T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
ESAS NO
: 2019 / 844
KARAR NO : 2019 / 830
KARAR TR
: 23.12.2019 ÖZET: Karayolunda meydana gelen trafik kazasındauğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın, 2918sayılı Yasanın 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110.maddesi kapsamında ADLİ YARGI YERİNDEgörülmesi gerektiği hk.
K A R A R Davacı
: G. K.Vekili
: Av. Y.S.Davalı lar
: 1- Gaziantep Büyükşehir Belediyesi BaşkanlığıVekili
: Av. D. Ç.Davalı
: 2- C. Ş. (yalnızca adli yargı yerinde)Vekili
: Av. R.K.
O L A Y
: Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin, 16/01/2011 tarihinde 27 … 0471 plakalı araç ile şehiriçi halk otobüsünün kusuruyla meydana gelen yaralamalı ve maddi hasarlı kazada ağır yaralandığını, Gaziantep Adli TıpŞube Müdürlüğünden alınan maluliyet raporuna göre %3,3 oranında kalıcı sakatlığının mevcut olduğunu, ayrıca24/10/2014 tarihli kusur raporuna göre de sürücü davalı C. Ş.'ın % 100 oranında asli ve kusurlu olduğunu, davacıtarafça Araban Asliye Hukuk Mahkemesinde E:2014/125 sayılı dosyasında sigorta şirketine karşı maluliyet nedeniyletazminat davası açıldığını, müvekkilinin kazadan sonra uzun süre yatalak tedavi görmüş olduğunu ifade ederek; 40.000TL manevi tazminatın davalılardan tahsili istemiyle Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı ile Cuma Şahan’a karşı16.6.2016 tarihinde adli yargı yerinde dava açmıştır.Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi: 27.4.2017 gün ve E:2016/245, K:2017/188 sayı ile, uyuşmazlığınesasını inceleyerek; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davalı Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığı açısındandavanın reddine, 8.500 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı CumaŞahan'dan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair talebin reddine karar vermiş; karara karşı istinaf yolunabaşvurulmuştur.GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ: 27.11.2017 gün ve E:2017/1126,K:2017/1390 sayı ile, “(…) HMK'nun 355. Maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarlasınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;Dosyada mevcut bilirkişi raporundaki kusur oranı, davacının zararının (yaralanmasının) ağırlığı, tarafların sosyalve ekonomik durumu ile somut olayın özelliği göz önünde bulundurulduğunda ilk derece mahkemesince davadaT.B.K.’nun 56. maddesi kapsamında hükmedilen manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmakladavacı vekilinin bu yönden yapmış olduğu istinaf başvurusunun reddine;Davalı Belediye açısından açılan dava denetim görevinin ihmaline yani hizmet kusuruna dayandırıldığındandavanın tam yargı davası olarak idare mahkemesinde açılması gerektiği gözetilmeden davalı belediyeye karşı açılandavanın husumet nedeniyle reddedilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden, davacı vekilinin davalı belediyebakımından kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1.b-2 maddesi uyarınca esas hakkındakarar verilmek üzere kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1.b-2 maddesi uyarınca KABULÜ ile Gaziantep 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 27/04/2017 tarih 2016/245 esas 2017/188 karar sayılı kararının, esas hakkında yenidenkarar verilmek üzere KALDIRILMASINA,A-) Davalı Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne karşı açılan davanın, yargı yolu bakımından dava şartıgerçekleşmediğinden HMK'nun 114/1-b ve 115/2-(l.cümle) maddeleri uyarınca REDDİNE,
(…)Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİNolarak…” karar vermiştir.Davacı vekili bu kez, aynı istemle yalnızca Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne karşı idari yargı yerinde davaaçmıştır.GAZİANTEP 3. İDARE MAHKEMESİ: 7.11.2019 gün ve E:2019/417 sayı ile, “(…) 2918 sayılıKarayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu; “Kapsam”başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasını vedenetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsadığı ve bukanunun karayollarında uygulanacağı belirtilmiş; aynı Kanunun 7.maddesinde, Karayolları Genel Müdürlüğünün buKanunla ilgili görev ve yetkilerine; 8.maddesinde Millî Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Ulaştırma, Denizcilik veHaberleşme Bakanlığının; 9.maddesinde Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığının; 10.maddesinde belediye trafikbirimlerinin; 12. maddesinde il ve ilçe trafik komisyonlarının görev ve yetkilerine yer verilmiş; aynı Kanunun13.maddesinde, karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşların, karayolu yapısını, trafikgüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlü oldukları belirtilmiştir.2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14.maddesiyle değişik "Görevli ve Yetkili Mahkeme" başlıklı 110. maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamukuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adliyargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçittemeydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir’’' hükmüne yer verilmiştir.Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, yolcu olarak bulunduğu 27 … 0471 plakalı halkotobüsünün, İsmet Paşa Mahallesi, Eski Belediye Caddesi üzerinde seyir halinde iken karıştığı yaralamalı/maddi hasarlıtrafik kazası olayında, davalı idarenin denetim ve gözetim yetkisi kapsamında hizmet kusuru bulduğu, kaza neticesimaluliyetine neden olunduğundan bahisle oluşan zararına karşılık 40.000,00.TL manevi tazminatın kaza tarihindenişletilecek temerrüt faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır..2918 sayılı kanunun 110.maddesi hükmünün iptali istemiyle idare mahkemesince yapılan başvuruyu,mahkemesinin yetkisizliği nedeniyle reddeden, Anayasa Mahkemesinin 8/12/2011 tarih ve E:2011/124, K:2011/160sayılı kararında yer verilen; "2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesinin birinci fıkrasında, buKanun’dan doğan sorumluluk davalarının adli yargıda görüleceği öngörülmektedir. İtiraz başvurusunda bulunanmahkeme ise idare mahkemesi olup davaya bakmakta görevli ve yetkili mahkeme değildir." yolundaki gerekçe dikkatealındığında, anılan yasada yer alan görev kuralının idarelerin hizmet kusurundan kaynaklanan davaları da kapsadığınınkabulü zorunlu kılmaktadır.Bu durumda; 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinde yapılan söz konusu değişiklik sonrası, Karayolları TrafikKanunu'na dayalı olarak Kanun değişikliğinin yürürlüğe girdiği 19.01.2011 tarihi sonrasında trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümünde adli yargı mercilerinin görevli bulunduğu sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle; Gaziantep 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.04.2017 tarih ve E:2016/245,K:2017/188sayılı kararını kaldırarak yeniden karar veren Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi'nin 27.11.2017tarih ve E:2017/l 126,K:2017/1390 sayılı kararı ile; yargı yolu bakımından dava şartı gerçekleşmediğinden bahisle kesinolarak davanın davalı idare yönünden usulden reddi sonrası anılan kararın 29.10.2019 tarihinde davacıya tebliği üzerineMahkememizde bu davanın açıldığı anlaşıldığından, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi HakkındaKanunun 19. maddesi uyarınca görevli yargı yerinin belirlenmesi için Uyuşmazlık Mahkemesi’ne başvurulmasına, işinincelenmesinin Uyuşmazlık Mahkemesi'nce karar verilmesine değin ertelenmesine, Mahkememize ait dava dosyası ileGaziantep 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin E:2016/245,K:2017/188 sayılı dava dosyasının Uyuşmazlık Mahkemesi’negönderilmesine…” karar vermiştir.İNCELEME VE GEREKÇE:Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Hicabi DURSUN’un Başkanlığında, Üyeler: Şükrü BOZER, Mehmet AKSU,Birol SONER, Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 23.12.2019 günlütoplantısında:I-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdareMahkemesince, 2247 sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, Gaziantep BüyükşehirBelediyesi Başkanlığı yönünden görev uyuşmazlığı doğduğu ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığıanlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Taşkın ÇELİK’in, davanın çözümünde adli yargının görevliolduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay CumhuriyetSavcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idari yargının görevli olduğuyolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava, karayolunda meydana gelen trafik kazasında uğranılan zararın davalı idarece giderilmesi istemiyleaçılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve malgüvenliği yönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleribelirlemek olduğu; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri
bunların uygulamasını ve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğerhükümleri kapsadığı ve bu kanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumlu olduğuyolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklıişaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasındaolduğu; aynı Kanunun 13.maddesinde, karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşların,karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlü oldukları belirtilmiştir.Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmış bulunandavalara uygulanmaz” denilmiştir.Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, yolcu olarak bulunduğu 27 … 0471 plakalı halkotobüsünün, İsmet Paşa Mahallesi, Eski Belediye Caddesi üzerinde seyir halinde iken karıştığı yaralamalı/maddi hasarlıtrafik kazası olayında, davalı idarenin denetim ve gözetim yetkisi kapsamında hizmet kusuru bulduğu, kaza neticesimaluliyetine neden olunduğundan bahisle oluşan zararına karşılık 40.000,00.TL manevi tazminatın kaza tarihindenişletilecek temerrüt faizi ile birlikte tazmini istemiyle dava açıldığı anlaşılmaktadır.2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesive Batman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şugerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli veidari yargı ayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkilikılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı, özel hukuk alanına giren konulardaadli yargı görevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanına giren bir uyuşmazlığın çözümünde adli yargınıngörevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığın çözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarar göreninasker kişi ya da memur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçitte meydana gelmesidurumlarına göre farklı yargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarınınadli yargıda görüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusudavalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesinin hızlandırıldığı, bu suretle kısa sürede sonuç alınmasının olanaklı kılındığı ve bununsöz konusu davaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden,bu nedenle aynı tür risk üreten araçlar arasında özel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any.Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıdagerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adli yargının görevineverebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememiz olmaküzere diğer yargı organları bakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.Bu durumda, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile AnayasaMahkemesi’nin işaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı veKanunun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşlarıve bunların görev yetki ve sorumlulukları ile, çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyleaçılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazminiistemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, Gaziantep 3.İdare Mahkemesinin başvurusunun kabulü ile, Gaziantep Bölge AdliyeMahkemesi 17. Hukuk Dairesinin, 27.11.2017 gün ve E:2017/1126, K:2017/1390 sayılı kararının “A-) DavalıGaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne karşı açılan davanın, yargı yolu bakımından dava şartı gerçekleşmediğindenHMK'nun 114/1-b ve 115/2-(l.cümle) maddeleri uyarınca REDDİNE,” ilişkin kısmının kaldırılması gerekmiştir. S O N U Ç
: Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Gaziantep 3.İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin,
27.11.2017 gün ve E:2017/1126, K:2017/1390 sayılı kararının “A-) Davalı Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne karşıaçılan davanın, yargı yolu bakımından dava şartı gerçekleşmediğinden HMK'nun 114/1-b ve 115/2-(l.cümle) maddeleriuyarınca REDDİNE,” İLİŞKİN KISMININ KALDIRILMASINA, 23.12.2019 gününde Üye Ahmet ARSLAN'ınKARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Hicabi
Şükrü
Mehmet
Birol
DURSUN
BOZER
AKSU
SONER
Üye
Üye
Üye
Aydemir
Nurdane
Ahmet
TUNÇ
TOPUZ
ARSLAN
KARŞI OY İdarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım,bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlama şeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukuki sorumluluğununidare hukuku ilke ve kurallarına göre belirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araç işletenin hukuki sorumluluğundandeğil, davalı idare tarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği, dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğu iddiasından kaynaklanması karşısında uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevinde bulunduğu sonucuna ulaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde adli yargıyı görevlikabul eden çoğunluğun kararına katılmıyorum.23.12.2019
ÜYE
Ahmet ARSLAN