T.C.UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ ESAS NO
: 2019/858KARAR NO : 2019/911
KARAR TR : 23/12/2019 ÖZET: Karayolunda meydana gelen trafik kazasındasigortalı aracın uğradığı hasar bedelini ödeyen sigortaşirketinin, zararın idarece giderilmesi istemiyle açtığıdavanın, 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihindeyürürlüğe giren 110. maddesi gözetildiğinde, ADLİYARGI YERİNDE çözümlenmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacı
: A.A. Türk Sigorta Şirketi
Vekilleri
: Av. H.L.P. Av. D.P.
Davalı
: İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili
: Av. E.E.
O L A Y
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketçe kasko sigortalı 34 K... plakalıaracın araç 07/01/2018 tarihinde İstanbul Kağıthane İlçesi Okmeydanı Tem bağlantı yolunu takiben FSM istikametiSadabat viyadük girişinde, orta şeritte köprü bağlantılı derzlerinin açık olmasından dolayı aracın sol ön kısımlarınınboşluk alana çarpması ile hasar meydana geldiğini, mahallinde tutulan tutanakta trafik kaza tespit tutanağında bu hususunbelirtildiğini, sürücünün kusurlu olmadığını, yol güvenliğini sağlamayan ve bakım onarımdan sorumlu olan gerekli tedbirlerialmayan davalı kurumun kusurlu olduğunun tespit edildiğini, oluşan kaza neticesinde sigortalının aracındaki 3.307,00TL’lik hasar bedelinin 19/07/2018 tarihinde sigortalıya ödendiğini, kasko tazminatını ödeyen müvekkili şirketin,sigortalısının hukukuna halef olduğunu beyanla 3.307,00TL tazminatın, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ilebirlikte tahsili istemiyle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı aleyhine adli yargı yerinde dava açmıştır.
İSTANBUL 10. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ: 18/06/2019 gün, E:2018/558 K:2019/270 sayılıdosyasında "Bilindiği üzere kamu kurumlan, idari hizmetlerin yürütülmesi sırasında üçüncü kişilere verdikleri zarardandolayı sorumludurlar. Bu nedenle kamu hizmeti görmekle yükümlü olan belediyenin kamu hizmetinin gerekyapılmasındaki gerekse yürütülmesindeki kusurdan doğan zararlar, idari karar ve eylemlerden doğan zarar niteliğindeolduğundan, söz konusu zararların tazmini de ancak tam yargı davalarının konusu olabilirler. Tam yargı davaları ise 2577sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2.maddesi gereği idari yargının görev alanına girmektedir. Yargıtay HukukGenel Kurulu'nun benzer olaylara ilişkin kararlarında da hizmet kusurundan kaynaklanan zararlar için idari yargınıngörevli olacağı kabul edilmiştir. Bu nedenlerle davanın hizmet kusurundan kaynaklanan idari nitelikte bir dava olduğu"görüşüyle "Davanın yargı yolu nedeniyle usulden reddine" kesin olarak karar vermiştir.
Davacı vekili bu kez aynı taleple idari yargı yerine müracaat etmiştir.
İSTANBUL 4. İDARE MAHKEMESİ: 13/11/2019 gün, 2019/1902 esas sayılı dosyasında; "2918 sayılıYasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 14. maddesiyle değişik110. Maddesinde, İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkinolanları dahil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görüleceği; Geçici 21. maddesinde de, bu Kanunun110. maddesinin birinci fıkrasının göreve ilişkin hükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksekİdare Mahkemesinde açılmış bulunan davalara uygulanmayacağı; belirtilmiştir.
Olayda, sürücü Kamuran Narman sevk ve idaresinde olan 34 K... plakalı aracın, 07/01/2018 tarihinde,Kağıthane ilçesi Okmeydanı TEM bağlantı yolunu takiben FSM istikameti Sadabat viyadük girişinde, orta şeritte köprübağlantı derzlerinin açık olmasından dolayı sol ön ve arka kısımların açık olan boşluk alana çarpması sonucu meydanagelen hasarda, davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle sigortalıya ödenen 3.307,00.-TL'nin davalı idaredentanzimi istenilmektedir.
Benzer bir uyuşmazlıkta, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinin anılan hükmünün iptaliistemiyle idari yargı yerince yapılan başvuruyu Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddeden, Anayasa Mahkemesinin8/12/2011 tarih ve E:2011/124, K:2011/160 sayılı kararında; "2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110.maddesinin birinci fıkrasında, bu Kanun 'dan doğan sorumluluk davalarının adli yargıda görüleceği öngörülmektedir.İtiraz başvurusunda bulunan mahkeme ise idare mahkemesi olup davaya bakmakta görevli ve yetkili mahkeme değildir."yolundaki gerekçesi de dikkate alındığında, anılan yasada yer alan görev kuralının idarelerin hizmet kusurundankaynaklanan davaları da kapsadığının kabulü zorunludur.
