T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO
: 2018 / 655
KARAR NO : 2018 / 811
KARAR TR
: 24.12.2018 ÖZET : Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı GenelMüdürlüğü bünyesinde kapsam dışı personel olarakgörev yapmakta iken emeklilik nedeniyle iş akdifeshedilen davacının, ihbar önel ücretinin ödenmesineyönelik başvurusunun reddine ilişkin işleminin iptali istemiyle açılan davanın, ADLİ YARGI YERİNDEçözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı
: A.E.Vekili
: Av. L.Y.Davalı
: Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Genel MüdürlüğüVekili
: Av.P.E. O L A Y
: Davacı vekili; müvekkilinin 15/08/1978-14/07/2015 tarihleri arasında davalı nezdinde kapsamdışı personel statüsünde Arama Daire Başkanlığında görev yaptığını, emeklilik sebebi ile iş ilişkisinin sona erdiğini;müvekkilinin çalıştığı dönemde TPAO Genel Müdürlüğü tarafından intranet sistemi üzerinden gerçekleştirilen 08/01/2015tarihli duyuru ile emeklilik nedeniyle iş ilişkilerini sona erdirmek isteyen personeli teşvik niteliğinde 63 yaş için 34 haftalıkihbar önel ücretini ödeneceğinin belirtildiğini, müvekkilinin müracaatta bulunduğunu, yapılan başvuruların değerlendirilmesisonucu 2015 yılı içerisindeki taleplerin kabulünün uygun görüldüğünün bildirildiğini; müvekkili tarafından davalıyagönderilen yazı ile 30/01/2015 tarihinde dilekçe ile emeklilik talebinde bulunduğunu, uygulama aşamasında 2016 yılı içinverilen dilekçe sahiplerine ulaşılarak emeklilik tarihini 2015 yılına çekmeleri durumunda teşvikten yararlanabileceğininbildirildiğini, İK nezdinde yapılan görüşmede; emeklilik tarihini 2015 yılına çekme işleminin kendisineuygulanamayacağını, yapılan icraatın aynı konumdaki dilekçe sahiplerine uygulanıp kendisine uygulanmayışınınAnayasaya, yasalara, insan haklarına ve kurum personeli arasındaki eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, bu nedenle13/11/2015 tarihi itibari ile iş akdinin sona erdirilmesini istediğini belirttiğini; daha sonra müvekkili tarafından yaşhaddinden emekli olma tarihi beklenilmeksizin 14/07/2015 tarihi itibari ile iş ilişkisini sona erdirmek istediğini davalıyaidareye 30/602/15 tarihli yazı ile bildirildiğini, müvekkilince 14/07/2015 tarihinde iş ilişkisinin sona ermesini müteakip18/08/2015 tarihinde yapılan müracaat ile iş ilişkisini sona erdirmek isteyen personeli teşvik niteliğinde ödeneceğibelirtilen 63 yaş için 34 haftalık ihbar önel ücretinden 18 haftalık ihbar önel ücretinin ödendiği, ancak bakiye 16 haftalıkücreti tutarındaki ihbar önelinin ödenmediğini belirterek 16 haftalık ihbar önel ücretinin ödenmesi talebindebulunulduğunu, davalının ise davacının talebinin reddettiğini ifade ederek; ihbar önel ücretinin ödenmesine yönelikbaşvurusunun reddine ilişkin 24.8.2015 tarih ve 13650 sayılı davalı idare işleminin iptali ile ödenmeyen 16 haftalık ihbarönel ücretinin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle idari yargı yerinde dava açmıştır.ANKARA 15.İDARE MAHKEMESİ: 6.11.2015 gün ve E:2015/2851, K:2015/1375 sayı ile, “(...)29.11.2006 tarih ve 26361 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Petrolleri Anonim OrtaklığıPersonel Yönetmeliği'nin 52. maddesinde;"(1) Bildirim süresine hak kazanmayı gerektirecek bir şekilde hizmet akdifeshedilen personelden, hizmeti: a) 6 aydan az olanlara 4 hafta, b) 6 aydan 18 aya kadar olanlara 6 hafta, c) 18 aydan 3yıla kadar olanlara 11 hafta, ç) 3 yıldan 5 yıla kadar olanlara 13 hafta, d) 5 yıldan 10 yıla kadar olanlara 15 hafta, e) 10yıldan 15 yıla kadar olanlara 17 hafta, f) 15 yıldan fazla olanlara 18 hafta, öncesinden bildirimde bulunulur. (2) Bildirimsüresine ait ücret, genel kural olarak peşin ödenir. Bu ödeme İş Kanunu çerçevesinde yapılır." hükmüne yer verilmiştir.Dosyanın incelenmesinden, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Genel Müdürlüğü Arama Daire Başkanlığıbünyesinde kapsam dışı personel olarak görev yapmakta iken emeklilik nedeniyle iş akdi feshedilen davacının, ihbar