T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2019/829KARAR NO : 2019/888
KARAR TR : 23/12/2019 ÖZET: Davalı ASAT Genel Müdürlüğü tarafındandavacıya kanalizasyon harcaması katılım payıödemesi gerektiğine dair tesis edilen işlemin hukukaaykırı olduğu ileri sürülerek iptali istemiyle açtığıdavanın ADLİ YARGI YERİNDE görülmesigerektiği hk.
K A R A R
Davacı
: M.K.
Vekili
: Av. Y.Y.
Davalı
: Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü
Vekilleri
: Av. A.O.Av. S.G. Av. İ. K.A.M. Av.R.G. Av.B.B. B. Av.M.E.
O L A Y
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinden Serik İlçesi Kökez Mah. 3146sokak 22/15 adresinde yer alan taşınmazla ilgili kanalizasyon katılım payı olarak 12.716,63-TL'nin ödenmesine ilişkinişlemin iptali ve tahsil edilen tutarın yasal faiziyle iadesi istemi ile Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı' na karşı idariyargı yerinde dava açmıştır.
Davalı idare vekili süresi içinde verdiği savunma dilekçesinde; uyuşmazlığın adli yargı yerinde görülmesi gerektiğigörüşüyle davanın görev yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
ANTALYA 2. VERGİ MAHKEMESİ: 02.10.2019 gün ve E:2019/677 sayılı kararında; “…2576 SayılıBölge İdare Mahkemeleri İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'un6.maddesinde; Vergi Mahkemelerinin, a) Genel bütçeye, İl Özel İdareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlarile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaları, b) (a) bendindeki konularda 6183 sayılıAmme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanunun uygulanmasına ilişkin davaları, c)diğer kanunlarla verilen işleriçözümleyeceği hükmüne yer verilmiştir.
Anılan madde uyarınca, bir idari davanın vergi mahkemelerinde çözümlenebilmesi için, bu davanın, vergi, resim,harç ve benzeri mali yüküm veya bunların zam ve cezalarına ilişkin olması gerekmektedir.
Uyuşmazlık, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 87. ve 88. Maddelerine istinaden, davacının maliki olduğuAntalya İli Serik İlçesi Kökez Mahallesi 130 ada 86 parselde kain taşınmazın iskan aşamasında müteahhit firmatarafından ödenen katılım payına karşı dava açılması neticesinde Antalya 1. Vergi Mahkemesi'nin E:2018/912,K:2018/1604 sayılı kararı gereği müteaahhit firmaya geri ödenmesi nedeniyle alınamayan katılım payı ve katma değervergisinin ödenmesi gerektiği aksi halde abonelik sözleşmesinin feshedileceği ve verilen su ve kanalizasyon hizmetinindurdurulacağına ilişkin davacıya gönderilen 24/05/2019 tarih ve E: 18921 sayılı işlemin; davacıdan payı nispetindekatılım payı ve katma değer vergisi istenmesine ilişkin kısmının iptali isteminden kaynaklanmaktadır.
Dava konusu uyuşmazlık, yukarıda alıntısı yapılan 2576 sayılı Kanunun 6. maddesinin (a) fıkrası kapsamındaolduğundan, davanın görüm ve çözümünde görevli mahkemenin vergi mahkemesi olduğu sonucuna varılmaktadır”şeklindeki gerekçe ile davalı idarenin görev itirazının reddine karar vermiştir.
Davalı idare tarafından,süresi içinde verilen dilekçe ile olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması istemiyle başvurudabulunulması üzerine dilekçe, dava dosyası ile birlikte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmiştir.
YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCISI; “(…)Bilindiği gibi, 03/07/2005 tarihli ve 5393 sayılı BelediyeKanununun "Belediyenin Yetkileri ve İmtiyazları" başlıklı 15. maddesinin (d) bendinde; "Özel kanunları gereğincebelediyeye ait vergi, resim, harç, katkı ve katılma paylarının tarh, tahakkuk ve tahsilini yapmak; vergi, resim ve harçdışındaki özel hukuk hükümlerine göre tahsili gereken doğal gaz, su, atık su ve hizmet karşılığı alacakların tahsiliniyapmak veya yaptırmak" belediyenin yetki ve imtiyazları arasında sayılmış iken, 20/11/1981 tarihli ve 2560 sayılıİstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 1. maddesi ile, İstanbulBüyükşehir Belediyesinin su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kuruluolanları devralmak ve bir elden işletmek üzere İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzelkişiliğini haiz bir kuruluş olarak İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü kurulmuştur.
