T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2019/838KARAR NO : 2019/877
KARAR TR : 23/12/2019 ÖZET: Davalı Üniversitede öğretim üyesi olarakçalışan davacının,iş sözleşmesini feshettikten sonra,eksik ödendiğini ileri sürdüğü aylıkları ile diğer sosyalhak alacaklarının, yasal faizi ile birlikte tahsiline kararverilmesi istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGIYERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk. K A R A R
Davacı
: A.D.
Vekili
: Av. F.A.
Davalı
: Hasan Kalyoncu Üniversitesi
Vekili
: Av. E.A. O L A Y
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 02/02/2011 tarihinde HaşanKalyoncu (Gazikent) Üniversitesi rektörü ile imza ettiği iş sözleşmesi gereği lojistik bölümünde Yrd. Doç. Dr. unvanı ilegöreve başladığını, aylık ücretinin net 3.500,00 TL olduğunu, ancak 1.500,00 TL net maaş ödemesi yapıldığını, aradakifarkın ödenmediğini, müvekkilinin Kasım 2012 yılında istifa ettiğini, ödenmeyen eksik maaşlarının, sosyal haklarının ve2011 ve 2012 yılına ait maaşının dikkate alınarak eksik yatan kısmının hesaplanacak gecikme faizi ile birlikte ödenmesiistemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.İSTANBUL 10. İŞ MAHKEMESİ: 10/04/2019 gün, E:2015/863, K:2019/256 sayılı dosyada "Dava, ücretalacağı istemine ilişkindir.Öncelikle çözülmesi gereken husus dava konusunda adli yargının mı idari yargının mı görevli olduğudur." Vakıf Üniversitesinin, sürekli ve düzenli nitelikteki kamu hizmetinde çalıştırdığı öğretim elemanın; statüsü, görevealınması, hak ve yetkileri gözetildiğinde, İdare Hukuku kapsamında bir kamu personeli olduğu açıktır. Bununla birlikte,öğretim elemanın sözleşmesinin feshine ilişkin üniversite işleminin idare hukuku anlamında bir idari işlem olduğunda kuşkubulunmamakla birlikte, bu idari işlemden kaynaklanan tazmin isteminin (taraflar arasındaki ihbar ve kötüniyet tazminatıalacağına ilişkin olan davanın,) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari Dava Türleri ve İdari YargıYetkisinin Sınırı" başlıklı 2. Maddesinin b fıkrasında belirtilen; "İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel haklan doğrudanmuhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları ‘ ’ kapsamında idari yargı yerinde görülmesi gerekmektedir" ( Yargıtay9. Hukuk Dairesi 2015/36020 E. 2019/2831 K.)Somut uyuşmazlıkta, Vakıf Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak çalışan davacının Devlet Üniversitelerindeolduğu gibi idari sözleşme ile çalıştığı, uyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğu” gerekçesi ile "Davanın
yargıyolunun caiz olmaması nedeni ile usulden reddine" dair verdiği kararın istinaf edilmeyerek 11/06/2017 tarihindekesinleştiği anlaşılmıştır.Davacı vekili bu kez aynı istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.GAZİANTEP 3. İDARE MAHKEMESİ: 23.10.2019 gün ve E:2019/317 sayılı kararı ile “Türkiye CumhuriyetiAnayasası'nın 130. maddesinde, kanunda gösterilen usul ve esaslara göre, kazanç amacına yönelik olmamak şartı ilevakıflar tarafından, Devletin gözetim ve denetimine tabi yükseköğretim kurumlan kurulabileceği, vakıflar tarafındankurulan yükseköğretim kurumlarının, mali ve idari konuları dışındaki akademik çalışmaları, öğretim elemanlarınınsağlanması ve güvenlik yönlerinden Devlet eliyle kurulan yükseköğretim kurumları için Anayasada belirtilen hükümleretabi