önelücretinin ödenmesine yönelik başvurusunun reddine ilişkin 24.8.2015 tarih ve 13650 sayılı davalı idare işleminin iptali ileödenmeyen 16 haftalık ihbar önel ücretinin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanınaçıldığı, dava konusu ihbar önel ücretinin, yukarıda anılan davalı idare Personel Yönetmeliği uyarınca, İş Kanunuçerçevesinde yapılacağının belirtildiği, bakılan uyuşmazlıkta İş Kanunu hükümlerinin irdelenmesi ve uygulanması gerektiği,dolayısıyla iş bu davanın görüm ve çözümünün İş Mahkemesinin, dolayasıyla adli yargının görev alanına girdiğianlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle,2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 15/1-a maddesi hükmü uyarınca davanıngörev yönünden reddine...” karar vermiş; bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.Davacı vekili bu kez, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000 TL ihbar önelücretinin, davalıya müracaat tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle adliyargı yerinde dava açmıştır.a)ANKARA 20.İŞ MAHKEMESİ: 29.4.2016 gün ve E:2015/2865, K:2016/266 sayı ile, “(...) Dava davalıkurumca emekliliğe teşvik anlamında ödeneceği bildirilen ihbar tazminatına ilişkindir. Davacının davalı şirkette kapsamdışı personel olarak Arama Daire Başkanlığında çalıştığı ve emeklilik talebi ile çalışmasının sonlandırıldığı çekişmesizdir.Uyuşmazlık öncelikle yargı yolunun geçerli olup olmadığı noktasındadır.Davalı Ortaklığın 29/11.2006 tarihli Personel yönetmeliği Ortaklığın daimi kadrolarında belirsiz süreli iş akdi ileçalışan ve TİS kapsamı dışında kalan personelin özlük haklarını düzenlemektedir. Kapsam dışı personel ile ilgilidüzenlemelere bakıldığında haklarında statü hukuku uygulandığı, daha çok idarece niteliğinde personel sayıldığı, yetki veücretinin tayin ve takdirinin idareye bırakılmak sureti ile asli ve sürekli görevleri genel idare esaslarına göre yürütülenpersonel gibi oldukları ve genel hizmetlerin yürütülmesi için yapılan her türlü sözleşmeden doğan davaların idari yargıyerinde çözümlenmesi gerektiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın yargı yolu nedeniyle mahkememizin görevsiz olduğu anlaşıldığından reddine...” karar vermiştir. Bukarar temyiz edilmiştir.b)Yargıtay 22.Hukuk Dairesi: 21.3.2017 gün ve E:2016/31981, K:2017/5718 sayı ile, “(...) Davacının, iş akdiile çalışma düzenine yönelik olarak hazırlanmış olan personel yönetmeliğinde personelin çalışma esasları ve özlükhaklarına ilişkin düzenlemeler yapıldığı; buna göre düzenleme içeriği ile davacının çalışma şartlarından davacının işsözleşmesine bağlı olarak 4857 sayılı Kanun kapsamında davalı işyerinde çalıştığı, dolayısıyla uyuşmazlığın çözüm yerininadli yargı yolunun olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece esasa girilmesi gerekirken görev yönünden reddine karar verilmesihatalı olup bozmayı gerektirmiştir.Sonuç:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA...” karar vermiştir.c) 19.7.2017 tarihli tensip tutanağına göre, Bozma kararından sonra, dosya Ankara 20.İş Mahkemesinin,E:2017/435 sırasına kaydedilmiştir.d) Davalı vekili, 4.8.2017 kayıt tarihli dilekçe ile; Ankara 20.İş Mahkemesinin 29.4.2016 gün ve E:2015/2865,K:2016/266 sayılı kararını bozan Yargıtay 22.Hukuk Dairesine, 21.3.2017 gün ve E:2016/31981, K:2017/5718 sayılıkararına ilişkin olarak maddi hata dilekçesi sunmuştur.e)Yargıtay 22.Hukuk Dairesi: 15.2.2018 gün ve E:2018/411, K:2018/3792 sayı ile, “(...) Maddi hatanıngiderilmesi isteğini içeren dilekçe ve ekleri incelendi.Yargıtay İçtihadları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 tarih ve 1957/13 esas, 1959/5 karar, ve09.05.1960 tarih ve 1960/21 esas, 1960/9 sayılı kararlarında açıklandığı üzere Yargıtayca maddi hata sonucu verilen birkarara mahkemece uyulmasına karar verilmesi halinde dahi usulü kazanılmış hak oluşmaz ve Yargıtayın hatalı kararındandönmesi mümkündür.Somut uyuşmazlıkta, davacının davalı işyerinde kapsam dışı personel statüsünde çalıştığının anlaşılmasına göreDairemizin 21.03.2017 tarih ve 2016/31981 esas 2017/5718 karar sayılı bozma kararı maddi hataya dayandığındantümü ile ORTADAN KALDIRILMASINA karar verildi. Dava dosyası için Tetkik Hakimi M. Hacıoğlu tarafındandüzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:YARGITAY KARARIDosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde birisabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olanhükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine...” karar vermiştir.f) ANKARA 20.