Nitekim. Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 08/04/2013 tarih ve E:2013/339, K:2013/524 sayılı kararı ile de; 2918sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi çerçevesinde "Sigortalı araç için araç sahibine ödemede bulunan
sigorta şirketince, zararın giderilmesi istemiyle idare aleyhine açılan davanın, adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği"yolunda karar verilmiştir.
2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un Yargı Mercilerinin UyuşmazlıkMahkemesine Başvurmaları başlıklı 19. maddesinde; Adli, idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veyakesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargımerciinin davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciinbelirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurabileceği ve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin kararvermesine değin erteleyeceği, yargı merciince, önceki görevsizlik kararma ilişkin dava dosyası da temin edilerek,gerekçeli başvuru kararı ile birlikte dava dosyalarını Uyuşmazlık Mahkemesine göndereceği hüküm altına alınmıştır.
Buna göre, davacı şirket tarafından ödenen 3.307,00.-TL hasar tazminatının ödeme tarihinden itibaren işleyecekyasal faiziyle davalı idareden tahsili istemiyle E.2019/1902 kayden açılan davada, İstanbul 10. Asliye HukukMahkemesi'nce 18/06/2019 tarih ve E. 2018/558, K.2019/270 sayılı karar ile davanın görev nedeniyle reddine kararverilmesi üzerine, bakılmakta olan işbu dava 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 9. maddesi uyarıncaMahkememizde açıldığından, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun'un YargıMercilerinin Uyuşmazlık Mahkemesine Başvurmaları başlıklı 19. maddesi uyarınca iş bu davada görevli yargı kolununbelirlenmesi için dava dosyasının İstanbul 10.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/558 Esas sayılı dosyasının aslı ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, mahkememizin görevsizliğine, iş bu uyuşmazlığın çözümü için görevli yargı kolununbelirlenmesi için dava dosyasının Uyuşmazlık Mahkemesi'ne gönderilmesine" karar vererek her iki dava dosyasını26/11/2019 tarih ve 2019/1902 E. sayılı üst yazı ile Mahkememize göndermiş, başvuru 05/12/2019 tarihindekaydedilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, Başkan Hicabi DURSUN, Üyeler: Şükrü BOZER, Mehmet AKSU, Birol SONER,Aydemir TUNÇ, Nurdane TOPUZ ve Ahmet ARSLAN'ın katılımlarıyla yapılan 23.12.2019 günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME :
Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; İdare Mahkemesince, 2247sayılı Yasa’nın 19. maddesine göre başvuruda bulunulmuş olduğu, idari yargı dosyasının, ekindeki adli yargı dosyası ilebirlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görevuyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hâkim Engin SELİMOĞLU'nun davanın çözümünde adli yargınıngörevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen YargıtayCumhuriyet Savcısı Halil İbrahim ÇİFTÇİ’nin davada adli yargının, Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın ise idari yargınıngörevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava;davalı Belediyenin sorumluluk alanındaki yolda meydana gelen ve davacı şirket tarafından sigortalananaracın hasar görmesiyle sonuçlanan kaza sebebiyle, davalı idarenin kusurlu olduğu ileri sürülerek rücuen tazminatistemiyle açılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 1. maddesinde, Kanunun amacının karayollarında can ve mal güvenliğiyönünden trafik düzenini sağlayacak ve trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri belirlemek olduğu;“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunun trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri bunların uygulamasınıve denetlenmesini ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsadığı vebu kanunun karayollarında uygulanacağı; 10. maddesinde, yapım ve bakımdan sorumlu olduğu yolları trafik düzeni vegüvenliğini sağlayacak durumda bulundurmanın, gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri, işaret levhalarıkoymak ve yer işaretlemeleri yapmanın Belediye Trafik birimlerinin görev ve yetkileri arasında olduğu belirtilmiştir.
Öte yandan 2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6099 sayılıYasanın 14. maddesiyle değişik 110. maddesinde “İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçlarınsebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarargörenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafikkazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır.
Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veyasigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yermahkemesinde de açılabilir”; Geçici 21. maddesinde de “Bu Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının göreveilişkin hükmü, yürürlüğe girdiği tarihten önce idari yargıda ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde açılmış bulunandavalara uygulanmaz” denilmiştir.