2560 sayılı Kanunun "Görev ve Yetkiler" kenar başlıklı 2. maddesinde, "İSKİ'nin görev ve yetkileri şunlardır: / .../ b) Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltmayerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veyabırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göretesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmakve gerekli yenilemelere girişmek /... / d) Su ve kanalizasyon hizmetleri konusunda hizmet alanı içindeki belediyelere
verilen görevleri yürütmek ve bu konulardaki yetkileri kullanmak, / ..." hükmüne yer verilmiştir. Kanunun ek 5.maddesinde ise, "Bu Kanun diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanır." hükmüne yer verilmek suretiyle, söz konusuKanun hükümlerinin tüm büyükşehir belediyelerinde geçerli olacağı vurgulanmıştır.
Öte yandan; atıksu altyapı tesisleri ile evsel katı atık bertaraf tesislerinin kurulması, bakımı, onarımı, işletilmesi,kapatılması ve izlenmesi, bu tesislerle ilgili olarak verilen tüm hizmetleri karşılayabilecek tam maliyet esaslı tarifelerin;atıksualtyapı yönetimleri, büyükşehir belediyeleri ve belediyeler tarafından belirlenmesi, ayarlanması ve uygulanmasıyoluyla çevresel altyapı hizmetlerinin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla hazırlanan ve Resmi Gazete'nin 27/10/2010tarihli ve 27742 sayısında yayınlanarak yürürlüğe giren Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri TarifelerininBelirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğin 4/1.a maddesinde, Yönetmeliğin uygulanmasında abonekavramının "su ve atıksu ve katı atık hizmetlerinden faydalanan ve/veya faydalanacak gerçek veya tüzel kişiyi" ifade ettiği;"Abonelik" kenar başlıklı 10. maddesinde ise "atıksu altyapı yönetimlerinin hizmet vermekle yükümlü olduğu tüm gerçekve tüzel kişilerin abone olmasının zorunlu olduğu" hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, Antalya Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde, su satışı, kanalizasyon tesisi bulunan yerlerdeki kullanılmışsuların uzaklaştırılması ile bu işlemlere ilişkin hizmetlerle ilgili tarifelerin hangi esaslara göre tespit edileceğini veuygulanacağını belirlemek amacıyla hazırlanan Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü Tarifeler Yönetmeliğinin"Tanımlar" kenar başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, Yönetmeliğin uygulanmasında abone kavramınınASAT ile hizmet sözleşmesi yapan gerçek veya tüzel kişiyi ifade ettiği vurgulanmış; 6. maddesinin birinci fıkrasında ise,"su ve kanalizasyon hizmetlerinden yararlanan, özel veya tüzel kişilerle su abone sözleşmesi yapılacağı" belirlenmiş, Ek 1.maddesinin birinci fıkrasında ise, "2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 87. ve 88. Maddeleri gereği bir programagöre yapılacak yeni; içme, kullanma, endüstri suyu ve kanalizasyon yatırımları ile mevcutların genişletilmesi (tevsi),iyileştirilmesi (ıslahı) amacıyla yapılan harcamalar ve istek üzerine ASAT Genel Müdürlüğünce yapılacak işlerin toplamyatırım giderleri, tesislerin hizmet edeceği saha dahilindeki gayrimenkullerin sahiplerinden su ve kanalizasyon tesisleriharcamalarına katılma payı alınır." hükmüne yer verilmiştir..
Dosyanın incelenmesinden, davacının, Antalya İli, Serik İlçesi, Kökez Mahallesi, 3146 Sokakta, 22/15 numaralıdairesinde bulunan 965628 numaralı su aboneliği ile ilgili olarak ASAT Genel Müdürlüğünce, kanalizasyon katılımpayının 30 gün içinde ödenmesi, aksi halde abonelik sözleşmesinin feshedilerek verilen su ve kanalizasyon hizmetlerinindurdurulacağına yönelik 24/05/2019 tarihli ve E. 18921 sayılı işlemin tesis edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı;dosya kapsamında, söz konusu taşınmaz ile ilgi olarak su aboneliğinin de bulunduğu anlaşılmıştır.
Somut olay ve mevzuat hükümleri birlikte irdelendiğinde, davalı ASAT Genel Müdürlüğü tarafından davacı adınakanalizasyon harcamalarına katılma payı ile KDV bedelinin ödenmesine ilişkin işlemin; gerek su ve kanalizasyonhizmetleri özel bir kanun ile düzenlenmiş olan ASAT Genel Müdürlüğü tarafından tesis edilmiş olması, gerekse de taraflararasında bir abonelik ilişkisinin bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu katılma payının, idareyle kişiarasında abonman sözleşmesiyle kurulan özel hukuk ilişkisi çerçevesinde ve hizmet karşılığında maliyet-kâr esasına göreidarece belirlenen tarifeye dayanılarak alınan bir ücret olduğunun görüldüğü; anılan işlemin iptali istemiyle açılan işbudavanın görüm ve çözümünün de adli yargının görev alanına girdiği sonucuna varılmıştır” şeklindeki gerekçe ile 2247sayılı Kanunun 10 ve 13. maddeleri gereğince, olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına, dosyanın Uyuşmazlık MahkemesiBaşkanlığına gönderilmesine karar vererek 05/11/2019 gün ve 2019/105201 sayılı görüş yazısı ile Mahkememizebaşvurmuş, başvuru 15/11/2019 tarihinde kayıt altına alınmıştır.