olacağı kurala bağlanmıştır.2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na 2880 sayılı Kanun ile eklenen maddelerde vakıflarca kurulacakyükseköğretim kurumlan için Anayasa'nın yukarıda yer verilen hükmüne paralel düzenlemelere yer verilmiş; bukapsamda, Ek 2. maddede, vakıfların, kazanç amacına yönelik olmamak koşuluyla ve mali ve idari hususlar dışındaakademik çalışmalar, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden bu Kanunda gösterilen usul ve esaslarauymak kaydıyla yükseköğretim kurumlan veya bunlara bağlı birimlerden birini veya birden fazlasını kurabilecekleri; Ek 5.maddede, vakıf mütevelli heyetinin, yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretim elemanları ilediğer personelin sözleşmelerini yapacağı, atamalarını ve görevden alınmalarını onaylayacağı; Ek 8. maddede ise,vakıflarca kurulacak yükseköğretim kurumlarındaki akademik organların. Devlet yükseköğretim kurumlarındakiakademik organlar gibi düzenleneceği ve onların görevlerini yerine getireceği, öğretim elemanlarının niteliklerinin devletyükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanlarının nitelikleri ile aynı olacağı belirtilmiştir.31.12.2005 tarih ve 26040 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Vakıf Yükseköğretim KurumlanYönetmeliğinin Vakıf yükseköğretim kurumlarında görev alacak olan akademik ve idari personelin/çalınma esasları 2547sayılı Kanunda devlet üniversiteleri için öngörülen hükümlere tabidir. Bu personelin aylık ve diğer özlük haklarıbakımından ise 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri uygulanır hükmüne yer verilmiş olup son cümlede yer alan "özlükhakları" ibaresi Danıştay Sekizinci Dairesinin 29/4/2011 tarihli ve E.: 2008/8234. K.: 2011/2452 sayılı Kararı ile iptaledilmiş ve bu karar İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 27/03/2014 gün ve E:2011/1493, K:2014/1351 sayılı kararı ileonanmıştır.
Söz konusu kararlarda; vakıf yükseköğretim kurumlan, mali konular yönünden, devlet yükseköğretim kurumlarınıntabi olduğu hükümlere bağlı olmadıklarından, akademik personelin aylık ve diğer parasal hakları bakımından İş Kanunuhükümlerinin uygulanabileceği, dolayısıyla, vakıf yükseköğretim kurumlarında istihdam edilecek akademik personelinmesleki güvencelerine ilişkin çalışma esaslarının (akademik personelin atanması, görevleri, unvanları, emeklilikleri, terfilerive görevlerine son verilmesi gibi) idari sözleşmeyle belirlenmesi; akademik personelin yukarıda belirtilenler dışında kalanözlük haklarının ise (ücret, prim, çalışma saatleri, tatil günleri ve sosyal güvenlik gibi) İş Kanunu hükümlerine görebelirlenmesi gerektiği ifade edilmiştir.Dosyanın incelenmesinden; İstanbul 10.İş Mahkemesi'nin E:2014/589,K:2014/864 sayılı yetkisizlik kararının,Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 11.06.2015 tarih ve E:2015/14781, K:2015/21430 sayılı kararı ile bozulması sonrasıgönderildiği İstanbul 10.