T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO
: 2018 / 743
KARAR NO : 2018 / 813
KARAR TR
: 24.12.2018 ÖZET : Davacının paydaşı olduğu taşınmazda 2981sayılı Yasa uyarınca yapılan kesintiden sonra, 3194 sayılıİmar Kanununun 18. maddesi uyarınca tesis edilenparselasyon işlemi sonucu alınan düzenleme ortaklık payınedeniyle, taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığındanbahisle uğranıldığı öne sürülen zararın tazmini istemiyleaçılan davanın, 2577 sayılı Yasa kapsamında ve imarmevzuatı hükümleri çerçevesinde İDARİ YARGIYERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı : M.M.E.Vekilleri
: Av. S.D., Av. T.D.Davalı
: Kocasinan Belediye BaşkanlığıVekilleri
: Av. Av. F.A., Av.T.Y. O L A Y
: Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, Sümer Mahallesi, 630ada, 22 parselde kayıtlı 11870 m2 alanlı taşınmazın 132,48 m2’sinin hissedarı iken, bu taşınmaz üzerinde davalıbelediyece 27.06.2002 tarihinde 2981 sayılı yasa uygulaması yapılarak yaklaşık 13,67 metrekare birinci kesintiyapıldığını, ayrıca Mehmet kızı Ayşe Koç’a ipotekli olarak borçlandırıldığını; bu uygulama sonucu oluşan 3283 ada, 47parseldeki taşınmazdan müvekkilinin hissesine 118,81 m2 yer verildiğini; 11.05.2005 tarihinde ise 3283 ada, 47 parselsayılı bu taşınmaz üzerinde İmar Kanunu 18. madde uygulaması ile hissesinden yeniden kesinti yapılarak, 4472 ada, 1parsel sayılı taşınmazdan 87,63 m2 yer verildiğini; yani müvekkilinin hissesinden yaklaşık 31,18 m2 ikinci kez kesintiyapıldığını, bunun mevzuata ve içtihatlara aykırı olduğunu; bu nedenle ikinci kez yapılan kesintinin bedelinin maliklerineödenmesi gerektiğini; dolayısıyla usul ve yasaya aykırı olarak yapılan; yol, yeşil alan olarak kamu hizmetine terk edilenyaklaşık 31,18 m2 ikinci kesintinin bedelinin tahsili için dava açtıklarını; taşınmazın şehir merkezinde, arsa talebininyoğun olduğu bir yerde bulunduğunu, tüm altyapı hizmetlerinden yararlandığını ifade ederek; fazlaya ilişkin hakları saklıkalmak kaydıyla; dava konusu taşınmazdan imar uygulamaları sırasında mükerrer olarak kesilerek kamu hizmetialanlarına terk edilen yaklaşık 31,18 m2 arsanın kamulaştırma bedelinin belirlenmesi hükümlerine göre yapılacak değertespiti ile tespit edilecek bu bedelden şimdilik 10.000,00 TL’nin, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birliktedavalıdan tahsili istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.Davalı vekili süresi içinde görev itirazında bulunmuştur.KAYSERİ 2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 22.3.2018 gün ve E: 2017/650 sayı ile, davanın niteliğiitibariyle kamulaştırma kanunu kapsamında tazminat talebine ilişkin olduğundan bahisle, görev yönünden itirazın reddinevermiştir.Davalı vekilinin, idari yargı yararına olumlu görev uyuşmazlığı çıkartılması yolunda süresi içinde verdiği dilekçesiüzerine, dava dosyasının onaylı bir örneği Danıştay Başsavcılığı'na gönderilmiştir.DANIŞTAY BAŞSAVCISI; “(…)2981 Sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara UygulanacakBazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanunun 10. maddesinin (b)bendinde; "Üzerinde imar mavzuatına aykırı olarak toplu binalar inşa edilmiş hisseli veya özel parselasyona dayalı arsaveya arazilerde, kişilerin hisse miktarları ve fiilî kullanma durumları dikkate alınarak valilik veya belediyelerin talebiüzerine:1. Henüz kadastrosu yapılmamış yerlerde, kadastro müdürlüklerince bu kanunda belirtilen mülkiyet tespitinedair hükümler de uygulanarak,2. Kadastrosu veya tapulaması tamamlanmış yerlerde ise bu kanunla verilen yetkiler kadastro müdürlüklerincekullanılarak,Islah imar planlarının yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, onayların alınmasına ve ilanların yapılmasına (askıilanları hariç), komisyonların kurulmasına lüzum kalmaksızın 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri veya 766 SayılıTapulama Kanunu hükümlerine göre hak sahipleri tespit veya yeniden tayin edilerek adlarına tescil edilir.Bu tespit sırasında özel parselasyon planında görülen veya hisseli satışlar sonucu fiilen oluşan yol, meydan,otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha vs. hizmetlere ayrılan yerler ile bunlara ilişkin hisseler bedelsiz olarak re'sen tapudanterkin; okul, ibadet yeri ve benzer kamu hizmetlerine ayrılan yerler ise, bedelsiz olarak ilgili idareler adına tespit ve tesciledilir.Hazine, belediye veya il özel idarelerine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa veya arazileriüzerinde yapıldığı tespit edilen gecekondular hakkında da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır.(Ek : 18/5/1987 - 3366/4 md.) Belediye, hazine, özel idare veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği
arsa ve araziler üzerine gecekondu yapıldıktan sonra tespit edilerek kira kontratı düzenlenmiş gecekondu hak sahiplerinetapu tahsis belgesi ve tapuları verilir. Hak sahibi olmadığı halde tapu verilen kişilerin tapuları re'sen iptal edilir" hükmüneyer verilmiştir.3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Parselasyon Planlarının Hazırlanması ve Tescili” başlıklı 18. maddesinde, “İmarhududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakati aranmaksızın,birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurulularına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imarplanına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerinedağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışındaise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunlarınyüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklıkpayı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi vearsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırkını geçemez.(Değişik üçüncü fıkra: 3/12/2003-5006/1 md.) Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tâbi tutulan yerlerinihtiyacı olan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve ortaöğretim kurumları, yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşilsaha, ibadet yeri ve karakol gibi umumî hizmetlerden ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz.Düzenleme ortaklık paylarının toplamı, yukarıdaki fıkrada sözü geçen umumi hizmetler için, yeniden ayrılmasıgereken yerlerin alanları toplamından az olduğu takdirde, eksik kalan miktar belediye veya valilikçe kamulaştırma yolu iletamamlanır.Herhangi bir parselden bir miktar sahanın kamulaştırılmasının gerekmesi halinde düzenleme ortaklık payı,kamulaştırmadan arta kalan saha üzerinden ayrılır.Bu fıkra hükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaz. Ancak,bu hüküm o parselde imar planı ile yeniden bir düzenleme yapılmasına mani teşkil etmez...” hükmü yer almıştır.Dosyanın incelenmesinden, Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, Sümer Mahallesi, 118 pafta, 630 ada, 22 parselsayılı taşınmazın da bulunduğu alanda 27.06.2002 tarihinde 2981 sayılı Yasa uyarınca yapılan imar uygulamasısonucunda, davacının 132,48 m2 payından 13,67 m2'sinin kamu kullanımına ayrıldığı ve oluşan 3283 ada, 47 parselsayılı taşınmazın 118,81 m2'sinin davacıya tahsis edildiği, 11.05.2005 tarihinde bu sefer 3194 sayılı İmar Kanunu'nun18. maddesi uyarınca parselasyon işlemi tesis edildiği ve bu işlem nedeniyle davacının payından 31,18 m2 düzenlemeortaklık payı olarak alındıktan sonra oluşan 4472 ada, 1 parsel sayılı taşınmazdan davacıya 87,63 m2 pay tahsis edildiği,davacı tarafından ilk yapılan kesinti ile elde edilen alanların ikinci düzenlemede kamu hizmetine ayrılan alanlarıkarşılamaması halinde eksik kalan kısımların kamulaştırılmasının gerektiğinden bahisle, ikinci kez yapılan bu kesintininbedelinin davalı idarece ödenmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, davalı idare tarafından ise, 2981 sayılı Yasauyarınca yapılan uygulamada yasanın 10/b maddesi uyarınca davacı tarafından bedelsiz olarak yola terk yapıldığı,dolayısıyla rızai olarak yapılan kesinti nedeniyle 3194 sayılı Yasa uyarınca alınan düzenleme ortaklık payının mükerrerolmadığı ileri sürülmektedir.Uyuşmazlık, davacının paydaşı olduğu taşınmazda 2981 sayılı Yasa uyarınca yapılan kesintiden sonra 3194sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca tesis edilen parselasyon işlemi sonucu alınan düzenleme ortaklık payınedeniyle taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığından bahisle uğranıldığı öne sürülen zararın tazminine ilişkin olup,uyuşmazlığın çözümünün idari nitelikteki imar uygulamalarının hukuki denetiminin yapılmasına bağlı olduğu açıktır.Bu