T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ
ESAS
NO : 2017/782
KARAR NO : 2017/849
KARAR TR
: 25.12.2017
ÖZET: 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu’namuhalefet suçunu işlediğinden bahisle, Orman ve Suİşleri Bakanlığı İstanbul Şube Müdürlüğü tarafındandüzenlenen Tazminat Raporu uyarınca, tazminatbedelinin ödenmesi gerektiğine ilişkin Orman ve Suİşleri Bakanlığı 1. Bölge Müdürlüğü İstanbul ŞubeMüdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılan davanınİDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı
: A.S.A. Vekili
: Av. Z.D.Davalı
: Orman ve Su İşleri BakanlığıVekili
: Av. F.Ö.O L A Y
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili hakkında Orman ve Su İşleri Bakanlığı 1. BölgeMüdürlüğünce 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu’na muhalefet suçunu işlediğinden bahisle tazminat raporu düzenlendiğini;düzenlenen rapor doğrultusunda 25.7.2016 gün ve 146 sayılı yazı ile müvekkili aleyhine 76.200,00 TL tazminat bedelinintalep edildiğini; ancak müvekkilinin yasal izinlerinin ve belgelerinin tam olduğunu; istenilen tazminatın usul ve Yasayaaykırı olduğunu ileri sürerek, tazminatın kaldırılarak iptaline karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.İSTANBUL ANADOLU 6. SULH CEZA HAKİMLİĞİ: 20.9.2017 gün ve D.İş:2017/2257 sayı ile, itirazakonu tazminatın iptalinin değerlendirmesinin Sulh Ceza Hakimliğinin görev alanı dışında kaldığı; idarenin eylemininKabahatler Hukuku kapsamında değerlendirebilecek bir idari para cezası niteliğinde olmadığı ve davalı idare işleminintazminat niteliğinde olduğu; bu nedenlerle de hakimliklerinin görev alanında kalmadığı ve itiraza konu tazminatın iptalinindeğerlendirilmesinin idare mahkemelerinin görev alanı içerisinde olduğu gerekçesiyle hakimliklerinin görevsizliğine, itirazedenin talebinin usulden reddine karar vermiş, bu karar kesinleşmiştir.Davacı vekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.İSTANBUL 12. İDARE MAHKEMESİ: 30.11.2017 gün ve E:2017/1791 sayı ile, 5278 sayılı Yasa ile yapılandeğişiklik ile 4915 sayılı Yasa'nın 30. maddesinde para cezalarına karşı İdare Mahkemesinde dava açılabileceğihükmünün kaldırıldığı ve aynı Yasa'nın 28. maddesinin 5. fıkrasındaki, mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmiş olsabile, yasak avlanma ile yaban hayatında ve ekosistemde meydana gelen tahribat ve eksilme nedeniyle hükmolunacaktazminata karşı başvuru merciinin belirlenmediği, idari yaptırım niteliğinde hükmolunan dava konusu bedele karşıyapılacak başvuruların Kabahatler Kanunu düzenlemeleri uyarınca adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucunavarıldığı gerekçesiyle, 2247 sayılı Yasa'nın 19. maddesi uyarınca, görevli yargı yerinin belirlenmesi için UyuşmazlıkMahkemesine başvurulmasına, Uyuşmazlık Mahkemesince bu konuda karar verilinceye kadar davanın incelenmesininertelenmesine karar vermiştir.İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Nuri NECİPOĞLU’nun Başkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER,Mehmet AKSU, Suna TÜRE, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN ve Birgül KURT’un katılımlarıyla yapılan 25.12.2017 günlü toplantısında:l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasınınMahkemece, ekinde adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi birnoksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, Orman ve Su İşleri Bakanlığı İstanbul Şube Müdürlüğü tarafından 30.6.2016 gününde düzenlenenTazminat Raporu uyarınca, 76.200,00 TL tazminat bedelinin ödenmesi gerektiğine ilişkin Orman ve Su İşleri Bakanlığı 1.Bölge Müdürlüğü İstanbul Şube Müdürlüğünün 25.7.2016 gün ve 146 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu’nun “Amaç ve kapsam” başlıklı 1. Maddesinde; “Bu Kanunun amacı;