İş Mahkemesi'nin 10.04.2019 tarih ve E:2015/863, K:2019/256 sayılı kararı ile bu defauyuşmazlıkta idari yargının görevli olduğu anlaşıldığından bahisle yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usuldenreddine karar verildiği, kararın 11.06.2019 tarihinde kesinleşmesi üzerine 2577 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca29.08.2019 tarihinde İstanbul 2. İdare Mahkemesinin 2019/1804 esasına kayden açılan davada; Mahkemenin27.09.2019 tarih ve K:2019/1853 sayılı yetkisizlik kararı ile gönderildiği ve Mahkememiz esasına kaydedildiğianlaşılmaktadır.Bakılmakta olan davada; vakıf yükseköğretim kurumlarında istihdam edilecek akademik personelin meslekigüvencelerine ilişkin çalışma esaslarının (akademik personelin atanması, görevleri, unvanları, emeklilikleri, terfileri vegörevlerine son verilmesi gibi) idari sözleşmeyle belirlenmesi; akademik personelin yukarıda belirtilenler dışında kalanözlük haklarının ise (ücret, prim, çalışma saatleri, tatil günleri ve sosyal güvenlik gibi) İş Kanunu hükümlerine görebelirlenmesi gerektiği anlaşılmakla; Vakıf Yükseköğretim Kurumlan Yönetmeliğinin 23.maddesinde açıkça akademik veidari personel hakkında aylık hakları bakımından 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri uygulanacağı belirtildiğinden, davacı ileidare arasında yapılan sözleşmenin bu yönü ile özel hukuk hükümleri çerçevesinde akdedilmiş bir sözleşme olmasınedeniyle bu sözleşmeden kaynaklanan ve özel hukuk ilişkisinden doğan, öğretim üyesi olan davacının eksik ödendiğiileri sürülen ücret(aylık) alacağına ilişkin uyuşmazlığın iş hukuku hükümlerine göre görüm ve çözümünde adli yargı yerinin(iş mahkemeleri) görevli olduğu sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle; İstanbul 10.İş Mahkemesi'nin 10.04.2019 tarih ve E:2015/863, K:2019/256 sayılı kararı iledavanın idari yargı yerinde görülmesi gerektiğinden bahisle davanın, yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanınusulden reddedilerek, 11.06.2019 tarihinde kesinleşmesi üzerine idari yargı yerinde işbu dava açıldığından, 2247 sayılıUyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesiiçin Uyuşmazlık Mahkemesi'ne başvurulmasına, işin incelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesi'nce karar verilmesine değinertelenmesine, Mahkememize ait dava dosyası ile İstanbul 10. İş Mahkemesi'nin E:2015/863 sayılı dava dosyasınınUyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine" karar vererek, 14/11/2019 gün, 2019/317 esas no'lu üst yazı ileMahkememize başvurmuş, başvuru 22/11/2019 tarihinde kayıt altına alınmıştır.İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’un Başkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, BirolSONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 23.12.2019 günlütoplantısında:I-İLK İNCELEME:Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, Mahkemece idari yargı dosyasının ekinde adli yargıdosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığınınesasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU’nun, davanın çözümünde idari yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın davada idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, Yrd. Doçent Doktor unvanı ile davalı Üniversitenin Lojistik bölümünde öğretim üyesi olarak çalışandavacının,iş sözleşmesini feshettikten sonra, eksik ödendiğini ileri sürdüğü aylıkları ile diğer sosyal hak alacaklarının, yasalfaizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.Anayasanın “Yükseköğretim Kurumları” başlıklı 130. maddesinin birinci fıkrasında, “Çağdaş eğitim-öğretimesaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretimedayalı çeşitli düzeylerde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmetetmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafındankanunla kurulur.”; 2. fıkrasında, “Kanunda gösterilen usul ve esaslara göre, kazanç amacına yönelik olmamak şartı ilevakıflar tarafından, Devletin gözetim ve denetimine tabi yükseköğretim kurumları kurulabilir.”; 10. fıkrasında “Vakıflartarafından kurulan yükseköğretim kurumları, mali ve idari konuları dışındaki akademik çalışmaları, öğretim elemanlarınınsağlanması ve güvenlik yönlerinden, Devlet eliyle kurulan yükseköğretim kurumları için Anayasada belirtilen hükümleretabidir”Hükmü düzenlenmiş;2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na 5772 sayılı Kanun ile eklenen ve vakıflarca kurulacak yükseköğretimkurumları ile ilgili düzenlemeler getiren Ek Madde 2'de, “Vakıflar; kazanç amacına yönelik olmamak şartıyla ve mali veidari hususlar dışında, akademik çalışmalar, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden bu Kanundagösterilen esas ve usullere uymak kaydıyla, Yükseköğretim kurumları veya bunlara bağlı birimlerden birini veya birdenfazlasını ya da bir üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsüne bağlı olmaksızın, ekonominin ihtiyaç duyduğu alanlardayüksek nitelikli işgücü yetiştirmek amacıyla, bu Kanun hükümleri çerçevesinde kalmak şartıyla meslek yüksekokulukurabilir. Bu meslek yüksekokulu, kamu tüzel kişiliğini haiz olup, Yükseköğretim Kurulunun görüşü alınarak BakanlarKurulu kararı ile kurulur. Kurulacak meslek yüksekokullarına, meslek ve teknik eğitim bölgesinde gereksinim duyulmasıesastır.” denilmiş;
Ek Madde 5'de, “(Ek madde: 17/08/1983 - 2880/32 md.) (Değişik fıkra: 28/12/1999 - 4498/1
md.) Vakıflarca kurulacak yükseköğretim kurumlarının, vakıf yönetim organı dışında en az yedi kişiden oluşan birmütevelli heyeti bulunur. Mütevelli heyet üyeleri, vakıf yönetim organı tarafından dört yıl için seçilir, süresi biten üyeleryeniden seçilebilir. Mütevelli heyet üyelerinin yaş sınırlaması hariç Devlet memuru olma niteliklerine sahip bulunmaları veen az üçte ikisinin lisans düzeyinde yükseköğrenim görmüş olması gerekir. Mütevelli heyet üyeleri kendi aralarından birbaşkan seçer.
Mütevelli heyet vakıf yükseköğretim kurumunun tüzelkişiliğini temsil eder. Vakıf yükseköğretimkurumlarının yöneticileri Yükseköğretim Kurulunun olumlu görüşü alınarak mütevelli heyet tarafından atanır. Mütevelliheyet; vakıf yüksek öğretim kurumu yöneticilerine uygun gördüğü ölçüde yetkilerini devredebilir. Yükseköğretimkurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerini yapar, atamalarını vegörevden alınmalarını onaylar, yükseköğretim kurumunun bütçesini onaylar ve uygulamaları izler, ayrıca vakıfçahazırlanan yönetmelik hükümlerine göre diğer görevleri yürütür.
Mütevelli heyetin toplantı nisabı ve karar alınması ile ilgili hususlarda bu Kanunun 61 inci maddesi hükmüuygulanır.”kuralına; aynı Yasadaki Ek Madde 8'de ise, “(Ek madde: 17/08/1983-2880/32 md.) Vakıfça kurulacakyükseköğretim kurumlarındaki akademik organlar, Devlet yükseköğretim kurumlarındaki akademik organlar gibidüzenlenir ve onların görevlerini yerine getirir. Öğretim elemanlarının nitelikleri Devlet yükseköğretim kurumlarındakiöğretim elemanlarının niteliklerinin aynıdır. Devlet Yükseköğretim kurumlarında çalışmaları yasaklanmış veya disiplinyoluyla bu kurumlardan çıkarılmış kişiler, vakıf yükseköğretim kurumlarında görev alamazlar”Kuralına yer verilmiştir.
Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği’nin “Öğretim elemanları” başlıklı 23. maddesinde ise,“Öğretim elemanlarının seçimi, değerlendirilmesi, seçilenlerin uygun görülen akademik unvanlarla görevlendirilmeleri veyükseltilmeleri yürürlükteki kanun ve yönetmelik hükümlerine uyularak vakıf yükseköğretim kurumunun yetkili akademikorganlarınca yapılır. Öğretim elemanlarının atamalarında, devlet yükseköğretim kurumlarındaki atamalarda arananşartlara ilaveten vakıf yükseköğretim kurumunun akademik yönden gerekli gördüğü şartlar da aranabilir. Vakıf meslekyüksekokullarında özellikle uygulamalı derslerde görevlendirilecek öğretim elemanlarının atanmasında çalışma deneyiminesahip olması gözetilir.Vakıf yükseköğretim kurumlarında görev alacak olan akademik ve idari personelin çalışma esasları 2547 sayılıKanunda devlet üniversiteleri için öngörülen hükümlere tabidir. Bu personelin aylık ve diğer özlük hakları bakımından ise4857 sayılı İş Kanunu hükümleri uygulanır.” kuralı yer almıştır.
Davalı Hasan Kalyoncu Üniversitesi de anılan mevzuat hükümleri çerçevesinde 2809 sayılı“Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu”nun Ek 43.maddesi ile vakıf yükseköğretim kurumlarına ilişkin hükümleretabi olmak üzere kamu tüzel kişiliğine sahip olarak kurulmuştur.
İdari rejime dayalı olarak düzenlenmiş bulunan Türkiye'nin idari yapısında, kamu tüzel kişiliği idari yargınıngörev alanının belirlenmesinde kullanılan ölçütlerden birisidir. Kamu tüzel kişilerinin kuruluş amacı kamu yararı, faaliyetkonuları ise kamu hizmetidir. Bu bağlamda, Kamu Tüzel Kişileri, özel hukuk tüzel kişilerine nazaran üstün ve ayrıcalıklıkamu gücüne sahiptirler ve tek taraflı işlemlerle yeni hukuki durum yaratabilirler. Bu nedenle de personeli kamuhukukuna tabidir.
Kanunla kurulma ve kamu tüzel kişiliğine sahip olmanın yanı sıra, Devlet Üniversitelerinde olduğu gibiVakıf Üniversitelerinin de Anayasal güvence altına alınmış olan "Bilimsel Özerkliğe sahip olmaları” bir diğer ayrıcalığıdır.Üniversitelerde bilimsel özerklik ilkesi benimsenirken güdülen amaç, yükseköğretimin çeşitli siyasal çevre ve baskıgrupları ile düşünce kümelerinin etkisinin dışında tutarak, bilimsel amaç, hedefler ve gereksinimlerine bağlı olmalarınısağlamaktır. Bu nedenle de, bilimsel faaliyetin asli unsurları olan yükseköğretim elemanlarının, görevleri, unvanları, atama,yükselme ve emeklilikleri gibi özlük haklarının kanunla düzenleneceği konusu, anayasal teminat altına alınmıştır.
Somut olay ve mevzuat hükümleri birlikte irdelendiğinde; davalı Üniversitenin, sürekli ve düzenli niteliktekikamu hizmetinde çalıştırdığı davacının; statüsü, göreve alınması, hak ve yetkileri gözetildiğinde, İdare Hukukukapsamında bir kamu personeli olduğu, aralarında düzenledikleri sözleşmenin de idari sözleşme niteliği taşıdığı açıktır.Bununla birlikte, davacının sözleşmesini tek taraflı feshinden sonra, bu sözleşmeye dayanarak açılan davanın 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı" başlıklı 2. Maddesinin cfıkrasında belirtilen; ‘’Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamuhizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklarailişkin davalar‘’ kapsamında idari yargı yerinde görülmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle davanın görüm ve çözümü idari yargı yerinin görevine girdiğinden Gaziantep 3. İdareMahkemesi’nin başvurusunun reddi gerekmiştir. S O N U Ç : Davanın çözümünde İDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenleGaziantep 3. İdareMahkemesi’nin BAŞVURUSUNUN REDDİNE, 23.12.2019 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK kararverildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Hicabi
Şükrü
Mehmet
Birol
DURSUN
BOZER
AKSU
SONER
Üye
Üye
Üye
Aydemir
Nurdane
Ahmet
TUNÇ
TOPUZ
ARSLAN