durumda, idarece kamu gücü kullanılarak, tek yanlı biçimde yapılan uygulamalar sonucunda uğranılanzararın tazminine ilişkin bulunan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b. maddesinde yer alan"İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları"kapsamında imar mevzuatı hükümleri çerçevesinde idari yargı yerince çözümlenmesi gerekmektedir.SONUÇ : Açıklanan nedenle, 2247 sayılı Yasa'nın 10'uncu maddesi uyarınca, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına ve dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine” karar vermiştir.Başkanlıkça, 2247 sayılı Yasa’nın 13. maddesine göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının da yazılı düşüncesiistenilmiştir.YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI; “(…)konuyla ilgili 2981 sayılı "İmar ve GecekonduMevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin DeğiştirilmesiHakkında Kanun", imar ve gecekondu mevzuatına aykırı olarak inşa edilmiş ve inşaatı devam etmekte olan tüm yapılarhakkında uygulanacak işlemleri düzenlemek ve bu işlemlere dair başvuru, tespit, değerlendirme, uygulama esaslarınıbelirlemek amacını taşımakta olup, valilik veya belediyelerce yetki ve sorumluluk alanlarında ıslah imar düzenlemeleriyapılmak suretiyle, yeniden gecekondu yapılmasının önlenmesi için temin edilecek arsaların ve korunması mümküngörülen gecekonduların Kanunda öngörülen usul ve esaslara uygun olarak hak sahibi olduğu belirlenen kişilereverilmesine olanak sağlamıştır.Öte yandan, 3194 sayılı Kanunun 18. maddesinde, “İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa vearazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakati aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarınaveya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya,müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmayabelediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır./ Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerindenyeteri kadar saha, düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı" olarakdüşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsalarındüzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırkını geçemez. / Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tâbi tutulanyerlerin ihtiyacı olan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve ortaöğretim kurumlan, yol, meydan, park, otopark, çocuk
bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol gibi umumî hizmetlerden ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarlakullanılamaz. /Düzenleme ortaklık paylarının toplamı, yukarıdaki fıkrada sözü geçen umumi hizmetler için, yenidenayrılması gereken yerlerin alanları toplamından az olduğu takdirde, eksik kalan miktar belediye veya valilikçekamulaştırma yolu ile tamamlanır. / Herhangi bir parselden bir miktar sahanın kamulaştırılmasının gerekmesi halindedüzenleme ortaklık payı, kamulaştırmadan arta kalan saha üzerinden ayrılır. / Bu fıkra hükümlerine göre, herhangi birparselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaz. Ancak, bu hüküm o parselde imar planı ile yeniden birdüzenleme yapılmasına mani teşkil etmez. / ...” hükmü yer almaktadır.Uyuşmazlık konusu olayda, dava, aynı taşınmazdan 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi uyarınca yapılanuygulama sırasında ikinci defa DOP alındığı iddiasıyla açılmıştır.Yukarıda belirtilen Kanun hükümleri ve Uyuşmazlık Mahkemesi kararları dikkate alınarak davaya konu olanolay incelendiğinde, idarece kamu gücü kullanılarak, re'sen ve tek yanlı biçimde tesis edilen uygulama işlemlerindenkaynaklanan zararın tazminine ilişkin bulunan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1.b maddesindeyer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları"kapsamında imar mevzuatı hükümleri çerçevesinde idari yargı yerince çözümlenmesi gerektiği düşünülmektedir.Uyuşmazlık Mahkemesinin 02/02/2009 tarihli ve E.2008/305, K.2009/24 sayılı kararında da, bu tür davalarıngörüm ve çözümünde idari yargı yerlerinin görevli olduğu vurgulanmıştır.Bu nedenle, Danıştay Başsavcılığının 2247 sayılı Kanunun 10. maddesi gereğince yapmış olduğu başvurununkabulü ile Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/03/2018 tarihli ve 2017/650 esas sayılı görevlilik kararınınkaldırılmasına karar verilmesi…” gerektiği yolunda yazılı düşünce vermiştir.İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’un Başkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER, Mehmet AKSU,Birol SONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ ve Nurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 24.12.2018günlü toplantısında:I-İLK İNCELEME: Başvuru yazısı ve dava dosyası örneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın 27. maddesigereğince yapılan incelemeye göre, davalı vekilinin, anılan Yasanın 10/2 maddesinde öngörülen yönteme uygun olarakyaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerine DanıştayBaşsavcısı'nca, 10. maddede öngörülen biçimde, olumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Usule ilişkinherhangi bir noksanlık bulunmadığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Taşkın ÇELİK’in, davanın çözümünde idari yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlüaçıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, davacının hissedar olduğu taşınmazın da bulunduğu alanda 2981 sayılı yasa uyarınca yapılan düzenlemesonucunda davacıya ait payın bir kısmının düzenleme ortaklık payı olarak kesilmesine karşın daha sonra 3194 sayılı İmarKanununun 18. maddesine göre yapılan imar uygulamasında da düzenleme ortaklık payı alınarak ikinci kez kesintiyapılmış olduğundan bahisle, mükerrer olarak alınan paya karşılık şimdilik 10.000,00 TL bedelin yasal faizi ile birliktetahsiline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.2981 Sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmarKanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanunun 10. maddesinin (b) bendinde; "Üzerinde imar mavzuatınaaykırı olarak toplu binalar inşa edilmiş hisseli veya özel parselasyona dayalı arsa veya arazilerde, kişilerin hisse miktarlarıve fiilî kullanma durumları dikkate alınarak valilik veya belediyelerin talebi üzerine:1. Henüz kadastrosu yapılmamış yerlerde, kadastro müdürlüklerince bu kanunda belirtilen mülkiyet tespitinedair hükümler de uygulanarak,2. Kadastrosu veya tapulaması tamamlanmış yerlerde ise bu kanunla verilen yetkiler kadastro müdürlüklerincekullanılarak,Islah imar planlarının yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, onayların alınmasına ve ilanların yapılmasına (askıilanları hariç), komisyonların kurulmasına lüzum kalmaksızın 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri veya 766 SayılıTapulama Kanunu hükümlerine göre hak sahipleri tespit veya yeniden tayin edilerek adlarına tescil edilir.Bu tespit sırasında özel parselasyon planında görülen veya hisseli satışlar sonucu fiilen oluşan yol, meydan,otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha vs. hizmetlere ayrılan yerler ile bunlara ilişkin hisseler bedelsiz olarak re'sen tapudanterkin; okul, ibadet yeri ve benzer kamu hizmetlerine ayrılan yerler ise, bedelsiz olarak ilgili idareler adına tespit ve tesciledilir.Hazine, belediye veya il özel idarelerine ait veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiği arsa veya arazileriüzerinde yapıldığı tespit edilen gecekondular hakkında da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır.(Ek : 18/5/1987 - 3366/4 md.) Belediye, hazine, özel idare veya Vakıflar Genel Müdürlüğünün idare ettiğiarsa ve araziler üzerine gecekondu yapıldıktan sonra tespit edilerek kira kontratı düzenlenmiş gecekondu hak sahiplerinetapu tahsis belgesi ve tapuları verilir. Hak sahibi olmadığı halde tapu verilen kişilerin tapuları re'sen iptal edilir" hükmüne;3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesinde; “Planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında uyulması gereken esasların neler olduğu belirtilmiş; aynı Kanun'un“Parselasyon Planlarının Hazırlanması ve Tescili” başlıklı 18. maddesinde, “İmar hududu içinde bulunan binalı veyabinasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakati aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamukurulularına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellereayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemleriniyaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkilervalilikçe kullanılır.
Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunlarınyüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklıkpayı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi vearsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırkını geçemez.(Değişik üçüncü fıkra: 3/12/2003-5006/1 md.) Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tâbi tutulan yerlerinihtiyacı olan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve ortaöğretim kurumları, yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşilsaha, ibadet yeri ve karakol gibi umumî hizmetlerden ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz.Düzenleme ortaklık paylarının toplamı, yukarıdaki fıkrada sözü geçen umumi hizmetler için, yeniden ayrılmasıgereken yerlerin alanları toplamından az olduğu takdirde, eksik kalan miktar belediye veya valilikçe kamulaştırma yolu iletamamlanır.Herhangi bir parselden bir miktar sahanın kamulaştırılmasının gerekmesi halinde düzenleme ortaklık payı,kamulaştırmadan arta kalan saha üzerinden ayrılır.Bu fıkra hükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaz. Ancak,bu hüküm o parselde imar planı ile yeniden bir düzenleme yapılmasına mani teşkil etmez...” hükmüne;2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı” başlığını taşıyan2. maddesinin 1. fıkrasında “ (Değişik: 10/6/1994 - 4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır:a) (İptal: Ana.Mah.nin 21/9/1995 tarih ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme:8/6/2000 - 4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırıolduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları,b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları,c) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğanuyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflararasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar.” hükmüne yer verilmiştir.Dosyanın incelenmesinden, Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, Sümer Mahallesi, 118 pafta, 630 ada, 22 parselsayılı taşınmazın da bulunduğu alanda 27.06.2002 tarihinde 2981 sayılı Yasa uyarınca yapılan imar uygulamasısonucunda, davacının 132,48 m2 payından 13,67 m2'sinin kamu kullanımına ayrıldığı ve oluşan 3283 ada, 47 parselsayılı taşınmazın 118,81 m2'sinin davacıya tahsis edildiği; 11.05.2005 tarihinde bu sefer 3194 sayılı İmar Kanunu'nun18. maddesi uyarınca parselasyon işlemi tesis edildiği ve bu işlem nedeniyle davacının payından 31,18 m2 düzenlemeortaklık payı olarak alındıktan sonra oluşan 4472 ada, 1 parsel sayılı taşınmazdan davacıya 87,63 m2 pay tahsis edildiği;davacı tarafından ilk yapılan kesinti ile elde edilen alanların ikinci düzenlemede kamu hizmetine ayrılan alanlarıkarşılamaması halinde eksik kalan kısımların kamulaştırılmasının gerektiğinden bahisle, ikinci kez yapılan bu kesintininbedelinin davalı idarece ödenmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.Buna göre uyuşmazlığın, davacının paydaşı olduğu taşınmazda 2981 sayılı Yasa uyarınca yapılan kesintidensonra 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca tesis edilen parselasyon işlemi sonucu alınan düzenleme ortaklıkpayı nedeniyle taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığından bahisle uğranıldığı öne sürülen zararın tazminine ilişkin olduğuaçıktır.Bu durumda, idarece kamu gücü kullanılarak, resen ve tek yanlı biçimde tesis edilen imar uygulamaişlemlerinden kaynaklanan zararın tazminine ilişkin bulunan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-bmaddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargıdavaları" kapsamında imar mevzuatı hükümleri çerçevesinde idari yargı yerince çözümlenmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcısı’nın başvurusunun kabulü ile davalı vekilinin görev itirazının reddineilişkin, Kayseri 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin, 22.3.2018 gün ve E:2017/650 sayılı kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç
: Davanın çözümünde İDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Danıştay Başsavcısı’nınBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile davalı vekilinin görev itirazının reddine ilişkin, Kayseri 2.Asliye HukukMahkemesinin, 22.3.2018 gün ve E:2017/650 sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 24.12.2018 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Hicabi
Şükrü
Mehmet
Birol
DURSUN
BOZER
AKSU
SONER
Üye
Üye
Üye
Süleyman Hilmi
Aydemir
Nurdane
AYDIN
TUNÇ
TOPUZ