T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS
NO : 2018/780
KARAR NO : 2018/837
KARAR TR: 24.12.2018ÖZET : Taşınmazda davacının 360 m2 likhissesinden 2981 sayılı Yasa uyarınca yapılandüzenleme sonucunda kesinti yapılmasına rağmendaha sonra 3194 sayılı İmar Kanununun 18.Maddesine göre yapılan imar uygulamasındadüzenleme ortaklık payı alınarak ikinci kez kesintiyapıldığı iddiasıyla kesinti bedelinin yasal faizi ilebirlikte ödenmesi istemiyle açtığı davanın, İDARİYARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
KARAR
Davacı
: H.Ş.Vekili
: Av. T.D.Davalı
: Kocasinan Belediye BaşkanlığıVekili
: Av. T.Y. O L A Y
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, SümerMahallesi 119 Pafta, 633 Ada, 28 Parselde kayıtlı taşınmazın 360 m2'sinin hissedarı iken, bu taşınmaz üzerinde davalıbelediyece 27.6.2002 tarihinde 2981 sayılı yasa uygulaması yapılarak müvekkilinin hissesinden düzenleme ortaklıkpayına karşılık komşu parsel maliki lehine 45 m2'nin bedeli için ipotek kurulduğunu ve müvekkilinin bu şahsa 45 m2borçlandırıldığını, dava konusu taşınmazdan imar uygulamaları sırasında mükerrer olarak kesilerek kamu hizmetialanlarına terk edilen 72,03 m2 arsanın kamulaştırma bedelinin belirlenmesi hükümlerine göre yapılacak değer tespiti iletespit edilecek bu bedelin şimdilik 10.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiliistemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.Davalı Kocasinan Belediye Başkanlığı vekili, süresi içinde verdiği cevap dilekçesinde,davanın idari yargıyerinde çözülmesi gerektiğinden bahisle görev itirazında bulunulmuştur.KAYSERİ 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 20.4.2018 gün ve E:2017/691 sayı ile, uyuşmazlığın,Elatmanm Önlenmesi (Kamulaştırmasız El Koyma Nedeniyle) talebine yönelik olduğu, davalı Kocasinan BelediyeBaşkanlığı vekilinin görev konusundaki itirazının reddine karar vermiştir.Davalı Kocasinan Belediye Başkanlığı vekilinin idari yargı yararına olumlu görev uyuşmazlığı çıkartılmasıyolunda süresi içinde verdiği dilekçe üzerine; dava dosyası Danıştay Başsavcılığı'na gönderilmiştir.DANIŞTAY BAŞSAVCISI: "...3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması”başlıklı 8. maddesinde; “Planların hazırlanmasında veyürürlüğe konulmasında uyulması gereken esasların neler olduğubelirtilmiş; aynı Kanun'un “Parselasyon Planlarının Hazırlanması ve Tescili” başlıklı 18. maddesinde, “İmar hududu içindebulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakati aranmaksızın, birbirleri ile,yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygunada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sentescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıdabelirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunlarınyüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklıkpayı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi vearsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırkını geçemez.(Değişik üçüncü fıkra: 3/12/2003-5006/1 md.) Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tâbi tutulan yerlerinihtiyacı olan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve ortaöğretim kurumlan, yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşilsaha, ibadet yeri ve karakol gibi umumî hizmetlerden ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz.Düzenleme ortaklık paylarının toplamı, yukarıdaki fıkrada sözü geçen umumi hizmetler için, yeniden ayrılmasıgereken yerlerin alanları toplamından az olduğu takdirde, eksik kalan miktar belediye veya valilikçe kamulaştırma yolu iletamamlanır.Herhangi bir parselden bir miktar sahanın kamulaştırılmasının gerekmesi halinde düzenleme ortaklık payı,kamulaştırmadan arta kalan saha üzerinden ayrılır.Bu fıkra hükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaz. Ancak, buhüküm o parselde imar planı ile yeniden bir düzenleme yapılmasına mani teşkil etmez...” hükmü yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden. Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, Sümer Mahallesi, 119 pafta, 633 ada, 28 parsel sayılıtaşınmazı kapsayan alanda 2981 sayılı Yasa uyarınca yapılan düzenleme sonucunda davacının 360 m2 lik hissesinden41.39 m2 düzenleme ortaklık payı düşüldüğü, 45 m2 başka bir şahıs lehine ipotek tesis edilerek 364,51 m2yüzölçümünde oluşturulan 3290 ada, 20 parsel sayılı taşınmazın davacıya tahsis edildiği, daha sonra 3194 sayılı İmarKanununun 18. Maddesi uyarınca yapılan imar uygulamasında 72,03 m2 düzenleme ortaklık payı kesilerek yenioluşturulan 247.48 m2 lik 4473 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın davacıya tahsis edildiği, 2981 sayılı yasa uyarınca yapılandüzenleme sonucunda düzenleme ortaklık payı alınmasına rağmen daha sonra 3194 sayılı İmar Kanununun 18. Maddesine göre yapılan imar uygulamasında tekrar düzenleme ortaklık payı alınarak ikinci kez kesinti yapılmış olması nedeniyle72,03 m2 kesinti bedelinin şimdilik 10.000,00-TL bedelin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.Olayda, yapılan imar uygulamasıyla parselden kesilen düzenleme ortaklık payının hatalı olduğu, taşınmazdanikinci kez düzenleme ortaklık payı kesilemeyeceği iddialarıyla açılan ve idarece kamu gücü kullanılarak, resen ve tekyanlı biçimde tesis edilen imar uygulama işlemlerinden ve bu uygulamalarla, önceleri zayiat, daha sonra düzenlemeortaklık payı olarak adlandırılan kesintilerden kaynaklanan zararın tazminine ilişkin bulunan davanın, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b. maddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklan doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları" kapsamında imar mevzuatı hükümleri çerçevesinde idari yargı yerinceçözümlenmesi gerekmektedir.SONUÇ : Açıklanan nedenle, 2247 sayılı Yasa'nın 10'uncu maddesi uyarınca, olumlu görev uyuşmazlığıçıkarılmasına ve dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine kesin olarak karar vermiştir." şeklinde kararvermiştir.Başkanlıkça, 2247 sayılı Yasanın 13. maddesine göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın da yazılı düşüncesiistenilmiştir.YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI: "...2981 sayılı "İmar ve Gecekondu Mevzuatına AykırıYapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun",imar ve gecekondu mevzuatına aykırı olarak inşa edilmiş ve inşaatı devam etmekte olan tüm yapılar hakkındauygulanacak işlemleri düzenlemek ve bu işlemlere dair başvuru, tespit, değerlendirme, uygulama esasların belirlemekamacını taşımakta olup, valilik veya belediyelerce yetki ve sorumluluk alanlarında ıslah imar düzenlemeleri yapılmaksuretiyle, yeniden gecekondu yapılmasının önlenmesi için temin edilecek arsaların ve korunması mümkün görülengecekonduların Kanunda öngörülen usul ve esaslara uygun olarak hak sahibi olduğu belirlenen kişilere verilmesine olanaksağlamıştır.Öte yandan, 3194 sayılı Kanunun 18. maddesinde, “İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa vearazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakati aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarınaveya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya,müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmayabelediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır./ Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerindenyeteri kadar saha, düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı" olarakdüşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsalarındüzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırkını geçemez. / Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tâbi tutulanyerlerin ihtiyacı olan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve ortaöğretim kurumlan, yol, meydan, park, otopark, çocukbahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol gibi umumî hizmetlerden ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarlakullanılamaz. /Düzenleme ortaklık paylarının toplamı, yukarıdaki fıkrada sözü geçen umumi hizmetler için, yenidenayrılması gereken yerlerin alanları toplamından az olduğu takdirde, eksik kalan miktar belediye veya valilikçekamulaştırma yolu ile tamamlanır. / Herhangi bir parselden bir miktar sahanın kamulaştırılmasının gerekmesi halindedüzenleme ortaklık payı, kamulaştırmadan arta kalan saha üzerinden ayrılır. / Bu fıkra hükümlerine göre, herhangi birparselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaz. Ancak, bu hüküm o parselde imar planı ile yeniden birdüzenleme yapılmasına mani teşkil etmez. / ...” hükmü yer almaktadır.Uyuşmazlık konusu olayda, dava, aynı taşınmazdan 