İŞ MAHKEMESİ: 29.5.2018 gün ve E:2017/435, K:2018/265 sayı ile, “(...) Mahkememizceyapılan yargılama sonucunda tüm dosya değerlendirildiğinde; Mahkememizin 2015/2865 esas, 2016/266 sayılı29/04/2016 tarihli kararı Yargıtay 22.Hukuk Dairesi 2018/411 esas 2018/3792 karar ilamı ile 15/02/2018 tarihindeonanmasına karar verildiği anlaşılmakla, bu dosyada karar verilmesine yer olmadığına ve Olumsuz görev uyuşmazlığınıngiderilmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıda belirtildiği şekildehüküm tesisi yoluna gidilmiştir.HÜKÜM:1-Mahkememizin 2015/2865 esas 2016/266 sayılı 29/04/2016 tarihli kararı Yargıtay 22.Hukuk Dairesi2018/411 esas 2018/3792 karar ilamı ile 15/02/2018 tarihinde ONANDIĞINDAN bu dosyada karar verilmesine yerolmadığına,2-Olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNEgönderilmesine...” karar vermiş, bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.g)Davacı vekili 16.5.2018 tarihli dilekçesi ile, Ankara 15.İdare Mahkemesinin 6.11.2015 gün ve E:2015/2851,K:2015/1375 sayılı kararı ile Ankara 20.İş Mahkemesinin 29.4.2016 gün ve E:2015/2865, K:2016/266 sayılı kararlarıarasındaki olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesini Uyuşmazlık Mahkemesinden talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’un Başkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER, Mehmet AKSU,Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ ve Nurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 24.12.2018günlü toplantısında:I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasanın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre, olay
kısmında belirtildiği üzere, tarafları, konusu ve nedeni aynı olan davada; idari yargı yerince adli yargı yerinin görevliolduğu gerekçesiyle verilmiş bir görevsizlik kararı bulunmakta olup, bunun üzerine kendine gelen davayı inceleyen adliyargı yerinin sahip olduğu seçenekler ile verdiği karar bakımından bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.1-2247 sayılı Yasanın 14. maddesinde yer alan, “Olumsuz görev uyuşmazlığının bulunduğunun ileri sürülebilmesiiçin adli ve idari yargı mercilerinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerini görevsiz görmeleri ve bu yoldaverdikleri kararların kesin veya kesinleşmiş olması gerekir.Bu uyuşmazlığın giderilmesi istemi, ancak davanın taraflarınca (…) ileri sürülebilir.” hükmüne göre, idaremahkemesinin kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine adli yargı yerince de görevsizlik kararı verilmesi ve bu kararınkesinleşmesi halinde, olumsuz görev uyuşmazlığı doğmuş olacak; hukuk alanında doğmuş bulunan bu uyuşmazlığıngiderilmesi istemi ise, ancak davanın taraflarınca ileri sürülebilecektir.2- 2247 sayılı Yasanın 19. maddesindeki “Adli ve idari yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmişgörevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davadagörevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi içinUyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değinerteler.