellerde Değişiklik Yapılmasına Dair KanunHükmünde Kararname yürürlükten kaldırılmıştır. / (2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte İller Bankası GenelMüdürlüğüne ait kadrolar iptal edilerek 13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında KanunHükmünde Kararnamenin ilgili bölümünden çıkarılmıştır.'", Geçici 1. maddesinde; “4759 sayılı Kanunun 19. maddesinin(c) bendi hükmünün uygulanmasına 2010 yılı kân dağıtımı için 31.12.2011 tarihine kadar devam olunur ”, Geçici 2.maddesinde; “Bankanın Ana Sözleşmesi, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç üç ay içinde yapılacakGenel Kurulun onayı ile yürürlüğe girer...”, Geçici 4. maddesinde; ".... / (4) a) Bankada sürekli işçi kadrolarında vegeçici işçi pozisyonlarında çalışanlar, mevcut statülerinde çalıştırılmaya devam olunur. Bunlardan büro hizmetlerindeçalışmakta olup, Bankada sözleşmeli olarak çalışmak isteyenler, bu Kanunun 11 inci maddesinin ikinci fıkrasındabelirtilen yönetmeliğin yayımlanmasından itibaren en geç üç ay içerisinde Bankadaki durumlarına uygun pozisyonlaraatanırlar. Bu şekilde sözleşmeli personel statüsüne geçirilenlere iş mevzuatına göre herhangi bir tazminat ödenmez. Bupersonelin önceden kıdem tazminatı ödenmiş süreleri hariç, kıdem tazminatına esas olan toplam hizmet süreleri, 657 sayılıKanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasında belirtilen iş sonu tazminatına hak kazanmada ve hesabında dikkate alınır. /...."hükümleri düzenlenmiştir.6107 sayılı Kanunun 11. maddesinin iptali istemiyle Danıştay 12. Dairesince yapılan itiraz başvurusu üzerinekonuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi: “...Anayasa’nın 123. maddesinin birinci fıkrasında 'İdare, kuruluş ve görevleriylebir bütündür ve kanunla düzenlenir.' hükmü yer almaktadır. Bu maddede yer verilen idarenin kanuniliği ilkesi, idarenin veorganlarının görev ve yetkilerinin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde, açık bir biçimde kanunla düzenlenmesinigerekli kılar.Anayasa'nın 128. maddesinde ise Devlet'in, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idareesaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerinin memurlar vediğer kamu görevlileri eliyle yürütüleceği, bu kapsama giren personelin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları veyükümlülüklerinin de kanunla düzenleneceği öngörülmüştür. Anayasa'nın 128. maddesi anlamında bir kamu hizmetindensöz edilebilmesi için, söz konusu hizmetin Devlet, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin yürütmekleyükümlü olduğu kamu hizmeti olması, bu kamu hizmetinin 'genel idare esasları 'na göre yürütülmesi ile görevin 'asli vesürekli' nitelikte olması şarttır.6107 sayılı Kanunla yeniden yapılandırılan, hukuki statüsü ve personel yapısı değiştirilen İller Bankasında, bankahizmetlerinin gerektirdiği görevlerin, 657 sayılı Kanun'a ve diğer kanunların sözleşmeli personel hakkındaki hükümlerinetabi olmayan sözleşmeli personel eli ile yürütüleceği kurala bağlanarak farklı bir istihdam politikası benimsenmiştir.6107 sayılı Kanun'dan önceki süreçte banka faaliyetlerine ilişkin işlemler 657 sayılı Kanuna tabi olarak istihdamedilen memurlar ve sözleşmeli personel ile 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında görev yapan işçiler eliylegerçekleştirilmekteyken, itiraz konusu kural ile İller Bankasının personel rejiminin yeniden düzenlendiği anlaşılmaktadır.