T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS
NO : 2017/781
KARAR NO : 2017/848
KARAR TR
: 25.12.2017
ÖZET: İstinat duvarının, park halinde bulunan,aracın üzerine yıkılması sonucu uğranıldığı ilerisürülen maddi zararın tazmini istemiyle açılandavanın, 2577 sayılı İdari Yargılama UsulüKanunu’nun 2. maddesi kapsamında, İDARİYARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı
: Adalet BakanlığıVekili
: Av. O.Y.Davalı
: Karayolları Genel MüdürlüğüVekili
: Av. Y.G. O L A Y
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Gümüşhane Belediyesinin karşısında Tekke Köyüistikametine doğru otobüs durağı ile karakol ışıkları arasında toprak kayması meydana gelmiş ve istinat duvarının çökmüşolduğunu, heyelanın meydana gelmiş olduğu noktaya park etmiş olan Gümüşhane E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunungenel bütçe demirbaşına kayıtlı bulunan 2014 model 29 AN …. plakalı aracın maddi hasar gördüğünü, olay yeriinceleme raporuna göre Ford Transit marka otonun sol ön ve arka lastiklerinin patlak, ön camı üzerine kayalar düşmesinedeni ile ön camının kırık ve otonun sağ tarafının tamamen kayalarla çevrilmiş olduğunun görüldüğünü, yapılan komisyonmuayene ve kontrol raporuna göre aracın ağır hasar alarak ekonomik ömrünü doldurduğunu ileri sürerek, davanınkabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere heyelan sonucu davacı kuruma ait araçta meydana gelen zarar ile6100 sayılı yasanın 107.maddesi uyarınca belirlenecek 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecekyasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.ERZURUM 1. İDARE MAHKEMESİ: 6.10.2016 gün ve E:2016/1586, K:2016/847 sayı ile, 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanunu'nun 110'uncu maddesinde, bu Kanundan doğan sorumluluk davalarının, adli yargıdagörüleceği belirtildikten sonra, zarar görenin kamu görevlisi olmasının da bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemeyeceğivurgulanmak suretiyle zikredilen Kanundan doğan her türlü davanın her halükârda adli yargıda görüleceğinin belirtildiği;bu nedenle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 15/1-a maddesi uyarınca davanın görev yönünden reddinekarar vermiş, bu karara karşı davacı ve davalı vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Erzurum Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi: 14.4.2017 gün ve E:2017/509, K:2017/570 sayı ile,uyuşmazlıkta, kanun hükmü uyarınca konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idariişlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararların kesin olması ve davakonusu uyuşmazlık miktarının bu sınırın altında kalması nedeniyle; davacının istinaf yolu başvurusunun incelenmeksizinreddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.Davacı vekili bu kez aynı istemle adli yargı yerinde dava açmıştır.GÜMÜŞHANE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 12.7.2017 gün ve E:2017/197, K: 2017/368 sayı ile,davanın hizmet kusuru nedenine dayalı tazminat davası niteliğinde olduğu ve hizmet kusurundan kaynaklanan zararlaryönünden idare aleyhine tam yargı davasının idari yargı yerinde açılması gerektiği gerekçesiyle, mahkemelerinin yargı yoluaçısından görevsizliğine, işbu dava dosyasındaki yargılamanın durdurularak, dosyanın 2247 Sayılı Yasanın 19/1 maddesigereğince Yargı Yolu Uyuşmazlığının çözümlenmesi açısından uyuşmazlık mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.Davacı vekili, idari ve adli yargı yerlerince verilmiş olan görevsizlik kararları nedeniyle oluştuğu öne sürülenolumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi istemiyle başvuruda bulunmuştur.İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Birgül KURT’un katılımlarıyla yapılan25.12.2017 günlü toplantısında:l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; idarive adli yargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa'nın 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığıdoğduğu, adli ve idari yargı dosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacının istemi üzerine songörevsizlik kararını veren mahkemece Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, Gümüşhane E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun genel bütçesine kayıtlı 29 AN 423 plakalı aracın,Gümüşhane Belediye binası karşısında Tekke Köyü istikametinde park halinde iken toprak kayması ve akabinde istinafduvarının çökmesi sonucunda ağır hasar görmesi nedeniyle oluştuğu ileri sürülen 1.000,00 TL hasarın yasal faiziylebirlikte tazmini istemiyle açılmıştır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu;“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasınıve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsadığı vebu kanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri, işaret levhalarıkoymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğu belirtilmiştir.Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmış bulunandavalara uygulanmaz” denilmiştir.Belediye aleyhine idare mahkemesinde açılan başka bir tazminat talepli tam yargı davasında, İdare Mahkemesi2918 sayılı Yasanın 110.maddesinin 1.fıkrasının birinci ve ikinci cümlelerinin Anayasaya aykırı olduğu kanısına varmış,İdare Mahkemesinin bu iki cümlenin iptali istemiyle yaptığı başvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi 8.12.2011 gün veE:2011/124, K:2011/160 sayı ve 8.11.2012 gün ve E:2012/118, K:2012/170 sayılı aynı içerikli iki kararı ile; “2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanun’dan doğan sorumluluk davalarının adliyargıda görüleceği öngörülmektedir. İtiraz başvurusunda bulunan mahkeme ise idare mahkemesi olup davaya bakmaktagörevli ve yetkili mahkeme değildir.Başvurunun Mahkeme’nin yetkisizliği nedeniyle reddi gerekir.” kararına varmıştır.Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin benzer bir konuda İdare Mahkemesi’nin davaya bakmakla görevli bulunmadığı yolundaki kararlarıgözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanaraktrafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hakve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile,çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görüm veçözümünde adli yargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan davanın da adli yargı yerindeçözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.Uyuşmazlığa konu olayda ise, hasara uğrayan aracın, karayolunda seyir halinde olmadığı, olayın istinat duvarınınyanında park halinde iken, heyelan sonucu duvarın aracın üzerine yıkılması nedeniyle meydana geldiği ve iddia olunanmaddi zararın tazmini istemi ile dava açıldığı görülmüştür.Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekleyükümlü olduğu kurala bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b. maddesinde, idari eylem veişlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasındasayılmıştır.İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak, kişilere verdiği zararların tazmini istemiyle,idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılacak davaların görüm ve çözümünün, iptalve tam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerine ait olduğu yerleşik yargısal içtihatlarla kabuledilmiş bulunmaktadır.Olayda da, istinat duvarının yıkılmasında davalı idarenin, önlemleri almadığından ötürü sözkonusu kazanınmeydana geldiği iddiasının bir hizmet kusuruna yada kusursuz sorumluluğa, dolayısıyla maddi zarara yol açtığı iddiasınıntam yargı davasına konu olabileceği kuşkusuzdur.Kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin; kamu yararına uygun şekildeişletilip işletilmediğinin; hizmet kusuru ya da başka bir nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının yargısaldenetiminin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinde “idari dava türleri” arasında sayılan “idariişlem ve eylemlerden dolayı zarara uğrayanlar tarafından açılacak tam yargı davası” kapsamında, idari yargı yerlerinceyapılacağı açıktır.Açıklanan nedenlerle, Erzurum 1. İdare Mahkemesinin 6.10.2016 gün ve E:2016/1586, K:2016/847 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç
: Davanın çözümünde İDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Erzurum 1. İdareMahkemesinin 6.10.2016 gün ve E:2016/1586, K:2016/847 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININKALDIRILMASINA, 25.12.2017 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
BaşkanNuriNECİPOĞLU
ÜyeŞükrüBOZER
ÜyeAlaittin AliÖĞÜŞÜyeMehmetAKSU
ÜyeSüleyman HilmiAYDINÜyeSunaTÜRE
ÜyeBirgülKURT