sürdürülebilir av ve yaban hayatı yönetimi için av ve yaban hayvanlarının doğal yaşam ortamları ile birlikte korunmalarını,geliştirilmelerini, avlanmalarının kontrol altına alınmasını, avcılığın düzenlenmesini, av kaynaklarının millî ekonomi açısındanfaydalı olacak şekilde değerlendirilmesini ve ilgili kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile işbirliğini sağlamaktır.(Değişik ikinci fıkra: 23/1/2008 – 5728/505 md.) Bu Kanun av ve yaban hayvanlarını ve yaşama ortamlarını,bunların korunmasını ve geliştirilmesini, av ve yaban hayatı yönetimini, avlakların kurulması, işletilmesi ve işlettirilmesini,avcılığın, av turizminin, yaban hayvanlarının üretiminin, ticaretinin düzenlenmesini, toplumun bilinçlendirilmesini, avcılarıneğitimini, av ve yaban hayatına ilişkin suç ve kabahatler ile bunların takibi ve cezalarını kapsar.” denilmek sureti ilekanunun, av ve yaban hayvanlarının ve yaşama ortamlarının korunması da dahil av ve yaban hayvanları ile ilgili konularıdüzenlenmesi amacı ile çıkarıldığı ortaya konulmuştur.Aynı Kanunun “Av ve yaban hayvanlarının korunması ve koruma alanları” başlıklı 4. Maddesinde; “Yabanhayvanı türleri içinde yer alan ve Bakanlıkça belirlenen av hayvanlarından, korunması gerekenler Merkez AvKomisyonunca, av hayvanlarının dışında kalan yaban hayvanları ile diğer türler gerektiğinde ilgili kuruluşların uygungörüşleri alınarak Bakanlıkça koruma altına alınır. Bu karar Resmî Gazetede yayımlanır. Koruma altına alınan yabanhayvanları avlanamaz. Yaban hayvanları üreme, tüy değiştirme ve göç dönemlerinde rahatsız edilemez, yavru veyumurtaları toplanamaz, yuvaları dağıtılamaz ve memeliler kış uykusunda rahatsız edilemez. Lüzumu halinde bu yabanhayvanlarının kendilerinden, yavru ve yumurtalarından, korundukları süre içinde faydalanma ve zararlı olanları ilemücadele ve men edilen avlanma usulleri ile geçici olarak avlanma esasları Bakanlıkça tespit edilir.Koruma altında olmayan yaban hayvanlarının avlanmanın yasaklandığı gün ve sürelerde; tarım alanları ile besi veyaban hayvanlarına zarar verecek sayıda çoğalmaları veya bulaşıcı hastalık taşıdıklarının tespiti durumunda, söz konusualanlarda konu mahallî tarım ve köyişleri ile orman teşkilâtı görevlilerince incelenerek hazırlanacak ortak rapordoğrultusunda belli sayıda yaban hayvanının belirlenecek esas ve usullerle avlattırılmasına Genel Müdürlükçe izinverilebilir.Taraf olunan uluslararası sözleşmeler gereğince el konulan veya doğal afetler, çevre sorunları, yaralanma vesahipsiz kalma gibi nedenlerle bakıma veya tedaviye muhtaç olan av ve yaban hayvanlarının, tekrar doğal yaşamaortamlarına bırakılıncaya veya yabancı türlerin orijin ülkesine gönderilinceye kadar bakım, tedavi ve rehabilitasyonlarınınyapılacağı kurtarma merkezleri kurulur. Bu yerlerin kurulması ve işletilmesine ilişkin esaslar Bakanlıkça hazırlanacakyönetmelikle düzenlenir.Av ve yaban hayvanlarının beslenmesine, barınmasına, üremesine ve korunmasına imkân veren doğal yaşamaortamları zehirlenemez, sulak alanlar kirletilemez, kurutulamaz ve bunların doğal yapıları değiştirilemez.Yaban hayatı koruma ve geliştirme sahalarında yaban hayatı tahrip edilemez, ekosistem bozulamaz, yaban hayatıkoruma ve geliştirme sahaları ile üretme istasyonları dışında da olsa bu sahalara olumsuz etki yapacak tesislere izinverilemez, varsa mevcut tesislerin atıkları arıtılmadan bırakılamaz, onaylanmış