Benzer olaylara ilişkin Danıştay görüşü bilinmekle, Başkanlığımızca ayrıca Danıştay Başsavcılığından görüşalınmasına gerek görülmemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’un Başkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, BirolSONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 23.12.2019 günlütoplantısında:I-İLK İNCELEME:
Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; davalı vekilinin anılanYasanın 10/2 maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığı görev itirazının reddedilmesi ve 12/1. maddedebelirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nca 10. maddede öngörülen biçimdeolumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından, görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU’nun, davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada adli yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davalı ASAT Genel Müdürlüğü tarafından davacıdan kanalizasyon harcamalarına katılım payı tahsilineilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
03/07/2005 gün ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun ‘’Belediyenin Yetkileri ve İmtiyazları’’ başlıklı 15.maddesinin (d) bendinde, özel kanunları gereğince belediyeye ait vergi, resim, harç, katkı ve katılma paylarının tarh,tahakkuk ve tahsilini yapmak; vergi, resim ve harç dışındaki özel hukuk hükümlerine göre tahsili gereken doğal gaz, su,atık su ve hizmet karşılığı alacakların tahsilini yapmak veya yaptırmak belediyenin yetki ve imtiyazları arasında sayılmışiken, 20.11.1981 tarih ve 2560 sayılı İstanbul Su Ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş Ve GörevleriHakkında Kanun’un 1. maddesi ile, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve buamaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kurulu olanları devralmak ve bir elden işletmek üzere İstanbul BüyükşehirBelediyesine bağlı müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluş olarak İstanbul Su Ve Kanalizasyon İdaresiGenel Müdürlüğü kurulmuştur.
Anılan Yasa’nın 13. maddesinin (a) bendinde, su satışı ve kullanılmış suların uzaklaştırılmasına karşılık, tarifesinegöre abonelerden alınacak ücretler İSKİ’nin gelirleri arasında sayılmış; aynı Yasa’nın değişik 23. maddesinde, “Su satışı,kanalizasyon tesisi bulunan yerlerdeki kullanılmış suların uzaklaştırılması, septik çukurların boşaltılması giderleri için ayrı
tarifeler yapılır. Bu tarifelerin tespitinde yönetim ve işletme giderleri ile, amortismanları doğrudan gider yazılan(aktifleştirilmeyen) yenileme, ıslah ve tevsi masrafları ve %10’dan aşağı olmayacak nispetinde bir kâr oranı esas alınır.
Tarifelerin tespiti ile tahsilatla ilgili usul ve esaslar bir yönetmelik ile belirlenir.” hükümlerine yer verilmiştir.
2560 sayılı yasa çerçevesinde, Bakanlar Kurulunun 94 / 6516 sayılı kararı ile, su ve atıksu hizmetleri ayrı birkurumsal yapı olarak Antalya Büyükşehir Belediyesine bağlı, kamu tüzel kişiliğinde ASAT Genel Müdürlüğü (Antalya Suve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü) kurulmuş ve karar 18.02.1995 tarih ve 22206 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarakyürürlüğe girmiş, 2560 sayılı Yasa’nın 23. maddesine göre düzenlenen “ASAT Tarifeler Yönetmeliği”çıkarılmıştır.
ASAT Tarifeler Yönetmeliği’nin "Tanımlar" kenar başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde,Yönetmeliğin uygulanmasında abone kavramının ASAT ile hizmet sözleşmesi yapan gerçek veya tüzel kişiyi ifade
ettiği vurgulanmış; 6. maddesinin birinci fıkrasında ise, "su ve kanalizasyon hizmetlerinden yararlanan, özel veya tüzelkişilerle su abone sözleşmesi yapılacağı" belirlenmiş, "Katılım Payları” başlıklı EK 1. maddesinde;"2464 Sayılı BelediyeGelirleri Kanunu’nun 87 inci ve 88 inci maddeleri gereği bir programa göre yapılacak yeni; İçme, kullanma, endüstri suyuve kanalizasyon yatırımları ile mevcutların genişletilmesi (tevsi), iyileştirilmesi (ıslahı) amacıyla yapılan harcamalar ve isteküzerine ASAT Genel Müdürlüğünce yapılacak işlerin toplam yatırım giderleri üzerinden kanunun uygulama yönetmeliğiuyarınca, tesislerin hizmet edeceği saha dâhilindeki gayrimenkullerin sahiplerine paylaştırılarak su ve kanalizasyon tesisleriharcamalarına katılma payı alınır" hükmü düzenlenmiştir.