İller Bankası, 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 58. maddesiylegetirilen 'istisna' hükmü ile anılan KHK'nin kapsamı dışında bırakılmıştır. Banka, Kuruluş Kanununun 1. maddesinde debelirtildiği üzere özel hukuk hükümlerine tabi, tüzel kişiliği haiz, anonim şirket statüsünde bir kalkınma ve yatırımbankasıdır.Kanun koyucunun, 6107 sayılı Kanun ile İller Bankasının tüm iş ve işlemlerinde özel hukuk hükümlerine tabiolarak, olanakları ölçüsünde yerel yönetimlerin her tiirlü kredi ihtiyaçlarını karşılayan ve bankacılık işlemlerine aracılıkeden, bunlar için projeler üreten, danışmanlık hizmeti veren ve anonim şirket şeklinde yapılanan, 5411 sayılı BankacılıkKanununa göre örgütlenen, çağdaş bankacılık esaslarına göre faaliyet gösteren ve görev alanlarında uzmanlaşmış birkalkınma ve yatırım bankasına dönüşmesini amaçladığı görülmektedir.5411 sayılı Kanun kapsamındaki bankalar, özel hukuk hükümleri çerçevesinde, bankacılık sektörü ve ekonomikkurallara uygun biçimde verimlilik ve rekabet esaslarına göre çalışması gereken kuruluşlar olduğundan, personel rejimininde bu esaslara uygun olması doğaldır.Çağdaş bankacılığın ve uluslararası rekabetin gereklerine uygun olarak yeniden yapılandırılan İller Bankasınınçalışmalarını etkin, verimli, özerk bir yapıda sürdürebilmesi, belirlenecek personel rejimine de bağlı olacaktır. Budoğrultuda İller Bankası, 6107 sayılı Kanun dışında Bankacılık Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde,özel hukuka ve özel işletmecilik esaslarına tabi olarak faaliyet yürüttüğünden, özel hukuk hükümlerine bağlı tutulan bubankanın hizmeti Anayasa'nın 128. maddesi kapsamında genel idare esaslarına göre yürütülmesi gereken asli ve sürekligörevlerden sayılamaz ve personeli de aynı madde kapsamında memur ya da diğer kamu görevlisi olarakdeğerlendirilemez.Buna göre, özel hukuk hükümlerine tabi anonim şirket statüsüne geçirilerek ekonominin gereklerine uygun olarakyeniden yapılandırılan İller Bankasında personel statüsünün değiştirilmesi ve bu doğrultuda Banka personelinin, 657 sayılıKanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlerine tabi olmayan sözleşmeli statüdeistihdam edilmesi hususu yasa koyucunun takdirindedir.
İller Bankasının özel hukuk hükümlerine tabi anonim şirket statüsünde olması ve personelinin de Anayasa'nın128. maddesi kapsamında yer almaması dikkate alındığında, itiraz konusu kuralda Anayasa'ya aykırı bir yönbulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasanın 123. ve 128. maddelerine aykırı değildir. İptal istemininreddi gerekir. ” gerekçesiyle 6107 sayılı İller Bankası Anonim Şirketi Hakkındaki Kanunun 11. maddesinin anayasayaaykırı olmadığına karar vermiş ve iptal istemini reddetmiştir (Anayasa Mahkemesinin 18/10/2012 tarih ve E:2012/29K:2012/155 sayılı kararı; R.G. 13.02.2013, Sayı: 28558).Anayasa Mahkemesi yukarıda açıklanan kararında; özel hukuk hükümlerine tabi anonim şirket statüsüne sahipİller Bankası personelinin, yasa koyucunun takdirine göre, 657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmeli personelçalıştırılması hakkındaki hükümlerine tabi olmayan sözleşmeli statüde istihdam edilmesi hususunun Anayasaya aykırıolmadığını açıkça ifade etmiştir.Dosya kapsamında yapılan incelemede; davacının, 1986 yılında İller Bankasında göreve başladığı, İllerBankasının 08/02/2011 tarih ve 27840 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6107 sayılı Kanunla Anonim Şirket statüsünedönüşmesi üzerine, aynı Kanunun Geçici 4. maddesinin 4/a bendine göre çalışmaya devam ettiği, 14/10/2015 tarihindeemekli olduğu, Banka Yönetim Kurulunun 14/08/2012 tarih ve 24/426 sayılı Kararı ile belirlenen esaslar doğrultusundaGenel Müdürlük Makamının 15/08/2012 tarih ve 34288 sayılı oluru ile Banka 2011 yılı safi kârından ayrılan temettütutarının, davacının bu ödemeye hak kazanacak bir statüde çalışmaması sebebiyle ödenmesinin mümkün olmadığınakarar verildiği anlaşılmıştır. 