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi uyarınca yapılanuygulama sırasında ikinci defa DOP alındığı iddiasıyla açılmıştır.Yukarıda belirtilen Kanun hükümleri ve Uyuşmazlık Mahkemesi kararları dikkate alınarak, davaya konu olanolay incelendiğinde, idarece kamu gücü kullanılarak, re'sen ve tek yanlı biçimde tesis edilen uygulama işlemlerindenkaynaklanan zararın tazminine ilişkin bulunan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1 .b maddesindeyer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları"kapsamında imar mevzuatı hükümleri çerçevesinde idari yargı yerince çözümlenmesi gerektiği düşünülmektedir.Uyuşmazlık Mahkemesinin 02/02/2009 tarihli ve E.2008/305, K.2009/24 sayılı kararında da, bu tür davalarıngörüm ve çözümünde idari yargı yerlerinin görevli olduğu vurgulanmıştır.Bu nedenle, Danıştay Başsavcılığının 2247 sayılı Kanunun 10. maddesi gereğince yapmış olduğu başvurununkabulü ile Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20/04/2018 tarihli ve 2017/691 Esas sayılı görevlilik kararınınkaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir." yönünde düşünce bildirmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi'nin, Hicabi DURSUN’un Başkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, BirolSONER, Süleyman Hilmi AYDIN, Aydemir TUNÇ ve Nurdane TOPUZ'un katılımlarıyla yapılan 24.12.2018 günlütoplantısında:l-İLK İNCELEME: Başvuru yazısı ve dava dosyası örneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın 27. maddesi gereğinceyapılan incelemeye göre, davalı Kocasinan Belediye Başkanlığı vekilinin, anılan Yasanın 10/2 maddesinde öngörülenyönteme uygun olarak yaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunmasıüzerine Danıştay Başsavcısı'nca, 10. maddede öngörülen biçimde, olumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığı anlaşılmaktadır.Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar
verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Gülşen AKAR PEHLİVAN’ın, davanın çözümünde idariyargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, Sümer Mahallesi, 119 pafta, 633 ada, 28 parsel sayılı taşınmazdadavacının 360 m2 lik hissesinden 2981 sayılı Yasa uyarınca yapılan düzenleme sonucunda kesinti yapılmasına rağmendaha sonra 3194 sayılı İmar Kanununun 18. Maddesine göre yapılan imar uygulamasında düzenleme ortaklık payıalınarak ikinci kez kesinti yapıldığı iddiasıyla 72,03 m2 kesinti bedelinden şimdilik 10.000,00-TL bedelin yasal faizi ilebirlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesinde; “Planlarınhazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur.a) Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini, yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri,faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımını belirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını, gerekli gördüğü hallerde DevletPlanlama Teşkilatı yapar veya yaptırır.b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı veçevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imarplanları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. (Değişik dördüncücümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilanyerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içindeplanlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeşgün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.Belediye ve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacak planlar valilik veya ilgilisince yapılır veya yaptırılır.Valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğe girer. (Değişik üçüncü cümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.)Onay tarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlıolarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilik itirazları ve planlarıonbeş gün içerisinde inceleyerek kesin karara bağlar.Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir.Kesinleşen imar planlarının bir kopyası, Bakanlığa gönderilir.