ASAT, Anayasada belirtilen mahalli müşterek ihtiyaçları karşılamak amacı doğrultusunda belediyelerce yerinegetirilen kamu hizmetleri arasında yer alan su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek üzere; Büyükşehir belediyesine bağlı,müstakil bütçeli ve kamu tüzel kişiliğini haiz olarak kanunla kurulmuş bir kamu kuruluşudur.
Böyle olmakla birlikte, bu kuruluşun kişilere sağladığı hizmete ilişkin işlemlerinin yargısal denetimini yapacak yargıdüzenini belirleyebilmek için, işlemin özel hukuk ilişkilerinden veya kamusal yetkilerin kullanılmasından doğupdoğmadığına bakmak gerekir.
Kanalizasyon tesisi işlemi, bir kamu hizmeti niteliğini taşımakta ise de; ASAT bu hizmeti, yasal düzenlemeler vesözleşme hükümleri çerçevesinde özel hukuk kurallarına göre yürütmek durumundadır. Abone ile ASAT arasındayapılan abone sözleşmesi, daha çok tip sözleşme görünümündedir. Hizmetten yararlanan kişinin, sözleşmeyi idareylebirlikte düzenlemesi yerine katılımı söz konusudur. Ancak bu durum, idare ile kişi arasında kurulan özel hukuk ilişkisinikamu hukuku ilişkisine dönüştürmez. Çünkü, birçok durumda hizmetin tekel niteliği ve çok kişiye götürülme zorunluluğu,işin, çoğunlukla tip sözleşmeler yoluyla ve kişilerin katılımı ile gerçekleşebilmesini olanaklı kılmaktadır.
Benzer olayda Mahkememizce verilen 26/09/2016 gün, E:2016/94, K:2016/382 sayılı ilamı da uyuşmazlık özelhukuk ilişkisi kapsamında değerlendirilmiştir.
Öte yandan, Anayasa Mahkemesi 18.2.1985 günlü, E:1984/9, K:1985/4 sayılı kararında, karayollarından,köprülerden alınan geçiş parası, su, elektrik, havagazı, demiryolları, hava yolları, kimi hastane ücretleri gibi, ekonomikkoşullara göre oluşturulan ve tesislerin bakımını, idamesini ve yeni yatırımlar yapılmasını sağlamak için yapılan ödemeleri,belirli kamu hizmetleri karşılığında kişilerden alınan, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerden ayrı kabul etmiştir.
Yukarıda belirtilen Anayasa Mahkemesi ile Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarındaki “atık su bedelinin, vergibenzeri mali yükümlülük olmayıp, idareyle kişi arasında abonman sözleşmesiyle kurulan özel hukuk ilişkisi çerçevesindeve hizmet karşılığında maliyet-kâr esasına göre idarece belirlenen tarifeye dayanılarak alınan bir ücret olduğu” yolundakikabulün sonuçları itibarıyla: idarenin faaliyet alanıyla ilgili olarak yürürlüğe koyduğu yönetmelik ile buna dayanan tarifekararlarının yargısal denetiminin idari yargı yerinde; abonman sözleşmesine dayanan bir alacak- borç ilişkisikapsamındaki kirlilik önlem payının tahsiline ilişkin davaların ise adli yargı yerinde görülüp çözümlenmesi gerekmekteolup, uygulama bu doğrultuda istikrar kazanmıştır.
Tüm bu açıklamalara göre, ortada davacı ile davalı idare arasında yapılmış bir abone sözleşmesine dayalı olarakortaya çıkan uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinde çözümlenmesi gerekmektedir.
Belirtilen nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın başvurusunun kabulü ile Antalya 2. VergiMahkemesince verilen 02.10.2019 gün ve E:2019/677 sayılı görevlilik kararının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Yargıtay CumhuriyetBaşsavcısı’nın BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Antalya 2. Vergi Mahkemesince verilen 02.10.2019 gün veE:2019/677 sayılı GÖREVLİLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 23.12.2019 gününde OY BİRLİĞİ İLEKESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Hicabi
Şükrü
Mehmet
Birol
DURSUN
BOZER
AKSU
SONER
Üye
Üye
Üye
Aydemir
Nurdane
Ahmet
TUNÇ
TOPUZ
ARSLAN