6107 sayılı Kanunun 08/02/2011 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girmesi ve yukarıda yerverilen mevzuat hükümleri ile Anayasa Mahkemesinin konuya ilişkin kararı birlikte değerlendirildiğinde; İller Bankasının6107 sayılı Kanun dışında Bankacılık Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde özel hukuka tabi ve özelişletmecilik esaslarına dayanarak faaliyet gösteren, Anonim Şirket statüsünde bir tüzel kişilik olduğu, İller Bankasınınyürüttüğü faaliyetin Anayasanın 128. maddesi kapsamında genel idare esaslarına göre yürütülmesi gereken asli ve sürekligörevlerden sayılamayacağı, Banka personelinin Anayasanın anılan maddesi kapsamında memur ya da diğer kamugörevlisi olarak değerlendirilemeyeceği, 6107 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten çok önce anılan Bankada görevebaşlamakla birlikte, İller Bankası'nın 6107 sayılı Kanun ile anonim şirkete dönüştürüldüğü, 14/08/2012 tarih ve 24/426sayılı İller Bankası Anonim Şirketi Yönetim Kurulu kararıyla 2011 yılı temettü dağıtımına karar verildiği, bu tarih itibarıylakamu kuruluşu niteliği taşımayıp özel hukuk hükümlerine tabi, tüzel kişiliğe sahip ve anonim şirket statüsünde bulunduğu,Yönetim Kurulunun aldığı kararın, özel hukuk süjesi tarafından, idari bir hizmetin görülmesine ilişkin olmayan elde edilenkârın dağıtımına ilişkin bir karar olduğu, davanın davalı İller Bankasının Ana Sözleşmesinde belirtilen Yönetim Kuruluüyeleri ile Banka personeline temettü olarak dağıtılmak üzere ayrılan yıllık kâr (temettü) paylarının ödenmesi istemininreddine ilişkin davanın görüm ve çözümünün adli yargının görevine girdiği sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, açılan davanın adli yargı yerinde görüm ve çözümü gerekmektedir” şeklindeki gerekçe ile2247 sayılı Yasanın 10'uncu maddesi uyarınca olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına ve dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.İNCELEME VE GEREKÇE :Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Birgül KURT’un katılımlarıyla yapılan25.12.2017 günlü toplantısında:I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; davalıİller Bankası vekilinin anılan Yasanın 10/2 maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığı görev itirazınınreddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde Davalı vekilince başvuruda bulunması üzerine Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısınca, 10. maddede öngörülen biçimde olumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Usule ilişkinherhangi bir noksanlık bulunmadığından, görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU’nun, davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, İller Bankası Genel Müdürlüğünde görev yapmakta iken emekliye ayrılan davacı tarafından, 2011 yılınaait temettü tutarının ödenmesi talebini içerir başvurusunun reddine ilişkin 28.03.2016 gün ve 7322 sayılı İller Bankasıişleminin iptali ile 2011 yılı temettüsünün hesaplanarak yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.6107 sayılı İller Bankası Anonim Şirket