İmar planları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idarelerin görevidir. Belediye Başkanlığı ve mülki amirlikler,imar planının tamamını veya bir kısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getirip çoğaltarak tespit edilecek ücretkarşılığında isteyenlere verir.c) (Ek: 3/7/2005 - 5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda belirtilenizinler alınmadan tarımsal amaç dışında kullanılmak üzere plânlanamaz.” hükmü;Aynı Kanun'un 18. maddesinde, “İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veyadiğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere aitbulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya katmülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözüedilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunlarınyüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklıkpayı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi vearsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırkını geçemez.(Değişik üçüncü fıkra: 3/12/2003-5006/1 md.) Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tâbi tutulan yerlerinihtiyacı olan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve ortaöğretim kurumları, yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşilsaha, ibadet yeri ve karakol gibi umumî hizmetlerden ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz.Düzenleme ortaklık paylarının toplamı, yukarıdaki fıkrada sözü geçen umumi hizmetler için, yeniden ayrılmasıgereken yerlerin alanları toplamından az olduğu takdirde, eksik kalan miktar belediye veya valilikçe kamulaştırma yolu iletamamlanır.Herhangi bir parselden bir miktar sahanın kamulaştırılmasının gerekmesi halinde düzenleme ortaklık payı,kamulaştırmadan arta kalan saha üzerinden ayrılır.Bu fıkra hükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaz. Ancak, buhüküm o parselde imar planı ile yeniden bir düzenleme yapılmasına mani teşkil etmez…” hükmü yer almıştır.Dosyanın incelenmesinden. Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, Sümer Mahallesi, 119 pafta, 633 ada, 28 parsel sayılıtaşınmazı kapsayan alanda 2981 sayılı Yasa uyarınca yapılan düzenleme sonucunda davacının 360 m2 lik hissesinden41.39 m2 düzenleme ortaklık payı düşüldüğü, 45 m2 başka bir şahıs lehine ipotek tesis edilerek 364,51 m2yüzölçümünde oluşturulan 3290 ada, 20 parsel sayılı taşınmazın davacıya tahsis edildiği, daha sonra 3194 sayılı İmarKanununun 18. Maddesi uyarınca yapılan imar uygulamasında 72,03 m2 düzenleme ortaklık payı kesilerek yenioluşturulan 247.48 m2 lik 4473 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın davacıya tahsis edildiği, 2981 sayılı yasa uyarınca yapılandüzenleme sonucunda düzenleme ortaklık payı alınmasına rağmen daha sonra 3194 sayılı İmar Kanununun 18. Maddesine göre yapılan imar uygulamasında tekrar düzenleme ortaklık payı alınarak ikinci kez kesinti yapılmış olması nedeniyle72,03 m2 kesinti bedelinin şimdilik 10.000,00-TL bedelin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle davanınaçıldığı anlaşılmaktadır.Olayda, yapılan imar uygulamasıyla parselden kesilen düzenleme ortaklık payının hatalı olduğu, taşınmazdanikinci kez düzenleme ortaklık payı kesilemeyeceği iddialarıyla açılan ve idarece kamu gücü kullanılarak, resen ve tekyanlı biçimde tesis edilen imar uygulama işlemlerinden ve bu uygulamalarla, önceleri zayiat, daha sonra düzenlemeortaklık payı olarak adlandırılan kesintilerden kaynaklanan zararın tazminine ilişkin bulunan davanın, 2577 sayılı İdariYargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b. maddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklan doğrudan
muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları" kapsamında imar mevzuatı hükümleri çerçevesinde idari yargı yerinceçözümlenmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcısı’nın başvurusunun kabulü ile davalı Kocasinan Belediye Başkanlığıvekilinin yaptığı görev itirazının reddine ilişkin Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.4.2018 tarihli ve E:2017/691sayılı kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanın çözümünde İDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Danıştay Başsavcısı'nınBAŞVURUNUN KABULÜ ile davalı Kocasinan Belediye Başkanlığı vekilinin yaptığı GÖREV İTİRAZININREDDİNE İLİŞKİN Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.4.2018 tarihli ve E:2017/691 sayılı KARARININKALDIRILMASINA, 24.12.2018 gününde OYBİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Hicabi
Şükrü
Mehmet
Birol
DURSUN
BOZER
AKSU
SONER
Üye
Üye
Üye
Süleyman Hilmi
Aydemir
Nurdane
AYDIN
TUNÇ
TOPUZ