T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2019/784KARAR NO : 2019/902
KARAR TR : 23/12/2019 ÖZET: Karayolunda meydana gelen trafik kazasındauğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın,2918 sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğegiren 110. maddesi kapsamında ADLİ YARGIYERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı
: Y.Y.
Vekilleri
: Av. N.E. Av. M.K.
Davalı
: Başkale Belediye Başkanlığı
Vekilleri
: Av. M.T.E. Av. O.B.
O L A Y
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Van
İli, Başkale İlçesi, Başkale Hastanesicivarında 30.04.2015 tarihinde Yaşar Yılmaz hakimiyetindeki 65 N... plakalı davacıya ait aracın yol güvenliğinin yeterliölçüde sağlanmaması ve trafik işaretlerinin yeterli olmaması sebebiyle 58 S... plakalı araca çarpması sonucu meydanagelen kazada davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen şimdilik 28.640,27 TL maddizararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber tahsili istemiyle Başkale Belediye Başkanlığına karşı adliyargı yerinde dava açmıştır.VAN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 29/11/2018 gün ve E:2018/462 K:2018/206 sayılı dosyasında "Belediyeler kamu tüzel kişisi olup, kamu hizmeti görmekle yükümlü bulunmaları nedeniyle, kamu hizmeti sırasındaverdikleri zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildirler. Kamu tüzelkişilerinin yasalar tarafından kendilerineverilen görev ve yetkilerin kullanılması sırasında oluşan zararlar, niteliği itibariyle hizmet kusurundan kaynaklanan zararolup, bu zararların tazmini amacıyla hizmet kusurlarına dayalı olarak İdari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun'un 2.maddesi hükmü uyarınca idari yargı yerinde tam yargı davası ikame edilmesi gerekmektedir " gerekçesiyle "Yargı yoluyönünden davanın usulden reddine" karar vermiş, istinaf edilmeyen karar 05/02/2019 tarihinde kesinleşmiştir.Davacı vekili bu kez aynı istemle idari yargıda dava açmıştır.VAN 2. İDARE MAHKEMESİ: 29/03/2019 gün, E:2019/333 K:2019/528 sayılı dosyasında " 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam"başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiştir.Öte yandan aynı Kanun'un 19/01/2011 gün ve 27820 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6099sayılı Tebligat Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 14. maddesiyle değişik 110.maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanlarıdahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkrahükmünün uygulanmasını önlemez...” hükmüne yer verilmiştir.Dava dosyasının incelenmesinden, davacı tarafından, Van İli, Başkale İlçesi, Başkale Hastanesi civarında30.04.2015 tarihinde Yaşar Yılmaz hakimiyetindeki 65 N... plakalı davacıya ait aracın yol güvenliğinin yeterli ölçüdesağlanmaması ve trafik işaretlerinin yeterli olmaması sebebiyle 58 S... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelenkazada davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen şimdilik 26.127,94 TL maddi zararınolay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle görülmekte olan davanın açıldığıanlaşılmaktadır.Bu durumda, bakılmakta olan davanın, davalı idarenin yapımı, bakımı ve işletilmesi ile görevli ve sorumlu olduğuyolda trafik düzeni ve güvenlik önlemlerini almadığı belirtilerek meydana geldiği ileri sürülen trafik kazasındankaynaklandığı ve bu nedenle de iş bu uyuşmazlığın 2918 sayılı Kanun'dan doğan bir sorumluluk davası niteliğinde olduğuanlaşılmakla, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde anılan Kanun'un yukarıda aktarılan 110. maddesi uyarınca adli yargınıngörevli olduğu sonucuna varılmıştır.Nitekim Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 15.2.2016 tarih ve E:2016/57; K:2016/92 sayılı kararı ile de 2918 SayılıKanunun 110. Maddesi uyarınca açılacak sorumluluk davalarının adli yargıda görüleceği içtihat edilmiştir.Açıklanan nedenlerle; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 15/1-(a) maddesi uyarınca davanın görevyönünden reddine" şeklinde karar vermiş, kararın 07/06/2019 tarihi itibarıyla kesinleştiği anlaşılmıştır.Davacı vekili idari ve adli yargı yerlerince verilmiş olan kesinleşmiş görevsizlik kararları nedeniyle oluştuğunu ileri
sürdüğü olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi istemiyle Van 2. İdare Mahkemesine verdiği dilekçeyle UyuşmazlıkMahkemesine başvurulmasını talep etmiş olmakla, dava dosyaları 31/10/2019 tarih ve E:2019/333 sayılı üst yazısı ileMahkememize gönderilmiş olup, başvuru 12/11/2019 tarihinde kayda girmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Başkan Hicabi DURSUN, Üyeler: Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER,Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 23.12.2019 günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME :
Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idari yargı yerleriarasında 2247 sayılı Yasa'nın 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, adli ve idari yargıdosyalarının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacı vekilinin istemi üzerine idari yargı yerince UyuşmazlıkMahkemesine gönderildiği ve usule ilişkin işlemlerde herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU'nun davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava; davacıya ait aracın yol güvenliğinin yeterli ölçüde sağlanmaması ve trafik işaretlerinin yeterli olmamasısebebiyle karıştığı ileri sürülen maddi hasarlı trafik kazasında kusurlu olduğu gerekçesiyle davalı kurumdan madditazminat talebi istemiyle açılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu;“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasınıve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsadığı vebu kanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri, işaret levhalarıkoymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğu belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmış bulunandavalara uygulanmaz” denilmiştir.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şugerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli veidari yargı ayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkilikılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı, özel hukuk alanına giren konulardaadli yargı görevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanına giren bir uyuşmazlığın çözümünde adli yargınıngörevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığın çözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarar göreninasker kişi ya da memur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçitte meydana gelmesidurumlarına göre farklı yargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarınınadli yargıda görüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusudavalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesinin hızlandırıldığı, bu suretle kısa sürede sonuç alınmasının olanaklı kılındığı ve bununsöz konusu davaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden,bu nedenle aynı tür risk üreten araçlar arasında özel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any.Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında “ Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıdagerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adli yargının görevineverebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememiz olmaküzere diğer yargı organları bakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’ninişaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafik
düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumluluk davalarınıngörüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargıyerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm ve çözümü adli yargı yerinin görevine girdiğinden, davacı vekilininbaşvurusunun kabulü ile Van 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29/11/2018 gün ve E:2018/462 K:2018/206 sayılıgörevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç: Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle, davacı vekilininBAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Van 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29/11/2018 gün ve E:2018/462 K:2018/206sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 23.12.2019 gününde üye Ahmet ARSLAN'ın KARŞIOYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Hicabi
Şükrü
Mehmet
Birol
DURSUN
BOZER
AKSU
SONER
Üye
Üye
Üye
Aydemir
Nurdane
Ahmet
TUNÇ
TOPUZ
ARSLAN
KARŞI OY İdarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım,bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlama şeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukuki sorumluluğununidare hukuku ilke ve kurallarına göre belirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araç işletenin hukuki sorumluluğundandeğil, davalı idare tarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği, dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğu iddiasından kaynaklanması karşısında uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevinde bulunduğu sonucuna ulaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde adli yargıyı görevlikabul eden çoğunluğun kararına katılmıyorum. 23.12.2019 ÜYEAhmet ARSLAN