Kanunu’nun; “Banka Personeli” başlıklı 11. Maddesinde: “ (1) Banka hizmetlerinin gerektirdiği görevler, 14/7/1965 tarihli ve657 sayılı Devlet Memurları Kanununa ve diğer kanunların sözleşmeli personel hakkındaki hükümlerine tabi olmayansözleşmeli personel eli ile yürütülür… “Mali ve sosyal haklar” başlıklı 12. Maddesinde: “ …(3) Bankada sözleşmeli personel olarak istihdamedilecekler, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılır. YönetimKurulu üyeliği görevi, 5510 sayılı Kanuna göre sosyal sigorta veya genel sağlık sigortası yönünden sigortalı olmayıgerektirmez. Yönetim Kurulu Başkanı ve üyelerine birinci fıkra uyarınca yapılacak ödemeler sigorta primine esaskazanca dâhil edilmez.(4) Bankada sözleşmeli statüde çalışan personele, 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamındaistihdam edilenlere ilişkin esas ve usuller çerçevesinde iş sonu tazminatı ödenir.”“Çeşitli hükümler” başlıklı 13. Maddesinde: “ (1) Banka, bu Kanunda yer alan hükümler dışında, 5411 sayılıKanun, 6762 sayılı Kanun ve diğer kanunların ilgili hükümlerine tabidir.” “Yürürlükten kaldırılan hükümler” başlıklı 14. Maddesinde: “(1) 13/6/1945 tarihli ve 4759 sayılı İller BankasıKanunu ile 8/12/1987 tarihli ve 298 sayılı 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin
Eki Cetvellerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname yürürlükten kaldırılmıştır. / (2) Bu Kanununyürürlüğe girdiği tarihte İller Bankası Genel Müdürlüğüne ait kadrolar iptal edilerek 13/12/1983 tarihli ve 190 sayılıGenel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin ilgili bölümünden çıkarılmıştır.'",Geçici 1. Maddesinde: “4759 sayılı Kanunun 19. maddesinin (c) bendi hükmünün uygulanmasına 2010 yılı kârdağıtımı için 31.12.2011 tarihine kadar devam olunur ”,Geçici 2. Maddesinde: “Bankanın Ana Sözleşmesi, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç üç ayiçinde yapılacak Genel Kurulun onayı ile yürürlüğe girer...”,Geçici 4. maddesinde ".... / (4) a) Bankada sürekli işçi kadrolarında ve geçici işçi pozisyonlarında çalışanlar,mevcut statülerinde çalıştırılmaya devam olunur. Bunlardan büro hizmetlerinde çalışmakta olup, Bankada sözleşmeliolarak çalışmak isteyenler, bu Kanunun 11 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen yönetmeliğin yayımlanmasındanitibaren en geç üç ay içerisinde Bankadaki durumlarına uygun pozisyonlara atanırlar. Bu şekilde sözleşmeli personelstatüsüne geçirilenlere iş mevzuatına göre herhangi bir tazminat ödenmez. Bu personelin önceden kıdem tazminatıödenmiş süreleri hariç, kıdem tazminatına esas olan toplam hizmet süreleri, 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (B)fıkrasında belirtilen iş sonu tazminatına hak kazanmada ve hesabında dikkate alınır…Hükümleri düzenlenmiş, Kanun 08.02.2011 gün ve 27840 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegirmiştir.6107 sayılı Kanunun 11. maddesinin iptali istemiyle Danıştay 12. Dairesince yapılan itiraz başvurusu üzerinekonuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi: “…Anayasa'nın 123. maddesinin birinci fıkrasında 'İdare, kuruluş ve görevleriylebir bütündür ve kanunla düzenlenir.' hükmü yer almaktadır. Bu maddede yer verilen idarenin kanuniliği ilkesi, idarenin veorganlarının görev ve yetkilerinin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde, açık bir biçimde kanunla düzenlenmesinigerekli kılar.Anayasa'nın 128. maddesinde ise