(Değişik ikinci fıkra: 23/7/2008 – 5791/9 md.)Yargı merciince, önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyasıda temin edilerek, gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyaları Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilir. .” hükmünegöre ise, adli yargı yeri, davaya bakma görevinin daha önce görevsizlik kararı veren idari yargı yerine ait olduğunubelirten gerekçeli bir karar ile doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurma olanağına sahiptir. Şu kadar ki, başvurukararının, görev konusunda Uyuşmazlık Mahkemesince karar verilmesine değin işin incelenmesinin ertelenmesi hususunuda içermesi gerekir.Yasakoyucu, 14. maddeye göre olumsuz görev uyuşmazlığı doğması durumunda her iki yargı merciince işten elçekilmiş olduğundan başvurma istencini davanın taraflarına bırakmış iken, bu yönteme oranla daha kısa zamanda çözümeulaşılmasını amaçladığı 19. madde ile, daha önce görevsizlik kararı veren yargı merciinden sonra davayı inceleyen yargımerciine, işten el çekmeden doğrudan Uyuşmazlık Mahkemesine başvurma olanağını tanımıştır.Olayda, adli yargı yerince, davada idari yargının görevli olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmekle birliktebununla yetinilmemiş ve görevsizlik kararının temyiz makamınca önce bozulması, bilahare onanması arasında geçensürede yeni esas sırasına kaydedilen dosya kapsamında; mevcut “...dosyada karar verilmesine yer olmadığına veolumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine...” de karar vermiş;daha sonra davacı vekili tarafından da olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi amacıyla dosyanın UyuşmazlıkMahkemesine gönderilmesi talep edilmiştir.Bu haliyle, Ankara 20.İş Mahkemesince verilen son karar, 2247 sayılı Yasa’da öngörülen yöntemeuymamaktadır.Ancak, adli ve idari yargı yerleri arasında olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, İş Mahkemesince, 2247 sayılıYasa’nın 14 ve 19. maddelerinde öngörülen durumun aksine, idari yargı kararının kesinleşme durumu açıklığakavuşturulmadan ve önceki görevsizlik kararına ilişkin dava dosyası temin edilmeden Uyuşmazlık Mahkemesinebaşvurulduğu görülmekte ise de; idari yargı kararının kesinleşme durumunu gösteren onaylı bir örneğininMahkemesinden istenilmesiyle yetinildiği ve sonuçta usule ilişkin başka bir noksanlık da bulunmadığı anlaşıldığından, adlive idari yargı yerleri arasında doğan görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Taşkın ÇELİK’in, davanın çözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Genel Müdürlüğü bünyesinde kapsam dışı personel olarak görevyapmakta iken emeklilik nedeniyle iş akdi feshedilen davacının, ihbar önel ücretinin ödenmesine yönelik başvurusununreddine ilişkin 24.8.2015 tarih ve 13650 sayılı davalı idare işleminin iptali ile ödenmeyen 16 haftalık ihbar önel ücretinin,(adli yargı yerinde ise şimdilik 2.000 TL ihbar önel ücretinin) yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyleaçılmıştır.Kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarında, işveren ile sendikalar arasında akdedilen toplu işsözleşmelerinin kapsamı dışında tutulan ve bu nedenle “kapsam dışı personel” olarak adlandırılan personelin, hizmetsözleşmelerine konulan yasakla sendika üyesi olamaması, yönetim kademesindeki daimi kadrolarda görev alarakişverene ait yetkileri kullanması ya da görevinin özel bir önem taşıması ve özellikle de yetkileri, ücret ve diğer haklarınıntayin ve takdirinin idareye ait olması nedeniyle statüleri, asli ve sürekli görevleri genel idare esaslarına göre yürütenmemur ve sözleşmeli personel statüsüne yaklaşmakta; nitekim, 24.11.1994 tarih ve 4046 sayılı Yasa’nın 22. ve Geçici9. maddesinde de yasa koyucu tarafından, memur ve sözleşmeli personel ile birlikte anılmaktadır.Öte yandan, 29.11.2006 tarih ve 26361 sayılı Resmi Gazetede yayımlanıp yürürlüğe giren Türkiye PetrolleriAnonim Ortaklığı Personel Yönetmeliği'nin, “Amaç ve Kapsam” başlıklı 1.maddesinde,"Bu Yönetmelik, TürkiyePetrolleri Anonim Ortaklığı daimi kadrolarında toplu-iş sözleşmesi kapsamı dışında kalan belirsiz süreli hizmet akdi ileçalışan personelin; tayin, nakil, terfi, kadro, çalışma esasları, sosyal, idarî, malî ve diğer özlük hakları ile disiplin yönündentabi olacakları hükümleri kapsar."; “Dayanak” başlıklı 2.maddesinde “Bu Yönetmelik, 8/6/1984 tarihli ve 233 sayılıKamu iktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, 22/1/1990 tarihli ve 399 sayılı Kamu iktisadiTeşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı MaddelerininYürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname ve 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunuhükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır.”; “Akdin feshinde bildirim süresi ve ücreti” başlıklı 52.maddesinde; “(1) Bildirimsüresine hak kazanmayı gerektirecek bir şekilde hizmet akdi feshedilen personelden, hizmeti: a) 6 aydan az olanlara 4