plânlarda belirtilen yapı ve tesisler dışındahiçbir yapı ve tesis kurulamaz, irtifak hakkı tesis edilemez. Bu sahalarda Bakanlıkça gerektiğinde ilave yasaklamalargetirilebilir. Bakanlığın uygun görüşü alınmadan diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca yasaklama getirilemez.Yaban hayatı koruma ve geliştirme sahalarındaki kamuya ait açıklıkların ve mevcut olan ağaçların, bitki örtüsününyanması, her ne sebeple olursa olsun kesilmesi, sökülmesi, boğulması, budanması sonucunda oluşacak açıklıklar vearazinin düzeltilmesi suretiyle elde edilecek sahalar işgal edilemez, kullanılamaz, bu yerlere her türlü yapı ve tesisyapılamaz, bu yapı ve tesisler tapuya tescil edilemez. Bu gibi yapı ve tesislere hiçbir kayıt ve şart aranmadan doğrudandoğruya Bakanlıkça el konulur. Bu sahalarda yaban hayatının tahrip olmasına, ekosistemin bozulmasına neden olanolumsuz müdahalelerden dolayı Bakanlıkça yapılacak iyileştirme çalışmalarına ait giderler sebebiyet verenlerden ayrıcatazmin edilir.(Değişik: 26/2/2014-6527/11 md.) Yaban hayatı koruma ve geliştirme sahalarında mülki alanı bulunan köy tüzelkişiliği, belde belediyeleri, büyükşehir belediyesi bulunan illerdeki ilçe belediyeleri ile koruma hizmeti için iş birliğiyapılabilir. Koruma hizmetinin alınmasına ilişkin esas ve usuller Bakanlıkça belirlenir.Yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları ile üretme istasyonları, orman rejimine giren yerlerde Bakanlıkça,diğer yerlerde Bakanlar Kurulunca tefrik edilir. Bu sahaların ayrılması ve yönetimine ilişkin esas ve usuller Bakanlıkçaçıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” denilmek sureti ile, yaban hayvanı türleri içinde yer alan ve Bakanlıkça belirlenen avhayvanlarından, korunması gerekenlerin Merkez Av Komisyonunca, av hayvanlarının dışında kalan yaban hayvanları ilediğer türlerin ise gerektiğinde ilgili kuruluşların uygun görüşleri alınarak Bakanlıkça koruma altına alınacağı belirtildiktensonra bu hayvanların ne şekilde korunacağına ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir.Aynı Kanunun “Avlanma Esas ve Usulleri” başlıklı 6. Maddesinde; “Avlanma, avcılık belgesi ve avlanma iznialmak şartıyla, yasalarla izin verilen silâh, araç ve eğitilmiş hayvanlarla, avlanma plânlarına veya Merkez Av Komisyonukararlarına göre yapılır.Zehirle avlanmak yasaktır. Haznesi iki fişek alacak şekilde sınırlandırılmamış otomatik, yarı otomatik, pompalı vebenzeri yivsiz av tüfekleri ile havalı tüfek ve tabancalar avda kullanılamaz. Eğitilmiş hayvanlarla ve mücadele kapsamındakullanım yeri, şekli ve özellikleri Merkez Av Komisyonunca belirlenecekler dışında kara, hava araçları ve yüzer araçlarla,ses, manyetik dalga, ışık yayan araç ve gereçler, canlı mühre, tuzak, kapan ve diğer benzeri araç, gereç ve usullerleavlanılamaz. Avda kullanımı Merkez Av Komisyonu kararı ile men edilen ses ve manyetik dalga yayan cihazlar, tuzak vekapanlar ile benzeri araç ve gereçlerin pazar ve ticarethanelerde bulundurulması ve satışı yasaktır. Özellikleri Merkez AvKomisyonunca belirlenenlerin dışında gümeler (Avcı Kulübesi) kurulamaz ve bu gümelerde (Avcı Kulübelerinde)avlanılamaz.Avlanan hayvanların taşınması ve avlanma gayesi dışında mücadele kapsamında ve kişilerin kendilerini, tarlalarınıve sürülerini korumak maksadıyla avlaklarda avcılık belgesi ve avlanma izni olmadan avlanmada kullanılan silâhları vearaçları taşıma veya köpek bulundurma ile eğitilmiş hayvanlarla ve avlanma zamanı dışında avlanma esasları Merkez AvKomisyonunca tespit edilir. Bu esas ve usullere aykırı şekilde avlanılamaz.”