Devlet'in, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idareesaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerinin memurlar vediğer kamu görevlileri eliyle yürütüleceği, bu kapsama giren personelin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları veyükümlülüklerinin de kanunla düzenleneceği öngörülmüştür. Anayasa'nın 128. maddesi anlamında bir kamu hizmetindensöz edilebilmesi için, söz konusu hizmetin Devlet, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin yürütmekleyükümlü olduğu kamu hizmeti olması, bu kamu hizmetinin 'genel idare esaslarına göre yürütülmesi ile görevin 'asli vesürekli' nitelikte olması şarttır.6107 sayılı Kanunla yeniden yapılandırılan, hukuki statüsü ve personel yapısı değiştirilen İller Bankasında, bankahizmetlerinin gerektirdiği görevlerin, 657 sayılı Kanun'a ve diğer kanunların sözleşmeli personel hakkındaki hükümlerinetabi olmayan sözleşmeli personel eli ile yürütüleceği kurala bağlanarak farklı bir istihdam politikası benimsenmiştir6107 sayılı Kanun'dan önceki süreçte banka faaliyetlerine ilişkin işlemler 657 sayılı Kanun'a tabi olarak istihdamedilen memurlar ve sözleşmeli personel ile 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında görev yapan işçiler eliylegerçekleştirilmekteyken, itiraz konusu kural ile İller Bankasının personel rejiminin yeniden düzenlendiği anlaşılmaktadır.İller Bankası, 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 58.maddesiyle getirilen 'istisna' hükmü ile anılan KHK'nin kapsamı dışında bırakılmıştır. Banka, Kuruluş Kanunu'nun 1.maddesinde de belirtildiği üzere özel hukuk hükümlerine tabi, tüzel kişiliği haiz, anonim şirket statüsünde bir kalkınma veyatırım bankasıdır.Kanun koyucunun, 6107 sayılı Kanun ile İller Bankası'nın tüm iş ve işlemlerinde özel hukuk hükümlerine tabiolarak, olanakları ölçüsünde yerel yönetimlerin her türlü kredi ihtiyaçlarını karşılayan ve bankacılık işlemlerine aracılıkeden, bunlar için projeler üreten, danışmanlık hizmeti veren ve anonim şirket şeklinde yapılanan, 5411 sayılı BankacılıkKanunu'na göre örgütlenen, çağdaş bankacılık esaslarına göre faaliyet gösteren ve görev alanlarında uzmanlaşmış birkalkınma ve yatırım bankasına dönüşmesini amaçladığı görülmektedir.Bu doğrultuda İller Bankası, 6107 sayılı Kanun dışında Bankacılık Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümleriçerçevesinde, özel hukuka ve özel işletmecilik esaslarına tabi olarak faaliyet yürüttüğünden, özel hukuk hükümlerine bağlıtutulan bu bankanın hizmeti Anayasa'nın 128. maddesi kapsamında genel idare esaslarına göre yürütülmesi gereken aslive sürekli görevlerden sayılamaz ve personeli de aynı madde kapsamında memur ya da diğer kamu görevlisi olarakdeğerlendirilemez.Buna göre, özel hukuk hükümlerine tabi anonim şirket statüsüne geçirilerek ekonominin gereklerine uygun olarakyeniden yapılandırılan İller Bankasında personel statüsünün değiştirilmesi ve bu doğrultuda Banka personelinin, 657 sayılıKanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlerine tabi olmayan sözleşmeli statüdeistihdam edilmesi hususu yasa koyucunun takdirindedir.