2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrasının iptali istemiyle Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi veBatman 2.Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan itiraz başvuruları üzerine konuyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, şugerekçesi ile anılan kuralı Anayasaya aykırı görmemiş ve iptal istemini oy birliğiyle reddetmiştir: “… AnayasaMahkemesi’nin daha önceki kimi kararlarında da belirtildiği üzere, tarihsel gelişime paralel olarak Anayasa’da adli veidari yargı ayırımına gidilmemiş ve idari uyuşmazlıkların çözümünde idare ve vergi mahkemeleriyle Danıştay yetkilikılınmıştır. Bu nedenle, genel olarak idare hukuku alanına giren konularda idari yargı, özel hukuk alanına giren konulardaadli yargı görevli olacaktır. Bu durumda, idari yargının görev alanına giren bir uyuşmazlığın çözümünde adli yargınıngörevlendirilmesi konusunda kanun koyucunun mutlak bir takdir yetkisinin bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.Ancak, idari yargının denetimine bağlı olması gereken idari bir uyuşmazlığın çözümü, haklı neden ve kamu yararınınbulunması halinde kanun koyucu tarafından adli yargıya bırakılabilir. İtiraz konusu kural, trafik kazasında zarar göreninasker kişi ya da memur olmasına, aracın askeri hizmete ilişkin olmasına veya olayın hemzemin geçitte meydana gelmesidurumlarına göre farklı yargı kollarında görülmekte olan 2918 sayılı Kanun’dan kaynaklanan tüm sorumluluk davalarınınadli yargıda görüleceğini öngörmektedir. İtiraz konusu düzenlemenin gerekçesinde de ifade edildiği gibi, askeri idariyargı, idari yargı veya adli yargı kolları arasında uygulamada var olan yargı yolu belirsizliği giderilerek söz konusu
davalarla ilgili olarak yeknesak bir usul belirlenmektedir. Aynı tür davaların aynı yargı yolunda çözümlenmesi sağlanarakdavaların görülmesi ve çözümlenmesinin hızlandırıldığı, bu suretle kısa sürede sonuç alınmasının olanaklı kılındığı ve bununsöz konusu davaların adli yargıda görüleceği yolunda getirilen düzenlemenin kamu yararına yönelik olduğuanlaşılmaktadır. Öte yandan, 2918 sayılı Kanun’da tanımlanan Karayolu şeridi üzerindeki araç trafiğinden kaynaklanansorumlulukların, özel hukuk alanına girdiği konusunda bir tartışma bulunmamaktadır. İdare tarafından kamu gücündenkaynaklanan bir yetkinin kullanılması söz konusu olmadığı gibi, aynı karayolu üzerinde aynı seyir çizgisinde hareket eden,bu nedenle aynı tür risk üreten araçlar arasında özel-kamu ayırımı yapılmasını gerektiren bir neden de yoktur. Açıklanannedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’nın 2.,125. ve 155. maddelerine aykırı değildir. İtirazın reddi gerekir…” (Any.Mah.nin 26.12.2013 tarih ve E.2013/68, K.2013/165 sayılı kararı; R.G. 27.3.2014, Sayı: 28954, s.136-147.)
Anayasa’nın 158 inci maddesinin son fıkrasında “Diğer mahkemelerle, Anayasa Mahkemesi arasındaki görevuyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesi’nin kararı esas alınır.” denilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin yukarıdagerekçesine yer verilen kararı, yasa koyucunun idari yargının görevine giren bir konuyu adli yargının görevineverebileceğine, dolayısıyla 2918 sayılı Kanunun 110 uncu maddesinin birinci fıkrası ile öngörülen, bu Kanun’dan doğantüm sorumluluk davalarının adli yargıda görülmesi düzenlemesinin Anayasa’ya aykırı bulunmadığına dair olup, esasitibariyle görev konusunda verilmiş bir karardır ve Anayasa’nın 158 inci maddesi uyarınca, başta Mahkememiz olmaküzere diğer yargı organları bakımından da uyulması zorunlu bir karar mesabesindedir.
Bu durumda,2918 sayılı Yasanın 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesi’ninişaret edilen kararı gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında, can ve mal güvenliği yönünden trafikdüzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı ve Kanunun, trafikle ilgilikuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev yetkive sorumlulukları ile çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumluluk davalarınıngörüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu; meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargıyerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm ve çözümü adli yargı yerinin görevine girdiğinden, İstanbul 4. İdareMahkemesinin başvurusunun kabulü ile İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/06/2019 gün ve E:2018/558,K:2019/270 sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
S O N U Ç: Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle, İstanbul 4. İdareMahkemesinin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/06/2019 gün veE:2018/558, K:2019/270 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 23/12/2019 gününde üyeAhmet ARSLAN'ın KARŞI OYU ve OY ÇOKLUĞU İLE KESİN OLARAK karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Üye
Hicabi
Şükrü
Mehmet
Birol
DURSUN
BOZER
AKSU
SONER
Üye
Üye
Üye
Aydemir
Nurdane
Ahmet
TUNÇ
TOPUZ
ARSLAN
KARŞI OY İdarenin kendi kuruluş kanununda belirlenen ve 2918 sayılı Kanun'da tekrarlanan görevlerinden, yani; yol yapım,bakım, işletme, trafik güvenliğini sağlama şeklinde yürütülen kamu hizmetlerinden kaynaklanan hukuki sorumluluğununidare hukuku ilke ve kurallarına göre belirlenmesi; uyuşmazlığın, özel hukuktaki araç işletenin hukuki sorumluluğundandeğil, davalı idare tarafından görevlerinin tam ve eksiksiz yerine getirilmediği, dolayısıyla yürütülen hizmetlerin kusurluişletildiği, meydana gelen zararda hizmet kusuru bulunduğu iddiasından kaynaklanması karşısında uyuşmazlığınçözümünün idari yargının görevinde bulunduğu sonucuna ulaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde adli yargıyı görevlikabul eden çoğunluğun kararına katılmıyorum. 23.12.2019 ÜYEAhmet ARSLAN