Aynı Kanunun “Ticaret Esasları” başlıklı 18/1. Maddesinde; “Taraf olunan uluslararası sözleşmelerle ticaretiyasaklanan yerli ve yabancı yaban hayvanları ve bu Kanunun 6 ncı maddesi çerçevesinde belirlenen avlanma esas veusullerine aykırı olarak avlanan yaban hayvanları canlı veya cansız olarak veya bunların et, yumurta, deri, post, boynuz vebenzeri parçaları ile bunların türevleri satılamaz, satın alınamaz, nakledilemez ve bunların ithalatı ve ihracatı yapılamaz. Taraf olunan uluslararası sözleşmelerle ticaretine düzenleme getirilen türler ile bu Kanun kapsamında yasalolarak avlanan av hayvanları ve bunlardan elde edilen parçalarının ticaretini denetlemeye ve kısmen veya tamamenyasaklamaya, bunların ticaretinden Döner Sermaye İşletmesine gelir alınması ile ilgili usul ve esasları düzenlemeyeBakanlık yetkilidir.Yurt içinde sergilenmek üzere veya gösteri amaçlı olarak uluslararası sözleşmeler çerçevesinde ithalatınaBakanlıkça izin verilen yaban hayvanları satılamaz. Bu hususlar Bakanlıkça denetlenir.”Aynı Kanunun “Av ve yaban hayvanları ticareti yasağına uymama” başlıklı 26. Maddesinde; “- (Değişik:23/1/2008 – 5728/512 md.) 18 inci maddenin birinci ve ikinci fıkraları ve 19 uncu madde gereğince Bakanlığın koyacağıesaslara uymayanlara, beşyüz Türk Lirasından ikibinbeşyüz Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.18 inci maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen yasağa uymayanlara üçbin Türk Lirası idarî para cezası verilir.”şeklindeki düzenleme ile avlanma esaslarına uymama halinde, ilgilisi hakkında uygulanacak idari para cezalarına yerverilmiştir.Aynı Kanunun “Avdan men etme ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi’ başlıklı 28. Maddesinin 5. fıkrasında ise; “(Değişik: 23/1/2008 – 5728/513 md.)”Bu madde hükümlerine göre mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmiş olsabile, yasak avlanma ile yaban hayatında ve ekosistemde meydana gelen tahribat ve eksilme nedeniyle hükmolunacaktazminat av hayvanı türlerine göre Bakanlıkça tespit edilen değerler üzerinden hesaplanır. Hükmolunan tazminat, DönerSermaye İşletmesine gelir kaydedilir.” denilmek sureti ile, 4915 sayılı Kanunda belirtilen esaslara uygun şekildeavlanmayan kişilerin, doğal yaşama verdikleri zarar nedeni ile idari para cezası haricinde tazminat ödemeleri gerekeceği,söz konusu tazminat miktarının av türüne göre Bakanlıkça tespit edilecek değerler üzerinden hesaplama yapılacağıbelirtilmiştir.Dava dosyasının incelenmesinden, davacının davalı idarenin 25.7.2016 gün ve 9 sayılı İdari Yaptırım Kararı ile4915 sayılı Kanun’un 4.1.1., 18.1 maddelerine aykırı hareket etmesi nedeniyle idari para cezası ile cezalandırıldığı, sözkonusu cezaya karşı davacı tarafından itiraz edildiği, dosyanın İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hakimliği’nin 5030 Değişikİş no’lu Esasına kayıtlı olduğu, davacının eylemleri sonucu doğal ortamda meydana gelen zarar nedeni ile ayrıca davalıidarenin 25.7.2016 gün ve 146 sayılı kararı ile 76.200,00 TL tazminat ödemesine karar verildiği tespit edilmiştir.Yukarıda incelenen yasal mevzuat ve dosya kapsamında incelenen bilgi ve belgeler birlikte ele alındığında,davaya konu davalı idare tarafından verilen 25.7.2016 gün ve 146 Sayılı kararın, idari para cezası niteliğinde olmadığı,kişiler tarafından, avlanma faaliyeti kapsamında hukuka aykırı davranılması nedeni ile ortaya çıkan doğal zararıngiderilmesi niteliğinde bir tazminat olduğu, bu itibarla dava konusu olayda 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’na ilişkinhükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı, işlemin, idarenin tek taraflı kamu yararı amacı ile kamu gücüne dayalıolarak tesis ettiği idari işlem niteliğinde kabul edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.2577 sayılı Kanun’un 2. Maddesinin 1. Fıkrasında idari dava türleri sayılmış ve maddenin a bendinde; “(İptal:Ana.Mah.nin 21/9/1995 tarih ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000 - 4577/5 md.)İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayıiptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları” denilmek sureti ile idari işlemler nedeni ile açılacakiptal davalarının idari dava türleri içinde yer aldığı ortaya konulmuşturBu itibarla, davalı idarenin kamu yararı amacı ile tek taraflı ve kamu gücüne dayalı olarak yaptığı dava konusuişlemin iptali istemi ile açılan davanın 2577 sayılı Kanun’un 2/1-a maddesi kapsamında idari yargı yerinde görülmesigerektiği sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle davanın görüm ve çözümü idari yargı yerinin görevine girdiğinden İstanbul 12. İdareMahkemesinin 30.11.2017 gün ve E:2017/1791 sayılı başvurusunun reddi gerekmiştir. S O N U Ç
: Davanın çözümünde İDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle İstanbul 12. İdareMahkemesinin 30.11.2017 gün ve E:2017/1791 sayılı BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 25.12.2017 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi. BaşkanNuriNECİPOĞLU
ÜyeŞükrüBOZER
ÜyeAlaittin AliÖĞÜŞÜyeMehmetAKSU
ÜyeSüleyman HilmiAYDINÜyeSunaTÜRE
ÜyeBirgülKURT