İller Bankasının özel hukuk hükümlerine tabi anonim şirket statüsünde olması ve personelinin de Anayasa'nın128. maddesi kapsamında yer almaması dikkate alındığında, itiraz konusu kuralda Anayasa'ya aykırı bir yönbulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa'nın 123. ve 128. maddelerine aykırı değildir. İptal istemininreddi gerekir” gerekçesiyle 6107 sayılı İller Bankası Anonim Şirketi Hakkındaki Kanunun 11. maddesinin anayasayaaykırı olmadığına karar vermiş ve iptal istemini reddetmiştir.Dosyanın incelenmesinde; davacının, 1986 yılında İller Bankasında göreve başladığı, İller Bankasının08/02/2011 tarih ve 27840 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6107 sayılı Kanunla Anonim Şirket statüsüne dönüşmesiüzerine, aynı Kanunun Geçici 4. maddesinin 4/a bendine göre çalışmaya devam ettiği, 14/10/2015 tarihinde emekliolduğu, Banka Yönetim Kurulunun 14/08/2012 tarih ve 24/426 sayılı Kararı ile belirlenen esaslar doğrultusunda GenelMüdürlük Makamının 15/08/2012 tarih ve 34288 sayılı oluru ile Banka 2011 yılı safi kârından ayrılan temettü tutarının,davacının bu ödemeye hak kazanacak bir statüde çalışmaması sebebiyle ödenmesinin mümkün olmadığına karar verildiğianlaşılmış, 6107 sayılı Kanunun 08.02.2011 günü yayımlanarak yürürlüğe girdiği ve yukarıda yer verilen mevzuat
hükümleri ile Anayasa Mahkemesinin konuya ilişkin kararı birlikte değerlendirildiğinde; İller Bankasının 6107 sayılıKanun dışında Bankacılık Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümleri çerçevesinde özel hukuka tabi ve özel işletmecilikesaslarına dayanarak faaliyet gösteren, Anonim Şirket statüsünde bir tüzel kişilik olduğu, İller Bankasının yürüttüğüfaaliyetin Anayasanın 128.maddesi kapsamında genel idare esaslarına göre yürütülmesi gereken asli ve sürekligörevlerden sayılamayacağı, Banka personelinin Anayasanın anılan maddesi kapsamında memur ya da diğer kamugörevlisi olarak değerlendirilemeyeceği, 6107 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten çok önce anılan Banka’da görevebaşlamakla birlikte, İller Bankası'nın 6107 sayılı Kanun ile anonim şirkete dönüştürüldüğü, 14.08.2012 tarih ve 24/426sayılı İller Bankası Anonim Şirketi Yönetim Kurulu kararıyla 2011 yılı temettü dağıtımına karar verildiği, bu tarih itibarıylakamu kuruluşu niteliği taşımayıp özel hukuk hükümlerine tabi, tüzel kişiliğe sahip ve anonim şirket statüsünde bulunduğu,Yönetim Kurulunun aldığı kararın, özel hukuk süjesi tarafından, idari bir hizmetin görülmesine ilişkin olmayan elde edilenkârın dağıtımına ilişkin bir karar olduğu, davanın davalı İller Bankasının Ana Sözleşmesinde belirtilen Yönetim Kuruluüyeleri ile Banka personeline temettü olarak dağıtılmak üzere ayrılan yıllık kar (temettü) paylarının ödenmesi istemininreddine ilişkin davanın görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli bulunduğu kanaatine ulaşılmıştır.Belirtilen nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın başvurusunun kabulü ile Ankara 16. İdareMahkemesinin 03.05.2017 tarih ve E:2017/1092 sayılı görevlilik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nın BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Ankara 16. İdare Mahkemesinin 03.05.2017 tarih ve E:2017/1092sayılı GÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 25.12.2017 gününde Üye Birgül KURT’un KARŞI OYUve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi. BaşkanNuriNECİPOĞLU
ÜyeŞükrüBOZER
ÜyeAlaittin AliÖĞÜŞÜyeMehmetAKSU
ÜyeSüleyman HilmiAYDINÜyeSunaTÜRE
ÜyeBirgülKURT