hafta, b) 6 aydan 18 aya kadar olanlara 6 hafta, c) 18 aydan 3 yıla kadar olanlara 11 hafta, ç) 3 yıldan 5 yıla kadarolanlara 13 hafta, d) 5 yıldan 10 yıla kadar olanlara 15 hafta, e) 10 yıldan 15 yıla kadar olanlara 17 hafta, f) 15 yıldanfazla olanlara 18 hafta, öncesinden bildirimde bulunulur. (2) Bildirim süresine ait ücret, genel kural olarak peşin ödenir.Bu ödeme İş Kanunu çerçevesinde yapılır.” denilmiştir.Kapsam dışı personelin sosyal güvenlik yönünden 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’na tabi kılınması veya birkısım hak ve yükümlülüklerinin 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine paralel olması ya da anılan Kanuna atıftabulunulmasının, idare ile kamu personeli olan görevlileri arasındaki idare hukuku ilkelerine dayanan kamu hukuku ilişkisiniortadan kaldıramayacağı; teşebbüs veya bağlı ortaklıktaki kamu kesimi paylarının %50’nin altına düşmesi ve kuruluşunkamu kurumu niteliğini kaybetmesi halinde işveren ile personeli arasındaki hukuki ilişkinin özel hukuk ilişkisi niteliğinedönüşeceği kuşkusuzdur.Olayda, 233 sayılı KHK’ye tabi, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile ilgilendirilmiş bir Teşekkül olan TürkiyePetrolleri Anonim Ortaklığı (T.P.A.O); sermayesinin tamamı devlete ait, iktisadi alanda ticari esaslara göre faaliyetgöstermek üzere kurulan, kamu iktisadi teşebbüsüdür.Yapılan açıklamalar ışığında Mahkememizin benzer olaylara ilişkin verdiği 1.3.1996 tarih ve 22567 sayılı ResmiGazetede yayımlanan, 22.1.1996 gün ve E:1995/1, K:1996/1 sayılı ve özelleştirme kapsamında bulunmayan Kamuİktisadi Teşebbüslerinde kapsam dışı statüde çalışan personelin kurumları ile olan ilişkilerinden doğan anlaşmazlıklarınçözüm yerinin idari yargı olduğuna ilişkin ilke kararı bulunmaktaysa da, 25/10/2017 tarih ve 30221 sayılı ResmiGazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 37. maddesi ile 399 sayılı KHK'nin Ek3. maddesi; "Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 1 inci ve geçici 9 uncu maddelerine tabi teşebbüs ve bağlıortaklıklarda toplu iş sözleşmesi kapsamı dışında çalışan personel ile bu teşebbüs ve bağlı ortaklıklar arasında, iş ilişkisinedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına ilişkin dava ve işler iş mahkemelerindegörülür" şeklinde değiştirilmiştir.Usul hukuku kuralları derhal uygulanırlık ilkesine tabidir. Tamamlanmış olan işlemler hariç olmak üzere yürürlüğegirdiği andan itibaren derhal uygulanır. Görev hususunun da Usul Hukukunun en temel konularından biri olduğudüşünüldüğünde, Kamu İktisadi Teşebbüslerinde kapsam dışı personel olarak çalışanların işverenleriyle aralarında işilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına ilişkin dava ve işlere 25/10/2017tarihinden bu yana iş mahkemelerinde bakılacağı anlaşılmaktadır.Açıklanan nedenlerle davanın görüm ve çözümü adli yargı yerinin görevine girdiğinden, Ankara 20. İşMahkemesinin Başvurusunun reddi ile aynı Mahkemece ayrıca verilen 29.4.2016 gün ve E:2015/2865, K:2016/266sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç
: Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Ankara 20. İşMahkemesinin BAŞVURUSUNUN REDDİ ile aynı Mahkemece ayrıca verilen 29.4.2016 gün ve E:2015/2865,K:2016/266 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 24.12.2018 gününde OY BİRLİĞİ İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Hicabi
Şükrü
Mehmet
Birol
DURSUN
BOZER
AKSU
SONER
Üye
Üye
Üye
Süleyman Hilmi
Aydemir
Nurdane
AYDIN
TUNÇ
TOPUZ