KARŞI OY6107 sayılı İller Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanun’un incelenmesinden; özel hukuk hükümlerine tâbiolarak, anonim şirket statüsünde kurulan İller Bankası Anonim Şirketinin, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ileilişkilendirildiği; Bankanın ortaklarının il özel idareleri ve belediyeler olduğu, sermayesinin, 9.000.000.000 (dokuz milyar)Türk Lirası olarak Kanunla belirlendiği, bu sermayenin Bakanlar Kurulu kararı ile beş katma kadar artırılabileceği vesermaye tavanına ulaşıncaya kadar Bankanın ödenmiş sermayesine, 5779 sayılı İl Özel İdarelerine ve BelediyelereGenel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanuna göre her ay Maliye Bakanlığı ve İller Bankasıncadağıtılacak vergi gelirleri paylarının toplamı üzerinden aylık olarak yüzde iki oranında kesilecek miktarların, Bankanınvergi ve diğer yasal yükümlülükler düşüldükten sonraki yıllık safi karından yüzde otuz oranında ayrılacak payın ve diğermevzuat hükümleri ile Banka sermayesine aktarılması uygun görülen paralar ile sermayeye eklenmek üzere yapılacak hertürlü yardım ve bağışların ekleneceği, dolayısıyla sermayesinin ve gelirlerinin kamu gelirlerinden sağlandığı; Bankanınamacının, il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşları ile bunların üye oldukları mahalli idare birliklerinin finansmanihtiyacını karşılamak, bu idarelerin sınırlan içinde yaşayan halkın mahalli müşterek hizmetlerine ilişkin projeler geliştirmek,bu idarelere danışmanlık hizmeti vermek ve teknik mahiyetteki kentsel projeler ile alt ve üst yapı işleriningerçekleştirilmesine yardımcı olmak ve her türlü kalkınma ve yatırım bankacılığı işlevlerini yerine getirmek olduğu; genelmüdürünün, Bakanın teklifi üzerine Başbakan tarafından atandığı, genel kurulunun, il özel idarelerini temsil etmek üzere ilgenel meclisi üyeleri arasından seçilecek yirmi kişi, belediyeleri temsil etmek üzere belediye başkanları arasından her birili temsilen seçilecek birer kişi ile İçişleri, Maliye, Bayındırlık ve İskan Bakanlıkları ile Hazine Müsteşarlığını temsil etmeküzere görevlendirilecek birer kişiden oluştuğu, yönetim ve denetim kurullarının ise ağırlıklı olarak merkezi idaretarafından oluşturulduğu; Banka hizmetlerinin gerektirdiği görevlerin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na ve diğerkanunların sözleşmeli personel hakkındaki hükümlerine tabi olmayan sözleşmeli personel eli ile yürütüldüğü; Kanun ile,yönetim kuruluna, idareye özgü bir düzenleyici tasarruf türü olan yönetmelik çıkarma yetkisi tanındığı; Banka’nın, vadesigelmiş kredi ve diğer alacaklarını ortak idare paylarından tahsil etme yetkisinin bulunduğu görülmektedir.Bu nedenle, örgütsel yapısı kamu ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla oluşturulan ve bu örgütsel yapının organlarıda yine ilgili kamu idarelerinde görevli kamu görevlileri tarafından oluşturulan Banka’nm sahip olduğu yukarıda belirtilenyetki ve ayrıcalıklar da dikkate alındığında, özel bir banka niteliğinde olmadığı, kamu tüzel kişiliği özelliği taşıdığısonucuna ulaşılmaktadır, kamu kurumu niteliğindeki İller Bankası ile kamu personeli niteliğindeki personeli arasında,idarenin tek taraflı olarak kullandığı kamu gücüne dayanarak tesis ettiği idari işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarakarşı açılan davanın görüm ve çözümü görevi idari yargı yerine ait bulunmaktadır.Bu durumda, İller Bankasında görev yapılan döneme ait temettü tutarının ödenmesi isteğiyle yapılan başvurununreddine ilişkin işlemin idari işlem niteliğinde olduğu ve bu işlemden kaynaklanan uyuşmazlığa konu davanın görüm veçözümünün idari yargının görevinde bulunduğu gerekçesiyle; davanın çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu ve idariyargı yerinin görevlilik kararının kaldırılması yolunda verilen karara katılmıyorum.ÜYE
Birgül KURT